Skip to main content

Full text of "Bostan ve Gulistan - Sadi Sirazi"

See other formats


Bostan ve Giilistan 



igindekiler 



ilk Soz, 7 
Sad! §irazi, 9 
Eserleri, 9 

Boston 

Munacat, 13 

Na't-i $er!f, 16 

Caryar-i Giizm, 17 

Eserin Yazriis Gerekcesi, 18 

Eserin Yazriis Tarihi, 20 

Islam Sultani Sa'd Oglu Atabek Bekir'e Ovgii, 21 

islam Halifesi Atabek Sa'd Oglu Mehemmed'e Ovgii, 24 

Birinci Bolum 

Adalet ve Hukumdarlik, 25 

ikinci Bolum 
Comertlik, 71 

U(uncu Bolum 

Ask, Tarikat ve Muhabbet, 95 

Ddrduncu Bolum 
Alcakgoniilluluk, 113 

Behind Bolum 
Riza, 137 

Altina Bolum 
Kanaat, 147 

Yedinci Bolum . 
Terbiye, 157 



Bostan ve Giilistan 



Sekizind Bdliim 
Siikur, 179 

Dokuzuncu Bolum 
Tovbe, 193 

Onuncu Bolum 

Miinacat ve Kitabm Sonu, 209 

Gulistan 

IlkSoz, 217 

Giris, 219 

Islam Sultammn Giizel Sifatlan, 222 

Kitabm Yazilis Nedeni, 224 

Buyiik Emir Ebu Nasir Oglu Fahreddin'in Vasiflan, 228 

Hizmette Kusurdan Dolaya Bir Koseye Cekilmenin Sebebi, 230 

Birinci Bdliim 

Sukanlann Adetleri, 233 

Ikinci Bdliim 

Dervislerin Ahlaki, 271 

Ufiinii Bdliim 

Kanaatkarligm Faziletleri, 303 

Dorduncu Bdliim 
Siikutun Faydalan, 325 

Bednd Bdliim 

Ask ve GencHk, 331 

Alimci Bdliim 

Duskiinluk ve Ihtiyarlik, 351 

Yedinci Bolum 
Terbiyenin Onemi, 357 

Am Bdliim 

Zenginlik ve Yoksulluk, 369 

Sekizind Bdliim 
Sohbet Adabi, 377 

Kitabm Sonu, 399 



Bostan ve Giilistan 



Bostan ve Giilistan 



Sadi Sirdzi 

C 1193/ 1292 inrdt) 



Hayati 

Kiinyesi Muserrefuddin Muslih bin Abdullah olan §eyh Sad! Sirazi, 
1193'te Iran a bagh Siraz sehrinde diinyaya geldi. Egitimini Bagdat'ta bulu- 
nan Nizamiye Medresesinde Suhreverdi ve Ebiilferec bin Cevz! gibi iistatla- 
nn gozetiminde tamamladiktan sonra basta Hemedan ve Horasan olmak iize- 
re, uzun yillar Dogu iilkelerini gezdi, dola§ti. Bir sure Mekke, §am ve Kuzey 
Afrika'da ikamet etti. Kisa bir imiddet §am'da Hiristiyanlarca tutsak edildi. 
Anayurdu Siraz'a dondugu zaman elli yagmdaydi. Devrin Fars topraklannda 
hukum siiren Turkmen kokenli Atabey Ebu Bekr bin Sa'd bin Zengi ve oglu 
Sa'd bin Ebu Bekr'in himayesinde ya§amaya bagladi. Nitekim Giilistan isimli 
diinyaca me§hur eserini, Sehzade Sa'd bin Ebu Bekr'e ithafen yazdi. Mogol is- 
tilasmm tiim Anadolu ve civanni huzursuz ettigi bir ortamda olene kadar bir 
daha dogdugu §ehirden aynlmadi. 

Biiyiik diiiiinur, ahlakgi ve §air Sadi, elli ya§ma kadar herhangi bir eser 
kalem almadi. Kulliyatmda gogu kayip, 16 kitap ve 6 risale bulunmaktadir. 
Farsga yazdigi eserlerinde Arapga beyit ve ibareler kullandi. Hatta kaside tar- 
zmda Arapga §iirler yazdi. Tasawufi idealizmle, didaktik ogretilerini harman- 
ladigi eserlerinde daha gok lirik §iirlere ve diizyaziyla oriilmui ibredi dykii- 
ciiklere yer veren miitefekkir ve mutasawif Sadi, 1292 yilmda dogdugu yer 
olan Siraz'da vefat etti. 

Eserleri 

Sadt'ye ithaf edilen yirmiden fazla eser bulunsa da bunlann gogu ahlaki 
vaazlan igeren mektuplardan, gerek hacim ve gerekse muhteva bakimmdan 
kitap sayilamayacak §iir ve risalelerinden olugmaktadir. Ahlaki nazariyelerinin 



10 Sadi $irdzi 



islendigi Pendname ve Risalet, kasidelerini banndiran Kasa'id-i Marast, gazel- 
lerinden olu§an Tayyibat, Bedayi, Gazaliyyat-i Kadim ve Havatim ile bir siya- 
set kitapgigi hiikmunii tasjyan Nasihatii'l-Miiluk, bu turden eserier arasmda 
yer almaktadir. 

Fakat Sadi'ye diinyamn sohret kapilanm aralayan Bostan ve Giilistan, bir- 
birinden enfes iki eseridir. 

Bostan 

Altmis yasmdayken yazdigi (hicri 655, miladi 1257) bu eser tamamiyla 
manzum yani siir diizeniyle kaleme ahnmistir. Eser 'Adil ve insaf, ihsan ve co- 
merdik, ask ve sarhosluk, huzu ve husu, teslim ve nza, kanaat, terbiye, afiyet, 
tevbe, munacat ve hatime' olmak uzere on bdlumden olusmaktadir. 

$air, eseri yazis sebebinin, dunyayi dolastigi halde §iraz insani kadar saf 
ve temiz bir halk gormedigini ve onlara, yolculugunun d6nii§ hediyesi olarak 
bu eseri kaleme aldigmi bizzat Bostan'm giris bolumunde kendisi soylemek- 
tedir. 

Giilistan 

$airin Bostan'mdan bir yil sonra kaleme aldigi bu eser, edeb! alanda gagi- 
mn zirvesi olarak kabul edilir. Eser, himmetini ve yardimlanm gokga gordiigu 
§ehzade Sa'd bin Ebu Bekr'e hediye edilmistir. Nazim ve nesrin ic. ige gegtigi 
bu eser, seel (nesirde uyak ve redif bulundurma sanati) ile sehl-i mumteni (ya- 
zihsi sade ve basit gdriinse de soylenmesi zor olan soz soyleme sanati) 'nin e§- 
siz orneklerinden bin olarak gosterilmektedir. 

Giilistan da, tipki Bostan gibi bireysel ve toplumsal sorunlan uzun uzadi- 
ya irdeler. Ancak sohreti Bostan'i golgesinde birakacak kadar etkili bir dil ve 
usluba sahiptir. Eser 'Sultanlann davramsi, derviglerin ahlaki, kanaatin fazilet- 
leri, susmanm yararlan, ask ve genclik, diiskiinluk ve yashhk, terbiyenin one- 
mi ve sohbet' bashklan altmda toplam sekiz bdlumden olusmaktadir. 

§air, bir gece gordiigu tuhaf bir riiyamn tesiriyle ote diinyaya hayirh bir 
amel gotiirme istegine dayanarak bu eseri kaleme aldigmi soylemektedir. 



Bostan ve Giilistan 



Bostan ve Giilistan 



Best an 



Munacat 



Kudretiyle can, hikmetiyle soz yaratan Yiice Allah'm adiyla ba§hyorum. 
O; kullanm esirgeyen, du§enlerin elinden tutan, oziirleri kabul eden, kerem 
sahibidir. Kapismdan ba§ gevirenlerin bir ba§ka kapida izzet bulamayacagi ka- 
dar yticedir. Boynu biiyuk padi§ahlann ba§i, kapismda ondan yardim isteye- 
cek derece caresizdir. Emrine kar§i gelenleri anmda cezalandirmaz, kendisin- 
den oziir dileyenleri dijlamaz. Giinahkar kullanm goriir, tovbelerini kabul 
eder, onlan bagi§lar. Kotu davramglanndan dolayi kuluna hemen gazap et- 
mez, tovbesini bekler, tovbe edince de turn giinahlanna kalem Qeker. 

Birisi, babasma kar§i gelse; babasi ku§kusuz, ogluna cok kizar. E§inden 
dostundan memnun olmayan biri, ho§ kar§ilanmaz. Kole kendisine verilen 
emri derhal yerine getirmezse efendisi tarafmdan hakarete ugrar. Arkada§lan- 
na §efkatle yakla§mazsan senden habire kacarlar. Vazifesini yapmayan asker, 
komutam tarafmdan cezaya garptmlir. Ancak Allah oyle mi? Tabi ki hayir! Yer- 
lerle goklerin sahibi olan yaratici, nzik kapilanm kimsenin yuzune kapatmaz. 
Onun ilim denizi kar§ismda; iki cihan, bir damla gibidir. Biitun giinahlan bi- 
lir, goriir de yine de kullanna sabir ve anlayi§la yakla§ir. 

Yerytizu onun nimetlerinin sofrasmdan bajka bir §ey degildir. Ustelik bu 
sofrada inananlann di§mda inanmayanlara da yer verilir. Comertlik sofrasi o 
derece yayilmi§tir ki, ta Kaf Dagi'ndaki Simurg'a kadar uzamr. Yilanlarla kann- 



14 Sad\§iraz\ 



calann -soziin ozu- elsiz, ayaksiz, takatsiz turn canhlarm sofrasim hazirlayan- 
dir. Kullanna iyilik diler, gUg isterinde onlara yardim eder. 

Mulku, ezeli ve ebedi; zati, e§siz ve birdir. O, her bir §eyden farkhdir; in- 
sanlar ve cinler, ona itaat etmek igin yaratilmi§tir. insanlar, ku§lar, kanncalar, 
sinekler yani her varhk, onun emrine amadedir. 

Birinin ba§ma devlet taci giydirirken, digerini tahtmdan edip kara topra- 
ga girdirir. Iyilik kulahim birinin ba§ma gegirirken, kotuluk giysisini otekinin 
sirtma gegirir. Hz. ibrahim'e ategi, gul bahgesi eder. Zalim Firavn askerlerini 
ise Nil denizine gomer. Yani necip Ibrahim nesline lUtufta bulunup sefi.1 Firavn 
hanedamm yerle bir eden O'dur. 

Perde gerisinde i§lenen gUnahlan gorse de, o perdenin ustune temiz bir 
perde gekerek kullan annsin ister. Jayet "celal" sifatiyla yakla§acak olursa, me- 
lekler bile korkulanndan sagir ve dilsiz kahp tir tir titrer. Ote yandan "cemal" 
namiyla bagi§layacak olursa, §eytan bile yuzsiizluk edip o lutuftan kendisine 
pay diler. 

Onun biiyuklugU karjismda buyukler, yucelik ne anlama gelir, unutur gi- 
derler. Oysa dU§kunlere rahmetiyle muamele eder. Kendisine dua edenlere ise 
amnda icabet eder. Henuz olmami§lan goren ve yine henuz soylenmemi§le- 
ri duyan odur. Goklerle yerleri bir arada tutar, hesap gunu tek hakimi olaca- 
gi divani kurar. 

Herkes ona itaat igin vardir. Hig kimse sozunun bir harfine bile dil uzata- 
maz. Iyiligi isteyip guzelligi te§vik eder. Kaza ve kader kalemiyle rahimdekile- 
re ruh gizer. Denizde seyreden bir gemi gibi, ayla gime§i dogudan batiya sevk 
eder. Ululann seccadesi gibi, yeryuztinu su uzerine bina eder. Yeri yarattigm- 
da dunya sarsilmaktan sikmti duydu. Titremesin igin eteklerine givi vazifesi 
goren daglar vuruldu. 

Bir damla suya peri gibi hayat bah§etmi§tir. Soyleyin dostlar, suya ba§ka 
kim can vermistir! Ta§m bagnndan inci ve firuzeler gikarmi§, yemye§il dalla- 
n kirmizi giillerle donatrm§tir. Bir damla suyu buluttan denize du§uriir gibi, 
erkekten alip kadm rahmine dU§Urmu§tiir. O sudan parlak bir inci gibi servi 
boylu can vUcuda gelmi§tir. 

Onu bilmeyen varhk yoktur, huzurunda agik-gizli aym tondur. "Ol" em- 
riyle evren oluverdi. Evet ugsuz-bucaksiz evreni, o yoktan var etti. Kudretiyle 



Boston ve Gulistan 15 



var'i tekrar yok eder, alip mah§erde buyur eder. Ctimle alem ilahhgmda hem- 
fikirdir ve fakat onun mahiyetini bilmekte garesizdir. Ne insanlar, btiyuklugu- 
nti; ne de gozler, vasiflanni anlayabilir! Ne Anka ku§u, zatimn semasmda uga- 
bilir; ne de akil, zatinm ozunti agiklayabilir. Girdabmda binlerce gemi batrm§, 
ne ki higbirinin tek tahtasi bile kiyiya vurmami§tir. 

Gece-giindtiz onun hakkmda derin dtisiincelere daldim. Bir ara dehset 
kolumdan yakalayip; "Kendine gel, evreni ku§atan bu yiice varhgi kugiictik 
aklmla nasil anlayacaksm!" deyip beni uyardi. Evet anladim ki, zatim yine an- 
cak kendi bilir ve bu mahalde akla asla gegit yoktur. 

Giizel soz soylemede Sehban'a yeti§mek pekala miimkun. Ancak essiz 
Siibhan'm kiinhiine vakif olmak ne miimkun! Nice biiyiikler; bu vadide epey 
at siirdii ve fakat en sonunda garesiz diijiip dizginleri gekmek zorunda kaldi. 
Her yerde at suremezsin arkadaj! Kimi zaman kalkam alip kagmak icap eder. 
Bu yolda giden ki§i, sura mahrem oldu mu, onu agiga vurmasi dogru olmaz. 
Zira mecliste sir kadehini alanm, akh gider. 

Iki dogan vardir. Birinin gozleri dikili, digerininse agik ve fakat kanatlan 
yanmistir. Karun'un hazinesine girenler bir daha gikamamistir. Akilh insan, bu 
kan denizinden gekinir. Cunkii hig kimse gemisini karaya gikartamami§tir. 

Her §eye ragmen ey bu yolda yurtimek isteyen kisi! Once seni geri getire- 
cek akil atmm sinirlerini tamamen gekiver. Sonra gontil aynasma sik sik bak 
ve her tiirlii dilekten adim adim ann! Kimbilir belki bu sayede ilahi a§km ko- 
kusu seni kendinden gegirir ve elest bezmindeki yerini ararsm. istegince yu- 
rur, makamlan kat eder, muhabbet kanadiyla ugarsm. I§te tarn da o makam- 
da sana "yakin" goruntir. Boylece hayal perdeleri gekilir, Yiice Yaraticiyla aran- 
da "celal" perdesi kahr. Akil atma dur demenin vaktidir artik. Dur deyip onu 
dizginleyense hayrettir. 

Bu birlik denizinde ancak dileyip gah§an kimse amacma ula§ir. Onderi ol- 
mayan ise yolunu §a§mp kaybolur. Nitekim bu yoldan sapip gidenler hep ze- 
lil ve peri§an olmuslardir. Hz. Peygamber'e muhalefet edenler, bu hain erekle- 
rine asla ulasamayacaklardir. 

Ey Sadi! Hz. Mustafa'nm izini stirmekten ba§ka mutluluk yoluna girmek 
kesinlikle miimkiin degildir! 



Na't-i §erif 



Hz. Muhammed iyi huylu, guzel yaratih§hdir. Kainatm kudu nebisi, in- 
sanlara §efaatgidir. Peygamberlerin onderi, hak yolun rehberi, Cebrail'in va- 
hiy indirdigi guvenilir elgidir. insanlann §efaatgisi, kiyamet gununun efendisi- 
dir. Goklerin gemberi onun Tur'u olmu§, biitun nurlann kaynagi onda toplan- 
mi§tir. Kuran ona inmigtir, butun milletlerin kutiiphanelerini bertaraf etmi§tir. 
Tiim dunyayi guzel sozleriyle uyanni§, kiliciyla ayi ikiye bolmu§tur. $6hreti 
turn dunyayi sardi, Kisra'nm saraylan bir bir pargalandi. Kelime-i Tevhidin ilk 
harfi olan "la" deyip yiice dinini §erefli kildi, Uzza putunu yikti. Lat ile Uzza 
putlanm yikmakla kalmadi, Tevrat'la incil'in de hukmunu ortadan kaldirdi. 

Bir gece Burak atma bindi, felekleri gegti, §an ve §erefte melekleri arka- 
smda birakti. Yuce Allah'm goklerinde oyle hizh at siirdu ki, Cebrail ancak 
Sidre'ye kadar varabildi. Peygamberimiz, Cebrail'in orada durdugunu goriin- 
ce; "Ey giizel dost, nigin benimle gelmiyorsun?" diye sordu. Cebrail yumu§ak 
bir dille; "Ya Muhammed, artik mecalim kalmadi. Bir adim daha gidersem ka- 
natlanm kill olacak. Buradan oteye gegemem artik ben. Senden ba§ka gegeni 
de gormedim." diye cevap verdi. 

Boyle miibarek bir zatin iimmeti, ileride umanm isyanlan yuzunden ce- 
henneme girmeyecektir. Zira Yuce Allah onu 6vmu§, yerlerle gokleri hizmeti- 
ne sunmu§tur. 

Ey Muhammed! Adem balgikta iken, sen vardin. Sen ki tiim yaratilmi§la- 
nn ba§ taciydm. Ey tiim insanligm kudu elgisi higbir soz seni ovmeye yetmez. 
Ey kainatm resulii, sana selam olsun. Uygun davram§lann ve giizel ahlakmla 
herkese rehber iken, bazilannm kiskanghklan sana zarar vermez. Ben seni na- 
sil oveyim ya Muhammed! Sen kainatm giiliisiin. $erefine "Levlak" nidasi, de- 
gerine "Taha ile Yasin" sureleri yeter. 

Butun salat ve selam iizerine olsun. 



Caryar-i Guzin 



Ilki Hz. Ebubekir'dir, omrii geckinler arasmda islam'i ilk segendir. Ikinci- 
si Hz. Omer'dir, adaletiyle geytani maglup etmi§tir. Uguncusu ilim ve irfan sa- 
hibi Hz. Osman'dir, hayamn egsiz timsali ancak odur. Dorduncusu duldiile bi- 
nan Hz. Ali'dir, akh ve cesaretiyle Allah'm aslam olmu§tur. 

Ey Allah'im! Hz. Fatma'nm ogullan Hasan ile Huseyin'in hakki igin, son 
nefesimizde bizi imandan ayirma. Allah'im! Dualanma icabet et ki, onlann yo- 
lunu birakmayayim. 

Yuce Allah'm salatiyla selami; sana, dostlanna ve yoluna uyanlara olsun. 



Escrin Yazili$ Gerekgesi 



Dunyanm her yerini gezdim, dola§tim; sayisiz insanla giinler gegirdim; 
her yerde kendimce faydalar buldum; elimden geldigince her harmandan bir 
ba§ak topladim. Buna ragmen §irazhlar kadar temiz, comert ve algakgonullu 
insan tammadim. Rabbim, bu topraklara ikramlanyla ihsanlanni yagmur gibi 
yagdirsm. 

Bu guzel insanlann muhabbeti gonliimu §am'dan, Rum'dan gekip aldi. 
Bir an once §iraz'a doneyim istedim. Gor ki onca guzel bahge varken dosrian- 
mm yanma elim bos gitmeye utandim. Misir'dan donenler, oramn unlii §eke- 
rini beraberlerinde getirirler. Peki ya ben? Bo§, bombos ellerim. Derin dii|un- 
celere daldim. Elimde §eker yoktu ancak §ekerden tadi sozler nicin olmasm- 
di? Kendime bu §ekilde teselli verdikten sonra agizda erimeyen ve fakat akil- 
lan eriten §eker sozlerimi kagida dokeyim dedim. ilkin ne yazacagimi du§un- 
meye ba§ladim. Eser demek, bina demekti ve ben oyle bir bina dikmeliydim 
ki gorenler giptayla iceri girsin, orada §a§akalsm. 

Sonugta bir devlet kofku yapmaya karar verdim ve bu ko§k igin on adet 
kapi segtim. §6yle ki: 

Birinci kapi: Adalet, tedbir, goru§, halki gozetmek ve Allah korkusu ka- 
pisidir. 

Ikinci kapi: Comertlik kapisidir. Bu kapidan giren zenginler Yiice Allah'a 
lukretmelidir. 

Uguncii kapi: A§k kapisidir. Gegici degil ama kahci olan ilahi sarho§luk. 

Dorduncu kapi: Algakgoniilluluk kapisidir. 

Besinci kapi: Riza kapisidir. 



Bostan ve Gulistan 19 



Altmci kapi: Kanaati segenleri zikreden kapidir. 
Yedinci kapi: Terbiye alemine ait kapidir. 
Sekizinci kapi: Saglik ve afiyete §ukredenlerin kapisidir. 
Dokuzuncu kapi: Tevbe ve hak yolu bulma kapisidir. 
Onuncu kapi: Munacat ile ha time kapisidir. 



Eserin Yazilij Tarihi 



Kitabimi, mutlu bir yilin kutlu guniinde yani iki bayram arasmda, hic- 
retin 655. yilinm arahk ayinda bitirdim. 1 inci dolu zannettim. Ne ki eksikle- 
rimi goriince utancimdan kimsenin yuziine bakamadim. Bagiskym dostlar! 
Mukemmel eser yazmak takdir edersiniz ki hayli zordur. Denize bakm liitfen; 
iginde inci oldugu kadar sedef de vardir. §imdi de bahgeye bir goz atm; nice 
serviler yaninda o denli bodur agaggiklar bulunur. 

Olgun ve akilli insanlar, kusur bulacagim diye kendini yormazlar. Kaf- 
tan, naki§h ipekten olsa bile, yiizuyle astan arasmda dikis. izleri var. Sozlerim 
de tipki bunun gibi dostlar! Eger ho§unuza gitmeyen bir §ey olursa, onu boy- 
le kabul edip sirtimza gegirin. 

Ben fazilet ve ustiinliik sermayemle nazlanmiyorum. Tersine eksik ve ku- 
surlu yonlerimle size sigmiyorum. Kiyamet giinu Allah'm; kotuleri, iyilere ba- 
gi§ladigim duydum. Siz de su aciz eserim kar§ismda bir kusur bulursamz, liit- 
fen boyle davranm. Bin beyit iginde giizel bir dize yakaladiysaniz, sirf onun 
hatin igin digerlerini gozden gikarmayin. Unutmayvmz ki Jiraz ellerinde bu 
kaleme aldiklanm, Hitan ulkesinin miskleri kadar kiymetlidir. Ote yandan 
benimle goru§meyip adimi duyanlar, kusurlanmi anlamayacaklar ve §6hre- 
tim, davulun sesi gibi uzaktan kulaga hos gelecektir. Benim bu eseri yazisim, 
giil bahcesine gul; Hindistan'a fulfill yani karabiber goturmeye benzer. Kisasi, 
uzeri tath bir maddeyle kaph hurma tadmdadir eserim. Qikar iizerindeki mad- 
deyi. I§te bak o zaman geriye bir tek gekirdegi kalacaktir. 



1 Miladi 1257 



islam Sultani Sa'd Oglu Atabek Bekir'e OvgiX' 



Mizacim, sultanlan ovmekten uzak; gonlum, boylesi seylerle ugrasama- 
yacak kadar zengindir. Peki hal boyle iken neden Atabek Ebubekir'i ovmek is- 
tedim? Cunkii bunu yaparak, ilim ve irfan sahibi olanlann soz ve yazi iista- 
di Sadi'nin bu sultan zamamnda yasadigim bilmelerini arzu ettim. Tipki Hz. 
Muhammed'in adaletiyle nam salan Nugirevan zamamnda dogmasiyla oviin- 
dugii gibi ben de bu sultamn zamamnda dogmakla oviinmeyi kendime vazi- 
fe bildim. 

Sultamm ciham elinde tutuyor, dini yiiceltemeye gabahyor. Adaleti oyle 
nam salmi§ ki, Hz. Omer'den sonra ilk onun adi gegiyor. Ulululann ulusu, bti- 
yiiklerin bas. tacidir, o. Fitneden kaganlar onun golgesinden bagka sigmacak 
yer bulamazlar. 

Sultan kapisi ne giizel bir kapidir. Kabe kapisma benzer. Dunyamn farkh 
bolgelerinden gelip akm eden insanlar, hacilann Kabe kapisma ko§malan gibi 
bu kapiya kosarlar. 

Boyle saltanat; bahtla taht; gocuklara, genglere, yashlara vakfedilmi? boy- 
le hazine gormedim ben. Dertliye dennan, hastaya §ifa verir. Daima hayra ta- 
liptir. Rabbinden asla limit kesmez. 

Allah'im, iimitleriyle dileklerini sen geri gevinne! 

Tacinm kogesi goge eri§tigi halde, basi tevazuyla yere degmekte. Segkin 
insanlann boylesi halleri takdire §ayandir. Oysa fakir boyle davransa, kiymeti 
yoktur. Zira tevazu, zaten onun huyu ve mizacidir. Emir altmdaki insan teva- 



2 Asil adi Atabek Muzafferuddin Ibn-i Sa'd Ibn-i Zengi olup Fars sultanlanmn dorduncusu- 
dur. 



22 Sadi Sirazi 



zu gosterse, yeridir. Onemli olan emreden kisinin bunu gostermesidir. Bunu 
gosterenler de ancak Allah erleridir. 

Sultammm yiiceliklerini zikretmek gizli olmaz. Cunkii comertligi ve soh- 
reti, tiim dimyaya yayilmistir. Cihan, cihan olah; onun gibisini gormedi. Onun 
zamanmda, zalimin zulmiinden gonlii incinmis bir tek kisi dahi bulamazsm. 

Ne devleti, ne saltanati; diger higbir sultana nasip olmadi. Ve hatta onca 
giig ve izzetine ragmen Feridun bile bu devlete malik olamadi. Diiskunler 
bu sultan zamanmda giiglendikleri igin, derecesi ilah katmda yiiksek olacak- 
tir. Golgesi ciham oyle kusatmistir ki, bir kocakan bile Rustem'den gekin- 
mez. Dunya tarihi hep zamaneden, felegin sillesinden sikayet edenlerle dolu- 
dur. Oysa onun zamanmda kimsenin zamaneyle felekten herhangi bir sikaye- 
ti yoktur. 

Sultamm! Bu insanlar senin zamanmda oyle mutlu ve huzurlular ki, sen- 
den sonra baslanna ne gelecek, dusiinmek bile istemiyorum. Benim bu za- 
manda var olusum senin talihinledir ve gokteki ayla gunes gibi bu kitap da ya- 
sadigi muddetge adm sonsuza dek hep hayir ile yad edilecektir. 

Sultamm! Sen, onceki sultanlardan farklism. Onlar edep ve davramslan- 
m atalanndan miras aldilar. Ama sen adaletin ve comertliginle sonrakilere mi- 
ras kalacaksm. 

Ziilkarneyn, Yeciic ulkesini tasla tungtan duvarlarla kapatti. Fakat sen kii- 
fur Yeciic'iinu altm setle kusattm. Bu mutlu ve kutlu gagda yasadigi halde, seni 
ovmeyen sairlerin dili tutulsun! Sen ki; comertlik denizi, liituf madenisin. Ci- 
hamn varhgi sana dayamyor. Sultammm vasiflanm saysam bitmez, hele bu ki- 
taba hig sigmaz. Sadi, sirf sultanm vasiflanm saymak igin ayn bir kitap kalem 
almah. 

Sultammm liituf ve keremleri karsismda ne kadar aciz kaldigimi bildigim 
igin hemen ellerimi agip ona dua etmeliyim. 

Cihan, gonliince; felek, yarin olsun. Yiice yaratici, seni her tiirlu beladan 
uzak tutsun. Talih giinesin ciham parlatsm, felegin zaran sana dokunmasm. 
Zeval, dusmanmm yildizmi sondiirsun. Rabbim, gonliine asla gam diisurme- 
sin. Zira sultanm gonliine diisen gam, koskoca ciham un-ufak eder. Bu yiiz- 
den gonlun daima huzurlu ve mutlu olsun. Mtilkun baymdir, saghgm yerin- 
de olsun. Kalbin Allah'm lutfuyle iman dolsun! Kisasi; gonlun, dinin, miilkiin 



Bostan ve Gulistan 23 



mamur olsun! Ciham yaratan seni bize bagisjasm. Bu dua yetisir, ardi bos. soz- 
lerdir. 

Yiice Allah, sana ne kadar ba§an nasip etse, hakkmdir. Sultamm bil ki, ba- 
ban Sa'd bin Zengi gozii agik gitmemi§tir. Cunkii arkasmda senin gibi hayir- 
h bir evlat birakip gitmijtir. Bu duruma §a§mamah kimse! Bedeni toprak olsa 
bile, ruhu cennettedir babanm. 

Allah'im! Faziletinin hakki igin, o mubarek zatm §anh tiirbesine rahmet 
yagmuru yagdir. 

Zengi oglu Sa'd adi, bu diinyada hayirla amldigi miiddetge; Rabbim, og- 
lunun da yardimcisi olsun. 



islam Halifesi Atabek S'ad Oglu Mehemmed'e OvgiX 1 



Atabek Mehemmed, ulu bir beydir; tag ve taht sahibi kudu halifedir. Yi- 
git, geng, talihlidir; devletge e§siz, akilca benzersizdir. Bilgide ulu, himmette 
yiicedir; kolu giiglii, kalbi derindir. Comertlik eliyle, denizi mahcup etti; yii- 
celik sereliyle, iilker yildizmi gegti. 

Ey sultanlar sultam, devletin gozu daima sana bakiyor! Inci dolu sedef, 
tek incili sedeften daha degerli degildir. I§te sen sedefte yeti§en essiz, tek inci- 
sin. Saltanat makammm susiisiin. 

Allah'im, ona lutfunla muamele et, onu kemgozlerden, nazarlardan mu- 
hafaza eyle. Namim turn cihana yay sana itaatte hunerli kil. insaf ve takvada 
kalici olsun, dunya ve ahirette huzur bulsun. 

§ehzadem! Hain diismandan sana zarar gelmesin, felek seni kahretmesin. 
Cennetlik agag senin gibi meyve verir, babasi iyi olan kendi de iyi olmayi bilir. 
Sana ve ailene du§manhk edenden iyilik umma. 

Ne guzel din, ne giizel ilim, ne giizel adalet, ne guzel devlet, ne guzel mul- 
kiyet; Allah hepsini ebedi kilsm. Sultanm vasiflan dile sigmaz. Bu nedenle dil, 
siikiirde aciz kahr. Allah'im, yoksullanni gozeten bu sultam ba§imizdan eksik 
etme! Sana itaate kusur etmesin, kalp gozu daima agik olsun. Omit agaci mey- 
vesiz olmasm, yiizu rahmetinle apak olsun. 

Sad!! Kendine guveniyorsan zahmet ve gile yoluna girmeden, beraberin- 
de giizel sozlerie ogutler getir. Sen menzilleri en iyi tamyan rehbersin. Oysa 
sultan, yolunu arayan gezgin gibidir. Sen dogrulan soyleyici, sultansa dinle- 
yicidir. 

3 Be§inci Fars sultam 



Birinci Bolum 

Adalet ve Hukumdarlik 



Hey Zahir! 4 Ne liizum vardi ki iskemleye benzeyen dokuz gogu 
Kizilarslan'm 5 ayaklanmn altma koydun. Hey Zahir! Biiyukluk ayagim felek- 
lerin lizerine koy demeyecektin. Bunun yerine masum yuzunii, topraga siir 
demeliydin. 

Sultamm! Bense size sunlan nasihat etmek isterim: 

Yiizunii itaat icinde esige koy, zira giivenilir ve sadik dostlann yolu bu- 
dur. §ayet kul isen, basim bu kapiya koy, tacim gikar. ibadet vakti sultan giy- 
silerinden kurtul. Sadik bir dervis. gibi ba§la igten feryada. Varsil karsismdaki 
yoksul nasil inliyorsa, sen de Yiice Allah'm kapismda oylece inle ve §6yle soy- 
le; "Allah'im! Mutlak zengin sensin, bense fakir. Fakirlerin hamisi, giic. ve erk 
sahibisin. Bense ne ulkeler fethetmis. bir sultan, ne de ferman sahibiyim. Yal- 
niz ve yalmzca bu dergaha yuz siirmeye gabalayan bir garibim. Liitfuna maz- 
har olmadiktan sonra, ne fayda! Rabbim; beni hayra, iyilige yonelt! Sen dile- 
medikge, kimseye fay dam olmaz." 

Sultamm! Gundiizleri padisah oldugun gibi geceleri dilenci ol. Birtakim 
asilerle zorbalar kapinda kolelik yapsa da, sen yuzunii itaat e§iginden asla kal- 
dirma. Yuce Allah'a ibadette kusur iglemeyen kul, kullann nazannda ne gu- 
zel sultandir! 



4 Zahir, Kizilarslan'i overken; "Tefekkur, onun ayagim opmek igin hig gekinmeden iskemle- 
ye benzer dokuz felegi ayagmin altma koymustur." demis. Meger Kizilarslan'm bir ayagi, 
digerinden daha kisaymis. Zahir'i gekemeyenler; "Sair, bu beytiyle seni ovmek yerine kotu- 
lemistir." deyip onu, sultana gammazlamislar. Sultan da bunun iizerine, sair Zahir'i katlet- 
tirmis. 

5 Sultan Kizilarslan, Ildenizogullan Beyligi'nin ugiincu sultam. 



26 Sadi $irdzi 



Kaplana Binen Veli Hikayesi 

Hakikati yakin goziiyle taniyan din ululanndan §6yle hikaye ederler: Ve- 
linin biri, kaplanm uzerine binmi§. Yilani eline ahp kamgi edinmis. Kaplani 
hizla ko§turmaya ba§lami§. Adamm biri bu tuhaf durumu goriince dayana- 
mayip sormu§; "Ey Hak yolun yolcusu! Ne yaptin da bu vah§i hayvanlar, sana 
ram oldu; adm, saadet yuzugiine yontundu?" Veli, sakince cevap vermi§; "Vah- 
§i hayvanlar bana esir olmu§sa, bunda §a§ilacak ne var! Sen de Allah'a yakin ol 
ki, her §eyi emrine versin. Yuce Allah seni sevdikten sonra sana kim, ne yapa- 
bilir! i§te §a§tigin durumun igyuzii budur. Once bu yola gir, sakm sapmadan 
yurii; sonra sabirh ol, muradma yuru." 

Sadi'nin bu sozlerini begenenlere, daha nice nasihatler fayda vere. 

Nu§irevan'in Oglu Hiirmuz'e Ogiidu 6 

Nu§irevan, oliim do§egindeyken ogluna §unlan nasihat etmi§: Yoksulla- 
nn gonullerini gozet; sakm ha, bencil olma. Sirf kendi rahatma dii§kun olur- 
san, halkm ne yapacak! Coban uyursa, kurt siiriiye dalar. Hangi akilh bu du- 
rumu kabul eder? Halkma iyi davran oglum. Cunkii ancak bu §ekilde ba§m- 
daki taci eksik etmezsin. Sultan bir agacsa, tebaasi koktur. Unutma ki agag, 
giicunu kokunden ahr. Halkmi yaralayici davrani5lardan uzak dur ki, kendi 
kokunii kesmi§ olmayasm. 

Hak yol diyorsan, sultanlann yolu limit ile korku arasidir. Ancak iyilik 
umidiyle kotiiliik korkusu ki§iyi akilh yapar. Bu iki haslete sahip sultanlann 
mulkunde sigmacak golge ne de goktur! Cunku sultan, Rabbinin korkusuyla 
halkinm umitlerini gergekle§tirmek, bunun igin de onlara merhametle mua- 
mele etmek ister. Saltanati elinden gitmesin umidiyle de, halkma kotuliik ya- 
pip zarar vermekten korkar. Sultanm mizacmda bu iki haslet yoksa, ulkesin- 
de birak huzuru, kokusu bile bulunmaz. Oglum, yolun boyle bir ulkeye du- 
§er de evli olursan sabirh ol. Yok ba§ina buyruksan, hemen kagiver. Sultanla- 
nndan memnun halk kalmami§sa meydanda, o iilkede saadet ve refah arama. 
Kafa tutan zorbalarla yol kesen asilerden gok, Allah'tan korkmayandan kork. 

6 Nujirevan ve oglu Hurmtiz; Sasanilerin 20. ve 21. hiikumdarlan 



Boston ve Gulistan 27 



Halkmm kalbini kiran sultan, huzuru ancak ruyasmda gorebilir. Ulkelerin he- 
laki, sultanlann kotu ismi, hep zulumden ileri gelir. 

Oglum! Bu sozlerimin degerini ancak ince diisunceli insanlar bilir. Sulta- 
m ayakta tutan halk iken, nasil olur da ona zuliim edilebilir! Koyliiye, giftgi- 
ye saadetin igin giizel muamele et. Ciinkii koyluyle giftgi ucretlerinden mem- 
nunsa daha gok is goriir. Unutma ki, kendisinden iyilik gordugiin birine ko- 
tiiluk etmek, insanlik degildir. Daima iyilik et, kerem sahibi ol ki; ciham yii- 
ziigunun muhriiyle eline gegir. 

Husrev'in Oglu §iruye'ye Ogiidii 7 

Husrev, can gekisirken oglu §iruye'ye soyle nasihat etmi§: Hangi ise niyet- 
lenmi§sen once halkmm nzasiyla iyiligini dusiin. insanlann sana itaat etme- 
lerini diliyorsan, onlara daima adaletle davran, akilhca hareket et. Zira halk; 
zalim padisahtan kagar, kotii admi tiim cihana yayar, onu dile dusuriir. Salta- 
natmi bozuk temeller iizerine kuran sultan, gok gegmeden kendi temelini de 
yikmis olur. Bir kocakannm ahmm yaptigi tahribati, bir yigidin kihci yapa- 
maz. Bir dul kadmm yaktigi gira, biitiin sehri yakar. 

Insaf ve adaletle hareket eden sultandan daha mutlusu var mi su cihan- 
da? Gun gelip olse bile, iyi adi ebedi yasar, halk ardmdan onu rahmet duala- 
nyla anar. 

Iyilik de, kotiiluk de gegip gider. Kotu, hep kotii; iyi, hep iyi amlacaktir. 
Halkmm basma Allah 'tan korkanlan gegir ki, mulktinu ancak onlar mamur 
edebilir. Giiya menfaatin igin halki incitenler, sana olan dusmanhklanm gizle- 
yip kanmi igmek isterler. Onlara firsat vermeyesin sakm. Algaklarla, zalimler- 
le dostluk etme, zenginligin igin onlara makam verme. Giin gelir bu algaklar 
oliir ve fakat Allah'm laneti onlann iizerinde baki kahr. 

Iyi adam yetistiren sultan, asla kotiiluk gormez. Ciinkii kotii adami bes- 
leyen, kendine kotiiliik eder. Halka zulmedenlere goz agtirma, onlara karsi sa- 
km yumusak davranma. Kotii huylu yoneticilere karsi uyamk ol. Semirilip sa- 
yilan artmadan islerini bitir. Kurdun basi, koyunlar pargalanmadan kesilme- 



7 Husrev, Hurmuz'iin oglu olup Sasanilerin 22. hukumdandir. Jiruye de Husrev'in oglu olup 
23. hilkumdardir. 



28 SadX $irdzl 



lidir. Zira koyunlar telef olduktan sonra bas kesmek, verdigi zaran karsilama- 
yacaktir. 

Tacir ve Hirsiz Hikayesi 

Hirsizlar, bir tacirin yolunu kesip onu tutsak etmi§ler. Tacir iginde bulun- 
dugu durum kargismda liziilup kendine §6yle demi§: "Hirsizlar bu hale gel- 
dikten sonra sultaran askerleriyle kadmlar arasmda bir fark kalmamis demek- 
tir. Tuccanm arayip sormayan, onlann menfaatlerini korumayan sultan, hal- 
kiyla askerlerine refah kapismi kapamistir. 

Heyhat, bir ulkede kanunsuzlar kol geziyorsa, orada akililann i§i ne! Ah 
sultamm ah! Arkanda iyi bir nam birakmak istiyorsan, tuccannla yolcuna iyi 
bak! Zira ulu kisiler; yolculan, gezginleri, isadamlanm can ile beslerler ki, git- 
tikleri her yerde adlan hayirla amlsm. Bir ulkede garipler incinmeye baglamis- 
sa artik orasi elden gikmaya enikonu yana§mis. demektir. Garipleri incitme, 
gezginlerle arkada? ol ki, iyi adini gittikleri yerlere de yaysmlar. Ulkene ge- 
len konugu adamakilli agirla. Tammiyorsan tammaya gah§. Bilmedigin yon- 
leri olabilir. Kotuluklerinden, fitnelerinden sakm. Yabancilara karsi mesafe- 
li durmak iyidir. Cunkii dost kihgmda du§man olabilirler. Sana hizmet eden- 
lerin derecelerini, gegimliklerini ziyade eyle. Aksi takdirde sana kin besleyip 
gaddarlik edebilirler. Emrindeki kidemli hizmetkarlanni taltif etmeyi unut- 
ma. Emekli olduklannda onlara maas bagla. Artik gozden diistiiler deyip on- 
lan asla asagilama. Say ki onlann hizmet eli baglandi, ya senin comert eline 
ne oldu! 

§abur ile Husrev Hikayesi 8 

Husrev in, artik §abur'un resimlerini begenmedigini duydum. Onu go- 
revinden azletmis ama §abur ona hig ses etmemis. Gel zaman, git zaman epey 
yoksul du§mus. Sultan a su mektubu kaleme almis: 

"Ey adaletiyle evreni ku§atan sultan! Eger ben oliir gidersem, sen yine fa- 
ziletinle kalacaksm. Gengligimi sana verdim. Ya sen buna kargihk ne yaptm! 



8 Sabur ya da Sapur. Husrev ile Sinn mitolojisinin unlii ressami 



Bostan ve Gulistan 29 



Yaslihgimda beni huzurundan kovdun. §ayet bir garibin basi fitne ve fesatla 
doluysa, oldurmene ne hacet! Incitme bile, ulkenden cikar gitsin. Bu sekilde 
cezalandmrsan dogru yapmis olursun. Zira birak belasmi kendi bulsun. Ka- 
fasmdaki onca fitne ve fesat, gun gelecek, beraberinde onu da yiyip bitirecek- 
tir. 

Say ki fitneye meyilli, fesada dugkun biri duruyor kar§mda. Eger iranh 
ise onu Yemen'e, Rusya'ya, Rum diyanna siirgiin et ki, halkmm ba§ma bela ol- 
masm. Direnirse §ayet, kugluk vaktine kadar muhlet ver, sonra boynunu ucur. 
Direnmiyor ve fakat yok eger fitne ve fesadma devam edeceginden ku§kulam- 
yorsan sakm ha surgiine gonderme. Cunku gittigi yerlerde seni de rezil eder. 

Paranm, servetin kadrini bilene is. tut. Muflis ve hilekar kimse, sultan 
da dahil kimseden korkmaz. Soylersin, basmi eger; gidersin, ardmdan feryat 
eder. Hazinene bakanlan bos birakma sakm. Baslanna guvenilir bir gozcu dik. 
Sayet hazine bakicmla gozcu uyusuyorsa; hig durma, hemen ikisini birden az- 
let! Kendisine is ve para teslim edilecek kisjde mahkeme, ceza ve idam korku- 
sundan gok, Allah korkusu ara ki, emanetine hiyanet etmesin. Giivenecegin 
kisi de senden degil, Allah'tan korksun. Hazinene bakan guvenilir kisinin he- 
saplanm sik sik kontrol et, onu kendi haline birakma sakm. Cunku bu sifata 
nail kisjler sayica pek azdir. Siki fiki iki dostu aym yerde gorevlendirme. Ola 
ki; biri galar, digeri bunu saklar. Ancak hirsizlar arasmda guvensizlik ba§ gos- 
terirse, igler yolunda gider. 

Birini vazifesinden aldigmda, aradan biraz zaman gecince hatasmi bagis- 
la. Cunku limitle bekleyen birini mutlu etmek, bin tutsagi ozgiir birakmaktan 
daha iyidir. Elinde yazi huneri olan kimse, bo§ta kalmca iizulmesin. iyi sul- 
tan, halkma baba sefkatiyle muamele eder. Baba kizdigmda oglunu dovse bile, 
ofkesi gecince gozyaglanm merhametli elleriyle kendisi siler. iste sultan dedi- 
gin, boyle olmah! 

Sultamm! Diismana kar§i asla gevjeklik gosterme, sonra husrana ugrar- 
sm. Sert olursan dusmanlann senden gekinir. Dogrusu; yeri geldiginde yu- 
musak ve yine yeri geldiginde sert olmaktir. Nitekim kan ahcilar boyledir. Bir 
yandan kan almak icin yara agarlar, ote yandan kan aldiktan sonra agilan ya- 
rayi kapatirlar. 

Sultamm! Comert, guzel huylu, ikram edici ol. Yiice Allah lutfunu na- 



30 Sadl $irazi 



sil sana sagtvysa, sen de halkma sag. Diinyaya gelen, olur gider. Ardmda giizel 
bir nam birakansa ebedi hayat bulur. Kendinden sonra koprii, mescit, kervan- 
saray birakanlar olmez. Ardmda higbir §ey birakmadan gidenlere, kimse fati- 
ha okumaz. Sen de ardmda iyi bir ad birakmak istiyorsan, buyuklerine daima 
hurmet et. Senden onceki ululan ornek al, bak, onlar ne yapmi§, sen de aym- 
m yap. Bilirsin, onceki sultanlar naz ile yasayip gonullerince eglendiler. Ama 
sonunda her seyi geride birakip toprakta gurudiiler. Kimi iyi, kimi kotii anil- 
di. Sen iyilerin tarafmda saf tutmaya gayret et. Kisiyi uzecek sozlerden kacm, 
isin aslmi astanm ogrenmeden harekete gegme. Qikip da bir suclu; "unuttum 
da yaptim" derse onu bagi^la. Aman dileyene aman ver. ihanetine devam eden 
sucluyu ise hemen kadet. 

Yaptigm uyanlan, verdigin ogutleri dinlemeyenin kulaklanm gek ilkin, 
inadmda devam ederse hapset, hala israr ediyorsa oldur. Ogiitten anlamayip 
zindandan ders gikarmayan ki§i, murdar agaca benzer. Kokiinii kazimak lazim 
boylelerinin. Her §eye ragmen oldurmeden once son kez hapsetmeli insan. 
Zira kesilen bas, bir daha yerine gelmeyecektir. Bir ki§iye kizdigmda hemen 
ceza verme. Diisun, ofkeyle kalkan zararla oturur. Bedeh§an'm 9 degerli incileri 
gabucak kmlar da, onlan tekrar bir araya getirmek asla mumkiin degildir. 

Tedbirli Sultan Hikayesi 

Umman Denizi'nden gemiyle biri gikageldi. Meger bu adam gezginmi§. 
Cok zaman denizleri kat etmis, golleri tiiketmis. Arap'i, Turk'u, iranh'yi, Rum'u 
tammis. Onlann meziyetlerini, bilgilerini temiz kalbine gegirmis. Kisasi; turn 
ciham tarami§, degi§ik bilgiler almis, farkh adederle karsilasmis, guzel konus- 
mayi, arkadashk kurmayi kendine huy edinmi§. Irikiyim biriymis, yoksulmu§. 
Ustiindeki giyside ikiyiiz yama varmis. O elbise iginde bedeni yanarmis. 

Neyse bu adam sahilde bir §ehre gikti. O sehirde ulu bir sultan vardi. Her- 
kese giizel davramr, yoksulu gozetir, ardmda iyi ad birakmak igin halkim ho§- 
nut tutardi. §ehre yabanci bir adamm geldigini duyan sultan onu huzuruna 
gagirdi. Hizmetkarlanna emredip adami hamama gonderdi. Temizlenip geldi 

9 inci ve cevherleriyle unlii Afgan bolgesi 



Bostan ve Gulistan 31 



adam. Sultamn huzuruna gikar gikmaz saygida kusur etmedi. Sultam ovdii, 
karsismda el baglayip onun adma tiirlii tiirlii dualar etti. 

Sultan merak iginde sordu: "Gezgin, buraya nigin geldin ve sehrimizde 
iyi kotii ne izlenimler edindin?" Bu soruya karsihk usulca cevap verdi gezgin 
ve; "Allah sizi basimizdan eksik etmesin" dedi ve ardmdan soyle devam etti: 
"Sehri kans kans gezdim dolandim da, goncti incinmis kimse bulamadim. Bir 
sultan igin ne buyiik bir onur. Sarhos da yok bu yerde, ustelik meyhaneler de 
donmus viraneye." 

Gezgin, boyle giizel ve seker konusurken, sultan duyduklanndan gayet 
memnun, habire onu alkisladi durdu. Gezgini yamna cagirdi, kiymetli esya- 
lar, altm ve mucevherler verdikten sonra ona; kim oldugunu, nereden geldi- 
gini sordu. Bunun iizerine gezgin, heyecanh bir dille basmdan gecenleri anla- 
tip sultam mest etti. 

Bir ara sultan diisundu; "Acaba bu gezgini, vezirim mi yapsam? Ama ace- 
le etmemeliyim. Aksi takdirde yanihrsam, halkimm gozii oniinde itibanm kal- 
maz. Hele biraz daha beklemeli." 

Sonugta acele ise seytan kansir deyip onu smamaya karar verdi. 

Sultan, bu diisuncesinde hakh idi. Zira tecriibe edilmeden is yapanlann, 
zarara ugramasi kagimlmaz. Hakim gibi olmah sultan, ince eleyip sik doku- 
mah. Davayi turn yonleriyle ele almah. isin sonunda mahcup olmak var. Yay 
ile ok eldeyken hedef belirlenmis olmah. Ok, yaydan ciktiktan sonra diisun- 
menin geregi yok. Insan, Yusuf gibi yillarca izzetli ve serefli olmah, onca sikm- 
ti ve aciya basanyla gogiis germeli ki, Misir'a vezir olsun. Zaman icinde kisinin 
halleri incelenmedikge ne oldugu anlasilmaz. 

Bu dustinceler isigmda sultan, gezginin ahlakim teftise koyuldu. Epey za- 
man sonra akilh, giizel ahlakh, insanlann kiymetini bilen biri oldugunu anla- 
ymca ona vezirlikten de yiiksek bir derece verdi. Gezgin, gorevine basladik- 
tan sonra halka o kadar giizel ve iyi muamele ediyordu ki, herkes ondan mem- 
nundu. Emrinde gahsanlann kalbini kirmadi. Diiriist davramslanyla dediko- 
duculann dillerini bagladi. Halkm huzur ve refahmm her gegen giin daha da 
arttigim goren eski vezir, igten ige onu kiskanmaya basladi. Elestirilecek taraf- 
lanm aradi ve fakat bulamadi. Diiriist adam, bakir legene; kotii insansa, ka- 



32 Sadi $irdzl 



nncaya benzer. Kannca ne kadar didinirse didinsin, bakir legene delik aga- 
maz. 

Padisahm gunesyiizlii iki kolesi vardi. Bunlar daima sultanm huzurun- 
da bulunurlardi. Huri gibi, peri kadar guzeldiler. Gorseniz biri, giines ; digeri, 
ay pargasi sanki. Guzellikte birbirlerinin dengiydiler. Oyle ki biri insansa, ote- 
kisi aynaya yansiyan aksiydi. Yeni vezirin sohbetine katilan bu iki kole, onun 
tath sozleri karsismda kendilerinden gegtiler. Giizel ahlakim gordukge eriyip 
onu derinden sevdiler. Gel zaman, git zaman vezir de onlan sevmeye basladi. 
Dar goruslii insanlann kotii anladigi sekilde degil ama. Cemallerine, yuzleri- 
nin guzelligine duyulan sevgi bu. 

Dostum, kulagma kupe olsun! Eger degerinin devam etmesini istiyor- 
san, guzel yuzlulere goniil verme. iglerinde kin ve fune olmasa bile, aramzda- 
ki muhabbet ve hurmete zarar gelir. 

Eski vezir, bunu duyunca derhal padisahm huzuruna gikti ve durumu 
soyle arz etti; "Sultamm, bu yeni vezir; neyin nesi, kimin fesidir? §ehrimizde 
huzurla yasamak istemiyor anlasilan. Evet dili tath, muhabbeti seker gibi ama 
gok gezenler zaten boyledir. Devlet gelenegini bilmez bu tur adamlar, ote yan- 
dan yedikleri ekmege nankorluk ederler. Duydunuz mu bilmiyorum, kolele- 
rinize askmti olmus. Meger sehvetperestin biriymis. Padisahma ihanet eden 
adamdan ne beklenir, bu a§agihk herife vezirlik ziil degil midir? Vezir olmasa 
ses etmeyecektim, ne ki soz konusu olan saltanatimz. Bu kotiilUgU duyunca 
arz etmeye mecbur oldum. Dedikodu, iftira, zan degil benimkisi. Kolelerim- 
den biri, veziriniz olacak o asagihk adamla kolelerinizden birini sarma§ dolas 
gormU§. Durum boyle sultamm. Artik gerisi size kalmis." 

Iyilik bulmayasi eski vezir, olayi girkin bir dille anlatti. Ashnda boyle an- 
latmasi onun adma dogaldi. GiinkU kalbi fesat kazanmda kaynayanlar, kUgu- 
ciik bir ates bulmayalar, hemen buyUklerin kalplerini atese verirler. Ates bir 
kivilcimla baslar, bUyuk odunlan yakar. 

Eski vezirin konusmasi bitince, kan sultanm beynine sigradi. Ateste ya- 
nan tencere gibi kizardikga kizardi. Derhal yeni veziri katletmek gegti aklm- 
dan ve fakat dur dedi vicdam, hemen acele etme. Kendi yetistirdigin adami 6l- 
diirmek, mertlik degildir. Bunca adalet ve lutuftan sonra boylesi zulUm dogru 
degildir. Incinip incitme sakm. Okunu tutana ok atilmaz. Madem kamm ige- 



Bostan ve Ciilistan 33 



cektin, bunca yildir ne diye besledin! Ote yandan hunerlerini ara§tmp ogre- 
ninceye kadar ona higbir gorev vermemistin. §imdi de oyle davran. Suglu mu, 
degil mi, iyice bir arastir. Baskasmm agzma bakarak onu cezalandirman yerin- 
de bir karar olmaz. 

Padisah, ofkesini yenip eski vezirinden duydugu igreng olaylan kimseye 
agmadi. Bakmiz, bilgeler ne guzel soylemis; "Akilh kimse; sirlann zindam go- 
nUldiir, soylersen kagar kurtulur." O giinden sonra sultan, gaktirmadan vezi- 
rini yakm takibe aldi. Bir sohbet faslmda vezirinin, kolelerinden birine bakti- 
gim, kolenin de ona gulumseyerek karsihk verdigini gordii. Akilla kalp birle- 
since dudaklar oynamaz ama hasbihal goniilden goniile siiregider. $iddede su- 
sayan birinin Dicle nehrini igse bile susuzlugunun gitmeyecegini sanmasi gibi 
goz de, giizele bakmaya doyamaz. 

Neyse ofkesinden kiiplere binse de, belli etmedi sultan; igi igini yese de, 
disa vurmadi. Kanma dokunan, nefsini kudurtan bu manzara karsismda her 
seye ragmen susmayi yegledi ve fakat olmadi. Hiddeti hafifleyince vezirinin 
gozlerinin igine bakip sunlan soyledi; "Seni akdh biri sanmis ve sehrimin turn 
imkanlanni hizmetine sunmustum. Sersemin, ahlaksizm biriymissin meger! 
Sana verdigim vezirlik, asla hakkm degilmis. Ancak kabahat sende degil, ben- 
de asil. Baktigim soysuzun bana ihanet edecegini onceden bilmeliydim. Besle 
kargayi, oysun goziinu." 

Sultamn bu sert sozleri karsismda birden afalladi vezir. Ne olup bittigini 
anlamak igin usulca konustu; "Ulu sultamm! Eteklerim kabahatten temiz ol- 
duktan sonra, fesatgilann bana attigi iftira gamurlanndan korkmam. Size iha- 
net mi, asla! Bu iftirayi bana kim, neden atti, bilmek isterim." 

Padisah, vezirinin rahathgim goriince sinirinden dudaklanni tsirdi ve kiz- 
gm bir dille; "Sana soylediklerimi, birazdan dUsmanlann zaten yuzune soyle- 
yecek. Kim oldugunu mu merak ediyorsun, iste soyluyorum, eski vezirim!" 
diye cevap verdi. 

Bunun uzerine veziri, dudaklanni parmagma gotiirup bir sUre dusUndU, 
ardmdan gulUmsedi ve sultana cevap mahiyetinde sunlan soyledi; "Eski vezi- 
riniz soylemi§se, bunda sasilacak, bu denli kizacak ne var? Beni, kendi yerin- 
de goren bu kiskang adam, kotiilUgUmden baska ne ister ki! Sultamm, siz ter- 
cihinizi benden yana kullanmca, o da ister istemez bana du§man oldu. O beni 



34 Sadl $irdzl 



kiyamete kadar sevemez, hem nasil sevsin ki? Ben ba§anh oldukga, o zelil ya- 
§ayacak. Sultamm, izninizle size bir kissa anlatmak istiyorum." 

Sultan tahtma oturup anlatmasmi bekledi. Vezir, kaldigi yerden soyle de- 
vam etti; "Hangi kitapta okudugumu simdi hatirlamiyorum ama vaktiyle, ada- 
mm biri riiyasmda seytam goriir. Bakar ki; servi gibi boyu, huri gibi sima- 
si var. Yiizii giines. gibi i§ik sagiyor. Adam bu guzellik karsismda sasakahr, 
yanma gider ve ona; "Aman Allah'im, bu ne guzellik boyle! YuzUn ay par- 
gasi kadar guzelken, insanlar seni neden kotu, girkin bilir, herkes seni kor- 
kung samr. Hamam kapilanna resmedilen suretin girkin, saray naki§lanna is- 
leyen goriintun bedbin. Bu, neden boyledir?" diye sorunca, seytan feryat edip 
inler; "Ey ademoglu! Bu resimlerdeki sima, ben degilim. Gergekte ben, tip- 
ki senin gordugUn gibi giizellikte e§siz biriyim. Gor ki; kalem, diisman elin- 
dedir. Sirf Adem'i cennetten attirdim diye beni boyle cirkin ve kotii cizerler." 

Kissasim bitirdikten sonra vezir kendinden emin bir dille konusmasma 
dondu; "Sultamm, ben masum ve temizim. Ne ki beni kiskanan eski veziriniz, 
durumu oyle garpitmis ki, siz de haklisimz. Halkm nazannda degerim arttik- 
ga, kendi itiban azalan bu hain adamm bana kurdugu tuzaklardan kagmam 
lazim. $u anda inamn gazabimzdan korkmuyorum ve sugsuz oldugum igin 
rahatga soyluyorum. Garsryi teftise gikan yazicidan, okkasiyla dirhemi eksik 
olanlar korksunlar. Kalemimden dokulen sozler dogru olduktan sonra, turn 
cihan kusur bulmak igin toplansa, ne yazar!" 

Vezirinin cesaretini goren sultan el isaretiyle onu susturup araya girdi; 
Oyle suglular var ki; riya, hile ve lafebeligiyle isin iginden siynlmak ister. Sana 
dusmanhk eden eski veziri bir kenara birakahm. Bizzat ben kendi gozlerim- 
le gordiim. Sarayimda onca insan varken, ne diye sadece kolelerime bakiyor- 
sun?" 

Vezir, durumu anlaymca gulumseyip cevap verdi; "Evet haklisimz. Giive- 
nilir insan, dogrulan gizleyecek kadar hain olamaz. Ara sua kolelerinize bak- 
tigimi yadsiyacak degilim. Ancak bu isin ince bir anlami var. izninizle arz ede- 
yim. Sizin de takdir edeceginiz iizere, bir yoksul, varsili gordugiinde ona gip- 
tayla bakip igini geker. iste ben yoksula, koleleriniz de zengine benziyor." 

Derin dusiincelere daldi vezir ve bir zaman sonra sesine yansiyan dalgm- 
hgi fark etmeden durgun bir dille tekrar konu§maya ba§ladi; "Sultamm, vak- 



Bostan ve Gulistan 35 



tiyle ben de gengtim. Ne ki gengligimin degerini bilmedim. O giinleri bosa ge- 
girdim. Oysa su kolelerinize bakm. ikisi de giizel, ikisi de gengler. Onlara bak- 
tikca eski giinlerimi aniyorum. Kaybettigim gengligimin hasretini bugiin on- 
lara bakarak gideriyorum. Eskiden giizellikte yiizum, gul; bedenim, billur gi- 
biydi. Benim de saglanm onlannki kadar simsiyah, kivircikti. Giydigim elbise- 
ler, bedenimin guzelliginden mahcup olup burusurdu." 

Vezir igini gekti ve saglanm gosterdi; "Ya simdi? Bakimz apak saglanm, vii- 
cudumsa kupkuru. Artik bu teni ancak kefen paklar. Dislerim, gorkemli surla- 
n andmr inciler gibiydi. Bir bir dokuldii, higbiri kalmadi, eski kalelerin yikik 
duvarlanna dondii. iste kolelerinize bakisimm nedeni bunlar sultamm!" 

Konusmasmi aglamakh bir sesle soyle bitirdi; "Soyleyin Allah askma, ben 
bakmayayim da, ne yapayim! Onlara baktikga, telef olan omrumii yad ediyo- 
rum. Yazik ki eski giinler geride kaldi ve omrumun zevali gok yaklasti." 

Sultan ve maiyetindekiler bu konusmadan hayli etkilendi. Huzurda bu- 
lunanlan tek tek suzen sultan, igli bir halde onlara seslendi; "Iginizden kim, 
bu adamdan daha giizel konusabilir? Bundan boyle sozlerinde garpik manalar 
aramaym. Kolelerime ibret nazanyla bakmamzda higbir sakmca yoktur. Kotii 
niyetle bakanlannsa cezalan gok agir olacaktir." 

Sultan, yavas adimlarla vezirinin yamna geldi, pisman oldugu sesinden 
belliydi; "Eger akilli hareket etmeyip dusmamn sozune kulak verseydim seni 
incitmis olacaktim. Biliyorum, acele ederek hirsla kihca el atan adam, sonra- 
dan pisman olup kihg tutan elinin tersini lsmp durur. Kindar insanlan dinle- 
memek lazim. Cimkti ofkeyle kalkan, zararla oturur." 

Sonugta sultan, vezirinin degerini daha bir yiiceltti. Aleyhinde konusanla- 
n perisan etti. O veziri sayesinde iilkesinde adi hep iyilikle anildi. Adil ve co- 
mert halde yillarca hiikiim siirdu. Nihayet o da oldu ve fakat ardmda guzel bir 
nam birakti. Boylesi dindar padisahlar, dinden aldiklan giigle diinya ve dev- 
let topunu gok rahat gelerler. 10 Bugiin boyle padisah yok. Tek, Sa'd oglu Ebu 
Bekir mustesna. 

Asil padisahlann soyu da asil ve paktir. Onlann dilegi, daga benzettikle- 
ri halklanm hep yemisli tutmaktir. Sultamm siz, golgesi bir yilhk yola diisecek 

10 Yani hayirh bir i§ yapar, her i§in ustesinden rahatga gelir, bajanh olurlar. 



36 SadX $irdzi 



kadar genis olan cennetlik bir agagsimz. Talihim ugurlu olsun igin, Hiima ku- 
sunun golgesini bunca yil meger bosuna beklemisim. Bu arzuma karsilik akil 
gikti karsima ve beni §6yle uyardi; "Insana talihi Hiima kusu vermez. Ikbal ve 
devlet istiyorsan eger, sultanmm golgesine gel!" 

Rabbim; sen, bize acidm da; bu golgede bizim igin de sigmacak bir yer 
ayirdm. Ben de koleler gibi, artik bu devletin duacisiyim. Ey Allah'im, bu gol- 
geyi baki ve ebedi kil! 

Tedbir ve Merhamet 

§eriat hukmU olmadan su igilmez, hukum giktiktan sonra kan bile dokul- 
se bir §ey olmaz. Kiginin oldurulme fermam gikmi§sa, hig gekinme. Esi, go- 
cuklan varsa, onlara bagisk. Onlan rahata eristir. Sug, adamm degil mi; e§iy- 
le gocuklannm ne gunahi var? Erkinle saltanatm giiglU, askerlerin gok olsa da 
yerli yersiz dtisjnana akm etme. O ulkenin jahi, mustahkem bir kaleye kagar 
da olan mazlum halkma olur. Tutsaklanm sik sik teftis et. Ola ki, aralannda bir 
sugsuz, gunahsiz vardir. Ulkende olen ijadammm mallanna el koyma. Sahip- 
siz mala el koymak algakhktir. Arastir; belki e§i-dostu, akrabasi vardir. Sonra 
onlan incitmis olursun. 

Bir, yetimin aglamasmdan; bir de, dertli gonlun ahmdan siddede sakm. 
Kimseye kotuluk yapma ki adm kotuye gikmasm. Elli yil iyilik yaparsm da, bir 
girkin hareketin her §eyi mahveder. Adi ebedi iyilikle anilanlar, halkm malma 
goz dikmezler. Dunya padi§ahi da olsa, zenginden mal aldi mi, artik o padi§ah 
degil, olsa olsa dilencidir. Soylu ve ozgur insan, eceliyle oliir. Bir duskUnun 
malma el koyup da onunla karnmi doyuracak kadar aggozlu degildir. 

Mii§fik Sultan Hikayesi 

Adil bir padi§ahm kaftam oldugunu duydum. Igi de di§i da degersiz as- 
tardandi. Hizmetgilerinden bin yamna gelip; "Sultamm, Qn kumasmdan bir 
kaftan diktirseniz" diye ricada bulundu. Bu ricaya karsihk, sultan gulumseye- 
rek bakti hizmetgisine ve §6yle dedi: "Kaftan; bedeni ortmek, insani yaz-kis 
rahat ettirmek igindir. Benimkisi gibi... Fazlasmi ararsan siis olur. Ben hal- 
kimm vergisini bu yolda harcayamam. Sonra siislu kadmlara donerim, du§- 
manlanma karsi erkeklik taslayamam. Nefsim boylesi susleri isteyebilir. An- 



Bostan ve Gulistan 37 



cak hazine yalmz benim mahm degildir. Askerlerimi ve halkimi onunla goze- 
tirim. Hukumdanndan hosnut olmayan asker, gok gegmez sudan bahaneler- 
le kazan kaldmr. 

Du§manm biri, koyluniin esegini galarsa, hukiimdar ondan ne yiizle ver- 
gi alabilir? Dii§man, e§egi; sultan, vergiyi aldiktan sonra o lilke nasil huzura 
eri§ir? Du§kimlere zorbalik, is. midir? Kanncanm elinden taneyi kapip kagan 
ku§, algaktir. 

Halk, agaca benzer. Baktigm kadar meyve verir. Zulum ise koklerini kazi- 
mak demektir. Kendi zaranni ahmaklardan ba§ka kim goze alabilir? 

Halkim rahat ettiren, onlan incitmeyen insanlar ancak genglikten, dev- 
letten nasip ahr. Zuliim gorenlerin ilenglerinden sakm. Bir yeri kan dokme- 
den almak kadar, ordakilerin burnunu kanatmamak da onemlidir. Mumkimse 
boyle olmah insan. Dogrusu; turn cihamn saltanati bile, yere dii§en bir dam- 
la kana degmez. 

Cemsid ve £esme Tasi Hikayesi 

iyi huylu Cemsid 11 meger bir ce§me ta§ma sunlan yazdirrm§; "Bizim gibi 
nice insanlar vardi, bu gesnie ba§mda oturdu, dinlendi, sonra gozlerini kapa- 
yiverdi. Kimi mertlikle, kimi kuwetle diinyaya hukiimdar oldu. Ne ki aldik- 
lan yerler hep geride kaldi. Siileyman peygamberi du§iin. Mal-miilk, giig-erk 
her §ey ondaydi. Tahtim sabah-aksam riizgarlar ta§irdi. Peki, simdi o taht ve 
sahibi nerde? Asil mutlu ki§i, sohretini ilmiyle adaletine borgludur. Gelen, gi- 
der; eken, biger. insana iyi ya da kotti bir ad kahr geride. Diismamm yendigin- 
de onu oldiirme. Bu yenilginin acisi ona yeter. Dusjnanmm minnet ederek et- 
rafmda dola§masi; kanmm, etegine bulasmasmdan daha iyidir. 

Dara ve At Cobani Hikayesi 

Dara'nm 12 bir siirek avmda askerlerinden uzaklasip ayn kaldigmi duy- 
dum. Bir at gobam, kofarak ona dogru ilerliyormu§. Adami tammayan Dara'nm 

11 Cem ya da Cemsid. Iran mitolojisinde adi gecen hukumdarlardan. 

12 Dara ya da Daryiis. Iran mitolojisinde adi gegen hukumdarlardan. 



38 Sadl Sirdzi 



kalbine kusku diismus ve kendine; "Bu gelen, diismanlanmdan biri olsa ge- 
rek. Yamma varmadan okumla onu oldureyim." demis. Yayim germis, okunu 
hazirlamis, biraz daha yaklassm diye beklemeye koyulmus. Bunu goren goban 
uzaktan seslenerek; "Ey iran'la Turan'm sahi, ey ulu Dara; kem gozler senden 
irak olsun. Ben diisman degilim. Efendimin atlanm besleyen basit bir gobamm 
ve isim yuziinden buradayvm." 

Haykmslan duyan Dara rahatlamis ve giilerek; "Hey dustincesiz adam, 
sana miibarek bir melek yardim etti. Yoksa oldugiin gun, bugundti." 

Coban da giilerek karsilik vermis; "insan iyiligini gordiigii efendisine hie 
kotiiliik diisiinur mii? Haddimi asarak size, dogru yolu gostermek ve bu bag- 
lamda ogiit vermek istiyorum. Dostuyla diismamm ayiramayan sultan, acizdir. 
Biiyukler, kiiguklerini bilmeli. Siz, beni saraymizda defalarca gordiiniiz; ada- 
n, meralan sordunuz. §imdi ben muhabbet ve hiirmede geliyordum yanimza. 
Ancak siz beni tammadmiz. Oysa ben, su yuzlerce at iginde istediginiz ozellik- 
teki ati hemen bulup gikannm. Demek ki gobanhk, akil-fikir isidir. Siz de be- 
nim gibi olun, siirunuzii iyi tamyin, onlan her turlu tehlikeden koruyun." 

Bu ogiitler Dara'nm gok hosuna gitmis ve hemen oracikta cobam odullen- 
dirmis. Utanmis kendinden ve icinden; "insan, bu ogutleri kulaklanna degil, 
kalbine yazmah. Bir iilkede hiikiimdann tedbiri, cobandan daha asagi olursa, 
oramn yikimiyla kinmi yakmdir." diye gegirmis. 

Sultana Ogiitler 

Padisahim, yatagmm ortiisii Zuhal'a 13 varmis iken, sen adalet bekleyenle- 
rin iniltisini nereden duyacaksm! Oyle dikkatli uyu ki, kapinda adalet isteyen 
birinin feryadi hemen seni uyandirsm. Gun gelir de adamm biri, zalimin bi- 
rinden sikayet ederse bil ki, bu sikayet senden yine sanadir. Cimku onun zul- 
mu, senin zulmiindur. Yoldan gegen birinin etegine yapisan kopege kizmama- 
h insan, kopegin sahibini bulmah, o cahili uyarmah. 

Sadi, sen cesur seyler soyliiyorsun. Elindeyken gal kihci, adalet dunyasi- 
ran kapilanm sonuna kadar arala. Adaletle hiikmetmeyenleri, gagir adil yola. 

13 Felegin yedinci katindaki ugursuz yildiz. 



Bostan ve Gulistan 39 



Dogru bildigini soylemeye devam et. Zira hak soz, soylenmelidir. Riisvet kabul 
edecek kadar algak, dalkavukluk yapacak kadar onursuz biri degilsin sen. Ku- 
laktan dolma bilgilerle hareket edeceksen; kitabmda hikmete, hakikate, ogude 
yer verme. Yok eger oyle yapmak istemiyorsan; artik ne soylersen soyle. 

Yoksul ve Zorba Padisah Hikayesi 

Irak'ta zorba bir padisah, saraymm kemer altmda bir yoksulun inler vazi- 
yette soyle dedigini duydu; "Ey padisahim! Sen de bir kapiya limit bagladm. 
O halde kapmda bekleyenlerin dileklerini geri gevirme. Gonliin dertli olma- 
sin istiyorsan, dertlilerin gonlunii ho§nut eyle, onlan lzdiraptan kurtar. Adalet 
bekleyen mazlum gonullerinin periganhgi, padisahlan tahttan edip lilkeden 
gikanr. Sen oglene kadar serin yerlerde uyurken, §u fakir sicak gunesin altmda 
kavrulsun, olacak is mi! Padigahmdan adalet istemeye cesaret edemeyen kim- 
senin hakkim, kiyamet giinii Yiice Allah fazlasiyla alacaktir." 

Yuziik Hikayesi 

Akil ve irfan sahibi ululardan biri, Omer bin Abdiilaziz'e 14 dair su 
Hikayeyi anlatti: 

Omer'in parmagmda oyle bir yiiziik tasi vardi ki; kuyumcular bu yuzii- 
ge deger bigemedi. Geceyi tsitir, giindiiz inci gibi parlar, iste boylesi muhte- 
sem bir tas! 

Bir sene kurakhk oldu. insanlann bedir gibi dolgun yiizleri, hilal gibi in- 
ceye dondii. Halkmi perisan halde goren Omer, bu duruma daha fazla daya- 
namadi. Nasil dayansm ki! Halkinm zehir igtigini goren sultamn bogazmdan 
tath su geger mi hicj 

Gariplere, yetimlere acidi Omer. Derhal yuzugiinu satti. Parasim fakir hal- 
kma dagitti. Bir hafta boyle idare ettiler. Yuziigun satildigmi duyanlar, sa§km- 
hk iginde bu essiz, paha bigilmez yuziigu neden sattigim sordular. Bu sozler 
karsismda yufka yurekli Omer, hemen oracikta aglamaya baslayip yutkunarak 
cevap vermis; "Yoksulluk ve zorluk geken sehrin gonlii yarah iken, padisahm 

14 Emeviler'in adil ve comert sekizinci halifesi. 



40 Sadi $irdzl 



taki hevesli olmasi ne girkin seydir! Ben pekala bir baska yuziik de takanm. 
Yeter ki halkim zorda, darda kalmasm." 

Kendi isteklerini, kardesleri igin terk edenlere ne mutlu! Akhselim sahi- 
bi, vicdanh insanlar, baskalannm kan ve gozyaslanndan beslenmeyi adamhk 
saymazlar. Tahtmda rahatga uyuyan sultan, halkmm rahat iginde uyuyacagm- 
dan emin olamaz. Tersine; sultan geceleri dimdik ayakta olmah ki, halki hu- 
zur ve giiven iginde uyusun. Rabbime hamdolsun, bu saydigim giizel haslet- 
lerin hepsi Atabek Ebu Bekir Sa'd sultammda var. Bu topraklarda ayyuzlu de- 
likanhlardan ba§ka halki derde ugratacak higbir fitne yok. 

Sadi'den inciler 

Mecliste, dun gece; guzeller, bes beytimi terenniim ettiler; soyle ki: 
Hayatimda bir tek, dim gece rahat ettim. Kucagimda ay pargasi bir guzel 
vardi. Baktim, gozleri mahmur; hemen seslendim: "Ey uzun boynu, servileri 
utandiran dilber; ey guzelligiyle ciham peri§an eden sevgili; ne olur nergisleri- 
ni bir dakikacik olsun tath uykusundan uyandir, giil gibi agil, bulbul gibi saki, 
lal rengi sarabi getir de, birlikte igelim." 

Sevgili, bunlan duyunca mahmur gozleriyle beni siizerek cevap verdi; 
"Sadi, sen ne soyledigini farkmda misin? Bana hem fitne diyor, hem de uya- 
mk kalmami istiyorsun. Sultammiz zamamnda biitun fitnelerin ortadan kalk- 
tigini duymadm mi?" 

Tikle Hikayesi 

Eski padi§ahlarm soylenceleri arasmda soyle bir olay anlatihr: 

Kardesi Sa'd Zengi'nin yerine tahta gegen Tikle 15 zamamnda kimse, kim- 
seden incinmezmis. Birakm diger ozelliklerini, sirf bu incelik bile, admm ebe- 
di iyilikle amlmasma yeter. 

Gunlerden bir giin, Tikle, Allah dostlanndan bir zata §unlan soylemi§; 
"Omriim bos yere, heba olup gitti. Bu gegici saltanat, taht beni yiyip bitirdi. 
Asil saltanat sahibi yoksullardir. Simdi her seyden vazgegip tarikata girmek is- 

15 Tikle ya da Tekle. Fars atabeylerinin uguncusii. 



Bostan ve Gulistan 41 



tiyor camm. Hig olmazsa uzlete gekilir, sadece ibadetle mesgul olurum. Bir 
ayagim gukurda zaten. Ug-bes giinliik omrumti bu §ekilde degerlendireyim." 

Padisahm bu samimi itiraflanna kar§ihk, Allah dostu gazaplanarak cevap 
vermis; "Ey sah, ne dediginin farkmda mism sen, derhal vazgeg bu dU§iince- 
lerden! Senin ibadetin, halkma hakkiyla hizmet etmektir. ibadet sadece; tes- 
bih, seccade, hirka degildir. Tahtmda otur, saltanatma bak. Ahlakm, algakgo- 
nullulugun yine fakirler gibi olsun. Hizmetlerin sadakatle, sevgiyle, sefkatle 
yUrusiin. Sahte dervigler gibi atip tutmaya, benlige kapilma. Tarikatta ibadet 
esastir. Onemli olan kalbin safiyetidir. Pariak sozlerin ibadette yeri yoktur. Ey- 
leme doniisjneyen soylemler higbir zaman kiymet tasimaz. Kalbi temiz ulular; 
hirkalanm, kaftanlannm altmda giyerier." 

Rum Sultani ve Bilge Hikayesi 

Rum sultamnm, ilim ehlinden birinin huzurunda agladigim duydum. 
Ona yana yakila §6yle demis; "Dusmana kar§i koyacak guciim yok. §u kaleyle 
su §ehirden ba§ka mulkum kalmadi. Ogluma ardimda guzel bir miras birak- 
mak isterdim. Gor ki soysuz dtisjnan, bende mecal birakmadi. Bir care du§un- 
meli, bir seyler yapmahyim. Aksi takdirde kahnmdan olecegim." 

Bilge, bu yakan§lara kargihk sultana kizarak sunlan soylemi§; "Bos yere 
aglama sultamm. Aklmla gonlUnden gegene aglamak lazim. Bak §u haline, 
omrunun cogu gegip de gitti bile. Mulkiin, omrunun geri kalani igin yeterli- 
dir. Oldukten sonra, yerine gegecek olandan sana ne! Birak o, kendini dUsun- 
sun. Her seyi birakip olmek yok mu kaderde? O halde ciham ele gecirecegim 
diye bu kihg, bu cenk niye? Gecirdin diyelim, bu kez de onu savunmak icin 
kendini yipratacaksm ve sonunda birakip bu diinyadan aynlacaksm. Deger mi 
sence, bunca zahmete? iran §ahlanndan Feridun'u, Dahhak'i, Cem'i ornek al; 
acaba §imdi hangisi hayattadir? Ebedi mulk ve saltanat ancak Allah'mdir. Og 
bes giinliik dunyaya bu denli meyletme. Ahiretini dugiin ve ona gore tedbirli 
ol. Hangi sultamn mah-mulku, altmi-gumu§u, parasi-akgesi geride kaldi? Tabi 
ki higbirinin. Ama hayir i§leri farkh. Ardmda hayuli eserler birakirsan §ayet 
guzel adm daima hayirla anihr, ruhuna fatihalar okunur. Boylesi iyi insanlann 
bedenleri guruse de, adlan ebediyete kadar ya§ar gider. Sultamm, kerem agaci 
dikip yetijtirmeye gayret et. Zira onun yemisi, diger meyvelerden gok daha le- 



42 Sadl $irdzl 



ziz ve limit sagicidir. Comert ol sultamm, liituf ve ihsanda bulun surekli. Yann 
mahserde divan kurulunca, herkesin derecesi dunyada yaptiklanna gore ayar- 
lamr. Padisahim, ibadet ve itaatte ileri olamn, Hak dergahmdaki rutbesi yuce 
olur. Kalbine ihanet eden, ibadetlerini erteleyip itaate kusur isleyen kisi mah- 
serde mahcup olur. Allah'tan hangi yuzle ne istesin! Is gormeden iicret iste- 
mek ne mumkun! Gaflet uykusuna yatanlan kendi hallerine birakma ki yann 
yaptiklanndan pisman olmasmlar. Tandir kizgm atesteyken ekmeklerini pisi- 
remeyenlere benzer onlar. Ekinler harman vakti uriin verir. Is, isten gectikten 
sonra ciiriiyen ekinlerin kime, ne faydasi olur! i§te gaflette bulunup gevseklik 
gosterenler, ciiruyen bu ekinler gibidir. 

Zalim Sultan ve Zahit Hikayesi 

§am topraklannm iglerinde bir Allah dostu vardi. Bu zat, bir magarada 
ya§ardi. Sabir ve itaatle gegerdi giinleri. O karanhk yeri kendine kanaat hazi- 
nesi edinmifti. Di§ g6riinu§u insana benzerdi ve fakat hal ve hareketleri me- 
leklerden farksiz idi. Nice ulu kimseler kapisma ba§ koymu§tu. Onun bagiysa 
ulu kimselerin kapismdan giremeyecek kadar biiyuktii. Nefsini hirs ve ofke- 
den anndiran ki§i, ilim ve irfan sahibidir. Nefsine ram olan kimseyse esir gibi- 
dir. Nefsi ondan ekmek isteyince; o koy senin, bu koy benim dolamr, ba§ka- 
lanndan ekmek isteyecek kadar rezil olur. O Allah dostunun bulundugu diya- 
nn zalim bir hukumdan vardi. Bu §ah en gok yoksul ve du§kiinlere zulmeder- 
di. Gordiigu zayiflann kollanm biiker, du§kunlerin ayaklanm baglardi. i§te bu 
derece zalim, despot, merhametsiz bir sahti. 

Halki ondan epey muzdaripti. Kagip kurtulanlarsa sagda solda sahlanni 
kotii bir dille konusurlardi. Firar edemeyenler, daha ziyade yash ve zayif kim- 
seler; hepsi bir agizdan sahlanna gece-giinduz ilenirlerdi. Bu zalim her nere- 
ye el atsa, orada huzur ve refahtan eser kalmazdi. Zalim §ah, ara sua bu muh- 
terem zatm kapisma gelirdi, ne ki Allah dostu, yuzune bile bakmazdi. Allah 
dostunun bu halini goren sah bir gun dayanamayip ona sordu; "Hey miibarek 
zat! Ne zaman yuzumti gorsen, ek§itip baska tarafa bakarsm. Benden bu kadar 
nefret etme. Gunku seni sevdigimi bilirsin. Bu dusmanhgm sebebi ne? Say ki 
huzurunda §ah degilim. Bil ki bir dusktinden daha algak degilim. Beni baska- 



Bostan ve Gidistan 43 



lanna tercih et, bana hiirmet et, demiyorum sana. Yalmz hig olmazsa bana da, 
baskalanna davrandigm gibi davran, olmaz mi?" 

Sahm konusmasi bitikten sonra Allah dostu, birden kiiplere bindi ve kiz- 
gmhgma hakim olmaya gahsip cevap verdi; "Halkm senin yuzunden ag, bii- 
lag, perisan haldeyken seni nasil severim! Sevdiklerime diismanlik edeni se- 
vecek kadar algak degilim ben. Ote yandan senin de beni sevdigini sanmiyo- 
rum ya! Gelip elimi opecegine, git, halkmdan ozur dile, gonullerini al, onla- 
n sev. Sonra Yiice Allah da seni sevmez, kendine dusman tutar, yann kiyamet 
giinu helak olursun. Hem ben, seni sevmedigim halde, sevdigimi nasil soyle- 
rim! Su garibin derisini yuzsen; Allah'a dusman olam, kendine dost tutmaz. 
Sikmtidan ve gektikleri acidan halkmm gozlerine bir dirhem uyku girmedi- 
gi halde, tas yiirekli sahm hicbir sey yokmu§ gibi huzurlu ve rahat bir §ekilde 
nasil uyuduguna sasiyorum!" 

Hatir Gozetmek 

Ey ulu kisi, kuguklere zorbahk etme! Cunkii dunya bir kararda kalmaz; 
bugun zorbasm, yann diiskiin. Zayifm kolunu btikme, sonradan giig kazana- 
cak olursa bunu sana pahahya odetir, ilk firsatta anam aglatir. Kimseyi kandir- 
ma, ayagmi kaydirma. Diisersen kaldiramn olmaz zira. 

Ey ulu kisi, dtismamm kesinlikle kugumseme! $u koskoca daglara dik- 
katlice bakarsan, kuguk taslardan olustugunu anlarsm. Kanncalann birlese- 
rek gug birligi edip yeleli aslam helak ettigini duymadm mi? Bir sag teli, ibri- 
sim kadar giiglii degildir ancak birkagi bir araya geldiginde zincirden bile sag- 
lam olur. Hazinenin yiikunu tutmaktansa, dost tutmaya bak. Birak dostlann 
yerine hazinen bos kalsm. Kimsenin isini suruncemede birakma. Sonra yigi- 
lir ayaklanna dusersin. 

Ey diiskiin insan, sen de gugluye tahammiil goster! Giin gelir belki sen de 
giiglii olur da halini anlarsm. Zorbalardan intikam almak igin dostlannm elin- 
den tut. Zira dost eli, kuwet elinden daha gugltidur. Mazlumun kuruyup gat- 
layan dudagma soyleyin, giilstin. Zalimin dislerinin dokiilmesi yakmdir. Sa- 
bahleyin davul sesleriyle uyananlar, bekginin geceyi nasil gegirdigini nerden 
bilsin? Kervandakiler ancak kendi mallanm dtisunurler. Sirti yuklii esege sa- 
hibinden baska kimsenin igi yanmaz. Say ki duskiinlerden degilsin. Peki bir 



44 Sadi Sirdzf 



diiskiin gordugiinde nigin durur, ona yardim etmezsin? Bununla ilgili basim- 
dan gegen bir olayi sana anlatayim. Sirasi gelince konusmamak kusur sayihr. 

§am'da Kithk Hikayesi 

5am'da bir yil oyle kithk oldu ki, asiklar aski unuttular. Gokyiizii oyle 
cimri oldu ki, ekinlerle hurma agaglan dudaklanm lslatamadi. Pmarlar ku- 
rudu, oksiizun gozyajlanndan baska su bulunmadi. Pencereden goge dogru 
yukselen dumanlar bulut degil, dul kadmlann ahiydi. Anlayacagm gok o den- 
li pinl pinldi. Agaglar yapraksiz kalmi§, giplak fakirlere d6nmu§tii. Giig sahibi 
babayigitlerde mecal kalmamijti. Daglarda ye§illik, bahgelerde yemi§lik ne ge- 
zer! Kisasi, kithk oyle dayanilmaz bir hal aldi ki; gekirgeler, bostanlan; insan- 
lar, gekirgeleri yemeye ba§ladi. 

O siralar yamma bir dostum geldi. Baktim; igne iplige d6nmii§; bir deri, 
kemik kalmi§. Oysa zengin, rutbeli, irikiyim bir adamdi. §a§kmligimi gizle- 
meden sordum; "Giizel huylu dostum, ne oldu sana boyle?" Kizip bagirdi; "Be 
gafll, sebebini bilmezmis gibi bir de utanmadan soruyorsun! Basimizdaki fe- 
laketi gormuyor musun? Aylardir yagmur yagmiyor, mazlumlann ahi gokleri 
salhyor." Karsihk verirken gayet sakindim; "iyi de niye kitliktan bu kadar kor- 
kuyorsun? Zehir, panzehiri olmayam yikar. Oysa senin epey malla paran var. 
Dunya tufana yakalansa, sana ne gam!" 

Alimin cahile bakmasi gibi aciyarak yuziime bakti ve iiziilerek konus- 
tu; "Dostlan denizde bogulurken, kendisi sahilde olan insanm kalbi nasil hu- 
zur bulur? Yuziimdeki sanhk kitliktan degil, duskiinlerin kederindendir. Akil- 
h kimse; ne kendinde, ne dostlannda yara gormek ister. Allah'ima sonsuz sii- 
kiir, yaram yok ancak dostlanmm yaralanm gorunce bedenim tepeden tirnaga 
zangir zangir titriyor. Hasta yanmda oturan, saghkli bile olsa, hig neseli olabi- 
lir mi? Duskiinlerin yiyecek bir sey bulamadigim dusiindukge, lokmalar boga- 
zimda biiyiiyor, bir anda zehir zikkim oluveriyor. Dostlan zindandayken, bir 
kimse giil bahgesinde nasil eglenebilir? 



Boston ve Gulistan 45 



Bagdat'ta Yangin Hikayesi 

Bir gece halkm yanik bagnndan gikan ah atesinin, Bagdat'm yansmi kule 
gevirdigini duydum. O anda adamm biri ellerini havaya kaldinp Allah'a soy- 
le dua etmi§; "Cok suktir, bu yangin diikkanima zarar vermedi." Yoldan gegen 
bir ulu ki§i, adamm niyazmi isitince onu uyarmak istemi§; "Ey bilgisiz adam, 
sen yalmz kendini mi dusumirsiin! Koca §ehrin yansi yamp kule donmus, 
sense dukkanmm kurtulduguna seviniyorsun, oyle mi! insanlann agliktan ka- 
nnlanna tas bagladigmi goren birisi, tas. yiirekli degilse, agzma bir lokma ata- 
maz. Yoksullann agliktan kan tukurdugunii goren bir zengin, agzindaki lok- 
mayi ne yiizle gigner! Hasta sahibi saglikhdir diye diijunme, cunkii hastasmm 
derdiyle kivranmaktadir. Merhametli yolcular konak yerlerine vardiklannda, 
geride kalan dostlan gelmedikge uyumazlar. Diken tasiyan kisinin esegi gamu- 
ra saplandigi zaman padisahlann gonlii bundan muzdarip olur." 

Mutlu olmak isteyen irfan sahibi kimseye Sadi'nin su sozii yetisir. Dinler- 
sen sana da ogut vereyim; "Diken ekersen, gill bigemezsin." 

Adalet ve Zulum 

Idaresi altmdaki halka zulmeden Acem sahlanndan haberin var mi? Ne 
sevket, ne §ahhk, ne zuliim; arkalannda higbir §ey kalmadi. Yanli§ yol tutan 
zalimleri ibret nazanyla seyret! Zulumleriyle baki kalacaklanm sandilar ve fa- 
kat aldandilar, geride bir tek kotu adlan kaldi. 

Halkma adaletiyle hiikmedenlere gelince, ne mutlu o kimselere! Mahser- 
de yiice arsm golgesinde rahat edecekler. Yiice Allah, herhangi bir kavme lut- 
fetmek istediginde, onlara akil ve fikir sahibi, adil bir hiikumdar gonderir. He- 
lak etmek istedigi kavmi ise; zorba, zalim bir §ahin eliyle bitirir. Zalimin zul- 
miinden iyiler gekinir, kotulerse bundan istifade eder. Yiice Allah'm gazabma 
zalim bir sahtan daha fazla kimse miistahak degildir. 

Ey padigah, buyiiklugu yalmz Yuce Allah'tan bil ve ona §iikret! Jukursiiz 
insanda nimet kalmaz. Malma-rrnilkune siikiirle yaklasirsan, smirsiz nimete 
erisirsin. Sakm erkine giivenme, evet bugiin padisahsm, ama belli olmaz, tah- 
tin elinden gider de yann dilenci olursun. Yoksulun zorbadan eziyet gordii- 
gii bir iilkede padigaha uyku haramdir. Halki, bir hardal tanecigi kadar olsa 



46 Sadi $irazi 



bile, ask incitme. Halk suruyse, gobam padisahtir. Zalim ve zorba padi§ahtan 
goban yerine kurt gikar. Vay o suriiniin haline! Yaziklar olsun boyle padisa- 
ha! Halkma kottiliik dii§unen zalim padisahm oliimu feci olur. Zulumle abat 
olacagmi sanarak yasamistir, gor ki son nefesinde fena bir akibete dugar kala- 
caktir. Zuliam geger gider ve fakat zalimin geride hep kotii adi kahr. Arkandan 
adm kotii amlmasm ve lanet okunsun istemiyorsan, halkma giizel davran. 

Iki Karde§ Hikayesi 

Dogu taraflannda babalan bir, iki kardes, duydum. Kihg kullanmada, 
ordu idaresinde pek mahirlermis. Babayigit, cesur, ciisseli, iyi du§imceli, bilgi- 
li kimselermi§. Ogullannm marifetlerini goren babalan, olurminden sonra ara- 
lannda sava§ gikmasm diye, ulkesini ikiye ayinp aralannda pay etmi§. Bir za- 
man sonra babalan hakkm rahmetine kavu§mu§. Ecel limit ipini kesmi§, onu 
yamna almis. 

§ehzadelerin ikisi de hallerinden gayet memnun ya§iyorlarmi§. ikisinin 
de epey yiiklii hazinesi, sayisiz askeri varmis. Bir ba§ma kalan §ehzadeler, ken- 
di goriislerince yol tutmuslar. Biri, isminin hayirla anilmasi igin adalet yolunu 
tercih ederken; digeri, daha gok zengin olmak icin zuliim yolunu segmi§. 

Adil sehzade, liituf ve ihsam kendine adet edinmi§, yoksullarla duskiin- 
lere kol kanat germisti. Konukevleri, tekkeler, zaviyeler yaptirmi§; askerlerine 
iyi bakmis; yoksullar igin asevleri agtinni§ti. Hazinesi tamtakir olmus. ve fakat 
askerlerin kesesi dolup tasnusti. 

Tabi ki boylesi bir memlekette yasamak gok kolay, zira huzur isteyen her- 
kes oraya kosar. Tipki §u an oldugu gibi. Sultammiz Ebubekir Sa'd bahtiyar 
olsun. C un ku onun sayesinde §iraz'm her hanesinden safa sesleri ytikseliyor. 
Sultammiz akilh ve giizel huyludur. Omit agacinin dallan hep meyveli olsun. 

Donelim Hikayemize: O, iyi adla amlmak isteyen sehzade, giizel huy- 
lu, dogru i§li idi. Her konuda halkimn gonliinu ahyor, gece-gundiiz Rabbine 
sukrediyordu. Karun gelse, o ulkede korkusuzca yiiriir gezerdi. Padi§ah, adil; 
halk, tok olduktan sonra insan neden sug islesindi! Kisasi, §ehzade zamamn- 
da kimsenin gonliine degil diken, bir giil yapragi bile dokunmami§ti. Giiciinii 
saltanattan degil, halkmdan alarak nice padi§ahlann oniine gegmijti. Etrafm- 
daki ulu kimseler bile onun fermanma goniil nzasiyla boyun egmi§ti. 



Bostan ve Gulistan 47 



Peki ya otekisine, hani zuliim ve kotiiliik yolunu tutan diger sehzadeye ne 
oldu? §imdi sira ona geldi: Bu sehzade hazinesini tika basa doldurmak igin es- 
naf ve koyliiden agir vergiler topladi. i§adamlannm mallanna goz koydu. Yok- 
sullan daha bir yoksul eyledi. Du§kunleri binbir belaya saldi. Ama asil kendi- 
ne dii§manlik etti. Habire artiracagim diye ne yedi, ne igu. Akilh kimseye ma- 
lum olur, tutugu yol hig de dogru degildi. Zoria altm topluyor, askerlerini ag 
birakiyordu. Sonunda dayanmadi askerleri; her biri, bir yerlere dagihverdi. 
Ulkedeki zulmii duyan diger i§adamlan alisverislerini kestiler. Koylii, ekmez; 
esnaf, i§ yapmaz oldu. Halk ag ve sefil, kahroldu. ikbal ve saadet bitince, dii§- 
man ordulan hiicuma gegu. Ulkeyi peri§an ettiler. Felegin sillesi §ehzadenin 
kokiinii kazidi, neyi varsa elinden aldi. Dii§man atlanmn toynaklanndan gi- 
kan toz, bir ugtan digerine, ta goge kadar uzandi. 

§ehzade perijan haldeydi. Higbir ahdine vefa gostermemi§ken; §imdi 
kimden, ne vefa bekleyecekti! Vergi toplayacak, para alacak halki da yoktu or- 
tada. Ahalinin beddualan kara goniillu §ehzadenin yakasmi birakmadi. Zorba- 
lik yaparak yajadigmdan, iyilerin yolunu higbir zaman tutmadi. 

§ehrin ileri gelenleri toplamp yurtlanni istila eden dii§man §ahinm hu- 
zuruna gikarak ona §6yle seslendiler; "Bahtiyar olasm. O zorbanm artik devri 
bitti. Dii§uncesi yanh§, sezgisi hatahydi. Adaletle hiikmetmek dururken, gare- 
yi zulmetmekte aradi." 

Iki karde§in Hikayesi i§te boyle! Biri, iyi adla amhrken; digeri, kotii adiy- 
la rezil oldu. Kotiilerin akibeti asla iyi olmaz. 

Bindigi Dah Kesen Adam Hikayesi 

Adamm biri, bir dalm iizerine binmi§, kokiinii keserken; bahge sahibi, 
onu gortip kendi kendine soylenir; "Bu adam bana degil, kendine kotuliik edi- 
yor. Dinlerse ona bir ogiit verecegim." 

Ardmdan daldaki adama seslenir; "Hey gafil! Ogiitten zarar gelmez, din- 
lersen sana bir nasihat verecegim. Giiciine dayanip kuwetine yaslanarak zayif- 
lan yikacagim sanma. Yann mahger giinii, bir arpa etmeyen yoksul, koskoca 
padi§ahm ipini gekip onu mahkemeye gotiiriir. O giin biiyiik kalmak istiyor- 
san, bugiin yoksullan kendine diisman etme. Saltanat gegicidir. Dilenciler ka- 



48 Sadi $irdzi 



hirla etegine yapi§abilir. Diiskunlere zulmetmekten sakm. Ola ki seni yikarlar, 
sonra adamakilh utamrsm. Cunkii kiiguklerin elleriyle yikilmak, soylu ve 6z- 
giir insanlar katmda utamlacak §eydir. Algakgonullii, baht sahibi ulular; tagla- 
nyla tahtlanm akillanyla yucelttiler. 

Dogrulann arkasmdan egri gelmez. Dogru soz duymak istiyorsan; Sadi'yi 
dinle, yeter. 

Goniil Rizasi 

Saltanattan daha yiiksek bir makam olamaz, deme; zira yiicelttigin ma- 
kam, fakirin derecesinden daha ustiin degildir. Yiikii hafif insanlar, rahat ytl- 
riider. Soziin dogrusu budur. irfan sahipleri de bunu boyle kabul ederler. Eli 
bos. kimse, sadece ekmek kaygisi geker; padisahsa gok geni§ iilkelerin idare- 
sini. Yoksulun aksama ekmegi varsa, gece $am hukiimdan gibi rahat ve hu- 
zur iginde uyur. 

Kaygi da geger, seving de. Yeter ki olmeyegorsun insan. ister basmda tag, 
ister boynunda vergi; sonun toprak olduktan sonra ne fark eder! Ister zengin- 
lik iginde yildizlara degsin basm, ister yoksulluk gekip zindanlarda gtiriisun 
govden; oliim kapismdan girdikten sonra her §ey biter; biitiin insanlar o giin 
varhkla yoklukta e§it olur. Ecel, ba§a gelince; insan, tamnmaz olur. Bilene, pa- 
dijahhk ba§a beladir. Dilencinin goruniisune aldanma, gergek padijah odur. 

Kurukafa ile Abit Hikayesi 

Kurukafanm, Dicle kiyilannda abit bir kula §6yle soyledigini duydum; 
"Vaktiyle hukum vermekte ileri gidenlerden biriydim. Cunkii basimda buyiik- 
liik taci vardi. Felek bana yardim etmi§, arkadajim olmujtu. Devlet guciimle 
Irak diyanm zaptettim, yetmedi. Bunun uzerine Kirman'a goz diktim ve fakat 
alamadan kurtlar basimi yedi. Hey akilh kisi, kulagmdaki gaflet pamugunu gi- 
kar ki; benim gibi olmiis, giirumuj bir kafamn ogiitleri kulagma girsin!" 



Bostan ve Gulistan 49 



iyilik-Kotiiliik 

Iyi isli kimseye, kotiiluk ugramaz; kotiiliik edenin yoluna, iyilik bulas- 
maz. Kotuliik diisiinen bas, kotii yol tutar; akrep gibi deliginde fazla durmaz. 
Iginde iyilik diisiincesi yoksa; ha sen, ha tas, farkm olmaz! Giizel huylu dos- 
tum, kotuyii tasa benzetmekle hata yaptim. Qinkii tasm, demirin, tuncun bile 
faydasi var. Boylesi kotiilerin olmesi iyidir, birak gebersin. Her insan, hayvan- 
dan iyi ve degerli olamaz. Kotii bir insandansa, vahsi hayvanla yasamayi yeg- 
lerim. Ciinkii kotii insanlar, en vahsi hayvanlardan da algak ve onursuzdur- 
lar. Yalmzca yemeyi, igmeyi, uyumayi marifet zannedenler, hayvanlardan na- 
sil daha degerli olabilirler! Yol bilen yaya, yol bilmeyip kilavuzu olmayan at- 
hdan daha once vanr menziline. Iyilik tohumu eken, huzur ve saadet harma- 
nma kavusur. Ben omriim boyunca kotii bir adamin, giizel bir sekilde amldi- 
gmi isitmedim. 

Zorba Kahya Hikayesi 

Zalim bir kahya vardi. Yedi bela namiyla amlirdi. Oyle zorba biriydi ki 
karsismda erkek aslan bile korkudan disi kesilirdi. Bir gun bu zalim, bir ku- 
yuya diistii. Insanlara zulmedenlerin basi, kotiiliikten kurtulmaz. Kahya aci 
ve lzdirap iginde yardim eli bekledi. Sabaha kadar goziine uyku girmedi. Gece 
boyunca cankurtaran yok mu diye bagirdi, oliim korkusuyla inim inim inledi. 
Kuyunun basmdan gegen biri, yerden tas ahp kuyunu icine firlatti. Kahyanm 
kafasi yanldi. Adam, onunla eglenerek; "Nasilsm, §imdiye kadar kime yardim 
etin de simdi yardim bekliyorsun! Siirekli algakhk tohumu ektin, iste simdi 
topla meyvesini! Bu yarah cana kim merhem surer! Gamh gomillere ne yap- 
tin! Durmadan yolumuza kuyu kazdm. Kazdigm kuyuya kendin diistiin iste. 
Oysa kuyu iki amag igin kazilir: Biri, giizel huylu insanlann, oradan gegenlere 
su vermek igin kazdirdigi kuyu; digeriyse, kotii diisiinceli insanlann, halkma 
eziyet gektirmek igin agtirdigi kuyu. 

Kotiiliik ettiginden, iyilik umma. Ilgin agaci yazik ki meyve vermez. Ha- 
zanda arpa eken, hasat zamam bugday toplayamaz. Zakkum agacmi binbir he- 
vesle de beslesen, sana ondan yemis gikmaz. Agu agacmdan hurma gikar mi 
hig! Zamanmda iyilik agaci diktin mi ki, simdi meyvesini bekliyorsun!" 



50 Sadi Sirdzi 



Haccac ile ihtiyar Hikayesi 

Anlatirlar; ihtiyann bin, Haccac-i Zalim'e 16 hurmet etmedigi gibi ona kar- 
§1 mucadele vermi§. O, ne soylemisse; delilleriyle gurutmesini bilmi§. Bu du- 
ruma gok ofkelenmis, Haccac ve celladma emretmi§; "§u kiistahm derhal deri- 
sini yuz, boynunu vur, kamm dok!" Maalesef boyledir i§te! Zalim birisi, ba§a 
gikamadigi adami surat asip oldurmek ister. Haccac'm emri kar§ismda ihtiyar; 
once gulmu§, sonra aglami§. ihtiyann bu tavnna §asan Haccac, sebebini so- 
runca, kendinden emin bir dille cevap vermis, ihtiyar: "Guldiim, giinku topra- 
ga zalim olarak degil, mazlum sifatiyla girecegim. Agladim, zira ardimda gozii 
ya§h dort gocuk birakacagim." 

Orada bulunanlardan biri, araya girip Haccac'a bakarak; "Ey hiikumdar, 
§u ihtiyarla ne derdin var! Vazgegin §u karanmzdan. Bakimz, gegindirdigi dort 
gocugu varmij. Olduriirsen onu degil, gocuklanm 6ldurmu§ olacaksm. Bii- 
yiikluk goster, bagijla, kerem et ne olur! Ona acirmyorsan gocuklanna aci bari. 
Kendine kotuliik ettiginin farkma var. Bu aileyi cezalandiracak olursan, ahlan 
yikar seni, mah§er giinu zelil ve rezil olursun." 

Ne ki adami dinlememi§ Haccac ve hemen oracikta dokturmu§ kamm. 
Ecel fermamndan kim kacar, kurtulabilir! 

§ehrin onde gelenlerinden biri; bu durumdan gok muteessir olup gun 
boyu aci gekmij, gece ruyasmda maktulii gormu§, ona sormuf ; "Nasil can ver- 
din?" Maktul cevap vermi§; "Celladm i§i, bir dakikada bitti ama Haccac, ceza- 
sim kiyamete kadar cekecek." 

Uyumaz mazlum, kork ahmdan. Sabahleyin yana yakila ettigi bedduadan 
sakm. Temiz kalpli mazlumun, geceleyin cigeri yanarak Ya Rabbi deyip seni, 
Allah'a havale etmesinden gekin. Bak iste, seytan kotiiliik ettigi igin iyilik gor- 
medi. Hangi kotii tohumdan, iyi meyve gikar ki! Birisiyle mucadele ettiginde, 
onu alcakhk derecesine diisiirecek agir sozler soyleme. Varsa, kotuliiklerini 
agiga gikarma. Cunkii senin de gizli, kotii ahskanhklann olabilir. 

Cocuklara yumruk atamayacak kadar gugsiiz isen, sakm aslan yiirekli 
adamlann huzurunda nara atip da kimseye meydan okuma! 



16 Asil adi Haccac bin Yusuf olan zulmuyle me§hur Emevi veziri. 



Boston ve Gulistan 51 



Ogiit Hikayesi 

Birisi, ogluna §6yle ogiit verdi; "Oglum; saygm ve degerli biri olmak is- 
tersen, akilli insanlann ogiitlerine kulak ver. Senden zayif ve kiicuklere eziyet 
etme. Bir gun senden buyugti gelir; o, da sana eziyet eder." 

Hey akh kit kurt; guniin birinde bir kaplanm karsma cikip seni param- 
parca etmesinden korkmuyor musun hie! 

Yumruk Hikayesi 

Cocuklugumda yumrugum sertti. Hizmetgilerle kendimden kugiikleri in- 
citirdim. Bir gun benden kuwetli birisinin yumrugunu yedim ve o giinden 
sonra bir daha kimseye eziyet etmedim. 

Sakm gaflet uykusuna dalma. Devlet buyuklerinin gozlerine uyku haram- 
dir. Halkmi diisun daima, onlarla mesgul ol. Oliimun er-gec seni yenecegini 
du§un. Kin ve ofkeden annmi§ ogiit, derdi gidermede ilac gibidir. 

Iplik Cibam (^lkaran §ah Hikayesi 

§ahlardan birinin iplik gibam 17 gegirdigini ve bu hastahktan igneye don- 
dugiinu duydum. O derece zayiflamisti ki, emri altmdaki giiclu insanlan kis- 
kamr olmustu. §ah, satranc tahtasmda her ne kadar namh ve sank ise de, gtic- 
ten diigunce piyonlardan degersiz kahr. Hizmetkarlanndan biri, padisahm hu- 
zurunda yer opup; "Saltanatimz daim olsun" diye dua ettikten sonra konus- 
masma ba§ladi; "Padi§ahim; bu §ehirde nefesi guglii, miibarek bir zat var. Kul- 
lukta esi-benzeri olmayan dini biitun bir insan. Hastahgi ve derdi olanlar ya- 
nma giderler. O da gticlii nefesiyle onlan iyi eder. Miibarek zatm bugiine ka- 
dar uygunsuz davramsi goriilmemistir. Gonlu nur dolu, agzi kuwetli, duala- 
n makbul biridir. Ferman buyurun, hemen gelsin, guclii nefesiyle size dua et- 
sin. Allah'm izniyle siz de bu hastahktan kurtulun." 

Bu oneri, padisahm ho§una gitti ve derhal hizmetcilerine o zati getirme- 
lerini emretti. Gidip adami saraya davet ettiler. Yash zat geldi. Yoksullar gibi 
giyinmijti. Dijmdaki degersiz elbiseye aldanmamak gerekir. Zira icindeki in- 

17 Olduriicu bir giban turu. 



52 Sadi Sirdzf 



san gok degerlidir. Miibarek zatm geldigini padisaha arz ettiler. Padisah, ma- 
kamma kabul edip ricada bulundu; "Ey akil ve irfan sahibi zat; gordugiin gibi 
iplik gibam illetine mtiptela oldum, ne olur benim igin dua buyur!" Yash zat 
iki buklumdu, gikisarak cevap verdi; "Yiice Allah, adil sahlara merhamet eder. 
Oysa sen halkma merhamet etmedin ki, merhamet olunasm. Mazlumlar, zin- 
danlannda giiriirken benim duam sana nasil fayda verir! Halkma acimadiktan 
sonra saltanat giiciin olsa ne yazar! Once yaptigm hatalardan don, Allah'a ig- 
ten tovbe et. Sonra iyilerden dua iste. Mazlumlann ahi yakam birakmadikga, 
iyilerin duasi fayda vermez." 

Acem padisahi, bu uyanlan duyar duymaz utancmdan kizardi. Uzgtin 
bir dille mmldandi; "Kizmamahyim hemen. ihtiyar, dogru soyliiyor." Ardm- 
dan hizmetgilerini gagirdi, onlara zindandaki turn mazlumlann birakilmasi- 
m emretti. 

Ihtiyar bunun iizerine iki rekat namaz kihp ellerini havaya kaldirdi, dua 
etti; "Ey gokleri yiicelten Allah'im; su kuluna gucenmis, onu derde salmisun. 
§imdi tovbesini kabul buyur, onu affet, hastahgma sifa ver. 

ihtiyar, heniiz duasim bitirmeden birden hasta, ayaga kalkti. Ayaklann- 
daki ipten kurtulmu§ tavus gibi, sevincinden havalara ugacakti. Hizmetgileri- 
ne derhal emretti. Hazinesinde ne kadar mucevher varsa ayagma, ne kadar al- 
tm varsa ba§ma doktiiler. Ama bunlara tenezziil etmedi ihtiyar. Mucevherler- 
le altmlan bir kenara iterken padisaha bakip soyle dedi; "Batil ugruna, hakki 
gizlemek dogru olmaz. Ben sadece gorevimi yapttm. §ayet bir daha iplik giba- 
m gikarmak istemiyorsan, zuliim ipini eline alma. Bir kere dustiin, kurtuldun. 
Bir daha ayagim kaydirma." 

Ey kitabimi okuyan insanlar! Sadl'nin su dogru soziine kulak verin: "Dti- 
sen adam, her vakit kalkamaz." 

Vefasiz Diinya 

Ogul! Dtinya ebedi kalacak miilk degildir, ondan vefa bekleme. Hz. 
Siileyman'm tahti, sabah aksam riizgarla gezmez miydi; peki akibeti ne oldu; 
bu saltanati yine rtizgar ugup goturmedi mi? O halde omrii ilim ve adaletle 
gegen sultanlar bahtiyar olsunlar. Halkm rahati igin gahsanlar, devletin ikbali- 
ne ulasirlar. Padisahlann toplayip biraktiklan degil, beraberlerinde ote dunya- 



Bostan ve Giiltstcm 53 



ya gotiirdiikleri ise yarar. Ba§kalannm kan ve gozyaslanyla beslenip acilanyla 
mutlu olanlar, su tig be§ giinliik dunyada stirdtikleri sefalanyla kahrlar. 

Zaman ve Miilk 

Misir'h biiyiik bir beyin omriine ecel askerlerinin hticum ettigini duy- 
dum. Cok gegmemi§, parlak yanagmdaki giizellik gitmi§, gun bitimi sararan 
gtineje donmu§. §ehrin onde gelenleri, ecele gare olmadigmi bildiklerinden; 
"Eyvah, beyimiz elden gidiyor!" diye yakmip aglamaya ba§lami§lar. Oysa her 
taht, saltanat bir gun bitecektir; bitmeyecek tek saltanat, Allah'a aittir. Artik 
son nefesinin iyice yakla§tigim anlayan bey, titreyen sesiyle; "Misir'da benim 
kadar biiyuk birisi daha yoktu. Gor ki sonum geldi, anladim ki her sey bo§- 
muj. Dunyamn her tiirlu nimetini toplayip yigdim ve fakat meyvesinden yi- 
yemedim. §imdi hepsini ardimda birakip diijkiinler gibi giplak gidecegim." 
diye yakmmi§. 

Akh ba§mda olan kimse, diinyayi kendisine toplar; hem yer, hem bagislar. 
Hayirh seyler yap ki, oldukten sonra pejini birakmasm. Cunku kazandiklann 
senin degildir. Oliim dojegindeki insan geride biraktiklannm hasredyle mtu- 
§urken, ziyan korkusuyla yanar. Zengin ki§i, hayatmi ciiriiten oliim dojegin- 
de bir elini uzatir, otekini geker. Dile gelemedigi igin, soyleyecegini eliyle an- 
latmak ister. El uzatip gekmenin manasi sudur: Bir yanda liituf ve ihsan; beri 
yanda zulum, aggozliiliik ve hirs. 

Dostum; elindeyken iyilik yap, yann kefeni yirtacak degilsin. Giines, ay 
ve yildizlar daha nice zaman parlarken; sen basim mezanndan kaldiramaya- 
caksm! 

Kizilarslan ile Ulu Zat Hikayesi 

Kizilarslan'm sarp bir kalesi vardi, yiiksekligi Elvend dagi 18 kadardi. Kim- 
seden korkmadigi gibi hicbir seye ihtiyag duymazdi ve fakat huyuna suyu- 
na gidilince gelinlerin ziilfii gibi biikliim biikliim olurdu. Kale, giizellikte na- 

18 Elvend dagi, iran'in Hemedan eyaletindedir. 



54 SadX §\razi 



dir bir bahcenin uzerine kurulmu§tu. Gorseniz; lacivert tabak icmde yumur- 
tayi andmrdi. 

Neyse ulu bir zatm uzak yollardan gelip §ahm huzuruna giktigmi duy- 
dum. Meger her seyin hakikatini bilen, dunyayi gezmis, hiinerli, etkili konu- 
§an, giingormus, bilge, kibar biriymi§. Kizilarslan merak icmde sormu§; "Siz 
ki; gok gezen, dunyayi dola§an insansmiz. Daha once boyle bir kale gordii- 
nuz mu?" Giilerek kar§ihk vermi§ zat; "Evet kaleniz cok giizel, ancak saglam 
mi, bilmem. Senden onceki kudretli §ahlar, kaleyi ele gegirip bir zaman bura- 
da ya§adiktan sonra birakip gitmedi mi? Senden sonraki §ahlar da bu kalede 
ya§ayip senin umit agacmdan meyve dev§irmeyecekler mi? Babamn saltanat 
giinlerini haurla, gonlunu avut. Felek sonunda babam oyle bir ko§eye oturt- 
tu ki, bir pula bile hukmii gegmez oldu. Herkesten, her §eyden iimidini ke- 
since gareyi Allah'm liitfuna baglanmakta buldu. iyi du§unceli insan katmda, 
diinya gergop kadar degersizdir. Hep ba§kalanna mekan olmu§, kimseyi ara- 
yip sormami§tir. 

Kisra ile Deli Hikayesi 

Acem ellerinde bir deli, Kisra'ya §6yle demi§; "Ey Cem mulkiinun varisi; 
Eger saltanati Cem'le baki kalsaydi, sana nasil nasip olurdu! Karun'un biitun 
hazinelerini de ele gegirsen ancak bagi§ladigm kadanm yamnda gotiirursiin. 
Kalani, senin degildir; burada kahr." 

Bilge Hikayesi 

Alparslan 19 ruhunu Allah'a teslim ettikten sonra tahtmdan alip onu top- 
raga verdiler, tacini oglunun ba§ma gecirdiler. Felaket oklannm hedef tahtasi- 
na donen diinya, oturulacak yer degildir. Buraya gelen, gidicidir. 

Alparslan'm oglu tahta giktiktan sonra bir gun anna binmis. gidiyordu. 
Onu yolda goren akil sahiplerinden biri durdurup §6yle dedi; "Bas. asagi ola- 
si, devrilesi! Bu diinya saltanati ne tuhaf seymi§. Babasi gitti, oglunun ayagi 
da kaymak iizere. Zaman boyle i§te; gabucak geger, vefasiz ve sebatsizdir. ih- 

19 Sultan Alparslan, Buyiik Selguklu Devletinin ikinci hukumdandir. 



Bostan ve Culistan 55 



tiyann biri bu diinyadan gogtip giderken, talihlinin bin besikten basim kaldi- 
nr. Cihana gonul verme sakm, sana yabancidir. Calgici gibidir, her geceyi bas- 
ka evlerde gegirir. Her gece ba§kalannm koynunda yatan kadm, diinya giize- 
li olsa ne yazar! Aska, goniil vermeye deger mi sence! Bu yil sehir sendeyken 
iyilik yap, zira gelecek yil bir ba§kasmm eline gecebilir." 

Bilgelerden biri, Keykubad'a 20 soyle dua etti; "Saltanatma zeval gelme- 
sin." 

Buyiik bir zat bu duayi kusurlu buldu; "Bilge birinin bu duasma sa§a- 
nm zira dedigi imkansizdir. Kendisine hig yaki§madi. Acaba saltanat; Feridun, 
Dahhak, Cem gibi Acem sahlanndan hangisine kaldi! Saltanatlan zevale erdigi 
gibi, her biri aramizdan gitmedi mi! O halde kalmayacak seyi istemek niye!" 

Zatm bu sozlerini duyan bilge, alttan aldi; "Akla, mantiga aykin bir dua 
degil ki bu. O duayi ettimse, onun igin ebedi omiir istemedim ki. Yalniz hay- 
ra ula§masim diledim. Padi§ahimiz bu dunyada ibadet eder, dogru ya§ar, hak 
yolu tutar ve giizel i§ler yaparsa; ote aleme gectiginde otagmi bu kez orada ku- 
rar. O halde padi§ahimm saltanati zevale ugramarm§ yalniz bu diinyadan ote 
diinyaya intikal etmi§ olur." 

Hakkiyla kulluk eden §ah, iki cihanda da padi§ahtir. Hazinesi, fermam, 
askeri, talihi, §erefi olan; her istedigini eline gegiren, dogru ya§ayan padi§ah 
guzel huylu olduktan sonra her zaman mesut ve bahtiyardir. Yok, du§kiinle- 
re zulmedecek olursa siirecegi sefa ancak §u tic be§ gunliik dunyadir. Firavun, 
daima halkma zulmettigi igin saltanati mezanna kadar onu takip etti. 

Gor Padi§ahi ile Koylu Hikayesi 

Gor 21 padisahlanndan birinin, bir koyliinun eseklerini zorla elinden aldi- 
gmi duydum. Zavalh esekler yemsiz birakildiklan igin agir yiikler altmda bir 
iki gun iginde telef olup gider. Felek, bir algagi isbasma getirmeyegorsun; o 
algak, dervislerin dar goniillerini duman eder. Evinin dami, baskalarmm da- 



20 Keykubad, Iran-Kiyani Hanedanhgimn ilk hilkumdandir. 

21 Gor yada Gur. Bugunku Afganistan cografyasi. 



56 Sadl $irazi 



mindan yuksek ise, o utanmaz, arlanmaz algak herif asagi damlara bevledip 
siipruntu atar. 

Neyse bir gun zalim padisah av igin sehirden gikmis. Avmi goriip atmi 
dortnala ustiine surmiis. Vakit aksam olmus, hizmetgilerinden epey uzakla- 
san padisah bir ba§ma kalmis. Yol iz bilmedigi igin sasirmis. Gide gide yolu bir 
koye varmis. Koyde adam sarrafi, eski ululardan bir ihtiyar varmis. Cocugu- 
na soyle ogiit vermis; "Oglum; yann sehre gideceksin. Ama sakm esegini yam- 
na alma. Yayan git. Ciinkii taht tistunde degil, tabut iginde gormek istedigim 
ugursuz, melun padi§ah; §eytana kole olmu§, kul kemerini beline baglami§, 
halkma zulmetmeyi kendine marifet saymi§tir. Oyle ki; mazlum halkm feryat- 
lan ta ar§a varmi§tir. O asi, zorba, pis, asagihk herif gebermedikge, cenazesi- 
nin arkasmdan lanetler savrularak cehennemi boylamadikga, su ulkede kim- 
senin rahat ve huzur yuzii gorecegi yok." 

Cocuk, babasmm ogutlerini dinledikten sonra ondan ricada bulunur; 
"Muhterem babacigim; yol uzak, hem zorlu; yayan gidemem, ote yandan ese- 
gimi de kaptirmak istemem. Aklm gok, goriisiin isabetlidir. Hem esegi gotiire- 
yim, hem vermeyeyim, liitfen bana gare bul!" 

Babasi, biraz diisundiikten sonra heyecanlanarak dile gelmis; "Buldum 
oglum buldum! Eline bir tas al; hayvamn basma, koluna, sirtma vur. Basi, kolu 
kanasm; sirti soyulsun ki padisah esegi begenmez olsun. Bunu, Hizir'dan 6g- 
rendim ben; anlatayim. Vaktiyle zalim bir padisah vardi. Denizde gordiigii her 
gemiye el koyardi. Hizir'la Musa arkadas olup bir gemiye bindiler. Gemici on- 
lan gok sevdi, licret talep etmedi. Agildilar denize. Bir zaman sonra Hizir eline 
aldigi baltayla geminin sagmi solunu pargalamaya basladi. Zalimler bu gemi- 
yi gevirdiler. Paramparga goriince begenmeyip el koymaktan vazgegtiler. Boy- 
lece gemi sag salim yoluna devam etti. iste disandan kotii gibi gorunen bu isi 
Hizir, geminin selameti igin yapmisti." 

Cocuk, babasmm sozlerine uyup ayaga kalkti. Yerden bir tas ahp esegin 
yanma vardi. Basmi, kolunu, sirtim kanatti. Birazdan yanma babasi geldi, ese- 
gi bu halde goriince; Oglum maksat hasil oldu, artik yola gikabilirsin." dedi. 

Izin isteyip yola gtkti gocuk. Topal esegiyle bir kervana kattldi. Yol boyun- 
ca esegine acidt. Zalim padisaha kiifurler savurdu. 

Oglu, yolda; kendi koyde. . . ihtiyar, basmi kaldinp goge; "Ey Allah'im; sa- 



Bostan ve Gulistan 57 



lih kullannm hakki icin, bana §u zalimin olumunu gorecek kadar muhlet var. 
Eger helakini gormeden oliirsem, gozlerim acik gidecek." diye duada bulun- 
du ve ardmdan ekledi; "Gebe kadm; seytan gibi bir pislik doguracagma, yilan 
dogursun, daha iyi!" 

Kadm, zulmeden erkekten; kopek, gonul inciten algaktan; kahpe, kotu- 
luk eden ugursuzdan daha hayirhdir. Mai, du§manmin elinde saglam bulun- 
maktansa, senin elinde kmk olsun, daha evladir. 

Biz donelim Hikayemize: 

O sirada padisah; semiz, iri, giiclu bir esek gondii. Derken birisi geldi, eli- 
ne aldigi tasla zavalh esegin kemiklerini kirdi. Ilkin §a§kma dondii padi§ah, 
ardmdan hiddetle; "Hey delikanh!" diye bagirdi, "Hayvancagizm dili yok diye 
ona zulmetmeye hakkm yok. Erkek adam, gticunu kendinden zayiflann us- 
tiinde denemez." 

Delikanh da aym hiddetle kar§ihk verdi; "Sana ne; dovdiimse, e§egimi 
dovdiim! Anna bir §ey mi yaptim! Var git i§ine, e§egime kan§ma. Hem ben 
bunu bojuna yapmadim. i§in igyiizunu bilmeden konu§ma. Ashm bilsen, 
bana hak verir, boyle bagirmazdm." 

Bu sozlere padi§ahm cam cok sikildi ve; "Soyle o halde, anlat i§in dog- 
rusunu. Aptal oldugun belli; sarho§ desem, degilsin." diye giki§mca, delikan- 
h araya girip bagirdi ; "Sus ey cahil! Hizir'm Hikayesini duymadm mi sen! Ona 
deli, divane, sarhos. diyen oldu mu hie! Zavalh insanlarla dolu gemiyi nigin 
pargaladi dersin?" 

Padisah cevaben; "Nicin olacak be kiistah; dur, anlatayim!" deyip anlat- 
maya ba§ladi; "O denizlere hakim, zalim bir padisah vardi. Astigi astik, kesti- 
gi kestik bir adamdi. Bigare goniiller onun korkusundan keder deryasma don- 
miis, feryat ve figan dalgalan k6purmii§tu. Hizir, bu zalimin eline gecmesin 
diye gemiyi parcaladi. Yani anlayacagm bunu maslahat icabi yapti. Mai, dug- 
man elinde saglam kalacagma; birak, sahibinin elinde parcalansm." 

Agik fikirli delikanh giilerek dile geldi; "Bak iste, demek ki ben hakhy- 
mi§im..." Birden sesi gurledi; "Hem esegimin kemiklerini bos. yere kirdigimi 
da nerden gikardm! Duymu§sundur, basimizda zalim bir padi§ah var. Esegimi 
ona vermektense telef ederim daha iyi. Topal olsun, benim olsun; aksak kal- 



58 Sadl $irdzl 



sin, obamda kalsm. Varsin aksayarak, topallayarak is gorstin. Tek, o zalimin 
eline gecmesin!" 

Yaziklar olsun boyle devlete, yaziklar olsun boyle saltanata! Kiyamete ka- 
dar lanetlendikten sonra devletin, saltanatm ne onemi var! Gebe kadm yilan 
dogursun, yeter ki seytan kihkli namert dogurmasm. Zalim; zulrmi, garesiz 
yoksula degil, kendine yaptigim bilmelidir. Zira iyilikle kotiiluk defterlerinin 
agildigi o giinde mazlum, o zalimin yakasiyla sakalma yapisacak ve butiin gu- 
nahlanni onun boynuna yukletecek. Zalimse dtinyadaki yapip ettiklerine kar- 
sihk utancmdan basmi kaldiramayacak. 

Tut ki, esekler bugiin onun yukiinu cekiyor; peki yann o, eseklerin yiiku- 
nii nasil gekecek! Bana kotii kalpli, algak kimdir diye sorarsan; rahatim baska- 
lannm zahmetinde arayan kisidir, derim. Huzurunu, halkm sikmtilannda ara- 
yan zalim insan, ancak su iig bes gunliik dunyada sefa siirecektir. Zulmu yu- 
ziinden lzdirap iginde uykuya dalan dtiskunlere acimak gerek. Olii goniillu, 
duygusuz, zalim kisi, uykusundan bir daha uyanmasm! 

Zalim padisah, delikanhyla yaptigi miinakasadan sonra sesini gikarmadan 
oradan aynldi. Atim bir direge bagladi. Basim egerin iizerine koydu. Uyumak 
istedi ve fakat bir turlu basaramadi. Biitiin gece yildizlan saydi. Seher bulbu- 
lii otmeye baslaymca gecenin perisanligim unuttu. Ote yandan suvarileri, gece 
boyunca at kosturup iz siirduler. Nihayet padisahlanni buldular. Atlanndan 
inip kosarak yamna geldiler. At ustiinde, dalgmdi padisah. Askerler topraga 
yiiz siirunce dalgali denize dondii yer. 

Padisah, saraymm onde gelenleriyle oturdu. Sofra kuruldu. Yiyip igtiler, 
goniillerince eglendiler. Padisahm eski dostlanndan biri de sofradaydi. Gece 
sirdasi, giindiiz yoldasi olan bu zat, merak icmde ona sordu; "Padisahim; bii- 
tiin gece sizin icm endiselendik durduk. Dun gece koyliiler, size ne ikram et- 
tiler?" 

Basma gelenleri, kendisine edilen beddualan agiktan soyleyemedi padi- 
sah. Yalmz, eski dostunun kulagma egilerek fisildadi; "Diin gece kimse onume 
tavuk ayagi koymadi. Ancak esek ayaklanna gok eziyet edildi." 

Eglenceden sonra sarayma dondii padisah, igip igip sarhos oldu. Diin ge- 
ceki koylii geldi aklma, hizmetgilerine emretti. Bunun iizerine askerler, koy- 



Boston ve Gulistan 59 



luyii aradilar. Bulup elini, ayagmi bagladilar. Padisahm huzuruna getirip tah- 
tm dibine attilar. 

Kotu kalpli, gozu kara padisah keskin kilicmi gekti. Kagma imkam olma- 
yinca, canmdan iimidini kesen zavalh koylu, aklma geleni soylemeye basladi. 

Hayattan umidini kesenler, giizel sozler ederler. Tipki sivri dish bigakla 
kesilince, daha giizel yazan kalemin ucu gibi. 

Kagma durumu yoktu koyliiniin. Bunu anlaymca; "Mezarda yatilacak 
gece, koyde yatilmaz." deyip umutsuz bir halde basim kaldirdi ve korkulu 
gozlerle padi§aha bakip soyle seslendi; "Padisahim; sana ugursuz, kotii diyen 
ve zulmunden yaka silkip feryat eden yalmz ben degilim. Binlerce insan be- 
nim gibi du§iiniiyor. Beni oldiirmekle higbir §ey gozemezsin. Sonugta tek ben 
olecegim. Ya digerleri? Devrin, merhametsizlik devri; zulmiin, tutmu§ ciha- 
m ku§atmi§. Bana neden kiziyorsun! Yiizune soylediklerimi, digerleri arkan- 
dan soyluyor. Bu mu, size agir gelen? Hadi, elinden geliyorsa biitun insanla- 
n oldiir. Kabahati bende degil, buna sebep olan seylerde ara. Giiciin yetiyor- 
sa, bu sebepleri kokiinden kaziyip ortadan kaldir. Zulmettigin igin admin iyi- 
likle anilacagmi sanma. Sozum giicune gidiyorsa, bu sozleri gerektirecek dav- 
ramslarda bulunma. Tek garen, zuliimden elini ayagmi gekmektir. Zavalh in- 
sanlan oldurmen, gare degil dir. §unun surasmda bes giinliik omriim kalmis. 
Bunun da ikisi huzurlu ya gegecek, ya gegmeyecek. Say ki, beni oldiirdun; eli- 
ne ne gegecek! Benim su garip cammdan baska kaybim olmayacak. Ama sen, 
mazlumun kanma girmekle biiyiik seyler kaybedeceksin. Zulmiin ebedi kala- 
cak degil ya, elbet bir gun sen de oleceksin. Arkandan yapilan beddualar son- 
suza kadar pesini birakmayacak, adm daima kotu amlacak. Mazlum halkm 
korkundan geceleri uyuyamazken, sen nasil rahat uyursun! Tutarsan sana gii- 
zel bir ogiit verecegim, yok tutmazsan sen pisman olacaksm. Halki tarafmdan 
hiisnii kabul goren padisah, giizel huyludur. Sayet giknk geviren annelerle ni- 
neler bir padisaha lanet okuyorlarsa, meclisindeki dalkavuklann ovgiileri ona 
higbir sey kazandirmayacaktir." 

Basmm iistunde duran kihcm keskin, soguk yuzunii boynunda hisseden 
koylu, camm kader oklanna siper ederek sustu. Koyliinun konusmasi, verdigi 
ogiitler padisahm hosuna gitmisti. Tam gaflet sarho§lugundan ayihrken mu- 
barek bir melek kulagma hsildadi; "Bu adamdan gek kilicmi. Hos, oldiirsen 
ne olacak! Binlerce mazlumdan sadece birini katletmis. olacaksm." Huzurdaki- 



60 Sadi $irdzi 



lerin kimi saskm, kimi korkulu bakislan arasmda basmi egip elini sallayarak 
haykirdi padisah; "Affettim!" Sonra yere comeldi, kendi elleriyle bagim cozdii. 
Alnmdan optii, onu ayaga kaldmp kucakladi ve hatm sayihr bir goreve atadi. 
Omit agaci, meyve verdi. Padisahla koyliinun hikayesi dillere destan oldu. 
Bahti iyi olan, dogrulann yolunu tutar. Ayip arayip kusur arastiran cahillere 
tabi olma. Akilh zatlardan guzel ahlak ogren. 

Durumunu, davramslanm, gidisatim diismamndan dinle. 

Gunkii kotulugiin, dostun goziinde iyi goruniir. Methedenler degil, seni 
kmayanlar dostundur. Hastaya seker vermek, giinahtir; ona ancak aci ilac sifa 
verir. Ho§ tabiadi dostlann sohbetine katilmaktansa, asik surath insanlann §i- 
kayederini dinle. Cunkii serzeniji, onlar daha iyi yaparlar. Bu ogiitlerden daha 
iyisini sana kimse soyleyemez. Eger akilhysan, sana bir i§aret yeter. 

Halife Memun ile Cariye Hikayesi 

Hilafet sirasi Memun'a 22 geldiginde, ayyiizlii bir cariye satin aldi. Cariye- 
nin yiizu,. giinese; bedeni, giile benziyordu. Akh basmda konusuyor, naz ya- 
piyordu. Elini, asiklannm kanma batirmis, parmak uglan bu yiizden kizila 23 
calmisti. Adami bastan gikaran rastikh kaslan, giinese karsihk gelen kudret 
yaymi andmyordu. Neyse vakit gece olunca cariye, Memun'la bas basa kaldi. 
Memun onu arzu etti ve fakat kadm ona ram olmaymca kuplere bindi, o guzel 
basmi elindeki tasla yarmak istedi. Buna karsihk, cariye de restini gekti; "iste 
basim; ister kes, ister at; ancak benimle olma!" Resti goren Memun, geri adim 
atmak zorunda kaldi; "Giizelim; ne yaptim da seni incittim, neden beni be- 
genmedin?" Cariye, konusmasim daha bir hiddetlendirdi; "Oldiirsen de, bic- 
sen de seninle yatamam. Cunkii dayamlmaz bir agiz kokun var. Kihg bir kez 
keser, ok tek kez saplamr, ancak bu agiz kokusu her gece insam yine, yeniden 
oldiirur." Bu sozler Memun'u gok tizdu, incitti. Gece boyunca agiz kokusuna 
gare dusiinmekten gozlerine bir dirhem uyku girmedi. Sabah oldu, Bagdat ve 
diger iilkelerden alimler, hakimler, doktorlar gagirdi. Degisik konulardan ba- 



22 Me mun, Harunrejid'in oglu olup Abbasilerin yedinci halifesidir. 

23 Nushada unnab diye gegiyordu. Kizila ?alan bir meyve imi?. Metinde kast edilen meyve 
degil, rengidir. 



Bostan ve Gvlistan 61 



his agtilar, bu arada agiz kokusunu da konustular. Memun bu sekilde gaktir- 
madan ilacim almis oldu, agiz kokusundan kurtuldu. Onceden gok kizip soz- 
lerine epey gucendigi cariyesine simdi minnet duygulan besledi. Ciinku onun 
sayesinde bu dertten tamamen siynldi ve agzi giizel kokulu gonca-gulii andir- 
di. Cariyesine saraymda muhim bir gorev verdi ve kendi kendine; "Ayibimi 
yuzUme vurdu, artik benim dostumdur." diye soylendi. 

Bana gore; "yolunda kuyu var" diyen, iyiligini isteyen biridir. Ciinku yo- 
lunu sa§irana; "dogru yoldasm" demek bUyUk eziyettir. Ayibi yuzune soylen- 
meyen kisi, bilmedigi igin gok zaman bunlan hiiner sayar. Birine miishil otu 24 
lazimsa; "bal tatli, §eker mukemmel" demeyin. Bakimz, eczacmm biri ne guzel 
soylemis; "Gerekiyorsa sifa niyetine aci ilaci bile yudumlayacaksm." 

Dostum; yararh bir serbet istiyorsan, Sadi'nin aci nasihat ilacim al. Cim- 
ku ogudu; marifet eleginden gegmis, balla suslenmistir." 

Padi§ah ile Yoksul Hikayesi 

Yoksul bir adamm, padisah huzurunda dogru bir soz ettigini duydum. 
Meger padisah, bu soze gok gticenmis ve buyiikluk taslayip adami hapsettir- 
mis. Bir gUn yoksul, zindanda iken dostlanndan biri yanma gelip si tern yuklu 
bir dille kulagma fisildami§; "Ah be kardesim; o sozU niye soyledin!" Yoksul, 
yaptiginm dogru oldugunu soyleyip cevap vermis; "YUce Allah'm emrini yeri- 
ne getirmek igin. Zindandan korkmam, sonugta bir siirelik hapis." 

Ne ki; yoksulla dostunun konugmasim duyan dalkavugun biri, hemen 
bunu padisaha yeti§tirmis. Padisah kahkahalar atip; "Zavalh, zindan bir siire- 
lik diyor ha, oysa yanhs dusUnuyor, bilmiyor ki orada curiiyup olecek." demis. 
Bu kez padisahm sozU, saraydaki bir kole tarafmdan zindandaki adamm ku- 
lagma fisildanmis. Adam, koleye bakip; "Git padisahma soyle" diye onu uyar- 
mis; "uziilecek olan ben degilim, asil kendisi. §u dunya kag gUnluk ki, zindan 
bana i§kence olsun! Elimden tutup cikarsan, sevinmem; basimi kessen, gam 
yemem. Hazinen, hUkmUn yururken; ben burada act, kahir, hasret, korku, 
aile derdi iginde oltirsem, yann mahserde seviyemiz aym olacak. Ug-bes gun- 
luk dtinyaya aldanma. Halkmm gonlunden yukselen ah atesiyle kendini yak- 

24 Sukmuniya ya da Sekmonya. 



62 Sadl $irdzt 



ma. Senden once, senden gok daha biiyiikleri yok muydu, zulumleriyle ciham 
yakmadilar mi? Peki ya, §imdi onlara ne oldu! Onlar gibi olmak istemiyorsan, 
oldiikten sonra adm iyilikle amlsm diliyorsan, mezannda lanetler savrulmasm 
diyorsan, ona gore ya§a! Kotii adet, adi iizerinde kotiidur, koymamaya gayret 
et ki; bunu gikarana herkes lanet eder. Kuwet, kudret sahibi bir ki§i, yiicelikte 
son noktayi da bulsa, en sonunda du§iip girecegi yer, mezann dibi degil mi!" 

Kendisine yetisjirilen bu sozler kar§ismda padi§ah iyice galeyana geldi ve 
hie du§unmeksizin emretti; "$u yoksul ihtiyann dilini, ensesinden gikann." 

Padi§ahm fermamm duyan ihtiyar, cesur bir dille cevap verdi; "Padi§a- 
him; bu soziinden de korkacak degilim, hele dilsizlikten asla! Rabbim, kal- 
bimden gegenleri biliyor. ister yokluk gekeyim, ister zuliim goreyim; akibetim 
hayrr olduktan sonra ikisi de birdir." 

Dostum; akibetin iyi olduktan sonra, gektigin yas, dugtin dernek olur. 

Talihsiz Boksor Hikayesi 

Yokluk iginde ya§ayan, aghktan neredeyse oltim derecesine gelmi§, talih- 
siz, zavalh bir boksor 25 vardi. Yumruklanyla para kazanamadigmdan karmm 
doyurmak igin sirtiyla gamur ta§imaya baslamisti. Bu durum, gok agmna gi- 
diyordu. Kimi zaman co§ar, du§kunleri oldiiren felekle sava§ir; kimi zamansa 
umitsizlige diiser, hayata kiiserdi. Halkm tath tath gegindigini gordiikge, bo- 
gazma act sular tikanir, zehirlenir; gogu kez perisan haline aglayip §6yle in- 
lerdi; "§u diinyada benden daha beteri var mi acaba? Kimileri bal §erbeti igi- 
yor, kimileri tavuk, kuzu eti yiyor. Oysa ben ekmegime siirecek yag bile bula- 
miyorum. §u talihe bak; kedi, kurk giysin; ben, giplak kalayim; olacak i§ mi! 
Camur i§iyle ugrasirken, ayagim buyuk bir hazineye batsa, ne olurdu! Felegin 
cilvesiyle hazineme kavujsam, ben de gun gorsem, hayattan zevk alsam, us- 
tiimdeki sikmtilan bitirip eglenceye dalsam, fena mi olurdu!" 

Neyse duydum ki, boksor bir gun yine toprak kaziyormus. Kazarken top- 
rakta ne gorse begenirsiniz? Dura dura guriiyup pargalanmis, di§leri yere ka- 
nsmi§ bir gene kemigi! Kemik, kendi diliyle baslamis ogiit vermeye; "Arka- 



25 Nushada miijt-zen diye gegiyordu. Yumrukgu karjihgi varsa da boksor karsihgi daha uy- 
gun. 



Bostan ve Gtdistan 63 



da§; yoksullugunla dii§kunlugune tahammul et, yann toprak altmda bu hale 
donmeyecek misin? Akibetin boyle olduktan sonra; ha §eker yemi§sin, ha ci- 
ger kani icmi§sin; ne onemi var. Hos gor, iyi-kotii donsun devran; bizsiz daha 
cok donecektir." 

Curiimus gene kemiginin bu sozlerinden cok etkilenen boksor, igindeki 
kederi bir kenara atip kendi kendine soylenmeye ba§ladi; "Ey akilsiz, tedbir- 
siz nefis! Yokluk, sikmti yiikunii cekeceksin tabi. Bos yere kahrolup da ken- 
dini oldurme. §u fani diinyada ba§i listunde yiik ta§iyanla §an ve §erefge ba§i 
goge degenin sonunu kim bilebilir? Hem yann yer degi§tirmeyecekleri ne ma- 
lum? Bu diinyada keder de, seving de gecicidir. Ebedi kalan §eyse yaptiklan- 
mn kar§ihgiyla iyi admdir." 

Ey padi§ah; taht da fanidir, tac da; yalmz kerem kahr yamnda! Kendini ta- 
lihli hissediyorsan liituf ve ihsanda bulun, sana yara§an da budur. Saltanatma, 
devletine, hizmedndekilere bakip da bobiirlenme bo§una. Zira senden once, 
senin gibi niceleri geldi gegti; senden sonra da gelmeye devam edecek. tzzet 
sahibi kimse, dinin emirlerine uygun hareket eder. Cunku bilir diinyanm fani 
oldugunu. Diizgiin ve giiclii bir saltanatim olsun diyorsan dini onunla bera- 
ber dusiinmelisin. Er-geg bu diinyayi sen de terk edeceksin; o halde alunlan- 
m gikar, ihtiyag sahiplerine pay et. 

Bak, Sad! de oyle yapiyor. Ne ki, altmi olmadigi icin inci gibi sozler sagi- 
yor. 

Ogiit Almayan Zalim Padi§ah Hikayesi 

Bir ulkeye padisah olan zalimi anlattilar. Sakanati zamamnda insanlann 
gundiizleri, gecesi gibiydi. Zulum korkusundan gozlerine uyku girmezdi. iyi 
kalpli insanlar giinduzleri onun kahnyla inim inim inlerdi. Gece olunca bu iyi 
insanlar, sabaha kadar ellerini kaldinp ona beddua ederdi. Bir gun iclerinden 
bir kismi, zamamn §eyhlerinden birine gidip feryadar iginde ondan yardim is- 
tediler; "Ey ilim ve irfan sahibi zat, ey ince ve giizel dusunceli insan! §u zali- 
min yanma git ne olur, ona giizel ogiitlerde bulun ve Allah'tan korkmasmi soy- 
le." §eyh, bu talebe kar§i Qikti; "Onun yaninda Allah'm adim anmak, hig dog- 
ru olur mu! Allah admm amlmasma ve Allah'a ait sozlerin soylenmesine deg- 
meyecek biri gunkii o." 



64 Sadx $irdzi 



Kisjyi Hakk'tan uzakla§mrs. gordtigtinde, yanmda Hakk sozu soyleme. Al- 
gak insanlann meclisinde ilim-fenden konusmak, ilim-fenne saygisizhk olur. 
Ciinku, ha onlara bunlardan bahsetmi§sin, ha tohumu gorak araziye serpmig- 
sin. Ustelik ogtit kar etmeyince, sana dU§man kesilirler. incindiklerine bakma- 
yip ziyadesiyle seni incitirler. 

Oysa sen ba§kasm sultamm! Senin adetin, Hakk yolunda yurumektir. Bu 
nedenle katmda dogruluktan cesur bir sekilde bahsedilebilir. Ey giizel du§Un- 
celi sultan! Hakk neyse soyledim sana. Zaten Allah dostunun yanmda ba§ka 
ne soylenebilir! YUzuk tasmdaki muhrun bir ozelligi var. Muma basihrsa qi- 
kar, ta§a basihrsa gikmaz. Zalim bir kisinin sozlerimden ahnmasmda sasilacak 
ne var! O hirsiz, bense bekgiyim. Sultamm; sen de insafh, adaletli bir bekgisin. 
Rabbimin hamiyeti, bekcin olsun. Sayende huzurlu ya§iyoruz. Sikmti versen 
hakkm var ama yapma. CunkU mihnet de Allah'indir, lutuf ve ihsan da. 5ukur, 
onadir. Yuce Allah, seni halkm hizmetine amade kilmi§, ba§ibo§ birakmami§- 
tir. Herkes i§-giig pesinde ve fakat devlet topu senin elinde. Cenneti gah§arak 
kazanmadm sen. Allah, cennet ehlinin ahlakiyla donatti seni. 

Kalbin, aydm; devletin, buyxik; derecen, yuksek; hayatm, giizel; son nefe- 
sin, sahadet; ibadetlerin, sevap; dualann, makbul olsun. 

Padi§ahlann Tedbirleri ve Sava§ Siyasetleri 

Tedbirle i§ bitiyorsa, dujmanm yUzune giilmek, sava§maktan daha iyi- 
dir. Dufmam savasarak yenmek imkansizsa, guzel hediyeler verip onlarla iyi 
geginerek en azmdan bu fitne kapismi kirmak gerekir. Sana zarar verecegin- 
den korkuyorsan, tath dilinle dUjmanm agzim bagla. Dusmani dikenli teller- 
le durduramayacaksan, altm sag. Cunku ihsan, keskin di§i kesmez eder. Ted- 
bir ve yuze giilerek ciham elde edebilirsin. Isiramadigm eli op. Du§mana ho§ 
gonin, onu ok§a, kendine dost edin. Fakat buldugun ilk firsatta yiiz derisi- 
ni. Kemendinden isfendiyar'm 26 bile kurtulamadigi Rustem, unutma ki ted- 
birle tutulmustur. Sayica az bile olsa dujmandan sakm. Gerekli onlemi al. Sel 
sulan, damlalann birikmesiyle olu§ur. Ka§lanm gatip da onu urkutme. Zayif 
da olsa, dost olmasi senin igin daha iyidir. Du§mani, dostundan gok olan bir 

26 Isfendiyar, Zaloglu Rustem tarafindan oldurulen Keyani beyi. 



Bostan ve Gulistan 65 



adamm; du§mam memnun, dostu mutsuz olur. Askerlerinden daha gok olan 
du§mana hucum etme. Nestere yumruk atilmaz. Rakibin zayif ve sen gugluy- 
sen, onu ezme. Diiskiine gtig kullanmak algakhktir. Ister nl kadar kuwetli, is- 
ter aslan pengeli ol; bana sorarsan, bans, her zaman savagtan iyidir. Bansi de- 
vam ettirmek igin butun gareler tukenmi§se savasa basvurmak ancak o za- 
man dogru olur. Bans isteyen du§mandan yiiz gevirme. Yok ille de sava§ isti- 
yorsa, bu kez atmm dizginlerini biikiip yiiz gevirme. Savas kapismi once diis- 
man kaparsa, geref ve haysiyetin on bin kat artar. Sava§mayi dusman istemi§- 
se, kiyamet giinu bunun hesabmi Allah, senden sormaz. Birisiyle aranda kin, 
du§manhk bas gostermi§se ona acima, sava§a hazirlan. Kin tutam, dost tut- 
mak biiyuk bir hatadir. Algak adamlar kar§ismda gevseklik gosterme, tatli ko- 
nusma. Sonra kibirleri artar. Giicun yetiyorsa arap atlan ve cesur sava§gilann- 
la dusmanm tozunu havaya ugur. Dusman, yenilgisini kabul edip kapma gelir 
ve seninle dost olmak isterse; gonliinden kini, basmdan ofkeyi gikar. Tatli dil 
ve yumu§ak davranisla sana basvuran du§mana, kesinlikle sert ve ofkeli dav- 
ranma. Aman dileyene, dilegini ver; iyilikten sa§ma, bagi§layici ol. Ote yan- 
dan hile ve tuzaklanna kar§i da uyamk ol. Ihtiyarlann gorii§ ve du§iincelerine 
saygi goster. Cunku onlar gok isi tedbirle tecrtibe ettiler. Gencler, tungtan ka- 
leleri kihglanyla yikmaya galisirken; onlar akil ve tecrubeleriyle ele gegirirler. 
Filled devirip aslanlan peri§an eden gengler, ihtiyar tilkinin hilesini bilmezler. 
Sava§ ortasmda komuta elindeyken kagmak da dahil turn ihtimalleri onceden 
dii§un. Kimin zafer kazanacagim bilemezsin. Askerlerin maglup olup dagilir- 
sa tek ba§ma kahramanhkta bulunma. Sen de onlar gibi davran, camm ate§e 
atma. Sava§ meydanmm kenanndaysan, savus; ortasmdaysan, dusman elbise- 
si giy onlar gibi goriin ki camm kurtarasm. Askerlerin bin, dusmanm iki yiiz 
kisi bile olsa gece vakti arazilerinde durma. Geceleyin pusudan gikan elli ki§i, 
be§ yiiz kisilik heybetiyle askerlerini darmadagm edebilir. Geceleyin yola de- 
vam eden ki§i, her §eyden once pusu yerlerini gok iyi bilmeli ve kendini sakm- 
mali. Dusmanla aranda bir giinluk mesafe varsa dur, cadinni orada kur. Ustu- 
ne gelmesinden korkma. Efrasiyap da 27 olsa kafam gikar. Zira o sana gelinceye 
kadar hayli yipranacaktir. Sen de yorulan du§mana akm edersin. Akilsiz diis- 



27 Efrasiyab, Sehname'de bahsi gegen buytik Turan hukumdan. Onun ifin Alper Tunga di- 
yenler de vardir. 



66 Sadl $irdzl 



man kendisine zulmettiginin farkmda degildir. Dilsman uzerine yurudugunde 
ilk hedefin sancaklan olsun. Zira sancaklan dii§en dilsman bir daha toparla- 
namaz. Dagihp kagan diismamn pefinden fazla kosma. Hem yardimci kuwet- 
lerinden aynlmi§, hem de yol boyunca gucunu harcamis olursun. Sonra diis- 
man azligmizdan cesaret ahr da, suvarileriyle yeniden hiicuma kalkar. Atlann 
ayaklanndan gikan tozlar bulu tiara kan§ir. Mizrak ve kihglanyla dilsman, et- 
rafmizi kusatir. Dilsman bozguna ugratildigmda, askerierin ganimet sevdasry- 
la peslerinden gitmesin. Boyle yaparlarsa §ahm arkasi bo§ahr. Sava§larda or- 
dunun cam, §ahtir. Dolayisiyla ordunun, §amm korumasi; sava§a girmesinden 
daha hayirhdir. 

Ban§ Zamani Askeri Ho$ Tutma 

Bir kez olsun sana faydasi dokunmus. cesur adamm derecesini cesurlugu 
nispetinde yukselt ki, senin igin ikinci defa hayatmi tehlikeye atmaktan yahut 
Yecuc'le 28 sava?maktan asla imtina etmesin. Dar giinde yamnda olmasim isti- 
yorsan bans zamani askerini ho§ tut. Savasgi adamlanmn ellerini simdiden op 
ki, dusmanm kos 29 galmasm. Mevcut durumda davram§i hos olmayan asker, 
sava§ gunil oliimu goze ahr mi? Ulke hudutlanm ancak askerierin sayesinde 
muhafaza edebilirsin; askerlerini de parayla. Askerin gonlii hof , karm tok ol- 
dukga padisah, dusmana galebe galacaktir. Asker dedigin, hayatmi kellesiyle 
odemeye razi olan kisidir. Sikmti iginde yasarlarsa yazik olur. Hazine, asker- 
den esirgendigi takdirde; o da elini kihcma goturmek istemeyecektir. Eli bo§, 
i§i giicu aglayip inlemek olan asker, savas. esnasmda nasil olur da yigitlik gos- 
terir, hig du|iindun mu? 

Tecrubeli Yigitlere Deger Verme 

' Diismanla sava§malan igin meydana yiirekli adamlan yolla, aslanlarla as- 
lanlan garpiftir. Gungormils zatlann goru§ ve dusiinceleriyle hareket et dai- 
ma. Unutma ki, koca kurt avda tecriibelidir. Kihg kullanan genglerden degil, 
asil gok bilen ihtiyarlardan kork. Cunkii filleri devirip aslanlan yikan gengler, 



28 Ye'ciic ile Me'cuc: Kiyamet alametlerinden olan azgin iki topluluk. 

29 Kos, biiyuk davul demektir. 



Bostan ve Gulistan 67 



ihtiyar tilkinin hilesini nereden bilecekler! Felegin iyisiyle kottisUnU tattigm- 
dan; dUnya gormus insanlar akilh olurlar. Huzur ve saadet isteyen gengler, ih- 
tiyarlann sozlerinden yuz gevirmezler. Ulkenin huzur ve refahim dusunuyor- 
san, muhim gorevleri yeni yetmelere devretme. Askerlerinin ba§ma da savas 
tecrUbesi bulunanlardan ba§kasrm gegirme. Cetin ve zor isleri kuguklere ver- 
me, gunku yumrukla orsU pargalayamazsm. Halkm gonlunu kazamp askeri 
hos. tutup iyi idare etmek gocuk oyuncagi ve maskarahk degildir. Vakit kaybet- 
mek istemiyorsan, eli i§ tutmayana i$ buyurma. Av kopegi kaplandan ba§ ge- 
virmez ve fakat hig ava gikmami§ aslan, tilkiden tirsar. Kucakta buyiitulen go- 
cuk, sava§a girmekten gekinir. Sava§ adami dedigin; gUrejte, avda, ni|ancihk- 
ta ve gevgan 30 oyununda tecrube sahibi kimsedir. Hamamda yahut naz ve ni- 
met kapismda beslenen kiginin sava§ kapismi agik gordUgunde 6dU kopar. O 
ki, hayvana bile iki kijinin yardimiyla biner, dolayisiyla bir gocuk bile onu ra- 
hadikla yere duiiirebilir. Sava§ta kagam gordugun zaman, fayet du§man eliy- 
le olmemi§se, hemen oracikta sen oldur. Cunkii iffetsiz kizlar bile, savas gUnu 
du§mandan kadm gibi kagan kihg erlerinden daha ustundiir. 

Gorgin ve Oglu Hikayesi 

Okunu ve yayim ahp savasa gitmek igin hazirlanan oglunun ardmdan, 
bakm Gorgin 31 ne guzel §eyler soylemis: "Oglum; sayet kadmlar gibi kagacak- 
san, sava§a gidip de diger savasgilann onuruyla oynama." Savasta dusmana 
sirtmi donen suvari, sadece kendini degil, turn namh yigitleri de oldiirmus. de- 
mektir. Sava§ sirasmda cesaret gostermek, sadece ve sadece aym sofrada otu- 
rup aym dilden konu§an, ayni kafaya sahip iki dosta mahsustur. Bunlar sava- 
§m tarn ortasmda canla basla mUcadele ederler. Her ikisi de ayni diisuncede- 
dirler. igerinden biri diisman eline duserken, oklann hUcumundan kagmak 
digerine agir gelecegi igin, aralanndaki dostluga sigmaz. Dosdann, dost olma- 
diklanm gordUgunde savas meydanmdan sivismayi kendine ganimet say. 



30 Cevgan, cirit oyununda kullamlan degnektir. 

31 Gorgin ya da Gurgin: Jehnamede adi gegen biiyiik bir pehlivan. 



68 Sadi $irazi 



Hiiner Sahiplerini Ok§ama 

Ey tilkeler fethetmek isteyen padi§ah! Iki ttirlii insana onem ver. ilki, sa- 
vas alanlannm gozii pek savascilan; digeri, g6rii§ ve dugunce sahibi bilgeler. 
Bilgelerle kihc galan kahramanlan elinde tutmasini bilen padisahlar, daha nice 
buyiik devletlere nail olurlar. Insanoglu icin iki btiyuk hiiner vardir; kalem 
ve kihc kullanmak... Bu hiinerlerin birinden mahrum olan kisinin olumiine 
iizulme. Elleri kalem tutan yahut kill? kullanan kimseleri hos tut, onlara kulak 
ver. Calgici tayfasma meyletme sakm. Cunkii onlar kadmlar gibidir, sana hic- 
bir faydalan dokunmaz. Dii§man sefere hazirlanmi|ken, senin galgicilar ara- 
smda eglenceye dalip sava§ naralan kar§ismda kulak tikayip kendini unutman 
adamhk degildir. Nice devlet sahibi insan; bu oyunlara dalmis ve son oyunla 
birlikte devletleri elinden gikip yok olup gitmistir. 

Dii^mandan Sakinma 

Dusman sava§ actigmda kork demem ben, sana; bilakis, bans zamam sa- 
km onlardan. Nice insanlar var ki, gundiizleri bans, ayeti okur ve fakat gecele- 
ri askerlerini uykuda bulunanlann iistiine saldirtir. Savasgilar zirhlanyla top- 
rakta yatarlar. Ctinkii yatakta uyumak kadmlann i§idir. Kihc calan yigitler ga- 
dirda bile kadmlann evlerinde uyuduklan gibi ciplak uyumazlar. Diismanm 
ansizm hucuma kalkacagim dusiinerek her an sava§a hazirhkh olmahsm. Sa- 
kmip tedbir almak, i§bilen yigitlere mahsustur. Karakollar; ordunun tungtan 
yapih surlan, duvarlandir. 

Du§mam Akil ve Tedbirle Defetme 

Hakkmda kotuliik dustmen ve fakat dusundiigti kotuliigti yapmaya gucii 
yetmeyen iki dusman safi arasmda, kendini giivende hissedip oturmak akil 
kan degildir. Iki safm birlestigini ve kisa olan ellerinin uzadigim dtiitinsene, 
halin ne olur! iki dusman arasmdaysan once kuracagm tuzaklarla ilkini oya- 
lamaya gayret et. Sonra belli etmeden digerinin kokunii kazi. Baktm ki saflar- 
dan bin inatgihk edip seninle savasmak istiyor, o zaman dtismamyla hemen 
dost olmamn yollanm ara. Boylece giydigi gomlek, viicuduna dar gelir, zindan 
kesilir. Bundan sonra tedbir kihcmla dtismanimn kanmi akitabilirsin. Dusman 



Bostan ve GiXlistan 69 



saflan arasmda anlasmazlik ciktigim gordugun takdirde, kihcmi kmma sokup 
sabirla bekle. Zira iki kurt birbirine dusttigii zaman, koyun aralanndan rahat 
gecer. Birak dtisman, dtismamyla didisedursun; sen, dostlannla huzur icinde 
muhabbet et. 

Du§mana iyi Davranma 

Sava§ namma kihcmi cektigin zaman, gizlice bans yolunu da arastir. Or- 
dular sevk eden, migferler parcalayan kumandanlann savas heveslisi goriin- 
duklerini sanma. Gercekte onlar gizliden gizliye bans yollanm aramaktadir. 
Meydanlan dolduran cesur savascilannm gonullerini ho§ tut ki; savas sirasm- 
da top gibi yuvarlanip ayagma dtisstinler, ugrunda ba§lanm ortaya koysunlar. 
Dtisman kumandanlanndan birini esir aldigmda oldurmek igin acele etme. 
Kendi kumandanlanndan birinin, diismana tutsak du§medigini nerden bile- 
ceksin? Eger oldiirmekte acele edersen, onlar da misliyle cevap verecektir. Ki- 
sasa kisas yani. . . Ote yandan tutsaklanna kotii davranan kumandanlara felek 
gulmez. Giin gelir, onlar da bu hale dtisebilir. Zincire vurulup act geken kim- 
se, firsat eline gegtigi halde zincire vurulan kisilere act gektirmemeli. Du§ma- 
nm onde gelenlerinden biri, sana boyun egmek isterse, gonlunii al, ona iyi 
davran. Ciinku onu goren birisi daha gelir. Tath dilinle on diismam ikna et- 
men, bir gecede yuz baskm yapmandan daha etkilidir. 

Itaat Eden Du§mandan Sakinma 

Dtismanm yakmlanndan biri, seninle dost olmussa hile ve tuzaklanndan 
emin olma. Cimku yakmhgi aklma diistiikge, igten ige sana kin besleyecek- 
tir. Dtismanm tath soztine kanma hemen, bal icinde zehir de olabilir. Kendi 
dostlanni bile diismam sayip ona gore hareket eden ki§i, du§manm her tiir- 
lti hilesinden rahathkla kurtulabilir. Herkesi yankesici sayan kimse, kesesin- 
den tek bir inci dahi kaptirmaz. Beyine karsi gelen askeri, sakm kendi hizme- 
tinde kullanma. Kendi buytigunun hakkmi bilmeyen, senin hakkim nasil bil- 
sin. Boylesi insanlann yeminlerine, sozlerine kanmamak gerekir. Mumkun- 
se baslanna gizlice bir gozcti dikmelidir. Hizmetine hentiz girmis olamn ipini 
uzat, gok sikma ama. Sonra kopar, kacip gider, bir hizmetci kaybetmis olur- 
sun. Dtisman tilkesini eline gegirdiginde, idaresini o bolgenin mahkumlanna 



70 Sadi Sirdzf 



ver. Cunku yuregi yamk, gozii kara insanlardir. Di§lerini zalimlerin bogazma 
gegirir, onlann kanmi iger. Bir kaleyi kusattigmda, igindeki halkm rahatim du- 
§iin ki; kale, bir bagkasi tarafmdan ku§atilmak istendiginde, ilkin onlar baskal- 
dirsm. Fethettigin §ehrin halkina eziyet ettikten sonra; "imdat du§man geldi, 
kapiya dayandi!" diye feryat edip kapilan kapamamn alemi ne! Zira dusmam- 
nm yanda§lan, seni igten vurmak igin goktan haziriik yapmi§, uygun am kol- 
lamaya ba§lami§tir. 

Sir Saklama 

Du§manla sava§mak igin gizliden gizliye, inceden inceye her tiirlu hazirh- 
gi yap. Alacagm tedbirleri tek tek du§un, ancak kimse niyetini bilmesin. Sirn- 
m herkese agma. Aym sofrada yemek yedigi halde, birinin, digerinin aleyhinde 
casusluk yapip onu gammazladigmi ben gok gordum. Soylence kabilinden an- 
latirlar ve derler ki; "Buyiik Iskender 32 doguya sefere gikacagi zaman, gadm- 
m bati yoniinde kurdururmu§." Ve yine derler ki; "§ah Behmen 33 Zabilistan'a 34 
varacagi zaman, saga diye emredip sola yurumus." Niyetini, amacim senden 
ba§ka bilen varsa, o niyete oturup aglamak gerekir. Kin tutup dujmana sava§ 
agacagma; iyilik goster ki, ciham elinde tutasm. Tadihkla, giizellikle hallolacak 
bir meselede sertlik gosterip inatgihk etmek dogru degildir. Gonliiniin dert- 
li olmasmi istemiyorsan, dertli goniillerin derdinden anndir onu. Askerlerinin 
kaba kuvvetine bel baglama. Tersi, mazlumlardan himmet dilen. Cunkii sana 
umit baglayan zayif kimselerin duasi, yigitlerin kaba kuwetinden daha giig- 
ludiir. Dervi§lerden yardim talep eden, Feridun'a dahi savas. agsa, kolayca iis- 
tesinden gelir. 



32 Makedonyah Buyiik iskender. Ona Ziilkarneyn diyenler de vardir. 

33 Behmen ashnda bir lakap olup bu kisi Efrasiyab'm ogludur. 

34 Zabilistan, bugunku Afgan topraklan. 



ikinti Bolum 

Comertlik 



Akilhysan sayet, herbir seyin ozunii, anlammi kavramaya gah$! Cunkii 
suret, fani; mana, kahcidir. ilmi, comertligi, takvasi olmayan kisi, manadan 
mahrum kuru bir surete benzer. Sagligmda halkmi rahat yatiran kimse, olduk- 
ten sonra toprak altmda rahat yatar. Ahiret azigmi simdiden toplamaya gayret 
et! Zira olumunden sonra yakmlann hirsa kapihp ruhuna higbir iyilikte bu- 
lunmayacaktir. Altim, nimeti bugiin dagit. Yann onlar senin olmayacaktir. Aci 
gekmek istemiyorsan, aci gekenleri hatirdan gikarma. Hazine elindeyken sa- 
hiplerine ver, yann anahtarlan senden gikacaktir. Azigmi kendin hazirla. Son 
nefesini verdikten sonra esinden, gocugundan jefkat bekleme. Ote aleme azi- 
gmi kendi goturen, bu diinyada devlet topunu gelmis demektir. Hig kimse 
kaygilanmi paylasarak sirtimi kendi tirnaklanm gibi kasiyamaz. Serve tin ney- 
se avucuna al, ihtiyag sahipleri arasmda bolustiir. Aksi takdirde yann elinin 
tersini lsinrsm. Fakirlerin sirnni sakla, kusurlanm arajtirma ki; Yiice Allah da 
yann senin kusurlanna perde geksin. Diiskunii, kapmdan eli bos gevirme. Al- 
lah muhafaza, bir gun sen de kapi kapi gezen bir garip olabilirsin. Baskasma 
muhtag olmaktan korkan buyiik insan, muhtaglan darda birakmaz, onlara iyi- 
lik eder. Gonlii yarali kimselerin hatirlanni sor, onlan gozet. Kim bilir, yann 
bir gun, sen de bu duruma diisebilirsin. Darda kalmislann gonullerini ferah- 
lat ki, darda kaldigm zaman gonliin rahata ersin. El kapilannda dilenmedigi- 
ne gore, kapma gelen dilenciyi kovma. 

Yetimi Gozetme 

Babasiz kalan gocugun bajma golge sal, onu himayene al, yuzuniin to- 
zunu silip ayagmdaki dikeni gikar. Neden bu kadar zavalh, diisiinmedin mi; 



72 Sadi Sirazf 



kokii olmayan agag, hig taze olur mu? Boynu biikiik bir yetim gordugunde, 
karsisma gegip de gocugunu 6 pup oksama. Aglaymca, kim geker nazmi yeti- 
min yahut ofkelendigi zaman kim yati§tmr? Dikkat et, aglamasm yetim; zira 
aglamaya ba§larsa, ars da titremeye baslar. Esirgeyerek sil gozyasim, sefkatle al 
yuzunun tozunu. Baktm ki basmda golgesi yok, golgende besle onu. Vaktiyle 
babamm kucagma yaslandigim zaman benim de ba§imda tag vardi. Hele be- 
denime bir sinek konmayagorsun, kag ki§inin gonlu bundan peri§an olurdu. 
Ya §imdi? Dti§mana esir dtigecek olsam, dostlanmdan higbiri bana yar olma- 
yacak. Bir ben bilirim yetim gocuklann halini. Cunku gocuklugumda ben de 
babami kaybetmi§ idim. 

Diken Hikayesi 

Adamm biri, bir yetimin ayagmdaki dikeni gikarmi§ti. Oliimunden sonra, 
Hocend'li Sadreddin nammda biiyuk bir zat onu ruyasmda gordti. Adam bir 
yandan; "Bir diken sayesinde benim igin biten §u gullere bak!" diyor, bir yan- 
dan da mutlu bir $ekilde cennet bahgelerinde geziniyordu. 

Elinden geldigi kadar merhametli ol ki, zahmete du§tiigunde merhamet 
goresin. Birisine iyilik ederken; "Ben efendiyim, oysa elime muhtag bir kole" 
diye sakm bobiirlenme. Felegin kilici boylelerini yere serdiyse, heniiz kmma 
girdigini sanma. Yann seni de yere sermeyecegi ne malum! Saadet ve huzuru- 
na duaci binlerce insan gordugunde, kimseye muhtag degilim diye boburle- 
necegin yerde, seni kimseye muhtag etmeyen Rabbine §ukret. Zira gok kimse- 
ler sana umit baglami§ken, sen kimseye muhtag degilsin. Bir yerde; ulu zatla- 
nn huylanyla iyiliklerine karsilik 'kerem' sifatmi kullanmi§tim. Meger hata et- 
misim. Bu sifat, peygamberlerin ahlakmdandir. 

Hz. Ibrahim ile ihtiyar Hikayesi 

Hz. Ibrahim Peygamberin misafirhanesine bir hafta boyunca higbir yolcu- 
nun ugramadigmi duydum. Oysa guzel huylu peygamber, belki azigi kalma- 
yan biri gelir dUsuncesiyle yemegini vaktinde yemezdi. Gunlerden bir gUn di- 
§an gikti, dort bir yana bakti, vadinin etrafmi kolagan etti. Colde sogut gibi ya- 
payalmz, sagi basi yashhktan agarmis birini gordU sadece. Hos bir edayla mer- 



Bostan ve Gulistan 73 



haba deyip onu comert insanlann usuluyle evine buyur etti ve; "Ey gozlerimin 
nuru, lutfet de beraber tuz ekmek yiyelim." dedi. Bu talebi geri gevirmedi ih- 
tiyar adam ve seve seve deyip yuriimeye basladi. Kendisine selam olsun, pey- 
gamberin bu iyi ahlakmi biliyordu. Misafirhanesindeki hizmetgiler ko§tular, 
du§kun ihtiyara ikramlarla yer gosterdiler. Peygamber buyurdu ve sofra ku- 
ruldu; birlikte oturdular. Herkes; "bismillah" diyerek yemege ba§ladigi halde; 
kimse, ihtiyann besmele gektigini duymadi. Hz. Ibrahim sitem dolu bir dille 
sordu; "Ey ya§i gegkin ihtiyar! Ben kocami§lardaki samimiyeti ve harareti ne- 
dense sende goremiyorum. Nimeti yiyecegin zaman onu veren Yuce Allah'm 
admi anmak sart degil midir?" Ihtiyar, tok bir sesle kar§ihk verdi; "Ben mecu- 
silerin pirinden isjtmedigim bir yola uymam." Hz. Ibrahim, bedbaht ihtiyann 
ate§perest ve kendi dinine yabanci oldugunu anlaymca onu sofradan uzakla§- 
tirdi. Cunkii temizlerin yanma murdar yakigmaz. Tarn bu esnada gokten bir 
melek indi ve Allah'm buyrugunu peygambere bildirdi; "Ey Halil! Bu ihtiya- 
ra yiiz yildir nzk ve hayat vermi§im ben. Sense bir an iginde onu huzurun- 
dan kovdun? O, atese tapiyorsa birak tapsm. Sen comertlik elini neden geki- 
yorsun?" 

Iyiyle Kotiiye ihsan 

Sununki riya ve goz boyama, bununki hile ve yalan deyip ihsan kemeri- 
nin ucunu dugiimleme. Tefsir okuyup bilen bir adam, ilim ve edebi, meta kar- 
§ihgi satarsa zararh gikar. Akil ve §eriat, idrak sahiplerinin dini, dunyaya degi§- 
melerine fetva verir mi hig? Bilakis sen; ucuz satandan mal almayi tercih eden 
anlayijh adam gibi ilim ve edebi her kojulda satm almayi bil. 

Abit ile Dilenci Hikayesi 

Dilencinin biri, gonul adamlanndan birine gelip; "Camura battim, pek si- 
kmtih durumdayim. Bende bir algagm on dirhem alacagi var. Bunun bir ge- 
kirdegi bile, yuregimin ustunde on batman ediyor. Her gece, onun yuziinden 
halim peri§an; her gun, golge gibi ardimda geziyor. incitici sozlerle kalbimin 
igini, evimin kapisi gibi delik de§ik etti. Allah, dogdu dogah bu on dirhem- 
den ba§ka bir §ey vermemig sanki ona. Elifi gorse mertek samr. Sarftan da la- 



74 Sadl $irdzi 



yensariP 5 babmdan baska bir sey okumamis. Bu kalpazan herif, her gun ama 
her giin hentiz gtines ufuktan bas kaldirmadan kapimm halkasmi vuruyor. 
Hangi comert insan, az-biraz para ile beni o tas kalpliden kurtaracak?" dedi. 
Iyi huylu ihtiyar, bu sozleri dinledi, ihtiyann cebine birkac akin sikistmp al, 
dedi. Dilencinin lsidi gozleri. Eline para gegince, altm gibi taptaze bir yiizle 
cikti, gitti. Olaya tamkhk eden icerdekilerden biri, uygun bir dille abidi uyar- 
mak isteyip; "§eyhim, bu kimdir, biliyor musun?" diye sordu; "Olse ardm- 
dan aglamak caiz olmaz. Oyle aleak bir dilencidir ki; erkek aslana, eyer vurur; 
Ebuzeyd'e 36 tas cikartir." Bu sozlere karsihk abid, ellerini dudaklanna gotu- 
riip; "Sus, sen soz eri degilsin!" diye sitem etti, "hig olmazsa bana kulak ver ve 
§unu dusun. Dedikleri dogruysa istedigini vermekle el-aleme karsi onun sere- 
fini korumus olacagim. Degilse yani o ytizsiizluk ve riyakarlik etmi§se bu kez 
beni aldatmaya kalkan bu sarlatamn elinden kendi serefimi kurtarmis olaca- 
gim. Kisasi, her haliikarda ben kazanmi§ olacagim." 

Sen; iyiye de, kotuye de bol bol para-pul ver. Cunkii biri, hayir kazan- 
mak; oteki, belayi ba§mdan savmak igindir. Akilh insanlann sohbetinde bulu- 
narak gonial adamlannm ahlakmi ogrenen kimse, diinyamn en mutlu insam- 
dir. Aklm, fikrin, tedbir ve dii§iincen varsa; Sadi'nin ogiitlerini seve seve kula- 
gma kiipe yaparsm. Cunkii o; daima gozden, sagtan, yanaktan ve benden bah- 
setmez; aksine cok zaman, nasihat yollu konusur. 

Cimri ile Comert Hikayesi 

Biri, diinyayi terk etti. Akilh bir gonul adami olan ogluna epey yuklii al- 
tim miras birakti. Cocuk, cimriler gibi eliyle altmm iistiinii kapamadi. Sadece 
comert bir gibi davramp ondan el gekti. Kapisi, yoksuldan bos kalmiyor, misa- 
firhanesinde her zaman konugu bulunuyordu. Boylece hisimlann da, yaban- 
cilannda gonliinu doyurmus, babasi gibi parayi pulu nefsine hapsetmemi§ti. 
Bir giin herkesi kmamakla tanman biri, yanma gelip ona; "Ey savurgan gocuk! 
Vanni yogunu boyle savurganca harcama; para, naz, nimet gibi seyler gabuk 
tiikenir. Sana su Hikayeyi soyleyen olmadi galiba?" deyip anlatmaya ba§ladi: 
"Bu giinlerde zahidin biri, ogluna; "Ey babasi kihkh" demis, "sofular gibi mii- 



35 Yani kaset gibi hep ayni §eyi galar. 

36 Ebuzeyd-i Saruci. Temsili bir karakter olup hitabetiyle unlu bir dilenci imi§. 



Bostan ve Gidistan 75 



cerret yasa, evini bosalt, comert ol ve sakm ha diinyaya baglanma." Oglu, ile- 
ri goruslii ve tecriibeliymis. Ilkin babasma tesekkiir etmis; "Guzel dusiinuyor- 
sun." Hemen ardmdan uyarmak istemis; "Ama bunca mal bir yilda ancak top- 
lanabilir. Bu nedenle onu bir anda harcamak adamhk olmaz. El darhgma kat- 
lanamiyorsan, bolluk zamam hesaph davran." 

Herkesi kmayici adam bir sure sustuktan sonra temsili bir Hikaye daha 
anlatti; Kizma; "Muhtac olacagm gunun azigim, varhk zamam ayir. Kirbayi, 
testiyi her zaman dolu bulundur; koyde surekli irmak akmaz." diyen koylii 
kadm, ne guzel soylemis! 

Ara vermeden ogutlerine devam etti; "Ahiret, diinya varligi sayesinde ka- 
zamlabilir. Aslamn pencesi ancak para ile bukulebilir. Elin bossa, sevgiline git- 
me. Paran varsa, al ve getir. Yuzunu onun ayak bastigi topraga koysan da, sev- 
gilin sana, elin bosken gelmez ve dahasi goziinu cikanr. Sahr-i Cinni'yi 37 hi- 
leyle tuzaga dusuriir. Giizel yuzlulerin etrafmda eli bo§ dolanma. Higbir §eyi 
olmayan kimsenin kxymeti de higtir. Bos elden umit beklenmez ama parayla 
Ak-dev'in 38 gozunu dahi gikarabilirsin. Altinim olur olmaz yere ese dosta da- 
gitma. Du§manm serrinden daima kork. Eger her buldugunu uluorta dagitir- 
san ihtiyag vaktinde avucunu yalarsm. Yoksullar, senin yardimmla kuwet bu- 
lacak degil ya! Bir gun vermezsin; goniilleri perisan olur sonra seni incitirler." 

Kmayicmm bu sozleri karsismda comert delikanlmm ofkesi basma gikti. 
Ozuldugunii, dahasi incindigini belli edip birden; "Be sacma herif diye parla- 
di. "Icinde bulundugum bu servet, babama da babasmdan kalmis. Demek ki 
bizden oncekiler de ewela her seyi saklamislar ve fakat sonra bunlan harcaya- 
madan hasretle olmusler ve birakmislar, oyle degil mi? Bugiin babamm mail, 
bende; yannsa ogluma gegecek. halde mahm ardimdan yagmalanacagma 
bugiinden halkim yesin, daha iyi." 

Sen; ye, giy, ver ve yoksullara dagit. §unun bunun hesabi igin ne sakla- 
yip duruyorsun! Diisiinceli insanlar, diinyadan gotiirecekleri her seyi yanlan- 
na alirlarken; algak adamlar, mallanm hasretle arkalannda birakirlar. Camm 
benim; diinya karsihgmda ahireti satm alabiliyorsan; durma al yoksa pisman 



37 Sahr-i Cinni, cinlerin lideri olup gilya Hz. Siileyman'm yuzugiinu hileyle o a§irmi§. 

38 Ak-dev, sihirbazhgiyla me§hur bir dev olup Zaloglu Rustem tarafindan gozil gikanlarak 
6ldurulmu§tur. 



76 Sadi $irdzi 



olursun. Zira boylesi nimet, ahiret duvanm altmla yaldtzlami? olan kimsenin 
i§ine yarar. 

Bu ileri g6rii§lu delikanh, mahm mulkunti oyle yedi ve dagitti ki, nihayet 
kendisinde o servetten higbir eser gormediler. 

Bu kez bir ba§kasi geldi ve o genci, zengin gonullii oldugu igin ovdii; "Sen 
Allah yolunda gok gah§tm!" Ovgu dolu sozler kar§ismda geng adam, utangag 
bir edayla ona; "Gonul baglanabilecek ne i§ yaptim ki?" dedi ve ekledi; "Tek 
umudum Allah'm bana verdigi lutfudur. Ciinkti ki§inin kendi i§ine bel bagla- 
masi biiyuk bir hatadir." 

I§te dostlar, tarikat boyledir! Akilli ve ahlakh olanlar, iyi ve guzel i§ler ya- 
parken kendi kusurlanm da goriirlerdi. Biiyuk §eyhler, biitiin gece dua etmi§- 
ler, ancak tan aganrken seccadelerini toplami§lardir. Sen, Allah dosdannm 
sozlerini adamakilh dinle. Hem de Sadi'den degil, Siihreverdi'den. Hak yol 
sahibi o bilgin §eyh, yani Sehabuddin-i Siihreverdi 39 bir deniz yolculugunda 
bana iki §ey buyurmu§tu. Biri; "Kotii dii§unen kalabaligm iginde bulunma!" 
Digeri; "Kendi nefsinde bencil olma!" 

O §eyh, bir gece cehennem korkusundan uyuyamami§; duasi sabaha ya- 
km kulaklanmda gmlamijti; "Allah 'im; ke§ke govdemle cehennemi doldur- 
saydim da bajkalan kurtulsaydi!" 

Kan-Koca Hikayesi 

Vaktiyle bir kadm, sizlanarak kocasma; "Artik mahalle bakkalmdan ek- 
mek alma, bugday pazanna git." dedi, "giinkii bu bakkal, bugday gosterip 
arpa satiyor. Sonra mu§teriden degil de diikkamndaki sineklerden bir haftadir 
yuzunii goren olmami§." E§inin serzeni§lerini dinleyen iyi huylu adam, ho§ 
bir tavirla kansma §unu soyledi; "Goziimun nuru, ho§ gor. Bu adam bize bel 
bagladigi igin diikkanmi orada agti. Onun kazancma engel olmamiz insanh- 
ga yara§maz." 

Sen zengin gonullii iyi insanlann yolunda yiirii. Bak ayaktasm i§te, tu- 
tuver diigenin elinden, onlara kar§i merhametli ol! Allah dostlan, gosteri§ten 

39 Asil adi Sehabuddin-i Ebu Hafs-i Muhammed olup biiyuk bir sufidir. 



Bostan ve Culistan 77 



uzak diikkanlarm mu§terisidir. Dogrusu; gergek veli, comert olandir ve co- 
mertlik, yigitlerin sahi Hz. Ali'nin meslegidir. 

Bencil Abit Hikayesi 

Isittim ki; Hicaz yolunda bir ihtiyar, adim basi iki rekat namaz kiliyordu. 
Allah yoluna oyle bir hararetle girmisti ki, ayagmdan mugaylan dikenini 40 bile 
gikarmvyordu. Ne ki sonunda, gonulleri perisan eden §eytan yuziinden, yap- 
tigi is gozune hos. gorundii. iblis'in oyununa gelerek; "Bundan daha giizel bir 
yolda gidilemez!" deyip yiiriirken ansizm derin bir kuyuya du§tii. Eger Allah 
esirgemeseydi, kibri onu hak yoldan busbiitun Qikaracakti. O sirada gaipten 
bir ses duydu; "Ey agik talihli, iyi huylu adam! ibadet ettinse, Allah'm huzuru- 
na bir §ey getirdin sanma. Bir iyilikle gonlii rahat ettirmek, her menzilde bin 
rekat namaz kilmaktan iyidir." 

Akil ve Nefis Hikayesi 

Sabahleyin sultanm geribajma, kansi; "Hadi kalk artik mubarek adam!" 
dedi, "Rizik kapismi gal. Padi§ahm mutfagma git de yemekten sana da pay 
ayirsmlar. Baksana, cocuklannm gozleri yollarda kaldi." Ceriba§i hig istifini 
bozmadan gerinerek; "Bugiin ocak yanmiyor giinkii sultan gece oruca niyet- 
lendi." diye cevap verince kadm, iimitsizce basim online egip yoksulluktan 
kalbi yaralanmis halde sizlanmasma devam etti; "Onun iftan bizim gocuklan- 
miz igin bayramken, sultan acaba bu orugtan ne hayir bekliyor?" 

Elinden hayir gelen bir oruc yiyici, diinyaya tapmisligim gormezden ge- 
lerek bir yil orug tutan kisiden daha iyidir. Orug tutmak, bir muhtaca kusluk 
ekmegi verebilen insana layiktir. Kendinden kisip kendin yedikten sonra zah- 
met gekmene ne gerek var! ibadet edecegim edasiyla yalmz basma bir kose- 
ye gekilen cahilin hayalleri, sonunda kiifurle imam birbirine kan§tmr. Suda 
da saflik vardir, aynada da ama bulanmayan safligi, obiirunden ayirt etmek 
onemlidir. 

40 Dikenli bir gol agaci 



78 Sail $irdzi 



Cdmert Adam Hikayesi 

Biri, zengin gonulluydu. Ne ki bol bol dagitacak kadar varhk sahibi olma- 
digi gibi gegimi de, yeteri kadar degildi. 

Rabbim; algak adam, varhk sahibi olmasm; comert adamm da, eli daral- 
masm! Dagm yuksek noktalannda duramayip asagi dogru bosalan seller gibi, 
comertligi yiice olan kisinin kemendine de, dilegi az diiser; 

Neyse biz donelim Hikayemize: Bu zat, icinde bulundugu duruma gore 
hareket etmeden elindekini bolca dagitiyor ve bu yiizden, elinde avucunda 
pek bir sey kalmiyordu. Bir gun gecim sikmtisi gekenlerden biri, ona; "Ey 
sonu giizel, tabiati iyi olan kisi! Epey zamandir zindandayim. Gel de su kadar 
para ile beni kurtar." diye kisa bir mektup yazdi. Goziinde hicbir seyin dege- 
ri yoktu. Fakat o gun elinde bir mangir dahi bulunmuyordu. Uzun sure bir 
cikar yol aradi ve sonunda gareyi zindan sorumlulanna bir adam yollamak- 
ta buldu. Adam, onun agziyla konustu; "Siz adi iyiye gikmis comerdik sahibi 
insanlarsmiz. Ne olur, onun eteginden bir muddet el cekin. Eger kagarsa ke- 
fili benim." Daha sonra kendisi zindana gitd ve mektup gondereni bularak; 
"Kalk" dedi, "bu sehirden kagabildigin kadar kag!" Serge, kafesin kapisim agik 
goriince, orada bir an bile durmadi. Sabah ruzgan gibi oyle hizla uzaklasti ki; 
ayagmm tozuna riizgar bile yetisemez oldu. Alacakhlar, hemen comert ada- 
mi yakaladilar ve; "Ya parayi ver, ya adami!" dediler. Oysa ortada ne para var- 
di, ne adam. Garesiz kalip zindanm yolunu tuttu. Kafesten kagan kusu yaka- 
lamak ne mumkiin! Duyduguma gore adam, gok uzun sure zindanda kaldi ve 
fakat ne sikayet mektubu kaleme aldi, ne de oturup agladi. Cok zaman huzur 
yuzii gormedi, gok gece rahat uyuyamadi. Bir gun kendisine, bir abit ugramis- 
ti; "Sen el mail yiyecek adam degilsin. Basma ne geldi de, buraya diistun?" diye 
sorunca, comert adam soyle cevap verdi; "Ey mubarek adam! Evet ben hiley- 
le kimsenin mahm yemedim. Yalmz, bir zavalhyi hapis derdinden giicenmis 
gordum. Yerine hapse diismekten baska gikar yolum da yoktu. Ben rahatken, 
bir baskasimn zindanda tutulup zincirlere baglanmasi bana uygun gelmedi ve 
sonugta olan oldu." 

Nihayet o comert adam oldii, fakat iyi bir ad birakti ardmda. Ne mutlu 
ona ki, bedeni gitti, adi ebedi kaldi. Topragm altmdaki gonlii diri olan olu, us- 



Boston ve Gillistan 79 



tiindeki gonlii olu yasayan bir bilginden daha iyidir. Zira yasayan goniil asla 
perisan olmaz, varsm olsiin beden, ne gikar! 

iyi-K6tii Herkese ihsan Hikayesi 

Birisi colde giderken yolu uzerinde susamis bir kopek buldu. Baku ki; 
nerdeyse olecek. Hie vakit kaybetmeden basmdaki kulahi cikanp kova yapti, 
sangim ip gibi takti. Hizmet igin etegini baglayip kollanm sivadi. Zavalh ko- 
pege bir yudum su verdi. Vefatmdan sonra, peygamber bu adami kast ederek; 
"Allah, gunahlanm affetti!" diye haber verdi. 

Dikkat et, zalim isen akibetini du§un, vefadan aynlma, comertligi huy 
edin! Kifinin, bir kopege ettigi iyilik bile kaybolmazken iyi bir insana yaptigi 
hayir nasil kaybolur! Elinden geldigince comert davran. Cihani yaratan, iyilik 
kapisim kimseye kapamadi. Fakat hazineden kantarla bagi§ladigm altm, elin- 
den bagi§lanan bir kirat gumii§un yerini tutmaz. Herkes giicii nispetinde yiik 
ta§ir; kanncaya gore, gekirgenin ayagi agirdir 

Zamane Ogiitleri 

Ey talihli insan! Halka kar§i yumu§ak davran ki; Yuce Allah da yann sana 
sert davranmasm. Diijkunlerin elinden tutan kimse, bir gun ayaktan yoksun 
kahrsa lzdirabm esiri kalmaz. Kolene azarlayarak emir verme. Bir gun o da 
sana emredebilir. Kudretin, makamm devam ettigi mtiddetge yoksulun ve hal- 
km zaafmdan istifade etmeye kalkigma. Ctinkti, zamanla vezir olan piyade 
gibi, yoksulun da makama, kudrete erismesi olasidir. Ogut dinleyen ve uza- 
gi goren insanlar higbir kalbe kin tohumu ekmezler. Basakgiya kafa tutan har- 
man sahibi, kendine ziyan eder. Gun gelir de Yuce Allah'm nimeti fakire vere- 
ceginden ve gam yiikunii de fakirden ahp kendi gonltine koyacagmdan kork- 
maz mi? Nice guglti insanlar, busbutiin dtismtis ve nice diisktinler, talihleri sa- 
yesinde kudrete erismistir. Emrinde bulunanlann kalbini kirma ki; Allah gos- 
termesin, bir gun sen de emir altma girebilirsin. 



80 SadX §iraz\ 



Du§kunler Hikayesi 

Yoksulun bin; mah mulkii yerinde ama asik surath bir zengine gidip ha- 
linin kotiilugimden §ikayet ederek inledi. Kalbi kara adam; ona ne para verdi, 
ne pul. Tersine kafa tutup ofkeyle bagirdi. Bu agir davram§lar, yoksulun kal- 
bini kirdi. Gamh gamh ba§mi kaldirdi ve; "Bu surat asmalar, bu ofkeli tavir- 
lar. . . Ne tuhaf!" diye soylendi; "surat astim desem, asmadim; kaba davrandim 
desem, davranmadim. Gunun birinde dilencilik yapacagmi hie diifunmuyor 
mu?" Yoksulun soylendigini goren adam, derhal kolesini gagmp turlu haka- 
ret ve agir sozler sarf ederek onu kovdurdu. Bir zaman sonra Allah'a siikret- 
meyen bu zorbadan felegin yiiz gevirdigini duydum. Kibri basma bela olmu§, 
Utarit 41 kalemini siyah miirekkebe batirmisti. Kisasi; vaktiyle yaptigi kotiiluk- 
ler onu sanmsak gibi ortada ginlgiplak birakmisti. Ne yiikiinu kurtarabildi, ne 
hayvamm. Allah'm takdiri iste; dun zenginken, bugun yoksul olmustu. Hok- 
kabaz gibi, kesesi ve eli bombos kaldi. Bu olaydan kisa bir sure sonra kolesi; 
gonlii zengin, mizaci temiz bir comerdin hizmetine girdi. Yeni sahibi o kadar 
iyiydi ki; ne zaman peri§an halli bir yoksul gorse, mala mulke kavu§an yoksul- 
lar gibi sevinirdi. Bir ak§amuzeri comert zatm kapisma bir adam geldi ve on- 
dan ekmek istedi. Yabanciya bakti adam. Izdirap gekmekten ayaklannm der- 
mam kesilmis gibiydi. Hemen kolesine emretti; "Bu adami memnun et, ne is- 
tiyorsa ver." Kole denileni yapmak iizere gikti. Cok gegmedi, aci iginde inle- 
yerek efendisine dondu. Yanagmdaki gozya§lan, iginden gegenleri anlatiyor- 
du. Guzel huylu efendisi, sordu; "Seni kim incitti, niye aghyorsun?" Kole, ag- 
lamaktan sik sik kesilen sesiyle cevap verdi; "Bu adamcagiza aghyorum. Basi- 
na gelenlerden gonliim perisan oldu. Bir zamanlar onun kolesiydim. Mai, para 
ve imkan sahibi bir zengin di. Gunun birinde eli nazdan, itibardan kesildigi 
igin, simdi el agip kapi kapi dolamyor." Efendisi guliimseyerek; "Oglum, bu 
ona cefa degildir. Zulmeden ancak kendine eder. Bu adam, hani o ek§i surat- 
h, kibirden ba§i goklere degen adam degil miydi? Ben de i§te onun o gun ka- 
pidan kovdugu fakirim." dedikten sonra ekledi; "Bak i§te felek dondii ve ko- 
numlanmiz degisti. Talihim gulumsedi, yiizumden gam tozunu sildi. Ona ise 
bunlann tarn tersi oldu." 



41 Utarit, felegin ikinci katindaki katip yildiz 



Bostan ve Gulistan 81 



Yuce Allah hikmetiyle bir kapiyi kaparsa, rahmeti ve keremiyle bir dige- 
rini agar. Nice garesiz fakirler var ki §imdi zengin olmus, nice zenginlerin isle- 
riyse altiist olmu§tur. 

Or nek Davram§lar Hikayesi 

Eger iyi adamsan ve hak yolunda dogru yuriiyorsan, iyilerin nasil davran- 
diklanm anlatayim da dinle: §eyh §ibli 42 bir dukkandan bir torba bugday sa- 
tin almi§, bunu sirtma yiikletip ta koytine kadar ta§vmisti. Nihayet evine geldi, 
guvah agip bakmca ne gorse iyi! Tahilm icinde §a§km §a§km her yana ko§an 
bir kannca. . . Acidi ona, geceleyin uyku tutmadi gozleri ve; "Bu zavalh kann- 
cayi yurdundan ayin§im iyi olmadi!" diyerek onu tekrar eski yerine gotiirdii. 

Perijan olanlann goniillerini kurtar ki, felek bir giin seni peri§an etme- 
sin. 

Allah'm rahmeti iginde yatsm, o temiz soylu, biiyuk zat Firdevsi 43 bak ne 
giizel soylemi§; "Tane geken bir kanncayi dahi incitme. Cunku onun da bir 
cam vardir ve tath canlar hoftur." 

Bir kanncanm dahi rahatsiz olmasmi hos goren ki§inin kalbi kararmi§, 
yiiregi ta§la§mi§tir. Elini zorbaca, dii§kunun kafasma vurma. Bir giin ayagi- 
na kannca gibi diisebilirsin. Mum, pervanenin haline merhamet etmedi de ne 
oldu; meclisin onunde nasil yandi, gor. 

Evet senden zayiflar gok olabilir ama ote yandan senden giiglulerin var ol- 
dugunu da hatmndan gikarma. 

Comertligin Faydalan 

Oglum, iyilik et. Zira vahsj hayvan, tuzakla; insanoglu, iyilikle avlanabi- 
lir. Dujmamn boynunu liituf kemendinle bagla ki; bu kemendi, kiligla dahi 
kesmek mumkiin degildir. Diiiman; kerem, liituf, comertlik gordu mii artik 
ondan sana higbir kotiiluk ula§maz. 

Oglum, kotuliik etme. Sonra iyi olan dostundan da fenahk goriirsun. K6- 



42 Ebubikr-i $ibli, ilk sufilerden olup Cuneyd-i Bagdadi nin murididir. 

43 $ehname muellifi biiyuk Iran jairi. 



82 Sadi $irdzi 



tuluk tohumundan iyi meyve giktigi nerede gorulmu§. Kendine darhk ve si- 
kmti verirsen, dostun bile yiiziinu gormek istemez. Insan, dtismanlanyla iyi 
gegindikten sonra, gok gegmeden hepsi dost olur. 

iyilik Hikayesi 

Bir yol listunde oniime gene, bin gikti. Ardi sira bir koyun geliyordu. Gen- 
ce bakip; "Bu koyun senin ardmdan bu iple tasma sayesinde geliyor." dedim. 
Delikanh derhal koyunun ipini, tasmasim gikardi. Koyun birden saga sola se- 
girtmeye basladi. O dilsiz hayvan gene ko§a ko§a delikanlmm ardi sira geli- 
yordu. Cunkii onun elinden arpa, ot yemi§ti. Delikanh koyunuyla oynayip eg- 
lendikten sonra geri dondii, beni gordii ve ibret verici bir dille konustu; "Onu 
benimle beraber goturen §ey bu iple tasma degil. Ettigim iyilikler boynuna ke- 
ment olduktan sonra bunu kim gikarabilir ey akilh zat!" 

Kiikreyen fxl bile gordugu iyilik yiiziinden sahibine kesinlikle saldirmaz. 
Ey guzel insan, kotiileri ok§a! Ciinku kopek bile elinden yedigi sahibini lsir- 
maz, dahasi korur. Pars, dilini bir iki giin boyunca sahibinin peynirine siire- 
cek olsa, keskin disleri efendisi karjismda kesmez olur. 

Dervi§le Tilki Hikayesi 

Bir dervi§, elsiz ayaksiz bir tilki gorunce; "Bu elsiz ve ayaksiz; nerden yi- 
yip nasil icjyor?"diye Allah'm liitfuna hayran kaldi. §a§km dervi| bu haldey- 
ken, pengesinde avladigi gakalla bir aslan gikageldi. Asian, zavalli gakali he- 
men oracikta yiyiverdi. Arta kalanlan da tilki ship supurdii. Herkesin nzkim 
veren Allah, ertesi giin baska bir sekilde tilkinin gunluk yiyecegini gene gon- 
derdi. Bu apagik gergek kargismda adamm gozleri agildi. Hemen gidip solu- 
gu bir mescitte aldi ve Allah'a §6yle niyazda bulundu; "Aslanlar bile nziklan- 
m zorbahkla yemiyorlar. tyisi mi bundan boyle ben kanncalar gibi bir koseye 
gekilivereyim." O giinden sonra dervi§ i§ini gucunu birakti. Rezzak Allah'm, 
gaipten nzk yollayacagmi umarak beklemeye basladi. Ne el-alem, ne e§ dost; 
kimseler arayip sormaymca; gok gegmedi, genk gibi 44 bir deri bir kemik kal- 
di. Caresizlikten sabn da, idraki de tek tek tiikendi. Derken uzlete gekildigi 

44 Cenk: Telli bir saz. Edebiyatta belin bukuklugil ve vucudun zayifligi buna benzetilmijtir. 



Bostan ve Gidistan 83 



mescidin mihrabmdan kulagma sesler geldi; "Hey miskin adam! Tilki gibi el- 
siz ayaksiz dii§unme kendini. Bilakis yirtici aslan ol ve oyle cah§ ki aslan gibi 
senden bajkalanna bir geyler kalsm. Neden tilkiye benzeyip artiklarla doya- 
caksm ki? Asian gibi yeleleri giir ve ensesi kalm olan insan, tilki gibi du§kiinle- 
§ip yemegini bajkasmdan beklerse, kopekler bile ondan iistun olur. Hadi dur- 
ma, cah§, gabala, hem ye, hem yedir. Ba§kalannm artigina goz dikme. Aksine 
ercesine gah§, yorul, zahmet gek, Baskalanm rahata erijtir. Alcaklar gibi bas- 
kalannm el emegine goz dikme. 

Ey geng, ihtiyar yoksulun elini tut ve kendini elinden tutulacak dereceye 
dusiirme. Yiice Allah'm liituf ve ikrami, varhgmin golgesinde halki dinlendi- 
ren kimseleredir. Akh ba§mda insan, daima comert olmak icin gah§ir. Cunkii 
himmeti az olanlann beyni yoktur ve kafalan kuru bir tasa benzer. Allah'm ya- 
rattiklanna iyilik eden kimse, iki cihan iyilik gorur. 

Bir deveci, Babendiki§ 45 yolunda ogluna bak ne soylemi§; "Oglum; azi- 
gmi iyi insanlarla ye. Ciinku iyiler, arkada§siz yani tek ba§lanna aziklanni ye- 
mezler." 

Cimri Abit Hikayesi 

Rum tilkesinin temiz bir bolgesinde tarikat ehlinden, anlayi§h bir zat bu- 
lundugunu duydum. Birkag gezgin dervisje sirf onu gormeye gittik. Yanma 
vardigimizda ba§imizi, gozumuzii, elimizi dptu. Hepimizi izzetle igeri buyur 
etti. Kendisi de vakur bir edayla kar§imiza oturdu. Bu zatm parasi-pulu, mah- 
mulkii, hizmetgileri gok ve fakat meyvesiz bir agac gibi, muriiweti yoktu. Ah- 
lak ve nezaket bakimmdan pek sicakti. Ne ki mutfagi soguktu. Biitiin gece o, 
tespih ve zikirden; bizse aghktan uyuyamami§tik. Seher vakti tekrar sivamp 
dogruldu, kapimizi agti. Hemen iltifat etmeye, hatir sormaya bagladi. Yanimiz- 
da §akaci ve zarif biri vardi. Daha fazla dayanamadi; "§eyhim; buseyi bana tas- 
nif ederek ver ki, bizim gibi dervi§ler igin tu§e, buseden iyidir." 46 

Soziimona itaat ediyormu§ gibi goruniip de pabucumu opme. Yalniz ek- 



45 Yahut Babendkij. Ki$ adiyla bilinen Turkistan gollerinden biri. 

46 Buse: Opucuk / Tu$e: Gida, yiyecek. / Sadi burada soz oyunu yaparak abit kimseye; "bi- 
rak opucugii de bize yemek ver." diyor. 



84 Sadi $irdzi 



mek ver, sonra istersen basima pabug gal. Allah dostlannm en buyiik htineri, 
elindekileri bol bol dagitmaktir. Evet onlar, geceleri uykusuz gegirdikleri hal- 
de kalpleri olu kimseler degildir. Ben buna benzer bir olayi gece bekgisi olan 
Tatar'da da gordum. Gonlii kapali, gozleriyse sabaha kadar agikti. 

Keramet; comertliktedir, ekmek vermektedir. Manasiz soz, igi bos davu- 
la benzer. Kiyamet giinu cennette, ancak mana istegiyle davayi terk eden kim- 
seleri goriirsun. Sen davayi mana sayesinde saglamla§tirabilirsin. Amelsiz soz, 
esnek duvar gibidir. 

Hatem-i Tai Hikayesi 

Hatem-i Tai'nin 47 atlan arasmda riizgar ayakh, duman gibi siyah bir ati ol- 
dugunu duydum. Kosarken sabah ruzganni, ki§nerken gok gurultusunii andi- 
nrdi. Oyle ki §im§ekten daha hizli gider, ko§arken terleyince ovalara, daglara 
sanki giy tanesi dokerdi. insamn; "Buradan nisan bulutu mu gegti yoksa?"diye 
soracagi gelirdi. Sel gidisli, ovayi silip gegen bir hayvan ki riizgar toz gibi onun 
ardmda kahrdi. Devasa golleri, denizde akip giden gemi hafifligi ile siler geger, 
kartal bile gerisinde ugardi. 

O zamanlar her yerde Hatem'in iistiin meziyetleri, ozellikleri anihrdi. Bir 
kismim, Rum sultanma da anlatmi§lar; "Comertlikte kendisine e§ olacak adam 
yoktur. Tipki ko§u ve gezide atimn misli olmadigi gibi!" Konusmalan dinleyen 
Rum hukiimdan, bilge vezirine donerek; "Tamksiz dava, utangla biter. Hele 
ben Hatem'den o arap cinsi an isteyeyim. Eger liitfeder, verirse; o, gergekten 
de anlatildigi gibi biiyuk biridir. Yok, §ayet reddederse §ohreti bos bir davul 
gumbiirtiisunden ibarettir." dedikten sonra en himerli elgisini, yanma on kisi 
katarak, Hatem'in kabilesi Tai'ye yolladi. Mevsimlerden ki§, toprak olii, bulut- 
lar aghyor; tek sabah riizgan topraga yeniden ruh katmak igin canla basla ga- 
bahyor. i§te bu sartlar altmda elgi, Hatem'in evine vannca, Zinderud 48 lrma- 
gma kavusan susuz gibi rahatlayiverdi. Hatem, konuklan igin sofra serdi, bir 
de at kesti. Misafirlerine eteklerle §eker, avuglarla altm ikram etti. Gecelediler. 
Ertesi giin bu hiinerli elgi, aklmdakileri soyleyince, Hatem sarhos gibi perisan 



47 Comertligiyle unlu bir mutasawif. 

48 Yahut Zendrud. Isfahan'da bir irmak. 



Bostan ve Gulistan 85 



oldu, elini hasretle disleyerek konustu; "Ey her bilgiden nasibi olan, iyi namh 
bilge! Bana nigin daha once haber vermedin? Ben o ruzgar yiiruyuslu, diildiil 
gidisli ati dun gece senin igin kesip kebap ettim. Cunku, yagmur ve sel endi- 
sesiyle, at surusunun bulundugu otlaga gitmek dogru olmaz. Baska bir gare, 
imkan da bulamadim. Zira sarayimda bu attan baska size layik hayvan yoktu. 
Adetim boyle. Misafirlerimin aci ve lzdirap iginde ag yatmalanm musaade ede- 
mezdim. Cunkii ben, iyi adimm bu iilkeye yayilmasmi isterim. Varsm, mes- 
hur binegim olmayiversin, ne gikar!" Sonra misafirlerine para, elbise, at verdi. 
Iyi tabiat yaratihstan gelir, kazanilmaz. Geri donen elgisiyle beraberindekileri 
dinleyen Rum padisahi, Tai kabilesinin iinlu comerdinin bunu hak ettigini 6g- 
renince onun mizacim binlerce kez takdir etti. 

Sevgili okur; Hatem'den sirf bir niikteyle kanaat etme, bundan daha gu- 
zel bir baska macerasmi daha dinle. §6yle ki: 

Yemen Padi§ahi ile Hatem-i Tai Hikayesi 

Bu Hikayeyi bana kim anlatti, simdi hatirlayamiyorum. Vaktiyle Yemen de 
ulu bir padisah vardi. Unlti kimselerden devlet topunu o kapmrsti. Cunkii ha- 
zine bagi§lamakta e§i-benzeri yoktu. Eli yagmur gibi para sagan padisahi go- 
renler ona kerem bulutu diyordu. Ancak bu padisahm herkesce bilinen biiyiik 
bir kusuru vardi. Huzurunda ne zaman Hatem'den bahsedilse, gazaplamrdi. 
Bu yiizden huzurunda kimse Hatem'in adim anmak istemezdi. Padisah da sag- 
da solda gerinerek; "O kuruntucunun admdan da, laflanndan da biktim usan- 
dim artik. Ne saltanat sahibi, ne ferman; tistelik hazinesi de yok." diye hava 
atiyor; "ama duyduguma gore kendince biiyuk bir meclis kurmus, o mecliste 
halki genk gibi hos tutuyormus." deyip onu fazlasiyla kiigumsuyormus. 

Bir gun yamndakilerden biri, Hatem'den bahsetmeye basladi; bir digeri 
de methe koyuldu. Kiskanghk adami kin deryasma goturur ya... Padisah he- 
men galeyana gelip; "Benim saltanatimda o yasadikca adim iyilikle anilmaya- 
cak" diyerek emrindekilerden birini, Hatem'in kamm dokmeye memur etti ve 
bu belah adam da Tai kabilesinin yolunu tuttu. Alcakgdnullii Hatem'i oldiir- 
me karanyla ilerlemeye basladi. Yolda karsisma giileryuzlu, bilgili, tath dil- 
li bir gene, gikti. Kendisinden asinahk kokusu geliyordu. Bu geng, o gece yol- 
cuyu evinde misafir etti, guzelce agirladi, eglendirdi. Boyle yaparak iyilikle o 



86 Sadl §iraz\ 



kotu niyetlinin gonlunu geldi. Seher vakti gelince; "Birkag gun daha yammiz- 
da kal!" diye ricada bulunup eline ayagma yapisti. Fakat yolcu onca giizellige 
ragmen reddetti; "Burada kalamam. Goriilecek pek muhim bir i§im var." Deli- 
kanh muhim i§i ogrenebilmenin hevesiyle; "Eger bana agarsan, gonlti bir olan 
dostlar gibi, senin igin canla ba§la galismm." deyince, misafir ondan §unu is- 
tedi; "Beni adamakilh dinle. Bilirim ki yigit goniillu kimseden sir gikmaz. Aca- 
ba sen bu memlekette Hatem adh birini tanir mism? Hani giizel fikirli, iyi 
huylu olarak nam salmi§. Padijahimla aralannda sebebini bilmedigim bir kin 
peyda olmus. Yemen padijahi benden onun kellesini istiyor. Bulundugu ye- 
rin yolunu bana goster, ba§ka bir lutuf beklemem." Delikanh giildu ve; "Ha- 
tem benim, i§te ba§im, kihcmla ayir tenimden! Yoksa birazdan gun agaracak, 
sana zarar gelmesinden korkanm." deyip hig gekinmeden kellesini ortaya ko- 
yunca adamm vicdamndan bir feryat yiikseldi. Topraga dustfi, sigradi, kalk- 
ti. Kah yerlere kapamyor, kah Hatem'in eline-ayagma sanhyordu. Nihayet ki- 
hcim firlatip tirkesjni 49 birakti. Bigare kimseler gibi elini gogsiine koyarak aci 
iginde inlemeye basladi; "Eger senin viicuduna bir giil yapragi dokundurur- 
sam, erlerin yanmda er degil, kancik olayim!" Sevgi ve pismanhk duygulanyla 
Hatem'i kucaklayip gozlerinden optukten sonra gri dondu. Hukiimdar, iki ka- 
smin arasma bakar bakmaz, adamm emrini yerine getirmedigini anlayip soru 
yagmurlanna bajladi; "Gel bakahm, ne haber getirdin? Nigin terkiye bir ba§ 
asmadm? Yoksa cesur bir du§man sana saldirdi da direnmeye mecal mi bula- 
madm?" Adam sakin bir dille cevap verdi; "Padi§ahim; gordum ki Hatem, §an 
ve §eref sahibi, hunerli, yakisikh, temiz yuzlii, comert ve akilh bir gengtir. Yi- 
gitlikte de benden ustiindur. Onun lutuflannm yiikii, belimi biiktu. Ben, onu 
degil; ihsan ve fazilet kihciyla o, beni oldurdii." Adam Hatem'in keremlerine 
dair ne gorduyse u§enmedi, bir bir hepsini anlativerdi. Bunun lizerine padi- 
§ah, Tai kabilesini overek; "Evet" dedi, "comertlik, Hatem'in namiyla sona er- 
mi§tir!" Gonderdigi adama, muhurlii bir keseyle altm verirken ekledi; "Eger 
Hatem'in comertligine sahitlik ediliyorsa, gergekten bu, onun hakkidir. Gun- 
kii sohretiyle gonlii, birlikte yuriiyor." 



49 Yani okluk, ok kabi, sadak. 



Bostan ve Gulistan 87 



Hatem'in Kizi Hikayesi 

i§ittim ki; Peygamber devrinde Tai kabilesi, bu kutlu elcjnin iman emri- 
ni kabul etmemis. . Mujdeleyici ve uyanci Peygamberimiz de bu kabileye ordu 
sevk etmi§. Gidenler, Tai kabilesinden bir taifeyi esir almisjar. Ne kendileri, ne 
de dinleri temiz olmadigi igin, Peygamberimiz onlann oldurulmesini ferman 
buyurmu§. Derken iglerinden biri; "Hatem'in kiziyim ben. Liderinize soyleyin, 
beni bagi§lasm!" diye ortaya atilmi§, sonra Peygambere donerek; "Bana lutuf- 
la davran, ey saygideger zat; babam da kerem sahiplerinden biriydi." diye ri- 
cada bulunmu§. Temiz du§unceli Peygamber in buyruguyla dilegi derhal ye- 
rine getirilmis. ve eliyle ayagmdaki zincirler gozulmUj. Geri kalanlara acima- 
mi§lar ama, kanlanm sel gibi akitmak iizere kihg gekeceklerken kiz bu kez de 
cellada bakip dile gelmi§; "Durun, onlarla birlikte benim boynumu da vurun. 
Arkada§lanm kemendin icmde dururken ben tek ba§ima kurtulmayi insan- 
hk saymam!" 

Kisasi; kiz hem soyleniyor, hem de kabilesinin felaketine aghyonnu|. Fer- 
yatlan, ta Peygamberimizin kulagma kadar gelince, hemen lutfuyla digerleri- 
ni de bagi§lami§. 

Evet asil soylu kimse asla hata etmez. 

Cdmert Hatem Hikayesi 

Ihtiyann biri, Hatem'in gadmndan on dirhem §eker istemi§. Anlaticidan, 
akhmda kaldigma gore, Hatem bu adama bir denk §eker yollamt§. Kansi, ca- 
dirdan nedenini sormu§; "Bu nasil i§, ihtiyann istedigi on dirhemcik degil 
miydi?" Tai kabilesinin Unlu comerdi, bu sozii i§itince gulerek e§ine bakmi? 
ve; "Ey kabilemin en guzeli!" demi§, "o ihtiyar, kendi ihtiyacma gore istedi. 
Peki ya Hatem ogullanmn keremi nerde kaldi?" 

DUnya donmeye ba§layah beri Hatem gibi comert gonullu biri daha gel- 
medi. Bir tek Sad oglu Ebubekir. Zira onun oyle bir himmeti var ki, ihtiyacm 
agzmi comert eliyle derhal kapatir. Ey halkm sigmdigi yuce padi§ah! Gonlun 
§en, gayretinle islam mamur olsun! Zira bu kutsal Iran topraklan, adaletin sa- 
yesinde Yunan ve Rum ulkelerine tepeden bakmaktadir. Hatem gibi §erefli biri 
olmasaydi, dUnyada kimse Tai kabilesinin adim anmazdi. Boyle iken o namh 



88 Sadi Jirazf 



comerdin oykusii yalmz kitaplarda kaldi. Halbuki senin igin hem ovgu, hem 
sevap kalacaktir. Hatem nam ve san istegiyle gah§irdi; oysa sen Allah igin ga- 
li§ip didindin. Dervi§te ozenti olmaz. Benim nasihatim de §u tek sozden iba- 
ret: 

Giicun yettigince iyilik yap. Sadi'den, soz; senden, hayir kalsm! 

Yumusak Bash Padisah Hikayesi 

Birinin e§egi balgiga saplanmis, sikmtidan adamm kalbi kan aglamaya 
ba§lamisti. Coliin ortasmda soguk bir hava, sel gibi bir yagmur, karanligm ete- 
gi ufuklara inmis. durumda. E?ek sahibi, lzdirap gekerek biitun gece sabahla- 
ra kadar kotii kotii soylendi, lanet etti, sovxip saydi. Ne dost kurtulabildi di- 
linden, ne dtisman, hatta ne de o lilkenin padigahi. Egek sahibi boyle soylene- 
dursun, nasil olduysa oradan gegen padisah asilsiz bu sozleri duydu. Dinleme- 
ye sabn, cevap vermeye mecali kalmayip; "Bu densiz herif, bana nigin, kimden 
dolayi kiziyor?" diye dusunup cezalandirma niyetiyle e§ek sahibine bakti. Ya- 
mnda bulunanlardan biri; "Padisahim, §unun boynunu vurdur, yeryiizunden 
kokunii kazdir!"diye ate§e koriikle gitti. Fakat yiice sultan anlayish, yumu§ak 
ba§hydi. Bir, balgikta debelenen esege; bir de, bela iginde kivranan sahibine 
bakti ve zavalh adamm haline acidi. Onun kotii sozlerinden dogan ofkeyi ba- 
smdan savdiktan sonra adama para, at, kiirklu kaftan bagi§ladi. 

Hiddet zamam muhabbet gostermek ne hostur! 

Biri, e§ek sahibine bakarak kukredi; "Hey akilsiz, idraksiz ihtiyar; oliim- 
den zor kurtuldun!" ihtiyar, cevaben; "Sus" dedi ona, "eger ben kendi derdim- 
den sikayet ettimse, o da kendine yara§an liitfu gostermis. oldu." 

Kotiilugu, kotiilukle cezalandirmak kolaydir. Mertsen, kotuluk yapana 
iyi, yumu§ak davran. 

Cimri Zengin Hikayesi 

Magrur bir zengin, evinin kapismi bir dilencinin yuziine kapami|ti. 
Adamcagiz bitkin halde bir koseye oturdu. Cigeri bagn yanmis, sesli sesli ah 
gekiyordu. Gorme ozurlii biri, onu bu halde bulunca ofkesinin sebebini sor- 
du. Dilenci, ba§mdan gegenleri anlatirken gozya|lan topragi beslemisti. Gor- 



Boston ve Gulistan 89 



me ozurlu, teselli etme dusimcesiyle; "Uzulme kuzum, gel bu aksam, bende 
iftar et." diye onu evine davet etti. Koltuklanndan tutup ayaga kaldirdi, sacla- 
nm oksayip avutarak evine gotiirdu, ona sofra kurdu. Temiz soylu dervi§, ra- 
hadayarak dua etti ev sahibine; "Allah, gozlerine aydmhk versin!" Geceleyin ev 
sahibinin gozlerinden birkag damla yas. akti. Seher vakti uyandigmda gozleri 
busbiitun acilmigti. Olayi duyanlar; "Dim gece bir koriin gozleri acilmis" diye 
bunu herkese duyurdular. Sonugta dilden dile yayildi Hikaye. Butun sehir gal- 
kanmaya basjadi. Dervisin gonlunu inciten, o tas kalpli zengin de duydu ola- 
yi. Derhal adamm evine gidip; "Ne guzel talihin var!" dedi; "fakat anlat baka- 
hm, §u mu§kiil dertten kolayca nasil kurtuldun? Sende bu diinyayi aydmlatan 
kandili kim uyandirdi?" Adam, §6yle cevap verdi; "Be zalim, senin hayatm pe- 
ri§an gegiyor. Dar goru§lu, kaypak du§uncelisin. Huma 50 ku§unu biraktm, ye- 
rine baykuga sanldm. Gozlerimin kapilanm, senin yiizune kapadigm o gonul 
dostu acti. Yigitlik hakki icin, erlerin ayak topragmi optugiin takdirde aydmh- 
ga gikarsm. Ama goniil gozu kapah olanlar, parlak tutyanm 51 kiymetini anla- 
mazlar." Bahti tersine donen magrur zengin, bu act sozler karsismda elinin ter- 
sini lsinp; "Meger benim dogamm senin tuzagma du§tu! Devlet benimdi, sana 
nasip oldu!" diye hayiflandi durdu. 

Disjerini sigan gibi hirsa batiran kisi, iri dogam nasil avlasm! 

Huzur Bulmak i^in Halkin Gonlunu Alma 

Allah dostlanna rastlamak istiyorsan dikkat et de, hizmetten bir an gafil 
bulunma. Hem serceye, hem keklige, hem de guvercine yem ver ki; giinun bi- 
rinde tuzagma bir devlet kusu dii§sun. Her ko§eye niyaz oku attigm takdirde 
ansizin bir av diisurebilirsin. Yuz tane oktan bir tanesi hedefini bulur ve bun- 
ca sedeften de zaten bir tek inci gikar. 

56yle bir Hikaye duydum: Adamm biri, kervanda oglunu kaybetti. Gece- 
leyin biitun kafileyi dolasti. Her gadira sordu, her yana ko§tu. Nihayet o ka- 
ranligm iginde aradigi aydmhgi buldu. Kervan halkiyla konusurken, iclerin- 



50 Yani devlet ku$u. Golgesinin degdigi guya zengin olurmu§. 

51 Yani parlak, ijikh, degerli bir ta§. 



90 Sadi $irazi 



den bin sordu; "Oglunu nasil buldun?" Cevap verdi; "Karsima kim giktrysa, 
odur diyerek." 

I§te bunun gibi; Allah dostlanyla kar§ilasmayi arzulayan gonul sahipleri, 
giinun birinde arzumuza ulasinz dusuncesiyle herbir ki§inin arkasmdan ko- 
sarlar. Gonul ugruna, agir yuklere; bir gul igin, dikenlere katlamrlar. 

Lai Hikayesi 

Bir geceydi. Menah 52 adh bolgede, bir §ehzadenin tacimn taslan arasm- 
dan bil lal du§mu§tu. Babasi; "Oglum; karanhk gecenin iginde bunlann hangi- 
si cevher, hangisi ta§, nerden bileceksin? iyisi mi, butun ta§lan sakla sen gun- 
ku lal onlann igindedir." deyip ona ogiit verdi. 

Ayaktakimi arasmdaki meczup tavirli temiz insanlann durumu, bu ka- 
ranhk yerdeki taslarla o lal pargasi gibidir. Akin kalpli goniil dostlan cahille- 
rin arasma kanstigma gore, sen de her cahilin yiikumi seve seve gekmelisin 
ki giinun birinde bir gonul dostunun cezbeli amna rasdayasm. Sevgiliyle ba§i 
ho§ olan kimsenin, diisman yiikiine nasil katlandigmi gormuyor musun? Gul 
gibi, dikenin yiiziinden gomlegini yirtmaz; tersine, yiiregine kan dustiigu hal- 
de, nar gibi giiler. Birinin sevgisi igin herkesin garmm gekmeli, bir ki§i ugru- 
na yiiz kisiye riayet etmelisin. Kottinun ta kendisi sandigm kisinin, bizzat vi- 
layet sahibi olmadigmi nerden bileceksin? Yuzlerine karsi biitun kapilann ka- 
pandigi kimseler igin agiktir marifet kapisi. Aci yasamis, aciyi tatmis nice in- 
sanlar var ki, cennete eteklerini suriiye siiriiye girerler. Goriis ve du§iince sa- 
hibi isen, padi§ah gocugunun elini heniiz §ehzadelik dairesindeyken op, ta ki 
guniin birinde kalesinden Qikip makami yucelince bundan sana da paye verir. 
Fidam hazanda yakma ki, ilkbahar gelince zarif gorunsiin. 

Cimri Baba ile Savurgan Oglu Hikayesi 

Birinin parasi vardi ama harcamaya cesaret edemiyordu. "Gonliim rahat 
etsin" deyip yemiyor; "Yann kiyamette isime yarar" deyip vermiyordu. O, gece 
gundiiz altmla gumu§un emrinde; altmla gumiis de, o algagm elindeydi. Gii- 

52 Yahut Miinah. Geni§ bir ova adi. 



Bostan ve Gulistan 91 



nim birinde oglu, cimri babasmi gizlice takip etti ve parayi nereye gomdiigunu 
ogrendi. Hemen altmlan topraktan gikardi, yok yere savurdu. Paramn bulun- 
dugu yere de degersiz bir tas birakti. Comert delikanlmm elinde altm durma- 
mis, bir elinden girip digerinden gikip gitmisti. Cok gegmedi, babasi iflas edip 
kiilahi pazara gikti, en son giysilerini rehin etti. Adamcagiz, pengesini girtla- 
gma saplar haldeyken; oglu, karsisma genk ve ney getirmis, egleniyordu. Ba- 
basi aglayip sizlamaktan butun geceyi uykusuz gegirdi. Sabahleyin oglu, ba- 
basma bakarak giilumsedi ve ona sunlan soyledi; "Babacigim, para ancak ye- 
mek icindir; yemeyip sakladiktan sonra yerinde ha altm olmus, ha tas bulun- 
mus, hepsi birdir." 

Altm, kara taslarla kayalann iginden dostlarla, sevgililerle yensin igin gi- 
kanhr. Dunyaya tapamn elindeki altmla, henuz tasm iginden gikanlmamis al- 
tm aynidir. Saghgmda, gocuklannla kotu olduktan sonra sayet olmeni ister- 
lerse onlardan sikayetgi olma. Cunkii Cesrnar 53 suyu gibi elli arsm yuksekten 
dusmedikge kanmayacaklardir. Parasi pulu oldugu halde cimrilik eden zen- 
gin, hazinen iistundeki tilsimi andmr. Basmda boyle bir tilsim titredigi igin o 
para yillarca yerinde kahr. Ansizm ecelin tasiyla bu tilsim kmhr ve hazine ve- 
fatmdan sonra gocuklanyla dostlan arasmda rahatga pay edilir. Mezar kurdu 
seni yemeden, sen kannca gibi gah§ip biriktirdiklerini ye. 

Sadl'nin sozleri kissalardan, ogiitlerden ibarettir. Kulak verirsen isine ya- 
rar, yok yuz gevirirsen bu isler ziyana ugrar. Devlete ve ikbale kavusmak an- 
cak bu sozlerle mumkiindur. 

Comertlik Zayi Olmaz Hikayesi 

Delikanlmm biri, bir miktar para liitfederek ihtiyann birinin dilegini ye- 
rine getirmisti. Gtinun birinde felek, isledigi bir sug yiiziinden bu delikanliyi 
yakaladi ve sultan, onu daragacma gonderdi. Cellat ko§u|turmalan, kapilar- 
dan, damlardan, mahallelerden bakan halkm giiriiltusu ortahgi birbirine kat- 
mrsti. Ihtiyar adam, bu kargagaligm iginde zavalh delikanliyi halkm ortasm- 
da esir gordu. Kalbi sizladi. Cunkii vaktiyle onun iyiligini gormiis bulunuyor- 
du. Birden ortahgi velveleye katarak bagirmaya basladi; "Eyvah, padisah ve- 

53 Yahut Cejmer. Hemedan'da biiyuk bir dag ile bu dagdan gikan gozenin adi. 



92 SadX $irazi 



fat etti! O guzel huylu insan gitti de cihan yerinde kaldi!" Yalm kihg cellatlar 
bunu duyunca onlar da basladi bagmp gagirmaya. Baslanna, yuzlerine, omuz- 
lanna vurup dovtinerek son siirat sarayin kapisina dogru ko§usturdular; bir 
de ne gorseler iyi, padisah tahtmda oturuyor! Firsattan istifade, bu sirada de- 
likanh ortadan kaybolmustu. Hemen ihtiyan yakalayip sultamn huzuruna ge- 
tirdiler. Padi§ah gok ofkeliydi. Ofkesini sesine katip sordu; "Olumumu nigin 
istedin? Oysa iyi huylu, guzel karakterli biriyim ben. Oliimumle halkm fena- 
hgim neden diledin?" Huzurdakilerin saskm bakislan arasmda ihtiyar kendin- 
den emin bir dille cevap verdi; "Hukmiin altmdaki cihan, kulagi halkah kole 
gibidir. Boyle bir yalanla elbette olmedin. Fakat bu yalanla bir zavallmm haya- 
ti kurtuldu." Ihtiyann cesur sozleri padisahm gok hosuna gitti ve hemen ora- 
cikta onu bagisladi. Beri tarafta, zavalli delikanh duse kalka kagmaya gah§i- 
yor, saga sola kosuyordu. Gorenlerden biri, sordu; "Canim daragacmdan nasil 
kurtardm?" Delikanh, egilip kulagma fisildadi; "Ey akilh kisi, cammi bir mik- 
tar parayla kurtardim!" 

Kisi; garesizlik zamani meyve versin igin topraga tohum atar. Ve hig umul- 
madik bir anda, bir arpa miktan gumus, koskoca belayi defeder. Uc'un 54 bir 
degnekle oldiigunii duymus olmahsin. Hz. Muhammed Mustafa'nm hadisi 
vardir: "Hayir igin verilen sey, belayi defeder!" Bu iilkede diisman ayagi gorul- 
meyisinin nedeni, elbet padisahmm Sad oglu Ebubekir olmasidir. Ey yiizuy- 
le ciham aydmlatan sultan; cihani sen tut ki, o da senin yuziinden sad olsun. 
Saltanat devrinde kimse kimsenin yuktinu gekmedi. Sen Allah liitfunun yer- 
yiizundeki golgesi ve peygamberi gibi alemlere rahmetsin. Kadrini kimse bil- 
mezse bundan ne gikar? Bak i§te, Kadir Gecesi de bilinmiyor zaten. 

Riiya Hikayesi 

Biri, ruyasmda mahser meydamm gordii. Ama nasil meydan! Giines. i§m- 
lanndan toprak eriyik bakira donmiis, halkm feryadi gokleri inletmis, beyin- 
ler hararetten kaynamaya ba§lami|. Durum boyleyken -ne tuhaf- adamm biri, 
bir golgeye sigmmis, ustelik sirtinda ziynetten bir cennet giysisi. §asilasi man- 



54 Hz. Adem'in Unuk adh kizinm oglu. Gilya iigbin yil ya§ami§ ve Hz. Musa'mn degnegiyle 
6ldurulmu§. 



Bostan ve Gulistan 93 



zarayi ogrenmek istedi diis. sahibi, sordu; "Ey meclisin ziyneti! Bu kalabalik- 
ta sana sefaat eden kim?" Adam sakince anlatti; "Vakuyle kapimm oniinde bir 
iizum agaci vardi ve guniin birinde salihlerden bir zat bu agacin golgesinde 
uyumu§tu. Ben umitsizlik icindeyken onun duasma mazhar oldum. Diyordu 
ki; 'Rabbim, sen bu kulunu bagi§la. Onun sayesinde kendime dinlenecek se- 
rin bir yer buldum.' Ve boylece mutlak adil olan Allah'tan gunahlanmm affi- 
m dilemisti." 

Bu sirn cozdugiimde ne dedim, bilir misiniz? Durun anlatayim: "§iraz'm 
efendisine mujdeler olsun! Halk onun himmet golgesine sigmmis, nimet sof- 
rasma oturmaktadir." Evet, kerem sahibi insan meyveli agaca benzer. Meyve- 
sini atarsan geriye kalan dag odunudur. Odunun kokiine baltayi vururlar. Fa- 
kat meyve veren agag baltalanmaz. 

Padi§ahim; hem golgeli, hem meyvelisin; ey kerem agaci cok yasa, var ol! 

Saltanat I§leri 

Ihsan konusunu cokca dillendirdik. Ne ki ihsan, herkese yara§maz. Or- 
negin halki inciten kimsenin kanmi dokmeli, malmi yemelisin. Zararh ku§un 
kolu kanadi kopsun, daha iyi. Efendinle kavgah olan ki§inin eline nicin ta§ ya 
da degnek veriyorsun? Diken bitiren kokii gikanp at; asil meyve veren agaci 
besle. Yiicelik payesini, kendilerinden kiiguklere kafa tutmayan akilh insanla- 
ra ver. Ne zaman ve nerede olursa olsun, zalime asla acima. Zira ona acirsan, 
diinyaya zulmedersin. Ciham yakan insanm mumu birak sonmus olsun. Bii- 
tun halkm ate§lerde daglanmasmdansa, bir kisinin ateste yanmasi daha iyidir. 
Hirsiza merhamet eden, bizzat kendi eliyle kervan kirar. Zulmu adet edinenle- 
rin basmi, kihca ver. Zalimlere hadlerini bildirmek haktir, adalettir. 

Akilsiz Kadin Hikayesi 

Adamm biri, evinin catisina anlar yuva yapti diye gamlanadursun e§i, 
ona teselli verdi; "Anlarla ahp veremedigin ne? Yapma, zavalhlan kovanlann- 
dan dagitip da perisan etme." Neyse arif adam, isine gitti. Anlar kadim sok- 
maya ba§ladi. Kocasi dukkandan evine geldi, akilsiz kansmi o halde goriince 
epey uzuldii. Kadin; kapiya, dama, mahalleye kosarak feryat ediyordu. Ona; 



94 SadX $irdzi 



"Aman be hanim, el-aleme karsi surat asma. Cunkii bunlan oldurmemi sen is- 
temedin." 

Kotiilere nasil iyilik edilsin? Zira onlara tahammul gosterirsin, habire 
azarlar. Halki incitme fikrini akhna koyan kisinin boynunu hemen keskin ki- 
hgla vur. Kopek kim ki, online sofra kurulsun. Sen, emret; ona kemik atsin- 
lar. "Cifteli hayvana agir yuk gerek" diyen bilge ne giizel soylemis! Bekgi in- 
safli olursa, hirsizlardan dolayi kimse uyumaz. Savas meydamnda, bir mizrak 
kamisi, yuzbin seker karmsmdan daha yararhdir. Herkese iyilik etmek dogru 
degildir. Bazisma mal vermek gerek, bazismm da kulagim biikmek. Kediyi ok- 
sarsan, giivercini kapar; kurdu semirtirsen, Yusuf'u paralar. 

Temeli saglam olmayan binayi yiikseltme sakm, hata edip de yiikseltmis- 
sen §ayet ondan kork. 

Behram'm Ati Hikayesi 

Hayatmi gollerde gegiren Behram 55 yagiz bir at tarafmdan yere dusuru- 
liince bakm ne demis; "En iyisi suriiden, baska bir hayvan almah. Ama oyle bir 
hayvan olmah ki, sorun gikardigmda idaresi kolay olsun." 

Oglum, Dicle'nin bendini suyu azken yap. Sel sulan yiikselince bunun 
faydasi olmaz giinku. Hain kurdu, kemende diisurdugun anda oldiir; yoksa 
koyunu, goziinden gikar. iblis kesinkes secde etmedi, etmeyecek de. Mayasi 
bozuk olandan iyilik beklenir mi hig! Kotii du§unceliye firsat verme. iyisi mi; 
diisman, kuyuda; dev, §isede kalsm. Basi, ta§mm altmdayken ve onu ezme fir- 
sati yakalamisken; "Bu yilam degnekle oldiirmeli" deme sakm. Emrindekilere 
kottiluk eden kalem sahibinin elini, kihgla kesmek gerekir. Haksiz yasalar gi- 
karan bir idareci, seni cehennemlik eder. "Memlekete yalmz bu miidebbir ya- 
rasir." deyip onu tedbirli biri sayma; aslmda o, miidbirin biridir. 

Yalmz kutlu kisi, Sadi'nin soziinii tutar. Cunku ona uymak; ulkeyi ferah- 
latmak, tedbir ve diisunceyi artirmak demektir. 



55 Sasani hukumdarlanmn bejincisi olup ava dujkunltiguyle bilinir. Behram-i Gur adiyla da 
taninir. 



Uguncu Boltim 

A§k, Tarikat ve Muhabbet 



A§k gamiyla perisan olanlann katmda yara ve merhem aynidir. ister aq, is- 
ter sur. Onlann bu halleri ne ho§tur! Hakk asjklan, saltanat talep etmez. Tersi- 
ne, gergek dostluk ugruna yoksullukla sabreden dilencidir onlar. Daima elem 
sarabi igip aciyi tatsalar bile ses Qikarmazlar. §arapta, mahmurluk; giil dalm- 
da, acimasiz dikenler bulunur. Ancak, dost tutmak igin sabir, insana aci gel- 
mez. Sevgilinin eliyle sundugu aci §arap, a§iga seker gelir. Onun esiri, zinci- 
rinden kurtulmayi; avma du§en, kemendini Qozmeyi dilemez. Hakk a§iklan, 
kabile iginde dilenci; uzlet aleminde, sultandir. Konaklan bildikleri halde, iz- 
lerini kaybetmislerdir. Melamet §arabi igerier, yar sarho§udurlar. Sarho§ deve, 
yukii daha cabuk goturiir. Halk, onlann coskun amm nasil yakalasm, bengisu 
gibi karanhkta gizlidirler. Beytul-Mukaddes 56 gibi, igleri kubbelerle dolu ol- 
dugu halde, di§ duvarlan harabeye benzer. Ipek bocegi gibi sannmazlar, kele- 
bek misali ate§e atihrlar. Sevgili yanlanndadir, yine de sevgiliyi arariar. Irmak 
kiyismda bulunduklan halde dudaklan susuzluktan kurumu§tur. Su igmezler 
demiyorum, Nil'in tath sulanna bile kanmadiklanm soylemek istiyorum. 

Mecazt A§k 57 

Senin gibi suyla topraktan yaratilmi§ bir guzelin sevgisi, sabnm, du§iin- 
celerini, gonliindeki huzuru kaparak gidiyor. Uyaniksan, sevgilinin yanagiyla 
benine tutuluyor; yok §ayet uyuyorsan, bu kez de hayaliyle yanip tutu§uyor- 



56 Kudiis'te bulunan me§hur mabet. 

57 Kesret yani Allah dijindakilere duyulan a?k. 



96 Sadi $irazi 



sun. Ve ayaklanna oyle bir ictenlikle kapamyorsun ki, gozun diinyada ondan 
ba§kasim gormuyor. Elindeki altm onun umurunda degilse, altmla toprak bir 
oluyor gozunde. Artik konu§acak mecalin yok. Ciinku o varsa, ba§kasma yer 
kalmiyor gonlunde. "Onun yeri, gozumdedir." diyorsun ve fakat gozlerini ka- 
payinca onu birden gonlunde buluyorsun. O isteyince, canim dudagma geti- 
rip gozlerini kirpmadan ona sunuyorsun. Kihc gekince, hie. gekinmeden alti- 
na basim uzatiyorsun. 

Hakiki A§k 58 

Temeli heves uzerine kurulu bir sevgi, bu kadar fkne kopanp ferman 
yuruturken; mana denizindeki tarikat yolculannm batmalanna neden §a§m- 
yorsun! Onlar canan sevdasiyla, candan; dost sevgisiyle, cihandan gegmijler; 
Hakk'i anmak igin, halktan kagmij, saklyi gorunce ellerindeki §araplan yere 
dokecek kadar a§k sarhosu olmuslardir. Derderini kimse anlamadiktan son- 
ra, onlara deva bulmak ne miimkun! "Ben sizin rabbiniz degil miyim" hitabi, 
ta ezelden beri kulaklanndadir ve onlar bu seslenise; "Evet sen bizim rabbi- 
mizsin!" diye cevap vermenin kivanciyla cosup tafmaktadirlar. Koseye gekilse- 
ler de, dunya onlar sayesinde ayakta durmaktadir. Ayaklan topraktandir. Ne- 
fesleri ate§te yanmaktadir. Bir feryatla, daglan inletir; bir nefesle, §ehirleri dar- 
madagm ederler. Riizgar gibi gorunmezler ama gabuk ko§arlar. Ta§ gibi sakit 
goriinurler ancak daima tesbih ederler. Seher vaku, aglayislanyla gozlerinde- 
ki uyku surmesi yikamr. Gece habire at ko§turduklan halde, §afak sokerken, 
"eyvah, biz yine gee kaldik!" diye dovunurler. 

Onlar, gece-giinduz a§k ve ates denizine hayran olduklanndan, gunle- 
ri ayiramazlar. Suretleri nak§eden Ezeli Nakkas'm guzelligine o derece tutul- 
mu§lardir ki, yuz giizelligiyle asla ilgilenmezler. Goniil adamlan, beden guzel- 
ligine gontil vermemislerdir. Ancak akilsiz ve ahmak insanlar, beden gUzelli- 
gine deger verir. 

Vahdet'in saf §arabmi yudumlayan kimse; dunyayi da, ahireti de unutur. 
58 Allah a?ki. 



Boston ve Gulistan 97 



Yoksul Cocuk He §ehzade Hikayesi 

Vaktiyle bir yoksul gocugun, §ehzadede gozu oldugunu duydum. §ehza- 
de neredeyse, oraya gider, olmayacak hevesler pe§inde ko§ardi. Bu, iginde bir 
saplanti olmu§tu. Hedef taji gibi, §ehzadenin yamndan hig eksik olmaz; evcil 
fil gibi huzurundan aynlmazdi. Giinler bu minval iizere geldi gegti ve sonun- 
da yiiregine kan oturdu, aglamaktan ayagi balgiga batti. Gor ki, sirnm kimseye 
agamadi. Gunun birinde rakipleri, derdini ogrenip ona gozdagi verdiler; "Sa- 
km bir daha buralarda dolasma!" Bunun uzerine gocuk, bir miiddet oraya ug- 
ramadiysa da, dayanamadi, sevgilisinin yiizii akhna geldikge tekrar bulundu- 
gu yere yerlesti. §ehzadenin kolelerinden biri geldi; delikanhmn kafasim, elini 
ayagmi yara bere iginde birakip; "Sana bir daha buraya gelme demedim mi?" 
diye baginp gagirdi. A§ik, garesiz oradan aynldi. Ne ki gok gegmedi, yine sab- 
n ve karan kalmadi. Sevdiginden uzak kalmaya dayanamiyordu. Her ne va- 
kit sevdiginin yanma gidecek olsa; sinegin fekerden kovulmasi gibi, turlu ha- 
karet ve eziyederle oradan kovuluyor ama her defasmda tekrar geri geliyordu. 
Adamm biri, bir gun onu §6yle azarladi; "Be deli, be arsiz; senin ta§a, degne- 
ge kar§i garip bir tahammulun var." Cocuk uzgiin bir halde konu§tu; "Bu ce- 
falar, bana sevgilimden geliyor; ondan §ikayet etmem, sevgiye uymaz. O beni 
ister dost bilsin, ister du§man; ben bu sevgiden asla vazgegmem. O olmaym- 
ca bende sabir arama. Yanmdayken bile karar bulamiyorum. Ne sabra meca- 
lim var, ne karara takatim. Biliyorum, burada kalmama imkan yok. Ama ka- 
gacak ayak, nerede! Ba§mn gadmnm ipine kazik yapsmlar raziyim, yeter ki bu 
otagm kapismdan kovmasmlar. Pervane, sevdiginin ba§i etrafmda can vermez 
mi? Varsm yamp du§sun, gene de o karanhk ko§ede sabir ve karar bulan gon- 
lii diri degil midir?" 

Adam, hayret anlammda ba§mi sallayip sormadan edemedi; "Peki, onun 
mizragiyla yara ahrsan?" 

"Top gibi ayagma du§erim." 

"Ya kiligla kafam ugurursa?" 

"Esirgemem, hemen veririm. Ba§imm iistunde tag mi var, balta mi, ben 
bile emin degilim. Ona kar§i sabirsizsam, beni kmama. Gunkii sevgide sabir 
olmaz. Yakup gibi gozlerim agarsa da, Yusuf un guzelligini gormekten iimidi- 



98 Sadx $irdzl 



mi kesmem. insamn basi, birinin sevgisiyle hos oldu mu, artik onu higbir §ey 
incitemez." 

Aradan epey zaman gegti. Yine bir gun, bu delikanh, §ehzadenin uzen- 
gisini optii. §ehzade bu densizlik kar§ismda kiiplere bindi, atmm dizginleri- 
ni ba§ka tarafa gevirince; asik, giilerek dile geldi; "Dizginini ba§ka yone gevir- 
me, sultan bir hig igin dizgin gevirmez. Yanmda varhgimm bir anlami kalma- 
di; yadmla gururum harcandi. Kabahatimi gorsen bile beni kmama. Cunku 
hayalin hep akhmda duruyor. Kendimi kaybedip iizengine dokunmakla bili- 
yorum, adimi karalamis, muradimi ayaklar altma almis oldum. Ne yapayim, 
kendimi tutamiyorum. Kihcma el surme §ehzadem; zaten esrik gozlerin, beni 
her an kihgtan gegiriyor. Hele bir sazhga ates at da, yurii geg bakahm; orman- 
da ne kuru, ne de yas. kahyor!" 

Cezbe Hikayesi 

Peri yiizlu bir gtizel, bir sarkicmm nagmeleriyle ayaga kalkip oynamaya 
baslamisti ki, birden -zahirde- mum, -gergekte- onu seyre dalan perisan go- 
nullerin tesiriyle etegini tutujturdu. Bu duruma cam sikihp fena halde ofke- 
lendi. O sirada, a§iklardan biri; "Hemen kizma sevgili! Ate§, senin etegini yak- 
tiysa, beni bir anda kill etti!" 

Eger a§iksan, bir daha kesinlikle kendinden bahsetme. Ciinkii sevgilinin 
yanmda benlik satmak, Allah a ortak kojmak demektir. 

I§tiyak ile Muhabbetin Anlami 

Bilge bir ihtiyardan isittim: A§igm biri cezbelenip gollere du§tu. Babasi 
onun hasretiyle yemiyor, igmiyor, uyumuyordu. Durumu gorenler, oglam fena 
halde azarlaymca; asik, feryat ederek konu§maya basladi; "Sevgilim, beni ken- 
dinden bir parga sayah, artik bir ba§kasma ne ihtiyactm, ne a§inahgim kaldt. 
Allah a§kma hemen ktzmaym, hele bir dinleyin. O, bana guzelligini gosterdik- 
ten sonra, baskalan gozlerimde hep hayal oldu!" 

Ask ile halktan yuz gevirip gole dtijerek uzlete gekilen kisi, kaybolmamis; 
tersine, kaybedip de aradigim yeniden bulmujtur. Gergek ajiklar, su alemde 
saga sola dagilmislardir. Onlar igin vah§I de, melek de dense dogrudur. C un ~ 



Bostan ve Gulistan 99 



ku vah§!ler gibi gece gundiiz insanlardan kagarlar ve fakat melekler gibi hig 
durmaksizm Allah'i zikre kosarlar. Pazilan kuwetli ama elleri kisadir. Onlar, 
akilh deli ve ayik sarho§lardir. Bazen bir ko§ede sakin sakin hirka yamar, ba- 
zen bir mecliste kendilerinden gecip hirkalanm yakarlar. Ne kendilerini dusii- 
niirler, ne de bir kimseden cekinirler. Akillan ziyan, fikirleri peri§an, kulakla- 
n ogiit verenlerin sozlerine kar§i tikahdir. 

Kaz, denizde batmaz; semender, ateste yanmaz. 

Gomilleri dolu ve fakat elleri bo§ yigitlerdir onlar. Kafileden ayn giden 
col yolculandir. Halka §irin gorunmek gibi dertleri yoktur. Hakk'a yakm dur- 
maktir butun gayeleri. Hirka giyen ziinnarlilar 59 degil, halkm goziinden sak- 
lanmis azizlerdir onlar. Asma gibi hem meyve verir, hem golge sererler. Bizim 
gibi mavi elbiseli 60 giinahkarlardan degildirler. Deniz gibi kopiirup ta§mamis- 
lar, sedef gibi baslanm iceri gommemi§lerdir. 

Aklm varsa sayet, ikiyuzlii insanlan terk et. Ciinkii onlar insan kihgma 
girmis. §eytanlardir. insan sirf etle kemik degildir. Her surette manevi can bu- 
lunmaz. Padijah her koleyi satm almaz, her yamah hirkanm iginde diri bir go- 
mil bulunmaz. Butiln giy taneleri inci olsaydi, carsi katirboncugu gibi inci do- 
lardi. Hakk a§iklan, cambazlann yaptiklan gibi, kendilerine takma ayak uy- 
durmazlar. Ciinku tahtadan yapilmi§ ayak, bir gun mutlaka yerinden firlar. 
Elestii meclisinde bulunup orada ictikleri o bir yudumla, kiyamete kadar Al- 
lah a§kiyla sarhos kalacaklardir. Kiligla tehdit edilseler bile asla maksatlann- 
dan el cekmeyeceklerdir. Ciinku onlann nazannda ask ile korku, sirga ile tas 
gibidir. 

Vecdin Galebesi ve A§kin Saltanati 

Semerkand'da birinin sevgilisi vardi. Agzmdan soz yerine §eker damlar- 
di. Giizelligiyle gunesi devirmis, cekiciligiyle takvanm temelini yerle bir et- 
mi§; goriinu§uyle her seyden munezzeh olan Yiice Allah'm rahmetini iizerinde 
biriktirmijti. Yuriirken gozleri saskma cevirir, sevenlerin kalbi guzelligi kar§i- 



59 Yani dijlan dervij ve fakat igleri hiristiyan olanlar. Metinde igi bajka, digi bajka anlamiy- 
la kullamlmij. 

60 Eskiden din buyukleri, mavi elbise giyerlermi?. Sadi, burada tevazu yapiyor. 



1 00 Sadl Sirazl 



smda evrilirdi. Bir gun sevdigi, onu gizli gizli seyrediyordu. Bu seyir esnasm- 
da asigma sertge bakarak; "Be §askin, nigin ardimdan gizlice bakiyorsun? Eger 
baktigmi bir kez daha goriirsem hig acimam, du§mammmis gibi kafani kihg- 
la keserim." dedi. Asik melul melUl giderken adamm biri ona §6yle ogiit ver- 
di; "Aklmi basma devsjr artik! Gormuyor musun i§te, seni sevmiyor. Seni se- 
veni bul. Seni isteyecegini sanmiyorum. GonlUn seni geldirmesin yoksa im- 
kansiz bir heves ugruna kendini peri§an edeceksin. Asik ki§i, sozden anlar mi 
hie, aci iginde inleyerek cevap verdi; "Birak, beni oliimun kihci yaralasm; vu- 
cudum gamurlarda, kanlarda yuvarlansm; dosta dii§mana karfi sevgilinin ki- 
liciyla oldugiim soylensin. Ben sevgilimin semtinden aynlmayi bir an akhm- 
dan gecirmem. Kendisine haber verin, zulmuyle serefimi be§ parahk etse de 
ben ondan asla vazgecmeyecegim. Ey kendine tapan insan! Bana tovbe teklif 
ediyorsun. Halbuki bu teklif igin sen kendin tovbe etmelisin. Anlasana; sev- 
gilim bana ne yaparsa yapsm, isterse kammi doksiin, hava hos. Onun sevgi- 
siyle her gece zaten oliiyor, seher vakti kokusuyla yeniden diriliyorum. Bugiin 
onun yanmda oliirsem, yann kiyamet giinu gadmmm onun yanmda kurula- 
cagma inamyorum." 

A§k savasimmda elinden geldigi kadar kararh ol. Sadl de, bu yolda oldii- 
gu igin diridir. 

Susuzluktan Olen Adam Hikayesi 

Susuzluktan can ceki§en biri inledi; "Su iginde oldugu halde susuzluk- 
tan can gekisene ne mutlu!" Akh kit biri ne demek istedigini anlamaya gahs- 
ti; "Yahu olecek olduktan sonra ha suya kanmi§sm, ha dudagm kurumus, ne 
fark eder!" Can gekisen cevap verdi; "Onun ugrunda tath cammi veriyorum. 
Ne yani, son nefesimde arzusuyla dudagim lslanmasm mi!" 

Evet, susuzluktan can geki§en, bogulanlann kana kana oleceklerini ve de- 
rin gollere du§eceklerini bilir. Asik mism, sevgilinin etegine sanl. Sana; "canim 
ver!" derse hig tereddiit etme ve; "hemen al!" de. Huzur cennetine ancak yok- 
luk cehenneminden gegildikten sonra vanhr. Giftgilerin gonlii aci geker. Ne ki; 
harman, meydana gikmca tath tath uyur. 

A§k meclisinde arzulanna ula§an ki§i, kadehe son doniisiinde yeti§en 
kimsedir. 



Bostan ve Gulistan 101 



Sabir ve Sebat Hikayesi 

Yoksul kihkh ve fakat zengin goniillu Allah dostlanndan birinden vaktiyle 
f oyle bir Hikaye ifittim: Bir ihtiyar, sabah vakti dilenmeye cikti. Yolda bir mes- 
cide ugradi, kapisim acip seslendi. Az sonra icerden gikan adam, onu fena hal- 
de tersledi; "Be saygisiz herif! Allah'm evi burasi. Halkm evi degil ki sana bir 
fey versinler. Hadi, arsiz arsiz bekleme, hemen cek git buradan!" Dilenci istifi- 
ni bozmadi ve sakince sordu; "Bu merhametsiz evin sahibi de kim?" Adam iyi- 
ce kiiplere bindi; "Sus be ahmak! O nasil soz oyle, bu evin sahibi hepimizi ya- 
ratan Yiice Allah'tir." Bunun iizerine ihtiyar bakti; mihrabi ve kandili goriince 
derinden yana yakila bir ah gekti ve; "Heyhat! Bu kapidan da yoksun donmek, 
bu evi birakip gitmek ne aci! Daha once hicbir mahalleden elibof donmedim 
ben. $imdiyse Allah'm evinden kovuluyorum. Olacak if mi bu!" dedi. Sonra 
ihtiyar bu mescitte bir yil konuk oldu. Bu sure zarfmda hie, cah§madi, tersine 
hep dilendi. Nihayet bir gece iki ayagi birden cukura batti. Halsizlikten kalbi 
Qirpmiyordu. Gozleri sondii sonecek. Gor ki; buna ragmen sevinc iginde te- 
renniim ediyor; "Kim galarsa galsm, comerdin kapisi mutlaka agihr!" 

Dilek sahibi gok sabirh, sebatkar olmah. Ben kimyagerlerin yaptiklan if- 
ten dolayi usang duyduklanm asla duymadim. Tarn tersi; belki bir gun baki- 
n altm yapanz diye nice altmlan topraga saldilar. Oysa altm, bir fey satm al- 
mak igindir. Dosta kavufmaktan daha kiymetli ne alabilirsin ki? Eger sevgili- 
nin bin; kalbine sikmti verirse, hiiznunu gidermek igin kendine bafka bir sev- 
gili bul. Hem asik surath sevgiliyi kim ister ki! Yaktigi atefi, bir bafkasmm su- 
yuyla sondiir. Giizellikte benzeri yoksa fayet, incinsen de sudan bahanelerle 
onu terk etme. Zira onsuz yafayabilecegine inandigm bir sevgiliyi ancak gon- 
lunden gikarabilirsin. Aksi takdirde her turlu cefasiyla nazma katlanacaksm. 

Inatcv Pir Hikayesi 

Pirin biri, bir gece sabaha kadar ibadet etmif ve seher vakti elini havaya 
kaldinp Allah'tan yardim talep etmifti ki gaipten kulagma foyle bir ses geldi; 
"Ister gek git, ister yalvar yakarmana devam et; dilegin asla kabul edilmeye- 
cektir!" Pir, ertesi geceyi de zikir ve ibadetle gegirdi. Muritlerinden biri, onda- 
ki sikmtiyi fark edip; "Pirim, gordiin ya, kapi kapanmif. Bof yere bu kadar ug- 
rafip durma." der demez pirin gozlerinden hasretle yakut rengi yaflar dokiil- 



102 Sad\$irazl 



du ve iniltili sesiyle; "Ah oglum" dedi, "bundan daha iyi bir kapi gorsem, bir 
saniye durmaz hemen o kapiya giderdim. Ama yok iste. Her ne pahasma olur- 
sa olsun, dizginlerini benden gevirenin ben terkisini birakmayacagim. Gide- 
cek kapisi varsa, varsm elibos aynlsm diger kapilardan dilenci, ne gam. Anla- 
dim ki bu semte yolum yokmus. Ne ki baska bir semte gitmem de imkansiz!" 
Pir bunlan soyledikten sonra kendini yine Allah*a zikre adayip basim topraga 
koymustu ki, kulagma bir ses geldi; "Bize layik bir huneri olmasa da onu ka- 
bul ettik, ciinku bizden baska gidecek kapisi yok!" 

Nisaburlu ile Oglu Hikayesi 

Nisabur'da 61 bin vardi. Bir gece, oglu yatsi namazmi kilmadan yatmis- 
ti. Bu zat, hemen oglunu uyandmp sert bir dille uyardi; "Oglum, adam olan, 
emek harcamadan higbir makama ula§amayacagmi bilir. Ayagmi kimildatma- 
yanm varhgiyla yoklugu aymdir. Ziyandan kork, gah§maya heveslen. Ciinku 
bo§ ve amagsiz gezenler, nereye giderlerse gitsinler, nasipsiz kahrlar." 

Hasret ve Cefa Hikayesi 

Bir yeni gelin, ihtiyar bir adama muhabbetsiz kocasmi §ikayet etti; "Haya- 
timm bu anlayi§siz kocayla me§akkat icinde bitip tiikenmesi bana reva mi! Ba- 
kiyorum da, bizimle aym mahallede oturanlann gonlii bizimki kadar peri§an 
degil. Ba§kalan giil gibi gecinip gidiyor. Gorsen, kabuktaki iki badem igi sa- 
nirsin. Ya ben; evlendigimden beri, kocamm bir kez olsun yiizume giildugu- 
nu gormedim." ihtiyar, kadmm sikayeti bittikten sonra gun gormus hali ve tat- 
h diliyle ona ogiit verdi; "Kocan guzelse, tahammtil et. Gunkii dengini bulma- 
dikga, ondan yiiz gevirmen sana aci verecektir. Boyle yapma, sonra yazik olur 
sana. Gerisini diisunmeden boyle bir kocadan aynhrsan, gok gegmeden aynh- 
gma dayanamaz omrun boyunca azap cekersin." 

Kul oldugunu bil, Allah'm emrine itaat et. Onun gibi efendi bulamaz- 
sm!" 



61 Iran-Horasan eyaletine bagh bir bolge. 



Bostan ve Gulistan 103 



Satikk Kole Hikayesi 

Bir gun, efendisi tarafmdan satilan bir koleye yiiregim acidi. Zira kole, ya- 
kasmi pagasmi yirtarak soyle inliyordu; "Benden iyi binlerce kole bulabilirsin 
sen. Anna ben, senin gibi bir efendiyi bir daha asla bulamayacagim!" 

Giderken yol boyunca kolenin bu sozleri yankilandi kulaklanmda ve yii- 
regim burkuldu ona. 

Hekim ile Hasta Hikayesi 

Cok eskiden Merv'de 62 peri yiizlu bir hekim vardi. Endami gonul bahge- 
sindeki servileri andinrdi. Ne yaraladigi gonullerden haberdardi, ne de has- 
ta gozlerinden. Hekime meftun hastalanndan biri, bana sunu anlatti; "Bir za- 
manlar ben de bu hekimin sevdasma tutulmustum ve o yamma gelsin igin iyi- 
lesmek istemiyordum!" 

Ask iste bu! Nice guglu, keskin, ustiln akilh kimseleri perisan etmistir. 
Sevda, akil kulagim buktiikten sonra, insan bir daha feryat edemez. 

Akh istila Eden Ask Hikayesi 

Bir yigit, aslanla karsilasmak igin kendine demirden bir penge yapti. Ne 
ki; aslan onu pengesine takiverince, adamm demir pengesinde mecal kalmadi. 
Birisi, bu durumu gordu ve adama gikisti; "Kadm gibi ne yatiyorsun? Demir- 
den pengen var, suna vursana!" Aslamn altmda kalan adam, garesiz bir haldey- 
di. Adama bakip cevap verdi; "Bu pengeyle aslana karsihk verilmez!" 

Bilgelerin nazannda ask, aslan; akil, demir penge gibidir. Ask karsismda 
aklm hukmii yoktur. Yengi daima ask, yenilgi akil demektir. Ey kendini akilh 
sanan kisi! iste sen de aslani andiran yigitlerin pengesinde bir kadmsin; demir 
penge ne etsin! Ask ortaya giktiktan sonra aklm esamisi olmaz. Cunkii deg- 
nek, topu nasil gelerse 63 ; ask da, akh oyle geler. 



62 Iran-Horasan eyaletinin merkezi. 

63 Eski bir Iran oyunu. $6yle ki; meydana buyuk bir daire gizilir, top dairenin tarn ortasma 
konur ve gevgan adi verilen uzun sopalarla bu top daireden dijan gikanlmaya cah§ilirmi§. 



104 Sad\$irazl 



iki Amca £ocugu Hikayesi 

Bin kiz, digeri, erkek; iki amca cocugu birbirleriyle evlendiler. Ikisi de gu- 
zel ve asil kimselerdi. Biri giinesse, digeri aydi. Evlilik, kizm pek hosuna git- 
mi§ti. Erkek ise kagryor, hircmhk ediyordu. Kiz iyi huylu, peri kadar guzel ol- 
dugu halde kocasi yuziinii duvara geviriyor; kiz siislendikge, erkek; " Yarabbi, 
cammi al!" diye Allah'a dua ediyordu. Koyun ileri gelenleri bu duruma daha 
fazla kayitsiz kalamadi ve cocuga su teklifi sundular; "Madem sevmiyorsun, 
hig olmazsa kizm mehrini ver!" Cocuk teklifi giilerek kabul etti; "Yuz koyun 
vermekle bu zincirden kurtulacaksam, oh ne ala!" Kiz bunu duyar duymaz gu- 
zel yuzunii yirtarak ba§ladi feryada; "Hayir, imkansiz bu; degil yiiz koyun, iig- 
yUzbin koyun verse de ondan asla aynlmam!" 

Arkadas, sana dogrusunu soyleyeyim mi; seni sevgilinden alikoyan ney- 
se asil sevdigin o demektir. 

Meczup Hikayesi 

Adamm biri, meczubun birine; "Cehennemi mi istersin yoksa cenneti mi?" 
diye mektup yazdi. Meczup buna karsihk soyle cevap yazdi; "Bir daha bana 
boyle bir soru sorma. Rabbim hakkimda ne dilemisse, ben ona raziyim." 

Leyla ile Mecnun Hikayesi 

Birisi, Mecnuna sordu; "Hey akil ve irfan sahibi, giizel dostum; sana ne 
oldu boyle? Artik Leyla'nm kabilesine ugramiyorsun. Yoksa iginde onun sev- 
gisi kalmadi mi? Hayal mi degistirdin yahut bir baskasma mi meyil verdin?" 
Zavalli Mecnun, bunlan duyunca agladi ve yana yakila cevap verdi; "Arkadag, 
birak beni! Derdim bana yetisir. Desme yarami. Sanma ki ondan ayn kalisim 
sabnmm isaretidir. Bu aynlik kagimlmazdir." Mecnun'u dinleyen adam bu kez 
ona soyle bir teklifte bulundu; "Ey zavalli asik, hig olmazsa Leyla'na haber ver- 
seydin?" Teklifi duyar duymaz Mecnun, adamm yakasma sanldi ve gikisarak; 
"Sakm bunu yapmaym. Ciinkii onun oldugu yerde benim bulunmam imkan- 
siz. Zaten o varsa, ben vanm." deyip onu uyardi. 



Bostan ve Gulistan 105 



Sultan Mahmud ile Ayaz Hikayesi 

Sultan Mahmud'la ilgili bir Hikaye duydum. §6yle ki; adamm biri, Sultan 
Mahmud'a verdi veri§tirdi; "Ne tuhaf! Ayaz 64 giizel degil. Sultan bunun nesini 
seviyor ki? Kokusu, rengi olmayan giile sevdalanan biilbul nerede gorulmu§?" 
Orada bulunanlardan biri, adamm sozlerini hemen Mahmud'a yetistirdi. Sul- 
tan bu duruma gok igerlenerek haberi getiren adama sevgisini izah etti; "Be 
adam! Ben onun boyunu posunu degil, ahlakmi seviyorum." 

Sultan Mahmud'la ilgili bir Hikaye daha duydum. isjttigime gore bir gun 
dar bir gecitte bir deve yikilmi§, sirtmdaki miicevher sandiklan yere sacilmi§- 
ti. Sultan bunu gordu ve adamlanna emretti; "Yagmadir, alan alsm!" Kendisi 
de yava§ga at surdu. Ganimet derdine du§en athlar, inci ve mercan toplamak 
icin sultandan aynldilar. Yagmalayayim derken yagmalandilar. Yani ava gider- 
ken avlandilar. Geride bir tek Sultan ile Ayaz kalmi§ti. Sultan, Ayaz'a bakarak 
guliimsedi ve; "Ey siimbulum, yagmadan sen ne getirdin?" sordu. "Hie!" diye 
cevap verdi Ayaz ve ekledi: "Benim tek derdim sultammdi. Onu birakip da git- 
mek istemedim." 

Arkada§, sultanm huzurunda ona hizmet ediyorsan §ayet, bir parca nimet 
igin gaflete du§me sakm! Allah dostlanm ornek al kendine. Onlar Allah'tan 
yalmz Allah'i dilerler. Ondan ba§kasma asla tenezzul etmezler. Dostundan sa- 
dece iyilik bekleyen bencillik etmi§ olup dogru yoldan aynhr. Agzi hirsla agi- 
lanm gonul kulagma gayb aleminin sirlan girmez. Hakikat, ilahi sirlarla siis- 
lenmis saraya; hirs ve heves ise, cikan toz ve dumana benzer. Goz her ne ka- 
dar saglam da olsa, toz kalkanmda higbir §ey goremez. 

Faryab'h Pir Hikayesi 

Tesadufen Faryab'h 65 pirle, Magrip 66 iilkesinde, su kenanna varmi§tik. 
Yanimda biraz para vardi. Beni gemiye aldilar. Onunsa hig parasi olmadigm- 
dan orada kaldi. Gemi kaptammn iginde Allah korkusu yoktu. Harekete gegti. 
Geride kalan ihtiyann haline gok acidim. Onun igin aglamaya ba§lami$tim ki, 



64 Yahut Iyaz. Gazneli Sultan Mahmud Sebuktekin'in zeki kolesi. 

65 Yahut Farab. Turkistan-Balasagun'da bir bolge. 

66 Yani Mekke'nin batisma dujen bolgeler. 



106 Sadi $irdzi 



gulerek; "Ey iyi huylu dostum, benim igin iiziiliip aglama. Gemiyi yiizdtiren 
Yiice Allah, beni mahcup etmez." dedikten sonra seccadesini suya serdi. Goz- 
lerime inanamadim. Koskoca denizi bizimle birlikte kat etti. O geceyi uykusuz 
ve §askm gegirdim. Sabahleyin pir, bana bakarak; "Niye §a§irdm giizel huylu 
dostum? Seni karsiya gemi gegirdiyse, bizi de Yiice Allah gegirdi." 

Inatgi ve inangsiz insanlar, Allah dostlannm su ve ates lizerinde yuruduk- 
lerine nicin inanmazlar! Atesten haberi olmayan gocugu koruyan mii§nk an- 
nesi degil midir? Allah dostlan da iste boyledir. Yuce Allah, Musa'nm kunda- 
gini Nil sulannda batmaktan ahkoydugu gibi, Halil Ibrahim Peygamber i de 
atesin tesirinden uzak tutmustur. Cocuk, yiizme bilen birinin elinde olduktan 
sonra, Dicle nehri derin ve genis de olsa batmaktan korkmaz. 

Arkadaj; karadayken dahi etegin lslak iken, Allah dostlan gibi denizde 
nasil yuriiyeceksin! 

Beka ve Fena 67 

Akil; kivnm kivnm, karman gorman ve darmadagimk bir yoldur. ilim ve 
irfan sahiplerine gore Yiice Allah'tan ba§ka higbir sey yoktur. Bu soz, hakika- 
tin ne oldugunu bilen ve tamyanlar igindir. Fakat her seyi akila kiyaslayanlar 
onu eksik bulup §6yle itiraz ederler; "Allah'tan ba§ka bir sey yoksa; o halde bu 
goklerle yerler, insanlarla hayvanlar nedir?" 

Evet, giizel soyluyorsun ey akilh zat! izin verirsen, sana cevap vereyim: 
"Daglar, denizler, goller, gokler, melekler, periler, insanlar, seytanlar -bunlann 
hepsi- Yiice Allah'm yarattigi mahlukattan olduklan igin onun varhgiyla var- 
dirlar ve hepsi de onun katmda ona nazaran eksik ve kusurludurlar. Dalgala- 
nyla deniz ulu, yiiksekligiyle giines parlak gelebilir sana. Ancak sirf gorunii- 
se deger verenler katmda boyledir bu. isin igyiiziinii bilenler igin asla. Cirnku 
onlara gore; Yiice Allah'm miilku karsismda giines, bir zerre; yedi derya, bir 
damla etmemektedir. 

Ve Yiice Yaratici, bayrak agarsa; cihan, ba§im yokluk yakasma gekecektir. 
Yani bir giin bu deger verdigin her sey yok olup gidecektir. 

67 Beka-Fena: Varlik-Yokluk ya da Sonsuz-Gegici 



Bostan ve Gulistan 107 



Kahya ile Oglu Hikayesi 

Bir koy kahyasiyla oglu yolda giderken padisahm da bulundugu bir ala- 
ya rastladilar. Cocuk karsismda gavusjar, kihglar, baltalar, adas elbiseler, altm 
kemerler gordii. Avci pehlivanlar yaylanm alrm§lar, ni§anci koleler drkeslerini 
takmmisdardi. Kiminin sirtmda suslu ipekten kaftanlar, kiminin basmda gor- 
kemli kulahlar vardi. Cocuk bu manzarayi ve debdebeyi goriince babasmin 
konumu gozlerinde son derece kiiQuldu. Babasiysa birden degismis, yuzuniin 
rengi atmis, adamcagiz bu heybet karsismda usulca bir koseye sinivermisti. 
Cocuk saskmhk iginde sordu; "Babacigim; sen koyiin en buyugii, bas olmak 
itibariyle butiin koyliilerden daha kidemli oldugun halde ne oldu da, hemen 
canmdan iimidini kesip bu heybetin riizganyla sogiit gibi utremeye basladm?" 
Koy agasi, boynu biikuk mmldandi; "Evet; ben de ba§, buyruk sahibiyim. Ne 
ki benim makamim koyum kadardir ancak." 

Buyukler, daima sultamn huzurunda bulunduklan igin hep kaygi ve kor- 
ku igindedirler. Oysa ey gafil, sen bulundugun koye bakip kendine ona gore 
paye veriyorsun. Giizel konusanlar, bir seyler soylesinler de, Sadi ona bir tem- 
sil getirmesin, olacak is. mi! 

Ate§bocegi Hikayesi 

Gormussiindur; geceleri daglarda, kirlarda ufacik bir bocek gira gibi par- 
lar. I§te bir gun birisi, ona; "Ey geceleri lsitan mini bocek, giinduzleri nerde- 
sin?" diye sordu. Bak, yerden dogan o kucuctik bocek ne ince bir cevap verdi; 
"Ben, gece-giindiiz meydandayim. Hicbir yere saklandigim yok. Ne ki gunes 
i§mlan karsismda goriinmez oluyorum." 

Tutsak Ihtiyar Hikayesi 

§am iilkesinin bir bolgesinde kavga gikmi§ ve bu esnada miibarek bir ih- 
tiyan yakalayip elini, ayagim zincire vurmuslardi. Heyhat gor ki; ihdyann o 
anda soyledigi sozler hala hatmmdadir; "Sultamn izni olmaksizm yagmaya 
kim cesaret edebilir? Ben, boyle bir diismam sevmeliyim. Cunkii onu bana 
havale edenin gene dostum oldugunu bilmek igimi ferahlatir. ister makam ve 



108 Sadt$irdzi 



mevki olsun, ister zillet ve hapis, ben butiin bunlan Yiice Allah'tan bilirim; 
Amr, Zeyd 68 yahut bir bajkasmdan degil!" 

Hey akilh kisi; hekim sana aci ilag gonderdigi zaman hastaliktan korkma. 
Dost elinden gelen her §eyi ye, ig. Hasta, hekimden daha mi iyi bilecek! 

Allah Kafi Hikayesi 

Birisi, -Allah ona gani gani rahmet eylesin- Sad bin Zengi'yi ovmus; sul- 
tan da buna karsihk altm ve kaftanla onun gonliinu almis, hiinerine bakip onu 
bir yere tayin etmisti. Az sonra adam paranm iizerindeki Allah bes' 69 yazismi 
gorunce kendisinden gegip kaftam sirtmdan atti. O soziin cezbesiyle ruhunda 
oyle bir alev parladi ki hemen yerinden firlayip coliin yolunu tuttu. Onu gol- 
de bir bajma yuriirken gorenlerden biri sordu; "Sana ne oldu boyle? Birdenbi- 
re degisjverdin. Sen ki vaktiyle ug kez yer operdin. Bu nimeti reddetmemeliy- 
din." Adam guldii ve; "Onceleri, korkuyla, umitle vucudum sogiit gibi titrer- 
di. Ancak sonra Allah bes' sozii bana oyle bir kuwet ve giiven verdi ki, artik 
hicbir §ey gozume goriinmez oldu." dedi. 

A§ik ile §eytan Hikayesi 

Bir a§ik, tipki benim gibi, gonliinii bir giizele kaptirmi§ti. Gor ki, sevdi- 
gi onu habire a§agiliyordu. Oyle ki vaktiyle akilh bash olan a§ik, gonlunu bu 
giizele kaptiraliberi deli divane olmustu. Sevgilinin zehri, en biiyuk ilag degil 
mi? Iste o da boyle, dostu igin dusjnanmm cefasim gekiyordu. Esinden dos- 
tundan ensesine yedigi yumruklarla basi yere dusmiistii. Kisasi; gerceklegeme- 
yecek bir hayalin pesinde ko§makla kafasi allak bullak olmustu. Ote yandan 
bu asik, esinin dostunun kmamasmdan da habersizdi. Denize du§en, ne bilsin 
yagmuru! Gonlii tasa garpan, ne dujunsiin aria namus §isesini! Bir gece sey- 
tan, o peri yiizlii sevgilinin kihgma girip asigm kucagma geldi. Delikanh gozle- 
rine inanamadi. Sabaha kadar eglendiler. Oyle ki namaz kilacak takati kalma- 
misti. Tan vakti, soguktan mermer gibi buz tutmus suyun igine daldi. Dostla- 
nndan higbiri bu sirn bilmiyordu. Onu gorenlerden biri, ogiit vermek istedi; 



68 Yani falanca, filanca ki$i 

69 Allah yeter anlaminda olup Salguri paralannda boyle yazihymij. 



Bostan ve Cidistan 109 



"Ok hemen sudan yoksa donup oleceksin!" Delikanh karsi gikti; "Aman sus, 
sakm konusma; bu dilber, gunlerdir gonlumii aldatiyor. Askinin atesi karsism- 
da daha fazla yanmaya tahammiil edemedigim igin soguk suya girdim." 

Sevgilim beni, bir kez olsun, guzellikle sormadi. Oysa bana bakin. Cefa- 
sim, goniilden nasil da tasiyorum. Beni topraktan var eden, bana kudretiyle 
saf bir ruh veren Rabbimin buyruklanna katlamrsam, sasihr mi hig? Hele hele, 
daima liitfuyla ihsam igimde durdugu halde. . . 

Gontil Erlerinin Semahi 

Ask adamiysan; kibirlenmeden yurii, kendini asagila, kendine deger ver- 
me. Katlanamayacaksan; aski terk et ve rahatma bak! Ask ve muhabbet beni 
toprak eder, kule gevirir diye korkma sakm. Birak yok etsin seni, kiile cjevir- 
sin; ne olur, sonugta oliimsuzlesirsin! Tohum, topraga diijmedikge filizlen- 
mez. Yiice Allah seni, benliginden ahkoyan kisiye dost eyler. Zira benlikleriyle 
yasayanlar, kendilerine asla dogru yol ve sadik dost bulamaz. Ustelik bu ince- 
ligi, benliklerinden siynlanlardan baskasi bilmez. Gonlunde ask ve cezbe var- 
sa, birak galgiciyi, hayvanlann ayak sesi bile sana hos gelir. Yanmda bir sinek 
kanat girpsm da, o meczup asik sinek gibi ellerini basma vurmasm, olacak sey 
mi! Gonlii, varligi perisan olan kimseye saz neylesin. O, bir kusun otmesiy- 
le de inler. Kainatm sarkisi hig susmaz ve fakat insan kulagi her daim agik de- 
gildir. Ask sarabiyla sarhosa donen asiklar, igtikleri zaman kuyu gikngmm se- 
siyle bile cosar, giknk gibi donmeye baslar, yana yakila aglar, teslimiyet iginde 
baslanm yakalanna gekip sabirlan tiikenince yakalanm yirtmaya baslarlar. Bu 
ytizden kendinden gegen sarhos dervisi ayiplama sakm. Zira o, ask denizinde 
battigi igin eli ayagi habire girpmmaktadir. 

Semahin Hakikati 

Kardes; bana semahi 70 sormadan once dinleyicisi kimdir, sana ondan bi- 
raz bahsedeyim. Eger dinleyici, mana burcunda ugarsa onun seyri karsism- 
da melekler bile aciz kahr. Fakat dinleyici; sirf eglence, oyun ve maskara- 

70 Yunan mitolojisinden Alevi-Bektaji kultiine gegen donme esasina dayah musiki e§likli 
oyun. 



110 Sadi$irdzl 



hktan ho§lanan birisiyse, ruhuna goken §eytan daha bir azgmla§ir. Hayvan- 
lar gibi §ehvetlerine tapanlar, nasil semah eri olabilir! Ancak guzelce uyuyan- 
lar, tath seslerle uyanabilir; zil zurna sarho§lar degil. Seher yeli, giilleri agar; 
baltaysa, odunlan pargalar. Kainat; musikiyle, tatli dille, a§k ve cezbeyle do- 
ludur. Korler, aynada ne gorsiin! Gormez misin, arabm §arkisiyla §evke gelen 
deve nasil da oynar? Develer bile giizel sesle eglenirken, insanoglu eglenemi- 
yorsa e§ektir. 

Ney Hikayesi 

Goniilleri ney gibi ate§te yakan §eker dudakh delikanlmin biri, ney ogre- 
niyordu. Babasi kag kez baginp gagirdiysa, neyini kmp ate§e attiysa da oglu- 
nu bu arzusundan vazgegiremedi. Bir gece oglunun galdigi neye kulak verin- 
ce, peri§an olup akh ba§mdan gitti. Yuzu hararetten kan-ter iginde kaldigi hal- 
de; "Bu defa, ney beni mahvetti!" dedi. 

Akh ho§, gonlii peri§an olanlar, semah ederken ellerini neden birbirine 
vururlar, bilmez misin? Soyleyeyim; Yiice Allah'm feyizlerinden goniillerine 
agilan kapmm azameti kar§ismda kainattan el gektiklerini haber vermek igin. 
Sevgilisini anmak amaciyla donen a§igm semahi caizdir, helaldir. Gunkii on- 
lar rakslan esnasmda her yen silki§inde bir can terk eder. En iyi yuziicu de ol- 
san, elini ayagim ancak giplakken daha rahat kullanabilirsin. O halde §6hret, 
namus, riya hirkasim sirtmdan gikanp at. Elbisesiyle suya batan, agirla§ip aciz 
kahr. Diinya sevgisiyle ilgisi Allah'a kavusmada en biiyuk engeldir, perdedir. 
Ancak ve ancak bu baglan kopardigm zaman vuslata eri§ebilirsin. 

Mum ile Pervane Hikayesi 

Birisi, pervaneye dedi ki; "Hey zavalh, minik ku§; git de kendine gore bir 
sevgili bul ve limit bagladigm yolda yiirii. Sen kim, muma a§ik olmak kim! Se- 
mender degilsin ki, ate§in etrafmda donesin. Ki§i ilkin yigit bir sava§gi olma- 
h ki cenge giksm. Yarasanm, giine§ten sakmdigi gibi insan da demir pengeli 
adamla garpi§maktan sakmmahdir. Diismam oldugunu bildigi halde bir ada- 
mi dost edinmek akilli i§i olmaz. Sen camni mumun a§kiyla feda ederken gi- 
kip da kimse sana ne yapiyorsun diye sormaz. Padi§ahtan kiz isteyen dilenci, 



Bostan ve Gulistan 111 



olmayacak hayallere diiser, dahasi densizligi yiiziinden ensesine tokat, yum- 
ruk yer. Sultanlann hayretler igerisinde temasa eyledigi mum, senin gibi bir 
zavalhya nigin baksm! Karsismda nice biiyiikler, ulular varken senin gibi bir 
muflise ne diye iltifat etsin! Hem boylesi bir mecliste senin isin ne! Herkese 
tatli davransa bile, gene de seni yakar. Ciinkii sen zavalhsm." 

Yamk pervane bu sozlere igerlenip sdze ba§ladi; "Hele bak §u konusana! 
Yansam ne olacak! Halil Ibrahim Peygamber gibi, benim de gonliimde oyle bir 
ate? var ki, mumun panltisi bu ates. karsismda giil kesilir. Goniil, sevgilinin 
etegini ken dine gekmez. Tersine, sevgilinin a§kryla muhabbeti canm yakasma 
yapisir. Kendi arzumla ate§e atilmiyorum ki ben, boynumda sevgilinin hasret 
ve arzu zinciri var. Ustelik sevgilinin atesi atilmasam da beni yakiyor zaten. Se- 
vene, giizelin eziyetinden dem vurulmaz. Bilir bunlan a§ik. Ben ki onun ayak- 
lannda olmeye raziyim, onu sevdim diye beni kim kmayabilir ki! Atesinde 
yanmaya nigin can atiyorum, biliyor musun? Dur hemen soyleyivereyim; dost 
varken bana varhk yakrjmaz. Isterim ki bir tek o var olsun. Sevgilim gok gii- 
zel ve cezbeliyken varsm biraz da benim atesimle oyalansm. Bana neden; 'Git, 
kendine layik olan, derdinden anlayan bir dost bull' diye ogiit veriyorsun ki! 
Gonlii perisana bunu soylemekle akrebin soktuguna inleme demek aym sey. 
Hey saskm! Tesir etmeyecegini bildigin birine kesinlikle ogiit verme. Dizgin- 
lerini elinden kagiran zavalhya; 'hey biraz yava§la' demek ne kadar anlamsiz- 
sa bu da o derece anlamsizdir. Sinbad 71 kitabmdaki §u giizel niikteyi duyma- 
dm mi yoksa; 'Oglum; ajk, atestir; ogutse, riizgar. . . Kizgm ate§, riizgarla daha 
gok alazlanir; kaplan, vuruldukga daha gok ofkelenir.' Ben seni hep iyi tarafla- 
nnla gordiigum halde, sen bana kotuliik ediyorsun. Dengimi bulayim istiyor- 
sun, biliyorum. Oysa ki§i, kendinden daha kiymetlisini aramayi firsat bilmeli, 
hiiner saymahdir. Kendin gibisiyle vaktini ancak bo§a harcarsm. Kendi ben- 
zerlerinin pe§inden yalniz kendini begenenler giderler. Tekin olmayan semte 
sirf sarhoslar girer. Muraa goniil vereli, ben de kendi cammi gozden gikardim. 
Gergek asik, sevdigi igin goziinii kirpmadan can verir. Yiireksiz adamsa, ken- 
dine asiktir. Madem bir gun olecegim, hig olmazsa beni o nazh sevgili oldiir- 
siin. Oliim alna yazildiktan sonra sevgilinin kollannda olmek en iyisi! Bir gun 
garesiz can vereceksin; iyisi mi, sevgilinin ayagmda can ver!" 



71 Sinbadname adiyla bilinen mejhur masal kitabi. 



112 SadX $irdzi 



Mumla Konu§an Pervane Hikayesi 

Hatmmdadir. . . Bir gece gozume uyku girmemis; pervanenin, muma §6y- 
le dedigini isitmistim; "Sevgilim, sana asigim ben; yanmam sirf senin icin- 
dir. Niye aghyorsun ki?" Mum titrek nefesiyle cevap verdi; "Ah zavalh a§igim; 
bir zamanlar ben de bala asiktim. Zorla ayirdilar benden. §irin bahm benden 
uzaklasmca Ferhat gibi ates basima cikti!" Ardmdan aglayarak ekledi; "A per- 
vane; meclisi aydmlatan lsigimi birak da sel gibi bosamp icimi yakan atese bak 
sen! Kuru dava, bos laf seninkisi; ask, senin karm degil ki! Baksana; ne sab- 
nn var, ne de ayakta duracak halin. Sen bir tek aleve bile tahammul edemeden 
yanmayip kacarken, ben varhgimi tiiketene kadar ayakta duruyorum. Ask ate- 
si senin yalniz kanadim yakarken, beni ba§tan ayaga yakip eritiyor." 

Sad! de mum gibidir dostlar! Disi nur iginde gorUniir ve fakat ici yamp 
tiikenmistir. 

Mum ile pervane boyle karsihkh konusadursunlar, gece az ilerlemisti ki 
birden peri yuzlii bir giizel mumu iifleyip sondiirdii. Mum, basmdan duman- 
lar ciktigi halde pervaneye bakarak inledi; "iste askm sonu budur. A§kla yan- 
mayi ogrenmek istiyor musun hala? Ancak sevgilin tarafmdan sonduriildu- 
gunde bunu anlayacaksm." 

Sevdiginin eliyle can veren asigm ardmdan mezannda aglama. Tersine; 
sevdiginin elinden oldugu igin, onu bahtiyar bil! Asjksan §ayet, bu derdi ba- 
smdan savmaya kalkma sakm. Sadi gibi kin ve kiskanchktan ann. Asik, fedai- 
dir. Basma ta§ ve ok yagmuru yagsa bile, sevdiginden asla el gekmez. Sana de- 
nize girme demiyorum. Ama girdiysen, kendini tufanlara teslim etmelisin. 



DordiXncu Bolum 

Al^akgonullulvk 



Ey kul! Yiice Allah seni topraktan yarattigi igin onun gibi algakgonullii ol. 
Hirslanma, dik ba§h olma, dunyani karartacak kadar inatgi olma. Topraktan 
geldin sen, atese ozenme. Vaktiyle o korkung ates kibirienirken toprak hep al- 
gakgonullu oldu. Kibirli ve asi oldugundan seytan ategten yaratildi; insansa, 
algakgonullu topraktan. 

Damla Hikayesi 

Buluttan denize bir damla dustii ve damla denizin enginligi karsismda 
utanarak; "§u deniz karsismda benim varligim ne ki! Eger deniz buysa ben bir 
higim." dedi. Damlamn kendisini hige saydigmi goren sedef onu bagnna basip 
seve seve besledi. Felek de sedefe yardim etti, onu sultan tacma layik bir inci 
haline getirdi. Kisasi; damla kendini algak gordiigunden yiiceldi; yokluk kapi- 
smi galdigi igin var oldu. 

Akilh Delikanh Hikayesi 

Temiz kalpli, iyi soylu, akilh bir delikanh deniz yoluyla Rum kiyilanna 
gikti. Kiytdakiler onun erdemli, temiz kalpli ve akilh biri oldugunu goriince, 
e§yalanm ahp onu iyi bir yere goturdiiler. Delikanh, giinlerini burada konak- 
layarak gegirmeye baslamisti ki bir gun, orada yasayan abitlerin ululanndan 
biri, delikanhya; "§u mescidin tozunu ahver." diye emretti. Delikanh, bu emri 
i§itir isitmez higbir sey demeden oradan gikip gitti. Bir daha izini goren olma- 
di. Bunun uzerine seyh ve muritleri delikanhnm gidisini, hizmet etmek iste- 
medigine saydilar. Yine bir gun muritlerden biri, onu yolda yiirurken yakala- 



114 Sadt$irazi 



yip hemen sordu; "Dostum! Kotii fikre uyup aldanrms oldun. Allah dostlan- 
mn hizmede makama erdiklerini bilmiyor muydun?" Delikanh, yana yakila 
aglamaya baslayip; "Ey cana can katan, gonuller aydmlatan dostum! Ben ora- 
da toz-toprak gormedim. Ve iste o an anladim ki bu yerin tozu da topragi da 
benmisim. Iste bu yuzden oradan aynldim." dedi. 

Tarikata giren her dervisin tek gayesi kendini hor gormektir. Yiicelik isti- 
yorsan, algakgonullii olmaya gayret et. Yiicelik bir damsa, merdivenleri algak- 
gontilluluktur. Meyve veren dal nasil bas a§agi sallamyorsa, akilh insan da al- 
gakgonullu davramp boynunu eger. 

Bayezid-i Bistami Hikayesi 

Bayezid-i Bistami'nin 72 bir bayram giinu sabaha karsi hamamdan giktigi- 
ra isittim. Sokakta habersizce yiiriirken evlerin birinden ba§ma bir legen kul 
dokulmiis. Bayezid, sagi sangi kirlenmi§ oldugu halde, elini yuziine siirerek; 
"Ey nefis, ben ate§e layigim. Basima birazcik kill dokiildugu igin hie, yiizumu 
ek§itir miyim?" demi$. 

Biiyukler, kendilerine ikifat etmezler. Kendini begenen kibirli insanlar, 
Yiice Allah'm iltifatma asla mazhar olamaz. Biiyukliik; gosterisje, kibirle, lafla 
olmaz. Tevazu, dereceni yiikseltirken; gurur, seni ala§agi eder. InatQi, dik ba§- 
h insanlar ba§ a§agi diiser. Yiicelik istiyorsan, kibirli olma. 

Kibrin Sonu, Tevazuun Bereketi 

Diinyada magrur olan, din yoluna giremez; kendini goren, Yiice Allah'i 
goremez. Yiicelik istiyorsan -algaklann yaptigi gibi- insanlara hakaret goziiyle 
bakma. Akilh insan yiiceligin, sanla sohretin kibirle ortaya gikmayacagmi iyi 
bilir. Halkm sana iyi huylu demesinden daha biiyiik bir seref olamaz. Dengin 
olan biri, sana karsi kibirli davrandigmda, sen onu akil goziiyle biiyiik gore- 
ceksin, oyle mi! Iste sen de, ba§kalanna kar§i onun gibi davranacak olursan o 
kisinin diistugii zillete diisersin. 

Biiyiik bir makama kavustugunda senden dusiik insanlarla alay etme. 

72 Yahut Bayezid-i Bestami. Ilk buyuk sufilerden olup Melameti tarikatmdandir. 



Boston ve Gulistan 1 15 



Ciinku felek §asirticidir. Nice makam sahipleriyle du§kimlerin yer degi§tirdik- 
leri sikga gorulmiistiir. Tut ki sen gergekten kusursuz birisin. Benim gibi ku- 
surlu birini hor gormenin alemi ne! Kimileri, Kabe kapisimn halkasma yapi- 
sirken; kimileri de, meyhane kapismda zil zurna sarhos. olur. Eger Yuce Allah 
o sarhosa hidayet eder ya da makam sahibini huzurundan kovarsa, buna kim 
engel olabilir! Ne o makam sahibi kendi ameline giivenebilir, ne de bu sarho- 
§a tovbe kapisi kapamr. 

Hz. Isa ile Gunahkar Hikayesi 

Rivayet edenlerden isittim: Hz. Isa zamamnda, omriinu cehalet ve azgm- 
hk iginde gegirip sapkmhkla tuketen bir adam varmi§. Tas kalpli, merhamet- 
siz, korkusuz bir gunahkardi. Oyle ki §eytan bile, ne zaman gorse, ondan geki- 
nirdi. Gunlerini bo§una gegirmi§, diinyada bir tek gonlun rahat etmesine im- 
kan vermemi§ti. Kibri gok, akh yoktu ve haram lokmalardan §i§kin bir karna 
sahipti. Kisasi; yamuk yuriidugunden etegi kirlenmi§, giinahtan yiizii kapka- 
ra kesilmi§ti. Ne irfan sahipleri gibi dogru yuriiyen bir ayaga, ne de adam gibi 
ogut dinleyen bir kulaga sahipti. Gorenler, ugursuz yil gormu§gesine nefret- 
le ondan kagarlar; insanlar hilal gormus gibi kendisini ona uzaktan gosterir- 
lerdi. Fena arzular harmamm kul etmis, bu yiizden -bir arpacik olsun- iyi bir 
ad kazanmami§ti. Bu adam o kadar gunahkar ya§adi ki nihayet defterinde gii- 
nahlarmi yazacak yer kalmadi. Fasik, kimseyi dinlemez, sehvetine dtiikiin, ga- 
fil, gece-giinduz sarhojtu. Hz. Isa, bir gun golden gelirken yolu iizerinde bir 
abidin gadmna ugradi. Insanlardan irak, kendi halinde omriinu Allah'a ibadet 
ederek gegiren bu abit, Hz. isa'yi goriir gormez, zikrini birakip basmi yere ko- 
yarak ayaklanna kapandi. Bedbaht gunahkar, uzaktan onlan goriip seyre ko- 
yulmugtu. Gorseniz; i§iga hayran pervane kesilmisti. Zenginin eline utanarak 
bakan yoksul gibiydi adeta. Utancmdan yana yakila ah etti, gaflet iginde gegir- 
digi gecesiyle gundiizlerine hayiflandi. Buluttan bo§amrcasma lzdirap ya§lan 
dokuliiyordu gozlerinden. "Yaziklar olsun bana, hayatim cahillik iginde gegti, 
higbir sey kazanmadan degerli omriimu bo§a harcamisim meger. Olumu, ya- 
§ammdan daha hayirh olanlar, benim gibi yapmasmlar. Gocukken olenler, ih- 
tiyarhkta utanca du§mezler." deyip §6yle dua etti; "Ey kainatm yaraticisi Yuce 



116 Sad\$\razl 



Rabbim! Gimahlanmi affet, beni bagi§la, aksi takdirde vay halime! Ey garesiz- 
lerin elinden tutan Allah'im! Bana aci, feryadimi isU, bagi§la!" 

Gunahkar adam, pisjnanhk gozyasjan dokerek boyle inleyedursun; abit, 
magrur gozlerle o kotii adami uzaktan goriince ka§lanm gatti ve; "Bu bedbaht 
adamm bizim aramizda i§i ne! Bu talihsiz cahil, bize layik degil. Bogazma ka- 
dar ate§e girmi§, omrunu yele vermis. Murdar nefesinden ne hayir gelecek ki 
Mesih'le, benimle dostluk etmek ister! Defolup gitsin buradan. Gunahlannm 
ardi sira cehennemi boylasm. Cirkin suratmi gormek istemiyorum. Aman, ate- 
§i ustume sigramasm da. Ey Rabbim! Mahser giinu herkesi huzuruna topladi- 
gmda beni bu adamla birlikte aym yerde diriltme!" diye dua etti. 

Abit, duasim bitirir bitirmez, Yiice Allah'tan, jerefli elgisine vahiy geldi; 
"Bin, abit; digeri, gunahkar iki kulumun da duasim kabul ettim. Giinlerini 
bo§a geciren §u bedbaht, huzurumda oyle bir tovbeyle inledi ki onu kerem 
e§igimden kovmayacagim, fena ijlerini affedecegim, boylece onu ihsammla 
cennetime alacagim. Yanindaki abit, cennette bu gunahkarla arkada§ olmak- 
tan hicap duyuyorsa soyle, onun da duasim kabul ettim. Mahserde ondan 
yana kaygilanmasm. Gunku o gunahkar, cennete; kendisiyse, kibrinden oturii 
cehenneme girecek. Gunahkar kulum, tovbesiyle kapkara kalbini apak parla- 
tirken; sozde abit, riyakar ibadetine giivendi de, garesizligin dergahimda kibir 
ve benlikten daha yiice oldugunu idrak etmedi." 

Dostum! Ustii ba§i temiz ve fakat ahlaki kirli olan kimseye cehennem 
anahtan ne hacet! Hakk katmda duskiinliik ve garesizlik, gosterisle yapilan 
ibadet ve kibirden daha iyidir. Mertsen, bundan bahsetme. Her oyuncu, topu 
gizgiden gelip gikaramaz. Kendini iyilerden goriiyorsan, kotiisun demektir. 
Zira Allah katmda benlik olmaz. igini fistik zannedenlerin gogunun di§i so- 
gan gibi hep kabuktur. Kibir ve benlikle yapilan ibadetler de boyledir. Bu ne- 
denle higbir seye yaramaz. Sen once git, ibadette ettigin kusurlar igin Rabbin- 
den oziir dile. Hakk'a karsi iyi ama halka kar§i kotii olan akilsizlar, ibadetleri- 
nin meyvesini yiyemezler. Allah katmda bedbaht ayyas ile gosteris igin ibadet 
eden, aynidir. Biri, isledigi giinahlar yuzunden; oburii, ibadetinde riyakar dav- 
randigi igin zarar gorecektir. 

Dostum! Allah'i hakkiyla zikretmeye, layikiyla anmaya gah§ ve son pey- 
gamberini ornek al, onu gegecek kadar ibadete dalma. Siyahhk kadar, haddin- 



Bostan ve Gulistan 117 



den fazla beyazhk da iyi degildir. Akilh kisjlerden bize armagan kalan bilgece 
soylenmis. sozleridir. Sadi'nin su tek sozunti gikarma aklmdan; "Allah'tan kor- 
kan giinahkar, riyakar abitten gok daha hayirhdir." 

Yoksul Alim ile Kibirli Kadi Hikayesi 

Ostii ba§i eski, yoksul bir fakih, bir mecliste alimlerin yamna oturmus- 
tu. Kadi, bu duruma gok kizip ona ofkeli ofkeli bakmca, yaveri hemen ayaga 
kalkip onu yerinden kaldirmak igin koluna girdi ve sertge soylendi; "Bu sira- 
da yerin olmadigim bilmiyor musun be herif! Ya geriye gekil, ya ayakta bekle, 
ya da gik git. Her adam, meclisin baskosesine oturamaz. Saygi, dereceye; rut- 
be, degere goredir. Ogudum, kulagma kupe olsun. Bu utang yeter sana. Bas- 
kalannm nasihatlerine bir daha ihtiyag duymazsm artik. Hurmet edip de geri- 
de otursaydm, bu utanci yasamayacaktm. Buyuklerin yanma oturma bir daha. 
Pengen yoksa, ne diye aslanhga yeltenirsin ki, anlayabilmis degilim!" 

Dervis kilikh akilh fakih, talihinin kendisiyle cenge kalkistigmi anlayip 
hig ses gikarmadan yalniz derinden ah gekerek kalkti ve geride bir yere otur- 
du. Cok gegmedi, toplanti basladi, alimler aralannda tarti§maya daldilar. Or- 
taya hangi konu atilmissa evet diyenlerle hayir diyenler karsi kar§iya geldiler. 
Oyle ki bir zaman sonra munakasalan hayli hararetlendi, fitne kapilan bir bir 
agihverdi. Kavgaya tutu§an horoz gibiydi her biri. Kimi ofkeyle kendini kay- 
bediyor, kimi habire el girpiyordu. Kisasi; karman gorman bir diigumun, igin- 
den gikilmaz bir i§in igine girmislerdi ve higbiri de birbiriyle uzlasmak iste- 
miyordu. Tam da bu sirada, o dervis kilikh adam en arka saftan ayaga kalkip 
birden aslan gibi kukredi; "Ey Kur'an'i, fikhi, dini ve usulu halka teblig eden 
ulular, alimler! Tartisirken kuwetli ve agik deliller ortaya atmahsmiz ki, me- 
sele hallolsun. Bogaz damarlanmzi boyle gatlatarak higbir yere varamazsmiz. 
Bu baglamda, benim de gelecek topum, vuracak gevgamm var. izin verirse- 
niz, anlatayim!" Bunun iizerine meclistekiler, bir agizdan; "Biliyorsan hadi an- 
lat!" deyince fakih, bir bir anlatmaya basladi. Oyle giizel, akici ve etkileyici ko- 
nu§tu ki; sozlerini -yiizuk kasma isler gibi- fesahat kalemiyle orda bulunanla- 
nn kalplerine naksetti. Giizel dusiincelerini, suret diinyasmdan ma'na alemi- 
ne gegirip iddialan tek tek guriittu. Konusmasi bitince her koseden aferin ses- 
leri yiikseldi. Fakih, soz atmi o kadar hizh ve ileriye sUrmiistU ki; kadi, balgiga 



118 Sadi$irdzl 



saplanan esek gibi, kar§ismda garesiz kaldi. Hemen makammdan kalkti, san- 
gira gikardi, hiirmet gosterip adama uzatirken ondan oziir diledi; "Yaziklar ol- 
sun bize. Senin degerini bilemedik. Meclisimize te§rif ettigin halde sana tesek- 
kur edemedik. Seni en son safa gonderdigim icin bagisla beni, cok ama cok 
uzguniim!" Bu arada, yaveri de ok gibi firlayip kadidan aldigi sangi adama go- 
turtirken az once yaptiklanndan dolayi pi§man oldugunu soyledi. Daha nice 
giizel, goniil oksayici sozler etti. Ne ki fakih, bunlann hicbirine iltifat etme- 
di. Yaveri hem eliyle, hem diliyle engelleyerek; "Benden uzak dur ve bu mag- 
rur sangi sakm basima gegireyim deme. Gun gelir; ustii basi eski, dervis kilik- 
h bir adam kar§ismda elli arsm sankla -tipki kadi gibi- benim de basim agirla- 
sir. Sonra bana efendi deyip yuksek bir paye verirler de baskalan goziime ha- 
kir goruniir." dedi. 

Dostum! Su, temiz olduktan sonra; testisi altm olmus, toprak olmus, ne 
fark eder! insamn bafmda giizel sank yerine akil ve beyin olmah. Koca bir ka- 
fayla kabak, birdir. Zira ikisinin de ici bostur, koftur. Sangma, sakalma giive- 
nip de kimseye kafa tutma. Bin, pamuk; digeri, bir tutam ottur sonucta. Go- 
riinuste insana benzeyen o degersiz putlar gibi sesini hie cikarmamah kahpsiz 
insan. Ki§i, hunerine gore makam istemelidir. Ziihal gibi yuksek ve ugursuz 
olma. Dogrusu yiikseklik hasir kamisma yarasir, giinkii seker kamismm ozii 
onun iginde sakhdir! Ardmdan yiiz kole de yiiriise, aklm ve himmetin bu de- 
rece sigsa; kim, sana insan der! 

Katir Boncugu Hikayesi 

Aggozlii bir cahil, balgikta bir katirboncugu buldu. Onu camurdan cikar- 
di, miicevher samp ipek mendiline sarayim derken boncuk dile gelip ne gii- 
zel soyledi; "Bo§u bosuna ipek mendiline sarma beni. Gunku satiliga gikarsan 
kimse bes para vermez." 

Isterse giinlerce gelincik tarlasmda gezinsin; atsinegi, ash neyse odur. Zen- 
gin, mahyla itibar kazanmaz. Atlas cul da vursan esek, yine esektir. 

Dostum; az onceki hadisenin sonunu anlatayim sana, beni adamakilh 
dinle! 

Giizel sozlii fakih, boyle konusarak, kalbindeki kini tath sozleriyle yika- 
yip temizledi. Bilirsin iste, kmk kalbin sedasi sert ve kmci olur. Sen de boy- 



Boston ve Gulistan 1 1 9 



le yap. Diismanm yere diistugunde aciyip da gev§ek davranayim deme sakm. 
Eline diismusse, gikar beynini. Boylece gonlundeki kederi yikayip temizlemis 
olursun. 

Kadi, fakihin aci sitemlerinden hissesine duseni oyle aldi ki; garesizlik 
iginde teslim bayragim gondere gekerek; "i§te bugiin, benim kiyametimdir." 
itirafmda bulunmak zorunda kaldi. Ne yapti sonra; fakihin ince, kivrak zekasi 
karsismda elini lsinp gozleri faltasi gibi agihkaldi. Diyecegini dedi geng fakih 
ve oradan gekip gitti. Bir daha da ne goren oldu onu, ne izini bulan. Aynldik- 
tan hemen sonra fitneye basladi kadi; "Bu kiistah adam da nerden gikti?" Mec- 
listekiler arasmda bir guriikudiir koptu. Yaveri, derhal disan gikip saga sola 
geng adami sorduysa da higbir cevap alamadi. Nihayet biri gelip ona sunu soy- 
ledi; "Biz, bu sehirde Sadi'den ba§ka, boyle tath dille konusan duymadik!" 

Aci gergegi, boylesine tath bir dille anlatana yiizbin kez aferin! 

Tovbe Hikayesi 

Gence'de 73 -duyanlardan Allah uzak tutsun- zalim ve ahlaksiz bir sehza- 
de vardi. Bir gun igip igip sarho$ olmu§, kafasi esrik, elinde bir kadeh $arap- 
la sarki soyleyerek mescide girdi. O anda tath dilli, temiz kalpli bir abit min- 
bere oturmus, cemaate vaaz veriyordu. Bilgeler ne giizel soylemis; "Alim ol- 
mayana, alimi dinlemek yarasir." iste o gun de birgok kimse bu zatm etrafm- 
da toplanmis piir-dikkat onu dinliyordu. Derken o sarhos §ehzade saygisizhga 
ba§layip igerdekilerle alay etti. Cemaat, bu duruma gok uziildii. Kalpleri peri- 
san da olsa; saygisizhk yapan sehzade oldugu igin, iglerinden higbiri sesini gi- 
karamadi. Padisahin hareketleri kotii olunca, kim ona 'dur ve iyi ol' diyebilir 
ki! Sanmsak, gul kokusunu bastmr; gengin sesi, davul kar§ismda kisihr. Yan- 
hs ve uygunsuz bir davranisi elle defetmek mumkiinse, insanm elsiz ayaksiz 
oturmasi, yaki§ik almaz. Elinle durduramiyorsan, bu kez dilinle onu engelle- 
melisin. Zira birgok kotiiluk tath dil ve ogutle yola gelebilir. Bu da olmazsa, 
Allah dostlan o zaman goniilden himmetle engellemeye gahsir yani kalpleriy- 
le bugzederler. 

73 Azerbaycan'in kuzeyinde bir §ehir. 



120 Sadi $irazi 



Cemaatten biri, abitin yanma gitti, ba§mi online egerek aglayip inledi; "5u 
sarhos. karsismda elimiz, dilimiz bagh, higbir §ey yapamiyoruz biz. 5u kiistah 
igin, bir dua etseniz de yola girse. Erenlerin gonlunden gikan yamk bir nefes, 
yetmis. kihg ve baltadan daha gtighidur, derler." 

Bu talep iizerine gungormu? o abit, ellerini havaya agti ve; "Ey yerlerle 
gokleri yaratan Yiice Allah'im! Bu gocugun keyfi yerinde, diinyada ho§ga va- 
kit gegiriyor. Keyfini bozma!" diye dua edince, bir bajkasi hemen araya girdi; 
"Ey dogrulugun kiblesi; bu kotiiye iyilik dilemenle, butiin bir §ehre haksizhk 
etmis. oldun, yazik degil mi!" Akil ve irfan sahibi abit, adamin sa§km yuziine 
bakarak onu uyardi; "Arkada§! Soziin sirnni anlamadiysan sus. Ben soziimu 
nukteyle siisledim ve Yiice Allah'tan §ehzadenin tovbe etmesini istedim. Cen- 
nette sonsuz nimete ula§mak isteyen, diinyadayken bir an once girkin huyla- 
nm terk etmelidir. 5arabm verdigi zevk sadece be§ gun siirer, onu birakmak- 
ta ise sonsuz zevkler vardir." Oradakilerden biri, bu giizel sozlii abidin soyle- 
diklerini hemen §ehzadeye yetistirdi. Duyar duymaz gozleri bulut olup yaj- 
lar dokmeye basladi. Yiiziine pismanlik seli bo§andi. igi istiyak ate§iyle yandi. 
Utancmdan gozlerini yere dikti, ba§mi kaldirmadi. Medet deyip tovbe kapisi- 
m galarak o temiz abite bir adamla haber yolladi; "Liitfen zahmet edip buyur- 
sunlar da, dogru yoldan sapan ba§imi ayagma koyayim; boylece cahillikten, 
gapkmhktan vazgegerim." 

Ogiit verici abit, sehzadenin ricasmi kirmayip ayaga kalkarak padisahm 
sarayma gitti. Sofada seker, incir, mum, sarap gordii. Kisasi; her tiirlii nimet 
mevcut, gor ki meclis mamur, insanlarsa harap halde. . . Kimi, kendini kaybet- 
mi§; kimi, gakirkeyif; kimi, elinde kadehle sarki soyliiyor; kimi, galgicilann 
arasmda raksa dalmi§. . . Saki; "ig" diye iinliiyor habire. . . 

§arap herkesi kendine esir etmi§ anlayacagm. Cerikginin baji, mahmur- 
luktan genk gibi gogsiine dusmiis. Magrur nedimlerin ba§lan yere dii§mii§. 
Bir tek nergislerin gozleri agik. Defile genk uyumlu. Yalmz neyin inleyen sesi, 
defle gengin nesesini bozmus. Gordiigii manzara karsismda enikonu jaskma 
donen abidi goren §ehzade derhal hizmetgilerine emretti. Ne varsa parampar- 
ga ettiler. O giizel muhabbet bulandi birden. Sazlar pargalandi, genkler kinldi, 
teller sokiildii, sarkilar kesildi, §arap kiipleri tasa galmdi, devasa siirahiler in- 
dirildi. 5arap testilerinin boynu vuruldu. Bogazlanmis. kazdan akan oluk oluk 
kan gibi, bas asagi dii§en testilerden kizil §araplar dokuldu. Kiip, dokuz ayhk 



Boston ve Gidist an 121 



saraba gebeydi. O kargasada kiz gocugunu diisurdii. Tulumun karnmi ta go- 
begine kadar yardilar. Bunu goren kadehin gozleri kanh yaslarla doldu. Yakut 
rengi sarabm kizilhgma boyanan saray avlusunun taslan yikamakla temizle- 
nemeyecegi igin tek tek sokiildu, gekicle yeniden yontuldu, iyice kazmdiktan 
sonra tekrar yerkstirildi. O gun dokiilen onca sarabi icen lagimm bugun ha- 
rap kahsma sasma! Kopuz yasak edildi. Elinde kopuz gorulenler, halkm elin- 
den tef gibi silk yedi. Omzunda genk tasirken goriilen bozgunculann kulak- 
lan tambur gibi burkuldu. Kisasi; eskiden kibir ve gururia sarhos olan sehza- 
de, simdi ihtiyarlar gibi, ibadet kosesine Qekilmisti. Oysa babasi; "Oglum, gii- 
zel davran, iyi ol, uygun konus!" diye onu defalarca uyarmis, tehdit etmis, ce- 
zalandirmis, zindana attirmis ve fakat bunlann higbiri giizel sozlii abidin ogii- 
dii kadar etkili olmarmsti. Hey gidi hey! Bir zamanlar kendisine ogiit vermeye 
kalkan derviskri terskyip genglik gururunun sarhosluguyla kimini sag birak- 
mayan sehzade, simdi nereden nereye gelmisti! 

Arkadas! Kiikreyen aslan, savastan kagmaz; kaplan, keskin kihgtan kork- 
maz. DUsmanm derisini ancak yumusakhkla yuzebilirsin. Aksini yapip sert 
davranacak olursan, dostunu bile kendine diisman edersin. Ors gibi sert yiizlu 
olup da kafasma ikaz gekicini yemeyen var mi! Makamca buyiiklere soz soy- 
lerken, sert konusma. Baktm ki sertlesiyor, alttan al. Ister halktan olsun, is- 
ter saraydan; kiiguk-buyuk herkese iyi davran. Onlara iyilikle muamele eder- 
sen; buyugii yumusatir, kiigugu kendine baglamis olursun. Basan, tath dilde- 
dir. Kotii ve sert soz, insanlan hirgmlastmr. 

Tath dilliligi Sadi'den ogren sen; asik surath, birak act geksin. 

Balci Hikayesi 

Tathligiyla goniiller yakan seker dudakh bir gene, bal satiyordu. Incecik 
beli, seker kamisi kadar giizel olan bu gencin, sinekten gok musterisi vardi. O 
kadar sirin ve sevimliydi ki, hani zehir bile satacak olsa musterikri bunu bal 
diye igerdi. Bir gun suratsiz, gorgiisuziin biri o gencin satismi gordu, kazan- 
cim kiskandi. Ertesi gun kendisi de basmda bal, kasmda sirke, pazan dolas- 
maya gikti. Bagira cagira, mahalle mahalle dolasti. Ne ki bahna bir sinek dahi 
iisusmedi. Aksam oldu, cebi bes parasiz evine dondu. Sikmtili bir halde ko- 
sesine gekildi. Cezadan korkan suglular gibi surati asik, bayrami zindanda ge- 



122 Sadl$irdzi 



giren mahkumlar gibi kasjan gatikti. Kansi gordii, §aka yollu; "Yuzii eksj ola- 
ran, bah aci olur." dedi. 

Cirkin huy, insani cehenneme gotiirur. iyi huy cennetten gikmadir. Irmak 
kenanndan sicak su ig de, ek§i surathnm soguk giil §erbetini igme. Yuzu sofra 
gibi asik olan adamm ekmegini yemek haramdir. Efendi, kiskanghk ve hirgm- 
hkla i§i yoku§a siirme. Cunkii kotu huylunun bahti ters olur. Say ki; altmin, 
gumu|un, higbir seyin yok. Be adam, Sad! gibi tadi dilin de mi yok! 

Abitle Sarhos Hikayesi 

ijittim ki; gapkm bir sarho§, akilh bir abidin yakasma sanlrms. ve bu te- 
miz kalpli adam, o kara kalpliden bir yumruk yemi§. Yine de sakin davranmis. 
abit ve kafasim bile krmildatmami§. Gorenlerden biri giki§arak; "Yahu, sen bu 
idraksiz herife bosuna tahammul ediyorsun; erkek degil misin!" demi§. Temiz 
kalpli adam, bu sozleri duyunca; "Bir daha bana boyle seyler soyleme. Cunku 
savas. aslanlanyla dovusmeyi kafasma koyan cahil bir sarho§, insamn yakasim 
yirtabilir. Akh ba§mda bir adam, boyle bir cahilin yakasma sanhrsa, bu hig §ik 
olmaz." diye cevap vermis. 

Himer sahipleri i§te boyle ya§arlar. Cefa gorseler bile, muhabbet gosterir- 
ler yani. 

Onurlu Yigitler Hikayesi 

Kopegin biri, yorugun ayagim lsirdi. Oyle §idderie lsirdi ki, di§lerinin ara- 
smdan sanki zehir damladi. Zavalh yoruk, o gece izdiraptan gozlerini kirpma- 
di. Kiigiik bir kizi vardi. Babasma gikisarak; "Senin de disjn yok muydu?" diye 
sorunca, babasi onca aciya ragmen gulmeye ba§layarak cevap verdi; "A gon- 
liimun nuru, yavrucugum; benim hem ondan ustun kuvvetim vardi, hem de 
keskin dislerim. Ama disjme damagima acidim. Ba§ima kihg vursalar dahi di- 
§imi, kopegin ayagma gotiirmem mumkun degil!" 

Soysuzlara, kotuluk etmek miimkundur. Ancak insan olan, kopeklik yap- 
maz. 



Bostan ve Gulistan 123 



iyi Adamla Kotii Kole Hikayesi 

Hunerleriyle cihanda nam salmis, btiyiik bir zatm, kotii huylu bir kolesi 
vardi. Ustelik gok girkindi. Saglan dimdik, yiizii sirkeli, di§leri ejderha gibi ze- 
hirliydi. O derece girkindi ki, §ehirdeki suratsizlann en onde gideniydi. Kol- 
tugu sogan gibi agir koktugundan, gozleri ya§siz kalmazdi. Yemek yapacagi 
zamanlar kaslanm gatar, pi§irdigi vakit efendisiyle diz dize sofraya goker, olse 
dahi, efendisine bir yudum su vermezdi. Kendisine ne soz kar ediyordu, ne de 
sopa. Bu yiizden evlerinde gece gtinduz giirultii hig eksik olmazdi. Kotii huylu 
bu kole, bazen yollara diken ve gop serper, bazen tavuklan kuyuya atardi. Tek 
ba§ma, o mendebur surati bile adami iirkiitmeye yeterdi. i§ini oyle agirdan 
alirdi ki, bir yere gidecek olsa, saatlerce donmedigi olurdu. Bir gun dostlann- 
dan biri, o miibarek zata akil vermek istedi; "Bu suratsiz koleden ne bekliyor- 
sun; terbiye mi, hiiner mi, yoksa guzellik mi! Cefasmi gekmeye, yiikiine kat- 
lanmaya daha ne kadar devam edeceksin! Iyisi mi; onu esirciye ver, ben sana 
ahlaki giizel bir kole alayim. Be§ kuru§ vermeseler bile, ses etme. Dogrusu, be- 
davaya da biraksan, sen karh gikarsm." Miibarek adam, dostunun konusmasi 
bitince giilerek dile geldi; "A giizel dostum; evet, bu kolenin huyu kotii, ahla- 
ki fenadir; ama onun bu kotii hasletleri sayesinde ben iyi huylu, giizel ahlak- 
h oluyorum. Dahasi; ona fazlasiyla katlandigim igin, baskalanmn cefalanna da 
kolayca tahammiil edebiliyorum." 

Tahammul insana once zehir gibi gelir ve fakat tabiatma yerlefince bal 
olur. 

Maruf-i Kerhi ile Hasta Yolcu Hikayesi 

§6hret budalasi insanlar, Maruf-i Kerhi'nin 74 izinden gidemezler. isitti- 
gime gore, bir giin Maruf-i Kerhi'ye olmek iizere olan biri, misafir gelmi§ti. 
Basmda sag kalmarms, yiiziiniin rengi ugmustu. Cam, bedenine bir killa asi- 
h gibiydi. Bu hasta, geceleyin yikihp yatti. Hemen feryat edip inlemeye basla- 
di. Geceleri bir nefes olsun uyumadigi gibi feryatlanyla da kimsecikleri uyut- 
muyordu. Ustelik huysuz ve sert tabiath, gegimsizdi. Olmedigi yetmiyormu§ 

74 ilk biiyuk sufilerden biridir. 



124 Sad\$iraz\ 



gibi, zehir sozleriyle nice kimseleri olduriiyordu. Cok gegmedi, oradakiler, 
bu feryatlardan bikip firar yolunu tuttular. O yerde ahaliden kimsecikler kal- 
madi. Bir tek hasta ile Maruf-i Kerhi, o kadar. Maruf, geceleri ona hizmet edi- 
yor ve bu yuzden hie. yatamiyordu. Insan, uykusuz ne kadar dayanabilir? Ni- 
hayet bir gece daha fazla dayanamadi ve uyumak istedi Maruf, ancak gozle- 
rini yumar yummaz, hasta, yeniden homurdanmaya, abuk sabuk konusma- 
ya basladi; "§u pis sofilere lanet olsun! Bunlannkisi sirf isim, gosteris, riya ve 
hava... Temiz giyinirler ama pis itikat beslerler, Sofuluk satip adam kandinr- 
lar. O uyku sersemi, aymaz herif gozleri uyku tutmayan ben zavallmm halin- 
den ne anlar?" Kisasi; bu hasta adam, gaflete diiserek uyudu diye, Maruf'a ol- 
mayacak laflar etti. §eyh, alttan alarak bu zehir sozleri bal niyetine igti. Soy- 
lenenleri haremdeki kadmlar da duymuslardi. iglerinden biri, Maruf'a usul- 
ca soyle dedi; "Efendi, liitfen soyle de artik basimn garesine baksm su men- 
debur. Yaptiklan yetisir, gitsin baska kapida gebersin. iyilik de yerinde, mer- 
hamet de. Kotiilere insanhk yaramaz. Algak insanm basmm altma yastik kon- 
maz, tersine basi, tas uzerinde olmah. Ey miibarek, bahtiyar zat; kotiilere iyi- 
lik etme. Qorak yere agag dikilir mi hig! Ben, sana; "halka riayet etme" demiyo- 
rum, sadece "algaklara iyilik etme" demek istiyorum. Qrkin tabiathlara karsi, 
giizel huyunla yumusak davranmamahsm. Kedinin sirtim sivazlarlar da kope- 
ginkini sivazlayamazlar. Dogrusunu istersen, sahibinin nimetlerini tamyan ko- 
pek, nankor adamdan daha iyidir. Kar gibi tertemiz su verip esirgeme asagihk 
kimseleri. Esirgedinse de, sevabim yaz buzun ustiine. Bu hasta kadar nankor, 
algak birini gormedim, hig merhamet etme su degersize." Maruf; soylenenleri 
sabirla dinledi ve gonlii tasarak karsihk verdi; "Birak bu kotii dusiinceleri de, 
git, rahatga uyu sen. Act da olsa, sozlerine almma bu hastanm. Rahatsiz, hu- 
zursuz, hayatta karar kilmamis birinin, ofke sagan bu sozleri bana oyle hos ve 
giizel geliyor ki, cefasma kolayca katlanabiliyorum. Adamcagiza baksana, ra- 
hatsizhgi yiiziinden goziine bir dirhem uyku girmiyor." 

Kendini giiglii ve diri hissediyorsan bunun stikiir ifadesi olarak zayifla- 
nn yukiine katlanmahsm. Yok, ben tilsim gibi sirf kahptan ibaretim diyor- 
san, kendinle birlikte adm da olur. Kerem agacim beslemeye gayret et ki, iyi 
adla amlmamn meyvesini ye. Kerh'te nice kabirler vardir da, bunlann iginde 
Maruf 'un mezanndan baskasi maruf degildir. Buyukliige aldanan insan, sade- 
ce kibir satar. Buyuklugiin, algakgoniilliilukte yattigim bilmez ki! 



Bostan ve Gulistan 125 



Kustahlarla iyiler Hikayesi 

Aleak, kiistah, aggozlu dilencinin biri, goniil erlerinden birinden para is- 
tedi. O gun seyhin ona verecek bir seyi yoktu. Dilencinin yuziine toprak gibi 
altm sacmak istedi ve fakat kemeri de, eli de tamtakirdi. Bunun uzerine o yuzu 
kara dilenci disan firladi, seyhi mahallenin ortasmda bagira gagira afagiladi; 
"Bu sessiz akreplerden, bu sof giymis. yirtici kaplanlardan illallah. Kedi gibi 
dizlerini kannlanna cekerler; bir av dustii mii de, kopek gibi listiine abanir- 
lar. Bunlar hile ve riya tezgahlanni mescitte acmislardir. Ciinkii evlerindeki av- 
lar daha azdir. Asian yigitler, kervanm yolunu keserek; bunlar ise, halkm ce- 
bine goz dikerek para kazanmis, altm yigmi§lardir. Ah bunlar yok mu bunlar! 
Bugday gosterip arpa satarlar. Diinyayi dola§an harman cingenesidir bunlar. 
Sen onlann ibadet ederken halsiz ve ihtiyar olduklanna bakma. Raksa, cezbe- 
ye sira geldi mi, birdenbire delikanh olurlar. tnsan sema ederken pekala do- 
ner de namaz kilarken nigin oturur? Goriinuste bu kadar saranp solmuslar- 
dir, bu kadar zayiflarm§lardir, ama oburlukta Musa'nm asasmi andmrlar. Ne 
takvalan vardir, ne bilgileri. Diinya karsihgmda dini satarlar. Kendileri kaplan 
derisinden parlak abalar giyerler, kanlanni porsiimus habes kumasiyla dona- 
tirlar. Bildikleri tek siinnet vardir; o da, ramazanda erken yatip yemege seher 
vakti kalkmak. Kannlanm tika basa doldururlar, yetmis renkli dilenci zembil- 
lerine donerler." 

Kisasi; tarikat mensubu oldugum igin, ucu bana da dokunan bu sozle- 
ri burada kesip kaldigim yerden devam ediyorum. Gormeden soylemeyi adet 
edinen bu dilenci, gun boyu bu yollu atip durdu. 

Ayip arayan gozler, huner gormez. Yiizsiiz insan, baskasmm serefiyle oy- 
namaktan gekinmez. Neyse muritlerinden biri, bu lakirdilan seyhe yetistirdi. 
Ama iyi yapmadi, tedbirsiz davrandi. Kotunun biri, beni ardimdan geki§tir- 
mi§, sonra susmus olabilir. Ancak o sozleri bana tasiyip soyleyen bir dost, on- 
dan daha kotii huyludur. Biri ok atiyor, attigi ok yere diisuyor; bana isabet et- 
mediginden act vermiyor. Oysa digeri, bu oku yerden ahp bagnma saphyor. 
Ben acilar iginde kivramrken, o yaptigmi dogru samp kahkahalar atiyor. 

O iyi huylu, Allah dostu giilerek, rmiridine soyle dedi; "Az bile soylemis. , 
bundan daha kotiileri varsa, soyle onlan da anlatsm. Zira bildikleri, bildikle- 
rimin ytizde biri bile degil. O benimle daha bu yil tam§ti. Benim yetmis yillik 



126 Sadi$irdzl 



ayibimi nerden bilecek? Kusurlanmi, ayiplanmi ve gimahlanmi yalniz Allah 
bilir. Adam, hakkimda iyi zan beslemi§, az soylemi§. Cunkii butiin kusurlan- 
mi bunlardan ibaret saniyor. Eger mahserde gunahlanmm tamgi o olursa, ne 
mutlu bana! Amellerim guzelmis. deyip cehennemden korkmama gerek yok. 
Hakkimda kotii dii§unen ki§i, ayiplanmi soylemek istiyorsa gelsin de butiin 
amellerimin yazildigi niishayi yamnda gotursun." 

Hakk yolun yolculan, daima bela oklanna hedef olurlar. Zira onlar, kibir 
kulahmi gikarmi§, yiicelik tacmi bajlanna gegirip kendilerini yuceltmi§lerdir. 
Eger sen de bu dereceye yiikselmek istiyorsan, birak derini yiizsiin halk. Ciin- 
ku goniil sahipleri, kiistahlann yiiklerine kolayhkla katlamrlar. Allah adamla- 
nnm topragmdan testi yapsalar, halk onu melamet tafiyla paramparca yapar. 

Kiistah Dervi§lerle Anlayi§h Padi§ahlar Hikayesi 

5am padisahlanndan Melik Salih, her seher vakti yamnda bir kole ile gi- 
kar, etrafi dolasndi. Arap gelenegine gore yiiziiniin bir yansi kapali oldugu 
halde, gar§iyi ve mahalleleri gezerdi. iyi huylu, fakir dostu biriydi. Kendisinde 
bu iki hal bulunan padi§ah, bil ki iyidir. Padi§ah bir gece yansi mescitte yatan 
goniilleri peri§an, igleri sikmtih iki dervis. gordu. Gece ayazdi. Dervi|leri uyku 
tutmami§ti. Kaya kertenkeleleri gibi giinesj arzular haldeydiler. Bir arahk biri, 
digerine §6yle seslendi; "Kiyamet giinu bir hukiimet kurulacaktir. Eger §imdi 
oyun ve eglenceyle, naz ve heves iginde ya§ayan magrur padifahlar o giin bi- 
zim gibi dii§kunlerle beraber cennete girecek olurlarsa, i§te o vakit ben me- 
zanmm kerpicinden ba§imi bile kaldirmam. Cunku cennet bizim mulkumiiz, 
yuvamizdir. Evet belki bugun gam zinciri bizim ayagimizdadir. Dogrusu 6m- 
riin boyunca bunlardan ne iyilik gordiin ki, ahirette zahmederini gekesin? Pa- 
di§ah, cennet bahgesinin duvanna hele bir yana§sm bakahm, pabucumla ka- 
fasmi patlatacagim!" 

Melik Salih, dervi§in bu agir sozlerini i§itince orda kalmayi dogru bulma- 
di. Aradan hayli zaman gegti, sabah oldu, gune§ insanlann gozlerindeki uy- 
kuyu bir giizelce yikadi. Padi§ah hemencecik yaverini gonderip o iki dervi- 
§i gagirdi. Kendisi heybetle tahtma gegti ve dervi|lere tiirlu ikramlarda bulun- 
du. Oyle ki iistlerine yagmur gibi liituf yagdirdi, viicutlanndaki o zillet tozu- 



Boston ve Ctdistan 127 



nu kaldirdi. Vaktiyle nice yagmur, soguk, sel sikmtisi gekmig olan derviskr ar- 
tik padisahm yakm dostlanyla oturur oldular. Bir zamanlar geceyi iistsiiz bas- 
siz donar halde gegirirlerken §imdi elbiselerini buhurdanlarda odagaciyla ko- 
kulandirmaya basladilar. ikram sofralanndan birinde, derviglerden biri, padi- 
sahm kulagma egilerek fisildadi; "Padi§ahim; cihan senin kulagi halkah kolen- 
dir. Buyukliige ancak iyi kimseler erisir. Allah askma soyler misin, sen bu kul- 
lannm neyini begendin?" Dervisin yiiziine giilerek bakti padi§ah. Konu§urken 
sevincinden guller agihverdi dudaklannda; "Bak dostum; gurur ve kibide dii§- 
kiinlere muamele etmem ben. Sen de artik bana iyi davran ki yann cennette 
bir huzursuzluk gikarmayahm. Bugun bans, kapisim ben actim. Sen de yann 
cennet kapisim benim yiizume kapama, olur mu?" 

Ikbal ve talih sahibi isen boyle bir yolda yurii. Seref istiyorsan, yoksu- 
lun elinden tut. Bugiin muhabbet tohumu ekmeyen kisi, yann tubamn dalm- 
dan meyve alamaz. Muhabbetin yoksa huzur ve mutluluk arama. Topu, hiz- 
met gevgamyla gelebilirsin. Ne ki; su dolu kandil gibi kendini kibirle doldur- 
duktan sonra mum gibi parlayamazsm. Mumun ategini iginde saklayan varlik, 
ancak meclisi aydmlatabilir. 

Mahrum Benciller Hikayesi 

Bir adamm az, biraz yildiz bilgisi vardi. Gor ki gururdan ba§i donmu§tu. 
Bir giin, gonlii istekle, kafasi gururla dolu oldugu halde kalkti, uzak yollar- 
dan Gugyar'm 75 yanma vardi. ilim ve irfan sahibi biriydi Gusyar. iltifat etme- 
digi gibi konuguna bir tek harf bile ogretmedi. Umidini kesen adam geri don- 
mek igin hazirlanmisti ki; yiice bilge ona ogut verdi; "Sen kendini bilgiyle do- 
lup tasmig sandm. Dolu kaba baska ne sigar? Kuru soz ve iddia ile dolu oldu- 
gun igin bak simdi eli bo§ donuyorsun. Ama bo§ gelseydin, yeni bilgilerle do- 
lup donecektin." 

Sadi gibi ol, bo§ agil ufuklara ve ancak marifetlerle dolduktan sonra don 
yuvana. 



75 Yahut Gojyar. Unlu bir muneccim. 



128 Sadi $irazi 



Sultandan Kacan Kole Hikayesi 

Kolenin biri, padisaha gok igerlendi ve ondan yiiz gevirip kagti. Padisah, 
kolenin derhal bulunarak geri getirilmesini emretti fakat kimse bulamadi. Gu- 
niin birinde ofke ve inattan vazgegen kole kendi arzusuyla geri dondu. O za- 
man padi§ah, cellada kolenin kanmi akitmasmi ferman buyurdu. Kana susa- 
mis. olan merhametsiz cellat, susuz kalmis. bir insamn dili gibi hangerini ki- 
nmdan siyinrken, kolenin acili, yarali gonlunden §u sozler koptu; "Ey yuce 
Allah'im! Kanimi, padi§ahima helal ettim. Ciinkii onun ikbali sayesinde dai- 
ma naz, nimet iginde, e§imin dostumun yanmda istedigim gibi ya§adim. Yann 
bir gun, kanimi akittigi igin ne yakasma yapi§anlar olsun, ne dugmanlan se- 
vinsin isterim." Bu sozler, padisahm kulagma degende, ofke ganagi diniverdi. 
Kolesinin basim gozunii optii. Onu sancak, davul, kos sahibi yapti. Kisasi; fe- 
lek, tadi dili ve yumusakligi sayesinde onu oyle korkunc bir yerden aldi, boy- 
le yiiksek bir makama eristirdi. 

Dostum! Bu hikayeden murat; yumusak sozun, kizgm adamm atesini 
sondiiren suya benzemesidir. Sert diismanm kar§ismda sen de boyle goniilsuz 
ve yumusak davran. Zira yumu§akhk keskin kiliglan kor eder. Ok, kihg hen- 
gamesinde yiiz kat ipekten yapilmis kaftan giyenleri gormuyor musun? 

Arifin Sim Hikayesi 

Eski ptiskii giyinip metruk evde tek ba§ina ya§ayan bir arif vardi. Ada- 
mm biri, bir gun oradan gegerken kulagma kopek sesleri geldi ve kendi ken- 
dine soylendi; "Acaba kopegin burada isi ne!" Sonra sesin geldigi yere yonel- 
di. Metruk eve girdi. Saga sola bakti, kopek olmadigim gorunce enikonu sasir- 
di. Igerde yalmzca dilenci kilikh bir dervis vardi. Arifin simm ke§fettigini an- 
ladi, utandi, geri donmek istedi. Arif zat, igerden gelen ayak sesini duyunca 
seslendi; "Arkada§; kaptda ne duruyorsun, buraya gelsene!" Adam, ona dog- 
ru yiiriiyedursun, konusmasma devam etti; "Ey gozumiin nuru, burada kopek 
havliyor sandm, degil mi? Oysa havlama sesini gikaran bendim. Yuce Allah'm 
diiskunlukten hoslandigmi bildigim igin boyle yaptim. Akhma kopekten daha 
zavalh bir varhk gelmediginden dergahmda kopekler gibi feryat etmek iste- 
dim." 

Yiice derecelere gikmak isteyen, tevazu kanatlanm a§agi egmelidir. Hak- 



Bostan ve Gulistan 129 



km huzurunda baskoseye kurulanlar, kendi derecelerini asagi tutanlardir. Sel, 
heybede aktigmdan dolayi yukardan asagi tepesi iistu diiser. Oysa giy tanesi 
kiigiik ve acizdir ve boyle oldugu igin gok onu muhabbetle kucagma alip ay- 
yuka gikanr. 

Arkadas, ariflerin sirnna dair bir bagka Hikaye daha anlatayim sana. Soy- 
le ki; bazi rivayetgiler Hatem-i Tai 76 igin sagirdi derler. Ama sen inanma: Bir 
seher vakti, sinegin biri orumcek agma takilip vizildamaya ba§lami§ti. Orum- 
cegin zayif gorunup susmasi sirf hiledir. Sinek onun agzmi bal sanmigti ve fa- 
kat o agiz aslmda gizli bir tuzakti. Hatem, ibretle bakti ve; "Ey hirs tuzagi- 
na tutulan, tahammul et. Cunkii her yerde bal, geker olmaz. Aksine, gok yer- 
de aglar, tuzaklar bulunur." dedi. Orada bulunan akli basmda biri, hayret di- 
liyle Hatem'e sordu; "Yahu bizim bile zor duydugumuz sinek sesini sen nasil 
anladm ey Allah dostu? Sinek sesini fark ettigine gore sana sagir demek dog- 
ru olmaz." Bunun iizerine Hatem, adamm §a§km yiiziine bakarak tebessum 
etti ve; "Ey ince zekah dostum! Batil, bog soz duymaktansa sagir olmak daha 
iyidir. Mesela benim yanimda bulunanlar ayiplanm ortmek igin beni methe- 
derler. Ama onlar aslmda bana iyilik yapmiyorlar. Tarn tersi; kotii tabiadan- 
mi sakladikga bir giin gelir, gururum beni alt edebilir, nefsime yenilebilirim, 
onlar bunu hig dugunmuyorlar. t§te sirf bu yiizden sagirmis gibi davramyo- 
rum. Meclistekiler de beni sagir bildiklerinden iyi kotii neyim varsa soyliiyor- 
lar. Ben de bu soylenenleri dikkate alarak fena hareketlerden etegimi gekiyo- 
rum." diye cevap verdi. 

Ovgii dolu soz ve alkis ipiyle kuyuya inme. Hatem gibi sagir ol, kendi 
ayiplanm dinle. Sad! 'nin soziinden yiiz gevirenler; ne mutlu olabilir, ne de hu- 
zur bulabilir! Daha iyi bir ogutgii istiyorsan, bilmem ki benden sonra kimin- 
le kargilasacaksm? 



Zahitle Hirsiz Hikayesi 

Tebriz civannda yasayan miibarek bir zat vardi. Daima uyamk durur, ge- 
celerini ibadetle gegirirdi. Bir gece, elindeki ipi karsi dama atan bir hirsiz go- 



76 Bu, bir ba$ka Hatem-i Tai'dir ki Hatem-i Asam adiyla bilinir. Comert, bilge, sagir bir sufi- 
dir. Kimi kaynaklarda sagir olmadigi, dunyaya kulak tikadigi igin bu lakapla anildigi ya- 
zihdir. 



130 Sadi$irazi 



riince durumu derhal ahaliye haber etti. Sagdan soldan sopah adamlar cikti. 
Bir guriiltudur basladi. Hirsiz vaziyeti gakmca tehlikenin ortasmda kaldigim 
anladi. Guriiltu patirtidan icjne korku diistii. Vakit varken hemen oradan firar 
etti. Zahit bu kez de, eli bos donen zavalli hirsiza acidi; kalbi, mum gibi titredi. 
Karanhkta pesi sira kosturup kestirme yoldan kar§isma cikarak yalvardi; "Dur, 
dostum, ben yabanci degilim. Yigitlik hakki icin, ayagmm topragiyim. Erlikte 
senin gibisini gormedim. Yigitlik iki turludiir; birincisi hasmm karsisma cik- 
mak, ikincisi kavgadan sag salim kacip camm kurtarmak. Ben her iki hususta 
da sana hayran kaldim. Kulun olayim, admi bagisla. Eger kerem edip uygun 
goriirsen, seni kapisi kapali, dami algak, iyi bildigim bir eve gotiirecegim. Us- 
telik sahibi de yok. Orada eline ne gecerse ahr, boylece evine bos donmezsin." 
Zahit daha nice sozlerle, hirsizm gonliinii alarak onu ikna etti ve ahp kendi 
evine gotiirdu. Yigit hirsiz omuz verdi. Akilli zabit onun iistiine cikti. Kaftan, 
sank, nesi varsa hepsini hirsizm etegine atti. Sonra evin dammdan bagirmaya 
basladi; "Hirsiz var! Yetisin, hey dostlar, hirsiz var! Sevaptir, hayirdir bana yar- 
dim edin!" Ama hilekar hirsiz, omzunda zahidin giysileri oldugu halde karan- 
hktan istifade edip kosarak izini kaybettirdi. Temiz kalpli zahidin kalbi, zaval- 
limn biri muradma erdi diye, huzura erdi. 

Kisasi; kimseye acimayan bir algaga, iyi bir insanm gonlii acidi. Kotiilere 
bile iyilik edecek derece iyi olan, akilli insanlann bu huyunu gok seviyorum. 
Higbir kotii, iyilige layik degildir. Ancak onlarm talihi sayesinde yasayip git- 
mektedir. 

Dost Ugruna Hikayesi 

Sad! gibi saf kalpli birisi vardi. Gonlunii bir gtizele kaptirmisti. Kati sozlii 
diismanlann cefasim gekiyor, tipki top gibi, lzdirap gevganmdan sigrayip kur- 
tulamiyordu. Yine de kimseye kaslanm gatmiyor, kendisi igin soylenen agir la- 
tifeler karsismda ofkelenmiyordu. Bir giin dostlanndan biri bu duruma daha 
fazla tahammul edemedi ve ona gikisti; "Yahu sende hig utanma, arlanma yok 
mu be adam! Bu kadar tas, tokat yiyorsun da hala gikim gikartmiyorsun. Bu 
kadar mi aptalsm! Kendilerini acz iginde birakanlar, algaklardir. Diismanm 
kiistahligim bagislamak dogru olmaz. Sonra adama cesaretsiz, er degil derler." 
Gilgm, esrik asik, adama oyle bir cevap verdi ki, altmla yazilsa yeridir; "Gon- 



Bostan ve CiXlistan 131 



ltim, sevgilinin aski ve muhabbetiyle o derece dolu ki, igine kin de dahil, bas- 
ka higbir sey sigmryor." 

Giizel Sozlii Behliil Hikayesi 

Iyi huylu Behliil 77 kavgaci bir arifin yamndan gegerken, ona bak ne gii- 
zel soylemis; "Eger, §u arif geginen adam gergek dostunu tamsaydi, du§mamy- 
la geki§meye vakit bulamazdi. Ve yine eger Allah'm varhgmdan adamakilh ha- 
berdar olsaydi, ondan baskasmi yok sayardi." 

Lokman Hekim Hikayesi 

isittim ki; Lokman 78 kara yagizmi§. Can besleyen, endam sahibi biri de- 
gilmi?. Bir gun kolesi kagan biri, Lokman'i kendi kolesi sanmis ve diiskiinlii- 
giinii goriince onu toprak islerinde gah§tirmaya baslami§. Lokman tiirlii tiir- 
lii eziyet gekmi§; o adamm cefasma, kahnna boyun egmis. ve bir yil iginde ona 
giizel bir ev yapmis. O siralar, firar eden kole geri donmiis. Adam, Lokman'dan 
fena halde gekinmi§. Hemen ayaklanna kapanip ondan oziir dilemi§. Lokman 
giilerek adama §6yle demi§; "Af dilenmenin ne faydasi var! Bir yildir zulmiin- 
le cigerime kan otursun da, ben bunu bir giinde atayim, olur mu hig! Ama 
her §eye ragmen yine de seni affediyorum, giizel dostum. Ciinkii yaptiklannm 
bana zaran dokunmadi. Sen evini mamur ettinse benim de bilgim, irfamm, 
gorgiim artti. Aynca benim de ara sira zor i§lerde ko§turdugum kolem vardi. 
Sayende bundan boyle onun degerini daha iyi anlayacagvm." 

Kendinden biiyiiklerin kahnni gekmeyen insanm kalbi, kendinden kii- 
giiklere acimaz. Eger hakimlerin sozii sana agir geliyorsa, sen de elinin altm- 
da olanlara kotii davranma. 

Bagdad'h Ciineyd ile Kopek Hikayesi 

Bagdad'h Ciineyd'in 79 Sina goliinde disleri dokiilmiis bir kopek gordu- 
giinii duydum. Zavalh, o aslanlar tutan pengesinden de mahrum kalmi§, ih- 



77 Yani Behlul-i Dana. Harunresjd'in kardesj olup meczup dolanmakla meshur bir sufidir. 

78 Kur'an'da bahsi gegen hikmet sahibi bir veli. Peygamber diyenler de vardir. 

79 Yani Cuneyd-i Bagdadi. Ilk biiyuk sufilerden biridir. 



132 Sadl$irdzi 



tiyar tilkilere donmu§tu. Bir zamanlar vah§i ceylanlan bacaklanndan yaka- 
larken, §imdi kabilenin koyunlanndan tekme yiyordu. Ciineyd, kopegi boyle 
diiskun, dermansiz, yarali goriince kendi azigimn yansmi ona verdi. Bir yan- 
dan da soylenip aglamaya ba§ladi; "Kim bilir, hangimiz daha iyiyiz? Evet, bu- 
giin g6riinu§te ben ondan daha iyiyim. Fakat ilerde kader ba§ima neler getire- 
cek, bilmiyorum. imammm ayagi kaymazsa, Yiice Allah'm af tacmi ba§ima gi- 
yecegim. Peki ya bu marifet kisvesi sirtimda kalmazsa, i§te o zaman da bu ko- 
pekten daha a§agihk olacagim. Her ne kadar kotii adla amhrsa anilsm, oldii- 
giinde kopegi cehenneme goturmeyecekler." 

ijin dogrusu boyledir Sadi! Hakk yolun yolculan kendilerine deger ver- 
mediler. Ustelik kendilerini kopekten ustun gormedikleri igin meleklerin de 
iistiinde jeref, itibar kazandilar. 

Abitle Kopuzcu Hikayesi 

Sarho§un biri, koltugunda bir kopuz tagiyordu. Geceleyin bunu bir abidin 
kafasmda pargaladi. Sabah oldugunda, abit, bu ta§ yiirekli sarho§a bir avug gu- 
mu§ para gotiirdu ve oziir yiiklii bir dille; "Diin gece, epey sarho§tun. Kopu- 
zunla kafami yardm. Sonugta senin kopuzun kinldi, benimse kafam. §imdi 
benim yaram iyile§ti. Fakat senin yaran ancak bu parayla iyile§ecektir." deyip 
avucundaki giimui paralan ona uzatti. 

Ba§lan, halkm cefasmdan kurtulmadigmdan, Allah dostlan hep bas, iis- 
tiinde tutulurlar. 

Vah§'h Alim Hikayesi 

Vah§'ta 80 biiyiik bir zatm yajadigmi duydum. Kendi halinde biriydi, hal- 
vet ko§esinde gizli ya§ardi. Bu zat gergek bir erendi. Elini halka uzatarak di- 
lencilik eden ve hirkasiyla arif geginen kimselerden degildi. Saadet kapisi yii- 
ziine agilmis ve fakat kendi kapisi ba§kalanna kapanmi§ti. Bir gun, akilsiz ve 
uzun dilli biri kiistahhk ederek bu zat hakkmda ileri geri soylenmeye ba§la- 
di; "Bu hilekar, diizenbaz adamdan sakmm. Dev misali, Siileyman tahtma ku- 

80 Kuzey Afganistan'da yer alan Belh bolgesi. 



Bostan ve Gidistan 133 



rulmus da bize kibir tashyor. Bunlar, mahalle siganlanm avlamak isteyen kedi- 
ler gibi siirekli yuzlerini yalarlar. §6hret kazanmak, kurum satmak igin soziim 
ona uzlete gekilirler. Bos. davul gibi, yaygara ve guriiltuleri o kadar gok ki!" 
Adam bunlan konugadursun, kadmh erkekli, ahali basma goreklendi. Tarn da 
bu esnada Vahs'li alim oradan gegiyordu, kendisi hakkmda soylenenleri du- 
yunca, hungiir himgiir aglamaya baglayip §6yle dua etti; "Ey yiice Allah'im! 
Soyledikleri yalansa sen bu adama tovbe nasip et. Yok, eger dogruysa bu kez 
de benim tovbemi kabul et ki, yann hiisrana ugramayayim. Rabbim! Bu ada- 
mm sozleri gok hosuma gitti. Cunkii o konugtukga, kotu huylanmdan vazge- 
giyorum ben." 

Eger diiimaninm soyledigi gibiysen, iizme tath camm; degilsen; "var git 
isine" deyip bo§ ver onu. Kit akilhnm biri, miske fena kokuyor dediyse ne ol- 
mus, sagmalamis iste. Sogan hakkmda soyleseydi, sen de tasdik ederdin. Sa- 
km onun gibi kit akilli, kotii kokulu olma! Parlak fikirli, akilli adamm; dus- 
mam igin falcilardan hile yoluyla yardim istemesi, ne akla sigar, ne de mantiga. 
Akh basmda olan kimse, kendi isine bakar ve boylece kendisi hakkmda kotii 
niyet besleyenlerin dilini baglami§ olur. Sen daima dogru ve giizel davrams- 
lar sergile ki; senin hakkmda art niyet besleyenler, karsmda kusurlanni soyle- 
meye cesaret bulamasmlar. Dugmamn sozii agmna gidecekse, ayiplayacagi ha- 
reketlerde bulunma. Kusurlanmi yiizume karsi soyleyenler, iyiligimi isteyen 
dostlanmdan baskasi degildir. 

Hz. Ali ile Akilli Adam Hikayesi 

Birisi, sikmtismdan kurtulmak igin gareyi Hz. Ali'ye damsmakta bulmus. 
Sorununu anlatip ondan yardim istemis. O diiimanlar baglayan, memleketler 
fetheden emir de bilgisi ve dii§uncesi yettigince ona yol gostermig. Orada bu- 
lunanlardan biri, itiraz ederek hemen araya girmis; "Oyle degil efendim!" Bu 
ani giki§a karsihk Hz. Ali gucenmedigini belli ederek alttan almi§ ve; "Peki, o 
zaman dogrusunu sen soyle!" diye ona soz vermis. Bunun uzerine adam bildi- 
gini anlatmis; gergekten, onun soyledigi daha uygunmug. Gunes, balgikla si- 
vanacak degil ya! Hz. Ali, adamm soylediklerini pek begenerek; "Evet, ben ya- 
nilmi§im, onunkisi daha isabetlidir; o, benden daha iyi soyledi!" demi§. 

Gergekte her seyi bilen yalmz Allah'tir ve higbir varhk bilgi noktasmda 
ona ulasamayacaktir. 



134 Sadi $irdzi 



Eger bu olay, gunumuzde yasanmis olsaydi makam sahibi, kibrinden ada- 
mm yuzUne bakmaz ve hatta yaveri; "Sakm bir daha boyle yuzsuzliik etme, 
buyiiklerin kar§ismda soz soylemek saygisizliktir." deyip adamcagizi sebepsiz 
yere kapi disan edip iistelik bir giizel doverdi. Kafasi kuruntulu olamn, ger- 
gekleri asla kabul etmeyecegini bilmelisin. Ciinkii bu tiir kafalar; ogrenmek- 
ten yorulduklan gibi ogiit almaktan arlamr. Yagmur yagryor diye tas iistiinde 
giil bitecek degil ya! Uzerinde fazilet denizinin incileri oldugunu diisiinuyor- 
san, kalk, ogiit yoluyla dervislerin ayagina dok. O du§kiin toprakta giiller ye- 
ti§ip baharlar agtigmi hig du§unmez misin! Kendini kibirli goren, bagkalannm 
goziine giremez. Ey bilge, efendiyi kendi benligiyle dolmu§ goriirsen, yanin- 
daki incileri bo§u bo§una sagip iizulme. Kendini konu§ma sen, birak baskalan 
ovsun. Eger kendini oviiyorsan, ba§kalanndan yok yere bunu bekleme! 

Hz. Omer ile Dilenci Hikayesi 

Hz. Omer, dar bir yerde, kalabahgm icinde farkmda olmadan bir dilenci- 
nin ayagina basmis. Cam yanan insan, dostu diismam fark eder mi hig! Zaval- 
h dilenci de iste boyle, onun kim oldugunu bilmeden uluorta bagirmis; "Kor 
miisun be adam, bastigm yere dikkat etsene!" Adil halife, pismanhk duyarak 
usulca karsihk vermis; "Kor degilim, bir hatadir oldu, bagisla." 

Onlar kendilerine tabi olan insanlar karsismda hig yuksunmeden ozur di- 
leyecek kadar anlayish, algakgonullu ve §erefli din buyukleridir. Zaten akh ba- 
smda ulular, algakgonullu olmayi kendileri igin onur sayarlar. Meyveyle yUklu 
dal, basim yere egmesin de ne yapsm! Bugun algakgonullu olanlar, yann bah- 
tiyar olacaklar; kibirlik taslayanlarsa, mahcup! Dostum; eger hesap guniinun 
dehsetinden korkuyorsan, senden korkanlann hatalanyla kusurlanm bagisla- 
mahsm. Sana gelince be densiz! Yeter artik elinin altmdakilere eziyet ettigin. 
Elinden daha tistun bir el oldugunu bir daha sakm gikarma aklmdan! 

Hediye Hikayesi 

Davramglan, ahlaki giizel birisi vardi. Oyle ki kotuleri bile iyilikle anar- 
di. OlUmunden kisa bir sure sonra birisi, onu ruyasmda gordii ve; "Basm- 
dan gegenleri anlat ne olursun." diye ricada bulundu. Adam bu ricayi kirma- 
di, guldu. Giilunce agzi giil gibi agildi, biilbul gibi tath diliyle §unu soyledi; 



Bostan ve Gulistan 135 



"Bana sert davranmadilar. Ctinkii ben omrii hayatimda kimseye sert davran- 
mazdim." 



Misir'h Ziinnun Hikayesi 

Akhmda kaldigi kadanyla anlatayim: Nil sakasi bir yil, Misir'a hig su ver- 
memi§ti. O yil, halktan birileri daglara cikti, feryat edip inleyerek yagmur di- 
ledi. Yine de akmadi irmaklar. Gokyuzunden bo§alan tek tiik gozya§lanydi. 
iclerinden bin, Ztinnun'a 81 haber goturiip; "Halkimiz sikmti ve zahmet icin- 
de. Ne olur, su acizler igin bir dua etsen. Zira Allah katmda, makbul olanlann 
duasi reddedilmez." diye ricada bulundu. Heyhat gor ki; Ziinnun hemen ora- 
dan kacip Medyen'e 82 vardi ve cok gecmeden yagmur yagmaya basladi. Yirmi 
gun sonra; "Kalbi kara bulutlar, Misir'lilann iistiinde aglami§." diye bir haber 
ula§ti Medyen'e. Bunun iizerine Ziinnun, bahar seliyle havuzlann doldugunu 
du§iinerek geri donmeye niyetlendi. Him ve irfan sahibi zatm biri bunu anladi 
ve ona gizlice sordu; "Buraya geli§inizdeki hikmet neydi?" Ziinnun, tebessiim 
ederek arife junlan soyledi; "i|itmi|tim ki; kurtlann, ku§lann, vah§i hayvanla- 
nn nziklan hep kotiilerin talihsizlikleri yiizunden darahrmi§. Cok diijiindum, 
bu memlekette kendimden daha perijan ve kotii bir kimse gormeyince oradan 
aynlmayi dogru buldum. I|te bu sebepten Misir'dan kagtim." 

Arkada§; buyiikliik istiyorsan, once kiiciilmeyi ogrenmelisin. Zira biiyiik- 
ler kendilerini cihanda herkesten daha kiictik gordiikleri igin yucelmi§lerdir. 
Halkm gozunde itibar kazanmak istiyorsan, kendine deger vermemelisin. An- 
cak kendini kiiciik goren bir biiyuk; hem diinyada hem de ahirette biiyiik- 
luk kazanabilir. En degersiz insamn ayagmda toprak olan ki§i, diinyadan te- 
miz kul olarak aynhr. Ey mezanmizdan gegen insan, bizi sakm unutma. Aziz- 
lerin hatnna iyice kulak ver ogiitlerime. Ya§arken toprak olan Sadi, §imdi top- 
rak olmaktan gocunup iiziilecek, olacak sey mi! Sagligmda riizgar gibi diinya- 
yi kat edene bak sen! Oldiikten sonra toprak, onu acz icinde yiyecek; riizgar, 
sil-ba§tan tozunu, dunyaya serecek. Gel gor ki; mana giilistam agildigi gunden 
beri, higbir biilbiil ondan daha guzel otmedi. $imdi boylesine muhtesem biil- 
biil oliir de, kemiklerinden giil bitmez, oyle mi? 



81 Yahut Ziinnun-i Misri. Asil adi Savban olup ilk biiyuk sufilerden biridir. 

82 Kizildeniz'e komju bir bolge. 



Behind Bolum 
RlZCL 



Geceydi. Fikir kandilini yakmis, belagat fitilini tutu§turmustum. Bir bo§- 
bogaz, guzel konusmami i§itince; "aferin" demekten kendini alamadi. Hani 
yarasi olan gocunur derler ya, terbiyesizce konu§mami kesip araya edepsiz 
birtakim sozler sikistirdi; "Evet; ztlhd, tamah ve nasihat konulannda Sadl'nin 
fikri belig, baki§i yiice olabilir ancak mizrak, topuz ve giirz vadilerinde soz 
soylemeye hakki yoktur. Zira bu vadiler, yalmzca savascilara aittir." 

Ne ki adamm bilmedigi bir sey vardi. O da biz cenk sevdasma hicbir za- 
man dii§medik. Eger soz konusu olan soz meydamysa bu saha bize dar gel- 
mez. Hadi gel bakahm, bu vadide savasip senin tas kafam diismanm basma 
yastik yapayim. Dil kihcmi gekip soz cihanma hukmetmek benim isimdir. 

Kazaya Riza 

Saadet; paziya, pengeye degil, yalmz Yiice Allah'm lutfuna baghdir. Felek 
bagiglamadiktan sonra, devleti kahramanhkla kemendine gegiremezsin. Ka- 
nncanm zayif olmakla aq kalmadigi gibi aslan da pengesinin ve gucuniin zo- 
ruyla karmm doyurmaz. Felege uzanmak mumkiin degilse, donugune uymak 
gerekir. Eger omrun uzun takdir edilmi§se ne yilan lsmr seni, ne de ok ve ki- 
hc yaralayabilir. Yok eger hayattan nasibin kesilmi§se tiryak 83 bile sana zehir 
gelir. Rustem nzkim yiyip bitirdigi zaman, tozunu kardegi §agad 84 gikarma- 
di miydi? 



83 Orijinal nushada nujdaru diye gegiyordu. 

84 Yahut $egad. Rustem'in karde§i olup hileyle abisini oldurmu? ancak kendisi de Rustem'in 
okuyla 6lmu§tiir. 



138 Sadi$irazi 



Isfahanh Pehlivan Hikayesi 

Isfahan'da sicakkanh, agikgoz, cesur, ayni zamanda sava§gi bir dostum 
vardi. Elinden ugan, kagan olmazdi. Eli kma yakilmis gibi her zaman kanh du- 
rur, kihcmdan siirekli kan damlardi. Dusmamnm yuregi, korkusundan adeta 
yamk kebaba donerdi. Tirkesini takmmadigi, okunun gelik temreninden kivil- 
cirain sagilmadigi giin hemen hemen hig yoktu. Boga guciinde pengesi oldu- 
gundan, aslanlara heybetinden perisanhk gelirdi. Once iddiaya girer, sonra ok 
atardi. Ne atis ama! Azra 85 bile bunu ancak bir defa atabilirdi. Temreninin ka- 
lm kalkanlan delip gegisi, dikeninin gule batismdan daha kolaydi. Hangi sa- 
vasgmm tepesine giirz indirse, adamin kafasiyla tolgasim birbirine katip dar- 
madagm ederdi. Sigircik kusunun gekirge suriisune dalmasi gibi savas mey- 
damnda du§mana oylece dalardi. Onun katmda ha serge oldurmiissun, ha in- 
san, ayniydi. Feridun'a bile saldiracak olsa, ona kihcini gekecek firsati sun- 
maz, aman vermezdi. Kaplanlar, onun yumrugunun siddednden yere yigilir; 
pengesi, aslanlann yelesine batardi. Savas yanhsi birini kemerinden yakaladi 
mi, isterse dev gibi olsun, adami yerinden kopanp savururdu. Zirhh siivariye 
vurdugu zaman baltasi, adami bigmekle kalmaz, eyerine garpardi. Kisasi; yi- 
gitlik ve insanhkta diinyada esi, benzeri goriilmemisti. 

Dostum, giizel huylu insanlan sevdigi igin, beni bir an olsun yamndan 
ayirmazdi. Ne ki bir giin yolculuga gikmis; ben de aniden Isfahandan ay- 
nlmi§tim. Kaderim beni Irak'a siiriikledi. Orada bir zaman kaldiktan son- 
ra §am'a gegdm. Burayi gok sevdim. Sozii uzatmayayim, epey zaman orada 
kaldim. Bazen sikmti gektim, bazen rahat yasadim. Umitli gunlerim oldugu 
gibi korkulu zamanlanm da oldu. Derken vaktimiz doldu, aynhk basa gatti. 
§iraz'daki evimi, ailemi ozledim. Donerken Irak'a ugramak zorunda kaldim. 
Bir gece derin diisuncelere dalip o hiinerli dostum geldi akhma. Elinden tuz- 
ekmek yemistim. Tuz, eski yaralanmi tazeledi. Ilk firsatta kalkip onu gormek 
igin Isfahan'a vardim. Cok seviyordum onu. Arayip sordum, soru§turdum. 
Nihayet izini buldum. Bir de ne goreyim! O eski pehlivan, felegin doniisuyle 
ihtiyarlamis; ok gibi dimdik boyu, yay gibi egilip bukiilmus. Erguvani yiizii, 
sararmis otlara; kapkara saglan, karh daglara donmiis. ihtiyarhgm kanndan 



85 Uguncu Burg. Yani Cevza. Turkge karjihgi ikizler burcu. 



Boston ve Gulistan 139 



eriyen ya§lar, yuziine dokiiluyor. Felek ne yaptiysa artik, peri§an edip yigit 
pengesini bukmti§. Gururundan eser kalmamrj; ba§i, mecalsizlikten kucagma 
du§mu§... §a§km gozlerimi, fersiz gozlerine dikip sordum; "Ey aslanlan avla- 
yan yigit, ne oldu da kocami§ tilkiye dondun?" Giilerek cevap verdi; "Tatarlar- 
la garpi§tigim giinden beri sava§i terk ettim." Ardmdan sava§i anlatti; "O gun 
du§man saflan o kadar kalabahkti ki, yeryiizu onlann oklanyla karm§ tarlasi- 
na donmu§tu. Sancaklan da, bu tarlayi tutu§turmak igin yanip tutu§an alevle- 
re gevrilmi§ti. Bunlan goriince duman kaldmr gibi sava§ tozu kaldirdim. An- 
cak bahtm yanmda olmayinca ne yapsan bo§una! Ben ki, saldirdigim zaman 
mizrakla du§manm parmagmdan yuzugunii kapanrdim. Bu sefer, talih onlara 
gtildu, yiiziik gibi etrafimi ku§attilar. Kacmayi ganimet bildim. Gunkii ne ka- 
dar yigit ve sava§gi olursan ol, ancak cahiller, kadere penge gosterir. Dedim ya, 
bahtim sonmu§tu bir kez. Parlamiyordu yildizim. Bu halde tolgadan, zirhtan 
ne medet umacaktim? Zafer anahtanm ele geciremeyince, fetih kapismi pazi 
kuwetiyle kiramazsm ki! Kar§i saftakiler kaplanlan parcalayacak kadar cesur, 
filleri yikacak kadar gugluydiiler. Erlerin ba§mdan tut da, hayvanlannm ayagi- 
na vanncaya kadar, her biri demir zirhlara burunmu§tu. Onlan goriince elbise 
yerine zirh, kiilah yerine migfer giyerek arap atlanyla ugarak kar§ilanna gik- 
mi§, yagmur gibi ok yagdirmaya ba§lami§tik. Pusudan gikan iki ordu oyle gar- 
pifiyorlardi ki, gorenler yerle gogun kapi§tigmi sanirdi. Dolu gibi yagan oklar- 
dan, her ko§eden oliim tufam yukseliyordu. Kementler, cenk aslanlanm avla- 
mak igin ejderler gibi agzim agmijti. Mavi toz yiizunden yer, adeta goge don- 
mu§tu. Kihglann migferlere degmesi sonucu gikan §im§ekler, semadaki yildiz- 
lan andirmi§ti. Dii§man siivarilerine yanajir yanajmaz, hemen atlardan inip 
yayan garpigmaya devam ettik. Kalkanlanmiz birbirine degdi. Biz oklanmizla, 
kihglanmizla kill bile yarardik. Ancak talihimiz kusmu§tu bize. Allah'm yardi- 
mi olmayinca, insan eli ne yapsm? Askerlerimizin kihglan kan igindeydi. An- 
cak buttin du§manhklar bize o keskin uglu talihten geldi. Al kanlarla boyan- 
mi§tik. Vaktiyle orsii delen oklanmiz, sava§ esnasinda ipek bile kesmez olmu§- 
tu. Onceleri yiiz taneli ba§aga benzerdik. Yani hepimiz ig igeydik. Ama o gun 
her tanemiz, bir yana du§tii; namertlik edip birbirimizden aynlmca, olan oldu. 
Zirhiyla aga dii§en bahklara dondiik. Kisasi; talih bizden yiiz gevirdigi igin kal- 
kanlanmiz, kader oklan kar§ismda yok olup gitti." 



140 Sadi$irdzi 



Dostum; §imdi bundan daha tuhaf bir Hikaye anlatayim da, baht olma- 
yinca ugrasip didinmenin fayda vermedigini enikonu anla! 

Erdebilli Okcu Hikayesi 

Erdebil'de 86 demir pengeli biri vardi. Oyle ki attigi oku, film vucudundan 
gegirirdi. Bir gun, kepenekli biri gelip onunla garpisjnak istedi. Adam da, dun- 
yayi yakan savasgi bir delikanhydi. Savas meydanlannda Behram-i Gur'a ben- 
ziyor ve omzunda yaban eseginin ham derisinden yapilmis bir kement ta§iyor- 
du. Erdebil'li geng, kege pargalan igindeki adami goriince yaymi kurdu, kirisi 
kulagma kadar gekti ve ona elli ok firlatti. Ancak biri bile kegeyi delemedi. Bu- 
nun uzerine yigit, kahraman RUstem gibi, Erdebil'liyi once kemendinin halka- 
sma dU§urdu, ardmdan ellerini omuzlanna bagladi. Erdebil'li adam, utancm- 
dan geceyi uykusuz gegirdi. Gunun ilk i|iklanyla gadmn hizmetgilerinden biri 
yanma gelip sordu; "Sen ki; mizrakla, okla demiri delerdin, ne oldu da, bu ke- 
penekliye yenildin?" Erdebil'li soru kar§ismda ezildikge ezildi. Bir yandan ce- 
vap verirken, bir yandan kan aghyordu; "Bilmezmis gibi ne soruyorsun, kade- 
rin yoksa, ne yapsan nafile! Hey gidi hey! Ben ki, savas ilminde Rtistem'e yol 
gosterecek biriydim ve vaktiyle bahtimm pazisi kuwetliydi. O zamanlar kalm 
demirler, bana kege gibi gelirdi. Ya §imdi! Pengemde talih olmadigmdan, oku- 
mun oniinde kege bile kalm demirden kati kesiliyor." 

Ecel gelmi§se; ok, zirhi bile deler. Yok gelmemi§se; gomlege bile i|lemez. 
Ecel kihcmi ensesinde tasiyana, kat kat zirhi da fayda vermez. Zira o ecel kar- 
sismda giplaktir. Ancak talihi, yaveri olur ve felek, ona arka gikarsa; gmlgip- 
lak bile olsa satira meydan okur. Alim istedigi kadar gabalasm, ecel gelmisse 
ba§a, garesiz can verecek. Cahil de, ne kadar uygunsuz isler yaparsa yapsm, 
eceli gelmeyince olmeyecek. 

Hekimle Kiirt Hikayesi 

Kurdun biri agnsmdan gece hig uyuyamadi. O yorede tanmmi§ bir hekim 
vardi. Yam ba§ma gelip §6yle dedi; "Boyle asma yapragi yiyen bir adam, gece- 
yi sag salim gikarabilirse, §a§anm. Goguste kalan tatar oku bile, olur olmaz yi- 

86 Azerbaycan'da bir jehir. 



Boston ve Gidistan 141 



yeceklerden daha iyidir. Bir lokma yuziinden bagirsagi dilgumlenir ve bu hal 
iizere omrii yokluk iginde gegen, aci gekerek olur." 

Her ne hikmetse o gece bunlan soyleyen hekimin oliim haberini aldim. 
Aradan kirk yil gegti. Vaktiyle olumctil hastaliga dugar kalan Kurt ise, hala ya- 
§iyor. 

Nice gare bilenler, mejakkatle oliirken; nice garesizler, saghk topunu ge- 
liyor. 

E§egi Olen Koylii Hikayesi 

Bir koylunun e§egi 6lmu§tii. Adam tuttu, hayvanm kafasim 87 bahgedeki 
asmaya nazarhk niyetine asti. Gungormu§ bir ihtiyar, oradan gegiyordu. Bunu 
goriince gulerek bahge sahibine seslendi; "A kuzum! Yoksa bu e§egin, tarlan- 
dan kem gozleri defedecegini mi samyorsun! §aka mi yapiyorsun! Omrii si- 
kmti iginde gegen ve yarah bereli bir halde olen, ustelik olunceye kadar basin- 
dan, kigmdan degnegi defedemeyen bu e§egin sana ne faydasi dokunacak!" 

Kendi garesiz kahp lzdirap iginde olecek olan hekim, nasil olur da insa- 
nm acilanni dindirebilir! 



Kaybolan Dinar Hikayesi 

Yoksulun biri, bir dinar dugurmu§tu. Zavalli adam gok aradi. Sonunda 
iimidini kesti ve aramaktan vazgegti. Bir gun ba§ka biri, hig zahmet gekmek- 
sizin dinan buldu. 

Mudulugumuzu da, mutsuzlugumuzu da ana karmnda yazan kalem'dir. 
Penge gilcuyle nzik aranmaz. Guglii, kuwedi insanlann nzki daha dar ve zor- 
lu olur. 



Oglunu Doven ihtiyar Hikayesi 

Ihtiyar bir adam, oglunu doviiyordu. Cocuk; bir yandan aghyor, bir yan- 
dan yalvanyordu; "Sevgili babacigim; higbir sugum olmadigi halde neden do- 



87 Iran'dan Anadolu kultune gegen ve nazarhk amaciyla kullamlan kurukafa. 



142 Sadi $irazi 



vtiyorsun beni? Hani ba§kalan dovse, kime gider, kimin kucagmda aglanm 
ben. Tabii ki senin. Ama sen boyle yaparsan ben kime giderim?" 
Ey akil ve irfan sahibi zat; Allah'tan degil, Allah'a feryat et! 

Mutsuz Dervis Hikayesi 

Cok kudretli, zengin ve mutlu birisi vardi. Adi da, talihi gibi Bahtiyar' di. 
Altmlanm -bugday gibi- olgeklerle olcerdi. Memlekette mail, parasi olan san- 
ki sadece o idi. Digerleri eli dar, durumlan sikmtih kimselerdi. ilgingtir; adam, 
fakir- fukara mahallesinde oturuyordu. Yoksulun kalbi; naz ve nimet iginde 
biiyuyen zengini goriince daha bir daglamr ya, onun zenginligine gipta eden 
oylesi kadmm bin de, ak§am iistii eve bo§ donen kocasma bagirmaya basladi; 
"Senin kadar mutsuz bir zavalh var mi §u diinyada! E§ekansi gibi igneden ba§- 
ka bir §eyin yok. Bak §u zengin kom§uya. Git de erligi ondan ogren. Ben de be- 
dava kadm degilim. El-alemin parasi-pulu, mah-miilku var. Sen neden onlara 
benzemezsin ki, anlayabilmis. degilim!" Zavalh adam, hiizunlii gozlerle kansi- 
na bakti. Sofu hirkah, altm kalpli dervi|in bagnndan bos. davulun gumburtu- 
siine benzer bir guriiltu koptu; "Giizel kancigim, kaderin kolunu zorla biik- 
meye galijma. Haklism, i§e yaramazm biriyim ben. Ne ki, o iradeyi bana bah- 
§etmediler ki, ben de tutup kendimi bahtiyar yapayim!" 

Yoksul Adamla Cirkin Karisi Hikayesi 

Ki§ topraklannda yoksul bir adamla girkin kansi vardi. Bir giin adam, ka- 
nsma §6yle soyledi; "Hammim; kaderin eli seni girkin yaratmi§ iste. Bo§ yere 
yuziine alhk siirme." 

Zorla kim bahtiyar olur ya da koriin gozunii siirmeyle kim agabilir? Kam 
bozuklardan iyilik gelmez insana. Kopek, mertlik yapamaz. Biitiin Yunan ve 
Rum filozoflan birle§seler de zakkumdan bal gikaramazlar. Vah§i hayvandan, 
adam olmaz; bo§una yorma kendini. Aynadan pasi giderebilirsin, ancak ta§tan 
ayna yapamazsm. Gah§ip didinmekle sogiitten giil bitmeyecegi gibi, zenci de 
hamama gitmekle aklanmaz. 



Bostan ve GiXlistan 143 



Akbaba ile Caylak Hikayesi 

Bir akbaba, gaylagm birine; "Uzagi gormekte benden tistun kus yoktur." 
dedi. Caylak buna itiraz etti; "Soylemekle olmaz. Havalan bakahm, ovamn et- 
rafmda ne goriiyorsun, anlat!" Bunun iizerine akbaba, bir gunliik yol tutan 
yiikseklikten a§agilara bakarak gururia soylendi; "inamr mism, ovamn tarn or- 
tasmda govermis bir bugday tanesi goruyorum." Caylak, bu ise sasti kaldi. Da- 
yanamadi, havalanip yukandan asagi dogru birlikte suziilmeye ba§ladilar. Ak- 
baba tarn tanenin yanma gelmijti ki, ayagi ipten tuzaga yakalandi. Bo§una de- 
belenmeye ba§ladi. Zavalh akbaba, taneyi yemek dii§uncesiyle inerken, fele- 
gin ayaklanna kement attigim bilemedi. Her sedef nasil inci tutamazsa, her ni- 
fanci da daima hedefini vuramaz. Neyse gaylak, debelenen akbabayi goriince 
ogut verici bir dille konu§tu; "Yahu sen, diismamnm tuzagmi fark edemedik- 
ten sonra taneyi gormussiin, ne fayda!" Ne yapsm akbaba. Boynu kemendin 
iginde ba§lamis yakmmaya; "Kaderden kim kagabilmi§ ki, ben de kagayim!" 

Ecel, akbabamn kanma kastedince; kaza, keskin gozlerine perde geker. 
Kiyisi goriinmeyen denizde, yiizucu bosu bosuna gururlansm dursun, ne fay- 
da!" 

Dokumaci Qrak Hikayesi 

Bir dokumacmm ciragi, kumasm ustiinde anka, fil, ziirafa resimleri go- 
riince hayretten dile geldi; "Ustam, yukandan bunlann nakislanni baglama- 
saydi acaba elimden bOyle resimler cikar miydi?" 

Durumun, davram§lann -iyi ya da kotu- hep Allah'm takdir eliyle islen- 
mistir. O halde; "beni Amr, incitti; Zeyd, yaraladi." deme. Yoksa §irke diiser- 
sin. Her seyin takdirini elinde tutup nak§eden Yiice Allah, sayet sana kalp go- 
zunii bagislamis olsaydi, artik ne Amr'a bakardm, ne de Zeyd'e." 

Kul ne kadar sikayet ederse etsin, Allah'm onun nzkma kalem gekecegi- 
ni sanmam. Durma, hemen cihani var eden Allah'a yalvar yakar ki, sana hu- 
zur ve nzik versin. Cunkti onun kapadigi nzik kapismi, yine ondan baska hie 
kimse agamaz. 



144 Sadi$irazi 



Deve Yavrusu ile Annesi Hikayesi 

Bir deve yavrusu, annesine; "Artik yurtidugun yeter, biraz da yat, uyu." 
diye rica edince annesi gulerek §6yle dedi; "Yulanm elimde olsaydi §ayet, kim- 
se beni katarda yuk gekerken goremezdi." 

Kaptan, diledigi kadar listunu basmi pargalasm dursun; Allah, gemiyi di- 
ledigi yere surukleyecektir. Sadl; kimsenin eline bakma sen. Ciinku Rezzak 
Allah, herkesin nzkmi verir. Hakk kapisma ba§ koymufsan, bagka kapilara ne 
hacet! Onun kapisi sana yeter de artar bile. Ama eger o bir reddederse, seni 
kim kabul edebilir? Sana tag verirse, basmi yiicelt; vermemi§se; umitsiz, ka- 
ramsar bir halde enseni kasi, dur. 

Ihlasin Bereketi ile Riyanin Afeti 

Ibadet, ihlasla yapildigi takdirde bir anlam kazamr. Aksi takdirde igsiz bir 
kabuktan ne anlam hasil olur. Halki aldatmak niyetiyle giyindikten sonra; ha 
belinde mecusi zunnan olmu§, ha sirtmda hirka, ne fark eder! Ben, sana; "Er- 
ligini if§a etme." diyorum. Bunu bir kez gosterdinse ondan sonra sana korkak- 
lik yarasmaz. Varligmdan az goriinen, asla mahcup olmaz. Egreti giysiyi tis- 
tiinden gekiverirlerse, sirtmdaki eskilerle kalirsm. Boyun kisaysa, gocuklann 
gozune yuksek gorunmek igin bacaklanna tahta ayak baglama. Giimusle kap- 
lanmi§ bakm, ancak i§ten anlamayanlara yutturabilirsin. A camm; bir para- 
hk pula altin suyu dokme. Zira hunerli sarraf bunu bir pula almaz. Akin kapli 
§eyleri atese tutarlar ki; altm midir, bakir midir, hemen bilinsin. 

Baba Kiihi Hikayesi 

Dindar gorunmek igin geceleri uyumayan bir adam varmi§. Bu ikiyuz- 
lu adama, Baba Kiihi 88 ne dese begenirsin; "Hey babamn camna! Sen git, ih- 
lasa buriin. Cunkti halktan higbir §ey edinemezsin. Senin hareketlerini bege- 
nenler, di§ gdrunu§une aldamyorlar. Huri yiizlu cariyenin elbisesinin altmda- 
ki teni alaca renkliyse, sence di§ guzelliginin ne kiymeti olur! 

Cennete hileyle girilemez. Gimkti yuzdeki perde o gun agilacaktir. 

88 Vah§i hayvanlarla dagda ya§adigi soylenen bir veli. 



Bostan ve CiXlistan 145 



Oruc Tutan Cocuk Hikayesi 

Heniiz bulug gagma ermemis. bir gocuk oruca niyetlendi. Yuz turlu sikin- 
ti iginde ancak ku§luga kadar sabretti. Cocugun ibadeti, gozune buyuk gorun- 
dugunden bakicisi, o gun dinlensin igin onu okula gondermedi. Anasi, babasi 
yuziinu gozunii optiiler; ba§ma altinlar, bademler sagtilar. Ogle olunca gocu- 
gun midesi kazmmaya basladi ve icinden; "Birkag lokmacik yerim, gormedik- 
ten sonra anam babam ne bilecek?" diye gegirdi. Bir §eyler yediyse de, anasry- 
la babasmm gozune girmek igin gocuk bunu gizledi. 

Hey arkada§! Allah'i du§unmedikten sonra namaza abdestsiz dursan bile 
bunun farkina kim vanr? Dikkat et; halka gosteris yapmak igin ibadet eden 
ihtiyar, o gocuktan daha cahildir. Bakma sen uzun uzun namaz kildigma. Ce- 
hennemin anahtanm elinde tasimaktadir. Eger Allah'tan baska bir yol tuttuy- 
san, seccadeni ateste sereceklerdir. 

ikiyuzlti Zahit Hikayesi 

isittim ki; ikiyuzlii zahidin biri, merdivenden dii§mus ve hemen oracik- 
ta can vermis. Oglu birkag giin aglayip sizlandiktan sonra gene e§iyle dostuyla 
du§iip kalkmaya basjarm§. Bir gece riiyasmda babasmi gormu§, ona halini sor- 
mus; "Babacigim; hasir-ne§irden, sorgu-sualden nasil kurtuldun?" Adam, hi- 
simla cevap vermi§; "Oglum, ne sagmahyorsun sen. Ben merdivenden dii§up 
dosdogru cehenneme yuvarlandim." 

D151 sade ve fakat huyu giizel adam; igi harap ve fakat adi iyiye gikmis ki- 
siden daha biiyuktur. Bana sorarsan; gece yol kesen bir harami, dindar kilikh 
ikiyuzliilerden gok daha iyidir. Ya§arken ba§kalannm kapismda zahmet geken 
kimselere, Yiice Allah kiyamet giinii miikafat verecektir. Evlat! Zeyd'in evin- 
de gah§tigin halde, Amr'dan iicret bekleme. Ancak yiizii dosta donuk olanlar, 
dostuna varacaktir. Dogru yoldan git ki, menzile varasm. Aksi takdirde hep 
geride kahrsm. Tipki yagcmm okiizu gibi. Zavalh okiiz, gozleri bagh aksama 
kadar bir tasm etrafmda doner de doner. Ak§am olanda gozlerini agar ki, hala 
aym yerdedir. 

Mahalle halki, mihraptan yiiz geviren birini gordugunde, ona kafir go- 
zuyle bakar. Eger yuziinu ihlasla Allah'a gevirmiyorsan, sirti kibleye doniik 



1 46 Sadi Jirazf 



namaz kilan adama benzersin. iyice kok salan agaci biiyiit ki, giinii geldigin- 
de sana gesjt gesit meyve versin. Topragmda ihlas kokii yoksa, bu kapida sen- 
den daha yoksunu bulunmaz. Tag iistiine tohum atanm eline, hasat zamam 
bir tek arpa gegmez. Riyadan dokulen yiizsuyuna yer verme. Ciinkii bu suyun 
dibi balgiktir. igim, fena ve sefil olduktan sonra dismi, gosterisli olmu§, ne fay- 
da! Eger Yuce Allah'a satabileceksen, riya ile hirka dikmeye devam et. Zira in- 
sanlar, elbisenin igindeki kimdir, ne bilsin? Mektupta ne yazdigim ancak onu 
kaleme alan bilir. Dogruluk divamyla adalet terazisinin bulundugu yerde, igi 
hava dolu tulumun agirhgi ne tutar! i§te ancak o zaman vaktiyle takva satan 
sahtekann foyasi meydana gikar. Hiinerden nasibi olan, bundan ne diye bah- 
setsin ki! Huneri zaten kendisini gosterecektir. Eger giizel kokun yoksa; "Ben- 
de giizel koku var." deme. Varsa, kokusu her yere dagilacaktir. "Bu altm, mag- 
nbi altimdir." diye bo§una yemin etme. Cunku onun ne oldugunu mihenk tasi 
soyler. Giizel gorunsiin igin elbisenin yuziinii, astanndan daha hos yaparlar. 
Ciinkii astar, orter; yiizse, goze batar. Oysa ulular, g6runii§e onem vermedik- 
leri igin astan ipekten yapmi§lardir. Eger sen de sirf her yerde adim anilsm di- 
yorsan; agir guzel giysiler giy, varsm igin sade ve siradan olsun. Bak ne guzel 
soylemi§ Bayezid-i Bistami; "Ben miiritlerden ziyade miinkirlere giivenirim. 
Cunkii miinkirin inkan agiktir. Ama ya miirit ikiyuzliiyse. iste ona yananm." 

Gergek padisahlar, bu dergahin dilencisidir. Varhgmm anlamim bilip ha- 
kikati gorenler, dilencilerden higbir sey ummaz. Zira dilencinin kar§ismda el 
agmak dogru olmaz. iginde cevher olan, ba§mi sedef gibi kendine geker. Iba- 
det yiiziin, Allah'a doniik olduktan sonra, varsm Cebrail seni gormesin. 

Evlat! Eger baba ogiidii gibi aklmda tutacaksan, Sadi'nin sozleri sana ye- 
ter. Bugiin soziimiize kulak vermezsen; korkanm ki, yann buna pisman ola- 
caksm. 



Altina Bolum 

Kanaat 



Yiice Allah'm verdigi talihe, nzka kanaat etmeyen kimse; onu bilmemi§, 
ona ibadet etmemi§ demektir. Dilnyayi dola§an o hirs azgimna soyleyin; asil 
zenginlik, kanaattir. Ey yerinde durmayan, kararsiz adam, sakinles. biraz! Yu- 
varlanan tasm uzerinde ot bittigi nerede g6riilmu§. Eger azicik aklm ve manti- 
gm varsa vucudunu asm besleme. Zira a§m beslemekle onu mahvedersin. Sirf 
vucutlanm besleyenler, hiinerlerini ac birakirlar. Bu yuzden akilh insanlar vu- 
cudan yerine hiinerlerini beslemeye bakarlar. Sadece yiyip i?ip yatmak, vah§i 
hayvan i§idir; onu ornek alanlarsa, ancak ve ancak akilsiz ki§ilerdir. Adam ol- 
mak isteyen, once nefsinin kopegini sustursun. Bir ko§eye gekilip de marifet 
gidasim temin eden bahtiyar kimseye ne mutlu! 

Kendilerine hak sirn agilanlar, batih, hakka tercih etmediler. Nuru, karan- 
liktan ayirt edemeyenlerin nazannda §eytanm suratiyla hurinin yiizu aynidir. 
Ey nankor, kanaatsiz ki§i! Sen de kuyuyu, yoldan ayiramadigm icjn, bak i§te 
kendini kuyuda buldun. 

Kanadma hirs ta§i taktigm dogan, goklerin yiicesine gikabilir mi? Ama 
onun etegini, §ehvet pengesinden kurtanrsan, ta sidretu'l-munteha'ya kadar 
ugabilir. Normalden az yiyen insan, bu sayede melege buriinebilir. Midesini 
tika basa dolduran yirtici aslan, melege nasil yeti§ir; yerden, goge uculur mu 
hie! 

Ey kanaatsiz kisj! Sen once insan olmayi ogren, ondan sonra melek huylu 
olmayi dii§un. Say ki at ustiinde, kopriiden gegiyorsun. Dikkat et de; at, em- 
rinden ba§ gevirmesin. Eger dizginini elinden kopanrsa, kendisi oldiigu yet- 
miyormu? gibi senin de kanma girer. Adam olmak istiyorsan eger, yemegi 6l- 



148 Sadl$irazi 



culii ye, karnmi tika basa doldurma. Karmni bu kadar doldurduktan sonra; 
adam mism, kiip milsun, kim bilecek! Insanm ici; gida, zikir ve nefes yeridir. 
Sen onu sirf ekmek teknesi mi sandm. Hirsla kapli olan yere, Allah'm zikri sig- 
maz. Birak zikri, nefes bile orada zar zor banmr. 

Can besleyenler, midesi dolu olamn hikmetge bos oldugunu bilmez. In- 
san; iki gozle tek karna sahip oldugu halde bir tiirlu doymak bilmez. §u biik- 
liim buklum bagirsak birak bos kalsm, senin icin daha iyi. Hani atese atacak 
§eylerle cehennemi doldururlar da; o, hala; "daha yok mu?" diye baginr ya; 
iste bu da, onun gibi. . . 

Isa, zayifliktan oluyor, sen ise e§egi beslemenin derdindesin! Be soysuz 
nankor; din karsihgmda diinyayi satin almak da, ne! Gormiiyor musun; kurt- 
lan da, ku§lan da tuzaga diisuren hep o doymak bilmez kursaklan, kor bo- 
gazlandir. Vahsi hayvanlann karsismda boyun egmeyip dimdik duran kaplan, 
sirf bogazi yiiziinden, fareler gibi tuzaga diiser. Eger sen de, fare gibi ekmegini, 
peynirini yedigin kimsenin kapanma diisersen; onun ignesiyle okunu yersin. 

A^gozlii Sofu Hikayesi 

Bir sofunun dinan vardi ve karm cok aQti. Dayanamadi, onunla midesini 
tika basa doldurdu. Dostlanndan biri, gizlice sordu; "Dinan ne yaptm?" Sofu 
cevap verdi; "Karmmi doyurdum. Ne ki gozum hala ag." 

Gida gerek latif olsun, gerek §6yle-boyle, ele gegince, hemen tath tath ye- 
nir. Oysa akilh insan ancak uykunun kemendine zorla baglandigmda basim 
yastiga koyar. Bunun gibi, soz de, yeri gelince soylenmelidir. Baktm ki meydan 
yok, topunu sakla. Konu§urken olctiye dikkat et. Karannda, kivammda olsun 
sozlerin. Ne gereginden fazla, ne de az; adimlanm uygun at. isteksizken, seh- 
vete meyletmek; bile bile kendi kamm akitmak demektir. 

Yurii, kalbini temiz tut sen. Midenle ugrasma, onu yalmz toprak doyurur. 

Hacinin Verdigi Tarak Hikayesi 

Allah, hacilardan razi olsun. Bir gun onlardan biri bana fildisi bir tarak 
hediye etti. Sonradan duydum ki; meger incinmi§, bana kopek diye bagirmi§. 
Hemen gidip taragi suratma firlattim ve gozlerine bakarak ben de §6yle bagir- 
dim; "Al kemigini ve bir daha sakm bana kopek deme!" 



Bostan ve Gulistan 149 



Kendi sirkemi yedikten sonra, hicbir helvacmm cefasim cekemem ben. 
"Hey nefis; aza kanaat et ki, sultanla yoksulu bir goresin! Bir dilek icin padisa- 
hm huzuruna gidilmez ki! Acgozluliigu biraktm mi, asil padisah sen olursun. 
Aksi takdirde bogazma duskiinlugun yiizunden karnmi tabla yapar, onun bu- 
nun kapisim kible edinirsin. Eger nefsin her an; "ver, ver!" der, durursa; a§agi- 
layip seni koy koy dolajtmr. 

Ey akilli kisj; kanaat, bas yuceltir. Acgozliinim basi ise omzundan kalk- 
madigi gibi hicbir zaman dogrulmaz. 

Asil Kible Hikayesi 

Adamm bin, sabahleyin erkenden bir dilek igin Harzem§ah'm 89 huzu- 
runa gikti. Hiikumdan goriince karsismda egilip bukiildu, ardmdan yuzunii 
yerlere suriip kalkti. Bunu goren oglu, gizlice sordu; "Canim babacigim; hani 
sen, bana; 'kible, hicaz topragidir.' dememis miydin? Oyleyse bugiin niye bas- 
ka yone durdun?" 

Arkadas; her saat, baska bir kibleye donen §ehvetli nefsine uyma sakm. 
Ciinkii hirs, insan serefini be§ parahk eder ve bir arpa tanesi ugruna etek do- 
lusu inciyi tiiketir. Irmagm suyunu kana kana igtigin halde, soziim ona kar 
bulmak icjn yiizsuyu dokmek niye! Nefsinin arzulanna gem vurmazsan, kapi 
kapi dolanmak zorunda kalirsm. 

Efendi; yenini uzatmak yerine hirs elini kisaltmaya bak! Tamah defterini 
diiren tok insan; "kulun, kolen olayim!" diye kimseye mektup yazmaz. Tamah, 
seni her meclisten kovar. O halde once sen onu kov ki; kimse, seni kovmasin. 

Sitmali Adam Hikayesi 

Allah dosdanndan biri, sitmaya yakalandi. Adamm biri gelip; "5eker, sit- 
maya iyi gelir. Falanca kiside seker var, git biraz iste." diye akil verince; gonial 
dostu, ona sunu soyledi; "Oglum; eksi suratlmm cevrini gekmektense olumun 
acismi yudumlanm, daha iyi!" 



89 Yahut Harezmjah. Genel bir unvan olup burada muhtemelen Sultan Mehemmed kastedi- 
liyor. 



150 Sad\$irazi 



Akilh kisiler, gururla suratma sirke bula§tiran adamm elinden §eker ye- 
mezler. Nefsinin istedigi her §eyi yapma sakm. Cunkii viicut giiclendikce, 
icindeki ruhun nuru eksilir. insam, nefs-i emmare 90 perisan eder. Aklm varsa 
uyma ona. Her istedigini yiyecek olursan, felekten <;ok darhk cekersin. Mide 
tandmm daima kizgm tutmak, darhk gunlerinde sikmti verir insana. Ore yan- 
dan bolluk zamam karnini doldurursan, darhk gunlerinde yiizunu soldurur- 
sun. Oburlar, sirf midelerinin yukiinu tasirlar; bir §ey bulamayinca da gam ce- 
kerler. Midesine kul olan, gok sikmti geker. Bana sorarsan; mide darhgi, gonial 
darhgmdan daha iyidir. En giizel sekilde yaratilan insanoglunun, hayvanlara 
benzemesi hele onlardan daha asagi kalmasi, ne hazin, oyle degil mi? Cok yi- 
yen okuze acima. Cunkii gok yiyen, gok uyur. ille de okiizler gibi semiz ola- 
yim diyorsan; o zaman e§ekler gibi herkesin cefasma katlanmahsm. 

Hurmahk Hikayesi 

Sana, Basra'dan oyle bir Hikaye getirdim ki, taze hurmadan daha tath. 
Dinle bakahm: Duriist insanlar gibi hirka giymi§ birkag arkada§la, bir hurma- 
hgin kenanndan gegiyorduk. Igimizde ambar mideli, aggozlu, obur birisi var- 
di. Zavalh, o giin kollan sivazlayip hemen agaca tirmandi. C°k gegmeden tepe 
ustii yere gakildi. Ba§ma vardigimizda olmuitii. Hurmahk sahibi geldi birden. 
Yerdeki olii adama bakip bize bagirdi; "Kim oldiirdu?" Arkada§lann §a§km ba- 
ki§lan arasmda sakince cevap verdim; "Ne bagmyorsun efendi! Arkada§, bo§- 
bogazm biriydi ve etegini daldan a§agi midesi cekti." 

Bagirsagi geni? olamn, yUregi dar olur ve bu yuzden nefislerinin arzula- 
nna kar§i koyamazlar. Her zaman hurmayi yemek ve ahp goturmek nasip ol- 
muyor i§te. Bak §u girkin huylu obura, sence ne diye can verdi? Gordiigun gibi 
mide; ele bag, ayaga zincirdir. Midesine kul olan, Allah'a kulluk edemez. Ba§- 
tan ayaga kanndan ibaret oldugu igin, ufacik kannh bir kannca, cekirgeyi aya- 
gmdan gekip yuvasma gotiiriir. 

Goniil Dostuyla Satici Hikayesi 

Birisi, tablamn uzerinde §ekerkami§i satiyor, mu§teri bulmak igin -o yer 
senin, bu yer benim- §ehri dolamyordu. Derken §ehrin kenar mahallerinden 

90 Kotulugu emreden nefis. 



Bostan ve Gulistan 151 



birinde gonul dostlanndan birine rast geldi ve ona; "Efendi; §imdi al, paran ol- 
dugu zaman odersin." dedi. Bunun uzerine o miibarek zat, saticiya oyle bir ce- 
vap verdi ki, goziine yazsan, yeridir; "Ben §ekerkami§ma sabrederim de; belki 
sen, bana sabredemezsin." 

Ardmdan aci bir dille basa kakilacak olduktan sonra sekerkamismm tadi 
cikmaz. 

Gontil Dostuyla Huten Emiri Hikayesi 

Huten 91 emiri; algakgoniillu, nur yuzlii gonul dostlanndan birine ipek- 
ten bir giysi hediye etti. O miibarek zat, buna cok sevindi. Gonlii, giil gibi agi- 
hverdi. Hediyeyi kabul ettikten sonra, emirin elini optu ve ona §unlan soyle- 
di; "Huten emirinin hediyesi ne ho§! Ancak yine de kendi hirkam, ondan cok 
daha guzeldir." 

Kendini ozgur sayiyorsan, git toprakta uyu ve hicbir zaman bir hah par- 
casi igin kimsenin oniinde egilip yer opme. 

Ziyafet Hikayesi 

Adamm birinin, sogandan ba§ka yiyecegi yoktu. Baskalan gibi aziga da 
sahip degildi. Bir gun birisi gelip ona miijde verdi; "Hey dunyamn maskara- 
si, falanca yerde ziyafet var, git oradan nasiplen!" Adam durur mu hicj. Etegi- 
ni beline dolayip kollanm sivazladigi gibi hemen ziyafet cekilen ye re gitti. Bir 
kalabahk, bir patirti ki, sormaym gitsin! Zavalhmn o kalabahkta elbisesi yirtil- 
di, bu da yetmezmis gibi kolu kmldi. Zavalh adam bir yandan kan aghyor, bir 
yandan soyleniyordu; "Kendim ettim, kendim buldum. Hirsa kapilan aggozlti 
insan, belasim i§te boyle bulur. Bundan sonra evimden, sogammla ekmegim- 
den asla aynlmayacagim." 

Kendi elinle yedigin arpa ekmegi, kerem sahiplerinin sofrasmdaki nefis 
yemeklerden daha lezzetlidir. El-alemin sofrasim gozleyen o aggozlii, haris, 
dun gece ne kadar mustarip yatti, duymadm mi? 

91 Yahut Hoten. Dogu Tilrkistan'da bir §ehir. 



152 Sadl$irdzt 



Kocakanyla Kedi Hikayesi 

Kedinin biri, bir kocakannm evine ahsmi§ti. Bir zaman sonra kadinm tali- 
hi ters dondu, durumu kotiiledi. Kedi aghga ve sefalete daha fazla dayanamaz 
oldu, careyi padi§ahm misafirhanesine gitmekte buldu. Ama sultamn hizmet- 
gileri buna miisaade etmediler, kediyi gorilr gormez okla peri§an ettiler. Zaval- 
li kedi, derisinden kan damladigi halde, can havliyle hem kaciyor, hem soy- 
leniyordu; "Eger bu okgulann elinden kurtulursam, kocakannm viranesinde 
bulabildigim farelerle gecinecegim. Bir daha da hicbir yere gitmeyecegim." 

Arkadas; bal diye pesine dustiigiin anmn ignesine dayanmahsm. Boyle 
yapmaktansa elindeki pekmezle ye tin, daha iyi! Yiice Allah, kismetine razi ol- 
mayan kuldan ho§lanmaz. 

Dis Qikaran Qocuk Hikayesi 

Birinin gocugu di§ cikardi. Babasi, ba§mi egip derin dujiincelere dal- 
di; "§imdi bu cocugun ekmegiyle katigim nereden bulacagim? Bulamazsam, 
adamhgima yaki§maz." Kansi, bu sozleri duyunca erkekce konu§maya ba§la- 
di; "Efendi, vesveseye kapilma ki, §eytan kahnndan gebersin. Derin dii§unce- 
lere dalmamn alemi ne! Di§i veren Allah, elbet ekmegi de verir." 

Aleme nzik veren Yiice Allah, her §eye gug yetirendir. Cocugun nzki da 
ona aittir. Ana karmnda gocuga §ekil veren, onun omrunii de, nzkim da yaz- 
mi§tir. Koleyi satm alan bir efendi ona bakuktan sonra, koleyi yaratan Yiice Al- 
lah neler yapmaz ki! Arkada§, ne yani! Kulun, efendisine duydugu giiven ka- 
dar, Yiice Allah 'a guvenmeyecek misin? 

Asil Zenginlik Kanaattir 

Isittim ki; eskiden Allah dostlannm elinde tas, gumiij olurmus. Bu soz, 
sana makul gelmeyebilir, biliyorum. Ama diisun hele; Yiice Allah'm takdirine 
razi olan kisi icin, ta§la gumii§ aymdir. Tipki ihtiras sahibi olmadigi igin, bir 
avu? altmla topragi fark edemeyen gocuk gibi. Sultana yaltaklanan fakire §un- 
lan soyle: Sultan, fakirden daha yoksuldur. Zira dilenciyi bir dirhem gumiis 
doyurur da, Feridun koskoca Iran mulkiine sahip oldugu halde yan toktur. 
Zaten akil ve irfan sahipleri katmda huktimdar olmak agir bir imtihandir. Bu 



Bostan ve Gulistan 153 



yiizden gonlti kayitsiz dilenci, kanaatkar olmayan padi§ahtan ustundiir. Yok- 
sul koylii, kendi kansiyla o kadar giizel uyur ki; sultan bile sarayinda o kadar 
rahat uyuyamaz. ister padi§ah ol, ister dilenci, uyudun mu bir kez gecen, gtin- 
diiz olur. Saltanat ve devlet idaresi basa beladir. Gercekte sultan olan miskinin 
sadece adi yoksuldur. Uyku seli bastmp her ikisini de alip gidince, taht uze- 
rindeki sultanm ovadaki ktirtten ne farki kalir? 

Ey fakir; zengini kibirle sarhos gordugiinde, baskasmi incitmeyen Allah'a 
§ukret! 

Ev Hikayesi 

Goniil erlerinden biri, kafasma gore kendine yetecek bir ev yapmisti. Bi- 
risi bunu gordii ve ona; "Gucun varken bu evden daha iyisini yaptirabilirdin." 
diye sitem edince, gonial eri itiraz etti; "Sonunda birakip gidecek olduktan 
sonra evi gorkemli yapmanm bana ne faydasi dokunacak!" 

Oglum; sel yoluna ev yapma, zira boyle bir yere yapilan ev daima yikil- 
mi§tir. Kervan halkmm yolda ev yapmasi, akil ve irfan sahiplerine gore uygun 
degildir. 

Padi^ah Olan $eyh Hikayesi 

Kudretli bir padisahm omur gunesi batmak iizereydi. Yerini alacak kim- 
sesi olmadigi igin ulke idaresini o taraflarda yajayan bir seyhe birakti. O gune 
kadar hayatim yalniz gegiren §eyh, saltanatm nimetlerinden faydalandiktan 
sonra yalmzhk ko§esinden artik zevk almaz oldu. Saga sola asker sevk etmege 
ba§ladi. Yiirekli insanlar bile ondan iirkmeye ba§ladi. Oyle ihtiras sahibi, kes- 
kin penceli bir adam olmustu ki, cenk erleriyle dahi savasmaya kalkiyordu. 
Padisahligi zamanmda gogebe yasayan kavmin bir kismmi oldurmustii. Kav- 
min geri kalanlan toplamp birbirlerine yardim ettiler. Nihayet yeni hukumda- 
n oyle bir yenilgiye ugrattilar ki; seyh, ta§ ve ok yagmurunun karsismda daha 
fazla dayanamayarak iyi huylu bir zata adam gonderip ondan yardim diledi; 
"Pek zayif dustiim, yeti§. Her kavgada okla kilic ise yaramaz. Himmetinle yar- 
dim et bana!" iyi huylu adam bunu duyunca giilerek ona §u haberi yolladi; 
"Nigin yanm ekmek yiyip kendi kojende uyumadm?" 



154 Sadi$irdzi 



Mala miilke tapan Karun, selamet hazinesinin uzlet kosesinde oldugunu 
bilemedi. 

Akla, Iyilige, Saltanata ve insana Dair 

Comert insan zaten kemal sahibidir. Altmi yoksa bu, onun igin noksan- 
hk sayilmaz. Ekmek bulamadigi zamanlarda bile elibol kimsenin, gonlu eski- 
si gibi zengindir. Ama isterse Karun kadar zengin olsun, algak adamm huyu 
degismez. iyilik, tarlaya; para, ekine benzer. Sen comert ol ki, tarlan ekinle ta- 
mamlansm. Topraktan insan yaratan Yiice Allah, insanm iyilik ve comertligini 
asla unutmaz. Paranm saklamakla artacagmi samyorsan aldamyorsun. Cunkii 
durgun su, fena kokar. iyilik yapmaya gayret et sen. Zira iyilik bulutlan, yal- 
niz akarsulara yardim eder. Degersiz insanlar, makam ve mevkiden dustuler 
mi, bir daha da toparlanamazlar. Sen degerli bir cevhersen, gam yeme; zaman, 
seni zayi etmez. Yere diisen keseye, kimsenin baktigmi gormezsin. Fakat ma- 
kasm agzmdan bir zerre altm diisecek olsa, herkes onu mumla arar. Ta§tan, 
sirca gikanrlar da, aynayi pas icinde hig birakmazlar. insana hiiner, fazilet, din 
ve kemal gerek. Makam, mevki, para ise gelip gecicidir. 

Akilsiz ihtiyar Hikayesi 

Tath dilli ihtiyarlardan isittim, bu gehirde vaktiyle pek yash bir adam ya- 
§iyormu§. Uzun omiirlu Amr kadar hayat surmtis. Bu kohne agacm, taze bir 
meyvesi varmig, biitun sehri giizelliginin §6hretiyle dolduruyormu§. Servi 
agacmda elma bitmeyecegi icin, herkes o dilberin gerdanma hayran kahyor- 
mu§. Soziin ozii; cocuk, halkm kalbini tirmalayacak kadar guzel ve cekiciy- 
mis. Uzun omiirlu ve fakat kisa akilh ihtiyar babasi, onun saclanm kazimakla 
bunlardan kurtulacagmi ummus ve hemen ustura ile cocugun basim kaziyip 
Musa'mn eli gibi bembeyaz etmi§. Demir kalpli ustura, peri yiizlii dilberi ko- 
tulemek igin o keskin agzim agmis. Ancak gocugun saglanm kesip guzelligi- 
ni mahvetti diye usturayi kilifma sokmuslar. O giinden sonra utancmdan go- 
cugun ba§i dogrulmamis, genk gibi asagi dusmii§. O sirada adamm biri; gon- 
lii bu giizele meyledip smlsiklam sarhos olan asiga haber gondermis; "Cok act 
gektin, dertlendin. Ama vazgeg artik, manasiz bir sevdamn etrafmda beyhu- 
de dolanma. Cunkti ustura, onun giizellik fitilini kesti. §rmdi se n de, pervane- 



Boston ve Gulistan 155 



nin yaptigi gibi, onun muhabbetiyle daha fazla gonltinu perisan etme, terk et 
bu dustinceleri." Buna kar§ihk a§ik, feryat ederek cevap vermis; "Yalmz onur- 
suz insanlann sozti, gev§ek olur. Cocugun ahlaki iyi, yuzii de guzel olduktan 
sonra varsm babasi cahillik edip onun saglanni kestirip kazitsm. Caram, onun 
muhabbetiyle baghdir. Gonliim sandigm gibi, onun saglanna bagh degildir." 

Arkadaj; guzel yiizliiysen, bo§ yere iizme kendini. Kesilen sag, yeniden 
uzar. Asma, her zaman taze salkim vermez; bazen yaprak doker, bazen yemis 
verir. Buyiikler -en fazla- giines gibi, bulutlann arkasmda kalir. Oysa kiskanc- 
lar, suya diisen kora benzer. Giines, bulutlann arkasmdan yavas yavas gikar 
da; kor, suyun iginde sonmekten kurtulamaz. 

Sevgili dostum; karanhktan korkma sen, bak bengisu da orda bulunmak- 
tadir. Diinya bile ancak onca zelzeleden sonra siikun bulmadi mi? Sad! de, 
muradma erinceye kadar gezip dola§madi mi? Murada ermedim diye kendini 
iizme. Gunkti her gecenin giindiizii vardir. 



Yedinci Bolum 

Terbiye 



Bu bolumde attan, meydandan, gevgandan ve toptan degil; salahtan, ted- 
birden ve giizel ahlaktan bahsedecegim. Sen, kendine du§man olan nefsinle 
ayni evde oturuyorsun. O halde ne diye yabancilarla rmicadele ediyorsun? Ne- 
fislerinin dizginini haramdan yiiz cevirtenler, yigitlikte Rustem'le Sam'i 92 gec- 
mi§lerdir. O agir gurzii du§manm beynine vuracagma, cocuklar gibi once deg- 
nekle kendini terbiye et. Sen, kendini yenmedikten sonra; kimse, senin gibi 
bir du§mandan cekinmez. Vucudun iyilik ve kotiiluklerle dolu §ehre benzer. 
Bu §ehrin sultani sensin, aklm da sana danifmanhk yapan vezir. Bu §ehirde ki- 
bir, arzu ve hirs gibi kotu hasletler, inatgi algaklara; heva ve heves de, haydut- 
larla yankesicilere benzer. Rizayla takva; ozgiir ruhlu, iyi namh insanlann kar- 
§ihgidir. Turn bunlan bildigi halde sultan, kotiilere yardim edecek olursa, akil- 
hlar igin huzur mu kahr? $ehvet, kibir, hirs ve kiskanchk; damarlannda kan, 
bedeninde can gibidir. Bu du§manlar giic kazandiklan zaman, hiikmune, du- 
jiincene isyan ederler. Yalniz aklm pencesini keskin goriince, heva ve heve- 
sin inadi kalmaz. Du§mamm cezalandirmayan sultamn, du§manm eliyle ba§i- 
m kaybetmesi kagmilmazdir. 

Bu konuda fazla soze ne hacet! Ogutlerimi dinleyen igin, tek bir soz bile 
yeter. 

Siikutun Fazileti 

Dagm yaptigi gibi ayagmi, etegine gekersen; ba§m, goklerden daha yiik- 
sek olur. Ey gokbilmis; tut dilini! Cunku yann, dilsizlerden hesap sorulmaya- 

92 Sam: Iran mitolojisinde adi ge?en Neriman adh sultamn cesur oglu. 



158 Sadi Jirazi 



caktir. Sirnn, inci kadar degerli olan hakikatini bilenler, ancak sedef gibi agiz- 
lanni acarlar. Ciinku inciyi sadece sedef kapar. Cok soyleyenin kulagi tikah 
olur. Nasihat de yalmz susana fayda verir. Nefes nefese konusacaksan, kimse- 
nin sozunden tat alamazsm. Dusuncesiz sozler sarf edilmemeli. Olgmeden bi- 
cilmemeli. Yanlisi, dogruyu iyice tarttiktan sonra soyleyenler, hazircevap her- 
zevekillerden daha usttindur. 

Soz, insamn nefsinde olgunluktur; soziinle, kendini kiicultme. Az ko- 
nusan, higbir zaman mahcup olmaz. Azicik misk, bir yigm camurdan iyidir. 
On adamhk konusan cahilden cekin. Bilge gibi az ama 6z soyle. Cahilin atti- 
gi yiiz ok da hedefini bulmaz. Fakat akilh oyle mi, bir okla hedefini tutturur. 
Iste sen de ok attigmda boyle davran. insan, duyuldugu zaman yuztinu sarar- 
tacak sozii neden gizlice soyler! Duvar oniinde q.ok giybet etme. Belki arka- 
smda seni dinleyen biri vardir. Gonlun igi, siriarla kapali kale gibidir. Dikkat 
et de, kapisi acik kalmasm. Mum, dili yiizunden yanar. Bunu bilen alim, ag- 
zmi kapali tutar. 

Teki§ Hikayesi 

Sultan Tekis 93 sirianndan birini kolelerine agmis ve; "Sakm bunu kimse- 
ye soylemeyin!" diye onlara siki sikiya tembih etmisti. Kalpten agza bir yilda 
gikan bu sir, bir giinde cihana dagihverdi. Padisah, kolelere merhamet etme- 
den derhal celladma emretti; "Vur sunlann boyunlanm!" Kolelerden biri, he- 
men aman diledi; "Padisahim, bizim gibi zavalh koleleri oldurme! Giinah, se- 
nindir. Bu sozii hentiz pmar gozu iken tikamahydm. Sel haline geldikten son- 
ra deligi tikamaya galisiyorsun ama nafile!" 

Arkadas; kimseye acma sirnm. Zira o da baskalanna acabilir. Mucevherle- 
ri, hazinecilere teslim et; sirnm da kalbine. Cikmadigi miiddetce soze sen ha- 
kimsindir. Ciktigi an; o, sana hakim olur. Soz; goniil kuyusuna atilmis, ora- 
da bagh tutulan devdir. Damagma ve agzma gikmasma izin verme sakm. Zira 
dev, kafesten kurtulunca kimsenin la-havle gekmesiyle geri donmez, bunu bi- 
lirsin. Her ne kadar tutsak deve yol vermek mumkunse de, hileyle onu tek- 
rar yakalamak miimkiin degildir. Rustem'in ati olan Rahs'm bagim bir cocuk 

93 Yahut Alailddin Tekij. Harezmjahlar'm altinci hiikumdan. 



Boston ve Gulistan 159 



dahi gozer. Ne ki, ytiz Riistem de bir araya gelse, onu kemende getiremez. Du- 
yuldugunda, ba§kasmm ba§im belaya sokacak sozler soyleme. Cahil bir koy- 
liiye, bak kansi ne giizel soylemi§; "Ya bilerek soz soyle, ya da sus!" Duyma- 
ya tahammul edemeyecegin §eyi, kendin de soyleme. Arpa ekilirse bugday bi- 
gilmez. Brahman'm biri, ne de ho§ soylemi§; "Herkesin itiban, kendi derece- 
sindendir." 

Oyuna gok dalma sakm yoksa kendi kiymetini dusurilrstin. Cok sert ve 
acimasiz olursan, kagarlar senden. Haddinden fazla yumu§ak ve merhametli 
olursan, tepene binerler bu kez. Ne gok sert, ne fazla yumu§ak; ne hig acima- 
siz, ne hep merhamet; her §ey olgusiinde ve karannda giizeldir. 

Suskun Abit Hikayesi 

Misir'da biri vardi. tyi huyluydu ama eski piiskii giyinirdi. Epey zamandir 
hi? konusjnadigi igin ulkede suskunluguyla me§hur olmu§tu. Bircok akilh in- 
san, uzak-yakm demeyip yanma gelir, pervane misali etrafmda donerek ondan 
nur umardi. Bu rmibarek zat, bir gece; "Ki§i, dilinin altmda gizlidir." diye du- 
§uniip o giinden sonra konusjnaya bagladi. Cok gegmeden dost-du§man her- 
kes, Misir'da ondan daha zircahil biri olmadigmi anladi. Neyse kisa zamanda 
adamm huzuru kalmadi, hali peri§an oldu. Misir'dan uzakla§ip ba§ka mem- 
lekete gitmekte buldu careyi. Aynhrken oturdugu mescidin kemerine sunlan 
yazmi§ti; "Ah ke§ke; aynada kendimi gorseydim de, yiiziimu orten §u perdeyi 
cahillikle yirtmasaydim. Kendimi giizel yuzlii sandim ve perdeyi actim. Aman 
Allah'im, bir de ne goreyim! Meger ben gergekte cok girkin biriymi§im." 

Az konugamn sesi, §ohret olur. Konusursa degeri, §6hreu kalmaz. O za- 
man kagmah bu yerden. Ey akilh insan; siikutun, vakanndir! Ve sen ey cahil; 
sukut, cehaletini orten perdedir! §imdi de sana soyliiyorum ey insan; eger bil- 
giliysen, saygmhgim yitirme; yok eger cahilsen, perdeni gekip yirtma! Gon- 
lundeki sirn, hemen gosterme. Bunu ne zaman istersen, gosterebilirsin. Sir- 
nn ortaya gikuktan sonra gizleyecegim diye bo§una ugra§ma. Ucu, bigakla ke- 
silmedikge yazmayan o kalem, sultamn sirlanm ne de giizel sakladi. Hayvan, 
susar; insan, konu§ur. Ama gel gor ki; sagma sapan konu§anlar, hayvanlardan 
daha ajagihktir. Ki§i; ya insan gibi akilh uslu konu§mah ya da hayvan gibi sus- 



160 Sadi $irdzi 



mall. Ademoglu, akh ve nutkuyla meshurdur. O halde sen de, dudu gibi ko- 
nus ve fakat onun kadar bilgisiz olma! 

Dayak Hikayesi 

Biri, kavga sirasmda kotii sozler edince oradakiler hemen uzerine atlaya- 
rak yakasim yirtip ensesine okkah tokat indirdikten sonra gekip gittiler. Ada- 
min iistu basi parampargaydi. Oturup aglamaya basladi. Sesleri duyan gun- 
gormu§ bir zat, yanma gidip ona su ogudii verdi; "Hey kendini begenmis uka- 
la! Agzm gonca gibi kapah olsaydi, gomlegin boyle giil gibi kizarmazdi." 

Evet, ahmaklar, i§te boyle sagma sapan konusurlar. Di§i giirultulu ama 
igi bos. tambura benzer oylesi insanlar. Baksana be adam; ates de tiimuyle dil- 
dir fakat azicik su ile bir anda harareti diniverir. insan hunerliyse sussun; za- 
ten huneri, onu konu§ur. Giizel kokun varsa, konu§ma. Giizel koku kendini 
belli der zira. Birak elindeki madenin ne olduguna, mihenk karar versin. Bu 
yxizden dedikoducular; "Sad!; iyidir, hostur ama sicakkanh olmadigmdan in- 
san igine gikmaz." diye soylenir durur. Evet oyleyim. tsterlerse derimi yirtsm- 
lar, ahmaklann kafami patlatmasma razi degilim. 

Adududdevle Hikayesi 

Bir gun Adududdevle'nin 94 oglu fena halde hastalanmis, babasmm buna 
tahammul edecek gucu kalmami|ti. O siralar abitlerden biri yanma vanp ona 
ogiit verdi; "Kafesteki yaban ku§lanm sahver, belki oglun kurtulur." Adil ve 
giizel huylu padi§ah, bu ogiide kulak verip derhal ku§ kafeslerinin kinlmasi- 
m emretti. Kafesler kmldi, kuslar kurtuldu. Zindan yikilmca hapiste mahkum 
kalir mi hicj Kisa bir siire sonra gergekten de abidin dedigi gikti ve oglu iyi- 
le§ti. Yalmz tath sesiyle meshur bir biilbul kalmi§ti kafesinde. Padisah, bahge 
koskiinun kemerinde, onu ahkoymu§tu. Oglu, sabahleyin bahgeye giktigmda 
koskiin kemerindeki biilbiilden baska ku§ goremeyince giilerek ona; "Ey gii- 
zel sesli biilbiil, sen tath dilin yuziinden kafeste kalmissm!" dedi. 

Soylemedigin takdirde, kimsenin seninle ah§verisi olmaz. Ama bir kez 
94 Buveyhogullan'mn dorduncu hukumdan. 



Bostan ve Gulistan 161 



soylemissen, kamtim getir. Bunca zamandir agzim agmayarak, dedikoducula- 
nn kmamasmdan kurtulan Sadl'yi ornek al kendine. Eger gonlum rahat ve hu- 
zurlu olsun diyorsan, halka kansmaktan kagm. Ey akilh kimse; onun bunun 
ayibim agiga vurma, el-alemden vazgeg de kendi ayiplannla mesgul ol sen. 
Yanlis soz duyarsan, kulak verme; giplak birini gordugiinde, gozlerini kapa. 

Sarhos Mogollar Hikayesi 

Isittim ki; sarhos Mogollann meclisinde bulunan muritlerden biri, galgici- 
lann defleriyle genklerini parQalamis. Bunun lizerine sarhoslar, adamm uzeri- 
ne abamp gengin telleri gibi sagim gekmij, defe vurur gibi suratim tokatlamis- 
lar. Murit, yedigi degneklerin ve tokatlann acismdan o gece hig uyuyamamis. 
Ertesi gun piri, ona nasihat etmis; "Giizel kardesim; eger yuziinun def gibi ya- 
ralanmasim istemiyorsan, basim genk gibi ajagida tutmahsm." 

Kavga Hikayesi 

Iki kisi yiiriirken ne gorseler iyi! Bir kosede toz duman kalkiyor, kavga 
kiyamet kopuyor, taslar, ayakkabilar havada uguyor. Biri, bu kargasayi goriip 
hemen savusurken; digeri, araya girip kafasim kirdi. 

insan igin en giizel sey, kendini tutabilme melekesidir. Kendisini ilgilen- 
dirmedigi bir meselede, neden baskalarmm §unu-bunuyla ugrassm ki! Yuce 
Allah; gor, dinle, konus ve dii§un diye sana goz, kulak, agiz ve goniil ver- 
mistir. Bunlann hepsi inisi-yokusu ayirt etmen ve iyiyi-kotiiyu kanstirmaman 
igindir. 

Hind'li Kizla Sevgilisi Hikayesi 

Akil ve irfan sahibi kisi, ihtiyarlann sozunu zevkle dinler. Vaktiyle bun- 
lardan biri, bana soyle bir Hikaye anlatmisti. Dinlersen, sana da anlatayim: 
"Nasir zamamnda Mekke'den Bagdad'a sefer etmis, bir zaman orada kaldik- 
tan sonra da Hindistan'm izbe bir yerine gitmistim. Orada yelda gecesi gibi 
uzun bir zenci gordum. Bu zenci, bir kizi kucagma almis, dudaklanna yapis- 
misti. Onlan bu halde gorseydin, Belkis ile ifrit, iblis ile huri sarmas dolas der- 
din. Zenci gok girkindi, kiz ise ay pargasi kadar guzel. Zenci, kizm dudaklan- 



162 Sadi$irdzi 



na dislerini batirmis. ve ona oyle siki sanlmisti ki; gecenin karanhgi, gundiizun 
aydmligim kaplamis sanirdm. Neyse daha fazla uzatmadan anlatayim. Onlan 
boyle goriince, kotuliigu def etmek Allah'm emri deyip isin igyuziinu bilme- 
den araya girdim ve sagdan soldan topladigim tas ve sopalaria; "Be Allah'tan 
korkmaz, arsiz, namussuz herif!" diye iizerine saldirdim. Gurultu-patirti son- 
rasi, fecir gibi, siyahi beyazdan ayirdim. O girkin bulut gidince, kargamn al- 
tmdan beyaz yumurta gorundii. Okudugum la-havle sayesinde, seytan kilikh 
zenci kagti. Ben aferin deyip takdir etmesini beklerken, peri yuzlii kiz, birden 
baginp gagirmaya basladi; "Hey riya seccadeli, gok gibi mavi giysili, din satip 
kar§ihginda diinya alan giinahkar! Nice zaman var ki, ben bu zenciye icin igin 
vurgundum. Gonliim, onun icin elimden gitmij; ruhum, bu adam icin yanip 
tutu§mu§tu. Tarn da ham lokmam pi§ti derken onu sicak sicak agzimdan ge- 
kip aldm. Be vicdansiz; hie, mi merhametin, §efkatin yok! Yeti§in dosdar, yar- 
dim edin bana. Gengler, nerdesiniz! §u vicdansizdan indkamimi alacak kim- 
se yok mu? Yafmdan ba§mdan utanmaz herif, namahremin perdesine el uzat- 
maktan utanmiyor musun?" 

Kiz; bu sozlerle bir yandan feryat ediyor, bir yandan da etegime sanlmi§ 
habire aghyordu. Bense, utancimdan ba§imi kaldiramiyordum. Baktim ki; ki- 
zin susacagi yok, ote yandan birazdan geng-ihtiyar herkes buraya toplamp 
beni bir giizel paralayacak, derhal oradan uzakla§ip ciplak bir halde kagma- 
ya ba§ladim. Yol boyunca; "Eline dugmektense, elbisem onda kalsm, daha iyi. 
Gunkii ba§a gikamadigm dii§man, aleme ibret olsun diye, seni okiiziin sirtma 
bindirip dunyayi dola§tirmaz mi?" diye du§undum. Aradan hayli zaman geg- 
u. Kiz, bir giin yolda bana rastladi ve; "Beni tamyor musun?" diye sordu. Bil- 
mezden gelip; "Allah korusun; sayende, bir daha beni ilgilendirmeyen islere 
burnumu sokmayacagim." diye cevap verdim. Kiz giderken, arkasmdan mi- 
nldandim; "Kendi isime baksaydim, bunlar gelmeyecekti basima." Yasadigim 
bu kotii olaydan kendime soyle bir ders gikardim; "Gorduklerini, gormezlik- 
ten gel." 

Arkadas; eger aklm, fikrin varsa dilini tut. Ya Sad! gibi soyle, ya da sus! 



Bostan ve GiXlistan 163 



Dedikodu Hikayesi 

Sofunun biri, Davud-i Tai'nin 95 yanma gelerek; "Filan sofuyu gordum, 
korkiitilk sarhos olmus; sangma, gomlegine sarap bulasmis; bir siirii kopek de 
etrafmda halka olmus." dedi. Miibarek zat bu sozleri duyunca kaslanni gata- 
rak, dusiinceli bir dille konu§tu; "Arkadas; iyi dost, kara giinde belli olur. Hadi 
bakahm, kotii yerden getir onu. Yaptigi is seriatta yasak ve tarikatta ayiptir. 
Adam gibi sirtma al da getir. Cunkii sarho§tur, selametin dizgini belki elinde 
degildir." Sofunun bu sozlere cam hayli sikildi. Carnura batmis esek gibi aciz, 
du§unmeye basladi. Seyhin emrini yabana atmak dogru olmazdi. Ote yan- 
dan sarhogu sirtmda getirecek kadar da giicii yoktu. Epey sure kivrandi dur- 
du. Baskaca bir gare bulamadi. Emirden disan cikmasi miimkun degildi. Hiz- 
mete bel baglayip istemeden de olsa gitti, sarhosu sirtladi. Onu goren mahal- 
ledekiler sinek gibi hemen etrafma usiistii. Bir yaygaradir koptu. Kimi; "Der- 
vise bakm, ask olsun dini giizel abitlere!" diye bagmyor, kimi; "Su sofulara ba- 
km, hirkalanni rehin birakip §arap igmisler!" diye haykmyor, kimi de; "Tasi- 
yan diri gibi ama sirtmdaki zilzurna sarhos!" diye elleriyle onlan isaret ediyor- 
du. El-aleme rezil-riisvay olmaktansa, diismanm zulmiiyle keskin kvhca boy- 
nunu uzat, daha iyi! Neyse dervis, biitiin gtinii zahmet iginde gegirip giig bela 
sarhosu evine gotiirdii. Geceleyin, diiiunceden ve utangtan uyuyamadi. Sa- 
bahleyin yorgun argmdi. O halde §eyhin huzuruna gikti. Davud-i Tai giilum- 
seyerek; "Mahallenin iginde kardesinin §erefini kurtar ki, felek de bu sehirde 
serefini kurtarsm." diye ona ogut verdi. 

Ayiptan Dil ^ekmek 

Ey akil sahibi, yigit gonullii kisi; ister iyi olsun, ister kotii, kimsenin ar- 
dmdan fena sozler soyleme! Yoksa kotiilugu kendine diisman edersin, iyiyi de 
kotii yaparsm. Kim, sana; "Filan kisi, kotiidur." derse, bil ki kendi ayibim soy- 
lemektedir. Filan kisi hakkmda yapilan zan, ispata muhtagtir. Ama sdyleyenin 
kotuliigii agiga gikmi|tir. Baskalannm kotiiliigiinden bahsettigin takdirde, so- 
ziin dogru olsun diyelim ama bu kez de sen kotii sayihrsm. 

95 Ilk biiyuk sufilerden biridir. 



164 Sadi$irdzi 



Giybetci ile Bilge Hikayesi 

Adamm biri, filanca kisinin arkasmdan giybet ederek dil uzatmaya bas- 
ladi. Orada bulunan aziz bilge, bu sozleri duyunca ona ogut verdi; "Yamm- 
da, onun bunun kotiiluklerini sayip beni de kendi hakkmda kotu dusiincele- 
re sevk etme. Tut ki, o adamm itiban eksildi ama bu eksilen itibar, senin dere- 
cene eklenmeyecek ki!" 

Haramilik ve Dedikoduculuk Hikayesi 

Adamm biri, bir gun; "Haramilik, giybetten daha iyidir." dedi. §aka yap- 
tigmi sanarak; "Sacmalama dostum; bu soz, kulagima tuhaf geldi. Haramilik- 
te ne iyilik gordiin de onu giybetten ustiin tutuyorsun?" diye sordum. Dos- 
tum kendinden emin bir dille cevap verdi; "Hirsizlarm zorbahk ettigi dogru- 
dur. Ama en azmdan yigitlik zoruyla yaparlar bunu ve sonucta doyururlar ka- 
nnlanm. Giybet eden sinsi, oyle mi ama? Gunah defterini kapkara ettigi hal- 
de, gene de hicbir sey kazanamaz." 

Nizamiye Hikayesi 

Nizamiye Medresesi'nde 96 gorevliydim. Gece gundiiz telkin ve tekrarla 
mesgul olurdum. Bir gun, iistadima; "Aziz hocam, filanca arkadasim beni kis- 
kamyor. Ben hadislerin manasim hakkiyla verdigim zaman, o habisin cam bu 
ise fena halde sikiliyor." Terbiye ve efendilikte herkese ornek olan listadim, bu 
sozleri duyunca kizip kopiirmeye basladi; "Bak su konusana! Dostunun kis- 
kanchgi hosuna gitmiyor, oyle mi? Peki giybetin iyi bir sey oldugunu sana kim 
soyledi? O kiskang arkadas, yaptigi bir kotuluk sonucu cehennemin yolunu 
tutmus gidiyor. Sen de, baska bir yol tutup ona yetismek icin elinden geleni 
yapiyorsun." 

Haccac Hikayesi 

Bir geng, Haccac hakkmda ileri geri konusuyordu; "Hunhardir, kalbi kara 
bir tas parcasi gibidir. insanlann ahmdan, feryadmdan korkmaz. Yarabbi, hal- 

96 Selguklu Vezir Nizamulmulk'tin Bagdat'ta kurdugu unlii medrese. 



Bostan ve Gulistan 165 



km intikammi ondan sen al!" Gungormus. ihtiyann biri bu sozleri isitince ona 
ogiit vermek istedi; "Evet oglum! Yann Haccac'dan, zulmettigi zavalli insanla- 
nn intikami; digerlerinden de, onun hakkinda besledikleri kin ve giybetin in- 
tikami almacaktir. Sen Haccac'la, onun hasletleriyle mesgul olmayi birak. Zira 
felegin bizzat kendisi, onu alt edecektir. Ben; ne Haccac'm zulmunu dogru bu- 
luyor, ne de senin giybetinden ho§lamyorum." 

Ijledigi giinahlar, omur kadehi dolan kara defterli bedbahti cehenneme 
suriikler. Bir ba§kasi da cehenneme yalmz gitmesin diye, hakkmda giybet eder 
de ardmdan kosar. 

Halvetteki Abitler Hikayesi 

i§ittim ki; abitlerden biri, latife olsun diye, bir gocuga bakip giilumse- 
mi§ti. Halvette oturan diger abitler onu ayiplayip gekistirmeye ba§ladilar. Ha- 
dise bununla kalmadi, durumu hemen gonul sahibi seyhlerine de yetistirdi- 
ler. §eyh, onlan sabirla dinledi ve ogiit verici bir dille §unlan soyledi; "Perisan 
dostunuzun bir daha ayibmi agiga vurmaym. Latife, haram; giybet, helal de- 
gildir." 

Abdest Hikayesi 

Cocuklugumda orug tutmaya heves etmistim. Ama henuz sagimi, solumu 
bilmiyordum. Mahallenin abitlerinden biri, bana abdest almayi ogretti; "Sun- 
nettir; once besmele gekersin, ardmdan niyet edersin. Uguncu olarak ellerini 
yikar, ondan sonra ucer kere agzmla burnuna su verir ve serge parmagmla bu- 
run deliklerini, §ahadet parmagmla da on di|lerini temizlersin. Dikkat et de 
orucluyken misvak kullanma sakm. Daha sonra saglanmn one du|tugii yer- 
den gene bitimine kadar iig avug su ile yuzimii yikarsm. Kollanni da dirsekle- 
rine kadar guzelce sudan gegirirsin. Dua ve zikir olarak ne biliyorsan okursun. 
Ba§im mesh etmeye gelir sira. Ondan sonra da ayaklanni yikar ve boylece ab- 
destini bitirmi§ olursun. Bu konulan benden daha iyi bilen yoktur bu mahal- 
lede. Mahallenin eski hocasma baksana, adam iyice bunadi." Abidin son sozii 
koyiin eski hocasmm kulagma gidince, adam birden kopurdii; "Ey melun ha- 
bis; orugluyken misvak kullanmak dogru olmaz diyen sen degil misin? Peki 
ya, giybet ederek karde|inin olii etini gignemeye utanmiyor musun?" 



166 Sadi $irdzi 



Grybetgiye soyleyin; agzmi once sdylenmesi caiz olmayan sozlerden, daha 
sonra yenmesi haram olan yiyeceklerden temizlesin. 

Arkadas! Birinin adi ortaya atildigmda, onu hayirla yad et. Baskalanna 
esek diye seslenirsen; onlar, seni insan diye anar mi hig! Mahallenin iginde ar- 
kamdan oyle konus ki, soyledigin herbir seyi -eksiksiz- yuziime karsi da soyle. 
Bakan gozden gekinerek; yuze baska, arkadan baska soylersen sana kor der- 
ler. Ey kor; gaybi bilen Yuce Allah, her yerde hazir ve de nazir degil midir? Ne 
yani; kar§mdaki adamdan utamyorsun da, Yiice Allah'tan mi utanmiyorsun be 
§a§km! Utan, utan, utan!.. 

Halvet Hikayesi 

Tarikatm adap ve erkamm bilip bu yolda sebat eden muritlerden birkagi, 
birlikte halvete girdiler. Iglerinden biri, bir zavalhnm adim ortaya atip onu ge- 
ki§tirmeye ba§laymca, bir ba§kasi sozunii kesip hemen araya girdi ve ona §unu 
sordu; "Ey sersem arkada§; sen hig frenklerle sava§tm mi?" Giybetgi murit, so- 
ruya bir anlam veremeden kestirip atti; "Hayatim boyunca dort duvardan di- 
?an adim atmis degilim." Bu cevap iizerine dogru sozlii dervis, sitemli bir dil- 
le §unu soyledi; "Ben boyle bedbaht, ugursuz adam gormedim. Kafir frenk- 
ler bile onun serrinden emin halde otururken, musliimanlar dilinden kurtu- 
lamiyor!" 

Mergaz'h Divane Hikayesi 

Mergaz'h 97 bir divane, oyle bir soz soyledi ki hayretten dudagim lsinrsm; 
"tnsanlann ardmdan giybete ba§lasaydim, ise ilkin annemle ba§lardim. Zira 
akil ve irfan sahibi insanlar, sevabm anaya bagi§lanmasmm daha hayirh oldu- 
gunu bilirler." 

Ey giizel huylu dostum! Kaybolan arkadasm §u iki emaneti, arkadaslan- 
na haramdir: Biri, biraktigi mail haksizca yemek; digeri, ardmdan giybet et- 
mek. Yanmdayken bajkalanm gekijtiren algak herifin, baskalannm yamnday- 

97 Dogu Turkistan'da bir bolge. 



Bostan ve Gulistan 167 



ken seni iyi anacagim samyorsan aldamyorsun. Dtinyayla degil de sirf kendi- 
siyle mesgul olan kimse, bence alemin en akilh kifisidir. 

Giybeti Caiz Olanlar 

isittim ki, tic kisinin ardmdan giybet etmek caizdir. Dordtincusti yoktur. 
Ilki; halkm kalbini inciten, halka zaran dokunan ve halkm ayipladigi yolu tu- 
tan padisahtir. Bu tur padisahlann serrinden kurtulmak ve zulmunii baskala- 
nna haber vermek amaciyla ahali arkasmdan konusabilir. ikincisi; hayasiz in- 
sandir. Bunlann ayiplanm ortmek dogru olmaz. Zaten kendi perdelerini yine 
kendileri yirtrmslardir. Bu tur arsizlan koruma; varsm, havuza dtisstin. Diye- 
lim ki kurtardm onu havuzdan. Bu kez de cok gegmez otedeki kuyuya bira- 
kir kendini. Bu kadar laf anlamaz, ahmak insanlardir. Ugiincusii; bozuk terazi 
kullanan sahtekardir. Bu yalancilann hile ve kotuliikleri hakkmda ne biliyor- 
san soyle ki, ba§kalan da aldanmasm. 

Sistan'h Hirsiz Hikayesi 

i§ittim ki; gol hirsizlanndan biri, Sistan'a 98 gelmi§, §ehrin gar§isma ugra- 
mi§ti. Orada bir bakkala girdi, bir §eyler satin aldi ve fakat bakkal aldigi seyi 
eksik tartti. Bunu fark eden hirsiz, basladi feryada; "Yiice Allah'im; gece hir- 
sizlanm cehennem atesinde yakma. Qjnkti Sistan'hlar gupegiindiiz hirsizhk 
yapiyorlar. Ben gece yaptigim islerden korkuyorum da, bu adam gupegiindiiz 
kimseden korkmuyor." 

Bak ne giizel soylemis yigidin biri; "Tolgadan da, zirhtan da igrendik!" 
Dostum! Iste bu temsil sozde kastedildigi gibi; savasmaktan degil de, ecel kor- 
kusuyla zirha biiriinenleri gordtikge, nefretim artiyor. 

Sofu ile Gammaz Hikayesi 

Birisi, gonlii saf ve giizel huylu sofuya sordu; "Filanca adam, senin ardm- 
dan ne soyledi, biliyor musun?" Bunun tizerine sofu, hemen ellerini dudagma 

98 Yahut Sicistan ya da Secistan. Guney Horasan'a komju eski bir bolge. 



168 Sadl$irazi 



goturup cevap verdi; "Aman kardesim, ne olursun sus! Cunku diismamn ne 
soyledigini bilmemek, daha iyidir." 

Du§mandan soz getiren, ondan daha dii§mandir. Diismani dost belleme- 
yense, onun soziinii dostuna tasnnaz. Ey gammaz! Duydugumda tir tir titreye- 
cegim kotii sozii dusmamm bile yuziime kar§i soyleme cesaretini gosteremez- 
ken; sen, bana ondan daha dtisman kesilip; "Diismamn senin hakkmda gizli- 
ce soyle dedi." diyerek soz ta§imaya utanmiyor musun? 

Soz getirip gottirenler, eski kavgalan tazelerler. Yumu§ak huylu insanlan 
bile cileden cikanrlar. Uyuyan fitneye; "Ne yatiyorsun, kalksana!" diyen arka- 
dastan kacabildigin kadar kac. Birinden, digerine soz tasiyarak fitneye sebep 
olmaktansa, birak ayaklann zincirle bagh kalsm, daha iyi. Kavga, iki kisi ara- 
smda parlayan ates gibidir ve giybetgi, bu ate§i daha da alevlendirmek igin ha- 
bire odun ta§iyan oduncuya benzer. 

Bilge Vezir ile Gammaz Hikayesi 

Feridun'un herkesce begenilen, giinliinun safligi ve uzak gorusluluguyle 
ovtilen bilge bir veziri vardi. Her i§inde once Allah'in nzasim gozetir, padisa- 
hm fermamm ondan sonra diisunurdu. Kotii niyetli, aleak bir memur; "Mem- 
leket idaresinin icabi budur, hazineyi cogaltmak gerekir." diye halka yeni sal- 
gmlar ve vergiler yiikleyip onlara habire eziyet ediyordu. Padi§ahm nzasim 
korumazsan, bizzat padi§ahm elinden zarar goriirsiin. Bir sabah, ahaliden biri, 
padisahm huzuruna gikti ve uygun bir dille; "Gununuz huzur iginde gegsin, 
Allah butiin arzulanmzi gergekle§tirsin!" diye sultana dua edip ardmdan ha- 
cetini soyledi; "Padi§ahim, bir maruzatim var. Ancak bunu garez olarak degil 
de nasihat olarak kabul ediniz ve ltitfen sozurmi kesmeden dinleyiniz. Padija- 
him; veziriniz, gizli diismanmizdir. Cunku buyugiinden kugugiine kadar or- 
dunuzun butiin askerlerine bore para veriyor ve yiice padi§ahimiz ne zaman 
olilrse o vakit odersiniz diye onlara §art ko§uyor. Ve boylece bu kendini be- 
genmis adam, parasi pulu yanmasm diye sizin olmenizi istiyor." Adami sabir- 
la dinledikten sonra padi§ah, derhal gagirtip devleti elinde tutan vezire hi§im- 
la bakarak; "Karsimda dost gibi goriiniiyorsun ama icinden kotiilugiimu isti- 
yorsun, niye?" diye ona hesap sordu. Padisahm ani cikisma bir anlam vereme- 
yen vezir, tahtm oniinde yer operek konustu; "Ey iyi adi ciham kusatan padi- 



Bostan ve Gulistan 1 69 



§ahim! Mademki sordunuz, saklamak dogru olmaz artik. Biitiin cihan, benim 
gibi iyiliginizi istesin, admizi hayirh ansm diye yaptim bunu. Paramm vadesi 
olarak sizin vefatimzi sart ko§tum ki; borglular, benden korktuklan igin, uzun 
omiir siirmenizi isteyeceklerdir. Bilirsiniz, borg odemek insana agir gelir ve 
herkes borcunun vadesinin uzamasmdan hoslamr. Bu yiizden ne kadar borg- 
lu varsa, hepsi bir agizdan; "Aman ulu padi§ahimiz olmesin, hayirh ve uzun 
omtirler sursun ki, su borcun vadesi hi? bitmesin." diye dua ederler. Halki- 
nizm samimiyet ve niyazla, omruniizun uzun olmasi igin dua etmelerini siz 
de istemez misin? Erenler, duayi ganimet sayarlar. Ctinkti dua, kaza okunun 
ontinde zirhtir, kalkandir." Vezirin bu bilgece sozleri, sultanm gok hosuna git- 
ti. Yiizunun gulti, taptaze agildi. Vezirinin san ve serefini yiiceltti. Gammaza 
gelince; onu oyle bir cezalandirdi ki, adam bir daha konu§amaz oldu. 

Ben gammaz kadar ba§i donmu§, talihi ters, ugursuz adam gormedim. 
Cehaleti ve kafasizhgi yuziinden iki dostun arasma nifak sokar. Sonra o iki 
dost, isin igyuzimu anlar ve goniillerini ho§ tutarlar. Olan ara yerde gamma- 
za olur. Rezil-riisvay halde herkese mahcup olur. Iki ki§i arasmda ates yakip 
da ortada kendini yakmak akil kan degildir. Yalmzligm zevkine varanlar, Sadi 
gibi, her iki alemden de dillerini gekmis olanlardir. Faydasi olacagma inandi- 
gm sozii soyle; varsm, kimsenin ho§una gitmesin. Bugun sana kulak verme- 
yen, yann adamakilli pisman olacak ve; "Eyvah, ben o dogru sozii niye dinle- 
medim ki!" diye hayiflamp feryat edecek. 

Kadmlann Iyi ve Kotii Huylan 

Allahtan korkup soz dinleyen giizel kadm, yoksulu padi§ah yapar. Dos- 
tum; yamnda uygun bir sevgilin varsa git, kapmda beg kere nobet tut! Butiin 
gun kaygi geksen bile kucagmda bir dert ortagm varsa, hig korkma. Cunkii 
Yiice Allah; evi mamur, kansi dost olanlara esirgeyerek bakar. Kadm, hem gii- 
zel ve hem de namusluysa; kocasi, ona baktikga kendini cennette bilsin. Kalbi, 
esinin sevgisiyle dolup tagan ki§i, diinyada goniil dilegine kavusmu§ demektir. 
Kadm namuslu ve tath dilliyse, onda giizellik ve girkinlik arama. Ahlaki giizel 
olan kadm, varsm girkin olsun, ne onemi var! Zira onun giizel ahlaki, biitiin 
kusurlanm orter. Cirkin ve fakat iyi huylu kadm, peri yiizlii ama girkin huy- 
lu kadmdan daha hayirhdir. iyi huylu kadm, kocasi sirke getirse, helva niyeti- 



1 70 Sadi SirdzT 



ne yer. Kotii huylu kadm ise, kocasmm getirdigi helvayi suratini sirke yaparak 
begenmez. Kocasmm iyiligini isteyen kadm, esinin gonul eglencesidir. Huysuz 
kadmlara gelince, Allah bizi, bu gibilerin serrinden muhafaza etsin! 

Dudu bile karga ile beraber olunca kafesten kurtulmayi kendine ganimet 
bilir. Esin, karga gibi olursa; ya al basmi git ya da otur, her ttirlu zahmete kat- 
lan, dur. Dar pabuc giymektense, yalmayak gezmek iyidir. Bunun gibi, evde 
kavga etmektense, yolculuk belasma katlanmak gerekir. Evinde gatik kas go- 
recegine; git zindanda uyu, daha giizel. Evinde yaramaz kansi olan koca igin 
seyahat, bayram demektir. Eger bir evden kadmm sesi ytiksek gikiyorsa, o 
evde huzur ve mutluluk arama. Kadm carsiya, pazara izinsiz gikiyorsa onu 
uyar. Soz dinlemiyorsa, hafifge dov. Yine de soz gegiremiyorsan; sen, kan gibi 
evde otur; o, erkek gibi gezsin dolassm. 

Kadm, erkeginin sozunii dinlemiyorsa ona erkek denmez. Bu yiizden ona 
kadmlann giydigi mavi entari giydirilmelidir. Cahil ve hain kadmi ahrsan, kan 
degil, basma bela almigsm demektir. Kadm bir parca arpa i^in hiyanet ettikten 
sonra, sen bugday ambanni goztinden gikar. Kansmm eli ve kalbi dogru olan 
erkege, Allah'm liitfu genis ve smirsizdir. Kadm, yabancilann yiizune guliiyor- 
sa, kocasma; "Artik sakm erkegim deme!" diye soyle. Kadmm gozii, yabancila- 
ra karsi kor olmah ve evden giktigmda dogruca mezarhga varmah. Kiistah ka- 
dm, kaslanna rastik gekecek olursa ona; karali elleriyle kocasmm yuziine alhk 
stirmesini soyle. Her seye ragmen baktm ki kadm hala evinde durmuyor, artik 
o evde durman akil kan degildir. Uygunsuz, iffetsiz kadmm elinden timsahm 
agzma kag. Ciinkii namusunla olmek, namussuzca yasamandan daha hayirh- 
dir. Yabancilann yanmda kanna yiiz verme sakm. Esine sozunii gegiremiyor- 
san sayet, rolleriniz degisir ve sen, kadm olursun; o ise, erkek. . . 

Sozun ozii; iyi huylu, giizel kadm; huzur, ikbal ve mutluluk demektir. 
Oylesini asla birakma. Kotii huylu, girkin kadma gelince; birak, gitsin. 

Bikkin iki Koca Hikayesi 

Hammlannm elinden gok gekmis ve bu yiizden hayatlanndan bikmis iki 
adam vardi. Aralannda konusuyorlardi. Hosuma gittigi igin dinle, sana da an- 
latayim: Biri; "Kimsenin kotii kansi olmasm!" diye yakimrken, digeri; "Diinya- 
da kadm olmasm!" diye dert yamyordu. 



Boston ve Gidistan 1 71 



Ey zengin; her bahar, yeni bir kadmla evlen! Ciinkii gegen yilm takvimi, 
ise yaramaz. Kendini kotii kadmlara kaptiranlan ayiplama sakm. Zira kotu ka- 
dmlar i§veli, nazh ve cekici olur. Ve boyleleri, sadece kucaktayken hos olur. 

Sad!; kendini, kadma kaptiran birini gordugunde kmama. Cunku sen de 
boylesin. Geceleyin kucakladigm kannm, giinduz tiirlii tiirlii cefasmi gekiyor- 
sun. 

§ikayet Hikayesi 

Bir geng, ihtiyann birine giderek hammmm huysuzlundan sikayet etti; 
"Esimin elinden gektigimi, degirmenin alt tasi gekmemistir." Bunun uzerine 
ihtiyar, ona; "Oglum; sabret hele, sabreden mahcup olmaz." diye ogut verdik- 
ten sonra giirleyen sesiyle ilave etti; "Be evi yikilasi! Gece degirmenin ust tasi- 
sm, giinduz de alt tasi oluver!" 

Gulii seven, dikenine katlamr. Her zaman meyvesini yedigin agacm dike- 
ni, ara sira birak da canim yaksm. 

^ocuklann Terbiyesi 

Gocuk, on yasmi gegince ona namahremlerinden uzak durmasim soyle. 
Pamugun yanmda ates yakmak dogru degildir. Sonra, sen goz yumup agmca- 
ya kadar evin pamuk gibi yamp tutusur. Adm yerinde kalsm dersen, cocugu- 
na akil ve marifet ogret. Gocuguna yeteri kadar terbiye, huner ve marifet ve- 
rememissen, olumunden sonra yerine adam birakmamis olursun. Babasi, og- 
lunu nazh biiyutuyorsa, vay o gocugun haline! Yann babasiz kaldigmda epey 
sikinti, eziyet gekecek desene! Bu yiizden gocugunu akil ve takva sahibi biri 
olarak yetistirmeye gayret et, onu seviyorsan nazh ahstirma. Heniiz kugiikken 
okut oglunu ve yeri geldikge yumusak bir dille azarla. Yaptigi iyilikleri odiil- 
lendir, kotu yonlerini uyar. Okula yeni baslayan ogrenciler igin; "Aferin, ne 
gtizel, gok iyi!" demek, hocanm azar ve korkutmalanndan iyidir. Karun ka- 
dar hazinen bulunsa bile, evladma sanat ve hiiner ogret ki, sayende altm bile- 
zik kazansm. Ne bileceksin, felegin ters doniisu onu belki diyar diyar gezdi- 
recektir. Elindeki varhga guvenme; gun olur bu servet yitebilir. Cocuk, bir sa- 
nat edinmisse, kimseye el, avug agmaz. Keseler dolusu altm, giimus biter de, 



1 72 Sadl $irdzi 



sanatkann kesesi hie bos kalmaz. Hocanm cevrini cekmeyen cocuk, felegin 
cevriyle perisan olur. Oglunu hos tut ve rahat ettir ki; onun bunun eline go- 
ziine bakmasm. Eger baba, cocuguyla ilgilenmezse; onunla baskasi ilgilenir ve 
cocugu bastan cikanr. Daha yuziinde tuy bitmeden ahlaksizhk yapan cocuk, 
ne kotiidur! igki meclisinde oturan cocuga da yaziklar olsun ki; heniiz hayat- 
tayken babasmi zillet ve utanctan oldiirmus. olur. Cocugunu dindar, namus- 
lu, bilgili hocaya ver ki iyi yeti§sin. Eger hocasi kotiiyse, gocugun da onun gibi 
mutsuz, yaramaz ve kotti olur. 

Bilmiyor musun; Sad!, heniiz ovalar gegmemi§, denizler a§mami§ken mu- 
radmi nerden buldu? Dur ben, sana soyleyeyim. Cocuklugunda iyi hocalardan 
ders aldi, yeri geldi tokat yedi ve nihayet Allah buyiiklugunde sefa verdi. 

Buyiiklerin buyruklanna boyun egenler, gok gecmez buyruk sahibi olur- 
lar. 

Diigun Hikayesi 

Bir gece mahallemizde diigiin vardi. Konu-kom§u herkes oraya toplan- 
mi§ti. Calgicmm sesi, mahalleyi a§mi§; a§iklann inlemeleri, goklere ula§mi§ti. 
Ayyiizlu, sevgili bir arkada§im vardi. Diigunu kastederek ona; "Aziz dostum, 
nicin bu toplantiya arkada§larla birlikte sen de gelmiyorsun? Gelirsen mec- 
lisimizi mum gibi aydmlatirsm." dedim. Yuziime bakip, giilumsedi ve; "Dos- 
tum; erler kadar sakalm yoksa, onlann yanmda oturman erlik sayilmaz." diye 
karsihk verdi. 

Heniiz sakali cikmadan ar daman gatlayan ahlaksiz bir gocuktan daha re- 
zil kimse yoktur. Oyle soysuzdan kagmak gerek. Cunkti namertligi, erkekli- 
gin onurunu kirmaktadir. Sarhoslarla diisiip kalkan cocugun babasma, artik 
oglundan hayir gelmeyecegini soyle. Bo§u bo§una acimasm gocuguna. Ciinkii 
huyu babasma gekmeyen gocugun, babasmdan once olmesi daha hayirhdir. 

Giizel Yuzlulerden Sakinma 

Ev yikici dilber, seni mahveder. Evinin mamur olmasim istiyorsan, evlen. 
Her sabah karsismda baska baska bulbiiller goren giile heves etmek dogru ol- 
maz. Bunun gibi, her meclise mum olan sevgilinin de etrafmda pervane gibi 



Bostan ve Gulistan 1 73 



dolamp durma. Iyi huylu, yaratih§tan guzel bir kadm, yeni yetme gence ben- 
zer mi hicj Kadm dedigin bir gonca guldiir ve onu ancak tatli dil gulduriir. 
Oysa yeni yetme gengler oyle mi! Aksi, inatgi ve sert olurlar. Oyle ki ta§la bile 
kinlmayan ebucehil karpuzuna benzer onlar. Genglerin iki yiizu vardir: ilki, 
cennet hurisi gibi guzel olurlar; digeri ise; aym zamanda §eytan kadar kurnaz. 
Bu yuzden dikkat et onlara. Ayagim opsen, minnet etmez; yoluna toprak ol- 
san, umursamaz. Gonlunu, bir gence kaptirmi§san §ayet; ba§mda akil, elinde 
para kalmamis. demektir. Ba§kalannm gocuguna kotu gozle bakma ki, onlar da 
senin cocuguna kotu gozle bakmasm. 

Efendiyle Kole Hikayesi 

Bu jehirde ijittim: Tuccann biri; giimu? geneli, ahmli bir kole satm almij. 
Gece olunca genesine dokunmak istemi§. Efendisinin bu densizligine kar§m, 
ayyiizlu kole ofkelenmi§ ve eline ne gectiyse atip efendisinin kafasmi yarmi§. 
Benleri, goniil aldatan her giizele sahip olunmaz. Kolesinin sert hareketlerin- 
den muteessir olan tuccar, mahcup bir dille Allah'i ve peygamberi sahit tu- 
tarak bir daha boyle davranmayacagmi soylemi§. O hafta, yolculuk goriin- 
mii§. Tuccar; gonlu yarah, ba§i sargili halde yola koyulmu§. Kervandan bir iki 
mil kadar aynlmca oniine korkung bir kayahk gikmi§. Tuccar §a§km bir dil- 
le; "Gok yajayan, gok garip §eyler goriiyor. Acaba bu kule, ne kulesidir?" diye 
soylenmi§. Kervan halkmdan biri, onu duymus. ve; "Burasi Teng-i Turkan'dir" 
bilmiyor musun?" demi§. Bunu duyar duymaz, sanki du§man gormu§ gibi 
tuccann yuzii saranp solmaya ba§lami§ ve hemen yamndaki siyahi koleye em- 
rederek; "Ejegi siirme artik, indir §u yiiku!" diye var gucuyle bagirdiktan son- 
ra kendi kendine minldanmi§; "Bir daha, buraya ugrarsam ne olayim!" 

Ya o kafir nefsine kar§i §ehvet kapismi baglarsm ya da -o a§ik gibi- kotegi 
yer, ba§mi sararsm. Efendi; kole terbiye ediyorsan, korkutarak yap ki faydasi- 
m goresin. Efendi, kolesinin dudagmi lsinrsa; o da durmaz, efendisinin kafasi- 
ni kirar. Kole dedigin; su ta§imah, kerpic, dokmeli ve asla nazlanmamah. Yok- 
sa efendisine yumruk atar. 



99 Yahut Tengi-i Turkan. Turkistan'da giizelleriyle meshur bir bolge. 



1 74 Sadi $irdzi 



Yalanci Asiklar Hikayesi 

Birtakim insanlar, guzel gocuklarla yatip kalktiklan halde; "Biz temiz 
kalpli, nazar sahibi insanlanz." diye ovumiyorlardi. 

Gengler! Felegin her turlii donu§une §ahit olmus. bir ihtiyanm ben. Bu 
yuzden meselenin ashm bana sorun ki, size cevap vereyim; "Oruglu kimse, 
sofraya hasret geker." Tipki ipi kisa oldugu igin susam guvalma eri§emeyip yal- 
niz saman yiyen yagci okuzu gibi, koyun da kufesi kapah oldugu igin sadece 
hurma yapragi yer. 

Dervisle Hekim Bukrat Hikayesi 

Bir dervi§; ayyiizlu birini gondii, a§km verdigi peri§anhkla gonlu peri§an 
oldu. Cennet agaglanndaki yapraklar nasil §ebnemleniyorsa, zavalh dervi§ de 
sevgilinin a§kiyla o derece terliyordu. O sirada Hekim Bukrat 100 atma binmi§, 
adamin yanmdan gegiyordu. Peri§an halini gorunce ortaya sordu; "Ona ne ol- 
mu§?" Oradakilerden biri cevap verdi; "Bu zat, hatasiz ve gunahsiz, takva sahi- 
bi bir abittir. Gece giindiiz daglarda, gollerde gezer, sohbetten kagmir, insan- 
lardan gekinir. Ama §u son zamanlar gonlunu bir guzele kaptmnca, gozii on- 
dan ba§kasmi gormez oldu. Her ne kadar kendisini ayiplayanlar olsa da, onla- 
ra agik agik; 'Susun, ne diye beni kimyorsunuz? Aglayip inliyorsam beni ma- 
zur goriin. Gunku feryadimm bir sebebi var. Gonlumu elimden kapan, bu na- 
ki§ degil, bu nak§i yaratandir!' diye giki§iyordu." Gungormu§, olgun, keskin 
zekah, parlak fikirli bir bilge, bunu duydu ve a§iga itiraz yiiklu bir dille kar§i- 
hkta bulunup ortaya konu§tu; "Evet o adam dogru ama eksik soyluyor. iyi bir 
ad pe§inde koguyorsa da, soyledikleri her zaman gegerli degildir. Evreni dona- 
tip bezeyen Yiice Allah'm nak§i sirf o a§igm gonlunu yagma eden dilberde mi 
samyorsunuz? Tutahm ki dedigi gibi olsun. O halde nigin bir gunluk gocuk 
da, onun aklmi ba§mdan almiyor? Yuce Sani'in sanatim ister olgun, ister gay- 
lak, herkes pekala gorebilir. Gergegi gorenler, Gin'le Gigil in ayyuzlu giizelle- 
rinde ne buluyorlarsa, aymsim develerinde de bulurlar." 

Ey sevgili okur! Bu kitabm her satin, gonul aldatan bir dilberin yuzu- 

100 Yahut Bukrat Hekim. Yunan Hipokrat olup tip biliminin kurucusudur. 



Bostan ve Gulistan 1 75 



ne asilmis. nikaptir. Kara harflerin altmda -perdenin ardmdaki sevgili, bulu- 
tun ardmdaki ay gibi- nice manalar saklidir. Bu perdenin ardmda bunca gu- 
zeller varken, Sadl'yi okuyan kimse asla sikilmaz. Meclisleri aydmlatan sozle- 
rim, atege benzer. icderinde hem nur, hem nar bulunur. Du§manlanm huzur- 
suz ve kararsiz diye uziilmem. Gunkii onlar, bu fars ate§iyle 101 sitmaya tutul- 
musjardir. 

K6§eye Cekilmenin Selameti 

Dunyanm cefasmdan kurtulmus. bir insan varsa bu diinyada; o da, halka 
karsi kapismi kapamis. olandir. ister ikiyiizlu olsun, ister dtiriist, halkm dilin- 
den kimse kurtulamaz. Melek gibi goklere ugsan da, kotii fikirli biri gelir, ete- 
gine sanhr. Cahsip gabalamakla Dicle'nin suyunu kesersin de kotii fikirlinin 
dilini baglayamazsm. Birtakim namussuzlar toplamp; "Filanca kuru sofudur, 
falanca ekmek dusjnamdir." diye dedikodu ederler. El-alem, varsm seni hige 
saysm; yine de sen, Hakk'a tapmaktan vazgecme. Yiice Allah, kulundan razi 
olduktan sonra bunlar razi olmasmlar, ne onemi var! Halkm fenahgim du§ii- 
nen kimse, Allah'm varligmdan gafildir. Cunkii onun bunun kavgasmi etmek- 
ten, Hakk yolu tutamamijtir. i§te bunun gibi, ilk adimda yanhs. yol tutanlar, 
yollanm dogru makamlara ulastiramazlar. Bir sozii iki ki§i dinler; biri melek 
suredi, digeri §eytan surathdir. Biri, o sozii ogiit bellerken; oteki, bunu begen- 
mez, kusur aramaktan buna kulak vermez. Kapkaranlik yerde garesiz kalmis 
bir insan, diinyayi parlatan giine§ten ne anlar! ister aslan ol, ister tilki; ister yi- 
gitge davran, ister kurnaz; halkm dedikodulanndan kurtulamazsm. Sohbete 
pek tahammiilti olmayan biri, tutup halvet kosesine gekilse; "Yaptigi is. riyadir, 
hiledir ve o, insanlardan kagan seytan gibidir." derler. Bununla da yetinmeyip 
giileryiizlu, sicakkanh adami, namuslu veya takva sahibi olarak gormezler ve 
bu kez de; "Diinyada Firavun varsa, odur!" diye ceki§tirerek zenginin derisi- 
ni yiizerler. Yoksulun biri, yana yakila aglasa; "mutsuz, ugursuz!" derler. Ote 
yandan yoksul, sikmti iginde kalsa; ugursuzluguna, mutsuzluguna yorarlar. 
Gonliince ya§ayan biri du§ktinle§se bunu ganimet bilip Allah'm fazh sayarlar 
ve pi§kince; "Bu mevki, bu azamet daha ne kadar siirecekti? Elbette hosjugun 

101 Yani jiirlerimin yakici tesiriyle. 



1 76 Sadi $irazi 



ardmda nahosjuk vardir" diye onu kotiilerler. Eli yufka, sermayesi az birinin 
hali vakti diizelse ona kar§i zehirli di§lerini gicirdatirlar; "Zaten bu aleak dun- 
ya, soysuzlara yar olur!" derler. Elinde bir is gorseler; "§una bak! Ne kadar da 
hirsli, acgozlii, diinyaya tapici." diye seni kmarlar. Beri taraftan elini isten ce- 
kip gayretini kessen; dilenci tabiath, mirasyedi oldugunu soylerler. Guzel soz 
soylersen, sagmalarla dolu bir davula; susarsan, hamamdaki naksa benzetirier 
seni. Baskalanna tahammul edenleri, korkakhkla suclayip; "Zavalli, korkudan 
basim kaldiramiyor." diye diisimurler. Yigitlik sevdasmda olan heybetli kim- 
selerden, "Bu ne bicim deliliktir?" diye kagarlar. Az yiyenleri, "Yemeyenin yiyi- 
cisi olur" diye hor goriirler. Cok yiyenleri; "Midesinin kolesi, pisbogaz." diye 
asagilarlar. Hali vakti yerinde oldugu halde, zengin gibi giyinip ku§anmayan 
birine, kendini bilenlerin nazannda siis ayiptir oysa, kihc gibi dil uzatip; "§u 
bahtsiza bak, parayi kendisinden bile sakhyor." derler. Tersini yapsa yani kos- 
kiinun kemerini nakislatip giizel giyinse bu sefer de; "Kadm gibi siisleniyor" 
diye onunla alay ederler. Seyahat etmemis abidi, gezgin arkadaslan adam ye- 
rine koymaz ve; "Kansimn kucagmdan aynlmami|. Onda hiiner, akil, fikir ne 
gezer?" diye utandmrlar. Cihan gormus olanm ise; "Eger basi doniik, talihi ters 
biri varsa, odur. Devletten birazcik nasibi olsaydi, felek onu §ehir §ehir dolan- 
dirmazdi." diye derisini yiizerler. Ayip ve kusur arayan; "Onun yatip kalkma- 
smdan yer bile incinir." deyip bekan kmar. Adam, evlenecek olsa bu defa da; 
"Nefsine uydu da, esek gibi boynuna kadar gamura saplandi." derler. Ofkeyle 
kalkan ya sersem, kara fikirli olur ya da baskalannm yukiine katlamr. Boylesi- 
ni haysiyetsiz diye caginrlar. Comerde gelince; "Yeter dagittigm! Yann bir elin 
oniinde, bir elin ardmda kalacak" diye ona yol gosterirler. Kanaatkar ve tu- 
tumlu olan insanlar bile kurtulamaz gammazlann dilinden, onun icin de; "Bu 
aleak da diinyayi hasretle birakip giden babasma donecek." derler. 

Kisasi; ne girkinler, halkm cefasmdan kurtulabilir; ne de giizeller, cirkin 
sozlii alcaklann elinden. Selamet kosesinde kim oturabilmis ki? Peygamberi- 
miz bile halkm fenahgmdan kurtulamadi. Ve hatta densiz, aleak, putperest- 
ler o kadar ileri gittiler ki; esi, benzeri ve ortagi olmayan Allah icin, neler de- 
mediler! 

Arkadag; gordugun gibi insanlann elinden kurtulmak ne mumkun! Bir 
kez dile diistiiysen sayet, tek cikis yolun var, o da sabretmek! 



Boston ve Cidistan 1 77 



Misir'daki Kole Hikayesi 

Misir'da bir kolem vardi. O kadar utangacti ki basmi oniinden kaldira- 
mazdi. Kolenin mahcubiyetini goren biri, gelip bana soyle dedi; "Bu gocukta 
hig akil fikir yok. Kulaklanm biraz bukiiver de, terbiye olsun." Dedigini yapip 
bir gece koleye bagmp gagirdim. Sabah oldu. Aym adam, bu kez; "Hey gidi za- 
valh hey! Koleyi ezadan oldurecek!" demesin mi? 

Peltek Gen? Hikayesi 

Hiinerli, akil-fikir sahibi bir gene, vardi. Vaaz vermekte usta ve etkiliy- 
di. Adi iyilikle anilan, goniil sahibi bir abitti. Yuziiniin hatlan, el yazismdan 
daha guzeldi. Yalmz -liigatte kuwetli, nahivde piskin olmasma ragmen- eb- 
ced 102 soziinii dogru soyleyemezdi. Ciinkii dilinde tutukluk vardi ve nokta- 
h harfleri gikaramiyordu. Bir gun, goniil erlerinden birine; "Filancanm on dis- 
leri yok!" dedim. Ben boyle deyince o miibarek zatm yuzii kizardi birden ve; 
"Bir daha, oyle fena seyler dusiinme. Sen onun yiizune bakip sadece bir ayibi- 
m agiga vurdun. Bu kadar hunerine karsi akil gozun de mi kapah?" diye beni 
uyardi. 

Iyiyi goren kimseler, gergeklerin meydana gikacagi giin, asla kotuliikle 
karsilasmayacaklardir. Ustiin dereceli, hunerli, akil ve irfan sahibi bir adamm 
ayagi onemsiz bir ayipla itibardan kayarsa, bu kusur igin ona cefa etmemeli- 
sin. Bak, bilgeler ne de giizel soylemis; "iyisini al, kotusunii birak!" 103 

Ey akilh adam! Gul bile dikeniyle beraberdir. Dikeni birak da, guliine 
bak. Tavus ayagmdaki kusur, her insanda vardir. Ey donuk yiizlu, once kalbi- 
ni parlat! Kararmis ya da pash ayna, bir sey gostermez. Azaptan kurtaracak bir 
yol ara kendine, parmak basmak icin kusur degil! 

Ey algak herif! Baskalanmn ayip ve kusurlanm gormekten kendi kusur 
ve ayiplanm goremez oldun. Kendi kabahatini bildikten sonra kabahatinden 
dolayi ne diye baskalanna sopa atiyorsun! Kendi hatalanm geveleyerek diizel- 



102 Liigat: Dil bilgisi, gramer / Nahv: Tumce bilgisi, sentaks / Ebced: Arap harflerinin ilk ka- 
libi, formel 

103 Durusunu al, bulanigmi birak anlamina da gelir. 



J 78 Sadi $irdzl 



tirken, baskalanna sertlik gostermen dogru olmaz. Kendine yapilmasim iste- 
medigini, sen de baskasma yapma. Yani kotiiluk sana ho§ gelmiyorsa yapma 
ve ondan sonra komsuna; "kotuliik etme!" diye ogiit ver. Ben ister hakkiyla 
Hakka tapayim, ister gosteri§ yapayim; disim sana, icimse Allah'a aciktir. Bak- 
tin ki di§im, takva ile bezenmi§; sen artik gerisine kansma. Yaptiklanmi -guzel 
ya da cjrkin- senden iyi bilen yaratici vardir. Kisinin kotulugiinu cezalandir ki, 
yaptigm bu iyilige kar§ihk seni miikafatlandirsm. ister iyi olayim, ister kotii, 
bana kan§ma. Cunkii kanmm da, zaranmm da hamah benim. Allah, temiz in- 
sanlann bir iyiligine on kat sevap yazar. Bunun gibi, gocugum sen de, bir hu- 
nerini gordiigiin kisinin on ayibmi gizle. Basit bir kusuru parmagma dolayip 
koskoca fazilet dunyasmi hige saymak, akil kan degildir! 

Sadi'nin §iirine nefretle, kapkara kalbiyle bakan diisman, yiiz tane latif 
niikteye kulak vermez de, kugtik bir kusur gordu mu, hemen basar yaygarayi. 
Kiskanghk, iyiligi goren gozlerini gikardigi igin boyle yapar. Adem'i var eden 
Yuce Yaratici; insanlann kimini siyah, kimini beyaz; kimini guzel, kimini cir- 
kin yaratmi§tir. 

Her gordugiin gozle kas, giizel olamaz. Sen fistigm igini ye, kabugunu at. 



Sekizinci Bdlixm 

§ukur 



Yuce Allah'a stikretmek icin soz bulamiyorum. Ciinkti ona layik bir stikiir 
bilmiyorum. Vticudumdaki her kil, onun ltitfudur; her bir kil icin nasil §uk- 
redeyim! Ovgii, ancak, kulu yoktan var eden Yiice Allah'adir. Onun ihsanlan- 
m anlatacak kudret kimde vardir? Onun §anmda her tiirlii vasif kaybolur. Ca- 
murdan insan yaratan miibdidir, o. Babanm belinde bulundugun zamandan 
son nefesine kadar, sana gayb hazinesinden sundugu sayisiz, kesintisiz nimet- 
leri diistin ve sahibine sukret! Mademki o, seni temiz surette yaratti, sen de id- 
rakinle temiz kalmaya gayret et. Topraga kirli girmek ayiptir. Aynayi tozlu bi- 
rakma hicbir zaman. Paslanmca, cila gotiirmez zira. Vaktiyle men! damlasiy- 
dm, oyle degil mi? Adamsan, bunu anlar ve benligi kafandan atarsm. Cahsvp 
gabalamakla nzkim elde ettigin zaman sirf bileginin giiciine giivenme. 

Ey magrur insan; eline koluna derman veren Hakk'i nicin gormiiyorsun! 
Cahsip bir hayir isledinse, bunu kendinden degil, Yiice Allah'tan bil. Kimse 
sirf bileginin giiciiyle top gelememi§tir; seni, buna muvaffak kilan Allah'a stik- 
ret. Eger Yaratici; seni, sana biraksaydi, kendi ba§ma bir adim dahi atamaz- 
dm. Kesintisiz bir sekilde gaybdan gelen yardimi nasil gormezsin! Bir zaman- 
lar gidasim gobeginden alan, dilsiz biri degil miydin? Gobegin kesilip orada- 
ki nzkm bitince hemen ellerinle annenin memelerine sanldm. Felegin hasta 
ettigi bir garibe, ilag olsun diye, kendi sehrinin suyundan igirirler. iste gocuk 
da boyledir. Anasmm karmnda beslenip, onun midesinden gidalanmis oldugu 
igin, bu iki meme, ona siirekli akan iki pmar gibi gelir. Ana bagn, ana kucagi 
cennettir; memelerse, bu cennetin siit irmaklari. Anamn can besleyen boyu, 
agac; gocuksa, nazh meyvedir. Memenin damarlan, yiiregin iginde olduguna 



180 Sadt$irdzi 



gore; silt de, yuregin kani demektir. Cocuk, dislerini igne gibi annesinin kani- 
na batirdigi halde, anaya, kendi kamm igen gocugun sevgisi verilmi§tir. Cocu- 
gun pazisi guglenip disleri giktigmda, sutnine memesine sabir otu surer. Ciin- 
ku bu otta, siitten vazgegirici tuhaf bir kan§im vardir. Boylece gocuk hem me- 
meyi unutur, hem de sutii. 

Ey tovbe yolunda heniiz gocuk olan arkada§, sabir sayesinde senin gii- 
nahlann da unutulacak! 

Be*>ik Hikayesi 

Bir geng; annesinin soziinii dinlemeyip dertli yuregini atege atti. Zavalh 
kadm, garesiz kalmca oglunun besigini ahp online koydu, ogiit verici bir dille 
be§ikle konusmaya basladi; "Ey muhabbetsiz, kiiguklugunu unutan gocuk! Bir 
zamanlar durmadan aglayan aciz bir minimini degil miydin? Senin yuziinden 
nice geceler uykusuz kaldim. §u be§ikte giigsiiz kuwetsiz yattigm zamanlar, 
iizerinden sinegi kovmaya mecalin yoktu. Vakdyle sinekten incinen bebek, 
sjmdi buyiidii, giig ve kuwet sahibi oldu. Nihayet gun gelecek, mezarm igin- 
de tekrar o eski giinlere doneceksin ama. Ostiinden kanncayi kovacak mecalin 
kalmayacak bu kez. Mezar kurtlan beynini yerken, goz kandillerin sonecek." 

Giderken; kuyuyu yoldan fark edemeyen bir gorme engelli gordugiinde, 
gozlerin gordugii igin Allah'a §ukretmelisin. §iikretmezsen, asil gozleri gorme- 
yen sen olursun. Akh, fikri sana hocalar vermedi. Yuce Allah, gamurunu bu 
vasiflarla yogurdu. Yaratici, sana hakki kabul eden bir kalp vermeseydi sayet; 
kulagma gelen hak sozii, batil samrdm. 

Yaradih§ Sanati 

Allah'm sanatiyla bir parmak, kag eklemden meydana gelmi§, baksana! 
O halde onun sanatmm bir harfine dahi parmak uzatman, ahmakhk ve deli- 
lik olur. insamn yuriiyebilmesi igin Allah, kag kemigi sinirlerle baglayip bir- 
lesdrmis, diisiinsene! Topugun, dizin ve ayagm hareket etmedikten sonra bir 
adim bile atamazsm sen. Belindeki omurga kemigi tek bir pargadan yaratilma- 
digi igin, secdeye varmak insana zor gelmez. Allah, senin gibi gamurdan bir 
viicudu meydana getirmek igin iki yiiz kemigi birbirlerine eklemlemi|tir. Gii- 



Boston ve Gulistan 181 



zel dostum; vucudun, ulkeye benzer. Damarlar ise, ustunde akan ug yiiz alt- 
mi? irmak. Yiice Yaratici; gor, duy, du§un ve ogren diye ba§ma; goz, kulak, akil 
ve fikir hasletlerini verdi. Vucudun diger organlanni, kalple susledi; kalbi de, 
ilim ve irfanla bezedi. 

Hayvanlar yiiz asagi yani hakir olarak yaratildi. Oysa sen elif gibi ayak- 
ta yiiriiyorsun. Onlar bir sey yemek igin baslanni a§agi dogru indirirken; sen, 
izzetle yemegini online getiriyorsun. Bu kadar yiice vasiflarla donatilmisken, 
ibadetten baska bir sey igin bas. egmen dogru olmaz. Allah ihsan buyurdu, 
sana saman yerine giizel yiyecekler verdi. Hayvanlar gibi oriamaga mecbur et- 
medi seni. §u var ki; bu giizel §ekle aldanma sen, iyi huylar edinmeye gah§. 
Insana dogru boy degil, dogru yol gerek. Cunku kafir de sirf suret agismdan 
bize benzer. Akilhysan; sana goz, agiz ve kulak verenin emrinden gikma. Dii§- 
mamm ta§la ezdin diyelim; sakm ha, cahillik edip de dostunla sava§ma. Min- 
net bilen, akil sahibi insanlar; nimeti, §iikiir givisiyle gakarlar. 

Nimete §iikur Hikayesi 

Bir §ehzade; yagiz atmdan dii§tu, kemikleri birbirine girdi ve boynu -fil 
boynu gibi- igeri gegiverdi. Oyle ki, govdesini dondurmeden basmi geviremez 
oldu. Hekimler, bu durum kar§ismda sa§akaldilar. Yunan hekimlerinden biri 
miistesna. §ehzadenin bajim gevirdi, damarlanm dogrulttu. Eger o olmasaydi, 
sehzade sakat kalacakti. Aradan yillar gegti. Giiniin birinde aym hekim, vak- 
tiyle §ehzade olan padi§ahm huzuruna gikti. Fakat nankor, ugursuz padi§ah 
yuziine bile bakmadi. Hig beklemedigi bu davrams karsismda hekim utan- 
di, ba§i onune diistu. Isittim ki; hem gidiyor, hem de usulca minldamyordu; 
"Eger dun, onun boynunu gevirmeseydim, o da bugiin benden yiiz gevirme- 
yecekti." Saraydan gikarken bir hizmetgiye, tohum verip; "Od agaciyla tutsii 
yapsm." diye padi§aha gonderdi hekim. Hizmetgi; otu, padisaha verince der- 
hal yakilmasmi emretti. Ottan gikan dumanla birden aksirmaya basjadi. Ak- 
smklan hig kesilmedi ve nihayet basjyla boynu yeniden eski haline doniiver- 
di. Oziir dilemek igin, hekimin ardmdan segirtti yaverleri. Ne ki onu gok ara- 
dilar ama bulamadilar. 

Arkada§; Allah'a sukretmekten yiiz gevirme. Yoksa kiyamet giinii, elin bo§ 
kalir. 



182 Sadi$irdzi 



Duvan Yikilan Mescit Hikayesi 

Birisi, gocugunun kulagmi gekerek bagirdi; "Be §a§km, bedbaht; sana 
odun kir diye balta verdim ben, mescit duvanni yik demedim ki!" 

Dil; jukiir ve ovgii icindir. Allah'i bilen, giybetten geksin dilini. Kulak, 
Kur'an ve nasihat dinlemek igindir. iftira ve batil sozlere kar§i tika onlan. Goz- 
ler, Allah'm kudretini gormek igindir. Kardesinin, dostunun ayiplanna kar§i 
yum sunlan. 

Yaratici'ya Ovgii 

Yuce Allah; geceyi, rahatm; giinduzu, gah§man igin yaratmi§tir. Geceyi, 
ay; gunduzii, gune§ parlatir. Gune§ ismlan, sana bahar yaygisi seren bir ya- 
taktir. Ruzgar, kar, yagmur ve bulut; bulutlan kamcilayan gok guriiltusu, kihg 
sallayan §im§ek, Allah'm emriyle, senin topraga attigm tohumu beslemek igin 
cahsiyorlar. Susuz kalmm diye telajlanma hemen. Bulut sakasi, omuzlannda 
sana su getirecektir. Yuce Allah; goziin acilsm, damagm ho§ olsun, gonlun hu- 
zur bulsun diye topraktan renkler, kokular, yiyecekler cikardi. Andan bal, ha- 
vadan kudret helvasi, hurma agacmdan hurma, gekirdeginden hurma agaci 
vucuda getirdi. Oyle ki siis ve gosteri§e merak salanlar; "Boylesine muhte§em 
bir susu, Yaratici'dan baska kimse yapamaz!" diyerek hayret duygulanm kusa- 
nip ellerinin tersini lsirdilar. Giine§, ay, iilker; senin saraymm tavanmda etrafi- 
m aydmlatan kandil olmuslardir. O; senin igin dikenden, giil; ceylan derisin- 
den, misk; maden ocagmdan, altm; kuru daldan, taze yaprak cikardi. Mahrem 
i§, yabanciya birakilamayacagi igin, gozlerini, ka§lanm kendi eliyle nakgetti. 

Kullanni boylesi naz ve ge§it ge§it nimetler iginde besleyen Yuce Yaratici, 
her §eye gug yetirir. Yuce Allah'm §ukriinu yerine getirmek, sadece dilin i§i de- 
gildir. Bilakis insan, cam gonulden butiin azalanyla ona §ukredebilmelidir. 

Ya Rabbi! Bana verdigin sonsuz nimet karsismda aczimi bildigim igin hu- 
zuruna yiiregim kanh, gozlerim yarah bir halde gikiyorum; kabul et. Yeryu- 
zundeki yirticilar, kanncalar, bahklar bir tarafa, gokteki sayisiz melek bile, 
sana layik §ukriin binde birini ifa edemez. 

Sadi! Elini gek, defterini kapa ve sonu olmayan bir yolda ko§ma. 



Boston ve Giilistan 183 



Nimetleri Tanima 

Higbir kimse sikmti ve eziyet gekmedikge iyi giinlerin kiymetini bil- 
mez. Kithk yilinda yoksulun gegirdigi kis, varlikh insana ne kadar kolay go- 
riiniir. Saghkh adam, iniltileri yiiziinden geceyi uykusuz gegirmedigi miiddet- 
ge Allah'm bu nimetine stikretmez. Mademki erler gibi yuriiyor ve ayaklan- 
ran gevikligine gtiveniyorsun, bunun siikiir ifadesi olarak agir agir gidenlere 
katlanman gerekmez mi! Gengler, ihtiyarlara; gtigltiler, zayiflara acimahdirlar. 
Ceyhun kiyisinda yasayanlar suyun kiymetini nereden bilecek? Sen bunu asil, 
kizgm giines altmda kervandan geri kalana sor. Dicle kenannda oturan Arap, 
Zerud 104 golimun susuzlanm dtisuntir mu hig! Saghgm kiymetini, bir zaman 
sitmayla eriyen kimse bilir. Sen ki; yatagmda nazli nazh bir yandan obiir yana 
doniiyorsun. Karanhk gece, sana nigin uzun gelsin! Sitmadan kivrananlan du- 
siin; gecenin uzunlugunu ancak hastalar bilir. 

Davul sesiyle uyanan efendi, bekginin geceyi nasil gegirdigini bilir mi 
hig! 

Tugrul §ah ile Hind'li Bek^i Hikayesi 

Tugrul §ah 105 bir sonbahar gecesi bekgilerinden adi Nikbaht olan bir 
Hindu 'ya ugramisti. Adamcagiz kar, yagmur ve sel yiiziinden siiheyl gibi tir tir 
titriyordu. 106 Onu bu halde goren sah, acidi ve igi sizlayip; "$u benim kiirklii 
kaftammi sen giy. Yalmz, binamn yanmda biraz bekle de bir koleyle gondere- 
yim." dedi. Bu sirada sabah riizgan esmeye baslamisti. §ah, hemen saraya gir- 
di. Adamlan arasmda peri yuzlu bir usak vardi. Tugrul'un gonlii ona meyilliy- 
di. Dilberi seyre daldi ve bu arada zavalh Hindu'yu unutuverdi. Bekginin ku- 
lagmdan bir kiirklii kaftan sozii gegti ya, sabirsizlamyordu. Sogugun lzdirabi 
yetmiyormu§ gibi felegin doniisiiyle bir de bekleme derdine diistii. Neyse sa- 
bah oldu. Sultan gaflet iginde uyandi. Bekgi, sitem ederek, saha; "Elin, o gii- 
zel dilber Agus'un kucagma gidince zavalh Nikbaht'i unutuverdin. Kendi ge- 



104 Irak simrmda yer alan bir ?6l. Bu adla anilan bir nehir vardir. Bununla kanjtinlmamah- 
dir. 

105 Yahut Muhyiddin Tugrul $ah. Selguklu Devlednin yedinci hukumdan. 

106 Yemen den gok parlak goriinen kuctik ve titrek bir yildiz. 



184 Sadi$irazi 



cen zevk iginde gegerken bizim nasil bir gece gegirdigimizi nereden bilecek- 
sin! Ba§mi gomlegine egen kervanci ba§i, ayagi kumda batip kalanlan dii§u- 
niir mu hig!" 

Ey kayik sabibi, kayigi durdur! Baksana dalgalar, bigarelerin ba§mdan a§i- 
yor. Durun, ey gevik delikanhlar! Kervamn iginde mecalsiz ihtiyarlar var. De- 
venin yulan devecinin elindeyken sen kervan koltugunda ne giizel uyuyor- 
sun. Ne ovadan, ne dagdan ta§tan, ne de kumdan haberin var. Bunlan ker- 
vandan geride kalanlara sor. Seni gift borguglu, dag gibi beserik 107 deve tajir- 
ken, yayalann nasil yurudugimii nereden bileceksin! Cadirda gonul rahathgiy- 
la uyuyanlar, karni ag olanlann halini ne bilirler! 

Hirsiz ve Zugiirt Hikayesi 

Gece bekgisi 108 hirsizlardan birini yakaladi, ellerini bagladi. Hirsiz, butun 
gece peri§an o\du, acismdan gozlerine uyku girmedi. Derken o karanbk gece- 
nin iginde kulagma bir ses geldi. Baku ki, bir baskasi da yoksulluktan sikayet 
ederek inliyor. Zavalli hirsiz, onu dinledikten sonra; "Hey zugiirt, ne diye ga- 
resizlikten §ikayet edip inliyorsun? Git yat, Allah'ma sukret! Giinku senin elle- 
rin, benimkisi gibi bagh degil ya!" 

Kendinden daha yoksul birini gordiin mu, yoksulluktan yakmma. 

Cig Adam Hikayesi 

Giplak bir adam, birisinden bir miktar borg para alarak bir ham deri aldi 
ve ondan kendine elbise yaptiktan hemen sonra mizmizlanmaya basladi; "Ey 
ugursuz talih! Bu ham derinin iginde sicaktan pistim." Bu gig adam, sikmti- 
dan boyle soylenedursun, o vakit zindandaki mahkumlardan biri gur sesiyle 
araya girdi; "Hey ham herif sussana! Bizim gibi elin ayagm zincirde olmadigi 
igin git de Allah'a §iikret!" 



107 Orijinal nushada heyun diye gegiyordu. Kirma cinsi bir deve olup hizh kosar. 

108 Yani ases. 



Bostan ve Gulistan 185 



Yahudi Abit Hikayesi 

Adamm biri, bir abidin yanmdan gegiyordu. Yiiziine bakmca onu yahu- 
di sandi ve hemencecik orada ensesine okkali bir yumruk indirdi. Buna kar- 
§ihk abit, sirtmdaki gomlegi gikanp ona hediye etti. Adam, utanarak; "Hatay- 
la oldu, hediyeye ne luzum vardi, ne olur beni affet!" diye yalvanrken dervis 
yine gonlunii aldi; "Sana ne kadar te§ekkiir etsem azdir. Cunkii sandigm gibi 
degilim." 

Yolcu Hikayesi 

Yolda geri kalanlardan biri; "§u golde benden daha zavalli biri var mi?" 
diye sizlamp agliyordu ki, yiik tasiyan e§ek sozunii kesti; "Be sersem; sen de mi 
felegin cevrinden gikayet ediyorsun! Esege binmemis olabilirsin ama Allah'a 
siikret ki en azmdan e§ek degilsin!" 

Sarhos ile Fakih Hikayesi 

Fakihin biri, yikihp yerlerde yatan bir sarho§un yanmdan gegti. Kendi 
takvasiyla gururlanarak, sarho§a bakmadi. Bunun iizerine sarhos, bagmi kal- 
dmp; "Giizel dostum; gurur mahrumluk getirir. Nimet icinde oldugun igin 
Allah'a §ukretxnelisin. Birisini zincirde gordiigun zaman giilme giinkii sen de 
ansizm o zincire yakalanabilirsin. Nihayet yann sen de benim durumuma du- 
§iip sarho§luk iginde yikilabilirsin." 

Ey musluman, felek senin yazmi mescide yazmis. Kilisede bulunanlan 
kotiileme. Beline kafir ziinnan baglamadigi igin Allah'm kargismda samimi- 
yede el baglamahsm. 

Allah'i arayan ki§i, kendi kendine yuriimez; dostun liitfu onu zorla ceker 
gotiirur. Zira yardim ve ba§an ancak Allah'tandir. 

Sebepler 

Yiice Allah'm iradesini gor ve sebeplere takilma. Cunkii sebepler siradan 
ve aldaticidir. Allah, hastahklann tedavisi igin balm iginde sifa yaratmi§tir ama 



186 Sadl $irazi 



bu sifa, eceli bastan savamaz. Cunkii ecelin sifasi olmaz. Bunun gibi, sekerka- 
mismm da faydasi goktur. Yalniz omrii olan hastaya. . . 

Cam agzma gelmis olanm agzma, ha bal surmussiin, ha sekerkamisi, ne 
fayda! 

Sandal Hikayesi 

Birisi, beyninin lizerine gelik bir giirz darbesi yedi. Bir baskasi da ona; 
"Agnyan yerine sandal 109 siir!" diye ogilt verdi. 

Tehlikeden kagabildigin kadar kag. Fakat kaderie pengelesmege yeltenme 
sakm. insanm igi, yiyip igecek seyleri kabul ettigi miiddetge; disi, taze ve diri 
goruniir. Ancak mizagla yiyecek uyusmadigi takdirde, bu ev harap olur. Se- 
nin mizacmda yas, kuru, sicak ve soguk vardir. insan bu dort unsurdan mii- 
rekkeptir. Bunlardan bin, digerini bastmnca tabiatm itidal terazisi kmlir. Eger 
nefesin soguk riizgan gegmezse, midenin harareti cam feryada stirukler. Mide 
Qomlegi yemegi pisirmezse, nazh vticudun dengesi bozulur. Akil ve irfan sa- 
hipleri, bunlara gonul baglamaz. Cunkii bunlar, birbirleriyle her zaman uyus- 
maz. O halde vticudun kuweti yemekten gelir sanma. Onu veren, Allah'm 
liitfudur. Allah nzasi igin, gozunii kihca, bigaga tutsan dahi, gene onun sukur 
borcunu yerine getiremezsin. ibadetle yuziinu yere koydugun zaman Allah'a 
siikret, kibirlenme. Tespih, zikir, huzur, bunlann hepsi dilenciliktendir ve di- 
lenciye gurur yakismaz. Yiice Allah'a ibadetle hizmet ediyorsun diyelim. Ede- 
ceksin tabi, cunkii daima onun nimetini yiyorsun. 

Dil ve Kulak Kapisi 

Allah once kalbine istek verir, kul ondan sonra esige bas koyup ibadete 
baslar. Allah muvaffak kilmadikca kul, baskalanna iyilik edebilir mi hig! Sen 
dilin ikranna bakma, dile soyleme kudretini kim verdi, ona bak. Goklere ve 
yere agilan marifet kapilan ademoglunun gozleridir. Allah, senin yuziine bu 
kapilan agmasaydi, inisi yokusu fark edemezdin. Allah, yoktan bas ve el ya- 



109 Ayni adh agacin yapraklannin toz haline getirilip gulsuyuna kanjtmlmasi sonucu ortaya 
gikan agn kesici. 



Bostan ve Gulistan 187 



ratti. Birine comertlik, obiirune secde verdi. Oyle olmasaydi; el, nasil comert- 
lik edecek; bas, ne diye secdeye gidecekti! Allah, gonial sandigimn anahtan ol- 
sun igin, hikmetiyle insana dil ve kulak verdi. Dil soylemeseydi; kimse, kim- 
senin gonul sirnm anlayamaz; kulak casusu gah§masaydi, akil sultanma haber 
ula§tinlamazdi. Bana, hanendelerin tath dilini; sana, bilginlerin anlayis kula- 
gim bahseden Yuce Allah'a daima siikretmeliyiz. Bu ikisi; emir-erleri gibi hep 
kapida durur; sultandan, sultana haber tasirlar. Amelim iyidir diye boburlen- 
me! Hakk kapismdan baktigmda, her seyin onun takdiriyle ortaya giktigim 
gorursun. Bahgivamn padisah koskiine hediye ettigi yemis yine onun bahge- 
sindendir. 

Brahman Hikayesi 

Somnat'ta 110 fildisi bir put gordum. Cahiliye devri Araplannm Menat 111 
mabudu gibi cevherlerle siislenmi§ti. Heykeltiras, ona oyle bir sekil vermis ki, 
daha giizelini bulamazdm. O cansiz sureti gormek icin her yandan akm akm 
kervanlar yola cikiyordu. Q^'li ve Qgil'li 112 beyler bile -tipki o tas yurekli sa- 
nemden Sadt'nin vefa ummasi gibi- o puttan bir seyler umuyordu. Her lilke- 
nin en usta ve mahir hatipleri gelip bu dilsizin karsismda yana yakila yalvan- 
yorlardi. 

Hayat sahibi insanlann cansiz bir puta tapmmalanmn sirnm bir turlii an- 
layamadim. Benimle igli dish olan, puta tapan, giizel sozlu brahman 113 bn 
arkadasim vardi. Aym odada kahyorduk. Bir gun, kendisine tathhkla sunlan 
soyledim; "Hey Brahman! Cansiz bir puta tapan §u halka sagmamak elde de 
gil. Ne diye sapkmhk kuyusunda takilikahyorlar, anlayabilmi? degilim! Oys.. 
tapmdiklan putun ne eli oynuyor, ne ayagi yiiruyor. Yiksan yerinden kalkmaz 
Hem baksana gozleri bile, kehribardan. Tas gozlulerden vefa beklemek dog- 
ru mu sence?" 



110 Yahut Sumnat. Hindistan'da bir sahil §ehri. 

111 Ug bilyuk arap putundan biri. Kalan ikisi, Lat ve Uzza'dir. 

112 Yahut Gigil, Qkil. Guzelleriyle mejhur Turkistan bolgesi. 

113 Yahut brehmen: Brahma'ya inanan, Hind'li din adami. Nushada aynca mug ibaresi geci- 
yordu. Yani mecusi, atesperest. Ancak bu durum metinde karmajikhga yol agtigi iijin al- 
madik. 



J 88 Sadi$irazi 



Vay efendim, sen misin bunlan soyleyen! Dostum o vakit, oracikta, beni 
dusman belledi. Ofkesinden ates kesilip uzerime parladi. Gidip diger brah- 
manlara, tapmak ululanna beni ihbar etti. Artik bu toplulukta iyi bir yiiz gor- 
muyordum ben. Hepsi birden, su kemikten put igin, kopek gibi ustume sal- 
dirdi. Tuttuklan egri yol, kendilerine dogru geldiginden; dogru yol, onlara egri 
gelmisti. Insan ne kadar bilgili olsa da, ne derece gonulden anlasa da, cahil- 
lerin yanmda onlar gibi olur. Denize dusmUsgesine aralannda aciz kalmistim. 
Yuzlerine gUlmekten baska yol, care bulamadim. Cahilin intikam sevdasma 
dustugunii gordiigunde; tek kurtulus, yumusak davramp yuzlerine giilmektir. 
Iste ben de boyle yaptim. Brahmanlann en biiyugunU ovup goklere gikardim; 
"Ey tefsir ilminin plri, Zend'in 114 ustasi! Ben bu heykelin seklini seviyorum! 
Hos bir sureti var, boyu da goniil geliyor. Evet, sureti, goziime gok giizel go- 
riinuyor. Yalmz bunun anlammi bilmiyorum. Bu konaga henuz inmis bir yol- 
cuyum. Yabancilar; iyiyi, kotiiden her zaman ayirt edemezler. Ey bu tapmagm 
bilgesi, hukumdarlann biricik damsmam! Ne olur, bu heykelin suretindeki 
anlami bana da soyle. Gergekte ben de o surete tapiyorum ve hatta diyebilirim 
ki tapicilann en onde gideniyim. Ancak ibadetin igyuziinu bilmeden onu sirf 
taklit etmek, sapkmhk olur. Mutluluk, bir yola bilerek gidenlerin hakkidir." 

Ben bunlan soyleyip susunca, brahmanm yuzii neseyle parladi. Sozlerimi 
begendigi parlak yuzunden okunuyordu. Guliimseyerek konustu; "Ne giizel 
konustun oyle. Yerinde bir soru sordun. Begendim seni. Kilavuz arayan kisi, 
menziline erisir. Ben de senin gibi gok yer gezdim, gok ulke dolastim ve ken- 
dinden bile haberi olmayan gok put gordum. Ancak bu, mustesna! Obiirleri- 
ne benzemiyor zira. Her sabah, adil ilaha durdugu yerden el kaldmyor. Gor- 
mek istiyorsan bu gece burada kal, yann sirn sana da acilsm." 

Ihtiyann emrine uyarak -tipki bela kuyusunda esir olan Bijen 115 gibi- ge- 
ceyi orada gegirdim. Kiyamet gunti gibi uzadikga uzadi gece. Taharetsiz brah- 



114 Zend: Zerdujtlugunanakitabi./Pazend: Bukitabinyorumlanmi§hali./Avesta: Zerdu§t- 
lugun asil ana kitabi. 

115 Bijen: Zaloglu Rustem'in kizkardejinin ogludur. Iran mitolojisine gore Turk hukumda- 
n Efrasiyab'm kizi Memje'ye ajik olmu? ve onunla bulu§malanndan birinde yakalana- 
rak derin bir kuyuya atilmi?, orada hapsedilmi§ ama sonunda Rustem tarafmdan kur- 
tanlmijur. 



Bostan ve Gulistan 189 



manlar, sabaha kadar ayin yaptilar. Suyu incitmeyen ke§i§lerin koltuklan, gii- 
ne§ altmdaki lesler gibi kokuyordu. Buyiik bir gunah islemis. olmahyim ki; ge- 
ceyi azap icinde uykusuz gecirip sabaha kadar bela zincirine bagh kaldim. Bir 
elim, kalbimin ustiinde; bir elim, Yiice Allah'a duadaydi. Derken davulcu kose 
vurdu; brahmamn biri, horoz gibi ottii. Gecenin karalar giymis hatibi, gun- 
diiz kilicmi kimndan siyinp sabah kivilcimmi cakmca cihan bir anda parla- 
di. Sanki Zengibar 116 ulkesinin bir kosesine birdenbire Tatarlar girmisti. Ney- 
se bozgun dusiinceli, yiizu yikanmamis brahmanlar; dereden, tepeden, ova- 
dan, koyden buraya dogru akm etmeye basladi. §ehirde -kadm, erkek- kimse 
kalmadi. Tapmakta igne atsan yere diisjnez. Sikmtidan, hasta; uykusuzluktan, 
sarhos haldeydim. Tarn bu sirada heykel, birden elini havaya kaldirdi. Orada- 
kiler, bir agizdan gighk attilar. Gorseniz, sanki deniz coguyordu. 

Meclis dagihp tapmak bo§almca, brahmanla ba§ basa kaldik. Giilerek 
bakti yiizume ve magrur bir dille; "Biliyorum; artik mu|kuliin kalmadi, ha- 
kikat agiga gikti, batil ortadan kalkti." dedi. Hayir diye haykiracak, itiraz ede- 
cektim. Ne ki; brahman imkansizi hala gergek samyor ve kafasmda tiirlu ha- 
yaller kuruyordu. Bu haliyle cahilligi sarsilacaga benzemiyordu. Canimm se- 
lameti igin hak ve hakikati konusmaktansa susmayi yegledim. Batila inanan- 
lardan, hakki saklamak gerekir bazen. Ustiin kimselerin penge kuwetini gor- 
duysen, kendi pengeni kirman erlik sayilmaz. Sirf brahmamn gonlu olsun 
igin; "Soyledigim sozlerden dolayi pi§mamm!" diye yalan soyleyip bir miid- 
det riyakarca agladim. Sel suyu, ta§i bile aglatir ya; bunlar da agladigima inan- 
dilar. Hemen hiirmetle yamma kogtular, izzet ve ikramla koluma girdiler. Bu- 
nun iizerine ben, abanoz taht iizerindeki akin kakmali sandalyede oturan fil- 
di|i heykele dogru -giiya- oziir dileyerek yurudiim. Putun -ona da, tapanlara 
da lanet olsun- ta§tan elini bir iki kere optum. Birkag giin onlann dinine gir- 
mi§ gibi davrandim. Zend kitabmm hukmune gore artik ben de brahman ol- 
mu§tum. Nihayet tapmakta bir basima kalmca, emniyete kavustugumu goriip 
sevincimden yerlere sigamadim. 

Bir gece tapmagm kapismi sikica kapadim. Akrep gibi bir saga, bir sola 
kosjnaya bagladim. Tahtm altma, ustiine baktim. Altmla islenmis bir perde 



116 Bugunkii Umman bolgesi. 



190 Sadi$irazl 



gordum. Perdenin altmda bir brahman gordum. Putun eline bagh bir ip tutu- 
yordu. O anda -Davud'un elinde, demirin mum olmasi gibi- her seyi anladim. 
Bu adam, ipi gekiyor ve boylece put, elini havaya kaldinyordu. Ayibi agiga gi- 
kan rezil olur derler ya, brehmen beni goriince utandi ve birden kosup kagma- 
ya basladi. Hemen ardmdan segirttim. Yakalayip onu bas asagi, kuyuya attim. 
Boyle yapmasaydim; o, beni oldurmeye kalkacak; sirn belli olmasm diye ben- 
den intikam almaya kalkisacakti. Bozguncunun fesadmdan haberdar oldugun 
an; durma, onu oldur. Yok, eger sag birakirsan; o algak herif, canma kast eder. 
Hurmetle esigine bas koysan bile, ilk firsatta kafam keser. Diizenbazm hilesi- 
ni yakaladigm takdirde, sakm ona aman verme. 

Bunun gibi ben de o habisi gebertip cansiz bedeni belli olmasm diye ustu- 
nu taslarla orttum. Sonra dusundirm. Olu, konusamazdi ama fitneyi ortaya gi- 
karmistim bir kez. Camm tehlikedeydi. Bu yiizden orada daha fazla kalamaz- 
dim. Hemen o iilkeyi terk edip uzaklara kagtim. 

Sazhgi atese verdiysen, aklm varsa kag, oradaki aslanlardan sakm. Insan 
sokan yilamn yavrusunu oldurme. Oldurdiiysen de, o evde durma. An kova- 
nma gomak mi soktun, derhal uzaklas. Cunku onlar seni bir soktu mu, atesler 
iginde kahrsm. Senden daha gevik birine ok atma. Attiysan eger, etegini beli- 
ne dolayip hemen tabanlan yagla. 

Sadi'nin kitabmda su ogutten daha guzeli yoktur: Duvann temelini kaz- 
diktan sonra dibinde durma! 

Bunca soz, kafl! Biz, maceramiza devam edelim: Somnat'ta kopardigvm 
kiyametten sonra Hindistan'a, oradan da Yemen kanahyla Hicaz'a vardim. 
Basimdan gegen onca aci hadiseden sonra agzim ancak bugiin -essiz sultan 
Sa'doglu Ebubekir'in saltanatmm ikbal ve saadeti sayesinde- tatlandi. Higbir 
ana onun gibi bir evlat dogurmamistir ve dogurmayacaktir da. Felegin bana 
ettigi cefalardan sikayet ederek, onun adalet golgesine sigmmak igin buraya 
geldim. Butiin kullan gibi, ben de bu devletin duacisiyim; "Yarabbi, bu golge- 
yi higbir zaman basimizdan eksik etme!" 

Padisahim, yarama layik olmadigim bir merhem siirdu. Hizmetinde basi- 
mi ayak etsem bile, gene bu nimetin sukrunii yerine getiremem. 

Yani demem o ki; bunca elemden, sultammm himmetiyle kurtuldum. O 
elemlerden kendime dersler gikardim. Dinle, anlatayim: 



Bostan ve Gulistan 191 



Sirlan bilen Yiice Allah'm dergahma her el kaldmsimda; o sanem gelir ak- 
hma. Kibir ve gururumu kirmak igin bencil gozlerime toprak doldurur. Eli- 
mi, kendi giicumle kaldirmadigimi biliyorum. Allah dostlan ellerini kendi ira- 
deleriyle kaldirmazlar. Zira ipin ucu ta gaipten gekilmektedir. Hayir ve iba- 
det kapisi daima agiktir ve fakat herkes iyi i§ler yapmaya kadir degildir. Ara- 
da mutlaka bir engel vardir. Padisahm dergahma onun fermani olmadan giril- 
medigi gibi, hayirli bir amelde bulunsan bile, huzura ancak Allah'm takdiriy- 
le girilebilir. Kader anahtan kimsenin elinde degildir. Mutlak giig sahibi yal- 
niz Yiice Allah'tir. 

O halde ey dogru yolda kosan insan; sakm ibadet ve iyi ameller yapryo- 
rum diye Allah'a karsi nazlanma ve kendine degil ancak ona minnet et! Cun- 
kii gayb aleminde tabiatmi iyi yogurdugu igin, elinden kotuliik gelmiyor. Iyi 
huydan kotii ijin giktigi nerede g6riilmu§! 

Andan, bal; yilandan, zehir gikartan odur. Eger saltanatmi yakmak isterse, 
senin ytizunden once halki peri§an eder. Yok, eger sana ihsan verecekse, sa- 
yende once halka ihsan eder. Arkadas, dogru yolda gidiyorum diye boburlen- 
me sakm. Elini tutuyorlar da, oyle kalkiyorsun. 

Dinlersen, sozlerimin faydasi dokunur. Hakk yolda yiirudukge Allah dost- 
lannm huzuruna vanrsm. Sana yol verilmisse bir kez; oyle bir dereceye kavu- 
sursun ki, sirf senin igin orada izzet ve ikram sofrasi kurulur. 

Yalniz rica ediyorum, ne olur, tek basma yiyip igme; bigare Sadi'yi de dii- 
siin. O kendi amellerine giivenemiyor; belki sen, ardmdan rahmet okursun. 



Dokuzuncu Solum 

Tovbe 



Gel, ey omrti yetmi§e yeten; diisiin hele bir, bu omiir nasil da bosa geg- 
ti! Oysa sen kalmak igin hep gare aradm, gitmeyi ise hie. aklmdan gegirmedin. 
$unu sakm hatmndan gikarma; yann kiyamet gunii cennet pazan kurulacak 
ve herkes orada -iyi, kotii- yaptiklanna gore muamele gorecek. Dim dunyadan 
kalan sermayen neyse yann o kadanm alacaksm. iflas ettiysen eger, vay hali- 
ne, daima mahcup olacaksm. Car§i-pazarda ne gesit mal varsa, ziigurdim gon- 
lii o kadar peri§an olur. Elli dirhemden besi eksik olunca gam pengesiyle kal- 
bin yaralamr. Bak i§te elli 117 yil nasil da geldi gegti. O halde kalan su ug-be§ 
gunii ganimet say. Zavalh oliinun dili olsaydi, yana yakila sunu soyleyecekti; 
"Ey diri insan! §imdi soylemek imkani varken dudagmi oluler gibi yumarak 
Yiice Allah'i zikirden geri durma sakm. Bizim zamammiz gafletle gegti. Sen, 
bize gekme. Hig olmazsa kalan su birkag nefesi firsat bil." 

Ozlem Hikayesi 

Genglik gagimizda, nimederin bol oldugu zamanda, bir gece birkag deli- 
kanh toplanmi§tik. Yiizlerimiz giil gibi taze, bulbuller kadar sen-sakraktik. Hig 
gekinmeden sakalasir, guriiltiimuzle mahalleyi birbirine katardik. Yammizda 
felegin cevriyle saglannm gecesi giindiiz gibi aklanmis, giingormu§ bir ihtiyar 
vardi. Dudaklanmiz, fistik gibi agilip giilerken; agzi, findik gibi kapahydi. igi- 
mizden biri, ona yaklasarak; "Hey ihtiyar; hasret kosesinde neden boyle dert- 



117 Oysa bolum basinda yetmis yasa vardigmdan bahsediyor. Celigkili bir durum. Ancak 
niishada aynen boyle yer aldigindan dokunmadik. 



194 Sadl$irdzl 



li dertli oturuyorsun? Basmi gam yakasmdan siyinp bizimle gezmeye, gonul 
eglendirmeye ne dersin?" diye teklifte buldu. Bu teklife kar§ihk ihtiyar, agir- 
ca basmi kaldirdi ve yasma yara§ir bir edayla cevap verdi; "Gul bahgesinde sa- 
bah ruzgan estigi zaman salmmak, geng fidanlara yara§ir. Ekin de tazeyken, 
yesjlken salmir ama saranp solunca kmhr. Ilkbaharda kokulu sogut filizlenir- 
ken, kocamis. agaglar kuruyan yapraklanm dokerler. I§te bunun gibi oglum, 
bana da genglerle gezip tozmak, gonial eglendirmek yakisniaz. Baksana yana- 
gima, koskoca ihtiyarhk sabahi var. Vaktiyle uslu uslu dururken, §imdi ipin- 
den kurtulmak igin girpman ayagi bagh doganim ben. Sofrada yiyip igmek- 
ten artik vazgegtik; nobeti size birakuk. ihtiyarhgm tozu basa konduktan son- 
ra bir daha genglik gagmdaki zevki, ne§eyi bulamazsm. Bir zamanlar kuzgun 
kanadmi andiran sagim, §imdi kan andmr oldu. Bulbiil gibi baglarda gezmek 
ne haddime! Tavus ku§u cilveli bir halde gezerken, kanadi yolunmus. dogan 
aci gekerek oturur. Heyhat, gorun ki; ekinimin bigilmesine ramak kaldi. Oysa 
sizin taze sebzeniz heniiz bitiyor. Giil bahgemizin tazeligi gegmisken, solmu§ 
giillerden kim demet yapmak ister! Oglum; bugiin benim gibi degnege bagh 
ya§ayan bir ihtiyann, hayata bel baglamasi biiyiik hatadir. Sigramak, sekmek 
genglere ozgiidur. Ihtiyarlarsa elleriyle tutunup kalkar. Yuziimdeki kizil giiliin 
san altma dondugiinu gormiiyor musun? i|te gtines. de boyle, bir sarardi mi, 
batmasi yakmdir. Cocuklann buyuyiip olgun biri olmaya heves etmeleri, ihti- 
yarlann tekrar eski gunlerine donmek istemesi kadar girkin olamaz. Bana go- 
cukga yasamak degil; tersine, giinahlanmdan utanarak gocuklar gibi aglamak 
dii|er. Bakimz, Lokman Hekim ne de hos soylemis; 'Yillarca hata iginde ya- 
samaktansa, hig yasamam, daha iyi!' Ben de, buna yakm §unu soyleyebilirim 
size; 'Sermayeyi, kan kaybetmektense; dukkanm kapisim sabahtan kapanm, 
daha iyi!' Gengligin siyahhgi, nura ula§mcaya kadar sagmdaki aklar, zavalh ih- 
tiyan mezara gotiirur. 

Hekim ile ihtiyar Hikayesi 

Son nefesine dayandigi aci aci inlemelerinden anlasilan bir ihdyar, heki- 
me giderek; "Ey guzel dusunceli, sevgili dostum; elini, nabzima koy, ayakla- 
nm kolay kolay yerinden kalkmiyor. Bukulii belime bak, balgiga batmis gibi- 
yim." deyip ondan kendisini tedavi etmesini istedi. Bunun uzerine hekim aya- 



Bostan ve Gulistan 195 



ga kalkti ve gulumseyerek ona §unu soyledi; "Elini simdi cihandan gekersen, 
yann kiyamet gunu ayagm balgikta kalmaz." 

Genglerin gevikligini, ihtiyarlardan bekleme. Ciinku akan su, yeniden lr- 
maga donmez. Genglikte hop oturup kalktmsa; bari ihtiyarhkta akhni, ba§i- 
m topla. Ya§ kirki gegince heves olmaz. Zira su, boyunu asmistir. Ne zaman ki 
ak§amim agarmaga yiiz tuttu; zevk, eglence, ne§e benden kagar oldu. Heva ve 
hevesle cilvelesjnek igin artik gok geg. Baksana, heves gagi geride kaldi. Top- 
ragmda gimen bitenin gonlii gayirla tazelenir mi hig! Biz nasil vaktiyle bizden 
oncekilerin mezar topraklanna bastiysak, bizden sonrakiler de gelip bizim 
topragimizi gigneyecek. Yazik ki; genglik gagi tiikendi ve hayatimiz oyun, eg- 
lence pesinde gegti. Heyhat; o can besleyen zaman, ustumuzden Yemen sim- 
segi 118 gibi gegti. §unu yiyeyim, bunu giyeyim sevdasiyla dini dusunmege fir- 
satim olmadi. Ne yazik ki; gafilce davramp batilla ugrasmaktan haktan uzak- 
lastik. Ogretmenin, ogrencisine soyledigi su giizel sozu duymadm mi; "Cevap 
veremedin, siiren de gegti." 

Gen^ligin Degeri 

Delikanh! ibadet yolunu bugiinden tut ki, yann ihtiyarlarsm da gengligin 
geri gelmez. Heniiz gonlun huzuriu, guciin kuwetin yerinde, meydansa olan- 
ca geni§ken §u genglik topunu geliversene! Ben o gunlerin kiymetini bileme- 
dim, §imdi bilsem ne fayda! Felek oyle giinlerimi kapti ki, her biri kadir gece- 
sinden daha degerliydi. Omrii yiik altmda gegip kocayan e§ek ne yapar! Yurii 
git sen, gunku yel ayakh bir ata binmissin. Paramparga olmus kadehi, ne ka- 
dar da yapistirsalar yine de eskisi gibi saglam olmaz. §u da var ki; gaflette bu- 
lunup elinden dii§urdugu kadehi, ozenerek yapi§tirmaya gayret etmeli insan. 
Sana kim, Ceyhun lrmagma atla, dedi. Madem atladm, o halde yuzmeye ga- 
li§. Cahillik edip elindeki tertemiz suyu ba§kasma verdin. §imdi toprakla te- 
yemmum etmekten ba§ka garen yok. Ko§uya katildm, hizh ko§anlan gegeme- 
din, hig olmazsa dii§e kalka yurii. O yel ayakhlar hizla gittilerse; elsiz, ayak- 
siz oturmamn alemi ne! Ey gok akilh, hiinerli insan; gergekten akilhysan, beni 
dinle. Sadi'nin sozunii yerine getirdigin takdirde; yiice felegi, ayagmm altma 
almi§ olursun. 

118 Yani gok hizh. 



196 Sadl }irdzl 



Kizgm Deveci Hikayesi 

Bir gece Feyd'de 119 uyku ayagima sanldigi igin yuruyemiyordum. O si- 
rada bir deveci, hisimla yamma gelip bagmp gagirmaya basladi; "Kalksana be 
adam, ne yatiyorsun, galan gam duymadm mi, yoksa geride kahp olmek mi is- 
tiyorsun! Benim de gozlerimden uyku akiyor ama onumiizde gegilmesi gere- 
ken koskoca gol var!" 

Ey yolcu! Davul sesiyle uyanamadiktan sonra acaba kervana nasil yeti§e- 
ceksin? Davul calmdi, kervan yola duzuldu, gezginler evlerine dondu. Sen ise 
hala uyuyorsun! Yuklerini, davuldan once hazvrlayvp menziline varan o bahti- 
yar ve akilli insanlara ne mutlu! Yolda uyuyakalanlar, sabah olup da baslanm 
kaldirdiklannda, kervandan higbir iz bulamayacaklar. Erken kalkan, yol alir. 
Hizh kosan, yan§ kazamr. Kervan kalktiktan sonra uyansan, ne! Baharda, arpa 
eken; hasat zamam, bugday biger mi hig! Ey uyuyan, §imdi uyanma vaktidir. 
Seni OlUm uyandirdiktan sonra; bu uyamsm kime, ne faydasi dokunacak! Bak 
iste yuzundeki tazelik gitti, yerine kocahk geldi. Gecen, gunduz oldu; ag ar- 
tik gozlerini! Ben daha saglanm agardigi gun, hayattan umidimi kestim. Gel 
gor ki; kvymetli omriim gegti, kalan su birkag nefesin de gegip gidecegini adim 
gibi biliyorum. Gegen omur, heba olup gegti; bari kalamn kvymetini bileyim. 
Harman kaldirmayi umuyorsun, oyle mi; tohum vaktidir, durma ek! Kiyamet 
gehrine zugiirt gitme; bu sekilde gidip de hasretle yamp tutusmanm geregi 
yok. Akil gozun varsa, kanncalar gozlerini yemeden, mezar hazirligim yap! 

Cocugum! Sermayen varsa, kazamr; yoksa tikamr kalirsm. Ote yandan 
har vurup harman savurursan gok gegmez agikta kalirsm. Henuz su, belin- 
deyken didin sen. Ba§mi astiktan sonra debelenmen fayda vermez. Goziin var- 
ken, agla; dilin doniiyorken, tovbe et! Ciinku can, her vakit bedende; dil, agiz- 
da durmayacaktir. Vakit varken ve heniiz dilin baglanmamijken gunahlanmn 
bagislanmasim dile Yuce Allah'tan. Munker ile Nekir'in kabirde ne soracagi- 
m ve buna nasil cevap verecegini, hemen git, bilen birinden ogren. §u nefes- 
giginin kvymetini bil! Zira kussuz kalan kafesin higbir degeri yoktur. OmriinU 
bos. isler pesinde gegirip de ah-vah edip inleme. Firsat az geger ele ve zaman, 
kihg kadar keskindir. 

119 Mekke'de bir gol. 



Bostan ve Gulistan 197 



Ibret Hikayesi 

Allah'm takdiri, birinin can damanm kesti. Bir baskasi da, onun igin ya- 
kasmi yirtip feryat etti. Bunu goren keskin akilh, basiret sahibi, mubarek bir 
zat, yana yakila inleyen adama; "Eger mumkun olsaydi, olen kimsenin eli, ke- 
fenini yirtar ve sana; 'Benim igin bu kadar iizulme, nihayet ben senden iki gun 
once yola giktim. Sen de oleceksin. Bu gergegi unutmus olmahsm ki, benim 
igin kendini bu derece parahyorsun.' derdi. O halde kurtulan oliiye degil, kur- 
tulamayan kendine uziil!" diye ogiit verdi. 

Hakikati goren, keskin akilh insanlann gonlii; oluniin iizerine toprak 
atarken, olen igin degil, kendisi igin yanar. Topraga gomdiigun yavrun igin 
ne diye inliyorsun ki! O temiz gelmis, temiz gitmistir. Sen asil kendini diisim. 
Temiz geldin, sakm kirli gitmeyesin. Cunkii topraga pis gitmek, insana utang 
verir. Ku§un ayagmi; ipin ucunu kacirdiktan sonra degil, simdi bagla ki, hig- 
bir yere kagamasm. Sen sjmdi nasil ba§kasmm yerinde oturuyorsan, baskasi 
da yann senin yerinde oyle oturacak. ister pehlivan ol, ister savasgi, diinya- 
dan ancak bir kefen gotiireceksin. Yabanesegi, kemendini koparsa bile; kuma 
girdiginde ayaklan baglamr. Bunun gibi senin giiciin ve kuwetin de, ayakla- 
nn mezar kumuna batmcaya kadardir. Yaslanmis diinyaya meyletme. Cunkii 
kubbesinde koz durmaz. 

Dim, gegti; yann, henuz gelmedi. O halde hesabim simdi yap. 

Kefen Hikayesi 

Cem'in nazh bir gocugu olmustii. Babasi, onu ipek ibrisimden kefenlere 
sardmp defnettirdi. Birkag giin sonra da ziyaret amaciyla mezanna gitti. Basm- 
da yana yakila aglarken ipekten kefenin gurudugunii fark edip diisundii; "Ben 
bu kefeni, ipekboceginden zorla almistim. 120 Bakiyorum da, mezardaki bo- 
cekler de benim gibi yapmis ve ipegi, gocugumdan zorla almislar!" dedi. 

Bir giin hanendenin biri, sazlar esliginde iki beyit okudu. Okudugu beyit- 
ler cigerime islemisti. Dinle, soyleyivereyim; "Heyhat! Cok zaman giiller bite- 



120 ipek, boceginden zorla almir. Joyle ki; once koza guneje birakihr, icindeki bocekler 
uyutulur, sonra ateste kaynatihr, bocekler oliirken ipek gekilir. 



198 Sadi$irazi 



cek, baharlar agilacak ve fakat biz olmayacagiz. Nice mevsimler gelip gececek; 
ama gel gor ki biz ya toprak, ya kerpig olacagiz. Bizden sonra da bahgelerde 
giiller bitmeye, dostlar toplamp eglenmeye devam edecek. 

Altin Kerpi? Hikayesi 

Abit karakterli, Hakk'a tapan biri vardi. Bir giin, altmdan bir kerpig bul- 
du. O andan sonra zenginlik hevesiyle basi sersem oldu. Parlak kalbi kurdu- 
gu hayaller yuziinden karardi ve butiin gece soyle dusundii durdu; "Hayati- 
mm sonuna kadar bu hazinenin bitip tiikenmesine imkan yok. Artik bir sey 
dilenmek igin §unun bunun karsismda el agip bel biikmeyecegim. Once bir ev 
yaptiracagim kendime. Tabam mermerden, tavamn tahtalan halis odagacm- 
dan olacak. Aynca dostlanmm her biri igin ayn ayn odalar agtiracagim. Turn 
kapilar, bahgeye agilacak. Kisasi; her dekoruyla muhte§em bir ev olacak. Ote 
yandan yama ustiine yama dikmekten gma geldim. Ocagm harareti gozumii, 
beynimi yakti. Bundan boyle bana yemek yapacak asgilar tutacagim ve koltu- 
guma gomiilup rahatima bakacagim. §u kege yataktan gektigimi bir ben, bir 
sirtim bilir. Yetti ama. Kendime ipek kumasjardan yumu§acik bir do§ek yap- 
tiracagim..." 

Kurdugu hayaller adami hayli bunaltti, serseme gevirdi. Gorseniz, sanki 
bir yengeg gelip pengesiyle kafasim dagitmis gibiydi. Hayalleri yiiziinden bir 
vakit yemekten, igmekten kesildi; namazi, zikri bosladi; dilini Allah'a duadan 
gevirdi. Yani demem o ki; altm sevdasiyla korkutiik sarhos oldu. Saga dondii, 
yok; sola dondii, yok. Baku olmayacak, rahatlamak igin sehrin disma gikma- 
ya karar verdi. Yiiriirken mezarlikta bir adamla karsilasti. Adam, kabir basmda 
topraktan kerpig yapmak igin habire balgik yoguruyordu. Onu bu halde goren 
abit, derin diisiincelere daldi; "Hey gidi kisa goriislii nefis hey; bak da ibret al! 
Er-geg bir giin senin gamurundan da kerpig yapilacak olduktan sonra, bu al- 
tm kerpice ne diye gontil bagliyorsun? insamn aggozlii agzi o derece agilmis- 
tir ki onu bir lokma ile kapatamazsm. Be algak nefis! Su kerpigten vazgeg ar- 
tik. Bir kerpigle Ceyhun irmagini durdurmak ne miimkun! Sen sermayem ha- 
bire artsm dusiincesiyle gaflete dogru stiriiklenirken yazik bak, omruniin ser- 
mayesi ayaklar altmda kaldi. Bu topragm tistiinde daha nice sabah riizgarlan 
esecek ve her zerremiz bir yerlere savrulup gidecek. Oysa akil goziin altm to- 



Boston ve CiXlistan 199 



zuyla kaplanmi§ senin. Bu heva ve heves de omruniin tarlasim sam yeli gibi 
yakmi§. Goziindeki gaflet surmesini temizle derhal; zira yann bizzat sen, top- 
ragm goziine siirme olacaksm. , ." 

Kiiskiinliik Hikayesi 

Aralan agik iki insan, birbirleriyle durmadan kavga ediyorlardi. Oyle ki; 
karsi karsiya gelen iki kaplan gibi, kafalan kibirle dolmu§tu. Bir zaman son- 
ra yuz yiize gelmekten sakimr oldular. O gunden sonra gok, onlara dar gel- 
meye baslamisti. Nihayet bir gun ecel, bunlardan birinin basma asker yolladi 
ve adamcagizm hayat bagi kapandi. Du§mam bunu duyunca epey ferahladi. 
Gunlerden bir gun yolu dusiince vaktiyle hasmi olanm kabrine ugradi. Meza- 
nn duvanni sivah goriir gormez, bir zamanlar evinin duvarlannm da altmla 
sivah oldugunu ammsadi. Usulca kabrin ba§ma yaklagti ve giilerek; "Dusmam 
oldiikten sonra dostunun koynunda yatana ne mutlu! Zira dusmam oldukten 
sonra, bir gun olsun yasayan kimsenin oliimiine aglamak gerekmez!" dedik- 
ten sonra mezar tahtalanndan birini zorla kopardi. Vaktiyle tag giyen ve fakat 
§imdi ciirumeye yiiz tutan olunun basma bakti. Diinyayi goren gozlerine top- 
rak dolmus, viicudu kabrin zindamnda kiirege konmus, govdesi kurtlara gida 
olmus, kanncalara yagma igin gun dogmus. ve toprak, kemiklerini oyle tika- 
mi§ ki, gorsen tutya 121 doldurulmus fildisi siirme sanirdm sen onu. Doluna- 
yi andiran yuzii, felegin devriyle hilale benzemi§, zamanla avuglannm hele o 
zorlu pengesinin baglan kopmustu. Hasmim o halde goren adam oyle uziildu 
ki, aglamaktan mezann topragi neredeyse gamur oldu. Hemen oracikta yaptigi 
kotuliiklere tovbe ederek mezar tasma §u beyti yazmalanm emretti; "Kimsenin 
olumune sevinme. Sanma ki felek, ondan sonra seni birakacak!" 

Bu kissayi duyan ilim ve irfan sahibi, rmibarek bir zat, yakan yuklii bir 
dille; "Ey yuce Allah'im! Diismam bile onun igin boyle yana yakila agladiktan 
sonra sen, bu adama nasil merhamet etmezsin?" diye dua etti. 

Arkadas! Elbet bir gun bizim vxicudumuz da tipki onlannki gibi topraga 
kansacak ve en getin dusmanlanmizm gonlu bizim igin kan aglayacak. Bana 

121 Tutya: Cekilince gozu parlatip gormeyi kuwetlendiren toz veya ta§. Edebiyatta sevgili- 
nin ayak bastigi yer. 



200 SadX $irdzi 



dusmammm bile acidigim goren dostumun merhametini umuyorum. Niha- 
yet bu bas oyle bir hale gelecek ki, gorenler; "Yahu bunda hig goz yokmus!" 
diyecekler. 

Konusan Olii Hikayesi 

Bir gun, bir toprak yigmma kazma vurmustum ki, kulagima gelen iniltiy- 
le birden irkiliverdim. Bana soyle diyordu; "Arkadas! Eger adamsan daha ya- 
vas vur. Cunkii goziime, kulagima, yuzume, basima vuruyorsun. Bir zamanlar 
cihana sahiptim ben. Oysa simdi toprak oldum!" 

Baba ile Kiz Hikayesi 

Bir gece yolculuk niyetiyle yattim ve seher vakti kalkip kervana katildim. 
Giderken bir kasirga gikti. Diinya ansizm kapkara kesildi. Kervanda daha o 
gune kadar hie evinden gikmami§ bir kiz cocugu vardi. Ba§mdaki ortiisunu 
Qikarmi|, babasmm yiiziindeki tozlan siliyordu. Babasi mu§fik sesiyle; "A be- 
nim nazli perim; yiiziimdeki tozlan gordiikce endi§elendigini biliyorum. Ek- 
sik olma. Ama bir gun gelecek ve bu kaygilandigm gehreye oyle toz toprak ko- 
nacak ki, onu bu ortiiyle bile silemeyeceksin." dedi. 

Arkada§! Magrur nefsin, ba§ma buyruk at gibi, mezar gukurunun ba§ma 
kadar yelerek gotiirur seni. Ecel de ansizm tizengiyi kopanr, dizgini bir daha 
geri geviremezsin. 

Ogut 

Hey kemikten kafes; senin canin, nefes denen bir ku§tur, bunu biliyor 
musun? Kus ipten kurtulup kafesten uctuktan sonra, ne kadar cabalarsan ga- 
bala, onu bir daha yakalayamazsm. Firsatlan kagirma. Ciinku diinya bir nefes- 
ten ibarettir ve bilgeler katmda bir nefeslik zaman, bir cihandan daha kiymet- 
lidir. Vaktiyle turn cihana hukmeden tskender bile, giderken dunyayi ardm- 
da birakti. Elverseydi, tiim servetine karsihk bir nefeslik daha isterdi. Ama ne 
mumkun! Herkes olur ve insan ne ektiyse onu biger. Geride -iyi ya da kotii- 
bir tek adi kalir. Dostlar gittigine gore, artik sira bizde. O halde ne diye bu 
kervansaraya goniil baglayalim ki! §u diinya guzeline goniil verme. Bu dil- 



Bostan ve Giilistan 201 



ber kiminle oturduysa, hie cekinmemis, kalbini kopanp almistir. insan mezar- 
da uyuduktan sonra, yuzunun tozunu ancak kiyamet gunu silebilir. Oyleyse 
ne duruyorsun! Gaflet yakasmdan kaldir basim ve yann utancla bakma yere. 
§iraz'a donerken yolculuktan kirlenen iistunu basim yikamayacak mism? Ey 
gunah tozuna batmis insan! Yakmda, yolunu yordamim bilmedigin bir sehre 
dogru yolculuga cikacaksm. Bu yiizden iki gozun iki cesme agla ki; iistunde 
-kir, pas, toz, toprak- ne varsa yikansm. 

Altin Yuziik Hikayesi 

Ustune her zaman rahmet yagmuru yagsm! Babam zamanmdan hatmm- 
dadir. Heniiz gok ufaktim. Merhum; bana bir yazi tahtasi, bir defter, bir de al- 
tm yiizuk almisti. Ne ki bir musteri gikti ansizm ve hurma karsihgmda altm 
yuziigumu aldi. 

Cocuk kismi mazurdur. Yiiziigun ne oldugunu bilmedigi icin tathhkla 
onu elinden alabilirsin. Ya sen arkadas! Koskoca yasma ragmen, omrunun kiy- 
metini bilmedin, onu zevk ve eglence pesinde tiikettin. Yann kiyamet giinii, 
iyi kimseler yuksek makamlara gelip yerin altmdan ulker yildizma dogru ytik- 
selirken, isledigin kotu ameller seni esir alacak ve basm utancla onunde kala- 
cak. Arkadas! Yann iyilerin katmda mahcup olmak istemiyorsan, bugun ko- 
tiilerin yaptiklanndan uzak dur. O gun tek tek herkese yaptiklan, soyledik- 
leri sorulacak. Korkudan ulu peygamberlerin bile viicudu titrer. Peygamber- 
lerin dehset icinde kaldiklan bir yerde, sen gtinahlanna ne oziir bulacaksm, 
soyle bakahm! 

Takvayla Allah'a kulluk eden kadmlar, takvasiz is goren erkeklerden cok 
daha hayirhdir. Kadmlar senden daha makbul olursa, sen erkekliginden utan- 
mayacak mism? Onlar, bildigimiz oziirlerinden dolayi, ara sira ibadetten el ce- 
kerler. Oysa sen, hicbir ozriin olmadigi halde bundan el gekiyorsun. Ey takva 
bakimmdan kadma yetisemeyen zavalh adam! Ben erkegim diye halkm igin- 
de ne yuzle dolasacaksm! Ah, bu konuda sairligimin ne kiymeti olur? Bakimz, 
soz ustasi Unsuri 122 ne guzel buyurmus; "Dogruluktan vazgegen, egri olur. 

122 Asil adi Ebulkasim Hasen olup Gaznelilerin iinlu §airlerinden biridir. 



202 SadX $irdzi 



Takvaca kadma yetisemeyen adam, nasil erkek olur! Nefsini zevk ve eglencey- 
le beslersen, sirf dusmamm guclendirirsin." 

Yavru Kurt Hikayesi 

Adamm biri, kurt yavrusu besliyordu. Yavru buyudu, sahibini pargaladi. 

Diismamm boyle naz ve nimet iginde buyUtiirsen, seni bir gun mutlaka 
paralayacaktir. Vaktiyle ruhlar aleminde seytan; "Ademoglundan ancak kotii- 
luk gelir!" diyerek aleyhimizde tamklik etmedi mi? Yaziklar olsun su nefsimiz- 
deki kotuliiklere! Korkanm ki, seytanm zanm dogru gikacak. Halbuki o me- 
lun iblis bizim kahrolmamizi istemis ve Yiice Rabbimiz de bu yUzden onu hu- 
zurundan kovmu§tu. Peki ya §imdi, bu utanci nasil ta§iyacak, ne diye ba§imi- 
zi kaldiracagiz? Zira bak §u talihsizligimize ki; §eytanla ban§ik, Allah'la kav- 
gahyiz. 

Yuziinu du§mana gevirdikten sonra, dostun sana bakmaz. Eger faydah 
dostum olsun diyorsan, dusmanmdan emir almayacaksm. Dostunun diisma- 
myla ayni evde oturan, dostuna yabanci kalmayi hos goriiyor demekdr. Dos- 
tun; bir kez evinde dusmamm gordu mii, oraya ayak basar mi hig! Yusuf'un 
muhabbetinden gonliinu kestikten sonra degersiz akgeyle kendine ne alabilir- 
sin ki! Aklm varsa dostundan yiiz gevirme ki, diismamn sana kotu gozle ba- 
kamasm. 

Serke§ Hikayesi 

Adamm biri, padisaha karsi geldi. Bu kiistahhga karsihk padisah, onu 
bir dusmanma teslim edip; "Al, sunun kamm dok!" diye emretti. Kindar diis- 
mamnin eline dusen adam; bir yandan aghyor, bir yandan yana yakila soy- 
le soyleniyordu; "Dostumu gucendirmeseydim, dusmanimin elinden cefa ge- 
ker miydim?" 

Dostunu inciten, diismamnm tirnagiyla kendi derisini yirtmis olur. Gon- 
liin de, dilin de dostunla bir olsun ki, birak diismamn kokii kendi kendine 
kazilsm. Dusmam sevindirmek igin dostu gucendirmenin dogru bir sey oldu- 
gunu sanmiyorum. 

§eytan Hikayesi 



Boston ve CiXlistan 203 



Adamm biri, hile ve kurnazhkla baskalarmm malmi yer; sofradan kalkar- 
ken de -hicbir sey olmamis gibi- seytana lanet ederdi. iblis, bir gun bunu yol- 
da yakaladi ve; "Be adam! Senin kadar ahmak birini gormedim. Hem benimle 
bansiksm, hem de her sozumii dinliyorsun. O halde ne diye durmadan bana 
lanet okuyorsun!" 

Yaziklar olsun sana ki, cirkin seytanm emrine girmissin. Ama melekler, 
yaptigm her bir kotulugii amel defterine geciyorlar. Cahillik ve pervasizhkla 
yaptigm kotiilukleri, o temiz varhklarm yazmasim yuregin gotiiruyor mu? O 
halde iyi bir yol tut kendine ve derhal Yiice Allah'la bans, onun sevgisini ka- 
zanmaya call?. Bir sefaatci bul, bir oziir dile. Durma, acele et. Yoksa devranm 
donmesiyle hayat kadehin doldugu zaman, aman dileyecek vaktin kalmaya- 
cak. Baktm ki, iyi isler yapacak gucun yok; hig olmazsa du§kiinler gibi el agip 
Allah'a yalvar. Yaptigm kotiiliikler gok olsa da, igten bir tovbeyle Allah'm hu- 
zuruna iyi gidersin. Ban§ kapismi agik gordiigun takdirde; durma, hemen gir. 
Qinku tovbe kapisi, apansizm yuziine kapanabilir. 

Oglum; giinah yukiinun altma girme! Zira yolculukta yiik ta§iyanlar, aciz 
olur. Iyilerin pe§inden ko?. Bu saadeti hakkiyla dileyen, bulmu§tur. Oysa sen, 
bakiyorum da aleak §eytanm kuyrugundan aynlmiyorsun. Bilmem ki, iyilere 
ne zaman yetiseceksin! 

Peygamber efendimiz, sadece seriatmm ana yolunda yuriiyenlere sefaat 
edecektir. 

Kirli Adam Hikayesi 

Tepeden tirnaga balgiga bulanan adam, aksi talihine veryansm ederken 
yanhshkla mescide girmek istedi. Mescittekilerden biri bunu goriince hemen 
engel olup sert bir dille onu uyardi; "Ellerin kurusun be adam! Bu tertemiz 
yere, boyle kir-pas icinde girilir mi?" 

"Biri girmek, digeri kovmak istiyor, ne tuhaf diye soylendim." Tarn bunu 
du§iinerek dalmistim ki, birden beynimde simsekler gakti; "Essiz cennet; te- 
miz, kutlu bir yerdir ve buraya ancak yine temiz, kutlu insanlar girebilir. Peki 
ya, giinah gamuruna bulananlann orada ne isi var? Paraya ihtiyaci oldugu icin 
garsiya mal gotiiren adam gibi, sen de cennete girmek istiyorsan yanmda iba- 
det ve itaatini goturebilirsin." 



204 Sadl $irazi 



Durma, etegindeki zillet gamurunu temizle ki, gegsin. Qinkii limagi an- 
sizm gevirebilirler. Heniiz ipin ucu elinde duruyorken; "Devlet ku§u elimden 
kurtuldu! deme. Eger vakit gegtiyse gabuk ol, hizh yurii. Dosdogru yiiriiyen 
ki§i, geg kalmaktan kaygilanmaz. Ecel, istek elini heniiz baglamami§ken; ne 
duruyorsun, Yilce Allah'm dergahmda elini kaldir. 

Ey gaflet uykusuna dalan giinahkar! Uyuma, kalk; giinahlannm ozriiyle 
sjmdiden gozya§i dokmeye basla. Zaten bir gun yiizsuyu dokeceksin. Hig ol- 
mazsa bunu kendi mahallenin topragma dok. Dokecek yiizsuyum kalmadi di- 
yorsan, o zaman kiymetge senden iistiin olan birini kendine §efaatgi kil. Ba- 
gi§layici Allah, beni huzurundan kovsa da; ben, biiyiiklerin ruhundan §efa- 
at dilerim. 

Bayram Hikayesi 

Hatmmdadir: Cocuktum. Bir bayram giinii babamla sokaga gikmi§tim. 
Oyuna dalmi§ ve kalabahgm arasmda babami kaybetmi§tim. O an akhm ba- 
§imdan gitmi§ ve feryatlar kopartip aglamaya ba§lami§tim ki ansizm biri cek- 
ti kulagimi. Ya§li, kaygih gozlerle baktim. Bir de ne goreyim. Babamdi; "Seni 
gidi yaramaz seni! Kac, kez elimi birakma diye uyardim seni." 

Kiigiik gocuk yalniz ba§ma gidemez. Ciinkii insanm, gormedigi yolu kes- 
tirmesi zordur. Bunun gibi sen de ey yoksul, kendi islerinde yol gocugusun. 
O halde git, miibarek zadann etegine yapis ve algak adamlarla dusiip kalkma. 
Iyileri birakip, kotiileri yoldas tutarsan hig kimseden saygi goremezsin. Arif 
olan kimse, iyi insanlar karsismda el agmaktan utanmaz. Sen de boyle yap ve 
temiz insanlann etegini birakma. Miirider, gocuklardan daha gugsiizdiir. Oysa 
seyhler beton duvarlar kadar saglamdir. Yiirumege yeni baslayan gocuk, du- 
vara nasil tutunuyorsa sen de seyhinin etegine oyle tutun! Abitlerin halkasm- 
da oturanlar, fasiklann zincirinden kurtulmuslardir. Bir ihtiyacm oldu mu, hig 
gekinme, o halkaya sanl. Zira sirf sen degil, bu halkadan sultanlar bile yararla- 
mr. Marifet harmanim diirmek istiyorsan sen de Sad! gibi ba§ak derlemelisin. 
Ey Allah'm sevgili kullan! Yann onun sofrasma oturdugunuzda, utamp dilen- 
cilerden yuz gevirmeyin. Cunkii gonlii uyamk zatlar, bizim gibi uykuya dalmis. 
zavalhlan huzurlanndan kovmaz. Geriye doniis olmayacak yann. Bu yiizden 
can nefesin heniiz bogazmdayken, akilh ve uslu davranman gerekiyor. 



Bostan ve Gulistan 205 



Harman Hikayesi 

Adamm biri, yaz ortasmda harmamni yigmis, kis kaygismdan kurtulup 
gonlii rahatlamisti. Derken bir gece zil zurna sarhos oldu ve harmamn yamn- 
da ates yakti. Kivilcimlar sigrayip harmani kule gevirince ertesi gun basak top- 
lamaya basladi. Ciinku elinde harmandan bir demet bile kalmamisti. Tarlada 
basak toplayan bu sersemi gorenlerden biri, onu if a ret edip usagma ogiit ver- 
di; "Eger sen de onun gibi gununii karartmak istemiyorsan, serkeslik edip de 
harmamni kiile verme!" 

Hayatmi kotuliikle gegiren insan, harmanma ates veren adam gibidir. 
Harmam yaktiktan sonra basak toplamak rezil bir durumdur ve ustelik insa- 
na eziyet verir. Giizel kardesim! Diinya tarlana din ve adalet tohumu ekmeye 
call? ve sakm iyilik harmamni kullendirme. Bahtiyar insanlar, musibete ducar 
kalan bahtsizlara bakip ibret ahrlar. Cezaya garpilmadan once af kapisim cal 
ki, sonra dayak altmda feryat etmen sana yarar saglamaz. Basim gaflet yakasm- 
dan gikar. Yoksa yann basm, utang iginde, gogsiinde kahr. 

Utanmaz Adam Hikayesi 

Gencin biri, fena bir ise dadanmisti. Bir gun miibarek bir zat, onu is us- 
tiinde yakaladi. Bunun uzerine delikanh; kizanp bozarmaya, utamp sikilmaya 
basladi ve pisman bir dille; "Eyvah; mahallenin seyhi karsismda rezil oldum!" 
diye el bagladi. Parlak dusiinceli seyh bu sozii isitir isitmez ona fena halde kiz- 
di; "Hey delikanh; kendinden utanmiyorsun da; her yerde hazir ve nazir olan 
Allah varken benden mi utamyorsun! Yaziklar olsun sana, yaziklar olsun!" 

Elden, akrabadan nasil utamyorsan; Allah'tan da oyle utan. Yuce Yara- 
tici'dan baska kimseden iyilik gormeyecegini bil ve yalniz onun nzasim gozet 
ki; yann mahcup olmayasm. 

Yusuf ile Ziileyha Hikayesi 

Bir giin Zuleyha ask sarabiyla sarhos olunca, Yusuf'un gomlegine yapisti. 
5ehvet seytam, onu oyle azdirmisti ki, Yusuf'un iistiine kurdar gibi abanmis- 
ti. Ziileyha'nm mermerden bir putu vardi. Sabah aksam yamndan aynlmaz- 
di. O giin, yaptigi isler goziine girkin gorunmesin diye, putun yuztine perde 



206 Sadi $irdzi 



gekmi§ti. Oysa Yusuf, zalim nefsinden gekiniyordu. Elleriyle, yiizunii kapa- 
mi§ ve kederli halde bir ko§eye oturmu§tu. Onu bu halde goren Zuleyha; el- 
lerine, ayaklanna kapanarak yalvardi; "Yusuf; kalbin, tas. kadar soguk; yuzun, 
limon kadar ek§i! Boyle yapip da benim gibi bir guzeli peri§an etme!" Oysa o 
an, Yusuf'un gozlerinden yiiziine dogru irmaklar bo§ahyordu. Aglamaktan ke- 
silen sesiyle; "Vazgeg, benden kotiiluk bekleme. Sen bir ta§tan utamrken; ben, 
nasil olur da kainati var eden Yiice Allah'tan utanmam!" 

Omrimun sermayesini bir kez kaybetti mi, sonradan pisman olsan, ne ya- 
zar! Cehremiz kanlansm diye sarap igenler, sonunda yiizlerinin sarardigmi go- 
riince kahrolurlar. Ozriin varsa, bugiin soyle. Cunkii yann soyleyemeyecek- 
sin. 

Kedi ve Kole 

Kedi temiz yeri kirletir. Sonra doniip baktigmda o yer gozlerine girkin ge- 
lir ve goriinmesin diye iizerini toprakla orter. Ey gafil insan! Akildan yoksun 
kedi bile boyle yaparken; senin gibi akil sahibi biri, nasil olur da yaptigi gir- 
kinliklerden, ettigi kotuliiklerden utanmaz! Birisi goriir diye dii§unmez mi- 
sin hie! 

Kabahati cok, efendisine as! bir kole du§im ve bu kole kusurlanndan do- 
layi kagip gitti diyelim. Bir gun icten pi§man olup geri dondugii takdirde; 
efendisi onu zincire vurmaz, hapse attirmaz. ileride muhtac olmayacagim dii- 
§iinerek, kin tut sevmedigine. Amel defterini simdiden guzel doldur, defterini 
actiklan zaman degil. Bir kimse kotiiluk yapmis bile olsa, kiyamet kopmadan 
once buna icten tovbe edip kendini diizeltirse, yaptigi kotuliikten dolayi sor- 
guya tutulmayacak. Kar§ismda ah cekilen ayna karanr. Ancak bu, gonul ayna- 
si ise tersine pml pml parlar. Ey gafil; yann kimseden korkmak istemiyorsan, 
bugiin gtinahlanndan kork! 

Habe§ Hikayesi 

Vaktiyle bir basima Habe§'e gitmi§tim. Gonliim rahatti, hayatimdan mem- 
nundum. Gezerken bir hapishaneye du§tii yolum. Iceride zincire vurulu bir- 
kag zavalhyi gorunce gok etkilendim. Hemen yol hazirhgim yaparak kafesten 



Bostan ve Gulistan 207 



kagan kus gibi gol yolunu tuttum. ilk karsilastigim kisiye, o bahtsizlann ne- 
den zincire vuruldugunu sordum. Tok bir sesle sebebini seyledi; "Onlar, gece 
hirsizlandir. Ogut dinlemez ve Hakk'i tammazlar!" 

Arkadas! Kimseye fenahgm dokunmadiktan sonra -varsm herkes bekgi 
olsun- kimse sana bir §ey yapamaz. Iyi namh birine leke siirulemez. O hal- 
de beylerden, sultanlardan degil; sadece ve sadece Yuce Allab'tan kork. Eger 
kotuliigii yoksa, divana verilmekten gekinmez vali. Eger varsa, hesap verir- 
ken korkudan dili tutulur. i§imi dogru dilrust yaptiktan sonra, gammaz diis- 
mandan ne diye endi§e edeyim! Eger kul, kullugunu diizgiin yaparsa; efendi- 
si, onu hos tutar. Ama eger kullukta ihmal gosterirse; silahtarliktan, katircihga 
diiser. Yani azizken sefll olur. Arkadas! Daima halis goniille kulluk et ki, me- 
lekleri gegesin. Tembellik etme sakm. Aksi takdirde hayvanlara gegileceksin. 

Damgan Hikayesi 

Damgan 123 hakimi, adamm birini, davul gibi bagirtmcaya kadar sopay- 
la dovdii. Feci sekilde dayak yiyen adam, acismdan o gece hig uyuyamadi. Sa- 
bahleyin yamndan gegen bir abit, perisan halini goriince adama; "Geceleyin 
bekginin oniinde yamp yakilsaydm, kabahatinden dolayi gupegiindiiz yiizsu- 
yu dokmezdin." diye ogiit verdi. 

Geceleri Yuce Allah'm dergahmda goniillerini yakarak yalvaranlar, mah- 
ser giinii mahcup olmayacaklardir. Eger henuz bans fikrindeysen, korkma; 
bagi§layici Allah, oziir dileyenlerin kapisim kapamaz. Aklm ba§mda ise, giin- 
duz isledigin giinahtan otiiru geceleyin esirgeyici Allah'a tovbe et. Seni yoktan 
var edenin, diistiigun zaman elinden tutmayacagim mi samyorsun! Kulsan, 
hacet elini kaldir; utamyorsan, hasrede gozyasi dok. Kim, bu kapidan oziir di- 
lediyse; nedamet seli, onu giinahlarmdan anndirmistir. Yuce Allah, giinahlan- 
na gok aglayana yiizsuyu dokturmez. 



123 Iran'in kuzeyinde bir bolge. 



208 Sadi Sirdzi 



Sanan Hikayesi 

Sanan'da 124 bir yavrum vefat etmisti. Cektigim aciyi yalmz Allah bilir. 

Hangi Yusuf yiizlu olursa olsun, bahgm Yunus'u yutmasi gibi, Yiice 
Allah'm ecel takdiriyle bir gun mezar bahgi tarafmdan yutulacaktir. Diinya 
bahgesinde ecelin riizganyla koku kazilmayan servi, nerede goriilmus! Bir fi- 
dan, otuz yilda agag olur da; firtma gelir, onu bir anda kokunden gikanp de- 
viriverir. Yeraltmda nice gul-endamhlar yatarken, topragm iistunde giiller ag- 
masi tuhaf degildir. 

Bunlan du§unerek; "Hey zavalli ihdyar! Yavrun, temiz gitti. Ya sen; bo- 
gazma kadar gunaha battigm halde hala yasiyorsun. Artik 6l!" diye kendime 
kizdim. Bu duygular iginde gocugumu kendi ellerimle gomdum. Aradan bir- 
kag gun gegti. Yavrumun boyuna bosuna duydugum hasret beni yiyip bitirdi. 
Kalktim, hemen kabrine vardim. Mezanndan bir tas kopardim. O dar, karan- 
hk yere bakmca bedm benzim soldu, yikildim. Ne kadar bu halde kaldim bil- 
miyorum. Kendime geldigimde, gocugumun sozleri degdi kulagima. §6yle di- 
yordu; "Sevgili babacigim; bu karanlik yerden urkiiyorsan, aklmi basma top- 
la, buraya lsikla gel!" 

Mezar gecesinin gundiiz gibi aydmhk olmasmi istiyorsan, henuz dunya- 
da iken amel kandilini tutustur. Binbir zahmetle hurma agaci yetistirenler; "Ya 
agaglanmiz bu yil hurma vermezse" diye endiselenirken; kimi aggozlii, ah- 
maklar; bugday ekmeden harman kaldiracaklanm samyorlar. 

Sadi; agag diken, hurma yer; bugday eken, harman kaldmr. 



124 Yani Misir'da yer alan Sina yanmadasi. 



Onuncu Solum 

Munacat ve Kitabin Sonu 



Gel dostum; cam gonulden elimizi Allah'a kaldirahm ki, yann toprak al- 
tmdan kaldiramayacagiz. Sonbahar mevsiminin o sert, soguk havasmdan yap- 
rak doken agaglan gormuyor musun? O bo§ kalan ellerini goge kaldmp ni- 
yazda bulunurlar da; Yuce Allah, rahmetiyle onlan kucaklar, ellerini bos, ge- 
virmez. Ve boylece baharla biriikte onlar yine ye§ile burunur, yemis. vermeye 
baskrlar. 

Arkada§! Allah'm nimet kapisi daima agiktir. El agan hig kimse, bu kapi- 
dan yoksun dondurulmemigtir. Abitler, buraya ibadetleriyle gelirken; acizler, 
sadece niyazlanni getirirler. Sen de du§kiinleri ho§ tutan bu dergaha gel de, 
giplak dallar gibi biriikte el kaldirahm. Cimkii artik boyle yapraksiz kalmak 
olmaz. 

Allah'im! Bize kereminle bak. Bizden ancak giinah cikar. Hakir kullann, 
affma limit baglayarak giinah i§liyor. Ey comert Allah'im; hepimiz senin nz- 
kmla beslenmi§; senin lutfuna, ihsanma ah§mi§iz. Bir dilenci; iyilik ve guzel- 
lik gorunce, comert efendinin ardmdan aynlmaz. Bizi, diinyada aziz kildm; 
obiir dunyada da, bunu umanz. Horlugu da, azizligi de ancak sen bagi§larsm 
ve aziz kildigm ki§i, higbir kimseden horluk gormez. 

Allah'im! Yuceliginin hakki icm, beni hor-hakir etme; giinahlanm yiizun- 
den de zillet iginde birakma. Benim gibi birini, musallat etme ba§ima. Azap 
goreceksem, yalniz senden goreyim. Dunyada en kotu §ey; birinin, bir ba§ka- 
sinm elinden cefa cekmesidir. 

Allah'im! Senin yiizunden utandigim yeter bana. Bajkasimn onunde utan- 



210 Sadi$irdzl 



dirma beni. Eger basima senden bir golge dilserse, felek en algak basamagim 
olur. Tag verirsen, basim yiicelir. 

Allah'im! Beni sen kaldir ki, kimse yikmasm! 

Meczup Hikayesi 

Bir meczup, Harem-i §erif'te Yuce Allah'a miinacat ediyordu. Akhma gel- 
dikce viicudum titrer hala. Gonlii yarali meczup, yana yakila soyle dua edi- 
yordu: 

"Allah'im! Beni bagisla, zillet iginde birakma! Birakirsan eger, kimse tuta- 
maz elimden. ister liitfunla gagir, ister kapmdan kov; esiginden baska yere sii- 
recek basim yok benim! Allah'im; ne kadar yoksul, caresiz oldugumuzu bili- 
yorsun. Kotuliigu emreden nefsin kolesi olmusuz biz. Bu azgm nefis, oyle hiz- 
h kosuyor ki; dizgini, akilla zapt edilecek gibi degil. Bir basma nefisle seytani 
kim yenebilir? Kannca, kaplanlarla nasil doviisebilir ki! Hakk yolun erleri igin, 
bana bir yol goster ve bu diismanlardan beni, sen muhafaza buyur. 

Allah'im! ilahi zatm hurmedne, essiz ve benzersiz sifatlann hurmetine, 
Beytu'l-Harem'deki hacilann lebbeyk 125 gagnlan hurmetine, Medine'de met- 
fun Hz. Muhammed (s.a.s.)'in hurmetine, kilic, gakan savasgi yigitlerin tek- 
bir nidalan hurmetine, temiz soylu ihtiyarlann ibadeti hurmetine, hak yolda 
yuriiyen gencjerin dogrulugu hurmetine; son nefesimizde, bire iki demekten 
kurtar beni! Gece-giinduz ibadet edenlerin, benim gibi ibadetsize sefaat etme- 
sini umuyorum. 

Allah'im! Temiz soylu insanlann hakki igin, beni kotuluklerden uzak tut. 
Elimizden fenalik ciktiysa bagisla. ibadetten iki buklum olan ve giinahlannm 
utanciyla gozlerini yerden kaldiramayan ihtiyarlann yiizii suyu hurmetine; sa- 
adet zamam, goziimu kapali; sahadet vakti, dilimi bagh tutma. Hakki gosteren 
yakin nuruyla yolumu aydmlat. Kotuliik yapmasm elim, girkini gormesin go- 
zum, kirli isler gevirmesin kudretim. 

Allah'im! Muhabbetinin havasmda asili duran hakir bir zerreyim ben. 
Oyle ki; karsmda varhgimla yoklugum birdir benim. Lutuf giinesinden azicik 
lsik ver bana. Gorenler, o lsik iginde gorsiinler beni. 

125 Beytu'l-Harem: Kabe. / Lebbeyk: Emrinize amadeyim, i§te buradayim. 



Bostan ve Gulistan 211 



Allah'im! As!, kotu kullanna nazar et ki, iyi olsunlar. Sen, sultansm; biz- 
se, koleniz. Padisahm bir iltifati, koleye yeter de artar bile. 

Allah'im! Bana ceza verdigin takdirde merhametine sigminm. Amel defte- 
rime bakacak olursan; 'Vaat ettigin, bu degildi.' deyip yana yakila aglanm. 

Allah'im! Beni kovma kapmdan. Ciinku gidecek baska kapim yok benim. 
Cahillik edip birkag gunliigune kapmdan uzaklasmissam, geldim i§te, simdi 
kapiyi yuzume kapama. isledigim gunahlardan dolayi utang iginde basimi one 
egerek af diliyorum senden. 

Ey lutfu bol, ihsam geni§ Allah'im! Huzuruna yalniz aczimi getirecek ka- 
dar yoksulum. Kabahatimle, gunahimla yargilama beni. Zenginlerin, yoksulla- 
ra yardim etmesi adettendir. Zayiftm, gugsuziim diye nigin aghyorum ki ben? 
Evet, belki zayif, giigsuz olabilirim. Ama guglii, kudredi efendim var benim. 

Allah'im! Gaflette bulunup elest-bezminde 126 verdigim ahdi unuttum. Ne 
yapabilirim; olan, oldu bir kez. Istek eli, kadere kar§i ne yapabilir ki? Hem 
tedbir elimizden ne gelir? Gunahlanmizin ozrii igin, bu niikte kafi degil mi- 
dir? Ne yaptimsa, sen bozdun. Kul, efendisi karsismda el agip dilenmekten 
baska ne yapabilir! 

Allah'im! Hukmtinden bas gekmiyorum ben; yalniz benim igin neye hiik- 
metmissen; basima, o geliyor." 

firkin Hikayesi 

Birisi, kara yagiz bir gence; "Sen gok cjrkinsin!" dedi. Delikanh, bunun 
iizerine ona oyle bir cevap verdi ki; soyleyen, oracikta apisip kaldi; "Kendi su- 
renmi, kendim yapmadigim halde, fena bir sey yapmisim gibi ne diye beni 
ayiphyorsun! Hem yuzum girkinse, bundan sana ne! Guzeli, girkini ben mi 
yarattim!" 

Allah'im! Hakkimizda takdir ettigin aim yazisi varken; hukmettigin -ne 
fazla, ne eksik- basimiza gelecek. Sonugta bunu degistiremeyecegimizi biliyor- 
sun. Mutlak kudret sahibi sensin. Biz kim oluyoruz ki! 

126 Yahut bezm-i elest: Diinya oncesi ruhlar boyutu. 



212 Sadi$irdzi 



Allah'im! Gosterirsen, dogru yola ula§ir; gostermezsen, yanhs yolda kali- 
nm. Kainati yaratanm yardimi olmadiktan sonra; kul, giinahtan nasil sakmir? 

Tovbesini Bozan Dervis Hikayesi 

Bir dervis vardi. Nefsine bir turlii hiikmedemiyordu. Geceleyin tovbe 
eder, sabahleyin bozardi. Bir gun icinde bulundugu durumuyla yilzlesmek 
icin nefsine seslendi. Oyle hos ve giizel seyler soyledi ki; dinlersen anlatayim; 
"Ancak ve ancak Yiice Allah'm diledigi tovbe bozulmaz. Yoksa bizim yemini- 
miz sebatsiz ve gevsektir." 

Allah'im! Uluhiyetinin hakki icin, gozumii batildan gevir ve yann beni 
ateste yakma. Yiizum garesizlikten topraga diiserken, giinahlanmm tozu gok- 
lere gikiyor. Allah'im! Rahmet yagmurunu yagdir. Cunkii yagmurun oniinde 
toz kalmaz. 

Giinahlanm yuziinden ilahi miilkte yerim olmadigim biliyorum. Ancak 
kendime ayak siiriiyecek baska bir yer de bulamiyorum. 

Allah'im! Susanlann kalbinden neler gectigini bir tek sen bilirsin ve yara- 
h goniillere ancak sen merhem siirebilirsin. 

Mecusi Hikayesi 

Mecusi'nin bin, kapilanm diinyaya kapayip kendini bir putun hizmetine 
vermisti. Aradan birkac yil gegti. Alnmm yazisi, bu kotii mezhepli Mecusi'yi 
onemli bir sorunla karsi karsiya getirince gareyi putunda arayip iyilik umidiyle 
hemen ayaklanna kapandi; "Ey put! Zor durumdayim. Ustelik camm da teh- 
likede. Ne olur merhametinle elimden tutup bana yardim et!" Ancak ne ka- 
dar dil doktiiyse de, putun ona yaran olmadi. Basmdaki sinegi kovmaktan 
aciz putun adama ne faydasi dokunur! Neyse Mecusi, bu duruma hayli icer- 
lenip hiddetli bir dille bagmp gagirmaya basladi; "Hey ahmak put! Sana kac 
yildir bosuna mi taptim? Ya su isimi yaparsm ya da yapmasi icm Allah'a gide- 
rim!" Puta ettigi secdelerin topragi heniiz yiiziindeyken, Yiice Allah onun di- 
legini kabul etti. Omrunii hakikati aramakla geciren bir zat, bu duruma hay- 
ret etti. Kafasi kansik bir halde §unlan aklmdan gecirdi; "Batila tapan algak bir 
sersem, put-hanenin sarabiyla sarhosken, ustelik daha gonlunii, kiifiirden ve 



Bostan ve Gulistan 213 



elini, hiyanetten yikamamisken; Yiice Allah, nasil olur da dilegini kabul eder, 
bir turlii anlayabilmis. degilim!" 

Karman gorman akh ve kararsizliktan peri§an kalbiyle zat, isin sirnni du- 
siinurken; goniil kulagma soyle bir ses dokundu; "O eksik goriiglu, sersem ih- 
tiyar; putun oniinde gok yalvardi ve fakat higbir dilegi kabul olmadi. Eger ni- 
yazi bizim dergahimizda da kabul olunmasaydi, sanem ile Samed 127 arasm- 
da ne fark kahrdi?" 

ArkadasJ Gonliinu Samed'e bagla. Cunkii diinyada her §ey puttan daha 
acizdir. Eger bu kapiya ba§ koyarsan, asla elin bo§ donmezsin. 

Allah'im! Kusurlu amellerimizle giktik huzuruna ve elimiz bo§ ama umit- 
le geldik. 

Sarho§la Muezzin Hikayesi 

i§itim ki; sarho§un biri, hurma jarabmm etkisiyle mescide girmi§ ve Yuce 
Allah'm kerem e§iginde; "Rabbim, beni giizel cennetine koy!" diye yalvarmi§. 
Bunu duyan muezzin, sarho§un yakasma yapi§mi§ hemen ve alayli bir dille; 
"Hey akildan, dinden gafil sarho§! Kopegin, mescitte ne i§i olur! Ne amel isle- 
din ki, kar§ihginda cenneti talep ediyorsun. §u surata bak hele. Bu girkin su- 
rata naz mi yara§ir!" deyip onu mescitten kovmu§. Sarho§, huzunlii gozlerle 
bakmi§ miiezzine ve aglamakh sesiyle kar§i koymu§; "Muezzin efendi! Gordii- 
giin gibi bir sarho§um ben. Qek ellerini iistumden. Sarho§ bile olsa, insanla- 
nn kalbini kirmak yaki§iyor mu sana? Hem sen, bir gunahkann Allah'tan ba- 
gi§ dilenmesini tuhaf mi buluyorsun? Bunlan ozriimu kabul edesin diye soy- 
lemiyorum. Tovbe kapisi daima aciktir ve Yiice Yaratici darda kalanlann her 
zaman yardimcisidir. Yiice Allah'm lutfu o kadar buyiiktiir ki, bu buyiiklugiin 
kargismda ben giinahlanmi buyiitmeye utanarak, §imdi burada ondan af di- 
liyorum. Ya sen; kibirlenerek beni bu temiz yerden kovmaya utanmiyor mu- 
sun hig!" 

Ya§lamp da bu yiizden ayaktan kesilenin elinden tutmazsan; ihtiyar, tek 
ba§ma nasil ayaga kalksm! iste o ayaktan kesilmi§ ihtiyar benim. 



127 Sanem: Put / Samed: Herbir §ey kendisine muhtac oldugu halde, kendisi hicbir jeye 
muhtaQ olmayan; noksansiz, kusursuz anlamlannda Allah'm sifatlanndan biri. 



214 SadX $irdzi 



Allah'im! Lutfunla elimden tut. Senden ne buyukliik ne makam istiyo- 
rum. Yalmzca §u zavalh, garesiz halimi gorup gUnahlanmi bagislamam dili- 
yorum. 

Dostlanmdan biri, ufacik bir kusurumu gorse, ar perdesini yirtip bu akil- 
sizhgimi dillere destan eder. Bu yiizden biz, birbirimizden korkanz. Ama sen 
her kusurumuzu gordugUn halde ortiiyorsun. Bu vesileyle affma sigimnz. 

Cehaletlerinden dolayi koleler, serkesjik ederken; efendileri, bunu gor- 
mezden gelir. 

Allah'im! Kerem ve ihsamnla affedecek olursan, diinyada bir tek gunahkar 
kalmaz. Ama kullanna, gunahlanna gore muamele edecek olursan; teraziyi 
kaldir, hepsini cehenneme gonder. 

Allah'im! Elimden tuttugun takdirde, erisemeyecegim makam kalmaz. Bi- 
raktigm takdirde de, elimden tutan olmaz. Huzurundan atarsan, kimse kabul 
etmez beni. 

Allah'im! Bana giig verirsen kimse kar§imda duramaz. Senin kurtardigim 
kimse yakalayamaz. Mah§er gunu insanlar iki ziimreye aynlacaktir. Bilmem ki 
ben hangisinden olacagim. Eger sag zumreden olursam §asanm. Cunku ben, 
sol ziimrenin yaptigi gibi kotii seyler pe§inde ko§tum. Ara sua; "Yuce Allah, ak 
sacjanma bakip belki beni bagi§lar." der, gonlumU bu Umitle avuturum. 

Hz. Yusuf (a.s.), bunca musibetler gorUp hapislerde yattiktan sonra, bir 
gun kiymeti bilinip hukmu yuruyunce Yakubogullannm fenahklanna bakma- 
di. Kendisine yaptiklan onca kotuluge ragmen onlan affetti. Getirdikleri bir- 
kag dirhemi de onlara geri verip; "Size bugiin serzeni§ yoktur. Artik sikmtila- 
nmz bitmi§tir. Rahat ve huzurlu olunuz." dedi. 

Bunun gibi ben de, bugiin sucju ve sermayesiz bir halde huzuruna cjki- 
yorum. Sen, bu gunahkar ve yoksul kulunu affeyle Allah'im! 

Allah'im! Hig kimse, benimkinden daha kara bir defter gormemi§tir. Qixn- 
ku amel defterimde ho§una gidecek higbir §eyim yok. Hakkiyla kulluk ve ita- 
atte bulunamadim sana. Yalmz lutfuna, ihsanma giiveniyor ve ancak senden 
af diliyorum. 

Allah'im! Umitten ba§ka sermaye getiremedim huzuruna. Omit bagladi- 
gim affmdan, mahrum etme beni. 



Gulistan 



ilk Soz 



Giilistan, bir saheserdir hig ku§kusuz. §iir ve duzyazi dilinin ig ige girisik- 
ligi, hikmetli igerigi, devrinin ekonomik, sosyal ve siyasi gergeklerine tanikhk 
etmesi basta olmak iizere daha bir gok yonuyle elden dusiirulmeyecek bu ki- 
tapta birbirinden enfes yiizlerce oykuyle karsila§acaksmiz. 

Okuyucu; egitim ve terbiye, dostluk ve muhabbet, sevgi ve a§k merkez- 
li bu oykiilerde kendinden bir parga bulacak, kimi zaman oykii kahramanla- 
nmn yerinde olacak, kimi zamansa onlara yolda§hk etmenin hazzmi tadacak- 
tir. 

Bu e§siz eseri hazirlarken Merhum Muhammed Ali Furugi'nin* nushasi- 
m esas aldik ve diger metinleri bu nushayla kar§ila§tirdik. Niishalan kar§ila§- 
tinrken de, eserin orijinal Farsga el yazmalanyla matbu baskilanna dugiirulen 
derkenar ve dipnot tiirii bilgi ve agiklamalann, Sadi'nin sozleriyle kan§tmldi- 
gmi gordiik. 

Oncelikle bu kan§ikhgi gidermekle i§e ba§ladik. 

Ancak bu karma§adan daha endi§e verici iki durumla daha kar§ila§tik 
sonra. Bunlann ilki, orijinal niishalarda olmadigi halde, Gulistan'a du§iilen ve 
Sadt'ye atfedilen(!) yeni hikayeler, ikincisiyse Farsga nushada oldugu halde ge- 
viri metinlerde yer almayan oykiilerdi. 

Bunlan da tek tek ayikladik. 

Bir de diiz yazili metinlerle §iirlerin kan§tinldigi yerler vardi. Titiz bir in- 
celeme sonrasi yine elimizdeki niishayi dikkate ahp bunlan da diizelttik. 

Nesir ve nazimla oriilii eserin agiga kavusabilmesi igin, nesir bolumleri- 



218 Sadl Sirdzi 



ni duzyaziyla; manzum misra, beyit ve kitalanni ise italik/yatikyaziyla verme- 
yi uygun gordiik. 

'Gulistan' iste boylesine yogun ve sitemli bir galismamn neticesinde orta- 
ya gikti. 

Ve son olarak eserin Farsga nushasmi bizim igin temin ve engin hosgoru- 
suyle son okumalara e§lik eden Arastirmaci-Yazar Saym Ahmet Baydar'a siik- 
ran duygulanmizi ifade ederek sizi 'Gulistan' ile bas basa birakiyoruz. 

Iyi okumalar dilegiyle... 

Osman Koca 



Giri$ 



Gonul borcumuz, minnet buyrugunu elinde tutan ve nimetlerini §iikre- 
den kullarma ayiran, aziz ve yiice Allah'adir. Gogiise giren hava omrii uzatir, 
cikan hava kalbi ferahlatir. O halde bir nefeste farkli iki nimet ve her nimete 
kar§ihk bir §ukiir vardir. 

Kimin elinden ve dilinden Yiice Alldh'i, 

Hakkiyla $iikredebilmek gelir? 

Ey Davud ailesi §ukrediniz! Kullanmdan §ukredenler oysa ne de azdir. 1 

Kid if in en iyisi Allah' a kar$i 

Kusurunu bilip af dilemektir. 

Ahsi takdirde hayirh ameli olmayan hie kimse, 

Hakkiyla O'na $ukredemeyecektir. 

O'nun rahmetinin sayisiz yagmuru her §eye ula§mi§, esirgemedigi nime- 
tinin sofrasi her yere serilmi§tir. i§ledikleri a§m giinah ve ta§kmliklan yuzun- 
den kullarmm ar perdesini agir bir veballe asla yirtmaz, nzkmi da hatadan do- 
layi azaltmaz. 

Ey gizli hazinesinden putperestlere, kdfirlere nzik veren Rezzdk! 

Du$manlanni bile gozetir iken dostlanni nasil mahrum birahrsin! 

Ey Allah'im! Saba riizgan, do§emecisine 'zumriit yaygilan yay' demi§. 
Bahar bulutu, bakicisma bitki kizlanm yer be§iginde beslemesini emretmij. 

1 Kuran-i Kenm, Sebe Suresi, 34-13 



220 Sadi $irdzi 



Agaglara nevruz kaftani olarak yesil desenli gigekli giysiler giydirmi§. Bahann 
geli§ine baslan tach dal gocuklan sevinmi§. Kamistan Qikan su kudretiyle bal 
tadmda §eker, hurma gekirdegi devasa agac, olmus. 

Bulut, rixzgar, ay, giinej vefelek 

Elde ettigin ekmegi gaflet icinde 

Yemeyesin diye donmektedir. 

Ey insanoglu ju ger^egi iyi bilmelisin ki, 

Her §ey dimdik ayakta senin i^indir, 

Oysa itaatsizligin, insaf dairesine sigmaz. 

Kainatm efendisi, varhklann kivanci, alemlerin nese kaynagi, iki cihan 
miman Hazreti Muhammed (s.a.s) Efendimiz; 

Sefaat eden, sozu dinlenen, comert ve ddil, 

Endami giizel, guleryuzlit, niibuvvet muhurliX peygamberdir. 

Senin gibi arkasi olan ummetin, ne kaygisi olur? 

Kaptani Nuh (as) olanin, dalgalardan korkmasina ne gerek var? 

0, olgunluguyla yuksek derecelere ula$ti. 

Cemaliyle karanhklan yardi. 

Butiln huylan mukemmel olan 

Bu se^kin insana ve ailesine saldt ve salavat getiriniz. 

Bir hadis-i genflerinde Peygamberimiz; "Gunahkar bir kul, kabul edilme- 
si umuduyla tovbe elini agip da Yiice Allah'm makamma kaldirsa, fakat Yiice 
Allah ona bakmasa, o kul da bunun uzerine umit kesmeyip tekrar el agsa, fa- 
kat Yiice Allah ona yine bakmasa, o kul nihayet yine yalvanp inleyerek Yiice 
Allah'i gagirsa, bu kez Yiice Allah meleklerine seslenerek; Ey meleklerim ben- 
den ba§ka ilahi bulunmayan kulumdan ben utandim, duasim kabul euim, is- 
tegini verdim. Zira kullanmm yalvanp yakarmasmdan beni daha gok mahcup 
edecek bir ba§ka §ey yoktur." diye buyurmuslardir. 

Huda'nin keremini, lixtjunu gbr ki, 

Kul gixnah ijliyor ama 0, utamyor. 

Onun yucelik evinden aynlmayanlar 'Sana hakkiyla ibadet edemedik' 
diye kusurlanm agiga vurup kabullenirier. Onun cemalinin vasiflanm ovenler 
'Seni hakkiyla bilemedik' diye hayrette kaldiklanm itiraf ederler. 



Bostan ve Gulistan 221 



Biri, Allah'in vasjim bana soracak olsa 

'Ben d$ik'im, ise benzersiz.' derim, 

Ba§ka ne soyleyebilirim ki! 

Sevgilileri icin olen a$iklar, nasil dile gelir! 

Ariflerden biri, bagmi ilahi durumlan sezinlemeye gevirir gevirmez ke§if 
denizine dalmi§. O tilsimh hal gegince dostlanndan biri; "Bulundugunuz bah- 
geden bize ne hediye getirdiniz?" diye sormu§. O zat, kendine gelince; "Gul 
agacma yetigtigimde igimden gul toplamak gegti. Alip bunlan dosdanma he- 
diye edeyim dedim. Ancak gulun kokusu beni oyle sardi ki, akhm o an ba$im- 
dan gitti. Elimde ne gill kaldi, ne utku!" diye cevap vermi§. 

Ey seher bulbulu! Sen a$h, bir kelebekten ogren, 

yanarak can verdi de hie ses etmedi. 

Halbuki bu yolda olanlar, onu istemesini bilmiyorlar, 

Gercekten haberi olanlarsa sirlanyla kayboldular. 

Zira onlardan geriye hicbir haber gelmedi. 

Ey hayalden, hyastan, zan ve tahminden, vehimden duyduklanmiz 

Ve okuduklanmizdan cok dahayuce olan Allah'im! 

Meclis bitti, omur tukendi. 

Oysa biz, vasijlanni anlatmakta heniizyolun ba$indayiz. 



Islam Sultamnin Guzd Sifatlan* 



Sadi'nin giizel adi halkm diline dusmiis, sozii yeryiiziine un salrmstir. 
Oyle ki; soziinii herkes seker kamisi gibi signer, mektuplanm altm misali mu- 
hafaza eder. Butiin bu halleri sadece Sadi'nin faziletine, soyleyisteki ustahgi- 
na vermemeli. Belki cihanm sultam, zamanm kutbu Siileyman muhrunu elin- 
de mtup iman ehline yardim eden, ulu sultan, buyiik atabek, yeryuziinde Al- 
lah 'in halifesi, Sa'd bin ZengI oglu Muzafferiiddin Ebu Bekr'e -ki; Allah ondan 
razi olsun, onu da kendinden hosnut eylesin- Sadfye yardim kanatlanm gerip 
takdir etmi§, Sad! ise onu goniilden sevmis, biitun halk ve yoneticileri ona ilgi 
gostermistir. Cunkii halk, sukanlanmn yolunu takip ederler. 

Sen bu diiskiine nazar hldigin giinden beri, 

Eserlerim giXnesten daha parlak oldu. 

ButiXn ayxp ve kusurlar bende bulunsa da, 

Sultanm hos gbrdugu kusurlar huner oldu. 

Birgiin hamamda sevgili dost, 
Bana bir parca guzel kokulu kil verdi. 
Me "Misk misinyoksa anber mi? 
Kokunla kendimden gegtim" dedim. 
Kil bana soyle cevap verdi: 



2 Sad! bu bolumde eserini ithaf ettigi Jehzade Sa'd bin Ebu Bekr'e ovguler duzmektedir. Ba- 
basi Sa'd bin Zengi, Fars atabeklerindendir. 



Bostan ve Gulistan 223 



"Ben adi bir Ml idim. Bir zaman giille haldas oldutn. 

Gixzel kokusu bana sindi. 

Yoksa bildigin basit bir toprak pargasiyim." 

Ey Allah'im! Okunan ayetler hurmetine Muslumanlann faydasma o sulta- 
ran omrunii uzat. Yaptigi iyiliklerin ecrini kat kat ver. Sevenlerinin, valilerinin 
derecesini yiicelt. Dugmanlanm ve kalpten kin besleyenlerini kahnnla yok et. 

Dixnya onunla mutlu oldu, huzuru devam etsin. 

Mevld, zafer sancaklanyla muzaffer eylesin. 

Onun dah budagi oglu da onun gibi yeti$mekte. QunkiX kokii bellidir. 

Topraktaki filizin guzelligi tohumun asaletinden ileri gelir. 

E§i ve benzeri olmayan Yiice Allah, temiz §iraz halkini, adil hakimlerin 
heybeti ve bilgileri ile hareket eden ilim adamlannm himmetiyle kiyamete ka- 
dar huzur ve guven iginde korusun. 

Belinda senin gibi, Yuce Allah'in golgesi bulundukga, 

Pers ulkesinde zaman jitnesinden eseryoktur. 

Bugtin ju uzayip giden yeryiizunde senin esigin gibi hoik, 

Hakk'in nzasi ixzerine yasayan bir baska topluluk gorulmez- 

Sana garesizlerin hatirlanni gozetmek, bizeyse sukredip, 

Alemleri yaratan Yixce Allah'aguzel mukajatlar vermek yarasir. 

Allah'im! Toprak ve riizgar durdukca, 

Pers topragini jitne belasmdan emin hi! 



Kitabin Yazih§ Nedeni 



Bir gece gegirdigim giinleri du$unuyor, bo§a harcanmi§ omrume uzulii- 
yor, gonul sarayinm ta§mi gozya§imm elmasiyla delip halimi ozetleyen §u be- 
yitleri soyliiyordum: 

Her an omrumden bir nefes daha gidiyor. 
Etrajima bahyorum, kimseler kalmamis. 
Be adam! Elli yasxnx devirdin ama hdla uykudasin. 
Kalan tic be} gunun hymetini nasil anlayacaksin! 

Hayatim bosa gecirip is gormeyen, 

Goc davulu caldigi haldeytikunu hazir etmeyen! 

Goc sabahimn tath uykusu, 

Zavalh nejeri elbette yolundan ahkoyacaktir. 

Bu dixnyaya her gelen bir ev kurdu ve gitti, 

Oysa oldti veyerine bir baskasi gecti. 

Yerine gelen de onun gibi kibirlendi, 

da oltince evi, kimse sahiplenmedi. 

Bekasi olmayam dost edinme, 
Bu gaddar, dosdugu anlamaz. 
Madem iyi kotu herkes olecek, 
Bahtiyar, iyiligi dtistur edinen kisidir. 
Azigmi kabrine kendin gander, 
Senden soma kimse gonderemez zira. 



Bostan ve Gulistan 225 



Omixr temmuz gune$ine maruz kalan kar gibidir 
Erimtj gitmij ama ejendi, gururlanmakta hdld! 



Ey pazara eli boj giden ki$i! 
Korkanm ki mendilin dolmaz- 
Ekinini ye$ilken yiyen adam, 
Harman zamam ba$ak toplar. 

Bu sozleri dusiindiikten sonra bir koseye gekihneyi ve kimseyle goriisme- 
meyi yegledim. Kitabimi perisanhktan anndirayim ki, bundan sonra pisman 
sozler soylemeyeyim. 

Dili kesilmi$; dilsiz ve sagir olarak bir ko$ede oturan,, 

Dili kendi hukmunde olmayan kimseden daha iyidir. 

Diyip bu dusuncemi uygulamaya gegirdim. Derken kederli zamanlan- 
mm terciimam olan bir dostum yanima gelip beni guldiirmek, oyalamak iste- 
di. Ama ben cevap vermedim. Basimi secdeden kaldirmadim. ManevI alemin 
atesK duiiincelerine daldim. O zat, halime giicendi. Dargm dargin yuzume 
bakmak igin egildi ve naif bir sesle dedi ki: 

Kardep. BugiXn soz soylemek miimkunken soyle, tath tath konu.}. 

Yann ecel habercisi gelince garesizjazlasiyla susacaksin. 

Bir baska dostum onu soyle ikaz etti: "Sad! gayret etmis, bundan boyle ya- 
sadikga uzlete gekilmek ister. Kimseyle konusmayi dilemez. Sen de boyle ya- 
sayabilirsen basmm garesine bak ve bir an ewel halktan uzaklas." 

Dargm dost "Allah a yemin olsun ki" diye cevap verdi. "Sadi benimle tath 
tath konusmadikga buradan gikmam ve huzura kavusmam. Dostlan incitmek 
is degildir. $ayet yemin etmisse kefareti gerekir." 

Be akilh adam, agizdaki dil, 

HiXner sahibinin hanesinin anahtandir. 

Bir dixkkan kapm kilitli oldugunda 

Sahibi kuyumcu mu gergi mi belli olmaz. 

Arijler katinda susmak edepse de 

Gerektiginde konu$mah insan. 



226 Sadl Strdzt 



iki sey delilige isaret eder: 
Bin soyleyecegi yerde susmak, 
Digeri susacagi yerde konusmak. 

Soziin ozu o zat, sadik dostum oldugundan yiiz gevirmeyi kendime reva 
gormedim. 

Kavga etmek istediginde dyle bir insan sec ki, 
Ona ne ihtiyaan olsun, ne de ondan korkun. 

Caresiz konusa konu§a sehirden aynldik. Mevsim ilkbahardi. Sogugun 
direnci kmlmis, giil vakti eri§mi§ti. 

Agaclann uzerindeki yapraktan gomlekler, 
Insanlann bayramhk giysileri gibiydi. 
Celdli aylardan nisan baslangia idi. 
Dallann minberlerinde biilbuller sakiyordu. 
Kizil gill ilzerine cigden inciter dokunuyordu. 
Tiph ojkeli sevgilinin yanagindaki benler gibi. 

Dostlardan biriyle bahgede geceledik. Bulundugumuz mekan gekici, hos 
bir yerdi. Gorkemli ve heybetli agaglann dallan sarmas. dolas olmustu. Gece 
vakti baksam, yere billur taneleri sagilmi§, goge ise Ulker yildizi asilrms. sanir- 
dim. 

Bir bahce ki icinde bengisuya benzer, 

Soguk ve tath bir pinar var. 

Agaclarda kuslar otiisuyorlar. 

Toprak rengarenk lalelerle bezenmis. 

Agaclar meyveye durmus, 

Sabah riizgan agaclann altina 

Rengarenk hahlar sermis. 

Sabah olunca gitmeye karar verdik. Baktim dostum etegini giil, reyhan, 
siimbiil ve feslegenle doldurmus, sehre gotiirmek istiyordu. "Bilirsin ki" de- 
dim kendimi tutamayip "giiliin omrii az olur. Cok siirmez bu Giilistan bozu- 
lur. Ne demis. bilgeler; 'fani §eylere kanma sakm. Sonra elinde ne giil kahr, ne 
Giilistan." 



Bostan ve Gulistan 227 



Dostum "peki o halde ne edelim" dedi. Ben de "Okuyanlann gozlerini se- 
vindirecek, iglerini ferahlatacak bir kitap yazmak istiyorum" dedim. "Sonba- 
har ruzgannm ili§medigi, felegin doniisuyle bahan hazana gevrilmeyecek bir 
kitap... Adr. Gulistan..." 

Bir deste giil ne isineyarar ey dost! 

Yerine benim Gulistammdan biryaprak al. 

Bilirsin iste, gulun bmru az olur. 

Bu Gulistan ise daima taptaze durur. 

Ben bu sozu soyleyince dostum etegindeki gulleri dokup derhal etegi- 
me yapisti. "Haydi bakayim" diye seslendi, "yigit kisi sozunde durur." Ben de 
"Peki, oyle olsun" dedim ve Gulistan'i yazmaya karar verdim. Birlikte gegirdi- 
gimiz o gunu ve karsihkh konusmalanmizi hemen kaleme aldim, gerisini bos 
biraktim. Yazida oyle bir dil kullandim ki konusanlar hayrete dtistu, soz usta- 
lan soze kiistu. Neyse sozii fazla uzatmayayim. Giil fash kapanmadan, dallar 
giillere durmadan, Mennan olan Allah 'in izniyle Giilistan'i bitirdim. Bitti de- 
dim, fakat gergekte bitmedi. Belki ne zaman sahlann sahi, Arap-Acem sultam, 
denizler ve karalar sultam, biiytik atabek Muzafferiiddin Ebu Bekr bin Sad ibn 
Zengi'nin oglu, cihan efendisi, Allah'm halifesi ve ziyasi, mansur ve muzaffer 
sahane zatlan liitfederek gozucuyla bakarsa ikbali devam etsin. Arzulanm da- 
ima iyilige ve guzellige yorsun. 

$ehzadenin sahane iltifati, 

Kitabimi suslerse sayet, 

Kitabim Qn bakiasi, 

Erteng'in 3 eserine benzeyecek. 
§ehzademizin bu kitabi sikilmadan 

Okuyacagim umuyorum. 

Cunkii su soz oldukca meshurdur: 

'Gulistan sikintiyeri degildir.' 

Bir de onsozu, kuvvetli sehzademizin 

Mubarek adina yazilmissa ne a'ld. 

3 Ertengya da Erjenk: Mani'nin diinyaca unlii mitolojik resim kitabi. 



Bixyixk Emir Ebu Nasir Oglu Eahreddin'in Vasijlan 



Fikrimin ince gulu bu eser, giizellikten yana zaten essiz kaldigi igin bana 
kar§i ba§im egmi§ yukan bakamiyor. Karamsar gozlerini ayagimn ucuna dik- 
mis kaldiramiyor. A|iklann arasma katihp da arzi endam edemiyor. Meger 
alim, amil, kayidi, muzaffer, mansur, gariplerin sigmagi, faziledileri gozeten, 
zahideri himaye eden, ahalinin oviing kaynagi, saltanatm sag eli, din ve dev- 
letin basi, buyiik emir 'Ebu Bekr bin Ebu Nasir' 4 bu eseri kabul ile bana de- 
ger verecek olursa i§te o zaman eserim de kendini gosterecektir. Allah omrii- 
nii uzun, kadrini kiymetli etsin. Gonlunii ferah, mukafatmi kat kat ziyade ey- 
lesin. 

Oram yardim golgesine sigmanlann 

Gunahlan silinir, du$manlan dost olur. 

Butiin kolelerin, hizmetgilerin onun zatma kar§i belidi bir hizmeti vardir. 
Eger o hizmetin yerine getirilmesinde azicik tembellik ve gevseklik gosterir- 
lerse huzura gagnhp azariamdar. Yalmz dervi§ takimi miistesna. Onlann vazi- 
feleri goriilen iyiliklere siikretmek, ululanm hayir ile yad etmekdr. Ancak va- 
zifeleri huzurda olmayip gizli devam eder. Cunkii agiktan yapilan dua; giybet, 
iginden edilense niyazdir. Ki Allah, bu ikinci tur dualan kabule yakmdir. i§te 
bu vesileyle dervisjer higbir azara ugramaz. 

Zaman annesi senin gibi bir focuk dogurunca 

Felegin sukliXm biiklum beli neseyle dogruldu. 

Cihamyaratan Yuce Allah 'in boyle bir gocuk vermesi 



4 Salgur Hanedanhgi'nda gorev yapmij bir devlet adami. 



Bostan ve Gitlistan 229 



Hikmeti geregi samndan ve liitjundandir. 
Her kim iyi adla ya§arsa ebedi hay at bulur. 
Zira vefatindan soma hayirla amhp 
Adim daima yasatmis olur. 

Ey bixyuk emir! Fazilet ehli; seni ister bvsim, isteryersin, 
Giizel yuzunim hicbir susleyiciye ihtiyaa yoktur. 



Hizmette Kusurdan Dolayi Bir K6$eye Qekilmenin Sebebi 



Efendimin dergahma hizmet igin devam edemeyisjmin gerekgesini, Bu- 
zurkmihr'in 5 bir soziiyle arz etmek isterim: 

Hint alimlerinden bir grup Buzurkmihr'in fazileti hakkmda atesli bir tar- 
ti§maya giri§mi§lerdi. Neticede onun igin bir kusur bulmakta zorlanmadilar. 
Zira kotii niyetliydiler. Dediler ki; "Agir agir konusur, gokga dusiiniir, karsism- 
dakiler o sozunii bitirinceye kadar huzurunda oylece beklermi§." Bunun uze- 
rine Buziirkmihr §6yle cevap vermis; "Ne soyleyeyim diye du§unmek, nigin 
soyledim diye pi§man olmaktan gok daha iyidir." 

iyiyetistirilmis, ihtiyar ve soz bilen, 

Once dusunixr, sonra soyler. 

Dusiinmeden soze baslama, iyi soyle. 

Gee soylersen sakincasi yok. 

Diisun sonra soyle ve hatta 

Baskalan susturmadan susmasim bil. 

tnsani hayvandan ustun tutan konusma yetenegidir. 

Ancak dogruyu soylemezsen hayvan, senden ustun olur. 

Hele arif ve alim yatagi olan efendimin meclisinde, buyiik zatlann kar§i- 
smda soz soylemeye cesaret edersem arsizhk etmis olurum. Boylece pek de- 
gersiz sermayem efendime varmadan eriyip gider. Ciinku kuyumcular gar- 



5 Buziirkmihr ya da Buzurcmihr: Adaletiyle nam salmi?, iinlu Sasant sultani Enusirvan'm ve- 

ziri. 



Boston ve Gulistan 231 



§ismda boncuk, bir arpa deger tasjmaz. Gunes karsismda mum i§ik vermez. 
Yuksek minare, Elvend 6 daginm eteginde algak kahr. 

Her kirn nefsine uyup kafa tutarsa 

Diismanlan akin akin ona dogru kosar. 

Sddi zayijve dixskundur. 

Oysa dixskixnle kimsc ccnge cikmaz. 

Once dixsunce, soma soz, 

Once temel, sonra duvaryani. 

Agac, yontmayi bilirim ama bahgede degil. Guzellik satanm fakat Kenan 
ilinde degil. 

Lokman Hekim'e sormuslar: "Hikmeti kimden ogrendin?" 

"Korlerden ogrendim" demi§. 

§askm bir halde "iyi de bu nasil olur?" demi§ler. 

"Cimku onlar" diye cevap vermis, "gidecekleri yeri degnekleriyle yoklayip 
iyice anlamadan adim atmazlar." 

Girmeden ewel gikmayi dii§un sen de. Erkekliginden emin ol, sonra ev- 
len. 

Gere i horoz kavgada ceviktir ama 

Tung penceli doganin karsisinda duramaz- 

Kedifareyiyakalarken aslan kesilir de 

Kaplan He cenge tutustugunda fare olur. 

Bu kitaba hizmetkarlarmm ayiplarma ve kusurlanna goz yuman, kugiik- 
lerin kabahatlerini saklayan ulu kisjlerin ahlakinin yam sira segkin eserlerden 
ornekler, oykuler, sjirler ve gegmis sultanlann kissalanni aldik. Kiymetli 6m- 
run bir pargasim sirf bu esere ayirdik. 

I|te Gulistan'in tasnifine vesile bu olmustur. Tevfik Allah'tandir. 

Vixcudumuzun her bir zerresi 

Topraga donse bile, 

6 Elvend Dagi: iran'a bagh Hemedan sehrinin giineyinde yuksek bir dag. 



232 Sadi Jirdzf 



Bu nazim ve tertip yillarca 

Yasamaya devam edecek. 

Bu kitain ardimizda bir nahs, bir \z kalsin diyeyazdik, 

Qunkix bu dixnyada hig bir varhk kaha degildir. 

Kalbi samimiyetle dolu insanlar 'Allah rahmet etsin' derse, 

iste bu dua ve temenni, bizim icin yeterlidir. 

Kitaplann diizeninde, bolumlerin birle§tirilmesinde, sozii kisa kesmek 
uygun goruldu. Bu yiizden Gulistan agacmm dallan, birbirine uzanan bu bah- 
ge, tipki cennet gibi sekiz kat olacak §ekilde ozetlendi. Cunkii fazla olsaydi, 
okuruna usang verebilirdi. 

Birinci bolum sultanlann guzd ddetlerinden, 

ikinci bolum dervislerin ahlakindan, 

Uguncu bolum kanaatin jaziletinden, 

Dorduncu bolum sukutun jaydalanndan, 

Besinci bolum genclik ve asktan, 

Altina bolum duskunluk ve ihtiyarhktan, 

Yedinci bolum terbiyenin oneminden, 

Sekizinci bolum sohbet addbindan bahseder. 

Bu sure icinde vakit hos oldu, 

Baktim tarih hxcrx 656 7 oldu, 

Tek gayem ogut vermekti okura, 

Bunu soylemek bana nasip oldu. 



7 Yanimiladi 1258 



Birinci Bdliim 

Sultanlann Adetleri 



Birinci Hikaye 

Bir sultanm, masum bir esirin olduriilmesini emrettigini isittim. Zaval- 
h tutsak, canmdan umidini kesince kendi diliyle sultana sovmeye, hakkmda 
kotu, girkin laflar etmeye baslamis. Cunkii; "Canmdan umidini kesen, iginde 
olam soyler" demis bilgeler. 

Zor zamanda kagmaya imkan kalmayinca, 

El, keskin hlian ucunu tutar. 

Kopege saldiran maglup kedi gibi, 

Umutsuzluga dii$iince insanin dili uzar. 

Sultan bu tutsagm soylendigini goriince "Bu ne soyleniyor boyle?" de- 
mis. 

Iyi huylu vezirlerinden biri gekinerek cevap vermis; "Ey sultamm! Ofkele- 
rini tutanlar, insanlan bagislayanlardir 8 ayetini okuyor sizin igin." 

Bunun iizerine sultan tutsaga acimig ve onu affetmis. 

Birinci vezirin aksine baska bir vezir kendini tutamayip araya girmis; "Bi- 
zim gibilere sultan huzurunda yalan soylemek yarasmaz. Sultamm, o size so- 
vUp saydi, hakkimzda pek girkin sozler etti." diyerek ilk veziri, sultana gam- 
mazlamis. 

Ikinci vezirin sozlerine sultanm cam hayli sikilmis. Once ortaya konus- 

8 Kuran-i Kerim, Al-i iraran Suresi, 3/134'ten almti. 



234 Sadl $irdzi 



mus; "Onun yalam, senin dogru sozunden daha hos geldi bana." Sonra ikin- 
ci vezirine bakmis; "Cunku onun sozu iyilige, seninkisi ise kotuliige agilan bir 
kapidir." 

Bilgeler; "is bitiren yalan, fitne koparan dogrudan daha iyidir" demisler. 

Sultamn dinledigi ve sozune uydugu kisi, 

iyilikten baska bir sey soylerse yaziklar olsun! 

Ferldun 9 ko§kunun duvannda meger §6yle bir beyit yazihymi§: 

Karde$! DiXnya kimseye kalmaz. 

Gonlunii Allah'a ver de kurtul. 

Dixnya mulkune aldanma sakin. 

QiXnku senin gibi nice kisiler beslemis. 

Fakat sonunda dldurmixstur onlan. 

Madem temiz olan ruh cihp gidecek 

Ha taht iizerinde olmussiin, ha toprakta! 

Ikinci Hikaye 

Horasan sultanlanndan biri riiyasmda, Sebuktegin oglu Gazneli Sultan 
Mahmud'u vefatmdan yuz yil sonra biitiin vucudu toprak olmus, yalmz goz- 
leri yuvasmda doner halde bakarken gormus. Bilge tabirciler bu riiyanm yoru- 
mundan aciz kalmislar. iglerinden sadece bir dervis, sultamn huzuruna ede- 
biyle Qikip "Gozleri hala bakiyor, giinku mulkii baskalanmn elinde. Bedeniy- 
se toprak, zira oliimu muhakkak. Hasretle; 'mulkum kimlerin elinde, acaba ne 
oldu?' diye inlemektedir." demis. 

Nice sohretii kisileri topragin altina gommusler. 

BugiXnse yeryuzunde varhklanndan bir iz bile yok. 

zayif, comert ihtiyan toprak altina teslim ettiler. 

Toprak onu dyle yedi ki, geriye kemigi bile kalmadi. 

9 Feridun ya da Aferidun: Pt$dadi Hanedam sultanlanndan oldugu sanilan bir destan kah- 



Bostan ve Gulistan 235 



Bir tek Enusirvdn 10 adi, adaletiyle diridir, 
Her ne kadar olmixs ve c ok zaman gecmis olsa da. 
Arkadas! Filanca bldix diye tellallar seslenmeden 
Derhal iyilik yap ve omrix ganimet bil. 

U^uncii Hikaye 

Bir sultamn §ehzadelerinden birinin kisa ve sade, karde§lerinin ise uzun 
ve giizel olduklanm i§ittim. Kisacasi sultan kisa boylu oglunu kugumsuyor- 
mu§. Bir gun ona anlamh anlamh bakmi§. Zeki §ehzade durumun farkma var- 
mi§. Babasma hurmette kusur etmeden "Ey baba! Akilli kisa, cahil uzundan 
daha iyidir" demi§. "Boyca her uzun olamn kiymeti de biiyuk olmasa gerektir. 
Cukii koyun temiz, fil ise murdardir." 

Yeryixzundeki daglann en ku\ugii Turdur. 11 
Fakat kiymeti Allah katinda oteki daglardan daha buyuktiir. 
isittin mi bir giin bir zayijdlim, 
Bir sisman ahmaga soyle demis: 
'Arap ati her ne kadar zayij ise de, 
Bir tavh esekten daha seridir.' 

§ehzadenin sozlerine babasi icjn igin giilmu§, saray erkam pek begenmi§- 
ler, karde§leri ise incinmi§ler. 

Bir insan soz soylemedikce 

Ayibi ve hiineri gizli olur. 

Her ormam bos sanma. 

Icinde uyuyan bir kaplan olur. 

O sirada getin bir du§manm sultana sava§ ilan ettigini i§ittim. iki ordu 
kar§i kar§iya gelmi§ler. Meydanda atim ilk ko§turan kisa boylu §ehzade olmus. 
ve du§mana cesurca §6yle seslenmi§: 



10 Adaletiyle iinlu, Sasam Devleti'nin yirminci hukiimdan. 

11 Hz.Musa'mn Allah ile konu§tugu dagin ismi. 



236 Sadi$irazi 



Cenk giinu size sirtini donecek kadar korkak degilim ben. 

Kanh toprak arasinda bas anyorsan bit ki iste o benim. 

Harbe giren kendi, kacansa ordusunun kaniyla oynar. 

Sehzade bunlan soyledikten sonra diismana hiicum etmis. Karsi saftan 
birkag yigidi yere sermis. Ardmdan doniip babasmm huzuruna gelerek yeri 
opmus ve: 

Muhterem babaagim, sana degersiz gorunmiisturn. 

Sense sismanhgi huner saymaktaydin. 

Savas meydanmda ince belli Arap ati ise yarar. 

Kosmaktan adz besili okuzler ne yapsin! 

Dedikten sonra adamakilli huzursuzlanan ordusunu dolasmaya baslamis. 
Meger dusman sayica gok, bunlar az imisler. Askerlerin bir kismi kagmak is- 
temis. §ehzade "Yigitlerim" diye onlara seslenmis, "savasm da kadm elbisesi 
giymeyin." 

§ehzadenin sozleri suvarileri hirslandirmig. Bunun iizerine hemen diis- 
mana hucum etmisler ve ayni gun iginde sava§i zaferle bitirmijler. 

Oglunun bu zaferine tanik olan sultan, sehzadesinin alnmi operek onu 
bagnna basmis ve hemen oracikta veliahdi oldugunu haykirmis. Kardesle- 
ri onu kiskanmislar. Yemegine zehir koymuslar. Ganlaktan bu suikasti goren 
kizkardesi, pencerenin pervazlanni garparak onu uyarmis. Zeki sehzade hileyi 
anlayip yemekten elini gekerek kardeslerinin duyabilecegi bir sesle; "Hiinerli 
kisiler olsiin de, hunersizler geride kalsm. Bu olacak is mi!" demis. 

Diinyada hiima kusu 12 kalmasa dahi 

Baykusun golgesine kimse yanasmaz- 

Hadiseyi sultana duyurmuslar. Bunun iizerine sultan ogullanm huzuruna 
gagirtip onlan bir bir cezalandirmis. Sonra kardesler arasmdaki kiskanghgi bi- 
tirmek iizere memleketinden her birine istedikleri yerleri taksim etmis. Nite- 
kim bu taksimden sonra gergekten de fitne bitmis tiikenmis. 

12 Hiima ku§u: Golgesinin talih getirdigine inamlan mitolojik bir kuj, Zumriidii Anka. 



Bostan ve Gidistan 237 



Bilgeler; "On dervis bir kilime sigar da, iki sultan bir cihana sigmaz." 
der. 

Allah dostu, bir ekmegin yansini yerse, 

Diger yansini jakirlere sunar. 

Bir sultan yedi htaya sahip iken, 

Diger bolgeleri de almayi arzular. 

Dordiincu Hikaye 

Arap haramilerinden bir topluluk bir dag basma yerlesmis, kervan yolu- 
nu ele gegirmislerdi. O bolgede yasayan cumle halk onlann hilelerinden, az- 
gmhklanndan ve talanlanndan haylice urkmiislerdi. Ozerlerine varmak iste- 
yen sultan ordulan da iistelik bir bir maglup olmustu. Cunkii sigmdiklan yer 
vanlmasi getin kuytu bir mekandi. Orada kerpigten kaleleri vardi. Bu musibet 
durum uzerine bolge halkmin ileri gelenleri toplamp, yol kesicilerin surulme- 
si igin karsihkh fikir ahsvenslerinde bulundular. 'Bu toplulugun onu almmaz- 
sa bir zaman sonra onlarla basa gikilamaz' diisuncesinde birlestiler. 

Yeni kok salmis bir agaa 

Bir adam bile yerinden sokup ahr. 

Hayli zaman gecerse iistunden 

Pehlivanlar bile caresiz kahr. 

Pinar basim bir kurehle kapatirsm ama, 

Su Qogahnca fille dahi gecemezsin. 

Uzun goriismeler neticesinde bir gozcii gonderip uygun am kollamaya 
karar verdiler. O giinden sonra gozcii gundiiz ve gece ara vermeden bunla- 
n gozetlemeye basladi. Sonunda bir gun bu haramiler bir kavmin uzerine sa- 
vasmaya gittiler. Gozcii gelip olanlan haber verdi. Derhal bir oncti grup esli- 
ginde, daha once savaslarda kahramanlik gosteren yigitler o sarp daga gikip, 
hendeklerinde gizlendiler. Gece oldu sonra. Hirsizlar geri dondiiler. Dondiik- 
leri yol gok uzun, ganimetleri pek agirdi. Hepsi yorgun dusmiis bir halde uy- 
kuya daldilar. 



238 Sadt $irdzi 



Giines batmis, karanhk cdktan Qokmiis idi. 

Yunus peygamber'i sanki bir bahkyutmus idi. 

Gecenin ilk geyreginde yigitler, saklandiklan hendeklerden bir bir gikti- 
lar. Gaflet uykusuna yatan haramilerin ellerini, kollanni bagladilar. Tan yeri 
agardigmda getirip sultanm huzuruna gikardilar. Sultan bunlan gorur gormez 
hepsinin katlini emretti. 

Tesaduf bu ya, aralannda gengligin ilk meyvesi henuz olgunla§mi§, yanak 
bahgesi ye§illige yeni vurmus. bir delikanh vardi. Vezirlerinden biri sultanm 
huzuruna gelip etegini operek "Bu gocuk, hayat bahgesinde henuz meyve ver- 
memi§, taze bahannda bir fayda elde etmemi§." diye yalvanp yakarmaya bas- 
ladi. "Onun kanmi bagislarsamz sultamm beni mutlu edersiniz." 

Bu yakan§lan duyan sultan yiizUnu eksitti. Duydugu sozlerin hosuna git- 
medigini sesiyle belli ederek §6yle dedi: 

Soysuz kiji iyilerden terbiye almaz- 

Yeteneksiz adami terbiye etmeye gah$mak, 

Kubbe iizerinde cevizi tutmaya benzer. 

Bunlann bozuk neslini ve kabilesini kesmek daha makul, koklerini ka- 
zimak daha iyidir. Atesi sondiirup kozu birakmak, yilam olduriip yavrusunu 
korumak akil kan degildir. 

Bulutlar bengisu yagdirsa da 

Sogut dalmdan asla meyve yiyemezsin. 

Vaktini soysuzla bo$a harcama, 

Hasir kami$indan $eker yiyemezsin. 

Vezir bu sozleri dinledi. ister istemez kabullendi. Sultanm guzel du§unce- 
sini takdir edip "Gergekten sultamm" dedi, "Allah saltanatmi uzun etsin. De- 
diginiz hakikatin ta kendisidir. Ancak bu henuz gocuk. Ruh terbiyesi samnm 
heniiz kirlenmemi§tir. Omit ederim ki; iyilerle birlik olur da akilhlann ahla- 
kiyla suslenir." 

Sultan vezirinin bilgece sozlerini dinlerken, veziri bir hadisle konu§masi- 
na devam etti: "Her dogan kisinin fitrati islam uzerinedir. Anne ve babasi onu 
sonradan Yahud!, Hiristiyan ve Mecus! yapar." 



Bostan ve CiXlistan 239 



Lut (a.s)'un esi 13 kotulerle arkadas oldugu icin 
Sulalesi peygamber ailesinden olmak serejini yitirdi. 
Halbuki Ashab-i Kehf'in 14 kopegi birkac gun, 
iyilerin pesine takildi da insan olma serejini kazandi. 

Vezir bunlan soyledi, yamndaki nedimleri de ona e§lik etti. Sultan onla- 
nn ricasmi kirmayip "Dogru bulmadim ama hadi affettim" dedikten sonra soz- 
lerine soyle devam etti: 

Bilir misin Zdl, Rustem'e 15 ne dedi? 

Dixsmam kucumsemek dogru degildir. 

Kixcuk birpinar zira suyunu aldikga, 

Deveyi yukuyle birlikte ahp goturmektedir. 

Kisaca vezir gocugu ahp evine goturdii. Onu naz ve nimetle yeti§tirdi. 
Egitimi icin hocalar tayin etti. Hocalar gocuga kisa zamanda guzel konu§mayi, 
etkili cevap vermeyi, sultamn huzurunda gereken ne varsa her §eyi tek tek 6g- 
rettiler. Cevresindekilerce gocugun bu guzel hasletleri gokga begenildi. 

Bir gun vezir, sultamn huzurunda gocugun ahlakmdan, ustun yetenekle- 
rinden kismen bahsederek; "Artik akilh insanlann terbiyesi onu etkilemi§, eski 
kusurlan tumUyle yok olup gitmi§tir sultamm." dedi. Sultan bu sozu duyunca 
gulumseyerek soyle cevap verdi: 

Kurt yavrusu, insanlar arasinda biiyuse de, 

Sonunda ashna doner ve hurt olur. 

Aradan bir iki yil gegti. Oglan buyiidu. Mahallenin gapkmlanndan bir 
grup, oglana yana§ip onunla arkada§hk kurdular. Oglan bir firsatmi bulur bul- 
maz veziriyle iki oglunu oldurdu. Sonra da daga Qikip bitmez tukenmez ha- 
zinesine gegip oturdu, asi oldu. Bunu duyan sultan hayretinden ellerini disje- 
riyle ismp soyle dedi: 

insan kotix demirden nasil iyi hihcyapsin? 



13 Bazi nushalarda 'Lut'un e?i' yerine 'Nuh'un oglu' ibaresi ge?er. 

14 Kurani- Kerim'de oykusu anlatilan ve Tarsus gevresindeki bir magarada 309 yil uyuduk- 
lanna inamlan magara arkadaslan. 

15 Zal ve oglu Rustem, Iran destan kahramanlanndandir. 



240 SadX Jirdzf 



Ey ahlh kisi bit hi, aleak insan terbiyeyle adam olmaz. 

Misal mi istersin yagmura bak! 

Dogasinda guzellik ve temizlik oldugu halde, 

Bahcede lale, corah yerde diken bitirir. 

Qorak arazi siimbul vermez. 

Omit tohumunu bosuna zayi etme. 

lira hbtvXere iyilik etmek, 

lyilere kotuluk etmek demektir. 

Be§inci Hikaye 

Ogulmi§'in 16 saray kapismda bir cavus. oglu gordiim. Akh, zekasi, kavra- 
yi§i ve sezgisi ne kadar ovulse yeridir. Hem de o kiiciik yagta, btiyiikluk ala- 
metleri sirayla alnma dizirmi§ti. 

AM ve zekasindan otiiru 

Buyiikluk yildizi parladi. 

Ozetle o gocuk ic ve di§ guzelligiyle kisa zamanda sultanm goziine girme- 
yi bajardi. Bilgeler "Zenginlik hiinerledir, malla degil; biiyiikluk akilladir ya§- 
la degil" demisjer. Ya§itlan, mevkiini kiskamp onu hainlikle sucladiktan sonra 
idam edilsin diye cok ugrastilar. 

Dost, dostu sevdikten sonra du§man ne yapabilir ki? 

Sultan bu suclamalar uzerine cocuga sormu§: "Bunlar sana neden club- 
man kesildi?" 

Cocuk utanarak; "Sultamm" diye cevap vermi§, "sayenizde herkesi mem- 
nun ettim. Ancak huzurumu ve devletinizi cekemeyenleri mutlu edemedim." 

Kimsenin gonlunii incitmeh istemem, 

Fakat ici iciniyiyen hskanca ne yapabilirim? 

Ey hskanc! Sana diyorum, ol de kurtul. 

QiXnku sen olmedikce hskanchgin da olmeyecek. 

16 Harezm§ah Devleti'nin bilge vezirlerinden biri. 



Bostan ve Culistan 241 



Talihsizler, talihlilerin mutlulugu ve makami yok olsun isterler. 

Yarasalann gozu gunduz gbrmezse giXnesin ne gunah var! 

Dogrusunu istersen, giinesin kararmasindansa, birak bin gbz bbylt kalsin. 

Altinci Hikaye 

Bir Acem sahmi anlatirlar: Halkm malim zorla elinden ahp onlara zulum 
etmeye baslamisti. Bu zulum oyle bir dereceye vardi ki; artik halk, gil yavrula- 
n gibi bir o yana bu yana dagihp, gurbet yollara dustiiler. Halk azahnca, sahm 
kudreti de azaldi tabi, hazinesi bosaldi, du§manlan gelip kapiya dayandi. 

Felaket gunlerinde imdadina yeti$ecek dost arayana 

'Arkada$ selamet gunlerinde comerilige cabs' de. 

Parayla ahnmis kulagi kupeli koleyi hos tutmazsan kacar. 

Sen liitjet ki; yabancilar senin kulagi kupeli kolen olsun. 

Bir gun §ahm meclisinde '$ehname' 17 okunuyordu. Okunan bolum, Dah- 
hak'in yenilip, Feridun'un saltanata giktigma dairdi. Bu arada vezir, §aha sor- 
du: "Feridun'un hazinesi, mail mulku, kulu kolesi yokken nasil sultan oldu?" 
Sultan "Halkm ona taraf olup, basma toplandigim, boylece gug kuwet bulup 
sultan oldugunu sen i§itmedin mi?" diyip vezirinin sorusunu bir baska soruy- 
la cevapladi. Bunun tizerine vezir "Madem sultamm" dedi "Halkm toplanmasi 
sultanhga sebep oluyorsa, yoksa sen sultan olmak istemiyor musun ki halkim 
dagitip perisan ediyorsun?" 

Askeri can He beslemek gerekir. 

QiXnku sultan askeriyle hukum surer. 

Sultan insafa gelip "Peki o halde" dedi, "dagilan halki tekrar bir araya ge- 
tirmek igin ne yapmak gerekir?" 

Vezir amnda cevap verdi: "Sultan comert olmah ki halki onu kucaklasm, 
merhametli olmah ki giiven iginde yasasm. Sendeyse ikisi de yok!" 

Kurdun cobanhk edemeyecegi gibi 

Zdlim insan da sultanlik edemez. 

17 Firdevst'nin otuz yilda tamamladigi, biiyuk Iran destani. 



242 SadiSirazi 



Zuliim temdini atan sultan ashnda 
Kendi saltanatinin duvarlanm yikmistir. 

Vezirin bu sozleri sultamn hosuna gitmedi. "Baglaym sunu" diye emredip 
zindana gonderdi. Cok gegmeden §ahm amca gocuklan saltanat kavgasma gi- 
risti. Sultamn zulmiiyle dagilan halk onlarm tarafmi segince sultan bir anda 
saltanat guciinii yitirdi. 

Bir sultan halkina zulmederse sayet, 

Fdaket giinunde dostu bile ona dusman kesilir. 

Halkinla hos geQin ve diismanindan korkma. 

Qunkix ddilsen, halkimn hepsi bir nejerdir. 

Yedinci Hikaye 

Bir sultan, acemi bir koleyle gemiye binmi§ti. Kole, hayatmda hig deniz 
gormemi§, gemi yolculugunda ba§ma gelecekleri hig tecriibe etmemi§ti. Agla- 
yip inlemeye, tir tir titremeye basladi birden. Onu sakinle§tiremediler bir tiir- 
lii. Sultamn keyfi kagti. Bu arada bir bilge, sultamn huzuruna gelip "izin ve- 
rin, ben onu sakinlestireyim" dedi. 

Huzurdan izin gikmca bilge, kolenin denize atilmasmi buyurdu. Kole bir- 
kag kere su yuttu. Sagmdan tutup gemiye suriiklediler. Kole, gemiye gikmca 
derhal iki eliyle birden diimene sikica sanlip uslu uslu oturdu. Bilgenin yap- 
tigi bu isten hayrete dii§en sultan "Bu isteki sir nedir" diye sordu. Bilge "Kole, 
onceden bogulma sikmtisi gekip, geminin giivenligini bilmiyordu" diye cevap 
verdi. "Bir felakete diismeyen ki§i, esenligin kiymetini bilemez." 

Ey tok insan! Sana arpa ekmegi hos gorunmez tabi. 

Halbuki begenmedigin ekmek benim sevgilimdir. 



Ardf 18 cennet hurileri ifin cehennem, 
Cehennemlikler iginse cennettir. 
Bin sevgilisini gogsiine sarmis, 



18 A'raf: Kur'an-i Kertm'de bahsi ge?en cennetle cehennem arasi bir mekan. 



Bostan ve Gulistan 243 



Digeri gozlerini kapiya dikmi$, 
ikisi arasinda oysa ne ucurumlar var. 

Sekizinci Hikaye 

Hurmuz'e "Babamn vezirlerinden ne kotuliik gordiin ki, hepsini zinda- 
na attirdm?" diye sordular. Cevap verdi: "Bir kotuliik gormedim. Fakat ben- 
den cok korktuklanni anladim. Oyle ki; verdigim sozlere asla giivenmiyorlar- 
di. Kendi zararlanndan korkup beni oldureceklerinden endi§e ettim ve bilge- 
lerin §u sozleriyle amel ettim: 

Ey bilge! Senden korkana kar$i uyamk ol ddimd, 

Onun gibi yixz ki$inin ustesinden gelecegini bilsen bile. 

Kedinin cam yamnca tirnaklanyla kaplamn gozunu cikardigini, 

Yilanin ba$imi ezecek korkusuyla cobanx xsxrdigxm, bilmez misin? 

Dokuzuncu Hikaye 

Arap sultanlanndan bin, hem hasta hem de ya§hydi. Hayatmdan limit ke- 
silmigti derken bir suvari huzura vanp; "Filan kaleyi efendimizin sayesinde ele 
gegirip ordusunu ve halkmi esir aldik." diye bir miijde getirdi. Miijdeyi isiten 
sultan, icini gekerek "Bu haber bana degil, du§manlanma yani benden sonra 
kalanlaradir" dedi. 

Gonlumde dinmez bir dilek vardi. 

Yazxk ki omriim onu beklemekle gecti. 

dilegim gercek oldu ama nejayda! 

Gecen dmrilm bir daha gelmeyecek. 

iki gozum! Ecel eli goc davulunu caldx, ba$a veda ediniz. 

Ayaklanm, bileklerim, kollanm birbirinize veda ediniz. 

Du$manlanmin arzusu nihayet kapitna dayandi. 

Ey dostlar! Omriim cehaletle gecti, ibret ahmz. 

Bir gun gelip de olecegimi ahl edemedim. 

Gunahlanmdan sahnmadim, bari siz sahmmz- 



244 Sadi $irazi 



Onuncu Hikaye 

Bir sene Dima§k 19 camiinde gomulu olan Yahya peygamberin turbesinin 
ba§ucunda itikafa 20 girmi§tim. Arap sultanlanndan, insafsizhgiyla nam salmi§ 
biri, turbeyi ziyarete geldi, namaz kildi ve dua edip dilekte bulundu. 

ister fakir olsun, ister ztngin, 

Herkes bu topragm koltsidir, 

Fakirler bir y ana, ztnginltr 

Ona daha cok ihtiyac duymaktadir. 

Sonra yuziinu bana doniip; "Derviglerin himmeti ve marifetli i§leri saye- 
sinde bana goniilden dua etsinler. Zira guglii bir du§mandan endi§e etmekte- 
yim" dedi. Ben de ona bakip; "Kuwetli du§mamndan sikmti gormek istemi- 
yorsan zayif halkma merhamet et" dedim. 

Guc lit hollar ve keskin ptnctltrlt, 

Cartsiz bir diiskunun kolunu hrmak hatadir. 

Diiskimltrt aamayan, bir kezyihldi mi 

Elinden tutulmayacagf.ni iyi bilsin. 

Kotuluk tohumu ektigi halde 

Iyilik bictctgini sananlar acikca yamhyorlar, 

Kulaktaki pamugu cikar, halka adaletini gosttr, 

Yoksa o buyixk adalet gunu acikta kahrsin. 

lnsanoglu bir vixcudun azalan gibidir, 

Cunkii onlan yaratan ctvb.tr birdir. 

Vixcudun birytri hastalamrsa 

Digtrltri dt bundan sikayctci olur. 



Baskalannin tziyttltrindtn 
Sikinti duymayan ty insan! 
Sana insan sijatini vtrmtk yahsmaz. 



19 Dima§k: Suriye'nin ba§kenti, Jam. 

20 kikaf: ibadet amaciyla yalmzliga gekilmek. 



Bostan ve Gulistan 245 



On birinci Hikaye 

Bagdat'ta dualan kabul olunan bir dervis giku ortaya. Bunu Haccac'a 21 
haber verdiler. Haccac, adami yanma gaginp; "Benim igin hayirh dua et" di- 
yince, dervi§ hemen oracikta "Ya Rabbi, bu Haccac kulunun canmi al" diye 
dua etti. Haccac §a§km bir halde; "Dervi§, bu nasil dua boyle? Allah igin ko- 
nu§!" diyince, dervi§ hemen cevap verdi; "Bu dua, hem senin hem de memle- 
ketin hayn igin." 

Ey elinin altindakileri inciten guclu insan! 

Ne vakte kadar boyle pervasizca zulmedeceksin. 

Sultanhk neyine senin! Halhna zulmettigin icin, 

Bir an evvel olmen, cok daha iyidir senin. 

On ikinci Hikaye 

Insafsiz sultanlardan bin, bir abite sormu§: "ibadetlerin en buyiigu han- 
gisidir?" 

Abit cevap vermi§; "Senin igin ogle uykusu. Zira boylece halkma zulme- 
demezsin." 

Bir zdlimi ogle vakti uyurken gordum de; 

Bufitnedir, uyursa daha iyidir dedim. 

Uykusu uyamkhgindan daha iyi olan 

Kotil ahlakh bu kisinin olumu de iyidir. 

On ucuncii Hikaye 

Sultanlardan birinin, bir gece sabaha dek eglendigini i§ittim. Son derece 
sarho? halde §6yle demekteymij: 

Dilnyada bize su saatten daha hos bir zaman yoktur. 

Qunku iyiyi kbtuyu dusunmedigimiz gibi kimseden kaygimiz da yoktur. 

21 Haccac bin Yusuf: Zalimligiyle mejhur bir Emevi kumandam. 



246 Sail $irdzi 



Mevsimlerden kismis. Qplak bir dervis saray civannda, acik bir yerde ya- 
tiyormus. Sultanm bu sozlerini duyup soyle ona soyle seslenmis: 

Sultanim! ikbalce dunyada esinyok. 

Tut hi kimseden kaygilanmazsin da. 

Peki ya bizim kaygimiz? 

Dervisin bu niyazi sultanm hosuna gitmis. Ici bin altin dolu keseyi pence- 
reden disan uzatarak "Dervis, etegini ac" demis. Dervis hayiflanarak "Elbisem 
yok ki, etegim olsun" diyip karsihk vermis. Bu sozle sultanm merhameti dep- 
resmis. Siislu bir kaftanla altm kesesini dervise gondermis. Dervis kisa bir za- 
manda bu parayi harcayip tekrar saraya gelmis. 

Ajigm gonlunde sabir, elekte su durmadigi gibi 

Kalenderin avucunda da para durmaz- 

Dervis oyle bir zamanda gelmis ki sultanm isi basmdan askmmis. Hiz- 
metgiler dervisin gelisini arz etmisler. Sultan bu kez kizip surat asmis. Boyle- 
si dogaldir. Nitekim akil ve tecriibe sahibi bilge kisiler; "Sultanlar Qok zaman 
memleketlerinin onemli isleriyle ugrasirlar. Gayretleri biiyiik hedefler igindir. 
Siradan seyler ugruna halkm kendilerini mesgul etmelerine dayanamaz, ki- 
zarlar" demis. 

Uygun dm gozetmeyen kimseye 

Sultanm nimeti haram olsun. 

Konusmak igin uygun degilse soyleme! 

Soma bosa gider de soz, hymetin kalmaz. 

Neyse sultan, dervisin altmlan harcadigmi duyunca; "Kovun sunu huzu- 
rumdan" diye emretmis. "O bilmiyor mu ki, bu devlet hazinesi fakirlerin ih- 
tiyacmi gidermek igindir. Soyleyin ona, bu hazine, seytanlann kardesleri olan 
miisrifler igin yemlik degildir." 

Parlak bir giinde giXnduz vakti, 

Dumansiz luks mum yakan ahmagin, 

Gece varmadan kandiline koyacak 

Yagi bulamadigmi goreceksin. 

Ogiit veren bir vezir, "Sultanim" demis, "Bana kahrsa bu gibi insanlann 



Boston ve Gulistan 247 



nafakalan gunluk verilmelidir. Hie olmazsa israf edemezler. Fakat dersini al- 
sm diye onu insafsizca kovmak da dogru degil. Bu onu cimrilige iter. Ustelik 
birine bir §eyler verip onu mutlu ettikten sonra, bunu kesip onu incitmek si- 
zin gibi iyiliksever birine hie yaki§maz." 

insanya lutujve ihsan kapisini acmayip 

Kimseyi acgozlu yapmamah 

Ya da acmi$s,a $ayet, 

kapiyi zorla kapamamah. 

Hicaz ilinde susayanlann aa su etrajinda 
Toplandiklanni kimse gdrmemi$tir. 
Insanlar, ku$lar, kanncalar her nerede 
Tath bir ge$me bulursa onun etrajina toplamr. 

On dorduncu Hikaye 

Eski zamanlarda sultamn biri, memleketi idare etmekte gev§eklik goste- 
rip, askerlerine eziyet gektirmekteydi. Derken zorlu bir dugman saldmnca as- 
kerlerinin hepsi firar etti. 

Sultan, hazineyi askerlerinden esirgerse $ayet, 

Askerleri de Mica el surmeyi ondan esirger. 

Sultanlanna vefasizhk eden siivarilerden biri dostumdu. Kagtigi icin onu 
ayipladim ve; "Durumu birazcik kotule§tigi icin efendisinden yiiz geviren ve 
senelerce ondan yedigi ekmegi inkar eden kimse insan degildir. (^unkii nime- 
ti inkar eden soysuzdur." dedim. 

Suvarinin cevabi gercekten gok diigundurucu oldu; "Atim arpasiz kaldi, 
eyeri rehin alindi. Bir sultamn askerine cimrilik etmesi nasil dogalsa, siivarisi- 
nin cam ile comertlikten cekinmesi de o kadar tabiidir." 

Suvariye altin ver ki, o da ba$mi versin. 

Altini esirgersen, o da ahp ba$ini gider. 

Kami tdk yigit cesurca saldinr, 

Kami acsa korkakca kacar. 



248 Sadx $irazi 



On behind Hikaye 

Gorevinden alman vezirlerden biri dervislerin arasma katildi. Onlann 
sohbetinden keyif aldi, gonlii huzura kandi. Bir zaman sonra sultan tarafmdan 
goreve gagnldi. Fakat vezir, bu gorevi nazikge reddetti. Nedenini sordular. 

§6yle cevap verdi;"Akilh kisilerce gorevden almmak, is basmda olmak- 
tan daha iyidir." 

Kurtulus kosesine gekilip kopeklerin dislerini, 
insanlann agizlanm bagladilar. 
Kagidi yirtip kalemi hrdilar ve boylece, 
insanlann kusur arayan dillerinden kurtuldular. 

Vezir gorevi kabul etmeyince sultan, ona; "Madem kabul etmedin, hie. ol- 
mazsa memleket islerini bilen bir baskasim tavsiye edin" dedi. Vezir yine na- 
zik bir dille "Akilh ve dusunceli insanlar, kendilerini boyle bir ise atmazlar" 
diye karsihk verdi. 

Huma kusu sufkemikyiyip, 

insanlan incitmedigi ifin 

Diger kuslardan daha serejli, 

Onlardan daha iistun oldu. 

Karakulaga; "Neden aslanm pesinde dolamrsm?" diye sormuslar. 

Karakulak; "Ciinku avinm fazlasmi yer, sayesinde dtismanlanrndan uzak- 
ta yasanm." demis. 

Bunun uzerine bir daha sormuslar: "O halde nigin ona hep mesafeli yak- 
lasirsm?" 

Karakulak kendinden oldukca emin cevap vermis: "Ofkesinin bana ilis- 
mesinden korkanm." 

Atese tapan bir Mecusi, o atesi yuz sene 

Sdndurmeden yaksa, dustugil an yanar fall olur. 

Sultana yakm olan kisiler bazen altm bulur. Bazen de baslanndan olur. 

Bilgeler demisler ki; "Sultanlann gunu gunune, huyu huyuna uymaz. 
Bundan sakmmah insan. Selam verirsin incinir, agiktan soversin sana altm 
kaftan giydirir." 



Bostan ve Ctdistan 249 



Yine bilgeler demisler ki; "Sahte guluciikler, sultana yakmlar igin huner 
sayilsa da, kendini bilenler igin kusurdur." 

Sen degerini ve onurunu korumaya cahs, 

Oyunu ve eglenceyi nedimlere birak! 

On altinci Hikaye 

Arkadaslanmdan biri yuzune gulmeyen talihten sikayet etti ve dedi ki; 
"Ailem gok, kazancim az. Yokluk yukune daha fazla dayanamiyorum. Baska 
yedere gitmeyi gok dusundiim. Cunkii orada bazen iyi, bazen kotii yasayip gi- 
derim. Kimsenin de haberi olmaz." 

Gurbet elde nice kimseler 

Ac yatip kalkar da kimse onlan tanimaz. 

Kimsesiz canlan cikar da 

Onlara aglayan cikmaz- 

Dostum konusmasma soyle devam etti: "Ote yandan gitmek de i§ime gel- 
miyor. Cunkii diismanlanm arkamdan gulecek, ailemle alay edecekler. Ben ai- 
lem igin uzaklarda bir seyler kazanmak igin didinip dururken onlar benim bu 
gayretlerimi yele verecek ve hakkimda sunlan soyleyecekler: 

Su yolsuza bahn! Boyle insanlar, 

Asia saadet gormeyecek. 

Zira kendini dusunup gitti, 

Ailesi iseyoMuh. icinde olecek. 

Bildiginiz iizere muhasebe ilminden ben de haberdanm. Eger sizin maka- 
mimzla kalbim huzura kavusacaksa size bir omur boyu minnettar kalinm." 

Bu teklif iizerine ben de ona soyle akil verdim: "Bak dostum. Sultanlarm 
iki turlu isi vardir: Ya§amak ve candan olmak. Bu umitle korku arasmda yasa- 
mak ise hig de akilh isi degil!" 

Yoksulun evine, arazinin ve bahcenin 

Vergisini versin diye kimsecikler gelmez. 

Ya gbnul perisanhgina ve kedere razi ol 

Ya da cigerini kargalann onune koy. 



250 Sadt Jirdzi 



Dostum; "Bu soz benim durumuma uymaz ve soruma cevap olmaz" diye 
direttikten sonra bilgece su sozii ekledi: "Hainlige kalkisanm eli titrer de he- 
sap veremez." 

Dogruluk Allah nzasi icindir. 

Dogru yolda giderken azara ben hie gormedim. 

Bilgeler ne giizel demisler: "Dort kisi, dort kimseden korkar ve gekinir: 
Yol kesen, sultandan; hirsiz, bekciden; suclu, gammazcidan; fahise, ahlak su- 
baymdan... Hesabi temiz olamnsa cekinecek ve korkacak kimsesi yoktur. 

Gorevinden almdigmda diismamn sana higbir §ey yapmamasi igin gore- 
vin ba§mdayken uluorta hareket etme. 

Karde$! Temiz ol sen, kimseden korkma. 

Camasiralar kirli elbiseyi tasa carparlar. 

Bunun uzerine ben; "$u tilki hikayesi senin durumuna uymaktadir" de- 
dim ve ardmdan oykiiyu anlatmaya bagladim. 

$6yle ki; 

Tilkiyi diXse kalka kacarken gorenler ona, neden hactiginx sormuslar. 
"Develer iicretsiz tutulmahtaymis diye duydum" demis. 
Ona bu kez de "Ahmak" diye seslenmisler. "Senin deveyle ne ilgin ve benzerli- 
gin var?" 

Tilki de susunuz diye isaret etmis. "Eger kiskanclar art niyetle benim igin bu de- 
vedir derler de yakalanusam benim halim nice olur? Bunca art niyetlinin arasinda 
beni kirn kurtarabilir? hak'tan panzehir gelinceye kadar yilanin soktugu kisi cok- 
tan olmus olur. 

Oykiiyu ozetledikten sonra dostuma sunlan dedim: "Sen de gergekten iis- 
tiin ve takva sahibi bir adamsm. Fakat seni gekemeyenler pusuya yatmis uy- 
gun am kollamaktadir. Eger bunlar senin aleyhine sultam sisirirlerse halin ne 
olur hie. diisundiin mii? Seni kim kurtarabilir o zaman? Nitekim ben azla ye- 
tinmeni ve bu biiyukliik saplantismdan bir an once kurtulmam tavsiye ederim 
sana. Bak bilgeler ne demis: 

Denizinfaydalan coktur ama 

Emniyet denizde degil, hyisindadir. 



Boston ve Gulistan 251 



Dostum bu sozlerimi isitince epey uzuldii. Suratim asip "Bu ne bigim akil, 
fikir; bu nasil anlayis, sezgi oyle! Bilgelerin sozunii dinle: 'Dostluk zindanda 
belli olur, sofradaysa diismanlar dost gorumir." diyip sitem etti bana. 

Servet ve saadet zamara, sana dostluktan dem vurup 

Kardesim sayanlan gercek dost sanma. 

Gercek dost, perisanhk, yokluk vefelaket 

Zamanlannda elini tutan adamlardir zira... 

Baktim ki yuregi hala buruk ve yuzii kederli. Ogutlerimi kiskanghgima 
veriyor. Ben de aramizdaki muhabbete binaen vezirin huzuruna gikip dostu- 
mun durumunu anlattim. Ona kuguk bir memurluk verdiler. Aradan uzun- 
ca bir zaman gegti. Gayreti ve yetenegi sayesinde daha yuksek memurluklar 
elde etti. Sonunda en yuksek makam olan vezirlige getirildi. Onun bu son ha- 
line gok sevindim. 

Hayatin arzuna gore sekillenmezse uzulme sakm. 

Sabret! Zira sabu acx da olsa meyvesi tathdir. 

Dugumlenmis bir isten dolayi endiselenme sakm. 

Curiku oliimsuzluk suyu karanhklar igindedir. 

Eyfelaketiere maruz kalan kisi, huzunlenme bosuna. 

Yiice Allah'in daha nice gizli liXtuflan vardir. 

O sirada tesadtif bu ya, bir grup arkadasla Mekke'ye hacca gittim. Donu- 
stimde eski dostumla karjilajtim. Hali perisandt. Gorevinden uzaklastinldigi- 
m anladim. Zira devlet adami olan bir dost, ancak gorevinden el gektirildigin- 
de dostlanni gorme arzusuyla yanar. "Bu ne hal?" dedim. "Sen hakhydm" dedi. 
"Gekemeyenler beni hainlikle sugladilar. Sultana derdimi anlatamadim. Kim- 
se sahip gikmadi bana." 

ikbal ve rixtbe sahibi insan karsisinda herkes onu 

Ballandira ballandira over ve el baglar, 

ikbal ve rutbe yikildiginda ise el baglayanlar, 

Ayaklanni onun kajasina koyarlar. 

"Sozu daha fazla uzun etmeyeyim" dedi dostum. "Turlii eziyetler sonra 



252 Sadi $irdzi 



hacilar Mekke'den doniiyor mujdesiyle beni zindandan gikardilar. Neyim var 
neyim yok hazine kasasma aktardilar." 

"Daha once sultan isi deniz yolculuguna benzer diye ben seni uyarmi§- 
tim." dedim ben de. "Hem yararh hem kaygihdir. O, tilsimh hazineyi acmak 
icin bosuna ugra§ma ogudunu vermistim. Fakat sen dinlemedin. Iste gondii- 
giin gibi! Ya hazineyi elde eder ya da tilsimm zehriyle i§te boyle oliip gider- 
sin." 

Tixccar, ya sahilde elleriyle cil fil altinlan kucagina atar, 

Yahut bir gun dalga onu ahp ta$hn sulann altinda bogar. 

Daha fazla usttine gidip de onu iizmek, desilen yarasma tuz ekmek iste- 
medim. Sozlerimi §u beyitle bitirdim: 

Kulagina insan nasihati girmezse 

Ayagimn zincirlenecegini bilmiyor musun? 

Eger igne acmna dayanamayacaksan 

Ellerini akrep yuvasma sokma! 

On yedinci Hikaye 

Birkac ahbabim vardi. Bunlar goruniigte iyi insanlardi. Ileri gelenlerden 
biri, onlan cok sevdi ve ayhk maa§a bagladi. Fakat iglerinden bin derviglige 
yaki§mayacak harekette bulununca digerlerinin de maaslan ellerinden ahndi. 
Bunlann maaslan yeniden baglansm istedim. Bu nedenle o ileri gelen zata git- 
tim. Fakat kapici iceri almadi. Ona kizmadim. Cunkii bilgeler dediler ki: 

Beyin, vezirin, sultaran kapismda, 

Dola$ma, bxr vesilen yoksa $ayet. 

Zira kopek ve kapia ayra soydandir, 

Biri etegine, digeri yakana yapi$ir. 

Tarn bu esnada o yiiksek zatm yanmdakiler benim itilmisligimi goriip ha- 
lime acidilar. Beni igeri aldilar. Yuksekce bir yer verdilerse de, tevazu icinde 
daha asagi bir yere oturdum ve soyle dedim: 

Kusurlu bir kulum ben, birak kole saflanna gegeyim. 



Bostan ve Gulistan 253 



Ben boyle diyince o muhterem ki§i §a§km bir halde; "Allah Allah, bu na- 
sil soz!" diyip iltifatlarda bulundu ve soyle konustu: 

Ba$im gozum ustiine otursan da nazi cekilecek insansin. 

Sozii kisa keserek oturdum. Sagdan soldan konu§tuk. Nihayet soz sirasi 
dostlann isledikleri hataya gelince §6yle dedim: 

Onceleri iyilik dagitan ejendi ne sue gordu de 

Kolelerini kendi nazannda a$agiladi. 

Oysa sucunu gorse de ekmegini vermek 

Yalniz Yuce Allah'a kaldi. 

Ileri gelen zat, bu sozlerimi gok begendi. Dostlanma eskisi gibi yeniden 
maasla birlikte bos. gegen gunlerin de yevmiyesinin odenmesini emretti. O za- 
tm bu lutfuna te§ekkur ettim. Kustahhgim igin oziir dileyip di§an gikarken 
sunlan soyledim: 

Kobe yakan$ kiblesi oldugu icin halk, 

Nice uzoklardan sevfc icinde onu gormeye gelir. 

Bizim gibilere tahammul etmelisiniz siz, 

Qunkil kimse meyvesiz agaca ta$ atmaz. 

On sekizinci Hikaye 

§ehzadenin biri, babasmdan kalan birgok hazineye sahip oldu. Comertlik 
elini agip, ordusuna ve halkma sayisiz nimeder verdi. 

Od agaandan yapdan sandik guzel kokmaz- 

Onu atejin ustune koy ki, amber gibi koksun. 

Buyukluk istiyorsan comert oil 

Gunkii tohumu sacmazsan yeti$mez. 

Vezirlerinden diiguncesiz olam ona ogut verip §6yle dedi: "Senden once- 
ki sultanlar bunca hazineyi gah§arak kazamp, kara gun igin sakladilar. Boy- 
le devam ederseniz jayet, arkamizda dugmanlanmiz var. Sonra yaziklanir du- 
ruruz." 

Eger hazineyi halka dagitirsan, 

Hdne ba$ina pirinc kadar para du$er, 



254 Sadx §iraz\ 



Nicin halhn her birinden her gun igin 

Bir arpa miktan gumus almiyorsun? 

Sehzade yiiksek sahsiyetine uymayan bu sozden dolayi yiizunu eksitip 
vezirini cezalandirdi ve "Yuce Allah beni, yediklerimi halkimla payla§mak icjn 
bu memlekete sultan etti" dedi, "GozciA olmak icm, bekgi degil!" 

Karun 22 kirk ev dolusu hazinesi varken oldii 

Yine de ardinda iyi bir ad birakmadi, 

Oysa Enusirvan, cesedi kurusa da olmedi, 

Ve ardinda muhtesem bir ad birakti. 

On dokuzuncu Hikaye 

Adaletiyle nam salmis. Enusirvan icjn bir av yerinde avm birini kizartacak- 
larmi§. Fakat tuz yokmu§. Usaklardan birini tuz getirmesi igin koye gonder- 
mek istemisler. Bunu duyan Enu§irvan cebine bir miktar para koyup; "Koye 
vardigmda tuzu ederiyle al ki, koy harap olmasm" diye sikica tembih etmi§. 
Enusirvan'm yanmdakiler; "Aman efendim, bir parca tuzdan ne cikar ki?" di- 
yip araya girmisler. Bu ani giki§ uzerine Enusirvan; "Zuliim once azla ba§lamis, 
her gelen bir parca yukledikge artmis, birikmi§." demi§. 

Eger sultan ahalinin bahcesinden bir elmayerse, 

Usaklan agaa kokiinden alip gotiirse yeridir. 

Yanm yumurtalik zulmii uygun gdriirse hele, 

Askerleri bin tavugu $ise gecirse yeridir. 

Yirminci Hikaye 

Duydum ki; bir vali, sultanm hazinesini doldurmak icin halkm elinde 
nesi var nesi yoksa, hepsini zorla gasp edermi§. Bilgelerin §u sozlerinden de 
gafilmi§ ustelik: "Her kim halkm gOnlunu elde etmek igin Allah'i giicendirirse, 
Allah da halki onun uzerine musallat edip dunyadan kOkiinii kazdmrmis." 



22 Hz. Musa zamaninda, zenginligiyle un salmi; tarihl bir jahsiyet. 



Boston ve Gulistan 255 



Kalbi ezik, ah. hakh bir kimsenin 
Gonul atesi zalimi byle biryakar hi, 
Nazar otu bile o denli atesle yanip, 
Qatxr gatir kavrulmaz- 

Derler ki; hayvanlann krah aslan, en a§agihgiysa esektir. Oysa akilh kim- 
seler; "Yiik geken e§ek, adam paralayan aslandan daha iyidir" demistir. 

Valinin yapip ettiklerinden sultan haberdar olmus. Turlu i§kenceler son- 
rasi oldiirulmesini ferman buyurmus. 

Halhn gonlunii almazsan sultan senden razi olmaz. 

Allah'tan iyilik diliyorsan kullanna ona gore davran. 

Bir zamanlar validen zuliim gorenlerden biri, onu perisan halde bulup 
"Makamma, guciine giiveniyordun hani. Halkm mahni sebepsiz yere ahp ye- 
mek neymi§, i§te gordiin!" demis. 

hi kemigi bogazdan yutmak mumkun. 

Fakat gobege indiginde mideni yirtar. 

Kotix yasayish zalim oliir gxder de, 

Uzehndeki lanet sonsuza kadaryasar. 

Yirmi birinci Hikaye 

Insanlan incitmekten zevk alan biri, bir tasla dervi§in kafasim yarmis. 
Dervi§ giig yetiremeyecegini anlayinca tasi ahp saklamis. Bir gun sultan o za- 
lime kizip onu bir kuyuya attirmis. Bu haberi alan dervis de sakladigi tasi ce- 
binden gikanp kuyunun igine firlatmis. Tas zalimin kafasma garpmis. Zalim; 
"Kimsin sen?" demis, "bu tasi basima nigin attm?" 

Dervis "ben filanciyim" diyip kendini tamtmis, "bu da filanca tarihte ba- 
simi yardigm ta§." 

Zalim, yan ofkeli "peki" diye sormu§, "bu kadar zamandir neredeydin!" 
Dervis, "makammdan korkuyordum" diye cevap vermis, "simdiyse firsa- 
ti ganimet bildim." 

Milnasebetsiz birini talihli goren 
Ahlh kisiler ona itaat ettiler. 



256 Sadi $irdzi 



Keskin, yirtia tirnagin yoksa 
Sakin ha kotulere bulasma. 

Gixc lii birisiyle giiresen zira, 
Ancak kendi bilegini incitir. 
Sabirh olmaya bah. sen! 
Elbet bir gun sua sana da gelir. 

Yirmi ikinci Hikaye 

Bir sultanm, admi anmasi bile korkunc bir hastahgi vardi. Yunan hekim- 
lerinden bir topluluk, bu hastahgm §ifasi ancak su vasiflarda bulunan insan- 
larda vardir diyip sultana vasiflan bir bir saydilar. Saga sola tellallar yollandi. 
Araya araya nihayet o vasiflara uygun bir koylii cocugu buldular. Bunun iizeri- 
ne sultan onca mal mulkle anasira ve babasmi razi ettikten sonra cocugun kat- 
li icm isi hakime havale etti. Bunun iizerine hakim, "Sultanm saghgi i^in halk- 
tan birinin katli uygundur" diyip fetvayi verdi. 

Sozii uzatmayahm. Cellat geldi. Cocugun boynunu vurmak icin kihcmi 
gekti, hazirlandi, isaret bekledi. Derken gocuk gozlerini dikerek, gtilumser bir 
vaziyette mmldanmaya basladi. Cocugun guliisu sultanm dikkatini gekti. "Co- 
cuk" diye seslendi, "giilecek zaman midir?" 

Cocuk hala guliimseyerek "Sultamm" diye cevap verdi, "Cocuklann nazi, 
ana-babasma geger. Davayi hakime goturup, adaleti sizden isterler. Neylersin 
ki; anam-babam dunya mail icin beni feda ettiler. Hakim kanimin dokiilme- 
sini hiikmetti. Sizse saghgmiz icin olmemi bekliyorsunuz. Geride sigmacagim 
bir Allah kaldi." 

Sen varhen artik, kimeferyat edeyim? 

Sana sihayetle, senden adalet bekliyorum. 

Cocugun sozlerini duyan sultan huziinlendi, gozleri doldu. "Bu giinahsiz 
gocugun kamm dokmektense oluriim daha iyi." diyip gocugu kucakladi, yu- 
zune goziine opuctikler kondurdu, sayisiz mal miilk verip onu ozgiir birakti. 

Bu hikayeyi anlatanlar, der ki; "Sultan, o hafta iginde sifa bulup, hastali- 
gmdan kurtuldu." 



Bostan ve Gidistan 257 



Fil terbiyecilerinden biri Nil nehrinin kenannda 
Sozleri hdld hatinmda, ju beyti soyluyordu: 

'Ayagimn altindaki kanncanin halini bilmezsin. 
Oysafilin ayagimn altindaki senin halin gibidir. 

Yirmi u^uncii Hikaye 

Leys oglu Amr'm 23 kolelerinden biri kacmisti. Arkasmdan adamlan gitti, 
tutup getirdiler. Vezirlerden birinin o koleye kini vardi. "Sultamm" dedi sinsi- 
ce, "diger koleleri dize getirmek icin bu densizi idam etmek gerekir." Bu soz 
uzerine kole basmi one egip §6yle dedi: 

Sen benim sahibimsin, hahkimda 

Neye hukmetmi$sen ona raziyim. 

Hem kole ne diyebilir ki... 

Zira hukum, ejendimindir. 

"Fakat" diye soze devam etti sonra. "Bu hanedamn nimetiyle beslenmi- 
sim. Mahserde giizel soyunuzun benim yiizunden haksiz bir muamele gorme- 
sini istemem. Emredin, dine gore kamm size helal olsun." 

Sultan; "Peki bu nasil olacak?" diye sordu koleye. 

"Gayet kolay sultamm" dedi kole, "§u veziri birakm oldureyim. O zaman 
siz de kisasa kisas hiikmunce katlimi emredersiniz." Cevaptan hayli memnun 
kalan sultan gulerek bu kez vezire sordu: "Sen ne dersin bu ise?" Vezir, "Sul- 
tamm, saygideger babamzm kabrinin sadakasi hiirmetine bu hayasizi serbest 
birakm" dedi kekeleyerek. "Sue benim ki bilgelerin su sozUnii dikkate alma- 
dim: 

Ta§ atanla sava$a giri$irsen 

Cehaletle ba$ini hrarsm. 

Du$mana kar$i ot atarken, 

Sen de hedefte kahrsin. 

23 Leys oglu Amr: Saifari hanedanhgmin ikinci sultani 



258 Sadi Sirdzt 



Yirmi dordiincu Hikaye 

Zevzen 24 sultanmm giizel ahlakh, algakgonullii, bilgili ve saygm bir veziri 
vardi. Nasil olduysa, bir hali sultamn hosuna gitmeyip butiin mallanna el kon- 
du. Vezir bir anda kendini hapiste buldu. Sultan cezalandinlmasi igin ferman 
buyurdu. Fakat ona ceza vermekle gorevli subaylar, vaktiyle ondan gok iyilik 
gordiikleri igin, sultanm bilgisi olmaksizm onu cezalandirmadilar. 

Du$manla ban$ istiyorsan $ayet 

arkandan seni kotuledikge, 

Sen yuzune kar$i ona iyilik et. 

Zira kotu dilli ki$inin sozu 

Eninde sonunda cikacak agizdan, 

Aa soz soylemesini istemiyorsan 

Onun agzini tath hale getir. 

Sultanm emrettigi cezanm bir kismmi odedikten sonra gunlerini zindan- 
da gegirmeye ba§ladi. Bunu haber alan gevredeki sultanlardan biri, vezire; 'Sul- 
tan senin degerini bilemedi, bizim tarafa gegersen katimizda deger gorursiin. 
Acilen cevabmi bekliyorum.' yazih gizli bir mektup gonderdi. Vezir, mektubu 
okuduktan sonra isin ucundaki tehlikeyi gorerek, kagidm arkasma kendince 
kisa bir not dtisup ayni sekilde geri yolladi. "Vezirin, gevre sultanlanndan bi- 
riyle gizlice yazisiyor" diye onu sultana ihbar ettiler. Sultan bu ise gok kizdi ve 
"Tez zamanda sorumlulan huzuruma getirilsin" diye emir buyurdu. Subaylar, 
kisa zamanda mektubu gotiiren kisiyi tuttular, huzurunda agip mektubu oku- 
dular. Meger mektupta sunlar yazihymis; "Buyiiklerin, hakkimdaki yargisi de- 
gerimden gok daha fazladir. Size gelirsem yedigim ekmegi, gordugiim nimeti 
inkar etmis olurum. Azicik sebeplenmeyle efendime vefasizhk edemem." 

Bilgeler ne giizel soylemis: 

Hakkmda her zaman iyi niyet besleyen ki$i, 

OmriXnde bir kez sitem etmi$se onu ho$ gor. 

Vezirin bu sadakati sultanm gok hosuna gitti. Derhal onu affedip, bolca 

24 Zevzen ya da Zuzen: Iran'da Nijabur'a yakin bir bolge. 



Boston ve Gidistan 259 



para verdi. Kaftan giydirdikten sonra "Senin gibi sutjsuz-gunahsiz birini ceza- 
landirmakla ben buyuk bir sue, i§ledim" diyip ondan ozur diledi. Vezir yine al- 
gakgonullu bir halde; "Sultanim, bu i§te sizin vebaliniz yok" dedi, "Demek ki 
kaderde varmi§ ve hatta uzerimde buyuk hakkimz oldugu icin bu imtihamn 
elinizle gonderilmesi cok daha iyi oldu." 

Bilgeler §6yle dediler: 

Eger halktan sana bir zarar eri$irse incinme! 

Qixnku halktan ne rahat erijir ne mihnet. 

Du$mamn dujmanligim, dostun dostlugunu Allah'tan bill 

Qixnkix her ikisinin de hayati bizzat Allah'in elindedir. 

Atxlan ok her ne kadar y ay dan cikiyorsa da, 

Akilh insan onu, yay sahibinden bilir. 

Yirmi be§inci Hikaye 

Arap sultanlanndan birini, damjmanlanna junlan soylerken i§ittim: "Fi- 
lamn ayhgi ne kadarsa iki mislini verin. Zira huzurumuza yakm oldugu gibi, 
emirlerimize de harfiyen uymaktadir. Diger hizmetkarlarsa oyun ve eglence 
pefinde olup, hizmetlerinde kusur etmektedirler." 

Ariflerden biri bunu duyunca haykirdi birden. Sebebini sordular. "Yuce 
Allah'm huzurunda kullann dereceleri de i§te aynen boyledir!" diye cevap ver- 
di. 

Sultanm iki sabah huzuruna cikan 

Nihayet iicuncusunde kabul edilir. 

\cten kulluk edenler de nitekim, 

Yuce Allah'in katinda boyle ne$elidir. 

Buyukluk buyruk kabul eder, 

Buyrugu terk etmekyokluga i$aret, 

Kimde dogruluk yuzu varsa, 

E§ikten aynlmaz, eder hizmet. 



260 Sadx $irdzi 



Yirmi altinci Hikaye 

Bir zalimi anlatirlar... Fakirlerin odunlanni zorla ellerinden ahr, zengin- 
lere hileyle satarmij. Goniil dostlanndan biri, o zalime tesadiif edince §unla- 
n soylemi§: 

Sen gbrdugu adami sokan biryilan, 

Yakut tiinedigi haneyi viran eden baykussun. 

Giicun bizeyeterse de bil ki, 

Gaybi bilen Allah' a yetmez. 

Yer halhna zor kullanma safari, 

Ahlan sonra gogii yutup almasin. 

Zalim bu sozii ijitince sinirlenip bobiirlenmij. Aradan kisa bir zaman geg- 
mi§. O zalimin odun amban da dahil her §eyi yanmi§. Dim, yumu§ak do§ek- 
te yatarken bugiin kizgm kule du§mu§. "Eyvah malim mulkum gilti, acep bu 
ate§ bem neden yok etti?" diye arkadajlanna dert yanarken dervi§, haline aci- 
yip; "Fakirlerin gonullerinden yiikselen ate§in dumanmdan" diye sitem et- 
mi§. 

Yarah gonullerin dhindan sakml 

Cunkii goniil yarasi bir gun mutlaka tesir eder. 

Elinden geldigince gonulleri kirma! 

Cilnkil bir ah, ciham alt ust eder. 

Keyhiisrev'in tacmda §u sozler yazihymi§: 

Nice pillar, uzun bmurler boyunca, 

Halk basimm cigneyerek gececek 

Saltanat bize elden ele geldigi gibi, 

Bir gun baskalanmn da eline gececek. 

Yirmi yedinci Hikaye 

Biri pehlivanhkta herkese iistunluk saglamifti. 360 farkh oyun bilir, her 
gun biriyle giires. tutardi. Bircok ogrencisi vardi. Fakat iclerinden birini cok se- 
verdi. Ona 359 oyun ogretti. Ogrencisi; "Kalan bir oyunu ne zaman ogretecek- 
sin usta?" dedikce, ustasi bir yolunu bulup onu atlatti. Nihayet oyle bir dere- 



Boston ve Cidistan 261 



ceye geldi ki; kimse ogrencisiyle giires tutamaz oldu. Vardi sultanm huzuruna. 
"Her ne kadar uzerimde hakki varsa da, kuwetge ustamdan asagi degilim sul- 
tanim" dedi. Ogrencinin bu kustah tavirlan sultanm hosuna gitmedi. "O hal- 
de ustanla giires tut!" diye emretti. Meydan hazirlandi. Halkin yam sua mes- 
hur pehlivanlar, sultan ve erkam da oradaydi. Oglan, demirden daglan bile ye- 
rinden oynatacak sarhos bir fil edasiyla meydana geldi. Usta, ciragmm kuwet- 
ge kendisinden ustiin oldugunu anlayip, ona ogretmedigi kalan tek oyunuyla 
cocugu iki eliyle havaya kaldmp tus etti. Ortahgi alkis ve insan sesleri kapladi. 
Sultan, ustaya kaftan giydirilmesini emredip ona bolca bahsis verdikten sonra 
giraga dondti ve "Seni yetistiren ustana vefasizhk edip ona kafa tuttun. Basara- 
madm, bir de rezil oldun." diyip onu azarladi. 

Qrak basma gelenlerden saskm; "Sultamm" dedi, "Kuwetge ondan daha 
Ustiindum oysa. Belki benden esirgedigi o tek oyunuyla beni devirdi." 

Ustasi yanlanna gelip "Hakhsm" diye cevap verdi bir zamanlann giragma. 
"O oyunu, bugiin igin sakladim." 

"Dostuna o kadar giig verme ki, du§man kesildiginde seni yenmesin. Ye- 
tistirdigi kisiden nankorliik goren adami duymadm mi sen?" diyen bilgelere 
kulak vermeli akilli ki§i. 

Ya bu dlemde vcja yoktu, 
Ya da vefah kimse kalmadi. 
Ok atmayi benden ogrenenler, 
Sonunda beni nisan aldilar... 

Yirmi sekizinci Hikaye 

Tek basma yasayan bir dervis, bir golde yine yalmz oturuyordu. Tesadu- 
fen bir sultan yanma ugradi. Dervis, dtinya endiselerinden kendini anndirdi- 
gi igin basim kaldirmadan -goz ucuyla bile- sultana bakmadi. Sultan, dervi- 
sin bu tavnna gok kizip; "Bu hirkayt giyenler, adamhktan nasibini almamis- 
lar galiba." dedi. 

Vezir kosa kosa dervisin basucunda dikilerek sinirli bir halde; "Dervis 
bana bak. Yeryuziinun koskoca sultam oniinden gegti de sen neden edepsiz- 
lik ettin?" diye uyardi onu. 



262 Sadl $irazi 



Dervis, yine istifini bozmadan vezire seslenip; "Sultana soyle ki" diye ce- 
vap verdi, "hizmet ve hiirmet edenler ondan para pul bekleyenlerdir. Bir de 
sunu ekle; sultan halkimn guvenligi icm basa gelir. Yoksa halki ona tapmsm 
diye degil!" 

Sultan, yoksulun behcisidir. 

Her ne kadar mulk elindeyse de. 

Koyunlar coban icin degildir, 

Aksine, coban onlara hizmet eder. 

Bugiin birini mutlu, huzurlu gorursiin, 

Digerini ise c aba icinde gonlu yarah. 

Sabret! Bir gun o hayal pe$inde ko$an 

Kimsenin ba$im toprak yiyecek. 

Zira olum hiikmunu icra ettiginde, 

Sahhk kolelik, ortadan kalkacak. 

Birisi tutup da olu topragxm acsa bile, 

Zengin kim, fakir him, jarhna varamayacak. 

Sultan, dervigin bu sozlerini hakh bularak; "Dile benden ne dilersen" dedi. 

Dervis, "Bir daha beni rahatsiz etme, yeter" diye cevap verdi. 

Sultan bu kez; "Bana ogut ver" diye rica etti. 

Bunun uzerine dervis su beyti soyledi: 

Elinde nimet varken buguniln degerini bill 

Qunkii bu devlet ve mulk elden ele gececehtir. 

Yirmi dokuzuncu Hikaye 

Vezirin biri, Zinnun-i Misri 25 ile goriiserek; "Bana yardim et ne olursun" 
dedi, "gece gundiiz saray isleriyle mesgulum. Sultanm iyiligini umuyorsam da, 
bana gucenip azarlamasmdan tjekiniyorum." 

25 Zinnun ya da Ziinnun-i Misri: Misirli mejhur bir suft. 



Bostan ve Gulistan 263 



Zinnun aglayarak cevap verdi: "Ben, senin sultandan korktugun gibi Al- 
lah'tan korksaydim gayet, simdi dogrular zumresinde olurdum." 

Zorluk ve rahatlik olmasaydi 

Dervis coktan goge ucardi, 

Vezir sultandan korktugu gibi 
Allah'tan korksaydi 
Melek olup goge gikardi. 

Otuzuncu Hikaye 

Vaktiyle bir sultan, suqsuz birinin oldurulmesini emretti. Adamcagiz; 
"Sultanim, ofkeniz nedeniyle kendinize zulmetmeyiniz" dedi. Sultan; "Bu na- 
sil olur?" diye itiraz edince, usulca cevap verdi: "Emriniz geregi bir nefeslik 
omrum biter gider. Fakat bunun vebali sonsuza kadar boynunuzda kahr." 

Bu hayat, su durus col ruzgan gibi esti gecti. 

Aa-tath, cirkin-giizel yasanan her sey bitti. 

YazMar olsun! Zalim bize zulmettigini samr, 

Zulum bizden gecer de ebedl boynunda kahr. 

Bu sozler sultam derinden etkiledi. Sultan onu affetti ve ozur diledi. 

Otuz birinci Hikaye 

Enu§irvan'm vezirleri memleket meselelerine dair toplanti yapiyorlardi. 
Her biri kendi bilgi ve tecriibelerince bir seyler soyledikten sonra sultan da 
kendi fikrini soyledi. Biiziirkmihr, sultanm goriisunu vezirlerinkine tercih etti. 
Sebebini sordular. 

§6yle cevap verdi; "i§in sonu belli degil. Sayet biz yanihrsak agir cezalara 
ugrayacagiz. O hata ederse, ona uydugumuz icm kurtulacagiz." 

Sultanm gdrusixne muhalefet etmek, 

Kendi elinle kamm yikamak gibidir. 

Cunduze gece demisse, hakhsimz efendim 

Iste ay He yildiz demek gerekir. 



264 Sadi $irdzi 



Otuz ikinci Hikaye 

Aleviler gibi sacim oren bir diizenbaz Hicaz kafilesiyle bir sehre geldi. Et- 
rafmdakilere "Ben Alevlyim, hacdan geliyorum." diyip sultana bir kaside sun- 
du. Sultan soyledigi kasideyi begendi, ona bolca para verilmesini emretti. 

Sultamn yakmlanndan bin o sene deniz yolculugundan gelmisti. Adami 
haber aldi. "Ben onu kurban bayrammda Basra'da gormustum. Bu nasil haci 
olabilir?" diye sultana sikayet etti. 

Bir baska saray yakim; "Babasi Malatya'da bir Hiristiyan idi. O nasil Alevi 
olabilir?" diye ekledi. Sundugu kasideyi de Enveri 26 Divam'nda buldular. 

Adamm yalanlanna daha fazla katlanamayacagim anlayan sultan, "§u he- 
rife siki bir kotek cektikten sonra surun gitsin" diye emretti. 

"Ey yeryuzUnUn sultam!" nidasiyla yalvanp yakarmaya basladi duzenbaz. 
"Huzurunda bir sey daha soyleyeyim. §ayet bu da dogru cikmazsa verecegin 
her cezaya raziyim." 

Sultan insaf edip "nedir o, soyle bakahm" diyince adam soyle cevap ver- 
di: 

Birgarip sana bakra^ yogurt getirmi$se 

iki olfegi su, bir olgegi ayrandir. 

Benden dogru bir soz istersen, 

Gezginlerin soylediklerinin fogu yalandir. 

Sultamn yuzu gUldu. "Omriin boyunca herhalde bundan daha dogru bir 
soz soylemedin." dedikten sonra, adama istediklerinin verilmesini emretti. 

Otuz u^uncti Hikaye 

Vezirlerden birinin, idaresi altmda gahsanlara merhamet edip iyilikleri 
igin onlann adma araci oldugu anlatihr. Bu vezir, nasilsa sultamn ofkesine ya- 
kalanmis bir gun. Herkes kurtulmasi icin ellerinden ne geliyorsa yapmis. Bir 
taraftan sozu dinlenir kisiler guzel ahlakmi sultana methederken, beri taraf- 

26 Enveri: Asil ismi Evhaduddin Muhammed olup Iran'in en buyiik kaside sairi. 



Bostan ve Gulistan 265 



tan subaylar ona iyilikle muamele etmis. Israrlara dayanamayan sultan bir sure 
sonra veziri affetmi§. Goniil sahibi bir zat bunu duyunca §6yle demi§: 

Dostlann gonliinu almaya gahs, 

Babanin bahqesini satma pahasina da olsa, 

iyilik dusimen dostlann tenceresini kaynatmak iqin 

Evdeki esy alarm tumunii yahver gitsin. 

Kotilluk dusiinen diismana iyilik et! 

Kopegin agzmi lokmayla kapativer gitsin. 

Otuz dorduncu Hikaye 

Harun Re§!d'in ogullardan bin ofkeyle babasmm yanma gelip "Filan su- 
baym oglu, anneme sovdii" dedi. Bunun iizerine Harun Re§Id devlet adamla- 
nna donerek "Bu ki§inin cezasi ne?" diye sordu. Her kafadan bir ses gikti. Biri 
olduriilsun, digeri dili kesilsin, oteki de malma el konup siirgun edilsin dedi. 

Harun Re§!d araya girip "Oglum bak her kafadan bir ses gikiyor" dedi. 
"Onu affetmen asilliginden ileri gelir. $ayet soveceksen de onun sana sovdugu 
gibi sov. Ne bir eksigi, ne bir fazlasi. Aksi takdirde sen zulmetmis, olursun ki, 
dava hakki onlara geger." 

Afeilli kisiler nezdinde adam degildir, 

Kudurmus fille savasa tutusan. 

Asil adam, Hakyolunu tutar da 

Ofkelense bile, diismez bdtila. 

Otuz be§inci Hikaye 

Buyiiklerle bir gemiye binmi§tim ki, ansizm arkamizda bir sandal batti ve 
iki kardes. girdaba yakalandi. Buyuklerden comert olam gemiciye: "§u iki kar- 
de§i kurtar. Her biri i^in sana elk altm verecegim" dedi. Gemici hemen suya 
atladi. Iki kardejten ancak birini kurtarabildi. Digeri olii halde gemiye getiril- 
di. Ben bu duruma uziilerek "Zavallmm omrii kalmami§, bu yuzden oncelikle 
otekini kurtarmak igin hayli zaman kaybetmi§siniz" dedim. 

Gemici giilerek "Hakhsm" dedi, "ilk once bunu kurtarmak istedim. Gun- 



266 Sadl §iraz\ 



ku bir zaman golde kalmistim. Bu adam beni deveye bindirmisti. Halbuki di- 
gerinden hatm sayihr sayida kirbag yemistim." 

Bu sozu isitince "Yiice Allah dogru soylemis" dedim. Pesinden ayeti 27 oku- 
dum; "Iyilik eden lehine, kotuluk eden de aleyhine etmistir." 

Elinden geldigince kimseyi incitme! 

Qunkii bu yolda diken cok bulunur. 

Qaresiz yoksulun bile ijini gorl 

Qunkii bir gun senin de gorulecek i$lerin olur. 

Otuz altmci Hikaye 

Biri sultanm hizmetinde ve zengin, digeriyse kendi kazanciyla geginen fa- 
kir, iki kardes vardi. Bir keresinde karsilastilar. Zengin olani, kardesine sordu: 
"Bu yoksulluktan kurtulmak igin nigin sen de benim gibi sultanm hizmetine 
girmiyorsun?" 

Fakir cevap verdi: "Sen nigin hizmet etmenin ezikliginden kurtulup da 
benim gibi kendi ekmegini yemiyorsun!" 

Bilgeler dediler ki: "Kisinin kendi ekmegini yiyip oturmasi, hizmet igin al- 
tin kemer baglayip da bir mahlukun karsismda durmasmdan daha iyidir." 

Kizgin demiri elle yogurup hamur etmek, 

Beyler onixnde el baglamaktan daha iyidir. 

Kiymetli omur ju iki du$unceyle gecti: 

Yazin neyiyeyim, ki$in ne giyeyim? 

Ey arsiz midel Bir ekmekle yetin de, 

Ba$kalannin onunde artik egilmeyeyim. 

Otuz yedinci Hikaye 

Biri, adil Enusirvan'a su mujdeyi verdi: "Yuce Allah, filan dusmamm dun- 
yadan gekip aldi." 

27 Kur'an-i Kerim, Fussilet Suresi, 46. ayetten alinti. 



Bostan ve Gulistan 267 



Enusirvan; "Yoksa beni birakacagmi mi sandm?" dedi. 
Du$manimin oliimuyle ben nasil sevineyim! 
lira bizim hayatimiz da ebedl degil ki! 

Otuz sekizinci Hikaye 

Bilge kisilerden bir topluluk, Kisra'nm 28 huzurunda ulke meselelerini ko- 
nusuyorlardi. iglerindeki en bilge kisi Buzurkmihr ise susmus onlan dinliyor- 
du. 

"Nigin susuyorsun?" diye sordular. $6yle cevap verdi: "Vezirler, doktoriar 
gibidir. Doktor ise, ilaci ancak hastaya verir. Goriiyorum ki tespitleriniz fazla- 
siyla dogrudur. §u halde benim bir sey soylemem hikmete uygun diismez." 

Miidahalem olmadan bir i$ gergekle§iyorsa, 

Onun hakhnda konu$mam dogru olmaz. 

Fakatyolda bir kor ve oniinde bir kuyu gorsem, 

i$te o zaman susarsam giinaha du$erim. 

Otuz dokuzuncu Hikaye 

Harun Resid, Misir lilkesini eline gegirdiginde soyle demis: "Misir saltana- 
tmm gururuyla ilahhk iddiasma kalkisan azgm Firavun'u a§agilamak igin bu 
ulkeyi kolelerimden en diisiik olanma bagislayacagim." 

Bu nedenle Huseyb 29 ismindeki zir cahil ve degersiz kolesini Misir'a vali 
tayin etmis. Akil ve bilgi derecesi o denli zayifmis ki, Misirh giftgiler "Efendim 
pamuk ektik, zamansiz yagmur yagdi, uriinumuz heba oldu" dediginde o, "iyi 
etmediniz yiin ekmeliydiniz" diye cevap verirmis. 

Eger nzik bilgiyle artsaydi, 

Cahilden yoksulu kalmazdi. 

Oysa cahillerin dyle nzki var ki; 

Alimler bu ije jajip kahyor. 



28 Enujirvan'in iinvani. 

29 Huseyb admi farkh metinlerde Haslb okuyanlar da vardir. 



268 Sadi $irdzi 



Talih ve zenginlik is bilmekle degil! 
Onlar tamamen Allah vergisidir. 
Bu dunyada cok gorulmustur, 
Nice ahlsizlann izzetli, 
Nice akilhlannsa degersiz bilindigi. 
Simyaci^ kaygi, keder icinde olmus, 
Ahmak, harabede define bulmus. 

Kirkinci Hikaye 

Sultanm birine Qnli bir cariye getirdiler. Sarho§luk halinde onunla bir- 
likte olmak istedi. Ama kiz kendini teslim etmedi. Sultan kizdi. Esir kizi, Arap 
kolelerinden siyah! birine bagi§ladi. Gercekten de bu kole o kadar girkindi ki; 
Siileyman miihriinu galan cin, gehresinden iirker; koltuklan katran kokardi. 

Qrkinlik sanki onunla son bulmustu, 

Gilzelligin Yusuj'ta son bulmasi gibi. 

Koltugu -Allah korusun- temmuz gunesindeki 

Lesten bile cok daha kotu kokardi. 

Anlatirlar; Arap, o gece kendine hakim olamadi ve zorla Cinli kizla bera- 
ber oldu. Sabah oldugunda sultan pi§man olup Cinli kizi aratti. Aksam olup 
biteni anlaymca, o iki kolenin elleri ve ayaklan sikica bagh sekilde kaleden 
a§agi atilmalanni ferman buyurdu. 

Iyi huylu bir vezir bunu duydu ve sultanm huzuruna vanp "Arap'in bu 
iste bir kusuru yok" dedi, "Zira koleniz sizin iltifatmizla hareket etti." 

"Ne olurdu bir gece sabretseydi "diye itiraz etti sultan. 

Vezir bu defa; "Efendimiz, bilgelerin su sozlerini ijitmediniz mi?" dedi. 

Susuzluktan yanmis ki$inin dlumsilzluk pmannda, 

Kukremis filden korktugunu sanma sakml 



30 Simyaci ya da simyager: Eskiden degersiz madenlerden iksirle altin ve giimus yaptigina 
inamlan ki§i. 



Bostan ve Gulistan 269 



Kami af olan dinsizin, bos evdeki sojra basinda, 
Ramazan'i dusunecegini sanma sahn! 

Bu sozlerden hoslanan sultan "Arap'i sana bagisladim vezir" dedi, "Peki 
cariye ne olacak?" 

Vezir cevap verdi: "Onu da Arap'a bagislaym efendim. Koleye de, kolenin 
artigi yaki§ir zaten." 

Asia dostluga layik gormc, 
Istenmeyen yere giden kisiyi. 
Susamisin gbnlu, berrak su islemez, 
Agzi kokmus kisinin artigiysa sayet. 

Kirk birinci Hikaye 

Biiyiik Iskender'e 31 sordular: "Dogu ve Bati ulkelerini nasil ele gegirdin? 
Oysa senden onceki krallann mah-mulku, halki-ordusu, sayica senden cok 
daha fazla idi." 

Cevap verdi: "Allah'm yardimiyla fethettigim ulkeleri hicbir zaman incit- 
medim. Krallanm da hep saygiyla andim." 

Biiyuklerin adlanm Qrkince ananlara, 

Bilgeler, bilyuk insan demezler. 



31 iskender-i Rumi ya da Biiyuk iskender: Makedonyah iinlu kral. 



Ikinci Boltim 

Dervi$lerin Ahlaki 



Birinci Hikaye 

Biiyuklerden bin, zahide sordu: "Filan abit hakkmda kotu seyler soylii- 
yorlar. Sen ne dersin?" 

Zahit cevap verdi: "Di§i hie de oyle degil! Iciniyse ben bilemem." 

Zahit hyafeti giyeni, kalbinde olani bilmesen de oyle bill 

iyi adam olarak dtijtin.' Qiinkii polls ev icine kansmaz. 

ikinci Hikaye 

Kabe'nin e§igine ba§mi koymu§, aglayarak "Ey bagi§layan, ey esirgeyen 
Rabbim! Sen zalim ve cahillerin sana hakkiyla kulluk edemedigini bilirsin." 
diye dua eden dervi|i gordum. 

Sana ibadette kusur ettigimden ozre geldim, 

Kulluguma guvenemiyorum ne yazik hi. 

Asiler gunahlanndan tovbe ederlerken 

Arijler kulluklanndan af dilerler. 

Zahit, ibadetlerinin mukafatmi, tacirlerse mallarmm kar§iligim isterler. 
Bana gelince gilc yetiremeyip umit ettim. Huzuruna ticaret igin degil dilenme- 
ye geldim. Bana, bana yaki§am degil, sana yaki§am yap Ey Allah'im! Iste esi- 
ginde yiizum. ister oldur, ister bagisla. Kulun teklifi olmaz, ancak razihgi var- 
dir. 



272 Sadt $irdzi 



Kobe kapisinda bir dilenci gordixm 
Aglayarak tath bir dille soyle diyordu: 
ilahl! Kullugumun kabuliinu degil, 
Gunahlanma afkalemi cekmeni diliyorum. 

Uciincu Hikaye 

Kabe'nin giriginde yiizu gakil ta§lanna siirulu oldugu halde;'"ilah! beni af- 
fet! Affetmeyeceksen kiyamet giinii gozlerimi al ki, iyilerin kar§ismda mahcup 
olmayayim" diye aglayan Abdulkadir Geylanl'yi 32 gordum. 

Her szh.tr vakti riizgar esince 

Aczimi bilerek yuzumii topraga siirup 

Seni unutmayan bu kulunu, 

Allah'im sen de hatirhyor musun diyorum. 

Dordiincu Hikaye 

Hirsizm bin, abidin evine girdi. Ne kadar aradiysa da galacak bir §ey bu- 
lamadi, cam sikildi. Abit durumu anladi. Hirsiz eli bog doniip iizulmesin diye 
gikacagi yere bir kilim birakti. 

Allah dostlannin dusmanlannm bile 

Gonullerini incitmedigini isitmisken 

Dostlannla gekismekte olan sen! 

Bu yuce makama nasil ulasacaksin? 

Temiz kalplilerin sevgisi her zaman aynidir. Insanlan gorsiin, gdrmesin 
daima severler. Asia arkalanndan gekiftirip yuzlerine giilmezler. 

Yuzune karsi uysal kuzu, arkandan 

Vahsi kurt kesilen insanlar vardn. 

Baskalannin ayibim sana doken, 

Ayibini baskalanna da aktaracaktir. 

32 Abdulkadir Geylani ya da Gilani: Kadin tarikatimn kurucusu iinlu sufi. 



Bostan ve Culistan 273 



Be§inci Hikaye 

Gezginlerin bir kagi birlesmis, iyi ve kotii giinde birlikte yolculuk eder ol- 
muslardi. Onlara katilmak istedim, kabul etmediler. Onlara; "Adz insanlann 
arkadashgmdan yiiz gevirip, yardimci olmamak dervislerin ahlakma sigacak 
bir durum degildir. Oysa ben sizin icin sevecen ve gayretli bir dost olup, size 
yuk getirmeyecegimi iyi biliyorum." dedim. 

Yola giderken ata binmesem bile hie olmazsa, 

Ata binen yol arkadaslanmxn eyerlerini ta$inm. 

Iglerinden biri kederli gozlerime bakip; "Gucenme" dedi, "su giinlerde 
hirsizm biri dervis kihgmda aramiza girmek istedi." 

Kiyajete bakip iQindekini bilemezsin asla, 

Mektuptayazili olam ancak sahibi bxlxr. 

Dervisler ahlakmm guzelligine, zararsiz kisiligine bakip onu aralanna ka- 
bul ettiler. 

Dervijlerin halk igine gikabilmesi icin, 
Sirjeski bir hrka giymesi yeter, 
Fakat dervi$lik ful giymek degildir. 
Temiz ol da istersen alias giy. 
ister basina tfic, omzuna sal al, 
Zirh icineyine deyiirekli adam lazim! 
Yiireksize savas zxrhx neylesin. 

"Soziin ozu, aksama kadar gezindik. Geg vakit bir kalenin dibinde gecele- 
dik. Ugursuz birsiz bu sirada temizligini bahane etmis, testiyi ahp gitmis. 

Dervislik hxrkasxnx giyen o zavalh, 

Kobe ortiisiinix esegin culu sanmxs. 

Ugursuz, bununla da kalmamis. Hisann burcuna gikip orada da bir mu- 
cevher kutusu galmis. §afak sokene kadar da o kara vicdanh hirsiz, epey yol 
kat etmis. Bizse turn bu olup bitenden habersiz uyumaktayiz. Sabah olunca 
kale sakinleri, bizi hirsiz samp, zindana attilar. iste o tarihten beri 'yalmzhkta 
selamet, ikilikte felaket var' diye aramiza kimseyi almak istemeyiz." 



274 Sadl $irazi 



Topluluk icinde biri kusur ijlerse, 

Ne kuciigunun §ereji kahr ne buyugiinun, 

Tarlaya bir okixz girdigi vakit, 

KoyiXn turn okixzleri tarlaya girmij derler. 

Gezginlerden bunlan isitince "Allah'a siikiirler olsun" dedim. "Sizinle ar- 
kadashk kuramasam da sohbetinizden faydalandim. Anlattiginiz bu hikaye, 
verdiginiz bu ogut benim gibilere omiir boyu i§ik tutacaktir." 

Toplulukta bir ham akilh yuzunden, 

Nice akilhlann gonlix incinir, 

Gulsuyuyla yikanmi$ havuza, 

Bir kopek du}se tamamen pislenir. 

Altinci Hikaye 

Ikiyiizlu zahidin biri, sultana konuk oldu. Hakkmda iyi seyler dusiinul- 
sun diye sofrada az yedi, namaz vakti geldiginde ise namazmi uzattikga uzat- 
ti. 

Ey huneri avucunda ki$i Kabe'ye varamazsin. 

Zira tuttugun buyol Turkistan'a dii$er. 

Evine dondiigunde sofrayi hazirlamalanni emretti. Bilgili bir oglu vardi: 
"Baba, sultamn davetinde yemedin mi?" diye sordu. "Onlann yanmda pek az 
yedim" dedi babasi. Bu cevap uzerine "O halde baba" dedi gocuk, "namazi da 
kaza et ki Allah kabul eylesin." 

Ey marifetlerini elinin icinde, 

Koltugunun altinda gizleyen ki$i, 

Ey ahmak, ihtiyac zamani geldiginde 

Sahte para He ne alabilirsin? 

Yedinci Hikaye 

Hig unutmam: Cocuklugumda ibadete pek hevesliydim. Geceleri kalkar 
takva derecesine ulasmak isterdim. Yine bir gece yansi, Kuran-i Kerim kuca- 



Bostan ve Gulistan 275 



gimda, uyuyan ev halkma baktiktan sonra babama "Hie. olmazsa bunlardan bi- 
risi, iki rekat namaz kilmak icjn kalksa ne guzel olurdu. Olu gibi gaflet uyku- 
suna dalmislar." dedim. 

"Camm oglum" dedi babam, "onlan gekistirecegine keske sen de uyuya- 
kalsaydm." 

Bencil kimse kendinden baskasini gormez, 

Qixnh.ii gozune gurur pcrdesi cekilidir. 

Eger ona gergek goz bagi$lasaydilar 

Kendinden ba$ka dii$kun gormezdi. 

Sekizinci Hikaye 

Bir buyiigu, huzurundakiler devamh ovuyor, giizel hallerini haddinden 
fazla biiyutuyoriardi. O biiyuk insan basmi kaldirdi ve "Ben, kendi bildigim 
kadanm" dedi. 

Ey giizel vasijlanmi sayip doken, 

Yeter artik, beni fazlasiyla incittin, 

Di$andan dyle goriinsem de 

Sen icimi nereden bileceksin? 

Zatim giizel gbrimux oysa icimden 

Ha bire utanir da ba$imi kaldiramam. 

Halk, tavus ku$unu sus ve tiiyiiyle sever 

Ama o, cirkin ayagindan cekinir. 

Dokuzuncu Hikaye 

Manev! derecesi yiiksek, kerametleri Arap ulkelerinde bilinir, Liibnan 
Dagi gevresinden saygm bir seyh vardi. Bir gun kalkti, Dimask Camii'ne gel- 
di. Kellase havuzunda abdest almak isterken ayagi kaydi ve igine diistii. Giig- 
lukle gikardilar. Namaz kihndiktan sonra dostlanndan biri "Bir sikmtim var, 
yardim eder misin?" dedi. "Sikmtm nedir?" diye sordu §eyh. Bu soru iizerine 



276 Sadi $irdzi 



dostu "Denizin iistunde yiiruyebilirken nasil oldu da bu birkag adimlik havu- 
za du§tun, anlayamadim" dedi. 

§eyh ba§ini egdi, gozlerini kapadi, dujumip tajmdiktan sonra; "Hz. Pey- 
gamberin 'Allah ile aramda meleklerin ve peygamberlerin bile ulajamadigi 
ozel bir vakit vardir.' dedigini, fakat daima boyleyim diye buyurmadigmi, bu 
ozel vakitte Cebrail ve Mikail ile dahi gorujmezken diger zamanlannda e§le- 
ri Hafsa ve Zeynep ile konujtugunu duymadm mi!" diyip "Allah dostlan §6y- 
le demi§tir" diye ekledi, "iyilerin goru§u, agik ve gizli perde arasmda bir goni- 
niir, bir kapanir." 

Allah'im! Cemalini gosierip gizlemekle 

Yanan goniillerimizdeki kiymetin artiyor, 

Sevdigimi araasiz goriXnce kendimi 

Kaybetmi§ haldc bulup ate$im yukseliyor. 

jjte buyuzdtn dostianm beni, 

Biryanmi§, bir bogulmu§ gorixyor. 

Onuncu Hikaye 

Cocugunu kaybeden biri Hz.Yakub'a sordu: "Ey cevheri parlak, akilli ihti- 
yar! Yusuf'unun gomleginin kokusunu ta Misir'dan ahrsm da, onu Kenan ku- 
yusunda nasil goremezsin? 

Hz.Yakub cevap verdi: "Bizim hallerimiz gakan §im§ege benzer. Bir gorU- 
lur, bir kaybolur." 

Bazen en yiihsek felegin ustunde oturur, 

Bazense ayagimin altim goremem. 

Eger dervi} bir halde karar hlsaydi, 

iki dlemden de elini ayagini cekerdi. 

On birinci Hikaye 

Bir gun gonulleri 6lmu§, di§ dunyadan gekilip de ic. aleme gegememig ka- 
labahk bir topluluga Baalbek 33 Camii'nde vazediyordum. Baktim ki nefesim, 

33 Baalbek: Lubnan'da bir §ehir. 



Bostan ve Gulistan 277 



sicak ate§in ya§ odunlan yakmadigi gibi onlan etkilemiyor. Hayvanlan terbi- 
ye ediyorum, korler mahallesinde ayna satiyorum diye hayiflandim. Sozii ke- 
sip bir an once kursuden inmek istedigim halde mana alemine dahp "Biz on- 
lara §ahdamarlanndan daha yakimz" ayetini 34 agiklamaya bagladim. i§te bu 
esnada dedim ki: 

Dost bana benden yakin olandir. 

Fakat gel gor ki ben ondan uzagim. 

0, kucagimda oldugu halde ben, 

Nejayda! Aynlik atesiyle yanmaktayim. 

Ben, bu soziin sarho§lugu iginde kadehin geri kalam elimdeyken, biri 
toplulugun yanma geldi. Kadehin kalam ona nasip oldu. Sozlerimden oyle et- 
kilendi ki, ansizm galeyana gelip bagirmaya ba§ladi. Meclisteki ham adamlar 
da bu feryada ortak oldular sonra. Bu tuhaf durumu goriince kendimi tutama- 
yip; "Her §eyi bilen uzak dostlar yammda, gel gor ki gozleri oldugu halde go- 
remeyen yakm arkada§lar benden uzakta" dedim. 

Dinleyen kisi, soz anlamiyorsa 

Konusan kimsede heyecan arama, 

Aman can kulagiyla dinle ki, 

Soyleyen istedigi gibi at oynatsin. 

On ikinci Hikaye 

Bir gece Mekke gollerinde uykusuzluktan adim atacak halim kalmamigti. 
Ba§imi kumlann iizerine yatirip "Beni kendi halime birak" dedim deveciye. 

Zavalh yolcunun ayagi ne kadar gider, 

Bestli develerin bile zorlandigi buyolda? 

$isman zayiflayincaya kadar, 

Zayijolan blur eza ve sihntiyla. 



34 Kur'an-i Kerim, Kaf Suresi, 16. ayetten alinti. 



278 Sadi $irdzi 



Deveci; "KardesJ Kabe onumuzde, yol kesiciler ardimizda." dedi, "yuriir- 
sen hayatm kurtulur, uyursan olursiin." 

Qol yolunda devedikeni altinda uyumak hostur. 
Ancak gbc gecesi candan umidi kesmek gerekir. 

On licuncii Hikaye 

Deniz kenannda bir kaplaran hucumuna ugrami§, yarasma ilaclann fay da 
vermedigi bir zahit gordiim. Uzun zamandir bu yaranm acisiyla yasamis. Yine 
de her nefeste Allah'a §ukrediyor. "Neyin siikrunii ediyorsun?" dediler. "Bir 
giinaha degil de musibete ugradigima" dedi. 

Eger o saygin dost, beni inleterek cellada teslim etse, 

Uzuliirum elbet ama can telasina duserim sanmayin. 

Asia beni oldurtmek istediginden dolayi degil kederim, 

Acaba ben ne gunah isledim de dostum incindi derim. 

On dorduncu Hikaye 

Bir dervi§ dara du§tugimden, dostunun evinden kilim galmak zorunda 
kaldi. Hirsizhgi gok gegmeden anla§ildi. Mahkemeye verildi ve tutuklanarak 
zindana atildi. Bir muddet sonra sag elinin kesilmesine karar verildi. 

Kilim sahibi insafa gelip; "Ben hakkimi helal ettim." dedi. 

Hakim; "Hakkim helal etmenle dava dusmez." diye cevap verdi. 

Kilim sahibi yasal bir bosluk bulmamn umidi iginde; "Fakat dervis be- 
nim degil vakfm malim galmistir. Bu ise el kesmeye sebep teskil etmez" dedi 
bu kez. 

Hakim sasirmis halde; "Bu vakif i§i de nereden cikti, kilim senin degil 
mi?" diye sordu. Kilim sahibi yine cevap verip: "Biz fakirlerin mail olmaz. Do- 
layisiyla bizim olan mal, muhtaclara vakfedilmistir." dedi. 

Bunun uzerine hakim, dervise doniip kmayici bir dille; "Diinya ba§ma 
dar mi geldi ki dostunun evinden kilim caldm?" diye sordu. 



Bostan ve Gidistan 279 



Hirsiz, hakime bakip; "Efendim, bilgelerin 'Dostlann hanesini sil siipur 
ama diismanlann kapismi galma' soziinii isitmediniz mi?" dedi. 

Zorluga dixsmussen eger umutsuzluga kapilma. 

Dusmanlann derisini, dostlann kiXrkunu soy. 

On be§inci Hikaye 

Sultanm bin; "Bizi hig andigin oldu mu?" diye sordu bir zahide. 

Zahit; "Evet sultamm" diye cevap verdi, "Ne vakit Allah'i unuttuysam sizi 
andim durdum." 

Allah, birini kapisindan kovarsa 

zavallx her y ana kosar durur. 

Fakat Allah birini gagirmissa da 

Onu kapi kapi dolastumaz- 

On altmci Hikaye 

iyi kullardan biri, riiyasmda sultani cennette, zahidi cehennemde gor- 
du. Bilge ki§iye gidip sordu; "Sultani yiiksek derecelerde, zahidiyse gukurlann 
iginde gormemin sebebi acaba nedir, biz tersini bilirdik?" 

Bilge; "Sultan zahitlere muhabbeti nedeniyle cennetlik, zahitse sultana 
yardakhgi sebebi ile cehennemlik olmustur" diye cevap verdi. 

Yoksulun kapismi fahp hatinm 

Soran sultan ne giizel sultandir. 

Sultanm kapisinda bulunup 
Dilenen yoksul ne kotu yoksuldur. 

Hirka, cul, yamali elbise 
Ne isine yarar senin? 
Kendini kotu islerden uzak tut. 



280 Sadl $irazl 



Dervislik icin kuzu derisinden 
Kulaha ne hacet! 
Sen dervis sifath ol da 
istersen Tatar bashgi kullan. 

On yedinci Hikaye 

Dervisin biri, ba§i ciplak ve yalmayak bir halde Hicaz kervamna katilip 
Kiife sehrinden cikti. Yolda bize arkadas oldu. Salma salma simian soyliiyor- 
du: 

Ne devenin ustundeyim 

Ne de esek gibi yukun altinda, 

Ne idkeler ejendisiyim 

Ne de bir sultana kole. 

Varhgim yok ki iXzuleyim, 
Yoklugum ne ki kederleneyim, 
Nefes aldxkca gecen omrume 
Sukrediyorum ben yine de. 

Deveye binmis olan bir yolcu, bunlan soyleyen dervisi; "Nereye gittigini 
zannediyorsun boyle? Geriye don de perisan olmayasin." diye uyardi. 

Dervis orah bile olmadi. Yalmayak gole daldi. Ocuncii konakhgimiz Nah- 
le-i Mahmud'a 35 vardigirmzda deveye binen yolcu eceliyle oldii. Dervis, ba- 
sucuna gelip; "Biz perisanhktan olmedik ama sen guglii devene ragmen eceli- 
ne teslim oldun" dedi. 

Biri biitun gece hastamn basucunda aglamis, 

Gundiiz aglayan olmus, hasta ayaga kalkmis. 

Nice hizli at yolda kaldi menzile esek vardi 

Saglam insan topraga girdi, yarah yasadi. 

35 Nahle-i Mahmud: Mekke yakmlannda bir belde ismi. 



Bostan ve Gulistan 281 



On sekizinci Hikaye 

Sultamn bin, zahidi davet edince "Bir ilagla zayiflayip, oyle gideyim sul- 
tan huzuruna. Boylece dikkatini gekerek, hakkimda iyi seyler dusunmesini 
saglanm." diye dUsimdii zahit. ilaci icti. Bu oykiiyii anlatanlar zahidin igtigi 
ilacm zehirli oldugunu ve zahidin bu sebepten oldugunu bana soylediler. 

Yenmi$ fistik gibi ici bo§ sandigm, 

Sogan gibi kabuk ixstix kabukmu$. 

Kalbi insanlara donixk bu zdhitler, 

Sirti kibleye doniik namaz hlarmi$. 

Allah'm huzuruna duran kul, 
Allah'tan ba$kasim akhna getirmemeli. 

On dokuzuncu Hikaye 

Yunan topraklannda, bir kervamn onUnU kesip mallanm talan ettiler. Ta- 
cirler aglayip inlediler. "Allah ve Resiilu askma mallanmizi geri verin" dedi- 
ler. Dinletemediler. 

Kara vicdanh hirsizyendiginde, 

Kervan halkimn aglamasma uzuliir mix hie? 

Tesaduf bu ya, Lokman Hekim de kervandaymis. Halktan biri "§u hirsiz- 
lara ogut ver, guzel sozler soyle de hig olmazsa mahrmzm kalan kismim kur- 
tarahm" diye Lokman Hekim'e rica etmi§. Lokman Hekim; "Asil boyle hirsiz- 
lara soylenecek giizel sozlere yazik" demis. 

Pash bir demirden cila He pasin cikmasx olasx degil, 

Kalbi kararmi} insana ogut, ta$a demir fivi neylesin! 

Huzurlu zamanlarda kalbi kmklann gonixllerini al ki, 

Du$kunlerin kalbini almak, belayi savmak demektir. 

Bir dilenci gelip senden bir $ey istemi$se cekinme ver. 
Vermezsen eger, bir zalim gelip elinden zorla alacaktir. 



282 Sadl $irazi 



Yirminci Hikaye 

Buyiik bilgin §emseddm Ebiilferec 36 (Allah rahmet etsin), galgi ve §arki- 
yi yasaklayip, ibadet niyetine uzlete cekilmemi isterdi. Ancak gengtim. Nef- 
sim galip gelir, o buyiik ustadm emirlerinin aksine galgi ve §arki dinlemekten, 
dosdarla gene galmaktan hojlamr, hocamm ogutleri kafama takildigmda ise 
kendimi avutarak §6yle derdim: 

Hakim bizimle otursa neseyle cosar, 

Subay sarap icse sarhosu hos tutor. 

Bir gece arkadajlarla meclisteyken, orada bir galgici gordiim: 

. c algia sazma tirnak vurdukca 

Sahdamanm kesildi sandim. 

Sesi 'baban oldii' diye aglayip 

inleyen aci sese benziyordu. 

Ey calgia sen defolmadikca 

Asia bize huzur ve nest yok. 

Guzelse sarhcmin sesi cekilir, 
Fakat sen susunca dinleriz biz. 
Ne sesinden ne calgindan keyif aldik, 
Sen gidersen ancak meclis senlenecek. 

Kopuzunu ahp calmaya baslaymca, 
Ev sahibine bakxp sunlan soyledim; 
Ya kulagima ava akit, duymayayim 
Ya da kapiyi acik tut, ben cikayim. 



Muezzin sabah ezanini vaktinden once okur, 
Ciinku uyudugundan sabah oldu zanneder. 



36 Ebiilferec bin Cevzi Cemaleddin Abdurrahman: $emsedd!n lakaph Sadfnin Bagdat'taki 
hocasi, unlu alim. 



Bostan ve Gulistan 283 



Halbuki boylesi zamanlarda gece ne uzundur! 

Bir dakika hrpilmamis kirpiklerime soruver. 

Neyse dost hatinna onlara katildim. Gece boyunca gile gektim. Sabah 
olunca daha fazla dayanamayip sangimi ve kemerimi gozdugum gibi hediye 
niyetine sarkicrya verdim ve onu operek doyasiya kucakladim. Dosdar benden 
boyle bir hareket ummadiklan igin hayrete dustiiler ve isi ahmakhgima verip 
gizlice gulu§tuler. iglerinden biri dayanamadi sonra. "Omrunde gumu§u avu- 
cunda, altini definde tutmami§ bu garkiciya dervis sangi ve kemeri vermen hig 
de akilh isi degil" diyerek itiraz etti. 

Boyle $arkia bu mubarek konaktan uzak olsun, 

Kimse onu biryerde iki kez gormemi$tir zira. 

§arkicmin sesi fiktiginda insamn 

Tuyleri korkudan dimdik oluyor, 

Avludan ku$lar kagiyor, bizim beynimiz 

Pathyor, onunsa bogazi yirtiliyor. 

Dostumun itirazma ragmen "Bu kadar hayiflanma. Bana bir kerameti go- 
riindu" dedim. 

"Oyleyse bize de haber ver ki, isledigimiz hatadan tovbe edelim" diye bu 
defa rica edince, ben: "5eyhim bana defalarca calgi ve §arkidan uzak durmami 
tembih etti. Bense dinlemedim" dedim, "halbuki ugurlu talihim bu gece bana 
rehber oldu. Bu girkin sesli adam yiizunden artik bir daha §arki ve galgi din- 
lemeyecegim." 

Guztl damaktan, lokma agizdan, 

Tatli dudaktan Qikan gixzel ses, 

§arki soylese de soylemese de 

Dinleyen gonulleri aldatir. 

U$$ak, Horasan, Hicaz 

Makamlanndan olsun ister, 

Nahos sarhanin agzindan 

Qkmissa degeri olmaz. 



284 Sadl $irazl 



Yirmi birinci Hikaye 

Lokman Hekim'e sordular: "Edebi kimden ogrendin?" 

Cevap verdi: "Yaptiklanm yapmaktan sakmdigim edepsizlerden." 

$aka niyetine de sdylenmi§ olsa bile, 

Her sozde akxl sahibi icin ibret vardir. 

Cahxlin kar§ismda yuz hikmet okunsa da 

Kulaklannda kalan sadece masaldir. 

Yirmi ikinci Hikaye 

Bir gecede on batman 37 ekmek yiyip §afak sokene kadar uyumaksizm ha- 
tim indiren zahidi anlatirlar. Gonial sahibi bunu duyunca "Ke§ke yanm ekmek 
yiyip uyusaydi, bundan daha faziletli olurdu" dedi. 

Mideni yemekten boj tut fei, 

Kalbinde marifet nuru gorunsun. 

Hikmete yer kalmaz zira, 

Tika basa yemekle dolu vucutta. 

Yirmi ucuncii Hikye 

Hah! lutuf, giinahlar iginde kaybolmus, bir ki§inin yoluna i§ik tutup, onu 
gergek dervisjerin arasma soktu. Dervisjerin giizel sozleri, hayirli nefesleri 
kotii huylanna set oldu, elini arzu ve isteklerinden gekti. Halki arkasmdan 
geki§tiren birkag bo^bogaz, adamcagiz hakkmda "O, eskisi gibidir. Bakmaym 
oyle goriindugune!" diyerek iftiraya ba§ladilar. 

Tovbeyle, azaptan kurtulmak mumkunken, 

Halhn dilinden kurtulmak ne mumkun! 

Adamcagiz halkm bu haksiz ithamlanna dayanamayip §eyhine gitti ve 
ba§ma gelenleri lzdirap iginde anlatarak onlan sjkayet etti. §eyhi aglayarak; 

37 On batman: Otuz kilo. 



Bostan ve Gulistan 285 



"Sandiklanndan daha iyi oldugun igin, bu nimetin §ukriinu nasil odeyecek- 
sin?" dedi. 

Kiskanclar ve kotii diisiinceliler, 

Ben zavalhnm ayibini anyorlar, 

Ustelik kammi dokmek istiyorlar, 

Oturup hakhmda kotuluk diisunuyorlar. 

Ne diye soylenirsin boyle! 

iyi oldugun halde kmanman, 

Kotuysen sayet, sunu iyi bit ki, 

iyi tamnmandan daha guzeldir. 

Bana gelince halk, benim hakkimda iyi §eyler duguniir. Oysa ben bir gok 
i§imde eksiklikler igindeyim. Dediklerimi yapsaydim §ayet iyi olurdum. 

Komsulanmdan saklansam da 

Allah'Lan gizlenemem oysa. 

Kusurlan bilinmesin diye odalanna kapananlar, 
Halhn bunlan saga sola yaymasindan korkarlar. 
Kapanmak ve kapatmak aldalir, zira; 
Gaybi bilen gizliyi de bilir ac\g\ da. 

Yirmi dordiincu Hikaye 

§eyhin birine jikayet ettim: "Filanca ki§i hakkimda kotudiir diye tamk- 
hk etmi§." 

§6yle cevap verdi: "Sen iyi ol, onu utandir." 

Sen dogru hareket et ki kotii diisunceli kisi, 

Hakkmda Jena sozlere guc yetiremesin. 

Barbetin 38 dilzeni dogru ise ay or if in, 

Qalgxa, kulagim ne diye ceksinl 

38 Barbet: Uc telli bir tur saz, kopuz. 



286 SadX^irdzi 



Yirmi be§inci Hikaye 

§am seyhlerinden birine sordular: "Tasawufun hakikati nedir?" 

Cevap verdi: "Onceleri, kalpleri mana aleminin gizemleriyle dolu, gorii- 

nu§leri peri§an ama igleri diizgun insanlar vardi. §imdiyse igleri perisan, gorii- 

miskri diizgiin insanlar turedi." 

Gbnlixn her saat biryere gidiyorsa, 
Yalniz kalsan da huzur bulamazsxn. 
Malm, makamin, ekinin, ticaretin bile olsa, 
Gbnlixn Allah'ta ise yalniz sayilirsin. 

Yirmi altinci Hikaye 

Bir gece kervanla biriikte sabaha kadar yolculuk ettigimi ammsanm. Se- 
her vakti, bir orman kenannda uyumustum. Yolculukta bizimle beraber olan 
bir deli, nara atarak goliin yolunu tuttu. Bir an dinlenmedi. Gundtiz, "O hal 
neydi oyle?" dedim. Deli, "Agaglarda bulbiillerin, daglarda kekliklerin, goller- 
de kurbagalann, ormanda hayvanlann kendi dillerince Allah'i tesblh ettikleri- 
ni duyunca, dayanamadim." 

Dun gece bir feuj sabaha kadar jeryat etti, 

Aklimi, fikrimi, sabnmi, giicumu ahp goturdu. 

Iste buyixzden cezbelenip naralar attim. 

Samimi dostlanmdan bin meger sesimi duyunca 

Seni bir kusun altiist edecegine inanmam dedi. 

Kuslar tesbih etsin de ben susayim oyle mi dedim. 

Yirmi yedinci Hikaye 

Vaktiyle Hicaz yolculugunda kalbi uyanik birkag geng, bana arkadas. ol- 
mu|tu. Bu gengler ara sira kendi aralannda siir ve hikmetli sozler mmldam- 
yordu. Aramizda gergek dervis olamamis biri de vardi. Genclerin bu halini 
ayiphyor, bilgisizce onlan kimyordu. Medine'nin dort konak otesinde Ben! Hi- 
lal kabilesine vardik. G a dndan bir Arap cocuk gikip sesiyle havada kus yaka- 



Bostan ve Gulistan 287 



ladi. Tarn bu sirada devesi huysuzlanip sahte dervisj sirtmdan attiktan hemen 
sonra ahp ba§mi cole gitti. 

O zaman dervise "Ey seyh!" dedim, "guzel ses hayvana tesir etti fakat seni 
nig etkilemiyor." 

Bilir misin seher bulbulu bona ne dedi: 

Sen nasil adamsin, asktan habersizsin. 

Deve, Arap'in sarkisiyla cosup oynarken, 

Sende neseyok, yoksa tabiati egri misin? 

Koruda rtizgar esince ilgin agaclan sallanir, 
Bir tek sert taslar agirhgindan hareket etmez- 
Gordugun her sey Allah'i zikirle cosar, 
Bu sozu anlamak icin mana kulagi gerekir. 
Allah'i anan yalmz gule konmus bixlbixl degildir, 
Her bir diken Allah'i tesbih icin ortak bir dildir, 

Yirmi sekizinci Hikaye 

Sultanm bin vefat etti. Yerine gegecek kimsesi olmaymca "Sabah vakti, 
§ehrin kapismdan ilk girene sultanhk tacira giydirin, ulkeyl ona teslim edin." 
diye sagligmda vasiyet etmi§ti. Tesadtif bu ya, §ehrin kapismdan ilk, ekmegini 
gtigbela gikartan, ustu ba§i yamah bir dilenci girdi. Vasiyet geregi dilenci sul- 
tan oldu. Kaleler, hazineler, koleler hizmetine sunuldu. Dilenci, bir sure sul- 
tanhk yaptiktan sonra vezirler ona itaat etmekten vazgegtiler. Diismanlar ona 
kar§i sefere giktilar. 

Soziin ozu, halkla asker birbirine ters dii§tu. Birkag §ehir sultanm hima- 
yesinden cikti. Sultan bu duruma gok uzulmu§tii. O esnada eski dostlanndan 
biri seferden gelip onu oyle saltanat iginde goriince "Allah'a sukurler olsun! 
Bahtm yardim, ikbalin rehberlik etmi§. Gulun dikenden, dikenin ayagindan 
gikmis da sultan olmu§sun. Her zorluktan sonra bir kolayhk vardir." dedi. 

Cicek bazen acihr, bazen solar; 

Agac bir soyunur, bir giyinir. 



288 Sadi $irdzi 



Dervi§; "Karde§, beni tebrik yerine teselli et!" dedi, "Eskiden kaygim ek- 
mekti, §imdiyse Ulkenin bitmez tukenmez sorunlan." 

Diinyamiz var olmasa derde duseriz, 

Varsa onu a$m derece.de. severiz 

Bu dunyadan daha bixyuk felaket yok, 

Buna ragmen varhgi dayoklugu da cok. 

Zengin olmak istiyorsan tath bir baht olan 

Kanaatten ba$ka bir §ey dileme. 

Zengin, yoksula avuc dolusu akin verse 

Bu yiizden kazanacagi sevaba imrenme. 

Qunkil bilgeler, yoksulun sabn, zenginin 

Eli acikhgindan daha iyidir, derler. 

Cimri Behram biryaban esegi hzartsa da 

Kanncanin getirdigi cekirge ayagx kadar olmaz- 

Yirmi dokuzuncu Hikaye 

Ebu Hureyre (R.A.) her gun Peygamberimizin huzuruna gelirdi. Bir gun 
Peygamberimiz "Ey Ebu Hureyre! Beni guna§m ziyaret et ki, sevgim gogalsm." 
buyurdu. 

Arife sordular: "Giine§ bu kadar giizelken, iltifat edeni hig i§itmedik, ne- 
den?" 

Cevap verdi: "Her gun goriildugu igin. Ki§m bulutlann arasmdan giktigi 
vakit sevinmez misin?" 

Gormeye gitmen elbet ayip degildir, 

Yeter dedirtmedigin muddetce insanlan. 

Kotu islerinden oturii kendini hnarsan, 

Baskalannm hnamasma gerek kalmaz. 



Boston ve Gulistan 289 



Otuzuncu Hikaye 

BuyUklerden birinin karnmda fena bir halde yel dolasmaya basladi. Ken- 
dini tutamadi. Elinde olmadan yellendi. Meclistekilere ozrunii sunup "Dostlar 
bu is elimde degildi" dedi, "bu yiizden gUnaha girmedigim gibi size de bir za- 
rar gelmedi. Yel cikti rahatladim. Umanm beni bagislarsmiz." 

Ey akilh! Kann, yelin zindamdir. 

Ahlli ki$i onu bagh tutamaz. 

Yel, karnmda dola$inca sahver. 

Qunku kanndayel, gonleyuk verir. 

Otuz birinci Hikaye 

Bir zaman, §am'daki dostlarla oturup kalkmaktan biktim usandim. Basi- 
mi ahp, Kudiis gollerine giktim. Orada haghlara esir oluncaya kadar hayvan- 
larla arkadashk kurdum. Beni ahp Trablus'a getirdiler. Yahudilerle siper kaz- 
maya basladim. Haleb'in onde gelenlerinden vaktiyle dost oldugum bir zat ge- 
gerken beni taradi ve "Bu ne hal?" diye sordu. Dedim ki; 

Insanlardan daglara, ovalara kacardim, 

Allah'tan ba$kasiyla oyalanmayayim diye. 

§imdi aula beni, ju an ne haldeyim diye sorma, 

Hayvan suriileriyle gecinmeliyim zira. 

Dostlann yamnda zincirli olmak, 

Yabanalarla sefa surmekten daha iyiymi$. 

O zat halime acidi ve on altm karsihginda beni esaretten kurtardi. Birlikte 
Haleb'e gittik. Bir kizi varmis. Yiiz altm mehr 39 ile bana nikahladi. Aradan za- 
man gecti. Kiz huysuzlasip inatlasti. Ha bire bana dil uzatmaya basladi. Mut- 
lu degildim. 

lyi adamm evinde huysuz kadm varsa, 
ki$i cehennem azabim diinyada ceker. 

39 Mehr ya da mihr: Islam Hukukunda damadin, geline verdigi/verecegi bedel 



290 Sadl $irazi 



Aman ha, kotu esten sahnmaya bakl 
Rabbimiz, bizi attain az.abvad.an koru! 

O kadm, bana bir keresinde; "Sen, babamm on altm karsiligmda satm ala- 
rak Frenklerin esaretinden kurtardigi kisi degil misin?" diyerek hakaret edin- 
ce ben de cevaben: "Evet! Beni, on altmla hagh zulmiinden kurtanp, yiiz altm- 
la sana tutsak etti." dedim. 

Bir gun bir buyuk adam bir koyunu, 

Bir kurdun agzindan Qekip kurtarmi$, 

Gece olunca ama, Qekip biQagim 

Zavalh koyunun bogazina dayami$. 

Beni kurdun agzmdan kurtardin ama, 

Nejayda! Sonunda kurdum sen oldun. 

Otuz ikinci Hikaye 

Sultanm biri, ailesi kalabalik, gegimi kit bir dervise "Vaktiniz nasil gegi- 
yor?" diye sormus. 

Cevap vermis: "Gece miinacaat, seher vakd dua, giindiiz de ihtiyaclan- 
mi elde etmekle." 

Sultan, dervisin niyetini anlamis ve gunluk nafakasmm karsilanmasi igin 
yamndakilere ferman buyurmus. 

Ey aile sahibi! Basina buyruklugu 

Bir daha sahn aklina bile getirme, 

Qocuk, ekmek, giyecek ve yiyecek derdi 

Hayat siirmene engel olur nitekim. 

Her gun kendimce karar verir, 

Bu gece Allah He beraberim derim, 

Gece namazina durunca yann cocuklanm 

Acaba ne yiyecek diye kendime soranm. 



Bostan ve Gulistan 291 



Otuz iiguncu Hikaye 

§am zahitlerinden biri ormana gekilmi§, yillarca orada ibadet edip agag 
yapraklanni yermi§. Sultanm biri ziyaret niyetiyle yamna gitmi§. "Uygun go- 
riirseniz §ehirde sizin igin bir ev yapahm. Orada gUnlUk ihtiyaglanmz gideril- 
sin. Siz de nzik tela§i olmadan kendinizi ibadete verirsiniz. Hem boylece gev- 
renizdekiler de sizden faydalanirlar." demi§. 

Zahit bu teklifi kabul etmeyince bu kez vezirleri "Sultam kirmak dogru 
degildir. En azmdan birkag gunlUgUne §ehre geliniz. Cevrenizdekiler size si- 
kmti verecek olursa, irade sizin. istediginiz gibi hareket edebilirsiniz." demi§- 
ler. 

Anlatilir; zahit sonunda §ehre inmi§. Sultanm huzur makami, cennet mi- 
sari ozel bahgesine yerle§mi§. 

Kml gulkri guzelin yanagina, 

Siimbulleri sevgilinin sacma benzer. 

Bitkileri kocakan sogugundan 

Silt emmemis tomurcuga benzer. 

Ustunde salmon nar fifegi dallannda 

Ates asilmis yesil agaca benzer. 

Zahit bahgeye girince sultan ona giizel bir kole gondermij. Oyle ki; 

Zahitleri yoldan cikanr gixzellikte ay pargasi, 

Melek yixzlu ve tavus siislu, 

Onun yuzunii gordukten soma, 

Zdhitlerde sabxr kalmaz. 

Ardmdan boylu poslu, sevimli bir geng kole de vermi§. §6yle ki; 

Herkes etrafinda susuzluktan hnhrken 

Sdfet 40 gosterse de biryudum vermiyordu. 

Dervi§ o zamandan sonra guzel giyinmeye, lezzetli yemekler yemeye ozen 
gostermi§. Cariyenin ve kolenin guzelliklerinden gizlice zevk almaya ba§lami§. 



40 Saki: Su tajiyicisi, divan edebiyatinda sevgili 



292 Sadi $irdzi 



Akilh insanlar ne de olsa; "Guzellerin sagi, aklm ayagim baglayan zincir, zeki 
kusu avlayan tuzaktir" demisler. 

BiXtiXn bilgime ragmen kalbimi, 

Dinimi, onunyolunajeda ettim. 

Gercekte bugiXn ben zeki kusum 

Sense beni avlayan tuzak. 

Kisaca zahit temiz kalpliligini ve ibadete duskunliigunu yitirmig. Boyle ol- 
masi gayet tabi. Nitekim sair soyle demis: 

Bilgin, pir, miXrit, kim olursa olsun, 
GiXzel soz soyleyen, temiz kalpli de olsa, 
Bu aleak diinyaya kendini kaptirdiginda 
Bala batmis sinek gibi olur. 

Bir gun, sultan onu tekrar gormek istemis. Bakmis ki, zahidin eski ha- 
linden eser yok. Yiizu semirmekten pembelesmis, ipekten bir yastiga dayan- 
mis, peri yuzlii bir kole, tavus kanadmdan yelpazesiyle basucunda dikilmek- 
teymis. 

Sultan bu duruma cok sevinmis. Tecriibeli veziri sultana "Sultamm! Asil 
sevgi, her iki tarafa da iyilik etmektir. Bu nedenle tiirlii bilimleri ogrenmeleri 
icin bilginlere altin vermek gerekir. Zahitlere ise zahitge yasamalan igin hicbir 
§ey vermemelisin." demis. 

Zahide altm ve akge gerekmez. Eger kabul etmisse git bir baska zahit 
ara. 

GiXzel kadin, parmagmda firuze, 
Kulaginda kiXpe olmasa da guzeldir. 
GiXzel huylu, temiz ahlakh dervis, 
Vahj ekmegine el siXrmedikce zahittir. 

Otuz dordiincii Hikaye 

Bir sultanm onemli bir i§i vardi. "Eger i§im olursa, §u kadar akge verece- 
gim" diye adakta bulundu. Sultanm istedigi oldu. Gonlii huzur buldu. Adagi- 



Bostan ve Gulistan 293 



m yerine getirmek igin vaat ettigi akgeleri bir keseye koyup gok guvendigi ko- 
lelerinden birine verdi ve "Git su akgeleri, zahitlere dagit" diye emretti. Fakat 
kole akh ba§mda, kurnaz adamdi. Keseyi aldi. Ak§ama kadar dolandi. Sonra 
saraya dondu. Keseyi oldugu gibi getirip "Sultamm! Gezmedigim yer, arama- 
digim zahit kalmadigi halde akgelerinizi kabul edecek kimseyi bulamadim." 
diyip sultanm online birakti. 

Sultan "Bu nasil is, o nasil soz oyle!" dedi, "bu sehirde dort yiiz zahit var- 
ken." 

"Sultamm" diye cevap verdi kole, "Zahit olan akgelerinizi almiyor, iste- 
yenler zahit gikmiyor." 

Bunun uzerine sultan giilerek huzurunda bulunanlara hitaben "Benim za- 
hitlere olan guvenim ve inancim kadar" dedi, "bu diizenbaz kolenin kiskang- 
hk ve yalanmda hakhhk payi var. Bu yiizden o, hakhdir." 

Utanmadan afefe ve dirhem alan zahidi birak, 

Yerine ondan daha zahit bir ba$kasini bul getir. 

Otuz be§inci Hikaye 

Ilimde zirveye gikmis. zata sordular: "Vakif ekmegi hakkmda ne dujiinu- 
yorsun?" 

Cevap verdi: "Kendilerini ibadete vermek amaciyla almijlarsa helal, yok 
eger yemek igin toplamislarsa haram." 

Arijolan ibadet etmek if in ekmek ahr, 

Ekmek yemek if in ibadet etmez! 

Otuz altinci Hikaye 

Bir dervis, sahibi hayli comert olan eve misafir oldu. Bilgili ve hunerli in- 
sanlar da oradaydi. Adet oldugu iizere her biri hikaye anlatiyor, beyit soylii- 
yordu. Dervisse gol yolundan henuz gelmi§, yorgun dusmiis ve higbir sey ye- 
memijti. Tanis dostlanndan biri "Dervis baba, siz de liitfen bir beyit okuyun" 
dedi. Dervis "Benim sizin gibi okumuslugum ve soz hunerim yok. Yalmz bir 



294 Sadi $irazi 



beyit soyleyeyim de onunla yetinin" diye cevap verdi. Meclistekiler kabul edip 
"hadi soyle" dediler. Dervis de bunun uzerine su beyti soyledi: 

Yemek sofrasmin karsismda 

Boyle ac ve susuz iken, 

Kadinlar hamammin kapisindaki 

Bekara benzedim ben. 

Dostlar dervisin maksadmi anlayip derhal sofrayi kurdular. Bu arada ev 
sahibi "Ey dost, birazcik beklersen usaklanm kizarmis kofteyi de getirecekler" 
diyince, dervis basmi kaldmp bu kez bir baska beyit soyledi: 

Benim soframda varsin kofte olmasin, 

Zahmetime katiksiz ekmek de koftedir. 

Otuz yedinci Hikaye 

Miiridin biri, jeyhine "Bir <;ok insan beni ziyaret ediyor. Oysa ben onlar- 
la ilgilenmekten kendi islerime vakit ayirarmyorum. Ne yapmam gerekir liit- 
fen soyleyiniz" dedi. 

§eyhi cevap verdi: "Gelen yoksulsa 6dun<; para ver, zenginse bir sey iste. 
Boylece kimse etrafmda dolasmaz." 

Yol zahmeti ceken dilenci, Islam askerlerinin lideri olsa da, 

Ondan bir sey ister kaygisiyla dixsman ta Qn'e kacar. 

Otuz sekizinci Hikaye 

Bir din bilgini, ogluna; "Vaizlerin giizel sozleri seni neden etkilemiyor?" 
diye sordu. 

Oglu; "Soylemleriyle eylemleri uyu§madigi igin" diye cevap verdi. 

Vaizler halka dunyadan el ayak cektirirken kendileri mal iistune mal yi- 
garlar. Ilmiyle hareket etmeyen alime kimse deger vermez. Yiice Allah, Insan- 
lara iyilik etmeyi emrederken nigin kendinizi unutuyorsunuz!' diye bize ogiit 
verir. 



Bostan ve Gidistan 295 



Zevk duskiinu bilginler dyle yasamaya 

Israrla devam ettigi muddetce, 

Kendisi yolu kaybettigi halde 

Halka yol gosteren adama benzer. 

Babasi ogluna bakip "Cocugum, bu yanks diisimce ve kuruntularla va- 
izlerin terbiyesinden vazgegmek, ogiiderini dinlememek, tembellik ederek 
alimleri zevk dujkiinu gormek, yerine masum bir alim aramak bosuna. Sana 
bir kissayla dusuncelerinin ne kadar yanks oldugunu gostereyim" dedikten 
sonra ba§ladi kissayi anlatmaya: 

Gozleri gormeyen bir adam, gecenin bir yansi gamura saplanmis. 'Ey din 
kardesjerim, bana bir kandil tutun da su bataktan gikivereyim' diye bagirmis. 
Ahlaksiz bir kadm koriin yakansim ijitip 'Sen korsiin, kandille nereyi gore- 
ceksin' diye alay etmis. 

"iste boyle gocugum" dedi babasi. "Vaaz meclisi kumasgilar garsisi gibi- 
dir. Para vermezsen bir §ey alamazsm. Buraya istekli gelmedikten sonra mut- 
lu olamazsvn." 

Alimin i$i soziine uymazsa, onu yine de can kulaginla dinle, 
Bakma sen, 'gafil, gajili uyandirmaz' diyen sarlatan kisiye. 
Kulagina kupe etmeli insan, duvara kazinmis ogudu bile. 

Birgoniil dostu dergahta sufi dostlanyla bir sure oturdu, 
Sonra tarikat ehlinin sozunu bozup medreseye konuk oldu. 
Ona sordum; 'Alimle zahit arasinda nejark gordun de, 
Zab.it hirkasini cikanp dlimler zumresini sectin' diye. 
Zahit, gemisini kurtaran kaptan gibidir cevabmi verdi, 
Alimlerse suya dusenleri cikarmaya cahsan dalgic, dedi. 

Otuz dokuzuncu Hikaye 

Bir geng, kendini kaybedecek derecede sarhos olmus, bir yol kenannda 
uyumustu. Oradan gegen bir zahit, sarhos gencin edepsiz yati§ma bakip so- 



296 Sadi Sirdzi 



murttu. Gene, ba§im kaldmp 'Allah'm iyi kullan uygunsuz bir §ey gordukle- 
rinde iyilikle gecerler' ayetini okudu. 

Bir gunahkdr gorursen, kusurunu ort ve onayumusak davran, 

Ey kusurumu gbren adaml Bu iyiligi neden benden esirgiyorsun? 

Ey zahit! Gunahkdrdan yiiz cevirme, ona karsi bagislayia ol, 

Ben iyi degilsem $ayet, iyilik ediver de sen bana brnek ol. 

Kirkinci Hikaye 

Bir grup zevk dii§kunu insan, dervi§in birine kar§i kotii sozler soyleyip, 
onu incittiler. Dervi§ lizgiin bir halde §eyhine gidip ba§ma gelenleri anlatti. 
§eyhi, "Cocugum, bu hirkayi giyen her §eye razi olmahdir. Razi olmayan ya- 
lanci ve §arlatandir. Ona bu hirkayi giymek haram olur" diye ogiitte bulundu. 

Bir tasla biiyiik denizler bulanmaz, 

Kotulukten incinen dervis kaptaki su gibidir. 

Sana bir zarar ulasmissa dayanl 

Qilnku afjedersen gunahlanndan temizlenirsin. 

Kardes! Madem ki toprak olacaksin. 

Oyleyse blmeden once toprak oil 

Kirk birinci Hikaye 

Bagdat'ta gecen su hikdyeyi dinle! 
Sancakla perde arasinda mucadele ba$lamis, 
Sancak yolun tozundan, uzengi zahmetinden 
Giicenip perdeye soyle demis: 

'Ben ve sen her ikimiz de tiiccar mahyiz. 
Ustelih ikimiz de sarayda ve divandayiz. 
Ben hizmet etmekten bir an dinlenemiyorum, 
Yerliyersiz seferlere cihyorum, 



Bostan ve Gulistan 297 



Sen ise ne eziyet, ne sefer, ne col, 

Ne kasirga, ne toz, ne yol goruyorsun. 

Ben senden daha cahskan iken, 

Sen benden yine de hymetli oluyorsun. 

Seninyerin ay yiizlu koleler, 

Yasemin kokulu cariyelerle dolu, 

Benimki sefere cikmaktan ba$i donmu$ 

Hizmetkdrlann ayakyolu. 

Soyle perde soyle! Nicin sen boylesin, 

Ben dyleyorgun halde? 

Perde cevap verdi: 'Senin basin goklerde, 
Benimkisi ise yere egiktir. 
Bosyere boynunu gokyilzune diken, 
Ancak kendini devirir. 

Kirk ikinci Hikaye 

Bir goniil adami, pehlivam ofkeden kizmi? kopiirmu? halde goriince sor- 
du: "Buna ne olmu§?" 

Orada hazir bulunanlardan biri cevap verdi: "Biri, ona sovmu§." 

Gonul adami bu cevap iizerine §6yle dedi: "Ey soysuz! Bin okkahk ta§i 
kaldmrsm da, kotii bir soze mi katlanamazsm!" 

Ey aleak nejsine karsi gucsuz kalan pehlivan! 

Yigitlik sevdasim birak erkeklik neyine senin! 

Tath dil oil Agza yumruk atmak mertlik degxll 

Filin agzim dayirtsan, insanliktir muhim olan 

Miitevazi oil Zxra ademoglu yaratildi topraktan. 



298 SadX $irdzl 



Kirk ucuncii Hikaye 

Buyiik bir zata, tarikat kardeglerinin ahlakmi sordular. "En kuguk mezi- 
yetleri, dostlannm arzulanm kendi arzulanna tercih etmeleridir" dedi. Bilgeler 
§6yle demi§tir: "Kendini dugunen ne karde§tir ne akraba." 

Yol arkada$in tek ba$ina 

Ko$uyorsa yolda$in degildir. 

Sana gonid baglamayana 

Sen dt gonid baglama. 

Akrabandan birinin §ayet 

Allah korkusu yoksa, 

Baglanni koparman onu 

Sevmenden daha iyidir. 

Bu sozleri i§iten iddiaci birinin itiraz edip §6yle dedigini hatirlanm: "Oysa 
Yiice Allah, Kuran-i Kenm'de akrabahk baglanni kesmeyi yasakhyor, onlan 
sevmeyi emrediyor. Senin sozlerinse bu ayede geli§iyor." 

Ona cevaben §6yle demi§tim: "Yamldm. Bilakis sozlerim Yuce Allah'm 
sozlerine harfiyen uymaktadir. 'Eger ana-baba, bir §eyi koru korUne bana or- 
tak ko§man igin seni zorlarlarsa o vakit onlara itaat etmen dogru degildir' aye- 
tini 41 bilmez misin!" 

Allah'a kayitsiz kalan bin akraba, 
Yahn olan bir yabanayajeda olsun. 



Kirk dorduncu Hikaye 

Bagdat'ta ya$li ho$ bir insan, kizini bir eskiciyc verdi. 
Hoyrat adam, kizcagizm dudagini oyle bir isirdi ki, 
Kizcagmn dudagindan o anda kan damlasi geldi. 
Sabah vakti kizini o halde gbren yajh adam, 
Damadma gidip hzgin bir halde $unlan dedi: 

41 Kur'Sn-i Kerim, Ankebut Suresi, 8. Syetten ahnti. 



Bostan ve Gulistan 299 



'Ey soysuz! Bu ne distir! Nasil isirdin dyle! 
Isirdigin, insan dudagidir, islenmis deri degil! 
$aka degil soylediklerim! Sozumu ciddiye all 
Bir tabiata yerlesen kotii huy, olum vakti cikar! 

Kirk be§inci Hikaye 

Bir din bilgininin gelinlik gagma ermis. ama pek girkin bir 
kizi varmi§. Ceyizi hazir oldugu halde isteyeni gikmarm§. 

Misir kumasi ve ipek de girkin durur, 

Kendisi girkin olan bir gelin ixstunde. 

Soziin ozii, adam mecbur kalmi§, kizmi bir kore nikahla- 
mi§. O tarihte Serendib'li 42 bir hekimin kor gozleri iyi ettigi anlati- 
hrmi§. Bilgin'e, "Damadmi niye hekime gostermiyorsun? diye sor- 
mu§lar. "Korkanm ki; kizimi goriir de hemen bosar. Cirkin yuz- 
lu kadmm kocasi kor kalsa daha iyi." diye cevap vermis. 

Kirk altinci Hikaye 

Sukamn biri dervi§ler zumresine deger vermezdi. Dervisler- 
den biri bunu anladi ve "Ey sultan! Bu dunyada asker sayisi baki- 
mmdan senden az, fakat hayatga senden daha iyiyiz. Olum nokta- 
smda esit, ancak kiymetge senden daha yiiksegiz." dedi. 

ister keyjince yasayip dunyaya hukmeden sultan, 

ister katiksiz ekmege ihtiyag duyan dervis olsun. 

ikisi de blse goturecegi bir parga kefen sadece. 

Ama dervis makami sultan tahtindan yiicedir. 

Dervisleri yamah giysileri ve tira§h saglanyla goriir- 
siin. Gergekteyse gonulleri diri, nefisleri oludtir onlann. 

Benlik davasina kalhsan insan 

En ufak kavgada bile tepinir durur, 

42 Serendib: Hindistan'm gilneyine komju Seylan adasi. 



300 Sadi $irdzi 



Dagdan yuvarlanan degirmen tasindan 
Kacan insan dnj olamaz- 

Derviflik yolu, on kuraldir: 'Zikir, §ukur, hizmet, ibadet, fe- 
dakarhk, kanaat, tevhit, tevekkiil, teslim, tahammul...' 

Bu ozelliklere sahip olan, giydigi kaftan bile olsa gergek dervi§- 
tir. Fakat bo§bogaz, namazsiz, nefsine uyan, giinduzleri ak§ama ka- 
dar §ehveti pe§inde ko§an, geceleriyse sabaha kadar gaflet uykusuna da- 
lan, ortaya konulam yiyen, diline geleni soyleyen, aba bile giyse der- 
vi§ degildir. Kaftan iginde ne muminler, aba iginde ne kafirler vardir. 

Ey ifi takvadan yoksun fakat 

Disi riya elbisesiyle ortulu ki$U 

Evinde kuru bir hasir varken, 

Kapinayedi renkli perde asma! 



Kirk yedinci Hikaye 

Birkac demet laze gul gdrdiim, 
Bir tumsekte otla baglanmisti. 
Bu degersiz ota ne oluyor ki 
Gule bagh diye ona sordum. 
Ot agladi ve; 'Sus ey arkadas 
Birlik comertligi unutmaz 
Guzelligim, rengim ve hokum 
Yoksa bile nihayet ben de, 
Gullerin yetistigi bu bahcenin 
Bitkisi degil miyim?' dedi. 

Ben ki; comert olan Allah'in kulu, 
ilahx nimetin biricik vergisi, 
Hixnerim olsa da olmasa da bir, 
Lutufiur Allah'tan tek dilegim, 



Boston ve Cidistan 301 



Sunacak bir jeyim, ibadetim 
Yoksa da Rabb'im ijini bilir, 
Zira ancak ya$lantm§ kblelerin 
Ozgur kalmasi ddettendir. 
Ey kainati siisleyen Yuce Allah'im! 
$uya$h kulunu bagi$la. 

Ey Sddi nzahk Kabe'sinin yolunu tut, 
Ey Allah adami! Allah kapisini tut. 
Talihsiz kimse ba$im cevirir de, 
Bu kapidan ba§ka kap\ bulamaz. 

Kirk sekizinci Hikaye 

Bilgeye sordular: "Cesaret ile comertlikten hangisi daha faziletlidir?" 

Cevap verdi: "Comert kiginin, cesarete ihtiyaci yoktur." 

Hdtem-i Td! 43 oldujakat 

Me$hur ad\ iyilikle amldi. 

Mahnin zekatim elinden bir an Once cikar 

Ciinku budanan asma daha cok ilzum verir. 

Behrdm-i Gur'iin 44 kabri iizerinde joyle yazihydi: 

'Comert el, guclu koldan daha faziletlidir' 



43 Hatem-i Tai: Comertligiyle tinlu bir Arap bilgesi. 

44 Behram-i Gun Sasani sultam. 



UgiXncu Bolum 

Kanaatkdrhgin Faziletleri 



Birinci Hikaye 

Magrib'li bir dilenci Halep Kumagcilar Carsisma inmis; "Ey mal sahiple- 
ri! Sizde insaf, bizde kanaat olsaydi, dilencilik ortadan kalkardi." diye bagm- 
yordu. 

Ey kanaat, bizi zengin et! 

Qunku senden buyiik servet yok. 

Lokman, sabu hazinesini segti. 

Oyleyse sabretmeyende bilgelikyok. 

Ikinci Hikaye 

Misir'da biri ilim tahsil etmek, digeri mal kazanmakla me§hur iki beyza- 
de vardi. Biri asnn en biiyuk din bilgini, digeri Misir'a maliye bakani oldu. Bir 
gun zengin olani, yoksul kardegine kugumseyici bir gozle bakip "Ben gucumle 
saltanata ula§tim. Sense akhnla miskin kaldm" dedi. Bu a§agilayici soz uzeri- 
ne bilgin, "Karde§" diye iinledi, "Allah'a ne kadar §iikretsem azdir. Ben ilmim- 
le peygamberlerin, sense malmla Firavun'la Haman'm 45 mirasmi, yani Misir'i 
devraldm." 

Ben ayaklar altinda Qignenen kanncayim, 

tgnesiyle herkesi inciten hzil an degilim. 

45 Firavun ya da Firavn: Misir krallanna verilen unvan, Haman: Vezirlerin lakabi. 



304 Sadi Jirdzt 



Yuce Allah'a ne kadar siikretsem azdir. 
insanlan incitecek kudret vermediginden 

U^uncii Hikaye 

Yoksulluk atesjyle kavrulan, giydigi yamah elbiseye yeni yamalar diktigi 
halde kendini §u beyitle avutan bir dervis. duydum: 

Kuru ekmek ve yoksulluk hrkasi He yetinmek gerek, 

Halkin sikintisindansa kendi sihntini tasimak gerek. 

Halini bilen bin, dervi§e "Bu §ehirde oturan filan zat iyi huyludur, comert- 
tir. Omrunu yoksullara adami§, herkesin sevgilisidir. Sizin gibi kiymetli biri- 
ne elinden geleni yapacaktir" diyince dervis. "Aman ha, sus!" diye cevap verdi, 
"ba§kasmdan yardim dilenmektense yoksulluk iginde olurum daha iyi." 

Yama dikmek, sahr kosesine qekilmek 

Zengine mektup yazmaktan daha iyidir. 

Komsunun sejaatiyle cermet girmek, 

Dogrusu cehennem azabiyla birdir. 

Dorduncii Hikaye 

Bir Acem sultani hunerli doktorunu Muslumanlara yardimci olsun diye 
Peygamberimize gonderdi. Doktor birkag yil Arap ulkesinde kaldigi halde, ne 
muayene ne de ilac. igin kimse kapismi galmayinca bir giin Peygamberimizin 
huzuruna gelip bu durumdan yakmarak; "Beni dostlanni tedavi etmem igin 
gondermi§lerdi. Halbuki kimse yanima gelmedi. Aylak bir halde gorevimi ya- 
pamaz haldeyim" dedi. Doktorun sitem yuklu sozlenne kar§ihk Peygamberi- 
miz; "Benim arkada§lanm i§te boyledir" diye cevap verdi, "i§tahlan olmadikga 
yemezler, i§tahlan varken de yemekten el cekerler." 

Doktor; "Haklism Ey Allah'm Resul'u!" dedi, "nitekim saghgm temeli de 
budur." 

Bilge kisi soylenmediginde zarar varsa sdze baslar, 

Sagligi bozulacagi zaman yemegx agzina koyar. 

iste bu halde sozu hikmet, yemegi de saghk olur. 



Boston ve Gulistan 305 



Behind Hikaye 

Erdestr-i Babekan'm 46 hakkmda su menkibe anlatihr: 

Erdesir, bir Arap hekime; "Gunde ne kadar yemek gerekir?" diye sor- 
mus. 

Hekim cevap vermis; "Yuz dirhem yeterii." 

Erdesir; "Bu kadar yemenin verecegi giig nedir" diye sormus bu kez. 

Hekim; "Bu kadan seni sirtmda tasir." diye cevap vermis, "daha fazlasim 
da sen tasirsm." 

Yemek; ya$amak ve Allah'i §iikretmek icxndxr 

Sen ise yemek icirx ya$adigmi saniyorsun. 

Altinci Hikaye 

Horasanh iki dervis vardi. Bu iki dost birlikte seyahat ederlerdi. Zayif ola- 
m uc. gecede bir ogun, guclii olamysa giinde uc. ogun yemek yerdi. Nasil ol- 
duysa bir sehrin kapismdan girerken casuslukla suclamp bir odaya kapatildi- 
lar. Odamn giris ve gikis kapilanm da balcik ve gamurla iyice sivadilar. Aradan 
iki hafta gecti. Sugsuz olduklan anlasilmca kapilan hemen agtilar. Guglu olani 
olu, zayifiysa sapasaglam buldular. 

Bilgenin biri; "Aksi olsaydi asil o zaman sasinrdim" dedi. "cok yiyen achga 
dayanamayip oliirken, az yiyen kanaatiyle hayatta kalmayi basardi." 

Az yiyerek achga ah$ik insan 

Her zorluga kolayca katlanu, 

Varhkhyken bolca yxyense 

Darhk zamam sihntidan olur. 

Yedinci Hikaye 

Bilgelerden biri, gocuguna "Tokluk adami hasta eder" diye asm yeme- 
yi yasakladi. Cocugu "Babacigim aghk da adami oldiiriir. Bilgelerin; 'achk, 6l- 

46 Erde§ir-i Babekan: Sasarri Devletinin kurucu sultani 



306 Sadi Sirdzf 



mekten beterdir' soziinu isitmedin mi?" diye itiraz edince, bilge "En iyisi olgu- 
lu olmaktir gocugum. Nitekim Yiice Allah; 'yiyiniz, iginiz fakat israf etmeyiniz' 
ayetini buyurmustur." diye cevap verdi. 

Ne kusacak kadar cok, ne olecek kadar az ye. 

Yemek, nejsin ya$amasi if in hazdir 

Ama olgusu kagarsa istirap oluverir. 

Zorla yenen %e\ier zarar verir, 

Ama acken ekmek, §ekerdir. 

Sekizinci Hikaye 

Hastaya sormuslar: "Gonliin ne cekiyor?" 
Cevap vermis: "Higbir sey" 
Tok mide kann agntir, 
UaQlar bile jay da etmez. 

Dokuzuncu Hikaye 

Vasit'ta 47 bir kasabm, birkac suftden alacagi vardi. Her gun arsizca on- 
lardan para ister, alamayinca kaba sozlere baslardi. Bu durum suftlerin agm- 
na gitti. Kasabm cefasmdan perisan oldular. Fakat sabretmekten baska carele- 
ri yoktu. Nihayet iglerinden biri dayanamayip "Nefse yemek igin ara vermek, 
kasaba minnet etmekten daha iyidir." dedi. 

Efendinin ihsamndan vazgec, 

Kapialann zulmunii cekecegine 

Ete hasret cekerek olmek daha iyidir. 

Kasaplann para igin kotu sozlerini cekmektense. 



47 Vasit: Irak'ta bir jehir. 



Boston ve Cvdistan 307 



Onuncu Hikaye 

Comert bir adam Mogol istilasmda korkung sekilde yaralandi. Biri, ona 
"Filan tacirde iyi bir ilag var. tstersen sana da biraz verir." dedi. Fakat Hatem-i 
Tal ne denli comertse tacir de o denli cimriydi. 

cimrinin sofrasinda, 

Ekmek yerine giinej olsa, 

Herkes kiyamete kadar 

Aydinlik gun gbremezdi. 

Bu teklife karsilik comert adam "Ilaci verecegi ne malum" dedi, "Verse bile 
ne fay da! O cimriden panzehir almakla zehir igmek birdir." 

A\c ak adamlardan minnede aldigin jey, 

Bedence seni rahadatu ama canini ahr. 

Bilgeler §6yle demis: "Bengisuyu, yiiz suyuna kar§ihk verseler akilh al- 
maz. Zira illetle olmek, zilletle ya§amaktan daha iyidir." 

Iyi huylunun elinden ebucehil karpuzu yemek 

Efeji yiizlu ki$inin elinden tath yemekten daha iyidir. 

On birinci Hikaye 

Bir bilginin gocugu gok, nafakasi azmi§. Biiyuklerden biri, iyi niyetle du- 
rumunu buyiik bir zata bavale etmis. Bilginin boyle bir talepte bulunmasi, o 
zatm hig de ho§una gitmemi§. 

Sikintih bir halde aziz dostuna gitme, 

Aksi takdirde onun da keyjini bozarsin. 

Bir dilek ifin gittigin zaman ne$eli ol, 

Zira guleryiizlunun dilegi reddedilmez. 

Yine de onun maasim artinp muhabbetini azalttigi soylenir. Bilgin, ara- 
dan birkag gun gegtikten sonra o buyiik zatm muhabbetinin azaldigim anla- 
yip ona soyle demis/. 

Zillede kazandigin yemekler ne aa olmuj.' 

Tencere dolu fakat §erefin yerde bulunmu$. 



308 Sadi $irdzi 



Ekmegim artti ama $erefim ayaga du$tii, 
Yoksul kalmak, dilenme zilletinden daha iyiymi$. 

On ikinci Hikaye 

Bir dervis. sikmtiya dusmu§. Biri, ona "Filan kisjnin hadsiz hesapsiz mail 
mulkii var. Halini bilirse sana yardim eder" demi§. Dervis. "iyi de ben onu ta~ 
nimiyorum" diye karsilik vermi§. O kimse "ben sana yol gostereyim" diye der- 
visin elinden tutmu§, alip onu zenginin evinden igeri sokmu§. Dervi§ bak- 
mis ki zengin ev sahibinin yuzii asik. Bir sey demeden geri gelmi§. "Niye boy- 
le yaptm?" diye sormus o kisi. Dervis, gulerek; "bagismi yuziine bagisladim" 
diye cevap vermis. 

Asikyuzlu adama ihtiyaani soyleme. 

Yoksafena huyundan rahatsiz olursun. 

Gonixl derdini dyle bir kimseye a; ki, 

Nuryuziinde hit; olmazsa huzur bulasin. 

On u^uncu Hikaye 

Iskenderiye'de biiyuk bir kithk yajanmis. Halkm buna dayanacak gucii 
kalmamis. Yeryiiziine gogiin butiin kapilan kapanmis, halkm feryatlanysa bu- 
tiin gogii kaplamrs. 

Vah$i hayvanlann, bahklann, ku$lann, kanncalann 

Hasih turn canhlann aghktanjeryadi goge fifemij. 

Buna ragmen halkin gonul dumam bulutlanmiyor, 

Seller gibi bo$alan gozya$lan yagmur olmuyor. 

Buyiiklerin huzurunda dilimin varamayacagi ozelliklerde ahlaksiz biri 
varmis. §u beyitle onu size aktarayim. 

Az ?ey, butun hakhnda fikir verir, 

Bir avug jey ejefe yukune ornektir. 

Oyle ki; o edepsizi oldiiren Mogol'a bile 

Kisas asla gerekmeyecektir. 



Bostan ve Gulistan 309 



Tesadiifen kitlik yilmda o ahmak ve edepsiz ki§i epey zengin olmu§. Edep- 
siz olmasma edepsizmi§ ama yine de darda kalanlara yardim eder, davet etti- 
gi misafirlerine sofra ustiine sofra kurdururmu§. Birkag dervi§e kithktan gma 
gelmigti. Onun davetine gitmek istediler. Bu konuda bana dam§tilar. Gitmele- 
rini uygun gormedigimden onlara engel oldum ve sunlan soyledim: 

Aslanlar inlerinde achktan olixr de 

Kopek artiklanna ilismez. 

Achga katlan, zorluga gogus ger de 

Alcaga muhtac kalma! 

Edepsiz kisi malca Feridun olsa bile 

Ona hymet vermeye degmez, 

ipekten elbise bile giyse, samrsin ki 

Duvara silrixlmus yaldizh boyadir. 

On dorduncu Hikaye 

Hatem-i Tai'ye sordular: "Dunyada kendinden gonlii daha buyiik birini 
goriip duydun mu?" 

Cevap verdi: "Evet! Bir gun Arap beylerini davet etmi§, kirk deve kestir- 
mi§tim. Ziyafet sonrasi golde gezintiye gikmi§tik. Bir adam gormu§tum. Di- 
kenleri kirip kendine bannak yapiyordu. Ona Hatem'in ziyafetine nigin katil- 
madigmi sormu§tum. Bana bakip cevap verdi: 

Kendi elinin emegini yiyen kimse, 
Hatem-i Tdi'y'e minuet etmez. 

"Ya igte boyle dostlar! O, kanaat ve fazilet bakimmdan benden gok gok 
ustundiir." 

On behind Hikaye 

Giyecegi olmadigmdan kumun iginde gizlenen bir yoksul, Hazreti Mu- 
sa'yi goriince; "Ey Musa! Benim igin Rabbine dua et de yeti§ecek kadar nzik 
versin!" dedi. Hz. Musa dua etti. Yiice Allah yetecek kadar diinyaligim yoksula 



310 Sadi$irazi 



ihsan etti. Aradan birkag gun gegince Musa, adami tutsak bir halde goriip gev- 
resini saran kalabahga; "Burada ne oluyor?" diye sordu. "Bu adam §arap igip 
kavgada birini 6ldurmu§. Kisas igin goturiiyorlar" diye cevap verdiler. 

Miskin kcdinin sayet kanadi olsaydi, 
Dunyada serge yumurtasi hrakmazdi. 
Okiizdeki boynuzlar esekte olsa, 
Kimse yanasamazdi yamna. 
Makam ve giic kazanan acizler, 
Acizlerin bilegini bilker. 

Musa, bu olaydan sonra Rabbine niyaz edip §u ayeti okudu: 'Allah kullan- 
na haklanndan fazla nzik verseydi, yeryuzunde bozgunculuk yaparlardi.' 48 

Ey kibirli insan! Seni tehlikeye sokan neydi ki, 
Sonunda helak oldun. Keske kannca ucmasaydi. 
Aleak kisi makam, altin ve gumiis bulmussa sayet 
Onun ensesine tokat atmaktan baska care yok. 

Eflatun'un ne dedigini isitmedin mi hie? 
'Kanncamn kanatsiz olmasi cok daha iyidir.' 
Babamn mail coksa da cocugun bitmez arzusu var. 
Seni zengin etmeyen, uygun olani senden iyi bilir. 

On altmci Hikaye 

Basra'da kuyumculan etrafma toplayan bir Arap gordiim. Onlara §u kis- 
sayi anlatiyordu: 

"Bir gun colde yolumu kaybetmi§tim. Yammda yiyecek namma hicbir §e- 
yim kalmamisti. Oyle ki aghktan olecegimden korkmu§tum. Derken bir kese 
buldum. Iginde kavruk bugday var diye gok sevinmi§tim. Karmmi doyura- 

48 Kur'an-i Kerim, §ura Suresi, 27. ayetten alinti. 



Bostan ve Gulistan 31 1 



cagimi dii§unerek keseyi sevincje agtigimda igindeki incileri gormu§ ve buna 
cok uzulmu§tum. Oyle ki ya§adigim hayal kinkligim hala unutamam." 

Kumlann aktigi kuru colde susuz insan, 

ister inci bulsun ister sedejjark etmez. 

Aziksiz adam giigten kesildigi zaman 

Kemerindeki ha altin ha tasfark etmez. 

On yedinci Hikaye 

Colde adamakilh susayan bir Arap §unlan soyliiyordu: 
Ne olurdu olmeden once arzuma bir gun ulassaydim, 
Dalgalan dizime carpan nehirden tulumumu doldursaydim. 

On sekizinci Hikaye 

Bir yolcu, yiyecegi kalmamif ve giicii tukenmi§ bir halde golde kaybol- 
mu§tu. Kemerinde birkac. alum vardi. Cok dola§ti ama bir tiirlu yolunu bula- 
madi ve garesizlik iginde oldu. Oradan gegen bir topluluk alunlan yere sagil- 
mi§ halde buldu. Toprakta da §u sozler yazilmi§ti: 

Biitun parasi Caferi altini olsa da 
Aziksiz insan muradina eremez. 
Yamk yoksul if in colde pismis salgam 
Ham giimiisten daha degerlidir. 

On dokuzuncu Hikaye 

Higbir zaman dunyanm turlu dertlerinden, felegin aksi donii§unden kay- 
gilandigimi hatirlamam. Bir tek, pabug alacak param olmadigi igin yalmayak 
Kufe Camii'ne girdigimde uzuldugiimu bilirim. Fakat orada da ayaksiz birini 
gormu§ ve yalmayak kaldigima §ukretmi§tim. 

Tok adamin gozunde kizarmis tavuk, 

Dereotundan daha degersizdir. 



312 Sadx $irdzi 



Parasiz pulsuz dii$kiin iginse, 
Pi$mi$ jalgam hzarmi$ tavuk gibidir. 

Yirminci Hikaye 

Sultamn biri yakmlanyla beraber av pesine diismus, bir zaman sonra da 
sehirden epey uzaklasrmsti. Derken gece oldu ve uzaktan bir koy evi gordii- 
ler. Sultan "Agikta usiiriiz, su eve gidelim" dedi. Veziri "Bir koyluniin evine si- 
gmmak sizin gerefinize golge diistiriir. En iyisi burada gadir kurup ate§ yaka- 
hm" diye itiraz etti. Koylii, sultamn ormanda kaldigim haber almca gucu yet- 
tigince yemekler hazirlayip sultamn huzuruna getirdi ve "Evime sigmmamzla 
§ammz eksilmezdi. Bilakis bu koyliinim onurlanmasim istemeyenler var gali- 
ba iginizde" dedi. Bu soz, sultamn ho§una gitti ve geceyi o evde gegirdiler. Sa- 
bahleyin sultan ona mal ve para ihsan etti. Koylii, sultam bir sure takip edip 
su beyti soyledi: 

Sultamn hymet ve giXcunden bir jey eksilmedi, 

Bir koyluniin misafirligini kabul ettigi ifin. 

Aksine koyluniin kiilahmn ko^esine giinej dujtti, 

Sultamn golgesi onun ba$ina du$tiigu ifin. 

Yirmi birinci Hikaye 

Mali, parasi gok, zengin bir dilenci varmrs. Bir sultan ona gidip; "Hadsiz 
hesapsiz malm ve paran var. Bizimse miihim bir sikmtimiz. Eger bize borg ve- 
rirsen giinii gelir fazlasiyla iade ederiz" demi§. Zengin dilenci; "Ey yeryuzuniin 
sultam, bizim gibi para pul dilenen insandan borg isteyip elinizi kirletmek size 
yarasjnaz" diye cevap vermi§. Sultan; "Onemi yok! Zaten ben de bu parayi ka- 
firlere verecegim. Kirli para, kirlilere gidecek." diye ustelemis. 

Hiristiyan kuyusu kirliyse de ziyamyok 
Zira o suyla olu Yahudi'yi yxkayacagiz- 
Kireg gamuru temiz degil dediler, 
Dedik ki, heladaki yanklan kapatacagiz. 



Bostan ve Ciilistan 313 



Bir zaman sonra i§ittim ki; dilenci para vermeyi kabul etmemi§. Bunun 
iizerine sultan da gereken miktan elinden zorla aldirmi§. 

Tatlihkla halledilmeyen t$ zoraki yapihr, 

Kendine aamayana kimse aamaz. 

Yirmi ikinci Hikaye 

Yuzelli deve yiikii mail, elli kolesi olan bir tacir, gece yansi beni Kis'teki 49 
evine davet etti. Filan ambanm Turkistan'da, falan mahm Hindistan'da, bu fi- 
lan arazinin tapusu, §u filan kefilin senedi gibi sagmasapan sozlerle gece boyu 
kafami utiiledi. Oyle ki; bir yandan 'havasi giizel oldugu icin iskenderiyeye 
gidecegim' diye tuttururken gok gecmeden 'hayir o taraflann denizi firtmah- 
dir' diyip vazgegiyordu. Bir ara "Ey Sadi, son bir seferim daha var. Sonra tica- 
reti birakip koseme cekilecegim" dedi. Merak iginde "O, hangi seferdir?" diye 
sordum. Cevap verdi: "Iran kukurdiinu, ona deger veren Qn'e, On kaselerini 
Rum'a, Rum'un ipekli kumaslanm Hindistan'a, Hind'in geligini Halep'e, Ha- 
lep'in cam esyalanm Yemen'e, Yemen'in kumasmi da Iran'a gotiirecegim. Hep- 
si o kadar!" 

"Insaf, bunca ham hayalle ya§anmaz ki!" dedim icimden. "Sadi, sira §im- 
di sende. Sen de bir seyler anlat" dedi o sira bana. Ben de cevaben "belki isit- 
missindir" diyip su sozii hatirlattim: 

i$itmi$sindir, bir tacir Gur 50 coiurxdt 

Katirdan dii$unce cam yanip }dyle demi$, 

'Dimya mahm sevenin gozunu 

Ya kanaat doyururya da kara toprak. ' 

Yirmi ucuncu Hikaye 

Hatem'in aksine cimriligiyle me§hur bir zengin duydum ki; dunya nimet- 
lerine eksiksiz sahipsizmi§. Fakat ruhu oyle fakirmis ki; Ebu Hureyre'nin ke- 



49 Ki§: Basra korfezinde bir ada. 

50 Gur: Afganistan'da bir §ehir. 



314 Sadf$irdzt 



disine bir lokma, Ashab-i Kehf'in kopegine bir kemik vermezmi§. Sozun ozii, 
kapisi kimseye acik olmadigi gibi, hicbir yoksulu da sofrasma yanagtirmaz- 
mis. 

Yoksullar yemeginin ancak kokusunu duyardi, 

Kuslar yemeginden hnnti bile toplayamazdi. 

Adamm bir zaman sonra Akdeniz kanahyla Misir'a gitmek icin gemiye 
bindigini igittim. Firavun'un hazinesini kafasma koymus bu kez. O sirada ani- 
den korkunc bir riizgar cikmi§. 

Dilber bizden usanmis tabiatina, gonixl nasil ahssin! 

Uygun riXzgar her zaman her gemiye nasip olmaz. 

Riizgar gibisin sen del Her vakit gdnliimiize uymazsin, 

Sitem ederek ustelik bize karsi esirgeyici olmazsin. 

Gemi firtmaya donen riizgann tesiriyle batmca zengin baslarms. dua et- 
meye. 

Varhk zamanx koltugundan cikmayan ele yazik! 

Darlik zamam duayla acilan ele Allah neylesin! 

Sahip oldugun altim ve gumiisu yoksullara dagit hi, 

Gittiginde altindanya da herpic evinjaydasi olmaz! 

Anlatirlar; zengin bogulduktan sonra Misir'daki yoksul bir yakmi mira- 
sma konmus. Eski piiskii giysilerini bir kenara a tip ipekli elbiseler almi§. He- 
men o hafta onu gordum. Arkasmda kolesi, ata binmis gidiyordu. Kendi ken- 
dime $6yle dedim: 

Ah su olen zengin adam dirilip de ayaga kalksaydi, 
Mallanni geri almak o varise olumciil aa yasatirdi. 

Eskiden kalma bir tanisikhgimiz vardi. Kollanndan gekip yiiziine kar§i 
sunu soyledim: 

talihsiz zengin topladi ama yiyemedi. 
Ey huyu giXzel adam ban durma sen ye. 



Boston ve Gulistan 315 



Yirmi ddrduncu Hikaye 

Zayif bir balikgmm agma iri bir balik takildi. Balikgmm onu gekip alacak 
dermani yoktu. Balik ona galip geldi. Agmi gekip gotiirdu. 

Bir usak nehirden su getirmeye gitti. 

Su taskin seller gibi onu dip gotiirdu. 

Her defasinda ag balik tutarken, 

Bu Inez balik agi ahp beraberinde gotiirdu. 

Diger balikgilar bunu duyup "Agma boyle iri bir balik yakalanmi§ken na- 
sil da kagirdm" diye onu ayipladilar. Bahkgi hayiflanarak "insaf edin arkada§- 
lar! Demek ki nzkim degilmi§. Bahgmsa kaderinde ya§amak varmi§." diye ce- 
vap verdi. 

Riziksiz balikgi Dicle'de balik tutamaz, eceli gelmeyen balik karada 6l- 
mez. 

Yirmi be§inci Hikaye 

Eli ayagi kesik bir adam, kirkayak oldurdu. Bir dervi§ ona rastlayip "Allah 
Allah! §u hayvancagizm bin ayagi oldugu halde eceline sebep §u elsiz ayaksiz 
adammi§" dedi. 

Can alan diisman arkadan kosarken, 

Ecel o kisinin ayagini baglar. 

Diisman birbiri ardmca hucuma kalkmisken, 

Yayi cekmek neye yarar? 

Yirmi altinci Hikaye 

Ustiinde suslii bir kaftan, ba§mda parlak kumajtan sank ve altmda asil 
kanh Arap ati olan sisman bir ahmagi gordum. Onu goren biri, bana; "Sad!, §u 
higbir §eyden haberi olmayan atm sirtindaki ipekli kumas igin ne du§unuyor- 
sun?" dedi. Ben de "Altm suyuyla yazilmi§ girkin bir yaziya benziyor" dedim. 

0, insana benzeyen bir esek 

Yakut bogiiren bir okiizdur. 



316 Sadi $iraa 



Bilgeler 'giizel yaradrii§, bin ipekliden daha iyidir' der. 

Belinda sangi, sirtinda kaftam, 

Di}inda susii olmasa, 

Kimsecikler bu hayvanm insana 

Benzedigini soyleyemez. 

Malini mulkunu dola$tiginda 

Bir tek kanim helal goriirsun, 

Yirmi yedinci Hikaye 

Hirsiz, dilenciye sordu: "Bir arpa agirhgi gumu§ igin alcaklara el agmaya 
utanmiyor musun?" 

Dilenci cevap verdi: 

"Bir arpa agirhgi gumu$ icin el acmak, 

On arpa agirhgi gumu$ ifin el kestirmekten iyidir!" 

Yirmi sekizinci Hikaye 

Bilegi giiglii bir adami anlatirlar: i§leri hayli zaman ters gitmi§. Bogazi ge- 
ni§ ama eli dar oldugundan gma gelmi?. Babasma gidip; "Bilegimin gucuyle 
para kazanabilecegim bir yere gitmek istiyorum" diyip izin istemij. 

Gosterilmeyen himer ve marijet 

Bir zaman sonrayok olup gider, 

Odagaani ate$e atip kokusu 

Qksin diye tomurcuklanni ezerler. 

Babasi "Ogul bu ham hayalleri birak" diye onu uyarmi§, "Kanaat ayagi- 
m selamet etegine gek. Nitekim biiyiikler 'Huzur gah§makla olur' demi§lerdir. 
Sen de azla yetin, coga yonelme!" 

Kimse zorla mutlu olamaz, 

Kor kadinin ka$ina kalem cekme bo$una. 

Talihsiz himer bir i$e yaramaz, 

Kuvveti bileginde degil talihinde ara. 



Bostan ve Gidistan 317 



Ama geng direnerek; "Babacigim" diye cevap vermi§, "Yolculukta; gonul 
eglendirmek, kazang elde etmek, §ehir gormek, dost edinmek, para kazan- 
mak, zamana ayak uydurmak gibi daha bir gok fayda var. Bak o yolun yolcu- 
lan ne giizel soylemis." 

Evde oturmakla asla adam olamazsin, 

Ecel varmadan once dlemi gez dola§. 

Babasi bu kez ogluna §6yle akil vermi§: "Oglum soyledigin gibi seferin 
faydalan goktur. Ama unutma ki sefer §u bes. insana mahsustur: ilki; mal mulk 
sahibi tacirlerdir ki, yaki§ikh koleleri, giizel cariyeleri ve atak u§aklanyla o di- 
yar senin bu diyar benim dolasirlar." 

Zengin adam dagda, colde garip degildir, 

Nereye gitse cadir kurar, 

Diinya muradina ermeyen fcijiyse 

Anayurdunda bile yabanahk duyar. 

"Ikincisi; tath sozii ve ogiitleriyle herkes tarafmdan saygi ve ikram goren 
alimlerdir ki, nereye varsalar biiyiik bir seving ve hizmetle kar§ilamrlar." 

Alimin varhgi safaltin gibidir, 

Nereye gitse hymeti bilinir, 

Varhkli birinin cahil oglu ise 

Ancak kendi sehrinde bilinir. 

"Uguncusii; gonul dostlanmn kendisiyle goriismeyi gokga arzuladiklan 
guleryiizlii insanlardir ki, herkes sohbetinde bulunmayi ister. Nitekim azicik 
guleryiiz, gok maldan iyidir. Hastalann merhemi, kapah kapilann kilididir de- 
nir." 

Ana-babasi tarafmdan kovulan giizel, 

Gittigi heryerde ilgi goriir. 



Tavus tiiyunu Mushaf yapraklan arasmda 

Gordum ve dedim ki, 

'Bu makami, derecenden fazla goriiyorum.' 



318 Sadi$irazi 



Tiiy cevap verdi, 

'Sus! Giizel nereye gitse kimsecikler 

Ona engel olmazl' 

Oglanda giizellik ve zarafet olunca 
Babasi danlsa ne gam! 
incidir, varsin sedcfi olmasin! 
Tek inciye herkes talip olur. 

"Dordiinciisu; Davud! sesiyle suyu akmaktan, kusu ugmaktan ahkoyan 
giizel sesli ki§ilerdir ki, ilim ve irfan sahipleri onu dinlemekten ne§e duyarlar. 

Kulagim giizel nagmelere yathndir! 

iki telli sazi Qalan da kim! 

Sabah $arabiyla mest olanlann 

Kulaginda haztn ses ne ho§tur! 

Ruhu ok$ayan giizel ses, 

Nefsi ceken giizel yiizden daha iyidir. 

"Ve sonuncusu; kimseye minnet etmeyip elinin emegiyle geginen zanaat- 
karlardir ki, bak akilli insanlar onlar igin ne soylemiglerdir:" 

Zanaatkdr baska sehre gitse de 

Kimseye minnet etmez, ac kalmaz, 

Fakat Nimruz 51 sultani iilkesini 

Terk edecek olsa aandan helak olur. 

"Sana anlattigim gibi" diye devam etti babasi "Bu sifatlar, huzurlu yolcu- 
luga ve mutlu hayata birer gerekcedir. Bunlardan nasibi olmayansa bo§ bir ha- 
yalle yola cikar da adi bile bilinmeden silinip gider." 

Felegin kin besledigi kisinin vay haline! 

Hersey onun icin jelakettir. 

51 Nimruz: Sistan ya da Sicistan adiyla da bilinen tran'da bir jehir. 



Bostan ve Gulistan 319 



Yuvasmi bir daha goremeyecek kus if in, 

Yem ve tuzak hirer bahanedir 

GenQ, turn bunlara ragmen yine de diretmig ve; "Babacigim! 'Herkesin nz- 
ki bellidir. Cah§maksa sadece bir sebeptir' diyen bilge insanlann sozlerine ben 
nasil karfi gelirim!" demi? 

Akilh insan nzki ayagina gelmeden 

Onu aramak igin yola koyulandir. 

insan ecelsiz olmeyecekse de, sen 

Ayaginla ejderhanin agzina girme. 

Ve §6yle devam etmi$: "Sahip oldugum bu bilek gucu sayesinde, heybedi 
fille dovu§ur, kukreyen aslana pence atanm ben. Yolculuga gikmam lazim. Ar- 
tik bu yoksulluga daha fazla katlanamayacagim." 

Yigit, yurdundan bir kez gikmayagorsun! 

Artik turn dunya onun evidir. 

Zengin igin gece heryer saraydir. 

Yoksul icinse her yer Allah'in evidir. 

Geng, boyle soyleyip babasmdan helallik dilemig ve yola koyulmu?. Yol- 
da kendi kendine §u beyti mmldanmi?: 

Hiiner sahibinin talihi arzusuna uymazsa, 

Adi sani bilinmez diyarlara gider. 

Gide gide, giddetinden taglan gatlatan, cagiitisiyla dalgalan firlatan bir lr- 
mak kenanna varmi§. 

Oyle bir su ki; ordek bile guvende degil, 

En kiicuk dalgasi degirmen tasini sokuyor. 

Geng, o sira para ve akin kargihginda gemisine yolcu alan bir kaptani gor- 
mu§. Ona nice dil dokmu§se de halini anlatamami§. Yolcular demi§ler ki; 

Varsa altinin zora muhtag degilsin, yoksa zor edemezsin. 

Kaptan arsizca giiliip gence §unu soylemi?: 

Altimn yoksa denizi gegemezsin, 

On hoi kuvvetiyerine bana bir altin getir. 



320 Sadl $irdzi 



Bu sozler gocugu incitmi§. Kaptandan intikam almak istemi§se de gemi 
yola koyulmu§. Geng, son bir gayretle kaptana bagirmi§: "§u sirtimdaki elbi- 
seye razi ol bari!" 

Kaptan kabul edip gemiyi geri gevirmi§. 

Hirs, akilh insanlann gozunii baglar, 

Ku$lan ve bahklan tuzaga atar. 

Gemi kiyiya iyice yanastigmda gocuk, kaptam sakalmdan tuttugu gibi 
adamakilli dovmu§. Gemici dostlan, kaptana yardim etmek istemi§lerse de ba- 
§anh olamami§lar, hemen gemiye kagmi§lar. Sonunda anla§ip gocugu iicret- 
siz gemiye almi§lar. 

Baktin hi i$ kavgaya varacak sabret! 

QiXnkiX sabir sava$ kapismi kapatir. 

inatQi biriyle kar$ila$tigmda alttan all 

Keskin hhg yumu$ak ipegi kesmez. 

Gemiciler, bu tatsiz olaydan sonra gocuktan oziir dileyip sinsice en ufak 
bir firsatta onu denize atmamn planmi kurmu?lar. Gide gide su ustunde Yu- 
nan eseri bir direkle kar|ila§mi§lar. Kaptan sinsice gocuga bakip "Gemide bir 
delik var. Iginizde en cesur ve guglti kim varsa, §u ipi ahp direge kadar yuzsun 
ve ipi ona baglasm" demi§. Geng, bu teklif iizerine gonlU incinmi? hasmmdan 
hig suphelenmeden bilgelerin §u sozlerine kulak vermemi§: "Kalbini kirdigm 
insana yUz kez yardim etsen de, ocUnu alacigim unutma. Gtinku okun ucu ya- 
radan gikar elbet ama gonulde derinden izi kahr." 

Bir subay askerine ne giizd demi§; 

'Dujmani yaraladiginda ondan emin olma' 

Birinin gdnliinu incitmi$sen, 

BU ki bir gun sen de incineccksin, 

Kalenin burcuna ta$ atma ki, 

Kaleden de sana ta$ atilmasin. 

Ve geminin ipini aldigi gibi bilegine dolayip direge gikar gikmaz kaptan 
ipi keserek gemiyle uzaklasmif . Geng, sasakalmi§. Iki gUn sikmti ve aghk gek- 
mi§. Uguncii gUn uyku gozlerini baglayip onu suya birakmi§. Bir gUn bir gece 
suda yuzdukten sonra sahile gikmig. Neredeyse 6lecekmi§. Agag yapraklan, ot 



Bostan ve Gulistan 321 



kokleri kemirmis. Guciinu bir nebze toplamis. Yine ag ve susuz halde bir ku- 
yunun basma varmis. Kuyu oniinde siraya giren bazi insanlann para karsih- 
gi bir bardak su igtigini goriip onlara imrenmis. Ama parasi yokmus. Su is- 
temi§, vermemisler. Dil dokmiis dinlememi§ler. Kaba kuwet kullanmis, mii- 
saade etmemisler. Bunun iizerine geng, birkagim dovmu§se de fena halde da- 
yak yemis. 

Sivrisinekler Qogahp hirQinfili devirir, 

Kanncalar birle§ip aslan derisini kemirir. 

Hasta ve yarali bir halde garesiz yoldan gegen bir kervana katilmi§. Kafile 
ak§amiistu hirsizlann ugrak yen bir konakta duraklamif . Kervandakiler kor- 
kudan dr tir titrerken, geng; "Korkmayin aramzda ben vanm. Elli ki§iye giig 
yetiririm. Gengler de bana yardim eder" diyince kervandakilere cesaret gelmij. 
Genci bir giizelce yedirip igirmi|ler. Uykusu gelmi§. O uyurken, kervan iginde 
giin gormu§, deneyimli bir ihtiyar; "Arkadaflar, ben hirsizlardan gok bu deli- 
kanlidan gekiniyorum. Size bir hikaye anlatayim da dinleyin" demi§ ve ba§la- 
mi§ anlatmaya: 

Bir zamanlar, Arap'm biri, bir miktar para toplamif. Hirsizlann korku- 
sundan gece evde yalmz yatamaz olmus. Korkusunu dindirmek ve can sikm- 
tisim gidermek igin bir dostunu evine almis. Birkag gece dostuyla birlikte kal- 
mis. Dostu olacak adam, Arap'm parasmm yerini ogrenince bir boslukta para- 
Ian ahp kagmis. Arap gmlgiplak, perisan bir halde aglamis. Onu bu halde go- 
renler, "Ne oldu yoksa hirsizlar paralanni mi galdi?" diye sormus. "Hayir mu- 
hafiz goturdii" diye cevap vermis. 

Yilanin hilesini ogrendigimden beri 

Ondan emin olamadim, 

insanin gozune dost gorixnen 

Dusman yarasi daha jenadir. 

Ihtiyar hikayesini boylece bitirdikten sonra "Arkadaslar! Bu geng, sinsice 
aramiza girip mallanmizi elimizden almak isteyen hirsizlann bir casusu olabi- 
lir. Su halde en iyisi onu uyurken bir basma birakip gitmektir" demis. 

Geng, uyandigmda sirtina vuran giinegin sicakhgiyla basim kaldmp bak- 
mis ki kervan yok. Saga sola kosturmus. nafile. Ag ve susuz yuziikoyun yere 
uzamp kendini oliime teslim ederek soyle yakmmi§: 



322 Sadi Sirdzf 



Develere yularlar tahlmi$ken 
Benimle him konu$ur? 
Anladim hi garibin garipten 
Ba$ha dostu yoktur. 

Geng, bu sozleri soyler soylemez, av pesindeyken muhafizlanm kaybe- 
den bir sehzadeyi gormu§. §ehzade, guglii kuvvetli gocugun bir temiz goru- 
niisune bir de peri§an haline bakip "Kimsin, nerelisin, bu hale nasil dustiin?" 
diye sormus. Geng, basmdan gegenleri tek tek anlatmis. §ehzade haline aciyip, 
ona bolca para vermi§ ve yanma bir muhafizmi katip memleketine gondermi§. 
Babasi gocugunu kar§ismda sag salim gorunce sevinerek Allah'a sukretmis. 
Geng, babasma gece boyunca gemi yolculugunu, kaptamn nankorliigunu, su 
basmda yedigi kotegi ve kervan halkmm vefasizhgmi uzun uzadiya anlatmis. 
Bunun iizerine babasi; "Oglum! Yolculukta eli bos olanm mertlik eli baglamr, 
aslan pengesi kmhr diye ben seni daha once uyarmadim mi?" demi§. 

Parasiz pulsuz bir cengaver ne guzel sqylemi§: 

Arpa hadar altin, elli batman gixQtcn daha iyidir. 

Geng; "Babacigim! Eziyet gekmedikge hazineyi elde edemezsin" diye ce- 
vap vermis, "Can tehlikeye atilmadikga diismana karsi zafer kazamlmaz. Tane 
tarlaya sagilmadikga iiriin almmaz. Bak; gektigim az eziyetle ne biiyiik muka- 
fadar aldim, igtigim bir damla zehirle ne gok bal kazandim!" 

Rizihtan ba$hasi yenmeyecekse de, 

istemehte tembel olmamah insan. 

Timsahin agzma du$mekten korhan dalgig, 

inciyi asla elde edemez. 

Degirmenin temel tasi sabittir, bu yiizden garesiz agir yiike katlamr. 

Hircin, ojkeli aslan magaramn dibinde 

Ne yer, yarali dogan ne avlar? 

Evinde av tutayim dersen oriXmcekler gibi 

Ancak sinekleri avlarsin. 

Babasi "Oglum" dedi, "Felek bu kez sana yardim etti, talihin rehber oldu. 
Gulun dikenden, dikenin ayaktan gikti. Devlet sahibi bir zat sana acidi da ik- 



Bostan ve Gidistan 323 



ramda bulunup eksigini tamamladi. Boyle bir tesaduf nadir olur ama yine de 
nadirle hukmedilmez." 

Ava her zaman cakal avlamaz. 

Bir gun kaplan onu parcalar. 

"Beni can kulagmla dinle. Sana bir hikaye anlatayim. Pars sultanlannm 
birinin yiizugunde gok kiymetli bir tas varmis. Bir gun ferahlamak niyetiy- 
le gezintiye Qikip, $iraz'da namaz kilman bir yere gelmi§. Bu sirada muhafiz- 
lanna yuziigii, Azududdevle'nin tiirbesinin kubbesine koymalanm emretmis. 
Sonra tellallan aracihgiyla 'okunu bu yiizugun halkasmdan gecjrene yiizUk 
hediye edilecek' diye halka haber salmi?. Hizmetinde bulunan dort yiiz hiiner- 
li okgu bu isi bajaramami?. Derken bir gocuk, kervansarayin gatisma gikmi§. 
Havaya gelisigiizel oklar savurmu§. Saba ruzgan bu oklardan birini ahp halka- 
mn arasmdan gegirmi§. Sultan yiizukle beraber gocuga bol miktarda para da 
vermi§ . Parayi ve yuziigu alan gocuk birden okunu ve yayini yakmis. Sebebi- 
ni sormuslar. "Kazandigim ilk parlak zafer bu. Birakm serefi baki kalsin" diye 
cevap vermis. 

Bilge ki$iden her zaman 

Parlak birfikir cikmayabilir, 

Bazen cahil bir cocuk yanh$likla 

Oku hedeften gecirir. 

Yirmi dokuzuncu Hikaye 

Insanlarla alakasmi kesen, sukanlan ve zenginleri onemsemeyecek kadar 
diinya malmdan vazgecen, bir basma magarada oturan bir §eyh gordiim. 

Dilencilik kapisim bir kez agik birakan 

Om.ru boyunca o kapida el acip durur, 

Hirsi birak ve hemen sultan ol ki, 

Tamahi olmayan serej ve yiicelik budur. 

Yore sultanlann biri, §eyhe "Bir gun bizimle birlikte yemege buyururlar 
mi? Azizlerin yiiksek ahlaki, umanm bu ricamizi reddetmez" diye haber yol- 
ladi. 5eyh, davete icabet simnettendir diyip kabul etti. Ertesi giin sultan, ra- 
hatsiz etmis olabilirim dujiincesiyle oziir dilemek igin seyhin yanma gitti. Sul- 



324 Sadl $irdzl 



tarn goren §eyh, ayaga kalkip onu kucakladi, gonlunu ahp iltifatlar etti. Sul- 
tan memnun halde gidince, dostlanndan biri §a§km bir halde, §eyhe "Sultani 
bu kadar ovmeniz adetiniz degildi. Bu §ekilde davranmanizm hikmeti nedir?" 
diye sordu. Seyh, "Bilge kijilerin §u sdzlerini i§itmedin mi? diye cevap verdi. 

Sofrasina oturdugun feijiye 

Hizmet edip hurmet gostermen gerekir. 

Kulak bmru boyunca 

Dej, geng 52 ve ney duymayabilir. 

Goz bahge gormeden; 

AM gul ve nesrin olmadan ya$ayabilir. 

Ku}tuyunden yastigi olmayan hi§i, 

Yastik niyetine ba$altina ta$ koyabilir. 

Yataginda dilberi olmayan insan 

Kendi kollanm kucaklayabilir. 

Fakat suklum piiklum olan bu degersiz mide 

Sabredemez ve doymadan uslanmaz- 



52 Ceng ya da genk: Telli bir muzik aleti. 



Dordiincu Bolum 

Sukutun Faydalan 



Birinci Hikaye 

Dostlardan birine; "Cogu zaman susmamm nedeni, sozlerimin iginde iyi 
ve kotu §eylerin olmasmdandir. Cunkii du§manlanm menfaatleri geregi, soy- 
lediklerimin iyilerini birakip kotiilerini seceder." dedim. 

Dostumsa; "Karde§" diye cevap verdi, "du§manlannm iyi §eyleri gorme- 
mesi normaldir." 

Hiiner, diisman gozunde kusur gorimur, 
Sadi gill olsa da diismana diken goruntir. 
Diisman iyiye yalana diye tas atar, 
Ciham parlatan gunes yarasaya girkin gorunur. 

Ikinci Hikaye 

Bir tacir bin altm zarar etti. Oglunu; "Sakm bu zarar ijini kimseye anlat- 
ma" diye ogiitledi. Cocuk; "Peki baba soylemem" dedi, "ama bunun sana ne 
faydasi olacak?" 

Babasi; "Musibet ikiye katlanmasm oglum" diye cevap verip devam etti; 
"Biri sermayenin azalmasi, digeri kom§ulann gekememesi." 

Kederini diismanlanna sakm ha soyleme, 

Yuzune 'lahavle' gekerler ama igin igin sevinirler. 



326 Sadi $irdzi 



Ucuncu Hikaye 

Akilli bir geng vardi. Butiin ustun ozelliklere sahip olmasma ragmen bil- 
ginler meclisinde hep susar, onlan dinlerdi. Bir gun babasi "Bildigin halde ni- 
gin susuyorsun oglum?" diye sordu. "Bilmedigim §eylerin sorulmasmdan ge- 
kiniyorum babacigim" diye cevap verdi. 

i}itmedin mi; bir dervi$ ayakkabinin altina civi cakiyordu, 

Onu goren subay, 'atxmx nalla' diye onu cagxrdx. 

Madem civi cakmak senin i$in, hadi nalla atom! 

Dorduncii Hikaye 

Hatin sayihr bir bilgin, dinsizin biriyle tartifmaya baskdi. ispat noktasm- 
da onunla basa gikamaymca garesiz dondii ve gitti. 

Bilginin bu tavnna §a§iran birisi ona sordu; "Bunca bilgine, edep ve hik- 
metine ragmen nasil olur da bir dinsizle ba§a gikamazsm?" 

Bilgin s. oyle cevap verdi; "Benim bilgim Kuran, Sunnet ve biiyuklerin soz- 
lerine dayamr. Bu ki§iyse bunlann higbirine zaten inanmiyor. Ne yani! Oturup 
bir de kufriinu mu dinleyeyim!" 

Kuran ve hadisle uyaramadxgxn ki$iye kar$x 

En gixzel cevap, sukut hakkini kullanmaktir.. 

Be§inci Hikaye 

Ahmagm bin, bir alimin yakasma yapisjnis, siirekli ona hakaret ediyordu. 
Yunan hekimi Calinus bu durumu goriince; "Bu adam gergekten alim olsaydi, 
bu cahille tartismazdi." dedi. 

iki akilli arasinda kavga ve inat olmaz, 

Akilli biri zevzek biriyle bo$yere ceki§mez. 

iki dervi% bir hh koparmaz, iki ki$iden 

Biri asi ve digeri sakinse blcuyine boyledir. 

Fakat her iki taraf da zxr cahil ise 

Aralanndaki zincir de olsa bir anda kirarlar. 



Boston ve Gulistan 327 



Kotii huylu bin, birine sovdii, sovulen ise 
Tahammul edip bilgece sunu soyledi: 
'Soylemek istediginden daha beterim. 
Qunku sen, beni benden daha iyi bilemezsin. ' 

Altinci Hikaye 

Sehban-i Vail 53 igin, hatiplikte e§i benzeri yoktur derler. Gergekten oyle- 
dir. Nitekim bir sene boyunca konu§sa aym sozii tekrar etmez, aym manayi 
soyleyecek olsa ba§ka bir sozciik bulmakta giigliik gekmezmi§. Sultan dostla- 
nna da boylesi bir edep yaki§ir dogrusu. 

Soz gonliX her ne kadar oksasa, 

GiXzel bulunup dyle kabul gorse de, 

Tekrar edilen soz usandinr, 

Zira biryemekte helva bir kezyenir. 

Yedinci Hikaye 

Bir bilgenin §6yle dedigini i§ittim: "Biri konujurken sozii bitmeden araya 
giren ki§i dismda, hig kimse kendi cehaletini itiraf etmemistir." 

Ey akilh! Sozun basi ve sonu vardir, 
Birisinin sozii bitmeden araya girme, 
Saygih, gdrgulii, akilh kisi 
Baskasi susmadihca soz soylemez. 

Sekizinci Hikaye 

Sultan Gazneli Mahmud'un birkag yakmi, veziri Hasan Meymendi'ye "Bu- 
gun Sultan filan is hakkmda sana ne buyurdu?" diye sormu§. Vezir, "Siz de bi- 
liyor olmalismiz" cevabim verince, "iyi de sen onun basvekilisin, sana soyle- 
diklerini bize soylemez" diye itiraz etmi§ler. Vezir bunun iizerine; "Sultan bas- 

53 Sehban-i Va'il: Unlu Arap hatibi ve jairi. 



328 Sadi Jirdzf 



kasma soylemeyecegime giivendigi icin bana dam§ir. O halde bo§ yere daha 
ne bekliyorsunuz!" demi§. 

irfan sahipleri bildiklerini soylemez- 

Zira sun ifsa etmek basa mal olur. 

Dokuzuncu Hikaye 

Bir evi satm almakta endi§eliydim. Bir cifit; "Ben, bu mahallenin ileri ge- 
lenlerindenim, her §eyini bana sor. Korkma hicbir kusuru yoktur." diyince, 
hemen cevabi yapi§tirdim; "Kom§um olmandan ba§ka tabi!" 

Senin gxbi komsusu varken bu ev, 

Ancak ay an bozuk on gumus eder, 

Fakat sen oldukten soma bu evin 

Bin altin edtcegini limit ediyorum. 

Onuncu Hikaye 

Sairlerden biri, hirsizlann eleba§ma gidip onu oven bir §iir okudu. Ele- 
ba§i, hirsizlara jairin soyulup, giysileri almdiktan sonra koyden kovulmasim 
emretti. Mevsim ki§ti. Zavalli koyden cikarken kopekler ba§ma ii§u§tu. Yer- 
den ta§ almak istedi. Fakat buz tutmu§ ta§i Qikaramadi. Hayiflanarak icjni gek- 
ti ve "Bunlar nasil insan yahu" diye soylendi, "kopekler dururken ta§lan bag- 
lami§lar." 

Eleba§i, §airin bu §ikayetini pencereden duyup giilerek "Ey hikmet sahibi 
§air, dile benden ne dilersen?" dedi. 

"Giysilerimi verin yeter" diye istekte bulundu. 
Kisi, insanlardan medet umar. 
Benimse senden umidim yok, kotuluk etme yeter. 

Eleba$i ona acidi. Giysilerinden bafka, ona parlak bir kaftan ve bolca para 
verdi. 



Bostan ve Gulistan 329 



On birinci Hikaye 

Bir muneccim 54 evine geldiginde esini, yabanci bir erkekle otururken 
gordu. Kendini tutamayip yabanciya sovUp saydi, aralannda kavga gikti. Du- 
ruma vakif olan bir gonul dostu §unu soyledi: 

Ey muneccim! Sen ki evindeki adami bilemezsin. 

halde gogun zirvesinde olani nereden bileceksin! 

On ikinci Hikaye 

Sesini gUzel sanan girkin sesli bir hatip vardi. O bagirdikga, sen onun se- 
sini karga ugultusuna ya da esegin amrmasma benzetirdin. Oyle ki; 'seslerin 
en girkini siiphesiz esek sesidir' ayetinin 55 bu adam hakkmda indigine huk- 
mederdin. 

Ba§ e$ek hatip amracak olsa, 

Fars ulkesindeki tstahr kalesini yikar. 

Koy halki, makami nedeniyle bu adama kadamr, gektikleri sikmtiyi giz- 
lerdi. Bir giin gizli du§manhgi bulunan gevre bolgelerden bir batip, hatinm 
sormaya gelip ona; "Bu gece rUyamda seni gordUm" dedi. Qrkin sesli hatip; 
"Hayirdir insallah" diye karsihk verdi. "Meger insanlara huzur veren guzel se- 
sin varmi§ senin" dedi konuk hatip. 

Cirkin sesli hatip bir sure dusundukten sonra; "Ayibimi yUzUme vuran ne 
guzel bir rUya gormUssun sen" diye cevap verdi, "sesimin gUzel olmadigmi an- 
ladim. Tovbeler olsun. Bundan sonra halki rahatsiz etmemek igin bir daha ko- 
nusmayacagim." 

Kotu huylanmi bana guzel gosteren 

Yalana dostlarla goru$mekten utamyorum. 

Kilstah ve aleak du$manlanm nerede? 

Hadi gostersinler bana ayiplanmi! 

54 Muneccim: Yildizbilimci, falci. 

55 Kur'an-i Kerim, Lokman Suresi, 19. ayetten almti. 



330 Sail §irazi 



On ii£uncu Hikaye 

Biri, Sincar 56 Cami'inde, Allah nzasi igin muezzinlik ediyordu. Oyle gir- 
kin bir sesi vardi ki ifitenler hemen kulaklanm tikiyordu. Caminin sahibi ada- 
letli, iyi huylu bir beydi. MUezzinin gonlunu kirmak istemedi. Nihayet daya- 
namadi, bir bahane bulup; "Ey comert ki§i!" dedi, "bu caminin eski mUezzin- 
leri vardi. Onlara bes lira vermiftim. Ba$ka bir camiye gitmek istersen sana da 
on lira verecegim." 

Anlaftilar. Muezzin gitti. Fakat bir sure sonra geri gelip; "Beyim bana ya- 
zik ettin" dedi, "Gittigim yerde, ba§ka bir yere gitmem igin bana yirmi lira tek- 
lifedildi." 

Bey gulerek; "Sakm kabul etme!" diye cevap verdi, "Bu gidi§le elli liraya 
da razi olurlar." 

Qapanxn mermerin uzerinden 

Qamur kazirken gikardigi ses gibi, 

Senin girkin sesin de gonlumu 

Oyle tirmalayip yarahyor surekli. 

On dorduncu Hikaye 

Qrkin sesli bir hafiz, yuksek bir sesle durmadan Kuran okuyordu. 
Gonul dostu biri yanma gelip sordu; "Ayhgm ne kadar?" 
Hafiz cevap verdi; "Ayhk almiyorum." 

Goniil dostu bu kez; "O halde neden kendine eziyet ediyorsun?" diye sor- 
du. 

"Allah igin okuyorum" diye cevap verdi hafiz. 
"Allah igin okuma" diye tembih etti bu kez, gonul dostu. 
Sen bu sesle Kuran okumaya devam edersen, 
Muslumanhgm giir sesini yok edersin. 



56 Sincar: Irak'ta Musul'a bagh eski bir bolge. 



Behind Boliim 

A$k ve Genclik 



Birinci Hikaye 

Hasan-i Meymendlye "Sultan Mahmud'un her biri diinya giizeli onca 
kolesi varken nasil olur da onlar kadar giizel olmayan Ayaz'i 57 onlara tercih 
eder?" diye sordular. 

Cevap verdi: "Gonlun sevdigi, goze kotu gorimmez." 

Sultanm sevdigi kisi, 

Kotii bir sey yapsa da iyi olur. 

Sultanm kovdugu kisiye ise 

Kimse sahip Qikmaz. 

Sevmeden bakan kimseye, 

Yusufbile firkin gdrimiir, 

Seytana meyleden kimseye 

Sey tan, melek goruniir. 

Ikinci Hikaye 

Bir tacirin giizellikte e§i nadir bulunur bir kolesi varmis. Allah igin onu 
gok sever sayarmis. Dostlanndan biri, bir gun "Bunca giizellige sahip bulunan 
bu kole, ne olurdu biraz da terbiyeli olsaydi" demi§. Tacir "Ey kardes" diye ce- 
vap vermis, "birine bir kez sevgini belli etmi§sen, artik ondan hizmet bekleme. 
Cunkii asik ve sevgilinin oldugu yerde efendi ve kole kalmaz." 

57 Ayaz, Eyaz veya Iyaz: Gazne ordusu bajkumandam. 



332 SadT$irdzi 



§ayet efendi, peri yanakh kolesiyle 
Oyna$maya ve guliifmeye ba$lami$sa, 
Kolenin efendi gibi nazina, ejendinin de 
Kole gibi o nazi cekmesine $a$ilmaz. 
Kole hizmet tjine bakmah, nazlanarak 
Efendisinin gonlunii kirmamah. 

U^uncii Hikaye 

Sevdasi dillere diismiis. bir zahit gordiim. O kadar ayiplandigi ve sikmti- 
ya maruz kaldigi halde sevdasmdan §oyle inliyordu: 

Sevgilim! Senin pe$ini birakamam, 
Keskin hhcla kessen vazgecemem. 
Zira senden ba§ka siginacak, 
Kacacak yerim yok benim. 

O zahidi ayiplayarak; "Kiymetli aklma ne oldu da, algak nefsine yenil- 
mis?" dedim. Biraz du§undukten sonra §unu soyledi: 

A$k sultani her ne yere konsa, 
Orada zahitligin adi sam kalmaz- 
Yakasina kadar camura batmi$ 
Zavalhnin nasil temiz kahr etegi? 

Dorduncu Hikaye 

Sevdigini elinden yitiren biri, camndan bezmis bir halde goziinu ula§il- 
maz bir noktaya dikmi§ti. Ustelik goz diktigi bu yer, olumden beter hile ve tu- 
zaklarla cevriliydi. Bir yandan yitirdigi sevdigini, diger yandan yolda basma 
gelebilecek felakederi du§undukge istahtan kesildi, keyfi turmiyle kagti. Artik 
ne arzuladigi lokmayi yiyebiliyor, ne de bir ba§ma gehirde gezebiliyordu. 

Sevgilin altina deger vermiyorsa, altinla toprak birdir. 

Dosdan; "Bu ham hayalden vazgeg. Niceleri senin gibi bu arzuya esir diis- 



Bostan ve Gulistan 333 



tix de, ayaklan zincirli helak olup gitti" diye ona ogiit verdiler. Sizlanarak §6y- 
le cevap verdi: 

Dostlar! Ogut vermeyi birakin, gozum 

Onun sevgisinden basha bir sey gormuyor, 

Savascilar pence ve omuz darbesiyle dusmanlanni, 

Giizellerse isveleriyle sevenlerini oldurur. 

Can endigesiyle gonlii canandan, gozii giizellerden men etmek mertlige 
sigmaz. 

Kendini diisiinuyorsan sayet yalanasin sen, 
lira sevgili yiXz vermiyorsa, dsik ugrunda blmeli. 
Basket carem yok! Dusmanlanm beni 
Kxhc ve okla vursa da kalkip ona giderim, 
Firsat el verirse etegini tutar, yoksa 
Esiginde su tath candan vazgecerim. 

Ne kadar soylediyseler de dinletemediler. Yakmlan, ayaklanm ne kadar 
zincire vurduysa da fayda etmedi. 

Bu ne dert dylel Doktor sabn emrediyor 
Gel gbr hi, seker isteyen nefsi bilmiyor. 
Duymadm mi; a§ik, sevdigine ne demi§; 
'Sen hymetini dusuriirsen sayet, 
Yaninda benim kiymetim nice olur' 

Ba§a cikamayacaklanm anlaymca durumunu §ehzadeye haber verdiler. 
"Bu gene ashnda tath dilli ve yumugak huyludur" dediler, "Biz ondan nice ince 
ve zarif sozler dinliyorduk. Fakat gonliinde bir sevda ate§i var ki, i§te bu yuz- 
den deli gibi hareket ediyor." 

§ehzade, onun kendine a§ik oldugunu anlayip atma bindi ve yanma gitti. 
Sehzadeyi goren gene, aglayarak §6yle dedi: 

Oldurdugiine gonlii yanmis gibi, 

Beni olduren tekrar yanima geliyor. 



334 Sadi $irdzf 



§ehzade nezaketle "Nerelisin, kimsin, ne i§ yaparsm?" diye sordu. Fakat 
geng, sevda denizine oylesine dalmisti ki, zoraki nefes ahyordu. 

Kuran'in yedide birini ezberden okusan da, 

Aska dusiince elifi, be' den ayiramazsin. 

Bunun lizerine sehzade uzuntulu bir halde "Nigin benimle konusmuyor- 
sun" dedi, "Oysa ben de senin gibi dervisler zumresindenim ve hatta dervisle- 
rin kulagi delik kolesiyim." 

Geng, bu sozleri duyar duymaz muhabbet dalgalannm garpi§masi arasm- 
da ba§im gikanp cevap verdi: 

Bulundugun yerde varhgim kalirsa $a$ma, 

Zira sen konusurken bende soz kalmaz. 

Geng, bu sozleri soyledikten hemen sonra bir gighk atti ve canini Yiice Al- 
lah'a teslim etti. 

Sevgilinin Qadxnmn kapmnda olene sasilmaz, 

Oradan sag salim kurtulana hayret edilir. 

Be§inci Hikaye 

Bir ogretmenin giizel yuzlii bir ogrencisi vardi. Ogretmen -insanhk hali- 
ogrencisinin yiiz giizelligine hayrandi. Bu nedenle diger ogrencilerine goster- 
digi disiplini ona gostermiyordu. Onu o kadar gok seviyordu ki, her yalmz 
kaldiklanna ona soyle diyordu: 

Ey huriyilzlu guzdl Sana ilgi gostermekten 

Kendimi dusunmek bile akhma gelmiyor, 

Yiizume bir ok firlatilsa bile, 

Gozumu senden ayiramiyorum. 

Ogrencisi bir gun ogretmenine; "Derslerime dikkat ettiginiz kadar lutfen 
kisiligime de ozen gosterin. Ahlakimda hosunuza gitmeyen bir durum olursa, 
terk etmem igin beni uyann" diyince, ogretmeni "Gocugum" diye cevap ver- 
di, "Bunu baskasma sor! Zira ben sende hunerinden ve guzelliginden ba§ka 
bir sey goremiyorum." 



Bostan ve Gulistan 335 



Kiskancin gozu Qihsxnl 
Gozunde hunerler ayip goruniXr, 
Bir hunerin ve yetmis kusurun varsa, 
Dost sadece hunerini gorur. 

Altinci Hikaye 

Hie. unutmam; bir gece degerli sevgilim igeri girdi. Elimde olmadan oyle 
bir havaya sigradim ki, elbisemin kolundan gikan riizgar, kandili sondurdii. 

YiXz guzelligiyle karanhklan aydinlatan 

Sevgilim geceleyin geldi, 

Bende bu talih yoktu. 

Acaba simdi nereden geldi diye hayret ettim. 

Sevgilim oturup "Beni goriince kandili nigin sondiirdun" diye azarlamaya 
ba§ladi. Ben de; "Bunun iki nedeni var: Birincisi giine? dogdu" dedim, "ikin- 
cisi" deyip §u beyti soyledim: 

Kotix birisi, kandilin onune gelirse, 

Kalk topluluk ortasmda oldiir onu. 

Kandile gelen seker giiluslii, tath dilli biriyse 
Kolundan tut hemen, sondur mumu. 

Yedinci Hikaye 

Biri, gok zamandir gormedigi dostuna; "Nerelerde kaldm, seni cok ozle- 
dim, gorecegim geldi" dedi. 

Bu iltifata karjihk dostu cevap verdi; "istekli olmak, bikkinliktan daha iyi- 
dir." 

Ey sarhos giizel! Qok get; kaldin, 

Seni kolay kolay birakmam. 

Ara sira gbrulen sevgili, 

Doya doya bakilandan daha iyidir. 



336 Sadl Jirazf 



Dostlanyla birlikte gelen sevgili, eziyet etmek igin gelmistir. Zira bu geli§ 
kiskancjik ve diismanhk dogurur. 

Arkadaslannla bana geldiginde, 

Bans ifi" olsa da sen savascism. 

Diyince, sevgili giilerek soyle dedi; 

SadV. Ben meclisin mumuyum. 

Kendini atese atan kelebekten bana ne! 

Sekizinci Hikaye 

Eskiden bir kabuktaki iki badem gekirdegi gibi sevdigimle birlikte yasa- 
digimiz o giinleri hala ammsanm. Nasil olduysa baska bir iilkeye gitmisti. Bir 
zaman sonra gelmis ve; "Bunca zaman nigin biriyle haber gondermedin!" diye 
bana sitem etmisti. 

Ben de bu siteme karsihk; "Gonderdigim adamm gozii, guzelliginle ay- 
dmlansm ve ben bundan mahrum kalayim oyle mi! Buna vicdamm razi olma- 
di" diye cevap vermistim. 

Eski ydrime soyleyin, hhcla tovbe etmeyen 

Benim gibi birine dille tovbe ettirmesin. 

Gozuyle doyasiya seyredeni hskandigim halde 

Kimse seni gbrmeye doyamaz derim. 

Dokuzuncu Hikaye 

Birinin askma yanarcasma tutulmus ve bu sirn aciga cikmis bir alim gor- 
diim. Cok eziyet gektigi halde simrsiz tahammul gosteriyordu. 

Bir keresinde ona saka yollu; "Biliyorum, sen bu giizeli, kotuliik dtlsun- 
meksizin tertemiz duygularla seviyorsun. Ama bunca terbiyesizin kahnni gek- 
mek alimlerin seref ve haysiyetine yarasmaz" dedim. 

Takildigimi bilen alim cevap verdi; "Dostum, beni ayiplama. Bu dedigi- 
ni gok zaman ben de dusiindum. Fakat boylesi daha kolayima geldi. Nitekim 



Bostan ve CiXlistan 337 



bilgeler de; 'Gonlu sikmtiya sokmak, gozu gormekten ahkoymaktan daha ko- 
laydir' diye buyurmu§lardir." 

Onsuz yasanmiyorsa sayet, 
Cejasina katlanmdk gerekir. 
Bir gun sikilip 'aman elinderi dedim, 
gunden soma kac kez ozur diledim. 
Dost, dostundan aman dilemez. 
$imdi onun iradesine baghyim. 
isterse lutjedip yamna cagxnr, 
isterse kahnyla huzurundan kovar. 

Onuncu Hikaye 

Herkesin ba§ma geldigi gibi gengligimin ilk yillannda, yuzu aym ondor- 
du kadar pariak bir guzele baglanmi§tim. 

Yanaginda henuz tixy biten kimseler, 
Way at suyunu icmis bitkilere benziyordu. 
Bitkinin sekerini emmek isteyenler, 
$eker akan dudaklanna bahyordu. 

Nasilsa bir tavn ho§uma gitmedi. Muhabbetimi kesip ondan aynldim ve 
§6yle dedim: 

Arzuma gore hareket etmiyorsun. 

Haydi git, ne halm varsa gbrl 

Beni i§itip giderken §unlan soyledi: 

Yarasa giinesten hoslanmiyorsa, 

Gixnes degerini yitirmez. 

Sonra bir ba§ka §ehre gitti. Bense geride peri§an oldum. 

Kavusma umidimi kaybettim, 

Kisi musibet gelmedikce hayatm guzelligini bilmez- 

Sevgilim geri gel, beni oldur! 

Karsmda olmek sensiz yasamaktan daha iyidir. 



338 Sadi $irdzi 



Allah'm izniyle bir gun geri geldi. Ama giiglu sesi bozulmu§, giizelligi zi- 
yan olmu§, elma gibi genesi ayva misali sararmi§, yuziindeki parlakhk kaybol- 
mu§tu. Fakat yine de kucaklayip opmemi bekliyordu. Ondan kagmarak ses- 
lendim: 

Ey gixzel! Neseli oldugun nice giinlerde, 

Gozunu senden alamayan beni uzak tutuyordun, 

$imdiyse giizel yuziine biyik ve sakal telleri 

Oturtmus da, benimle bansmaya gelmissin. 

Ey taze bahar! Yapragxn sarardi, 

Atesi coktan gecmis kazana daha ne gerek var! 



Kibirlenme artxk, seni dileyene naz et! 
$airler,'bahce yesilliksiz olmaz' der. 
iste bu giizel sozu ancak soyleyen bilir. 
Yani guzellerin yixzundeki yesil hat, 
Asiklann gonliinu daha cok ceker. 

tuyleri yol ya dayolma! 

GiXzellik gunlerine bzgu bu talih 

Erya da gee son bulacak, 

Tuylerin toprak olacak. 

Kiyamete kadar yasayamayacagim gibi, 

Birgixn senin de tuylerin cikmayacak. 

Sevgiliye sordum: 'Yuz giizelligine ne oldu ki, 
Kanncalar ayin etrajina toplanmis?' 
Gulerek cevap verdi: 'Bilmiyorum. 
Belki guzelligimin mateminden siyahl 



\ar giyindi. 



Bostan ve Gulistan 339 



On birinci Hikaye 

Bagdat'm melez Araplanndan birine sordular: "Tuysiiz delikanhlar hak- 
kmda ne dersin?" 

Cevap verdi: "Onlarda hayir yoktur. Tazeyken kaba davramrlar, kartla§ir- 
ken yumu§ak." 

Tuysiiz delikanh guzel yuzluyken 

Aa sozlu, kaba huylu olur, 

Sakah gelip cirkinle$tiginde 

Comert ve sevecen olur. 

On ikinci Hikaye 

Bilginlerden birine sordular: "Biri, ay yiizlu bir giizelle birlikte olup, yal- 
niz baflanna kalarak, kapilan kapamif, rakipleri bu sirada uykuya dalmi§sa 
ve nefsi istekli §ehveti baskm gikip tipki Araplann dedigi gibi 'hurma olgun- 
la§mi§, bekgi ses etmiyor' tarzmda bas. ba§a iken, acaba o ki§i, ay yiizlu giize- 
le dokunmadan durabilir mi?" 

Bilgin cevap vermi§: "Ki§i o an nefsini yense de, halkin dilinden kurtula- 
maz." 

Insan kendi kotiilugunden kurtulsa da, 

ijtiraanin kotiilugunden kurtulamaz- 

Kendi isiyle oturup ugra$sa bile, 

Halkin dilini baglamak ne mumkun! 

On u^iincu Hikaye 

Bir papagam, kargayla birlikte kafese koymujlar. Papagan, kargamn cir- 
kin goruniisune bakip; "Bu ne igrenc yuz, ne sevimsiz §ekil, ne kotu ahlak, ne 
bigimsiz kihk boyle!" diye sjkayete basjayip; "Hey ugursuz karga, kefke senin- 
le benim aramda, Dogu ile Bati arasmdaki mesafe kadar uzakhk olsaydi" de- 
mi?. 



340 Sadi $irdzi 



Sabahleyin senin yuzunu goren kimseye, 

Huzurlu bir gunun sabah aksam olur. 

Sana senin gibi ugursuz bin laziml 

Lakin senin gibi ugursuz nerede bulunur? 

Gel gor ki karga, papagamn sitemlerinden aglamakh olmu§. Boyuna la 
havle' gekip durmu§. Uzuntiilii bir halde; "Bu ne ters talih, ne kahpe felek, bu 
ne donek zaman boyle. Bana benim gibi bahgenin duvanna dikilen §erefli bir 
karga lazim" diye cevap vermis. 

Zahit igin zindan azabidir. 

Ayyaslar arasinda bulunmak. 

Ve devam etmi§; "Benim ne sugum, giinahim vardi ki, cinsimin aksi, bo§- 
bogaz, §u magrur ahmak arkada§la ayni kafese kondum." 

Duvara suretini cizseler de, kimse yana$maz, 

Yerin cennet de olsa, baskasi cehennemi steer. 

Zahidin biri rintlerin galgili meclisinde bulundu. Belh'li bir giizel ona; 
"Bizden memnun degilsen asma suratmi. Cunkii sen de bizim gibi aci geki- 
yorsun." dedi. 

Sen gill ve lale demeti iginde 
Kuru odun, aykinyel, nahos kissin. 
Asma suratmi, sen de 
Kar gibi cokmus, buz gibi donmussun. 

Alim, cahilden ne kadar nefret ediyorsa, cahil de alimden o denli korkup 
sakmir. i§te bu gergegi bilesin diye bu ornegi verdim. 

On dorduncii Hikaye 

Yillarca birlikte yolculuk ettigimiz, yedigimiz igtigimizin ayn gitmedigi, 
saglam ve giivenilir bir dostum vardi. Bir gun az bir menfaat igin gonliimu ki- 
nnca dostlugumuz bitti. Bununla birlikte karsihkli bir gonul bagi vardi ara- 
mizda. Yine bir gun dost meclisinde §iirlerimden su beyti okudugunu duy- 
dum: 



Bostan ve Culistan 341 



Nazh sevgilim, tath tatli gulmeye ba$layinca 

A§iklann yarali gonullerine tuz ekilir, 

Comertlik elinin yoksullara gecmesi gibi 

Ne olurdu bir kez zuljune dokunaydim. 

Dargm oldugum dostum, bu sozlerin guzelligine tamk olan sevdiklerimin 
huzurunda §iirimi overek hatamn kendisinde oldugunu ve benimle tekrar go- 
rugmek istedigini itiraf etmi§. Bunu duyunca ben de onunla gorugmeyi cok 
arzu ettigimi anlayip ona §u fiirimi gonderdim: 

Aramizda ahd u vejayok mu? 

Boyleyken cefa edip sozunde durmadin, 

Gonlumu tek sana kaptirdim! 

Bu kadar Qabuk donecegini bilmiyordum. 

Eger hdld ban$mak arzusundaysan §ayet, 

Qabuk gel! Seni sevecegime emin oil 

On be§inci Hikaye 

Birinin giizel bir e§i vardi, vefat etti. Kaynanasi bir bunakti. Olen e§inin 
mehri nedeniyle adam mecburen evinde kaldi. Bu arada kaynanasmm sozle- 
rinden gok gocunuyordu. Ancak bir siireligine de olsa, birlikte yajamak zo- 
rundaydi. 

Dosrianndan bin, ona sordu: "Sevgili e§inden aynldm, §imdi ne halde- 
sin?" 

Adam cevap verdi: "Her gun kaynanami gormek, e§imi bir daha goreme- 
yecek olmamdan daha agir geliyor bana." 

Gixl bitti, diken kaldi; 

Define gitti, ydan kaldi. 

Gozu kirpiksiz gormek, 

Du§man yiXzu gormekten iyidir. 

Bir du$man gbrmemek if in 

Bin dosttan aynlmak gerekir! 



342 Sadi $irdzi 



On altinci Hikaye 

Hala ammsanm; genglik zamammda bir mahalleye dusmustii yolum. Ay- 
lardan Temmuz. Sicak buram buram, riizgar iliklerimi kaynatacak kadar kiz- 
gm. Fakat tahammiil smm incedir insanm. Giinesin bu denli sicakhgma da- 
yanamayip bir duvar golgesine sigmmistim. Gozlerim buz gibi su getirecek, 
igimdeki temmuz hararetini dindirecek bir giizel anyordu. 

Derken tam karsi tarafimda bir evin kapisi agilip igeriden aydmhk sizdi. 
Meger bu aydmhk, guzelligini dillerin bile anlatamayacagi bir giizelden geli- 
yormu§. O an karanhkta gafak soktii ve ben bengisuyu buldum sanmi§tim. 

Sevgilinin elinde bir kadeh kar suyu. tginde gul jekeri. O kadehteki §er- 
bete gul suyu mu dokulmiistu yoksa giil yiizunden siizulen ter damlaciklan 
miydi, anlayamamistim. 

Kadeh elinde yanima gelmisti. Elinden ahp bir yudumda igmistim. Birden 
ilk kez omrumun bu kadar tazelendigini hissetmistim. 

Kalbimdeki susuzlugu dindiremez, 

Deniz dolusu safsu ifsem del 

bahtiyara ne mutlu ki, 

Gozu her sabah bakar boyle biryuze. 

$arapla kendinden gecen, gece yansi uyanir. 
Sakinin sarho$u ise mah$er sabahi ayihr. 

On yedinci Hikaye 

Bir sene, Sultan Mahmud Harezmsah 58 ulkesinin gelecegi igin Hitay 59 
sultamyla banga karar verdi. Bu is igin de Kasgar'a beni elgi olarak gorevlen- 
dirdi. Orada her seyiyle miikemmel bir Tiirk genci gordum. $airlerin, dilber- 
ler hakkmda soyledigi su beyit kadar dikkat cekiciydi: 



58 Mahmud Harezm§ah: Asil adi Celaleddln Muhammed bin Alaaddin Teki? olup Harezm- 
?ah sultamdir 

59 Hitay ya da Hata: Kuzey Cin topraklannin eski adi. 



Bostan ve Gulistan 313 



Ogretmenin sana hep 

Naz, cefa, azar ve sitem ogretmis. 

Ben boyle gixzel gormedim hie, 

Sanki bunlan perilerden ogrenmis. 

Delikanlmm elinde Zemahseri'nin 60 Mukaddeme-i Nahv kitabi vardi. De- 
vamli; 'Zeyd, Amr'i dovdu; Amr ise, buna gok uzuldu' beytini okuyordu: 

Ona bakip; "Harezm ile Hitay sultanlan banstilar. Zeyd ile Amr ise hala 
kavgadalar" dedim. 

Cocuk gulerek nereli oldugumu sordu. "Temiz §iraz topraklanndamm." 
dedim. 

"Peki Sadi'nin sozlerinden aklmda bir sey var mi?" diyince, "Dinle, oku- 
yayim." diye cevap verip hemen oracikta su beyti okudum: 

Zeyd'in Amr'a hucum ediji gibi 

Ofkeyle uzerime saldiran bir nahivciye 61 tutuldum. 

Gen?, biraz diisimdukten sonra; "Bu diyarda onun Farsga siirleri meshur- 
dur. Sen de, Farsca okursan daha anlamh olur. Zira insanlara, akillan derece- 
sinde soylemek gerekir" dedi. 

Bu kez uziilerek su beyitle cevap verdim: 

Nahiv zordur, sense naziksin. 

Bunu ogrenmek icin Uzulmene dayanamam. 

Biz seninle mesguluz, oysa sen; 

Zeyd ile Amr'i diisunuyorsun sadece. 

Sabahleyin yola gikmam kararlastmlmisti. Bolge halkmdan biri Sad! oldu- 
gumu soylemis ona. Kosarak yanima geldi. Nezaket edip iltifatlar yagdirdi. Ay- 
nlacagima gok uziilmiistu. Yiiziinde pismanlik gizgileri; "Bunca zamandir ne- 
den kendinizi tamtmadmiz?" diye sitem ettikten sonra devam etti; "Bilseydik, 
belimize kemer baglar size hizmet ederdik." 



60 Zemahjeri: Asil adi Carullah Ebul-Kasim Mahmud bin Omer olup diinyaca unlu Turk bil- 
gini. 

61 Nahv ya da nahiv: Dilbilgisi, dilbilim - Nahivci: Dilbilimci. 



344 Sadi §irazf 



Kirmak istemiyordum onu. Bu yiizden gonliinu aldim; "Senin oldugun 
yerde; ben, benim diyemedim." 

Delikanh israr etti; "Ne olur, biraz daha kalsamz!" 

"Miimkun degil" dedim. 

Sebebini sordu, §u hikayeyi anlattim: 

Dag ba$inda kendince magaraya 

Gekilmi§ bir buyuk adam gordum, 

Azizim, neden %enre inmiyorsun. 

in de biraz gonlun a( ilsxn dedim. 

Orada peri yixzlu goktur, tutulurum; 

Zira gamurdan, jil yikilir dedi. 

Neyse sonra vedalajtik. . . 

Dostun yiXzune buse kondursan nefayda! 

dnda aynhk zaruri olmu$sa $ayet. 

Elma da dostlanna veda etmi$ meger, 

Yuzun bu yiizden hzanp sararmi§. 

Veda gilnu kederden olmemi$sem, 

Beni gergek d$ik saymayin. 

On sekizinci Hikaye 

Tarikat ehli bir fakir, Hicaz kafilesinde bizimleydi. Arap beylerinden biri, 
Qocuklanna bakmasi igin ona yuz altm vermijti. Kiiguk bir Arap toplulugu 
olan Haface'nin hirsizlan yolda kervam basti. Ne var ne yok her §eyi ahp gitti- 
ler. Kervandaki tacirler aglayip sizlanmaya ba§ladilar. 

ister agla, ister bagxrl 

Hirsizlar altmlan geri vermeyecek. 

Herkes boyle peri§an bir halde inlerken sadece dervi§ sakindi. §a§inp; 
"Yoksa param almadilar mi?" dedim. "Hayir, aldilar. Fakat benim parayla mu- 
habbetim olmadigi igin uzulmedim." diye cevap verdi. 



Bostan ve Culistan 345 



Bir seye ve kimseye gonul baglamamah, 

Sonra gonlii cekip almak zordur. 

"Sozlerin" dedim dervise bakip "Benim eski halime cok uygun. Zira bir 
zamanlar bir guzel sevmistim ben de. Gozum ondan ba§kasim gormiiyor, ka- 
vusma amyla tutu§up yamyordum." 

Yeryixzunde yoktu misli ancak 
Gbkteki melekler ona benzerdi. 
Dostluga yemin olsun hi, 
Boyle guzd bir daha gelmeyecekti. 

"Vefat etti bir sure sonra. Ailesi gok uzuldii. Bense mezanni mesken tutup 
kendime, matemiyle bir <jok siir yazdim. §u beyider gibi: 
Eline ecel dikeni battigi gun, 
Felek blum Miani ba$ima calaydi da, 
Sensiz diinyayi gormeseydim. 
i$te mezanndayim. Toprak ba$ima benim, 

"Sevgilimin vefatmdan sonra artik bir daha arzulanmm pesjnde kosma- 
yacagim dedim kendime ve o giinden sonra kesinkes bir baska guzelle goriis- 
memeye karar verdim. 

Dalga korkusu olmasaydi deniz cok guzel olurdu. 
Dikeni olmasaydi gulun sohbeti cok hos olurdu. 
Dun gece vuslat bahcesinde tavus gibi dolasiyordum. 
Bugixn iseydrin aynhgindan yilan gibi kivramyorum. 

On dokuzuncu Hikaye 

Arap sultanlanndan birine 'Leyla ile Mecnun' hikayesini anlatip, Mec- 
nun'un perisan halini, iyi bir sair oldugu halde gollere dustiigunu, kudret diz- 
ginlerini nasil yitirdigini soylediler. 

Sultan emretd; "Mecnun'u bulup derhal buraya getirin!" 

Bulup sultamn huzuruna gikardilar. Sultan, Mecnun'u ayiplayarak; "in- 
sanhk serefinde ne kusur buldun ki, hayvanlarla birlik olup onlan biraktm?" 
diyince, Mecnun inleyerek soyle cevap verdi: 



346 Sadi $irdz\ 



Nice dostlar Leyla'yi sevdigim icin ayipladi bcni, 
Bir Inez onu gorseydiler, ozrumu kabul ederlerdl 
Ey guzel! Beni ayiplayanlar keske seni goreydi, 
iste o vakit giizelligin karsisinda ellerini keserdi. 

Sonra "Iste boyle sultamm" diye devam etti, "Isin igyuzunii bilenler dava- 
mm dogru oldugunu anlayacaktir. Yusuf'u goren Ziileyha'mn; 'Kadmlar beni 
kmadigmiz guzel i§te budur' 62 dedigi gibi siz de bir kez onu gorseniz bana 
hak verirdiniz." 

Sultan bu cevap uzerine, "Bunca fitneye sebep olan guzel yiizlu Ley la 
kimmi§, bir de onu bulup huzuruma getirin" diye emretti. 

Bulup getirdiler. Sultan, kar§ismda esmer benizli, gop kurusu Leyla'yi go- 
riince begenmedi. "Ey Mecnun! Benim haremimdeki cariyelerin en girkini bile 
bundan daha guzel" diyince, Mecnun; "Sultamm, ona benim goziimle bakmiz 
ki, ince guzelligi ve hakikat perdesi size de acilsm" diye karsihk verdi. 

Sevgilinin yurdundan duyduklanmi 

Bilen guvercinler ba$imda ucardi. 

Dostlar] Aski bilmeyene soyleyin, 

Dertli gonlumde olam anlayamaz. 



Saghkli insanda ydr derdi bulunmaz, 
Derdimi ancak derdi olan bilir. 
Omrixnde an sokmamis kisiye, 
Andan bahsetmek ne bos seydir! 

Halin bizim gibi olmadikca, 
Bizim hallerimiz sana masal gelir. 
Yarami baskasiyla karsilastirma! 
Elinde tuz var, benimse bedenimde. 

62 Kur'an-i Kerim, Yusuf Suresi, 32. ayetten alinu. 



Boitan ve Gulistan 347 



Yirminci Hikaye 

Nalbant cuagma a§ik olan Hemedan hakimini anlatirlar. Askmdan gonul 
nali elinde, giragm pesjnde ko§up §u siiri soylermi§: 

duzgun, servi boylu giizeli gbrdixm, 
Gonlumu elimden aldi ayaga atti, 
Gonlum onun yuzunden kemende dustix, 
Dost, ne olursun gozunix bagla. 

Ciragm yolda hakimle kar§ila§tigmi, sovup sayarak onu tasladigmi duy- 
dum. Hakim buna ragmen yanmda bulunan buyiik bir alime soyle demis: 

Giizelligini, ofkelenmesini, 

Sevimli kasinin catxk halini seyret. 

Arap §ehirlerinde, 'Sevgilinin dayagi, kuru uzum gibi tathdir derler. 

Senin elinden yumruk yemek, 

Kendi elimle ekmek yemekten daha iyi. 

Hakim kendini avutarak devam etmi§; "Disanda kiikredigi halde tek ba- 
smayken diiguncelere dalan sultan gibi, sanmm bu gencin arsizhgi da comert- 
liginden geliyor" demi§. 

Yeni yetisen uzum eksi olur. 

iki uc gun sabredersen ancak tatlilasir. 

Sonra mahkemeye gitmi§. §ehrin ileri gelenleri, huzuruna cikip saygilan- 
m sunarak soz almiglar. "Efendim" demi§ler, "her ne kadar edep dairesinin di- 
sma tassa da, biiyuklerin §u sozune kulak vermek gerekir." 

Her seyi soylemek dogru olmaz. 

Buyuklerin kusurunu bulmak hatadir. 

"Sonra biz sizden buyiik ihsanlar ve nimetler gorduk" diye devam etmi§- 
ler, "Fakat yaptigimz hainliktir. Dogrusu bu gencin pegini bir an once birakip, 
yiice makammiza ihtiraslannizla kotuliik getirmemenizdir. Oglani ve agzimn 
ne kadar bozuk oldugunu gordunilz. 

Yuzsiiz kimse ba$kasimn sercfini diisunmez, 

Nice elli yilhk iyi adi, cirkin bir is kbtuler. 

Hakim, gergek dostlarmm ayibmi yuziine vurmalanndan dolayi memnun 



348 Sadi Jirdzi 



kalip; "Dostlanm! Soyledikleriniz harfiyen dogrudur ve izaha gerek yoktur." 
diyip, "ancak" diye devam etmi§ ve onlara §u beyti s6ylemi§. 

Istedigin kadar beni ayipla! 

Zencinin siyahhgi yikanmakla gitmez. 

Hakim bunlan dedikten sonra ciragm durumunu ara§tirmak bazi ki§ileri 
gorevlendirip onlara bolca para vermi§. 

Bilgelerin dedigi gibi, 'Terazide altmi olamn kolunda gucii vardir. Dunya- 
hgi olmayamnsa kimsesi yoktur.' 

Demir kollu terazi gibi dan bile, 

Altini gorunce ona meyledip has eger. 

Soziin ozii; hakim bir gece nihayet girakla birlikte olmu§. Polis bunu ha- 
ber alrm§. Hakim butun gece elinde kadeh, yanmda geng, zevk iginde §u §i- 
iri mmldanmif : 

Bu gece horoz erken dttii galiba, 

Asiklar kucaklasip hasret gideremedi heniiz. 

§u andajitne derin bir uykuya dalmistir. 

Sakin ha uyuma ki omrun bosa gecmesin. 

Ulu Camide sabah ezam okunmadikca, 
Atabey sarayinda davul sesi duyulmadikca, 
Bosbogaz horozun yersiz otusiiyle, 
Dudagi dudaktan ayirmak aptalliktir. 

Hakim edepsiz halde yatarken, memurlarmdan biri ko§up "Efendim va- 
kit varken kagm. Cunkii ktskanglar seni gammazlayip polisle buraya geliyor- 
lar. Fitne ate§i heniiz alevlenmemi§ iken dii§unup bir garesine bakanz. Yakala- 
mrsamz §ayet, ate§ alevlenip her yam sarar." diye onu uyarrm§sa da, hakim is- 
tifini hig bozmadan gulumseyerek §6yle cevap vermi§: 

Avina dis geciren aslan, 

Kopeklerin hirlamasini dusunmez, 

Sevgiliyle zevk ve sefana bak sen! 

Dusman birak elini dislesin. 



Bostan ve Gulistan 349 



Hemen o gece sultana; "Ulkende firkin bir olay var" diyip hadiseyi anlat- 
mislar. Sultan boylesine girkin bir hadiseye inanmayip "Benim hakimimin bir 
benzeri daha diinyada yoktur. Belki bu kiskanglann iftirasidir. Goziimle gor- 
meden kabul etmem. Nitekim bilgeler soyle soylemislerdir: 

Ofkeyle Mica uzanan, 

Pi$manhkla elini isinr. 

Seher vakti sultanm vezirleriyle hakimin yanma gittigini duydum. Bakmis 
ki; mumlar yaniyor, delikanh yanmda, kadehler krnlmis, etrafa sarap sagilmis, 
hakim sizmis bir durumda. 

Sultan, hakimi nezaketle uyandmp "Giines dogdu, kalk" demis. Hakim 
durumu fark edip "Hangi taraftan?" diye sormus. Sultan "Dogu'dan" diyince, 
Hakim hemen oracikta secdeye kapamp "Allah'a siikiir! 'Tovbe kapisi giines 
batidan dogmadikga kapanmaz' hadisi hiikmunce heniiz kapanmamis." di- 
yip, "Ey Allah'im! Senden af diliyor ve tovbe ediyorum" diye dua etmeye bas- 
lamis. 

Beni giinaha iki $ey ki$kirtti; 

Biri uygunsuzlugum, digeri eksik aklim, 

Tutuklarsan bunu hak ettim, 

Affedersen; af, intikamdan iyidir. 

Sultan bu istege kizarak; "Sen, artik olecegini bildigin igin tovbe ediyor- 
sun" demis ve devam etmis; "Kuran'da 'Azabimizi gorduklerinde inanmalan jay- 
da etmez' ayetini 63 bilirsin. Be adam! Saraya kement atamaz hale geldikten 
sonra hirsizhga tovbe etmenin anlami ne!" 

Uzun boyluyu uyar, elini meyveden ccksin, 

Kisa boylu zaten istese de o data uzanamaz. 

"Agiktan isledigin bu sug nedeniyle artik kurtulman imkansiz" dedikten 
sonra adamlanna hakimi cezalandirmalanni emretmis. Adamlan hakimi tutar- 
ken "Sultamm, size soyleyecek bir sozum kaldi" demis hakim. Sultan, "Nedir, 
soyle" diye izin vermis. Hakim cevap vermis: 

Senden usandim diye benden yixz ceviriyorsun, 



63 Kur'an-i Kenm, Mii'min Suresi, 85. ayetten ahnti. 



350 Sadi $irdzt 



Ama elimi yakandan cekecegimi sanma sakin. 
Bu giinahtan kurtulmam imkansiz biliyorum, 
Ama sahip oldugun comertligi dusiinuyorum. 

Sultan; "Yeni bir soz, isitilmemis bir nukte soyledin. Fakat yine de seni af- 
fetmem akla ve yasaya aykm. Cezam kaleden a§agi atilmakla gekeceksin" diye 
cevap vermi§. 

Hakim, son bir umutla seslenmis; "Ey cihanm efendisi! Ben nimetiniz- 
le yetistim. Bu giinahi bir ben islemedim. isleyen baska birini atm, ben de ib- 
ret alayim!" 

Bu soz sultanm hoguna gitmi§ ve onu affetmis. Huzurunda oldurulmesini 
bekleyen kiskanglara bakarak soyle demi§: 

Kendi ayibina utanmadan hamalhk eden siz, 

Baskasinm ayibina ne yiizle dil uzatirsimz- 

Yirmi birinci Hikaye 

Masum, iyi huylu bir gene vardi, fakat bir gilzele tutulmustu. 
Birlikte gemiye binip okyanusta girdaba dustiiklerini okudum. 
Gemici dalgalarla bogusan genci kurtarmak icin elini uzatti. 
Fakat o, 'beni birak lutjen arkadasimi kurtar' diye yalvardi. 
Sonra hircin dalgalann arasinda can verirken soyle yakar dr. 
'Ask hikdyesini, zorluk aninda dostunu unutandan dinleme!' 

Dostlar hayati, dedigim gene gibi yasadilar, bilene sor istersen. 
Bagdathlar Arapca'yi nasil biliyorsa, Sddl de aski oyle iyi bilir. 
Varsa sevgilin, gonlunu ona ver ve sonra diinyaya gozunii kapa, 
Leyla He Mecnun dirilseydi, ask dersini bu kitaptan dinlerdi. 



Altina Bolixm 

Du§kunluk ve ihtiyarlik 



Birinci Hikaye 

§am'daki Beni Umeyye Camiinde alimler zumresiyle konusuyor- 
dum. Birden igeri bir geng girip; "Aramzda Farsga bilen var mi?" diye 
sordu. Beni gosterdiler. "Hayrola" dedim. "Yuzelli ya§mda bir yas- 
li olum halinde Farsga bir seyler soyliiyor. Bizse anlamiyoruz. Kim bi- 
lir belki de vasiyetini soyliiyordur. Sevaptir, bir gelseniz" dedi. 

Kalktim, gidip basucuna vardim. §unlan soyliiyordu: 

Gonliimce ya§ayayim istedim, 

Yazih ki nejesim tutuldu. 

Omriin nimet dolu sojrasindan 

Doyasiya tatmadan yeter dediler. 

Bu sozleri, Arapga'ya tercume ettim. Bunca uzun omre rag- 
men bu denli igerlemesine hayret ettiler. ihtiyara; "Nasilsin?" 
diye sordum. "Ne soyleyeyim!" diye cevap verip; "beni can ku- 
lagiyla dinle" dedikten sonra usulca §unlan minldandi: 

Dijini gektiren bir adamin 

Nasil istirap gektigini gormedin mi? 

Cam bedenden Qikan adamin, 

Durumunu var sen hyas et! 

Bu sozlere karsihk ben; "Olum diisuncesini akhna getirip de kendini si- 
kintiya sokma. Yunan filozoflan; 'Ki§i ne kadar saghkh olsa da hayatin devam 
edecegine giivenilmez. Hastahk ne denli agir olsa da oliime kesin delil olmaz' 



352 SadX $irdzi 



buyurmusjardir. Emret bir doktor cagirayim. Seni kontrol etsin, sifa niyetine 
ilag hazirlasm." dedim. 

Ihtiyar gozlerini acip giilerek; "Heyhat, heyhat!" dedi ve ardmdan soyle 
devam etti: 

Efendi ko$ku susleyedursun, 

Kd$kixn temeli kayip gitmektedir. 

Zarif doktor, du$kunu o halde, 

Gorixnce ellerini ovu$turur. 

ihtiyar olumle can ceki$irken, 
E51 durmadan koku silriiyor, 
Saglik dengesini yitirince, 
Artik ne efsun tesir eder ne ilag. 

Ikinci Hikaye 

Ihtiyar biri anlatiyor: Bir kizi nikahlarms, odayi gigeklerle donatmis, yal- 
mz ba§imiza oturmus, gozumii gonlumii ona baglamistim. Benden iirkmesin, 
bana ah§sm diye tatli sozler edip hos niikteler anlatarak uzun geceler uyumaz- 
dim. Bir gece ona; "Ne talihli bir insansin ki, benim gibi olgunla§mi§, gun gor- 
mu§, sicagi ve sogugu tatrms, iyiyi ve kotuyii bilmis, icten seven, §efkadi ve 
merhamedi, tatli dilli ve guleryuzlii bir ihtiyara es. oldun." dedim. 

Giicum yettxgince gdnliinii ahnm, 

Sen beni incitsen de uzulmem, 

Papagan gibi yiyecegin §eker olsa, 

Tatli cammi sanajeda ederim. 

Sonra soyle devam ettim; "Allah'tan; kendini begenmis, zayif diisunceli, 
sinirli, korkak, her an bafka hevesler pesinde kosan, her gece baska dostlar 
tutan, orada burada yatip kalkan bir gencin eline dusmedin.Gencler ne kadar 
giizel ve ne denli gekici de olsa vefah degildirler." 



Bostan ve Gulistan 353 



Bulbullerde vefa arayayxm deme sah.nl 

Ciinku her an baska bir gill if in oterler. 

Oysa ihtiyarlar genglerin aksine akilh ve edeplidir. 

Kendinden daha iyi birini buldugun icin, 

Bunujirsat bilip haline sukret. 

Soma kendin gibi biriyle, 

Omrunu heba etmek zorunda kahrsin. 

Ben kiza bu tur guzel sozlerle yana§ip, gonlunu baglayip onu avladigi- 
mi sanmi§ken bir de ne goreyim! Kiz igini gekip; "Soyledigin bunca sozii akil 
terazime vurdum. Fakat annemden i§ittigim, 'Geng bir kadimn gogsiine ya§- 
h bir adamm yatmasmdansa, bogriine ok saplanmasi daha iyidir' sozii kadar 
agir gelmedi" demez mi!" 

Sozun ozii; kizla anlasamayinca aynldik. Bekleme siiresi bitince kizi, su- 
ratsiz, zugiirt, sert ve huysuz bir gence verdiler. Ondan zuliim ve cefa gekse 
de; "Allah'a §iikiir! O eziyetten kurtuldum, bu nimete kavu§tum." diyordu. 

Bunca eziyet ve hxrcmlxgina ragmen, 

Guzelligin icin nazvm. cekmeye hazinm. 

Seninle cehennemde yanmak, bir baskasiyla 

Cennette olmaktan daha iyidir. 

Giizel yiizluniln agzmdaki sogan kokusu, 

Cirkindeki giil kokusundan iyidir. 

U^uncii Hikaye 

Diyarbakir'da bir ihtiyara konuk oldum. Cok mail, giizel bir oglu vardi. 
Bir gece bana; "Omrumde bu gocuktan baska oglum olmadi. $u yerde insanla- 
nn kerametine inamp yardim dilendigi bir agac. vardi." diyip pesinden ekledi; 
"Gittim, gecelerce dua ettim. Rabbim bu gocugu bagi§ladi. Fakat bir gun oglu- 
mun, arkadaslanna yakmarak; 'Kegke o agaci ben de bilseydim. O vakit gider 
babamm bir an once olmesi igin dua ederdim.' dedigini duydum." 

Efendi 'oglum akilh' diye seviniyor, gocuksa 'babam bunak' diye kimyor. 



354 Sadi $irazi 



Yillar gectigi halde, ugramadin babanin kabrine, 

Sen babana neyaptin hi, cocugundan nejayda umarsin! 

Ddrdtincii Hikaye 

Gengligin verdigi gurur iginde bir gece epey yol yurumu§, gece vakti yor- 
gun ve peri§an halde bir dag etegine varmi§tim. Kervanm pesi sira agir bir se~ 
kilde yuriiyen ihtiyann biri, beni goriip; "Ne uzamyorsun, kalk! Burasi uyuna- 
cak yer degildir" dedi. Tabi ben bu uyanya kar§riik; "Nereye gideyim, ayaklan- 
ma kara sular indi!' diye itiraz edince, araya girip §6yle cevap verdi; "Dinlene- 
rek gitmek, ko§up kesilmekten iyidir sozunii duymadm mi sen!" 

Ey menzile varma tela$inda olan ki$i! 

Acele etme, beni dinle, sabret! 

Arap atx iki ko$umluk hizla gider, 

Deveyse agir ama durmaksizin ilerler. 

Be§inci Hikaye 

Keder nedir bilmez, dudaklan giilmekten bir araya gelmez, atak, sevimli, 
§irin sozlii, guler yiizlu bir geng mecliste bizimleydi. Aradan epey zaman geg- 
ti. Bu sure zarfmca hig gorusemedik. Bir gun onu evlenmis, gocuga kansmi§ 
buldum. Yuziinde heyecan ve negeden eser yoktu, hevesinin gulii kurumustu 
sanki. "Bu ne hal?" diye sordum. "Cocuklanm olunca, bir daha gocukluga he- 
ves etmedim." diye cevap verdi. 

Nedir bu cocukluk, heva ve heves! 

ihtiyarliktan saglanm agardi. 

Zamanla degi$en insan, ya§lanmca 

Bu halinden korkar hale geldi. 

Ya}landin artik! Qocukluhtan el ceh, 
Oyun ve eglenceyi genclere birak 
Genglikte olani ya$hlarda arama! 
Qixnhu akan su tekrar donmez irmaga. 



Bostan ve Gulistan 355 



BiQilecek zamana gelmis ekin, 
Taze ot vcyesil bitki gibi yeserip salinmaz- 
Ah! goniil aydinlatan genglik zamam 
Elimden ugup gitti gok yazik! 

Nerede aslan pengesi kuvvetim! 
§imdi bir kopek gibi kocamaya raziyim. 
Sagini siyaha boy ay an yash kadxna 
'Pekiya kalburun?' diye sordum, 

Altinci Hikaye 

Gengligin verdigi cahillik ve kiistahhkla bir gun anne- 
me baginp kar§i gelmi§tim. Oziilerek bir ko§eye gekilmi§ti. Bir yan- 
dan aglarken bir yandan; "Ah benim giizel oglum! Cocuklugu- 
nu unutmu§ olmahsm ki, bana bagmyorsun!" diyordu. 

Bir ihtiyar, oglunu kaplan kadar gevik, 

Fil kadar cusseli gorunce, 

'Kucagimdaki zavalli, minicik 

Qocuklugunu hatirlasaydin' demi$, 

'Asian gibi erkek oldugun su giinde 

Yasli anana edepsizlik etmezdin. ' 

Yedinci Hikaye 

Zengin oldugu kadar cimri bir adamm, hasta bir oglu vardi. iyiligini iste- 
yenler, ona; "Oglun igin ya Kuran hatmet, ya da kurban kestir. Umulur ki, Al- 
lah §ifa verir" dediler. 

Zengin cimri bir sure dusundiikten sonra; "Hatim uygun. Kurbana gelin- 
ce siirii hayli uzakta" diye cevap verdi. Bir dervis bunu isjtince; "Hatmi para- 
siz, dil ucunda oldugu igin segti. Ama is kurbana gelince can ortasmdaki altm- 
lanna kiyamadi" diye soylendi. 



356 Sadt Jirdzf 



Sirfibadetfayda vermez! 
Comertlik ona arkada§ olsaydi. 
Allah icin bir akin vermeye gelince 
Ejefegibi camurayatarlar. 
Fatiha okumaya gelince, 
Sevabina yiiz defa okurlar. 

Sekizinci Hikaye 

Ya§h birine sordular; "Nigin evlenmiyorsun?" 

Cevap verdi; "Kocakanlarla yajamak istemedigimden." 

Bu cevaba karjihk onu uyardilar; "Geng kadm al o halde, onca paran 

var." 

Gerekgesini §6yle izah etti; "Ben, ihtiyar oldugum halde ya§h kadmlan be- 

genmezken, geng kadmlar beni neden istesin!" 

Kadina giizellik gerek, akin degil! 
Qixnku gixzel hadin her nimetten buyiiktur. 



Yedinci Bolum 

Terbiyenin Onemi 



Birinci Hikaye 

Vezirlerden birinin zekasi kit bir oglu vardi. Bilginlerden birini onu yeti§- 
tirmesi icin gorevlendirdi. Bilgin, bir sure vezirin ogluna ders verdi. Fakat yine 
de onu terbiye edemeyince babasma "Cocugun akillanmadigi gibi beni de deli 
etti" diye haber gonderdi. 

Ozunde yetenek olana terbiye tesir eder, 

Ozu kotu olan demiri hie bir eila parlatamaz, 

Deniz suyuyla yikasan da kopek daima pistir. 

isa'ran e$egi Mekke'ye de gitse; e$ek, e$ektir. 

Ikinci Hikaye 

Bir bilge gocuklanna §u §ekilde ogut verdi: "Camm ogullanm! Sanat tu- 
tun. Cunkii mal ve ikbale giiven olmaz. Makammiz sehir di§mda i§e yaramaz. 
Altm ve gumu§, hirsizhk ihtimaline daima agiktir yahut kendini yer bitirir. Fa- 
kat sanat, suyu kesilmeyen gesme gibidir. Sanatkar her yonden ikballidir. Her- 
kes tarafmdan sevilir, takdir edilir. Elinde sanati olmayansa nereye gitse sikm- 
ti gekip dilenir." 

Kendini buyurmaya ah$tiran insan, 
Emir altina giremez, naz cekemez. 
Bir zaman §am'dafitne oldu, 
Herkes biryerlere kacti, 



358 SadX Jirfizt 



Geride koylu gocuklan kaldi, 
Kit akilh vezir gocuklan 
Koylere gidip dilenirken, 
Yerlerine onlar vezir oldular. 

Council Hikaye 

Btiyuklerden biri, sehzadenin birine ders verirken onu pervasizca dovu- 
yor, gekinmeden eziyet ediyordu. §ehzade bu baski ve disipline dayanamadi, 
sirtmi agip yaralanni gosterdikten sonra hocasmi, babasma §ikayet etti. Sul- 
tan, bu i§e gok kizdi. Derhal hocayi huzuruna getirip "Ba§kalannm gocuklan- 
na uygun gormedigin eziyet ve dayaklan neden gocuguma reva goriiyorsun, 
soyle bakalim!" dedi. 

Hoca goyle cevap verdi: "Sultan gocugu sozii dii§unerek soylemeli, yaptigi 
harekete dikkat etmelidir. Cunkii er geg bir gun sultan olacak. Ve yaptigi her 
i§, soyledigi her soz halkm agzmda dola§acak. Halkm gocuklanna ise bu kadar 
ozen gosterilmez. Cunkii onlar kendilerinden sorumludurlar." 

Yoksul yaptigi hatadan dolayi mesul tutulmaz, 

Fakat sultan kusur islerse, dilden dile dolasir. 

Ve devam etti: "i§te bu yiizden Yiice Allah 'in giizelce yeti§tirilmelerini bu- 
yurduklan degerli insanlara, biz daha fazla ozen gosteririz." 

KiiQukken terbiye edilmeyene 

Buyukliikte bir sty yapilamaz, 

Cubuk yasken istedigin gibi egilir, 

Kuru Qubugu dogrultmak ifin ates gerekir. 

Hocamn bu sozleri sultamn ho§una gitti. Ona bolca para ve mal verip riit- 
besini yukseltti. 

Dorduncii Hikaye 

Magrip'te 64 suratsiz, act sozlu, aksi, kinci, dilenci kihkli, Allah'tan kork- 
maz bir ogretmen gordiim. Ka§lan o kadar gatikti ki, onu goren Muslumanm 

64 Magrip: Bugunku Kuzeybati Afrika cografyasi. 



Bostan ve Gulistan 359 



isi yolunda gitmezdi. Okudugu Kuran kalpleri karartir, ogrencilerini baski al- 
tmda inletirdi. Kiminin sag yanagma tokat atar, kimini acimasizca falakaya ya- 
tinrdi. Nihayet bir gun kotuluklerinin bir kismim anlayan veliler tarafmdan 
sille tokat doviiliip kovuldugunu duydum. 

Yerine yumusak huylu, uysal bash, dindar, kalp kirmayan, gerekmedikce 
konusmayan melek huylu bir baska ogretmen geldi. Ogrenciler, ogretmenleri- 
nin sakinliginden faydalamp bir zaman sonra onu dinlemediler, oyun pesinde 
kostular, yazi tahtalanm birbirlerine hrlattilar. 

Ogretmen eger bilmezse azar, 

Ogrencisi carsida uzun ejefe oynar. 

Iki hafta sonra o okula gittigim. Baktim ki eski ogretmen zorla razi edilip 
geri gelmis. Bu duruma gok uziiliip "Yine iblis'i meleklere hoca yapmislar" de- 
dim. Bu soziimu duyan gun gormus bir yash giilerek "isitmedin mi" dedi ve 
su beyti okudu: 

Bir sultan, gocugunu okula verdi; 

Gumusyazi levhasmi sirasma birakti, 

Levhada altin harflerle sunlar yazihydi; 

'Ogretmen dayagi, baba sevgisinden iyidir. ' 

Be§inci Hikaye 

Bir zahidin ogluna amcalanndan miras olarak gok mal ve para kaldi. Kisa 
zamanda ahlaksizhga, isyankarhga baslayip servetini bu yolda gargur etti. Ki- 
saca islemedigi giinah, tatmadigi igki kalmamisti. Bir giin ona; "Bak gocugum! 
insanm geliri akarsuya, masrafi ise donen degirmene benzer." diye ogiit ver- 
dim. Yani gok harcamak, geliri yiikseklere mahsustur demek istedim. 

Belli bir gelirin yoksa harcamalanm fas. 
Gunkii gemiciler soyle demistir: 
'Daglara yagmur yagmazsa; seneye kalmaz, 
Dicle kuruyup dere haline gelir.' 

Ve soyle devam ettim; "Cocugum! Akil ve edep dairesinde hareket et. Oyu- 
nu, eglenceyi birak. Gunkii hazira dag dayanmaz, sonra pisman olursun." 



360 Sadi $irdzi 



Fakat gocuk, §arabm sarho§lugundan beni dinlemeyip "§imdilik mevcut 
olan rahati, ileride olmasi kugkulu bir sikmti icin bozmak akilh insanlann go- 
ru§iine aykmdir" diye iistelik itiraz etti. 

Amaana ulasmis talihli insanlar, 

Zorluk korkusuyla nicin sikinti ceksinler! 

Ey gonixl eglendiren, sen dost! 

Gelecek Jelaket if in bugunden sikinti cehilmezl 

Ve devam etti; "Lutuf makamimn ba§ko§esine oturmu§, comertlik sozii- 
nii tutmu§, el agikhgi dillere du§mu§ benim gibi biri nasil olur da turn bunla- 
n birakir?" 

Comertlik ve el acikhgiyla 

On salan kisi parasim saklamaz, 

iyilik sadece isimle olmaz, 

Bazen maldan da kacmak gerekir. 

Ogudumii dinlemedigini, sicak nefesimin soguk demire etki etmedigini 
goriince vazgegtim, bir daha onunla goru§meyi kestim. Bilgelerin 'Sen iistu- 
ne du§eni soyle, gerisine kan§ma' soziine uygun bir §ekilde hareket edip ko- 
jeme gekildim. 

Dinlenilmeyecegini bilsen de 

Sen tath bir dille ogixt ver. 

Cok gecmez, ogut tutmayani 

Tuzaga dixsmus gorursun. 

iste o zaman ellerini vurup soyle der; 

'Keske bilge kisinin sozunix dinleseydim!' 

Epey zaman sonra yamali giysileri icinde, peri§an bir halde onu dilenir- 
ken gordum. Durumuna kizdiysam da yarasmi daha fazla de§ip de onu iizme- 
mek icin sustum ve kendime §unu soyledim: 

Sarhoslugun son noktasina dusmus sefil, 

Yannki zorlugu dusunmez. 

Bahar zamam sacihp dokiilen agac, 

Kism yapraksiz ve yemissiz kahr. 



Bostan ve Gulistan 361 



Altinci Hikaye 

Bir sultan, oglunu "Cocuk senindir, kendi oglunu nasil terbiye ediyor- 
san onu da oyle yeti§tir." diyip bir ogretmene verdi. Ogretmen birkag sene co- 
cugu egitmeye gah§tiysa da fayda etmedi. Digerlerinin aksine sultan gocugu 
daha bir edepsizlesti. Gun geldi, sultan "sozunde durmadm" diye ogretmene 
kizdi. Ogretmen "Terbiyem aym, fakat yetenekler farkli. Yiice bilginize sigim- 
nra." diye cevap verdi. 

Altin ve giimfij topraktan ise de, 

Her toprakta bulunmaz- 

Ulkeryildizi her y ere ijife sacar. 
Her talih oyildizla parlar, 

Yedinci Hikaye 

Bir seyhin, yetistirdigi muridine §6yle dedigini duydum: "Insanlar nzka 
baglandiklan kadar, nzik sahibine de baglansalardi yaratihjga meleklerin us- 
tune gikarlardi." 

Ana karninda bir cenin iken, 

Rabb'in sent asla unutmadi. 

Sana ruh, akd, beden, dii$unce, 

Gorily, bilgi, anlayi$, giizellik ve huy verdi. 

Hepsi de birbirinden hunerli, 

Eline on parmak, omzuna ifei kol dizdi. 

Ey cimri insan! Bunlara ragmen 

Rabb'in nzhm unutacak mi saniyorsun! 

Sekizinci Hikaye 

Ogluna nasihat eden bir bedevi gordum: "Cocugum" diyordu, "Kiyamet 
gumi sana neyi nasil kazandigm sorulacak. Kimin oglu oldugun degil!" 



362 SadX $irdzl 



Kabe'nin opiilesi ortusu 
ipekboceginden dolayi un salmadi, 
BirkaQ gun bir azizle bulundu, 
I$te buyuzden degerli oldu. 

Dokuzuncu Hikaye 

Bilgelerin kitaplannda su sozler yazihydi: "Akrepler diger hayvanlar gibi 
dogmaz. Yavrular rahmi yiyip, mide zanni yirtarak di§an gikar. Yuvalarda bu- 
lunan kabuklar bu artiklardir." 

Ben bu garip olayi bir gun buyiik bir zatm huzurunda soyleyince "Evet 
hakhlar" dedi, "Zaten ba§ka turlu de olamaz. Kugukliigunde anne ve babalan- 
na bu gekilde muamele ettikleri igin, buyiidiiklerinde soziim ona bu kadar ta- 
lihli ve sevgili(!) olurlar." 

Bir baba ogluna vasiyet etti: 

Ey ogul ju dgudiimu iyi dink ve tut! 

'Ailesine vefa etmeyip soyuna gekmeyen, 

Talihli ve huzurlu olmaz. ' 

Onuncu Hikaye 

Bir yoksulun e§i hamileydi. Dogum giinii geldi gatti. Daha once hig gocu- 
gu olmayan yoksul "Ya Rabbi! Bana erkek cocuk verirsen, sirtimdaki ju hirka 
harig her §eyimi dii§kunlere feda edecegim" diye adakta bulundu. 

Takdir 6yleymi§, bir erkek gocugu oldu. Yoksul bunu duyunca gok sevin- 
di. Adagi geregi sofralar kurdu, diifkunleri yedirdi, igirdi. 

Aradan epey zaman gegti. §am seferinden donerken ona ugradim. Yoktu. 
Sordum, 'zindanda' dediler. "Sebebi ne?" dedim. "Oglu §arap igip sarhos hal- 
de kavga etmis. Birini oldiirup gekip gitmis. Yerine babasmi gotiirduler. §imdi 
boynunda zincir, elleri ve ayaklan kelepgeli" dediler. "Zavalh adam, bu belayi 
meger kendi duasiyla arzu etmi§." dedim kendime. 

Ey akilli adam, gebe kadin 

Dogum vaktiyilan dogursa, 



Bostan ve Culistan 363 



Akilhlara gore edepsiz Qocuk 
Dogurmasmdan daha iyidir. 

On birinci Hikaye 

Cocuktum. BUyiik bir zata sordum: "Ergenlik nasil olur?" 

Cevap verdi: "Kitaplarda iig turn bulunur. Biri onbesine girmek, dige- 
ri ruya gormek, oteki avret mahallinde tuy bitmek. Fakat dogrusu, arzulanni 
terk edip Yiice Allah'm dilegince yasamaktir. Kirk gun ana rahminde kalan su 
canh olur. Edepsiz kirk sene de yasasa, ona ergen denilmez." 

insanhk, comertlik ve bagi§lamaktir. 

Gbrixnen kahba bahp insan sanma. 

Hiinersiz olmaz- QuvM. saraylardaki 

Ye$il ve hrmizi resimler de insandir. 

Erdem ve iyilik olmadiktan soma 
insanin, o boy ah resimden Jarh ne! 
Dunyayi elde etmek huner degildir. 
Elinden geliyorsa bir gonul fethet! 

On ikinci Hikaye 

Bir sene Hacc'a yayan gidenler arasmda biiyiik bir kavga gikti. Ben de ora- 
daydim. Gergekten adamakilli birbirimize diismiistiik. Deve Ustiinde oturan 
birinin, onunde duran arkadasma soyle dedigini duydum: "Ne tuhaf! Satranc- 
ta piyonlar basa vannca vezir olur. Yani eskisinden daha iyi. Halbuki bizim hac 
piyadeleri gol yolunu bitirdiler. Ama piyonlann aksine daha kotii oldular." 

insanlan incitip, halhn derisini yuzen 

Haaya benden sunu soyleyin: 

'Haci sen degilsin devendir. 

QiXnkiX o zavalh yuk cekip diken yer. ' 



364 Sadi Sirdzf 



On uciincu Hikaye 

Bir adamcagiz gozii agndigi icin baytara gidip "Agnyan goziime ilac. siir" 
dedi. Baytar, hayvanlar icin hazirladigi ilacm aynismi goziine surdii. Hemen 
kor oldu. Adamcagiz, baytan sikayet icin hakimin huzuruna cikti ve basmdan 
geceni anlatti. 

Hakim sertge "Goze diyet olmaz" dedi, "cunkii bu adam esek olmasaydi, 
ona gitmezdi." 

Bu sozle kastedilen §udur: Biiyuk bir i§i icin tecriibesiz adama gidenin, 
son pijmanligi fayda vermedigi gibi, diisunceli insanlann yanmda rezil olur. 

Akilh, parlak zekah insan 
Soysuz kisiye biiyuk is vermez, 
Hasir dokuyani, hicbir insan, 
\pek dokuma tezgahna goturmez- 

On dorduncu Hikaye 

Biiytik bir zatm oglu vefat etti. "Kabrine ne yazahm istersiniz?" dediler. 

Cevap verdi: "Ayet yazmayimz. Cunkii bir zaman sonra mezar kaybolur. 
Ayaklar altinda cignenir, kopek sidigine maruz kalir. Yazacaksimz su iki bey- 
ti yazmiz." 

Ah, bahcelerde yesillikler bitince 

Gonlum ne hos olurdu! 

Dostum! Bahar vakti topragimda 

Yesillikler biterse ziyaret et! 

On be§inci Hikaye 

Zahidin biri, zengin bir adamm evine ugradi. Baku ki; elleri ve ayaklan 
zincirli kolesine iskence ediyor. Dayanamayip; "Ey ogul! Yiice Allah bu kole- 
yi sana esir etti ve sana ondan iistun bir derece verdi. O halde bu nimete stik- 
ret! Bunca zulmii kolene reva gorme. Kimbilir belki bu kole, kiyamet giinu Al- 
lah katmda senden daha iistun gikar. Sonra utamp yerin dibine gecmeyesin." 
dedi. 



Bostan ve Gulistan 365 



Neticede on gumuse aldigin kolene 

Sakin eziyet edip onu incitme, 

Onu sen yaratmadin ya! 

Peki bu ofke, gurur ve kibir de ne! 

Ey aslan kucakh ejendV. 

Emrine uydugun Rabb'ini unutma! 

Peygamber Efendimiz goyle buyurmujlardir: "Kiyamet gunii en biiyiik 
hasret; kolesi iyi oldugu igin cennete, kendisi kotii oldugu igin cehenneme gi- 
den efendinin hasretidir." 

Emrine dmdde olan kolene 
Gereksizyere eziyet edip de onu ixzme, 
Cunku hesap giinu kole, ejendi, 
Efendi zincirli olursa bu rezilliktir. 

On altinci Hikaye 

Bir sene Belh'ten sefere giktim. Yol, haydutlar yiizunden tehlikeliydi. Bir 
geng rehber bana yolda§ oldu. Ustaca kilig kullamr, iyi yay gekerdi. Kilici gibi 
iradesi de keskindi. Oyle gugliiydii ki; oniki ki§i ancak yaymi kurabilir, yeryii- 
ziinun biitiin pehlivanlan birle§se sirtim yere getiremezdi. Fakat bu geng, ka- 
pah kapilar, dar kafesler ardmda nazh bir §ekilde buyutulmu§tu. Ne gun gor- 
muglugu vardi, ne de yolculuk tecriibesi. Ne kahramanlann gok guriiltusu gi- 
karan davul sesini duymu§tu, ne de akmcilarm kilig §akimasmi. 

Dusman eline tutsak olmamis, 

Etrajina ok yagmuru yagmamistt 

Tesadiif bu ya, bu geng kervanda hemen oniimde yuriiyordu. Yolda kar- 
§isma gikan duvan bir yumruk darbesiyle indirecek, pengesiyle ulu bir gman 
kokiinden kaldiracak sandiydim. Ogiinerek §6yle diyordu: 

Fil neredel Gelsin yigiderin omzunu, kolunu gbrsiin, 

Asian neredel Gelsin erlerin elini, pencesini gorsim. 

Tarn bu sirada iki Hindli ba§lanm gikarmif bizi oldiirmek igin pusuya yat- 



366 Sadi $irdzi 



mislardi. Birinde sopa, digerinde tokmak vardi. Gence bakip "Daha ne duru- 
yorsun, simdi erlik vaktidir, hadi goster kendini!" dedim. 

Yigitlikten dem vuran kisil Hadi goster kendini, 

iste diisman kendi ayagiyla mezanna geldi. 

Bir de ne goreyim! Gen?, korkudan titreyerek, elindeki oku ve yayi du- 
§urmu§. 

Zirh delici okla hh yaran her kisi, 
Zorluyigit karsismda belki duramaz. 

Esyamizi, mahmizi, silahimizi geride birakip cammizi kurtarmamn tela- 
siyla kervani terk ettik. 

Agir islere is gormils adam gonder ki, 
Aslani kemendiyle baglasin. 
Boynu giiclujil cusseli gene, 
Dusman karsismda korkudan Hirer. 
$eriati alimlerin bildigi ilzere, 
Sava$i da savas gormiis kisiler bilir. 

On yedinci Hikaye 

Babasmm mezan ba§ma oturmus bir zengin gocugu, bir yoksul gocuguyla 
konusurken gordiim. §6yle diyordu: "Babamm tiirbesinin sandukasi kiymet- 
li tastandir. Uzerindeki kitabe renkli ve guzel, turbenin disi da mermer ile do- 
senmi§, firuze tasjanyla suslenmi§tir. Senin babanm mezan gibi birkag kerpic, 
ve bir avue, toprakla meydana getirilmemistir." 

Yoksul cocugu bu sozleri dinledikten sonra soyle cevap verdi: "Sus! Ba- 
ban bu agir ve siislu taslann altinda kimildayana kadar, babam cennete var- 
mis olur. Peygamberimizin §u soziinti duymadm mi: 'Yoksullann olumu raha- 
ta erismektir. Zenginlerinkiyse hasrete dusmek.' Yoksulun geride biraktigi bir 
seycigi yoktur ki, zengin gibi aynhk acisi geksin." 

Esegin sirtmdaki yuk ne denli hafif olursa, 

Yolda o kadar rahatyiirur. 



Boston ve Gulistan 367 



Yoksulluk zahmetinin yukunu geken kisi, 
Olum kapisini hizh gecer. 

Bolluk, rahat ve kolay yasayan insamn 
Olmesi bu yuzden zordur, 
Her haliyle esaretten kurtulan esir, 
Zindana dusen beyden mutludur. 

On sekizinci Hikaye 

Biiyiik bir zata sordum; "En buyiik dusman, igindeki nefistir hadisinin 
anlami nedir?" 

Cevap verdi; "Hangi diismana iyilik edersen sana dost olur. Fakat nefis 
tam aksi! Ona uydukga daha bir azgmlasir, sana kafa tutar." 

insan az yemekle melek huylu olur, 

Hayvanlar gibi gokyerse cansxz sekilde diiser. 

istedigini verdigin kisi emrine girer. 

Ancak nefis, istedigini verdikge sana emreder. 



Am Bolum 65 

Zenginlik ve Yoksulluk Hakkinda Sddi'nin iddiaayla Tarti§masi 



Dervif kiligmda olan ama dervis ahlakiyla kuf anmayan birini, bir meclis- 
te oturmus, edepsizce soylenip §ikayet ederek, zenginlere soverken gordiim. 
"Fakirlerin hicbir §eyi yok. Zenginlerinse gucu, mail ve makami var. Fakat iyi- 
lik semtine ugramadiklan gibi, eli siki ve ayagi kmktir." dedi. 

Comertlerin elinde para yok; 

Parasi olanlardaysa comertlik. 

Bense ilim ve irfanca buyiiklerin sofrasmda beslenmi|tim. O dervi§ kilik- 
h adamm haksiz saldinlanna ve iftiralanna daha fazla dayanamayip "Dostum" 
diye seslendim ona, "Zenginler; yoksullann velinimeti, dergahmdaki zahidin 
kileri, yolculann siperidir. Ba§kalannm rahati icin zorluk gekerler. Yakmlan ve 
hizmetkarlan yemedikce el siirmezler. Yemeklerinden fazla olam dul, oksuz, 
yetim, komsu ve akrabasina gider." 

Zenginler vakijyapar, adak adar, 

Konuk bakar,fitre verir, 

Kole azat eder, hacca gider, 

Kurban keser, zekat verir. 

Sense iki rekattan baska bir sey 

Yapamazsin, o da icten degil. 



65 Yedinci bolumiin sonunda yer alan bu metni, konusu itibanyla bagimsiz bir bolum tej- 
kil edecegine inandigimiz i;in, kitabin aslmi da dikkate alarak bu bajhk akinda vermeyi 
daha uygun gorduk. 



370 Sadi $irdzi 



"Zenginlerde comertlik ve kulluk daha iyi ve kolaydir. Giysileri gibi kalp- 
leri de temizdir. Akilh insanlar kulluk gucunun guzel yemekten, temizligin- 
se giizel giyinmekten gegtigini bilir. Bo§ mide, bos. el gibi degersizdir. Oplak 
ayak ne kadar yurur, ag kanndan ne fayda gelir!" 

Yannimn gegimini ttmin edemeyen 

Gece vakti peri$an uyur, 

Kannca ki$in rahata ermek ifin 

Yaz mevsimi gok gah$u. 

"Yoksullukla gonUl huzuru olmaz. El darhgmda ki§i mutlu kalmaz. Tok 
halde yatsi namazma duranla, ak§am yemegini nasil bulacagim diyen ag adam, 
hig bir olur mu!" 

Yemegi hazir insan halhm du^unixr, 

Rizki peri$an olansa bunalir. 

"I|te bu nedenlerden dolayi zenginlerin kullugu Allah'a daha yakmdir. 
Zira onlann gegim derdi yoktur. Rizik endi§esi duymadan, gonul sikmtisi gek- 
meden, huzurlu bir kalpla Allah'a yonelirler. Araplar 'Insam rezil eden aghk- 
tan ve gegimsiz kom§udan Allah'a sigimnm' derler. Peygamberimiz de 'Yoksul, 
iki cihanm yuz karasidir' diye buyurmu§lardir." 

Benim bu sozlerime kargihk o iddia sahibi, dervi? gdrunen adam "Hayir 
yanli§m var" diye idraz etti, "Sen, Peygamberimizin 'Yoksulluk ovumilecek bir 
§eydir' sozunii i§itmemi§sin." 

Ben de cevap olarak "Sus! O hadiste gegen yoksulluk senin anladigm ma- 
nada degil" dedim, "Onlar kaza ve kadere hakkiyla teslim olmus, nza lokma- 
sini helalinden yiyenlerdir. Onlar ki evliya hirkasi giyip, vakiftan kendilerine 
aynlan payi para kar§ihgi satmayip Allah nzasi igin dagitan yigitlerdir." 

Ey igi boj, sesi gur davul! 

Hazir azigin yokken bakahm neyle gegineceksin? 

Ey adam! Mertsen, tek ta$h tespihi bo§ ver, 

Af gozunii, halkin mahndanyuz $evir. 

"Sanati olmayan yoksul, imandan yuz gevirip kafir bile olur. Parasiz, gip- 



Bostan ve Gulistan 371 



lak giydiremez, insan yetistiremezsin. Soyle bakalim kim bizim gibi duskiinle- 
ri, o zenginlerin dercesine yiikseltir?" 

'Veren el, alan elden daha hayirhdir' hadisiyle, 'Onlann nzklan bellidir, 
nimet cennetinde izzet ve ikram icinde yasarlar' ayetini duymadm mi! Hem 
unutma ki; nzik endisesiyle dunyaya dalan insan, bazen haram yer de, iffetli 
kalamaz. Gegim derdi olmayanmsa zihni ve gonlii rahat olur." 

Susuzluk gekenler, ruyalannda 

Her yam cesme goriirler. 

Ben bu sozleri soyledikten sonra iddia sahibinin tahammulu kalmadi. II- 
kin dil kihcmi gekti, akabinde rezillik atim hirsizhk meydanma suriip "Sen, 
zenginlerin ozelliklerini gok abartip sacma laflar ettin. Oyle ki bu asilsiz sozle- 
ri duyanlar da; zenginleri, yoksullann sifacisi, nzik hazinelerinin anahtan sa- 
nacaklar. Oysa kibirli, kendini begenmis, halktan kopuk, mal ve makam pe- 
sinde kosar onlar. Aghktan soz edip, mal ustiine mal yigarlar. Makamca kendi- 
leriyle aym olan insanlann yamnda otururlar. Kendilerini halktan yiiksek tu- 
tup basma buyrukturlar. Bilgelerin 'Kullukga baskalanndan eksik fakat malca 
onlardan yiiksek olanlar, zengin gorimse de gergekte yoksuldurlar' sozlerin- 
den bile habersizdir onlar" diye cevap verdi. 

Hiinersiz insan, mail nedeniyle 

Bilge kisiye karsi kibirlenirse, 

insan amber dkilzu olsa bile, 

Sen yine de onu esek say! 

Ben, bu agir ithamlara karsihk "Zenginleri kotulemeyi birak artik, gunkii 
onlar comert insanlardir" diyince bana soyle cevap verdi: "Yine yanildm! On- 
lar mallarmm esiridirler. Onlar, kimsenin iizerine ve tarlasma diismeyen yag- 
mur bulutu, 151k sagmayan gunes; iktidar atma binmis beceriksiz adamlardir. 
Allah nzasim igin birak kosmasmi, yuriimesini, bir adim bile atmazlar. Ver- 
diklerini basa kakarlar. Binbir gugliikle kazandiklanm sikica tutarlar. Nitekim 
bilgeler onlar igin 'Cimrinin parasi ancak topraga girince ortaya gikar.' demis- 
tir." 

Biri cahsip didinir, servet edinir; 

Digeri gelir onu ranatcayer bitirir. 



372 Sadi$irazi 



"Demek sen, mal sahiplerinin cimriligine dilenerek tamk olmussun" de- 
dim, "yoksa acgozlii olmayan birinin gozunde comert ile cimri ayni goriiniir. 
Cunkii altim mihenk tasi, cimriyiyse ancak dilenci bilir." 

"Zengin kisilerin kapici olarak kendilerine kaba insanlar aldigim tecriibe- 
lerimin i§igmda sana soyleyebilirim" diye karsihk verdi, "ki; boylece kapisma 
gelenleri iceri almasmlar, mahm azaltmasmlar. Kapida bekleyen insanlann ya- 
kasma yapisu o gorgusiiz kapicilar. 'Efendi acaba evde mi' diye soranlara 'Ha- 
yir, evde yok' cevabim verirler. Aslmda yalan da soylemezler. Cunkii evde bu- 
lunan zengin cimri, gergekte insandan sayilmaz." 

Ahl,jikir, himmet ve duygu bulunmayan biri if in, 

Evde kimse yok diyen kapici ne dogru soylemistir. 

Devam eden bu suglamalara karsihk ben; "Zenginleri bu konuda hos 
gormek lazim" dedim, "Cunkii onlar para istemek icin gelenlerden bikmi§, 
yardim dilekgesi birakan dilencilerden usanmislardir. Biliyorsun ki; gollerin 
kumu inci olsa yine de dilencilerin gozii doymaz." 

Su damlasiyla dolmayan kuyu gibi, 

Aggozlu feiji de diXnya malina doymaz. 

"Oysa ne zaman, nerede bir sefil gorsen hirsla kendini yiyip bitirir. Igleri 
yolunda gitmez. Haram yedigini bilmez. Vebalinden cekinmez. Bak bilgeler ne 
giizel soylemijler: Helal, haram ver Allah'im, deli kulun yer Allah'im" 

Bir kopegin ba$ina kerpic diijse, 

Kemik samp sevincle ayaklamr, 

iki kisi tabutu omuzlasa, 

Kotix huylu aleak kisi onu sofra samr. 

"Iste fakir boyledir. Zengine gelince Allah ona yardim goziiyle bakar. He- 
lal kazang ihsan edip, haramdan uzak tutar onu. Ey kendi gibi sozu de inat 
kisi! Bunlan soylemedigimi diisun. Yahut davam ispadamadim say! Fakat bi- 
raz insafli ol! Hangi zenginin eli ayagi bagh bir suglu gibi tutuklandigim, zin- 
dana atildigmi, ar perdesinin yirtildigim, hirsizhk yapip elinin bileginden ke- 
sildigini gordiin! Bu olumsuz jardar ancak yoksullar igindir. Zorluk sebebiy- 
le kapana kisilmi§, bir deri bir kemik kalmis, diiskiinler ancak boyledir. Evle- 
nemeyen insamn zinaya dujmesine sebep yoksulluk degil mi! Ama zenginlere 



Bostan ve Gidistan 373 



bir bak! Kalpleri huzurlu, akillan basjanndadir. Onlan mutlu edecek gerekge 
goktur. Bir kagim soyleyeyim de dinle! Her giizel gecenin parlak safagma ka- 
dar kiskanchkla yiiregi garpan, servi boylu giizellerle bas ba§a kahp, genglik- 
lerini her defasmda yeni ba§tan ya§arlar." 

Guzellerin parmak uclan kina degil, 

Asiklann kanlanna batmis belli. 

"Boylesi gtizellere sahip olan hangi zengin, onun etkisinden kurtulup da 
giinah i§ler!" 

Cennet hurisinin kaptigi gonul artik, 
Yagma }ehrinin gilzellerine ragbet eder mi? 
Elinde dilemedigi kadar hurma olan adam, 
Hurma agaana hit; taj atar mi? 

"Buna kargihk ancak eli bo§ dii§kun insan giinaha meyleder, aglik ceken 
yoksul ekmek galar." 

Af ve yirtia kopek, et parcasi buldugunda $unu sormaz, 
Bu, Salih peygamberin devesi miyoksa deccalin e$egi mi? 

"Nice namuslu ve kiymetli ki§iler, hep bu yoksulluk yiizunden yerin dibi- 
ne gegmi§, aziz dinlerini degiftirmij, ar perdelerini yirtip atmi§lardir." 

Ac hk yiizunden gunahtan kacimlmaz, 
Yoksulluk takva dizginini tie ahr. 

"Hatem-i Tai golde otururdu" diye devam ettim, "eger jehirde otursaydi, 
dilencilerin hucumundan ayakta kalamazdi." 

"iyi de ben onlann bu hallerine hasret duymuyorum ki!" diyince "Bunu 
ben de biliyorum. Sen onlann sahip oldugu mallann hasretini gekiyorsun" 
diye cevap verdim. 

O, yine de "Hayir ben onlara aciyorum" diye tutturdu. 

Aramizdaki tartisma boylece siirup gitti. Satrang karsilasmasmdaki iki 
zorlu oyuncu gibiydik. O piyadeleri one siirtiyordu, ben imha ediyordum. O 
sahi hareket ettirdiginde vezirle karjihk veriyordum. Nihayet akil sermayesini 
tiiketip ispat oklanm tamamen harcadi. 



374 Sadl $irdzl 



Qe.ne.si guclu insanin hamlesiyle sakin kalkam kirma, 
QunkiX onun bir tek mubalagasi vardir, o da emanet. 
Uyakh konusan, huner hrsizi bu lajazana aldirma, 
QiXnku o, kapisi silahla dolujakat ici bos kale gibidir. 

Sozun ozu; adamm ispat silahi kalmadi ve sonucta yenildi. Sozde maglup 
olunca ba§ladi agir ve kaba sozler etmeye. Zaten bu cahilligin alametidir diye 
iistune varmadim. 'Davandan vazgegmezsen seni tasa tutacagim' diyen Hz.ib- 
rahim'in babasi Azer gibiydi. Baku ki, ispat noktasmda benimle ba§a gikami- 
yor, sovgulerine devam etti. Ben de misliyle karsihk verdim. O yakama yapi§- 
ti, ben sakahm gektim. 

bana satasti ben de ona. 

Sarj ettigimiz cirkin sozlerden otixru, 

Halhn parmaklan agzinda, 

Pesimiz sira kosarak bxze gixluyordu. 

Bu halde hakimin huzuruna giktik. Aramizda kavgaya neden olan zengin- 
lik ve yoksulluk hakkmda verecegi adil karara razi olacagimizi soyledik. Ha- 
kim, giysilerimize bakip ikimizi de dinledikten sonra derin dusuncelere daldi. 
Aradan epey bir zaman gecti. Bana bakip "Ey zenginleri ovup yoksullara ezi- 
yeti hakh goren ki§i!" dedi, "Bilesin ki; giil bulunan bahgede diken, iizum olan 
bagda §arap, define yerinde yilan, inci denizinde adam yiyen timsah eksik ol- 
maz. Diinya sofrasmm sonunda ecel lokmasi vardir. Cennet nimetleri sahte- 
kar §eytanlarla ku§atilmi§tir." 

Definedeki yilan, giildeki diken, 

Sevinc tarlasindaki hixzun gibi, 

Sevgilisini arzu eden kisi de, 

Rakibiyle ugrasmaktan istirap ceker. 

"Bahgelerde yemi§ veren salkimlar oldugu gibi kuru gubuklar, kavaklar 
da vardir. I§te zenginler de boyle fakirler de. Cunkii zenginlerden nimete §iik- 
redenler oldugu gibi nimeti inkar edenler de vardir. Tipki hakkiyla sabretme- 
sini bilen ve sabra dayanamayip dilenen yoksullar gibi." 

Yagmur bulutundan dixsen 

Her gig tanesi inci olsaydi,, 



Boston ve Gtdistan 375 



Qarsi pazar katir boncugu gibi 

inciyle dolup tasardt 

"Oysa Allah'a yakm nice yoksul goriinuslii zengin, zengin kihkh fakir var- 
dir. Zenginlerin buyugii yoksulu dusuniip gozeten, yoksullann iyisi de zen- 
ginden elini ayagim ceken kisidir. Zira Yuce Allah 'Bana giivenene ben yete- 
rim' diye buyurmustur." 

Hakim, bu sozlerinden sonra keskin bakislanm bu kez de hasmima ?e- 
virip "Ey dervis kihkh adam" diye seslendi, "Sana gelince; zenginleri, oyun ve 
eglence pesinde kosup seriata aykm bos islerle ugra§makla sugluyorsun. Kis- 
men haklism. Dedigin gibi yardim elini kisan, yoksulu asagilayan birtakim 
zenginler var elbet. Onlar Allah'm verdigi nimete siikretmezler. C^lip cirparak 
servet edinirler. Yemedikleri gibi yedirmezler. Yagmur yagmayip kuraklik olsa, 
kendi rahatlanm dii5unurler. Yoksulu gozetmezler. Kuldan utanmadiklan gibi 
Allah'tan da korkmazlar ve arzsizca sunlan derler:" 

Ba$kalan yokluktan olmiijse bana ne! Ben zenginim. 

Kaz kafah insanlann tujandan ne korkusu olur ki! 

Deve sirtmda mahfeye huzurla oturan kadinlar, 

Kum tepeciklerine batan insanlan dii^unmezler. 

Kilimlerini sudan kurtaran kotu huylu adamlar, 

Pervasizca 'biitun dixnya olmu}se bize ne!' derler. 

"Fakat bu tur zenginler oldugu gibi; kurdugu nimet sofrasma turn dus- 
kunleri gagiran, hizmet igin beline kemer baglayacak kadar algakgonullu, iyi- 
likle magfireti yani diinyayla ahireti birlikte diisiinen, guler yiizlu zenginler 
de vardir. Onlar; dunyaya hiikmeden, Allah tarafmdan odiillendirilmis yer- 
yuziiniin serefli, ustun sultanlan gibi; Islam beldelerinin korkusuz akmcila- 
n, Hz.Suleyman'm varisleri, zamane sultam Muzafferiiddin Ebu Bikr Sad'm 
-ki Allah, onun saltanat zamamm uzun kilsm ve sancaklanm yiiceltsin- kul- 
landir." 

Senin insanogluna ettigin iyiligi, 

Baba kendi ogluna etmemi$tir, 

Allah turn dunyaya iyilik istedi, 

Ve rahmetiyle seni sultan eyledi. 



376 Sad\$\raz\ 



Hakim, bu sekilde bizden daha akilh ve adil sozler soyleyip, miibalaga 
atini bizden ileriye surunce garesiz verdigi tarafsiz hiikme razi olduk. Aramiz- 
da cereyan eden tatsiz hadiseleri unuttuk. Kavgamizi dostluga biraktik. Gegen 
bu kotii olaylardan sonra birbirimizi memnun etmek amaciyla saygiyla 6pii§- 
tuk ve §u iki beyide tartismaya son verdik: 

Ey yoksul! Dilnyanin donu$unden §ikayet etme, 

Qixnkix buyolda olecek olursan sana uzulurum. 

Ey zengin! Arzu ettigin gibi gonlixn ve imkamn varken, 

Ye, yedir ki, dunyam ve ahiretini kazanmi$ olasin. 



Sekizinci Bolum 

Sohbet Adah 



♦ Mai, omriin huzuru igindir yoksa omiir mal biriktirmek igin degil. 

Bir akilhya sordular: "Mudu ve mutsuz kimdir?" 

Cevap verdi: "Mudu yiyen ve eken, mutsuzsa oliip ardmda birakan ki§i- 



dir.' 



Hicbir iyilik yapmayan adamin namazini Mma sakin, 

Cunkix dmriinu mal biriktirmek igin harcamis fakat yiyememistir. 

♦ Musa (a.s), Karun'a ogut verdi: "Rabb'imin sana bagi§ladigi iyiligi sen 
de insanlara dagit!" Ama Karun onu dinlemedi ve sen de basma gelenleri duy- 
mu§sundur. 

Omrunde altin ve parayla hayir kazanamayan kiji 

Sonunda bajmi altin ve para sevdasiyla yitirmi$tir. 

Dunya nimetlerinden faydalanmak istiyorsan eger, 

Allah'in sana verdigi comertligi sen de halhna ver. 

♦ Arap soyle der: "Comertlik et ama verdigini ba§a kakma. Yaran son- 
ra sana gelir." 

Comertlik agaamn kok saldigi yerde, 

Boyu ve dah feleklerin ustune yukselir. 

Comertlik agaandan meyve istersen, 

Basa kakma testeresiyle kokunii kesme. 

Hayra ula$tigin ve nimetlerinden yoksun 

Kalmadigin icin Yilce Allah'a sukret, 



378 Sadi $irdzi 



Sultan'a hizmet ediyorum diye minnet etme, 
Hizmctini kabul ettigi icin asil sen, ona sixkret. 

♦ §u iki insan yok yere sikmti gekip, bosuna galistilar: Bin kazanip yiye- 
meyen, digeri ilmiyle amel etmeyen. 

Ne kadar okusan da amelin yoksa sayet cahilsin, 

ilmiyle amel etmeyen ne arastinadir, ne bilgin. 

Sirtinda tasidigi odun mu defter mi bilmeden, 

Uzerine birkac kitap yuklenmis esekgibidir. 

♦ Ilim, dini beslemek igindir yoksa diinyayi kazanmak igin degil. 
Takva, ilim ve zuhdu satan kisi, 

Harmam derleyip tiXmiiyle yakti. 

♦ Gunahtan kagmmayan alim, elinde mesale, halka yol gosterse de ken- 
di onunii goremeyen kore benzer. 

Omrunii bosuna harcayan kimse, 

Bir sey almadigi gibi elindeki altim da carcur etmistir. 

♦ Memleket akilh insanlarla suslenir, dinse alimlerin elinde olgunla- 
§ir. Sultanlar, akillilann ogutlerine, onlann yanmda bulunmasmdan daha gok 
muhtagtir. 

Ey sultan! Ogudumu dinlersen, 
Butiin dlemde bundan iyisini bulamazsin. 
Memurluk her ne kadar akilh isi degilse de, 
Yine de sen baskasina verme. 

♦ Ug sey iig §eysiz olmaz: Ticaretsiz mal, arastmlmayan bilgi, siyasetsiz 
saltanat. 

♦ Kotiilere acimak iyilere, zalimleri bagi§lamak mazlumlara zuliimdiir. 
Kotuleri koruyup oksarsan, 

Devletine ortakhk isterler. 

♦ Sultanlann dostluguna ve gocuklann giizel sesine aldanma. Cunkii ilki 
vehimle, digeri bir ruyayla biter. 



Boston ve Gulistan 379 



Bin dostlu sevgiliye gonul Vermel 
Yoksa gbnlunii mahkum edersin. 

♦ Dostlar arasmda sirnni agma. Belki biri du§mandir. Du§manma da 
elinden gelen her zaran verme. Bir gun dostun olabilir. Sirnni gok guvendi- 
gin dostuna bile soyleme. Dostun da dostu olabilir. Boylece sirnn dosttan dos- 
ta acilabilir. 

Susmak, sirnni soyledikten sonra 
'Baskasina agma' demekten daha iyidir, 
Ey safgdniil! Suyu pinar basinda kapat, 
Tasip irmak olursa kapatamazsm. 
Soylenmis soz gizli kalmaz, 
Bir mecliste soylenmis olmasa da! 

♦ Zayif diisjnan sana itaat edip dostluk gosterirse kanma! Amaci vakit 
kazanip guclenmektir. Bilgeler, 'Dusmamn dostluguna guven olmazken du§- 
manligma insan nasil aldamr!' der. 

♦ Zayif dusmam kiigumsemek, az atesj ihmal etmektir. 
Atesi vakit varken sondiir 

Yoksa bir parlarsa cihani yakar. 

Dusmam okun varken bldiXr 

Yoksa yayini kurmaya bakar. 

♦> Iki du§man arasmda, dost olduklannda, utanmayacagm sozleri soyle. 

iki kisi arasindaki savas atese benzer, 

Gammaz da odun tasiyan kimseye. 

Bununla o bir aralik bansirlar, 

Fitneciyse ara yerde makeup olur. 



iki kisi arasmda ales yakmak, 
Ara yerde yanmak akilh isi degil. 
Kan icici diismanmin duymamasi icin 
Dostlannla yavas konus. 



380 Sadi $irdzl 



Duvar onunde konusurken dikkat et, 
Ardinda kulak bulunabilir. 

♦ Dostlarmin du§manlanyla uzlajan, onlan incitmijtir. 
Ey akil sahibi, dusmanlannla 

Yatip kalkan dosttan elini cek, 

♦ Endijeli bir i§e kalkigtiysan, zaran az olan tarafi kabul et. 
Yumusak soyleyene sert konusma, 

Bans kapisim calana savas acma. 

♦ Parayla goziilecek mesele igin, kendini tehlikeye atmak dogru degil- 



dir. 



Kihc hilenin sonudur, hicbir care kalmayinca 
Ancak o zaman ele kihc almak held olur. 

♦ Du§manm zayifhgma acima! Gun gelir, kuwet bulunca sana acimaz 
zira. 

DvLsmani zayij gbrdugun zaman gururlanma asla, 
Qunku her kemikte ilik, her gomlekte insan vardir. 

♦ Kotiiyu oldiiren kimse, halki onun belasmdan, onu da Yiice Allah'm 
azabmdan kurtarmi§tir. 

Bagislamak guzeldir ama 

Halki iizenin yarasina merhem siXrme, 

Yilana aayan adam bilmiyor mu, 

Onun insanogluna zulmettigini! 

♦ Du§manm ogudunii kabullenmek hatadir. Onu dinle fakat dediginin 
ziddim yap. 

Pismanhk elini dizine vurmak istemiyorsan, 

Dusmamn 'sunuyap' sozilnden sahn. 

Sana ok gibi dosdogru biryol gosterse bile, 

Sen o yoldan sap, yolun tersine git. 



Bostan ve Ciilistan 381 



♦ Asm ofke nefret uyandmr. Yersiz yumusakhk heybeti giderir. Ne et- 
rafmdakileri biktiracak kadar sert ol, ne karsmdakine cesaret verecek derece- 
de uysal! 

Hem daman yaran hem yaraya 

Merhem olan kan aha gibi, 

Sertlikle yumusakhk bir arada 

Bulundugu takdirde cok guzddir. 

Ahlh insan ne sert olur, 
Ne degerini dusurecek kadar yumusak, 
Ahlh insan kendini oldugundan 
Ne biiyuk gosterir, ne de aleak. 

Qobamn bin babasina soyle dedi; 
'Akilh babaagxm bana nasihat et!' 
Babasi karsihk verdi; 'Oglum iyilik et! 
Ama sakm, disi kurt seni parcalamasin!' 

♦ Miilk ve din diigmani iki insan vardir: biri bilgisiz-ofkeli sultan, dige- 
ri bilgisiz-kati sofu. 

Allah'in emrini yerine getirmeyen sultan, 

Mulkun basina buyurgan olmasin. 

♦ Sultan, dostlannm giivenini sarsacak kadar ofkeli olmamahdir. Cunkii 
hiddet ate§i once sahibini yakar. Ardmdan diismana ya erisjr, ya eri§mez! 

Topraktan gelen ademogluna yakismaz, 

Belinda gurur, kibir ve sxddet bulunmasi. 

Bu kadar hiddet ve asilikle sanmm sen, 

Topraktan degil, atesten yaratilmissin. 

Beylekdn'da bir zahide rastlaymca ona, 

'Terbiyenle beni cehaletten kurtar' dedim. 



382 SadX $irdzi 



'Ey bilge! Git, toprak kadar dayan, 
Yakut bildiklerini gom' dedi. 

♦ Kotii huylu kisj, kendi huyunun tutsagidir. Nereye gitse, ne yapsa on- 
dan kurtulamaz. 

Kotii huylu beladan siynlmak tfin 

Goge ciksa nafile, bela icinde kalacaktir. 

♦ Du§man askerini aynhk icmde goriirsen rahat ol. Birlesirlerse perisan 
olmaktan kork. 

Du$manlar arasi sava$ varsa, 

Dostlannla huzurlu otur, 

Sayet birle$mi}lerse kuryaymi, 

Kalelerine guilt atadur. 

♦ Dtisman hilesiz kaldigmda dostluk zincirini sallar. t§te o vakit, dost 
gortiniip diismamn yapamayacagi isler becerir. 

♦ Yilamn basim dusman eliyle ezersen iki giizel seyden bin olur: Diis- 
man galip gelirse yilan oliir yahut yilan yenerse dusmanmdan kurtulursun. 

Sava$ gilnu diismamn zafiyetine guvenme. 

Camndan limit kestiginde aslan beynini cikanr. 

♦ Kalp kiracagmi dusiindugun haberi, sus, baskasi soylesin. 
Ey bulbul! Sen bahar mujdeni }ah, 

Birak kotii haberi bayku$ okusun. 

♦ Sozunii tamamen ispatlayabiliyorsan sultam, o kisinin hainligine kar- 
si uyar. Aksi takdirde kendi canmla oynamis olursun. 

Tesir edecegini bildigin sozu 

Soylemekten asla cekinme. 

♦ Kendi fikrini dayatmak icm konujan kimse, ogtit almaya daha layik- 
tir. 

♦ Diismanm hilesine aldanma. Yiiziine dogru seni ovenlere kar§i gurur- 
lanma. Cunkii bin seni aldatmanm, digeri senden bir seyler koparmanm tela- 



Boston ve Gulistan 383 



imdadir. Ahmak olanm nefsine ovgii ho§ gelir. Cunkii o, bacagmdan ufurul- 
diigunde §i§en, ayagi kesik koyun gibidir. 

$airlerin seni oven sbzlerine kanma. 

Qiinkii senden faydalanmak isterler. 

istediklerini vermeyince seni ayiplayan, 

Yeren siirleri ikiyiiz kati olur. 

♦ Konu§an uyanlmadikga, sozii higbir kiymet tafimaz. 
Bir cahilin takdirine gururlanip 

Kendi sbzuniin guzelligine kanma. 

♦ Herkese kendi akh miikemmel, gocugu giizel goruniir. 
Bir Yahudi He Musliiman beni guldurecek sekilde 

Kavga edip soyle diyorlardv 

Miisluman; 'Ey Allah'im! Sbylediklerim yalansa 

Beni Yahudi olarak bldixr.' 

Yahudi; 'Tevrat'ayemin ederim ki 

Sozlerim yalansa beni onun gibi bldur. 

Yeryuzunde ahl butuniiyle yok olsa bile, 
Kimse ben cahilim diye dusiXnmez- 

♦ On adam bir sofradan yer, iki kopek bir le§ yiiziinden kavga eder. Cim- 
ri diinyayi kazanir, yine agtir. Kanaatkar insan ise bir ekmekle toktur. 

Yeryixzu serveti acgbzluyix doyurmaz- 

Oysa ac kann kuru bir somunla doyar. 

Babam blmeden once bana su bgudit verdi: 

'$ehvet atestir, ondan pek sakin. 

Cehennem atesine dayanamiyorsan eger, 

Bugun bu atesi sabir suyuyla dindir!' 

♦ Iktidannda iyilik eden, gugsuz kaldigmda sikmti gekmez. 
Kalp kiran zalimden daha kbtiisu olamaz. 



384 Sadi Sirdzf 



Qiinku musibet zamani ona dost kalmaz- 

♦ Cabucak ele gegen sey, gok surmez. 
Dogu'da topragi sabirla yogurduktan soma 
Bir c ini kaseyi kirk yilda yaparlarmis, 
Bagdat'ta ise bu is gundeyiiz kase civanndaymis. 
Duydun artik, bu isin degerini sen ver! 

Civciv yumurtadan gikinca yiyecek arar, 
Halbuki insan akh bu dertten yoksundur, 
Boyle olsa da civciv akh hep aynidir. 
insan yavrusunun ise akh zamanla gelisir, 
Cam heryerde bulundugu icin degersizdir, 
Yakuta nadir oldugu icin kiymet verilir. 

♦ I§ler sabirla yuriir. Acele eden tepetaklak yikihr. 
Cblde yavas giden adamxn 

Kosam gectigini gozlerimle gordum, 
Hizh giden at cabuk yoruldu, 
Deveyse yoluna aynx hizla koyuldu. 

♦ Cahil igin en iyisi susmasichr. Zaten bunu bilseydi cahil olmazdi. 
Eger bilgin yoksa susmahsin, 

Icsiz cevizi hafifligi, insani dili rezil eder. 
Bir ahmak, esegine konusmayi ogretiyordu, 
Bunun icin epey caba sarfetti. 

Bir bilge onu gbrdu ve sbyle dedi; 
'Bosuna ugrasma, bu sevdadan vazgec, 
Hayvan senden bir sey ogrenmez, 
Bari sen, ondan susmayi ogren!' 



Bostan ve Gulistan 385 



Dusiinmeden konusan kisilerin, 
Sozlerinin cogu yanhstan annmaz. 
Ya insana yarasxr sekilde guzel konus, 
Ya da o esek gibi otur ve susi 

♦ Kendini bilgili gostermek igin, bir bilginle tartismaya girenin cehale- 
ti hemen aciga gikar. 

Senden daha bilgili soze basladiysa, 

Doha iyi bilsen de karsi gelme. 

♦ Kotiilerle diisup kalkan iyilik goremez. 
§eytanla oturan melek ondan 

Kotuluk, hile ve bozgunculugu ogrenir. 

♦ Insanlann gizli ayibim agiga gikarma. Ciinkii hem onlan rezil edersin, 
hem de insanlann sana duydugu giiveni bitirirsin. 

♦ Goniilsiiz ibadet olmaz. Igsiz kabuk bir ise yaramaz. 

♦ Cenesi giiclii olamn, i§i saglam olmayabilir. 
(^arsaf altinda cok guzel endamlar gbrunur. 
Fakat acarsan anneanneni gorursun. 

♦ Biitiin geceler Kadir Gecesi olsaydi, bu gecenin ozel bir anlami kalmazdi. 
Her ta$ Bedehsanyakutu olsaydi, 

Yakutia tas bir olurdu. 

♦ G6riinu§u guzel olamn huyu guzel olmayabilir. En iyisi ahlakca gii- 
zelliktir. 

Kisinin bir gunluk davramslanna bakip 

Bir gun icinde bilgtsim anlayabilirsin, 

Fakat onun kalbinden emin olma. 

Ciinfeii ahlak kotuliigu yillarca anlasilmaz. 

♦ Biiyuklerle ugra§an, kendine yazik eder. 
Kendini buyuk goriiyorsun. 

Dogru! $asi insan biri, iki gorixr, 



386 Sadt$irdzi 



Kocla kaja kafaya toku$unca 
Almnin parcalandigim anlarsin. 

♦ Aslana penge, kihca yumruk sallamak akilli i§i degildir. 
Sarho$a takilma ve erkeklik taslama! 

Ustun kimsenin yaninda ba$im online koy 

♦ Gugliiye kar§i mertlik taslayan zayif ki§i, kendini yok etmede du§ma- 
nina yardim eder. 

Golgede nazla buyiitulmu§ insan, 
Neyuzle kahramanlara sava$ acar, 
Gevjefe kollu ki§inin, demir penceliyle 
Miicadelesi cahilliginin eseridir. 

♦ C.ar§i kopeklerinin av kopegini goriip yamna yakla§amadiklan gibi, 
hiinersiz insanlar da hiinerlileri gormek istemez. Bu nedenle algak karakterli 
ki§iler ba§a gikamadiklarmdan hiinerli insanlan arkalanndan geki§tirirler. 

Gucsuz hskanc , yiizune soylemese de, 

Arkandan kesinlikle konu$acaktir. 

♦ Aghk derdi olmasaydi ku§lar tuzaga du§mez ve avci tuzak kurmazdi. 
Bilgeler agir agir, zahirier yan doymu§, sofular olmeyecek kadar, genckr taba- 
gi silip supiiriinceye dek, yaghlar terleyinceye kadar yerier. Kalenderlere gelin- 
ce, midelerinde nefes alacak yer kalmayacak, sofralannda kimseye bir §ey bi- 
rakmayacak §ekilde yerier. 

Midesine dii$kun insani 

iki gece uyku tutmaz asla, 

Bin midesinin bombo$, 

Digeri dopdolu oldugu gece. 

♦ Kadmlara dam§mak yersiz, iflas edenlere comertlik giinahtir. 
Keskin dijli kaplanlara aamak 

Ancak koyunlara zalimlik olur. 

♦ Oniindeki du§mam oldurmeyen, kendine du§man olur. 



Bostan ve Gulistan 387 



Elinde tas ve tas ilstunde yilan varken 
Dusunilp tasmmak aptalhk olur. 

♦ Bilgelerin bir kismi; "Mahpuslan oldurmek isterken diisunmek daha 
dogrudur. Ciinku segim sendeyken hakkm devam etmektedir. Ister oldiir, is- 
ter birak. Ancak dusiinmeden olduriirsen telafisi olmayan bir yaran yok etmis. 
olabilirsin." demi§lerdir. 

Diriyi oldurmek pek kolaydir, 

Ancak oluyii bir daha diriltemezsin. 

Okcu sabirli olmah, ciinku yaydan 

Qkan ok bir daha geri gelmez- 

♦ Cahillerle dusiip kalkan bir bilgin, onlardan saygi gormeyi umuyor 
demektir. Bu durumda, bir cahil gene guciiyle onu yenerse §a§ilmamali. Qun- 
ku mucevheri kiran da bir ta§tir. 

Kargayla aym kafese konan biilbulun 

Dili tutulmussa, bu ise sasmamah. 

HiXnerli kisi terbiyesizlerden 

Eziyet gdrmilsse gonlu incinmesin, 

Siradan bir tas, altin kaseyi hrabilir. 

Kimse buna uzulmesin, 

Qunku bu halde ne tasin degeri artar, 

Ne de altinm hymeti azahr. 

♦ Terbiyesizler iginde akilh kisinin sozlerine onem verilmezse, §asma. 
Cunkii davulun guglii sesi kopuzu bastmr. Sanmsagm agir kokusunun amber 
kokusunu bastirdigi gibi. 

Yuksek sesli cahil, bir dlimi maglup edince 
Hayasizhkla herkese kafa tutar, 
Hicazkardan cikan nagmenin davul sesi 
Yaninda isitilmeyecegini anlamaz. 

♦ Miicevher pis suya dusse de degerli, toz goge eri§se de degersizdir. 
Gelijtirilmeyen yetenege yaziklar olsun! Oysa cok insan, yetenegi olmayan- 



388 Sadl Jirdzf 



Ian egitmekle bosa vakit gegirir. $ekerin kiymeti kami§tan degil, bizzat ken- 
di ozelligidir. 

Nuh oglu Kenan hunersiz oldugu icin 

Peygamber oglu olmasi hymet vermedi, 

Varsa hiinerin goster, birak asaleti! 

Bak iste: Gul dikenden, Ibrahim Azer'den. 

♦ Mis kendiliginden kokar, attar istedigi igin degil. Alim, attann tezgahi- 
na benzer; ne sesi gikar, ne de hunerini gosterir. Oysa cahil, davul gibidir. Igi 
bostur ama siirekli gumbiirder. 

Cahiller arasinda kalan 
Alim igin dogru sozlu ki$iler, 
'Korler arasinda dilsiz, 
Zmdiklar evinde mushaf derler. 

♦ Omiir boyunca elde edilen bir dostu, tek nefeste incitmek yarasmaz. 
Tas niceyil sonrayakut olur, 

Sakin onu bir tasla kirmayasin. 

♦ Aciz erkegin giigsiiz kadmin elinde tutsak olmasi gibi akil da nefise 
esirdir. 

Kadin bagirtm gelen evde 

Huzur ve mutluluk olmaz. 

♦ Dayanaksiz dusunce hile ve yalandir. Akilsiz ve fikirsiz gticse delilik 
ve cahilliktir. 

insana ilkin akil, fikir ve dusunce soma saltanat gerekir. 

Qunh.il cahilin savasi Yuct Allah'a meydan okumaktir. 

♦ Yiyip dagitan eliagik kisi, orug tutup cimrilik eden dindardan iyidir. 
Sirf gosteri§ olsun diye sehveti birakan, helal §ehvetten haramma dusmiis de- 
mektir. 

Kendi kosesine cekilen dindar kisi, 

Karanlik aynada acaba kimi gorecek? 



Bostan ve Gulistan 389 



♦ Az az, gok olur. Damla damla sel olur. Giigsuz insanlar ilk firsatta za- 
limden intikam almak igin ellerindeki ufak ta§lan saklasmlar. 

Damlalar birle$ir, nehir olur, 

Nehirler birle$ir, deniz olur. 

Az toplamp gok olur, 

Koca kiler tane tane dolar. 

♦ Cahil insanlarm anlayi§sizligrm affetmek bilgine yaki§maz. Cimkii bu 
afla bilgin saygmhgmi yitirir, cahil de terbiyesizligine daha gok imkan bulur. 

Yumu}ak huyla yakla$tigm aleak ki$inin 

isyan ve kibri daha gokyiikselir. 

♦ Kimden gikarsa giksm gunah, girkindir. Bilginlerden gikmasiysa tarn 
bir felaket. Cunkii ilim, feytanla mucadelede en biiyiik silahtir. Silahh insan 
tutsak edilirse, utanci fena olur. 

Siradan cahil bir giinahkdr, 

Gunahtan korkmayan bilginden daha iyidir, 

Cunku o cahil gun gdrmemi$tir, 

Oysa dlim iki gozu acxh halde kuyudadir. 

♦ Yusuf (a.s), kitlik zamam Misir'da aglan unutmamak igin pek az yerdi. 

♦ Uzumiin tadim dul kadm bilir, sahibi olan bagci degil. 
Varlik icinde ya$ayan, 

Acm halini nereden anlar, 

Du$kunleri bir tek 

Kendileri gibi du$kunler anlar. 



Hey ucan ata binmi$ ki$i! 
Etrajini bir kolagan et! 
Diken ta$iyan oduncunun 
E$egi camura saplanmi$. 
Mangal yakmak igin 



390 SadX $irazi 



Yoksul komsundan ates dileme, 
Ciinkii bacasindan ates yerine 
Dert dumani yukselir. 

♦ Hali peri§an yoksula kitlik yilinm darhgmda 'nasilsin' diye sorma. Ya- 
rasma merhem olacak yardimi yapacaksan sor. 

Yuklii esek camura diismusse; 

icinden aa amayamnajazlayahlasma, 

Gidip de nasil dustugiinu soracaksan 

Adam gibi tut, kuyrugundan cek. 

♦ Iki §ey akil bakimmdan olanaksizdir: Biri ezelden takdir edilen nzkm- 
dan daha fazlasim yemek, digeri ecelin gelmeden olmek. 

Bin ahlayalvanp bin iniltiyle 
Sikayet etsen bile ezeli hukum degismez- 
RiXzgar hazinelerinden sorumlu melek, 
Dul kadinm mumunu dusunmez'. 

♦ Ey nzki pesinde ko§an! Yorulma, nzkm seni bulur. Ey eceli gelmis. in- 
san! Kacma, ecelin seni bulur. 

Rizhn icin ister cabala, ister otur, 
Allah sana bir sekilde ulastmr. 
Aslamn, kaplamn agzina da girsen 
Seni ancak ecelin geldiyse yerler. 

♦ Ezelden takdir edilmeyene hicbir el ulasamaz. Takdir edilense sahibi- 
ni er gee bulur. 

iskender bengisuyu mihnetle aradx, 

Fakat yine de icmesi ona nasip olmadi. 

♦ Krsmetsiz bahkci Dicle'de bahk tutamaz. Eceli gelmeyen balik da ka- 
rada olmez. 

Zavalli acgozlu! Dunyamn heryaninda nzkmi arar. 
Rizh ardindan, eceli de nzh pesinde onu yakalar. 

♦ Giinahkar zengin, altm yaldizh camura yahut Firavun'un sivazlanmis 



Bostan ve Gulistan 391 



sakalma benzer. iyi yoksulsa yiiziine, goziine toz toprak bulasmis. bir giizel, 
yahut Musa'nm yamah hirkasi gibidir. 

Makami ve gucii varken, 

Gonlu hastalan sormayan adama, 

'Ote diinyada ne makamin, 

Ne de gucunfayda verecek' diyin. 

♦ Kiskanc insan, Allah'm sayisiz ve hesapsiz nimetlerine kar§m cimrilik 
edendir. Bu ytizden giinahsiz insana kar§i yok yere diismanlik etmektedir. 

Giif sahibi birini yeren 

Aptal bir adam gordum ve ona 

'Sen mutsuzsan $ayet, 

O bahtiyar adamxn sugu ne!' dedim. 

Sahn hskang ki$iye beta okuma. 

zaten belamn igindedir, 

Ona du^man olmaya ne hacet! 

Tepesi zaten du$manla doludur. 

♦ Isteksiz ogrenci parasiz a§iga, hiinersiz gezgin kanatsiz ku§a, amelsiz 
bilgin meyvesiz agaca, ilimsiz dervi§ kapisiz eve benzer. 

♦ Kuran'm indirilmesindeki amac, kuru bir dille ayet ve surelerini oku- 
mak degildir. Okumakla beraber giizel davram§lar edinmektir. Kendini iba- 
dete adami§ bir cahil yiiriiyen adama, ibadette kusur eden alim ise uyuklayan 
siivariye benzer. 

Elini Allah' a acan isyankdr, 

Beyninde kibir ta$iyan dindardan daha iyidir. 

♦ Bir zata sordular: "Amelsiz alim neye benzer?" Cevap verdi: "Balsiz an- 
ya." 

Vicdansiz iri anya soyle! 

Bal vermiyor, ban sokmasin! 



392 Sadl$irazi 



♦ Anlayissiz erkek, kadm gibidir. Aggozlu dindar da yol kesici sayihr. 
Ey halki kandirmak icin siislu elbisesini ak, 

Amel defterini kara eden kimse! 
Cuppeyeni ister uzun, ister hsa olsun. 
Dunyadan el gekmek gerekir. 

♦ iki kimsenin gonlunden hasret gitmez ve batik ayagi gamurdan gik- 
maz. Bin gemisi pargalanmis tacir, oteki hazir-yiyicilerle du§up kalkan miras- 
yedi. 

Malm ortayerde bagi$ olmazsa, 

Yoksul katinda kanin held olw; 

Ya mavi gomlekli yiyicilerle oturup kalkma 

Ya da evinden vazgeQ. 

Yajxl sahipleriyle arkada$hk kurma 

Ya da file uygun gent? bir ev ara. 

♦ Sultan kaftani degerlidir. Fakat ki§inin kendi eski giysileri ondan daha 
kiymetlidir. Biiyuklerin sofrasi lezzetlidir. Ancak kendi azigmdaki kmntilar 
ondan daha lezizdir. 

Kijtnm kendi emegiyle yedigi sirke He tere, 

Efendinin ekmek ve kuzusundan daha tathdir. 

♦ §iipheyle ilag igmek, bilinmeyen yola kervansiz gitmek akilh i§i degil- 
dir. 

♦ Muhammed Gazali'ye sordular: "ilimde bu dereceye nasil ula§tm?" Ce- 
vap verdi: "Bilmedigim bir §eyi sormaya utanmadigim igin." 

Nabzim iyi bir doktora gosterirsen 

Hasta olup olmadigim anlarsin. 

Bilmiyorsan sorl Gere i sormak zillettir. 

Ama olsun, sanayine de rehberlik eder. 

♦ Kesinkes ogrenecegin bir §eyi sormakta acele etme. Cimkii bilinecek 
§eyi sormak hikmetine zarar verir. 

Lokman, Davut (a.s)'un elinde 

Mum gibi eriyen demiri gbrdu. 



Bostan ve Gulistan 393 



Fakat nedenini sormadi. 

Qxmku onunla ne yapacagini biliyordu. 

♦ Sohbetin gereklerinden biri de ya evi bo§altman ya da ev sahibiyle iyi 
gecinmendir. 

Seni dinlemek isteyene 

Onun diliyle konu^man gerekir. 

Zira Mecnun'la goru$en, 

Leyla'dan ba$kasim konu$maz- 

♦ Kotiilerle diisiip kalkan onlar gibi olmasa da o yolda olmakla suglamr. 
Omegin; namaz kilmak igin meyhaneye gitse §arap igmeye gitti derler. 

Bilgisizle goru^tugun icin 

Bak, kendine de bilgisiz dedirttin. 

Bir bilginden ogiit istedim. 

Bana 'cahillere yana$ma' dedi, 

'Qunku asnn bilginiysen e$ek, 

Cahilsen daha ahmak olursun. ' 

♦ Devenin uysalhgi herkesge bilinir. Bir cocuk yulanndan cekip epey yol 
goturse ona boyun eger. Fakat online tehlikeli bir dere giksa ve cocuk ille de 
gotiirecegim diye tuttursa yulan kopanp ona bir daha boyun egmez. iste bu 
nedenle sertlik zamam yumu§ak olmamak gerekir. Bilge ki§iler 'Dugman yu- 
mu§akhkla dost olmaz. Hatta kiistahhgi dize gelir' derler. 

Sana gixzel davranamn ayak yoluna toprak ol, 

KiXstahc a davranmi}sa gozlerini toprakla doldur. 

Kaba huylu adama giizd ve yumu$ak konu$ma, 

Qixnku pash demir, yumu$ak egeyle temizlenmez- 

♦ Ustiinlugunu kabul ettirmek igin baskasmm sozunii kesen, ancak bil- 
gisizliginin ne denli vahim oldugunu gostermis olur. 

Ahlh kimse, kendisine bir jey 

Sorulmadxkca cevap vermez, 

QilnkiX sozii dogru da olsa, 

Onem vermezler, yanh$ sayarlar. 



394 Sadl $irdzl 



♦ Viicudumun gizli bir yerinde yara vardi. §eyhim, bana her gun yara- 
mm nasil oldugunu sordugu halde, bir gun olsun yaran nerede diye sormadi. 
Her uzvun anilmasmi uygun gormedigini anladim. Bilgelerin dedigi gibi: 'So- 
ziinu tartmadan soyleyen, alacagi cevaptan incinir.' 

Sozunii tarn anlamiyla bilmiyorsan, 

Sakin dusunmeden agzini acma, 

Dogru soyleyip zincire vurulmak, 

Yalan soyleyip kurtulmaktan iyidir. 

♦ Yalan, kihg yarasi gibidir. Iyilesse bile izi kahr. Yusuf Peygamberin adi 
yalanciya gikan karde§leri gibi. ikinci soziine dogru da olsa inanmayip 'Hayir, 
nefisleriniz size bir baska tuzak hazirlamis' derler. 

Sozu dogru insanin hatasim hos gorurler, 

Yalanciya ise bir daha asla inanmazlar. 

♦ Yaradih§ga en mukemmel canh, insan; en ajagihk olamysa, kopektir. 
Fakat bilgili insanlar; 'Nimetin hakkini bilen kopek, nimeti inkar eden insan- 
dan daha iyidir' derler. 

Yiiz kere tasla vursan da kopek yedigi 
Lokmayi hicbir zaman unutmaz, 
Nankoril omrixnce oksasan da 
En kilciik kavgada sana dusman kesilir. 

♦ Kendini du§iinenin huneri olmaz. Hiinersize ba§kanhk yara§maz. 
Qok yiyen adama acima. 

Qunku cok yiyen insan yedikct perisan olur. 
Okiiz gibi sismanlamak istersen 
Esek gibi baskalanna katlanmalxsin. 

♦ Incil'de "Ey insanoglu! Sana zenginlik bahjetsem, mahm saymaktan 
beni unutursun. Seni yoksul diisursem bu kez peri§an olursun. O halde beni 
nerede hatulayacak ve kulluguma ne zaman ko§acaksm!" yazilidir. 

Varhk zamam Allah'i unutursun, 

Yokluk icinde perisan olursun, 



Bostan ve Giilistan 395 



Varhk ve yokluk halin buyken, 
Allah'i ne zaman hatirlayacaksin! 

♦ Sifatlan her tariften ustun olan Yuce Allah'm iradesi, birini tahtmdan 
indirir, digerini balik karnmda korur. 

Zikir meclisine dahil olan kul,Yunus gibi 

Balik karnmda olsa da vaktini hos gecirir. 

♦ Yuce Allah kahir kihcmi gektigi takdirde nebiler ve veliler ba§lanm ice- 
ri gekerler. ihsan gamzesini oynattigmda ise kotUleri, iyiler katma yukseltir. 

Mahser giinu kahirla seslendiginde 

Peygamberlerin bzru nejayda verecek! 

Ey Allah \ml Lutuf yuzunden perdeyi kaldir, 

lira gixnahkarlar bagislanma diler. 

♦ Dunya terbiyesiyle yola gelmeyen ahiret azabma tutulur. Zira Allah 
"Biz onlara buyiik azaptan once elbet dunya azabmi taturacagiz." diye buyur- 
mujtur. 

Buyiikler once uyanrlar, 

Dinlenilmezlerse zindana atarlar. 

♦ Talihli insanlar gecmijlerinden ibre ahr ve boylece kendilerinden son- 
ra geleceklere ibret olmazlar. 

Tuzaga dusen kusu goren bir baska kus 
Artik yemlere yanasmaz bir daha. 
Oncekilerin helakinden ibret ahrsan, 
Baskasi seni ibret almaz soma. 

♦ Istek kulagi sagir yaratilan duyamaz. Mutluluk kemendiyle gekilen git- 
mez de ne yapar! 

Allah dostlannin karanhk gecesi 

Aydinlik gun gibi panldar. 

Bagislayan Allah bagislamadikca, 

Bilek giiciiyle huzur olmaz. 

Senden kime sikayet edeyim! 



396 SadX $irazi 



Tek hakim sensin, daha yucesi yok. 
Hidayet ettigin, yoldan gikmaz, 
Yoldan cikardigin, iflah olmaz- 

♦ Sonu iyi dilenci, talihi kotii sultandan iyidir. 
Ardindan sevinecegin huzun, 

Sonunda huzunlenecegin sevinf ten iyidir. 

♦ Gokten yere rahmet iner. Yerden goge toz kalkar. Kap, icinde olam siz- 
dmr. 

Benim huyumu begenmiyorsan, 

Kendi guzel huyunu kaybetme. 

♦ Yiice Allah goriir ve orter. Kom§uysa gormez, haykinr. 
Allah'a siginmz! lnsan gaybi bilseydi, 

Kimse bir daha gun yuzu goremezdi. 

♦ Altm madenden kazmarak, cimrinin cam ise mah elinden almarak ci- 
kar. 

Alcaklar, yemeyip saklar ve 

limit etmek, yemekten iyidir derler, 

Fakat bir gun altxni du$mana kalmi$ 

Ve alcagi da olmu$ goriirsun. 

♦ Elinin altmdakilere acimayan, kendinden biiyuklerin zulmiine ugrar. 
Gitf lu insanlar, mertlik bahanesiyle 

Du$kiinlerin kolunu kirmamah. 
GuQSiizun kolunu kirma, gun gelir 
Guclunun zulmu altinda kahrsm. 

♦ Akilli insan gereksiz tarti§malara yana§maz. Uzla§tiklanni goriince de- 
mir atar. Cunkii orada kurtulu? kenarda, buradaysa tatlihk ortadadir. 

♦ Kumarbaza iic aluli gerekirken uc bir gelir. 
Cayirlik, meydandan bin kat ho$tur. 

Ancak atin, dizgini elinde degildir. 



Bostan ve Giilistan 397 



♦ Bir dervis Allah'a yakanp soyle diyordu: "Ey Allah'im! Kotiileri bagis- 
i la. Ciinkii iyilere, zaten onlan yarattigm igin iyilik ettin." 

♦ Elbiseye nisan diktiren ve sol elin parmagma yuziik takan ilk insan 
Cemstd'di. Ona sordular: "Ustunliik sagda oldugu halde nicm yuzugiinu sola 
taktm?" Cevap verdi: "Sag tarafa saghk susti yeterli oldugu igin." 

Feridun, Qnli nakka$lara dedi hi; 

'Otagimm etrafina §u beyti dihin!' 

Ey ahlh ki$V. Kotiileri iyi tut hi, 

iyiler zaten talihli ve biiyuk ki$idir. 

♦ Bir biiyuge sordular: "Sag elin bunca ustiinlugu varken yuziigu neden 
sola takarlar?" Cevap verdi: "Fazilet sahiplerinin daima mahrum kaldiklanm 
hig duymadm mi!" 

Rizki ve nasibi veren Allah; 

Ya fazilet verir, ya baht. 

♦ Ancak ba§mdan korkmayan ve bir menfaat beklemeyen, sultana ogiit 
verebilir. 

Allah 'i birleyenin ister ayagina altm dok, 

ister ba$ina hind kihci hoy, gdziindefark etmez- 

Qunku kimseden behlentisi ve kaygisi yoktur. 

i$te birleyici kimse ancak bu halde olur. 

♦ Sultan zalimleri kovmak, subay kan doken canileri yakalamak, hakim- 
se yankesicileri, hirsizlan ve haksizhk yapanlan tutuklamak igin vardir. Hak- 
kma razi olan iki davah, hakim huzuruna asla gikmaz. 

Hak olani, verilmesi gerekeni goniil nzanla vermen, 

Zorla elinden ahnmasmdan daha iyidir. 

Kim vergisini goniil nzasxyla vermezse, 

Askerler o ki$inin elinden zorla ahr. 

♦ Herkesin dili eksiyle, bir tek hakimin dili tathyla kamasir. 
Hakim rii$vetle be$ hiyaryerse, 

On kavun tarlasim sana verir. 



398 Sadl $irdzi 



♦ Yash kahpe fuhustan, azledilen subay da halki incitmekten tovbe et- 
meyip de ne yapacak! 

GiXclu gencler sehvetten sakinmah, 
Yaslxnxn zaten biryeri kimildamaz, 
Gencken kosesine cekilip kendini 
Ibadete veren Allah'in mert aslamdir. 
Yash zaten kendi kosesinde 6yle.ce, 
Hareket edemeyecek durumdadir. 

♦ Bir bilgeye sordular: "Yiice Allah'm yarattigi yemis veren onca agag du- 
rurken, sadece -o da yemis. vermeyen- servi agacina 'azad/hiir' denilmesinde- 
ki hikmet nedir?" 

Cevap verdi: "Her agacm belirli bir gagi var. Agihr ve solar. Oysa servi ye- 
mi§ vermedigi igin boyle degildir. Her zaman taze ve diridir." 

Fani seylere gbnixl verme bosuna! Cunku Dicle, 

Halijeden soma Bagdat'tan daha cob. gececeh. 

Elinden geliyorsa hurma agaa gibi comert ol! 

Eger hurma olamazsan bari servi gibi bur ol. 

♦ Iki ki§i ah vah edip inleyerek oldii: Bin kazandigim yemeyen, oteki 
bildigiyle hareket etmeyen. 

Faziletli ama cimri kisiyi herkes 
Ayibini yiizune vurmak icin gormek ister, 
Oysa comert kisinin ikiyiiz kusuru olsa da, 
Cdmertligi bu ayiplanni orter. 



Kitabin Sonu 



ismi aziz ve yiice olan Allah'm yardimiyla Giilistan kitabi tamamlandi. 
Daha once eser verenlerin adederinin aksine, bu kitapta herhangi bir derleme 
§iir ve dncekilerin sozlerinden ahnti yapilmadi. 

Kendi eski elbiseni duzeltip giymen, 

Odung elbise istemenden daha iyidir. 

Sadi'nin sozlerin cogu ne§e verici, ho§a giden, tath ve guzel sozlerdir. Kisa 
gorujlu, kit zekali insanlann dili bu yiizden uzayabilir. Kim bilir belki de "Bo- 
§una zihni yormak, faydasiz kandil dumam yutmak akillilann yapacagi bir i§ 
degildir" diyip beni kmayabilirler. 

Fakat ben anlayi? sahibi kigilere seslenmek istedim. Karjimdakileri usan- 
dirmamak ve ogutlerimi kabullerine sunma mudulugundan mahrum kalma- 
mak igin yazilanmi bir inci gibi kaleme aldim. Kimi zaman aci ogiit ilacini, za- 
rafet hapiyla kan§tinp onlerine serdim. Elbette tiim bu sozler, onlann parlak 
zekalanna gizli kalmayacaktir. 

Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun. 

Biz ogudu yerinde verdik ve omrumuzun bir kismini 
Bu kitabi yazmak icin gefirdik. 
Ogutlerimiz ragbet kulagina girmezse onemiyok! 
Qunku biz sadece haber veren elfiyiz. 



400 Sadl $irazi 



Hepsi bu! 

Ey bu kitabi okuyanl Allah'tan merhamet dile. 

Miiellifine, sahibine de afdile. 

Kendin ifin de istedigin hayn dile. 

En sonunda bu kitabin yazan ifin bagi? dile